Nakşibendi Hazretleri Hasbiyallahü Zikri

 Şah-ı Nakşibendinin: Hüsbünallah Virdi
Nakşibendi tarikatının piri Bahaüddin Nakşibendi hazretlerinin, Hz. Peygamber (sav) efendimizden mana aleminde ders alıp kendine vird edindiği Evrad-ı Kudsiye isimli meşhur ve mübarek virdinde Hasbünallahla ilgili şöyle bir bölüm vardır.
OKUNUŞU
“Hasbünallahü li dinina. Hasbünallahi li dünyâna. Hasbünallahuʼl-kerimu lima ehemmena. Hasbünallahüʼl-Halimüʼl-Kaviyyü li men beğâ aleynâ, Hasbünallahüʼr-Şedîdü li men kâdenâ bi sûin, Hasbünallahüʼr-Rahîmü Indeʼs-sâm,Hasbünallahüʼr-Raûfu indeʼmesʼeletî fiʼl-cedes,Hasbünallahüʼl- Hakimüʼl-Kerîmü indeʼl-hisâb, Hasbünallahüʼl Latifü indeʼl-mizân, Hasbünallahüʼl-Hakimü Indeʼl-Cenneti veʼn-Nâr, Hasbü​nallahüʼl- Kadîru İndeʼs-Sırât, Hasbiyailahü lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbüʼl-Arşiʼl- Azim.”
ANLAMI:
“Dînî ve dünyevî bütün işlerimizde Al​lah bize yeter.
Bizi kaygıya sevk eden şeylere karşı kerem sahibi Allah bize yeter. Bize zulmedenlere karşı Allahʼın kudreti ve hilmi bize yeter.
Bize tuzak kuranlara karşı da şedîd ismiyle muamele eden Al​lah bize yeter.
Rahîm olan Allah son nefesimizde bi​ze yeter. Raûf olan Allah kabir suallerine karşı bize yeter.
Kerîm olan Allah, hesap günü bize yeter. Lâtîf olan Allah, amellerin tartıldığı zamanda bize yeter.
Hakîm olan Allah Cennet ve Cehennem hakkında bize yeter. Kadîr olan Allah, sırat köprüsünde bize yeter.
Kendinden başka gerçek ilâh olmayan Allah bana yeter.
Ben işimi Oʼna havale ediyorum, O Bü​yük Arşʼın sahibi Rabbimdir.”

islam
Devamını Oku »

SALATI BEDEVİ KÜBRA SALAVATI

 Salavat-ı Bedevî Kübra

الهم صل وسلم وبارك علي سيدنا و مولانا محمد شجرة الاصل النورانیه, ولمعة القبضة الرحمانیة, و افضل الخلیقة الا نسانیة, واشرف الصوره الجسمانیة, ومعدن الاسرار الربانیة, و خزاین العلوم الصطفاییة, صاحب القبضة الاصلیة, والبهجة السنیة, والرتبة العلیة, من اندرجت النبیون تحت لوایه, فهم منه والیه, وصل و سلم و بارک علیه وعلی آله و صحبه عدد ما خلقت, ورزقت و امت و احییة, الی یوم تبغث من افنیت, و سلم تسلیما کثیرا و الحمدلله رب العالمین*


Allahümme salli alâ seyyidina ve mevlâna Muhammed’in şeceretil aslin nuraniyyeti ve lem’âtil kabzatir rahmaniyyeti ve efdalil haliykatil insaniyyeti ve eşrefis suveril cismaniyyeti ve menbâil esrâril ilâhiyeti ve hazainil ulûmil ıstıfaiyyeti, sahibil kabdatil asliyyeti ver rütbetil âliyyeti, vel behcetis seniyyeti men in derecat; en nebiyyûne tahte livâihi fehüm minhü ve ileyhi ve salli ve sellim aleyhi ve alâ âlihi vesahbihi adede mâ halakte ve razakte ve emette ve ahyeyte ilâ yevmin teb’asu men efneyte ve salli ve sellim aleyhi ve aleyhim tesliymen kesiyra.

Anlamı: Allâh'ım! Nûrânî aslın şeceresi, Rahmâniyet kabzasının parlaması, insan mahlukatının efdali, cismanî sûretlerin en şereflisi, ilâhî sırların menbaı, seçilmiş-arı (ıstıfa) ilimlerin hazineleri; asli kabza, Alîy rütbe, yüce güzellik sahibi Efendimiz, Mevlâmız Muhammed'e salât eyle; ki tüm Nebiler O'nun sancağının altında derecelenmiştir, onlar O'ndandır O'nadır... Ve O'na, O'nun Âl-una ve ashabına yaratıp rızıklandırdıklarının, öldürüp dirilttiklerinin adedince, fâni ettiklerini bâ'settiğin güne kadar salât ve selâm eyle... Ve yine O'na ve diğerlerine salât ve teslimi kesir (hakkıyla, daimî selâmet) olarak selâm eyle...
Fazileti ve Etkinliği Ahmed Bedevi Hz'nin Görüşü Bu salavatı beş vakit namazın arkasından 3 defa mutlaka okuyun.Yatmadan önce 7 defa okunur.Kalp gözü açılır.ve manevi sırlara erişir. Sekiz yüz bin Delâil'ül Hayrat okumuş sevabı ve nimeti alır.Günlük 100 defa okunduğunda Allah tarafından rızık ve kolay sevet elde eder. Bu salavatı bedeviyi okuyan Delâilül Hayratı 800.000 defa okumaya eşdeğer nimet alır. Bu salavatı şerifi temiz bir kalp ile günde 100 defa okursa Allah sana kolay servet verir ve rızıklandırır. Bu salavat farz namazlarından sonra 3 defa okunursa kişi büyüden ve bütün kötülüklerden korunur.Ruhsal durumu güçlenir. Bu salavatı şerife yatmadan önce 7 defa merak etdiğin şeyleri rüyanda görürsün.kötü rüya görmezsin. Bu salavatı farz namazların arkasından 3 defa okumayı alışkanlık haline getir. sabah-akşam 10 defa okunur. Salavat-ı Bedevi Kübra'nın Fazileti Ev, mülk,araba almak için günde 21 defa okunur. Düşman için günde 100 defa Muhabbbet ve sevgi için günde 45 defa okunur. sihir,büyü ve cin saldırılarına karşı günde 3-5-7 defa okunur. Mağrifet ve kurtuluş için günde 70 defa okunur. Kıyamet gününde yüzü dolunay gibi parlar. Doğum kolaylığı,manevi güç,rahat yaşam, rızık ,servet ve bereket için günde 100 defa okunur. Perşembe günü kuşluk vakti Duha (kuşluk) namazından sonra 3 defa okursa dileği duası kabul olur. Hastalıklar,kalp sıkıntısı, panik atak ve tedavi için okunur. Borçlardan kurtulmak için sabah namazından sonra 100 defa okunur. Dilekler için salavatı bedevî kübrayı okuyup sonra ev,cami,okula yada muhtaç fakir kimselere kuru fasulye çorbası dağıtırsan ne dileğin varsa kabul olur.*


Kaynaklar
1-Mevlana Hişam Kabbani

2-El itisam Salavat-ı Bedevi Kübra Mührü
islam
Devamını Oku »

SALAVATI KÜBRA - BÜYÜK SALAVATLAR

 ÜÇ ÇEŞİT SALAVATI KÜBRA VARDIR.
1-SalavatıBedevi Kübra (Büyük Derviş)
DelailülHayratın yazılmasına vesilen olan bu salavatı Muhammed Süleyman Cezuliyazmıştır.
2-SalavatıKübra (Büyük Salavat) Cebrail a.s Efendimiz s.a.v e getirmiştri.Allah'ın enbüyük hediyesidir. Arifan yayınlarında En büyük salatü selamlar kitabında yeralmaktadır.
3-EsSalat'ul Kübra (En Büyük Salavat) 33 salavat ve 25 Kuran-ı Kerim ayetindenoluşur. ŞeyhAbdülkadir Geylani Hz.Irak Bağdatda yazmıştır.
1- SALAVAT-I BEDEVÎ KÜBRA (BÜYÜK DERVİŞ)
ٮٮ﮵ملاعلاٮ﮳رهللدمحلا و ارٮ﮵ثک امٮ﮵لستملس و ,ٮٮ﮵ن﮲ڡا ٮم ٮعٮ﮳ت موی ٮ﮵لا ,ةٮ﮵ٮ﮵حا و ٮما وٮ﮴ڡزرو ,ٮ﮴ڡلحامددعهٮ﮳حص و هلآ ﮲ ﮴ ﮲ ﮶﮲ ﮴ ﮴ ﮴ ﮲
ٮ﮵لعوهٮ﮵لع کراب وملس و لصو ,هٮ﮵لاو هنم مهف ,هٮ﮵اول ٮحت ٮوٮ﮵ٮ﮳نلاٮ﮳حردٮا ٮم ,ةٮ﮵لعلا ةٮ﮳ترلاو ,ةٮ﮵نسلا ة﮳حهٮ﮳لاو ,ةٮ﮵لصالا ﮴﮲﮴﮲﮲
ةضٮ﮳﮴ڡلا ٮ﮳حاص ,ةٮ﮵ٮ﮵ا﮲ڡطصلا مولعلاٮٮ﮵ازخ و ,ةٮ﮵ناٮ﮳رلا رارسالا ٮدعمو ,ةٮ﮵نامس﮳حلا هروصلا﮲ڡرشاو ,ةٮ﮵ناسن الا ةڡ﮴ٮ﮵لحلالض﮲ڡا و ﮲﮲﮲
,ةٮ﮵نامحرلا ةضٮ﮳﮴ڡلا ةعملو ,هٮ﮵ناروٮ﮲لا لصالا ةر﮳حشدمحم اٮ﮲الوم و اٮ﮲دٮ﮵سٮ﮵لعكراٮ﮳و ملسو لص مهلا
Allahümmesalli alâ seyyidina ve mevlâna Muhammedʼin şeceretil aslin nuraniyyeti velemʼâtil kabzatir rahmaniyyeti ve efdalil haliykatil insaniyyeti ve eşrefissuveril cismaniyyeti ve menbâil esrâril ilâhiyeti ve hazainil ulûmilıstıfaiyyeti, sahibil kabdatil asliyyeti ver rütbetil âliyyeti, vel behcetisseniyyeti men in derecat; en nebiyyûne tahte livâihi fehüm minhü ve ileyhi vesalli ve sellim aleyhi ve alâ âlihi vesahbihi adede mâ halakte ve razakte veemette ve ahyeyte ilâ yevmin tebʼasu men efneyte ve salli ve sellim aleyhi vealeyhim tesliymen kesiyra.

Anlamı:
Allâh'ım!Nûrânî aslın şeceresi, Rahmâniyet kabzasının parlaması, insan mahlukatınınefdali, cismanî sûretlerin en şereflisi, ilâhî sırların menbaı, seçilmiş-arı(ıstıfa) ilimlerin hazineleri; asli kabza, Alîy rütbe, yüce güzellik sahibiEfendimiz, Mevlâmız Muhammed'e salât eyle; ki tüm Nebiler O'nun sancağınınaltında derecelenmiştir, onlar O'ndandır O'nadır... Ve O'na, O'nun Âl-una veashabına yaratıp rızıklandırdıkl arının, öldürüp dirilttiklerinin adedince,fâni ettiklerini bâ'settiğin güne kadar salât ve selâm eyle... Ve yine O'na vediğerlerine salât ve teslimi kesir (hakkıyla, daimî selâmet) olarak selâmeyle...

Fazileti
Busalavatı beş vakit namazın arkasından 3 defa mutlaka okuyun.Yatmadan önce 7defa okunur.Kalp gözü açılır.ve manevi sırlara erişir.
Sekizyüz bin Delâil'ül Hayrat okumuş sevabı ve nimeti alır.Günlük 100 defaokunduğunda Allah tarafından rızık ve kolay sevet elde eder.
Busalavatı bedeviyi okuyan Delâilül Hayratı 800.000 defa okumaya eşdeğer nimetalır.


 Busalavatı şerifi temiz bir kalp ile günde 100 defa okursa Allah sana kolayservet verir ve rızıklandırır.
Busalavat farz namazlarından sonra 3 defa okunursa kişi büyüden ve bütünkötülüklerden korunur.Ruhsal durumu güçlenir.
Busalavatı şerife yatmadan önce 7 defa merak etdiğin şeyleri rüyandagörürsün.kötü rüya görmezsin.
Busalavatı farz namazların arkasından 3 defa okumayı alışkanlık haline getir. sabah-akşam10 defa okunur.
Salavat-ıBedevi Kübra'nın Fazileti
Ev,mülk,araba almak için günde 21 defa okunur.
Düşmaniçin günde 100 defa
Muhabbbetve sevgi için günde 45 defa okunur.
sihir,büyüve cin saldırılarına karşı günde 3-5-7 defa okunur.
Mağrifetve kurtuluş için günde 70 defa okunur.
Kıyametgününde yüzü dolunay gibi parlar.
Doğumkolaylığı,manevi güç,rahat yaşam, rızık ,servet ve bereket için günde 100 defaokunur.
Perşembegünü kuşluk vakti Duha (kuşluk) namazından sonra 3 defa okursa dileği duasıkabul olur.
Hastalıklar,kalpsıkıntısı, panik atak ve tedavi için okunur.
Borçlardankurtulmak için sabah namazından sonra 100 defa okunur.
Dilekleriçin salavatı bedevî kübrayı okuyup sonra ev,cami,okula yada muhtaç fakirkimselere kuru fasulye çorbası dağıtırsan ne dileğin varsa kabul olur.
Kaynaklar
1-MevlanaHişam Kabbani 2-Elitisam
Salavat-ıBedevi Kübra Mührü Aşk-ıHafzz"
2- SALAVATI KÜBRA (BÜYÜK SALAVAT)
Euzübillahimineşşeytanirracimbismillahirrahmanirrahim Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel mürselin Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyiden nebiyyin Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyides sadikiyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyider rakiiyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyides sacidiyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel kaidiyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel kaimiyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel musalliyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidez zakiriyn

 Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyideş şahidiyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel evveliyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel ahiriyn Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Rasulallah
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Nebiyyallah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Habiballah
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya men Ekramehullah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya men Azzemehullah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya men Şerrefehullah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya men ezherehullah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya menih terahullah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya men Savverahullah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya men Abedellah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Hayra halkıllah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Hateme rusulillah Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Sultanel enbiya Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Burhanel esfiya Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Mustafa
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Muʼalla
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Mücteba
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Müzekki
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Mekkiyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Medeniyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Arabiyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Kureşiyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Haşimiyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Ebtahıyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Zemzemiyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Tihamiyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Ümmiyyü
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyide velede idame Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Ahmed
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Muhammed
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Taha
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Yasin
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Müddessir
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Sahibel Kevser Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Şefiʼa yevmil mahşer

Salavatı Bedevi Kübra (Büyük Derviş)
 Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Sahibettac
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Sahibel Miʼrac
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyide evveliyn vel ahiriyn
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel Muhsinin
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel kevneyni vessakaleyn
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya sahiben Naʼleyn
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Seyyidi ya Rasulallahi ya Hatemelenbiyai vel mürseliyn
Elfuelfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Nebiyyallahi yevmeddiyn.
Sübhanerabbike rabbil izzeti amme yesıfun ve selamün alel mürseliyn velhamdülillahirabbil alemiyn.
Salavatı (Kübra) Anlamı:
Euzubillahi mineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahim.
“EyMürsel (gönderilen)lerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
Ey Nebî(peygamber)lerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerineolsun.
EySıddıkların Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
Ey Rukû‘Edenlerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
Ey SecdeEdenlerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyKa‘deye Oturanların Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerineolsun.
EyKıyamda Duranların Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerineolsun.
Ey NamazKılanların Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyZikredenlerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyŞâhitlerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyEvvelkilerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EySonrakilerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyAllahʼın Rasûlü! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyAllahʼın Nebîsi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyAllâhʼın Habîbi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyAllâhʼın kendisine ikram ettiği Zat! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
EyAllâhʼın kendisini büyük tuttuğu Zat! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
EyAllâhʼın kendisine şeref verdiği Zat! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
EyAllâhʼın kendisini galip kıldığı Zat! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
EyAllâhʼın kendisini seçtiği Zat! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
EyAllâhʼın kendisine üstün sûret (ve sîret) verdiği Zat! Birmilyon salât vebirmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyAllâhʼa (gerçek mânâda) ibâdet eden Zat! Birmilyon salât ve birmilyon selâmsenin üzerine olsun. EyAllâhʼın Mahlûkatının En Hayırlısı! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun. EyAllâhʼın Rasüllerinin Sonuncusu! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.

Salavatı Bedevi Kübra (Büyük Derviş) - Salavatı Kübra (Büyük Salavat)- Es Salat'ul Kü9b.0r6a.(2E0n18Bü1y2üC5k0Salavat)
https://m.facebook.com/notes/evrensel-%C5%9Fifa-ve-bilinmeyen-ger%C3%A7ekler/salavat%C4%5B1
 EyEnbiyânın Sultânı! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyEsfiyânın Burhânı! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyMustafâ! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyMu‘allâ (son derece üstün kılınmış zat)! Birmilyon salât ve birmilyon selâmsenin üzerine olsun.
EyMüctebâ (seçkin kılınmış zat)! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerineolsun.
EyMüzekkî (Ümmetini günahlardan temizleyen)! Birmilyon salât ve birmilyon selâmsenin üzerine olsun.
Ey Mekkî(Mekkeli)! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyMedenî (Medîneli)! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
Ey Arabî(Arab kavmine mensub)! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyKuraşî (Kureyş kabilesine mensub)! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
EyHâşimî (Hâşim oğullarına mensub)! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun.
EyEbtahî (Mekkeʼde bulunan Ebtah vâdisinde konaklayan)!
Birmilyonsalât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyZemzemi (Zemzemle büyüyen)!
Birmilyonsalât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyTihâmî (Mekkeʼnin bağlı bulunduğu Tihâme bölgesinin sâkini)! Bir- milyon salâtve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
Ey Ümmî(Okuma yazma bilmediği halde bütün ilimleri Rabbinden öğrenen)! Birmilyon salâtve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyÂdemoğullarının Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerineolsun. EyAhmed! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyMuhammed! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
Ey Tâhâ!Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyYâsîn! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyMüddessir (İlk vahiy geldiğinde yakalandığı sıtma nedeniyle örtülere bürünen)!Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyKevser ırmağının sahibi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerineolsun. EyMahşer gününün Şefaatçisi!
Birmilyonsalât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
Ey Tâcsahibi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyMi‘râc sahibi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyÖncekilerin ve Sonrakilerin Efendisi! Birmilyon salât ve birmilyon selâm seninüzerine olsun. EyMuhsin (Allâh-u Te‘âlâʼyı görür gibi ibâdet eden)lerin Efendisi!
Birmilyonsalât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyKevneyn ve Sekaleynin (iki cihanın ve insü cânnın) Efendisi!
Birmilyonsalât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
EyNa‘leyn (iki mübarek takunya) Sahibi!
Birmilyonsalât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.

Salavatı Bedevi Kübra (Büyük Derviş) - Salavatı Kübra (Büyük Salavat)- Es Salat'ul Kü9b.0r6a.(2E0n18Bü1y2üC5k0Salavat)
https://m.facebook.com/notes/evrensel-%C5%9Fifa-ve-bilinmeyen-ger%C3%A7ekler/salavat%C4%6B1-bede
 EyEfendim!
EyAllahʼın Rasûlü!
EyNebilerin ve Rasüllerin sonuncusu!
Ey cezâgününde (şefaat makamına erdirilen) Allahʼın Peygamberi!
Birmilyonsalât ve birmilyon selâm senin üzerine olsun.
İzzet sahibiRabbini, onların vasfettikleri şeylerden (müşriklerin yanlış nitelemelerinden)tenzih ederim.
Gönderilenpeygamberlerin tümüne selâm olsun.
Bütünhamdler de âlemlerin Rabbi olan Allahʼa olsun...
Elhamdulillah..Elhamdülillah....
SalavatıKübra Hz.Muhammed (s.a.v) e Cebrail aracılığı ile gelmiştir.Allah'ın birhediyesidir.Bu salavatın bir ismide gökyüzüdür.
Salavatıkübranın okuyucular için faydaları ve fazileti çoktur.Bu salavatda bilgelik vebüyük nimet vardır.
ŞeyhMuhyiddin Abdülkadir Geylani Hz.ve İmam Şeyh Bağdadi Cüneyt tarafından Faydaları
1-Beklenmedikrızık ve servet geçim kolaylığı
2-Temelihtiyaç,aile içinde barış huzur ve sevgi elde etmek için
3-Allah'tanbir hediye alacaksın gözlerin görmediği kulakların duymadığı kalbinhissetdiği
4-Sorunlarıçözmek,Derece ve rütbe için
5-En azgece-gündüz 1 defa oku düzenli olarak okuyan herkes mükafatını fazlasıylaalır.yeterli rızık (giyecek ve yiyecek)
Aileiçinde huzur
6-Hem budünyada hemde ahiretde Allah onu her zaman korur.
7-Allahhac ve umre nasip eder.
8-Tümiçtenlikle temiz bir kalp ve samimiyetle salavatı kübrayı okumak gerekir. 9-Salavatıkübra okuyan 600.000 değerinde nimet ve sevab alır. 10-Yüksekzafer için salavatı kübra okunur.
Salavatı Kübra Ve Faziletleri
SalavatıKübrayı hergün sabah ve yatsıdan sonra 1 defa okuyun
1.Kıyamet gününde yüzü dolunay gibi parlar.ve Kıyamet gününün şiddetindenkorunur.
2.Ömründeüç kez okuyana Allahu teâla Tevat'ı,İncil'i Zebur'u ve Furkan'ı okuyan kimseninsevabı verilir.
3-Nesnelere45 veya 100 defa okunduğunda hazine olur. 4-Düşmanve zalim için 100 defa okunur.

Salavatı Bedevi Kübra (Büyük Derviş) - Salavatı Kübra (Büyük Salavat)- Es Salat'ul Kü9b.0r6a.(2E0n18Bü1y2üC5k0Salavat)
https://m.facebook.com/notes/evrensel-%C5%9Fifa-ve-bilinmeyen-ger%C3%A7ekler/salavat%C4%7B1-bede
 5-Evalmak ve eşyaları yenilemek için günde 21 defa okunur.
6-Ruhsalve fiziksel güç için 100 defa okunur
7-Zihin,kalpgözü,hafıza güçlenmesi için okunur.
8-Hayvanlarındilini anlamak için salavatı kübra 45 defa okunur yalnız 41 gün oruç tutmakgerekir.
9-Ev,camive ya okul yaptırmak için hacca gitmek için 3 yıl bırakmadan Her Cuma gecesisalavatı kübrayı oku (abdestli olarak)
10-Perşembegünü kuşluk vakti namaz kıldıktan sonra salavatı kübrayı oku beklenmedik yerdenrızık gelir.Duaların kabul olur.
11-SalavatıKübrayı hergün 3-5 veya 7 defa okursan hiçbir büyücü seninle uğraşamaz cinlersaldıramaz,büyü ve sihir geçmez.Bütün tehlikelerden korunursun.
Allah'ınizniyle sana kimse zarar veremez,incitemez.
12-ÖzellikleFatiha okumalarında salavatı kübrayı peşinden 11 defa oku çok etkilidir. 13-Muhabbet,sevgi ve sevdiğine kavuşmak için salavatı kübra 11 veya 45 defa okunur. 14-Hastalarıntedavisi için,İşlerin kolaylaşması için salavatı kübra oku
14-Kolayservet,rızık için salavatı kübra oku
15-Kalpgözünün açılması için,1000 defa Yâ latif esmasını oku sonra salavatı kübrayı 3defa oku 16-Salavatıkübra okuyanın maneviyatı güçlü olur.
17-Borçlardanve maddi sıkıntılardan kurtulmak için salavatı kübra sabah namazından sonraokunur. 18-Salavatıkübrayı okuyan Allah'tan mağfiret ve kurtuluş istesin.
19-Kimbu salavatı okursa Allahu teâla ondan yetmişbin çeşit belayı def eder. 20-Günahlarıbağışlanır.
DİLEKLER İÇİN SALAVATI KÜBRA
1-İlkönce istiğfar yap 11 defa ve ya 100 Estağfirullah el azim,sonra Fatiha Tavassulyap.sonra
2-SalavatıKübra (17,21,33,63,100,111) defa okunur.en son
3-"Ya Allah Ya Latif Ya Allah Ya Rezzak" ihlas,felak,nas,kevser ve fatiha okuduanı et. FatihaTavassul
1-PeygamberMuhammed s.a.v Fatiha
2-DörtHalife Fatiha 3-Hızıra.s Fatiha
4-ŞeyhAbdülkadirGeylani Fatiha 5-ŞeyhCüneyd Bağdadi Fatiha

Salavatı Bedevi Kübra (Büyük Derviş) - Salavatı Kübra (Büyük Salavat)- Es Salat'ul Kü9b.0r6a.(2E0n18Bü1y2üC5k0Salavat)
https://m.facebook.com/notes/evrensel-%C5%9Fifa-ve-bilinmeyen-ger%C3%A7ekler/salavat%C4%8B1-bede
 6-MuhyiddinErbil Veliyullah Fatiha 7-Mevlanaİmrani Abdullah Fatiha
8-AbdulRezzak Fatiha
9-ve ilahadreti name-i peygamber icazah Fatiha
kaynaklar:
1-FaziletliSalavat Okuma 2-nasha'ihul'ibad
3-salavatıkübra hikmetli salavat ******************************************
3- ES-SALAVATIKÜBRA DUASI (EN BÜYÜK SALAVAT)
Kuran-ı Kerimin 25 ayetleri arasında 33 salavatmanevi bir mozaik serpiştirimiş salavatdır.El Hac İsmail ibn Es Seyyid MuhammedEl Kadiri Seid tarafından derlenmiştir. ( el füyuzat ı rabbaniyye)
Bismillahirrahmanirrahim
Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz aleyhimâ anittum harîsun aleykum bil muʼminîne raûfun rahîm.(9 / TEVBE - 128 )A'büdu'llahe rabbi ve lâ üşrike bihi şey'en Allahümme inni ed'ûke bismikelhüsna külliha La ilahe İla ente Sübhaneke en tusalliye alâ muhammedin ve alâmuhammedin Kema sallayte 'ala İbrahime ve' ala ali Ibrahim inneke hamidünmecid. Allahümme Salli 'ala Muhammedi-nin-Nebiyi'l ümmiyyi Ve 'ala alihi vesahbihi ve sellim teslima Ve sallallahü 'ala ve Muhammed-in' ala aliMuhammed-in Salaten mâ hüve ehlüha Allahümme Ya Rabbi Muhammed- ve aliMuhammed-in salli alâ Muhammedin ve alâ ali muhammedin ve eczi muhammedensallallahü aleyhi ve selleme mâ hüve ehlühü Allahümme rabbis-semavatis seb'i veRabbe'l 'arşil azim.rabbenâ ve rabbe küllü şey'in ve münzilet tevrâti velincili vez zeburi vel Kur'anil azim. Allahümme entel evvelü feleyse kablekeşey'ün Ve entel âhirü feleyse ba'deke şey'ün Ve entez zahirü feleyse fevkakeşey'ün Ve entel bâtınü feleyse dûneke şey'ün felekel hamdü Lâ ilahe İlla enteSübhaneke İnni küntü minez zalimin Mâşâallahü kane ve mâ lem yeşa lem yekün lâkuvvete İlla billah. Allahümme Salli 'ala Muhammed-in' abdike ve Nebiyyike veResulike Salaten MübâreketenTayyibeten kemâ emerte en nusalliye aleyhi veselleme teslima Da'vâhum fîhâ subhânekellâhumme ve tehiyyetuhum fîhâ selâmun,ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîn (10 / YÛNUS - 10 ) Yâ sîn.Velkurʼânil hakîm.İnneke leminel murselîn.Alâ sırâtın mustekîm.(36 / YÂSÎN 1-4) Lekad mennallâhu alel muʼminîne iz bease fîhim resûlen min enfusihim yetlûaleyhim âyâtihî ve yuzekkîhim ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmeh(hikmete), vein kânû min kablu le fî dalâlin mubîn(mubînin). (3 / ÂLİ İMRÂN - 164 ) Ve izehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekumresûlun musaddikun limâ meakum le tuʼminunne bihî ve le tensurunnehu, kâle eakrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakummineş şâhidîn.(3 / ÂLİ İMRÂN - 81) Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn.(21/ ENBİYÂ - 107) Allahümme salli ve sellim 'ala' abdike ve nebiyyike ve resûlikeseyyidina ve nebiyyinâ Muhammed ellezine yettebiûner resûlennebiyyel-ümmiyellezi ver-râsûlil-arabiyyi ve alâ alihi ve eshâbihi ve ezvacihive zürriyetihi ve ehli beytihi Salaten tekûnü leke rıdan ve lehü veli hakkihieda. Ve âtihil -vesilete ve'l fazilete Veş-şerefe ved-derecetelaliyeter-refi'âte Veb'ashül makâmel

Salavatı Bedevi Kübra (Büyük Derviş) - Salavatı Kübra (Büyük Salavat)- Es Salat'ul Kü9b.0r6a.(2E0n18Bü1y2üC5k0Salavat)
mahmûdellezi ve adtehü yâ erhamer rahimin.Allahümme innâ netevesselü bike ve nes'elüke ve neteveccehü ileyke bi kitâbikel-azizi ve nebiyyikel kerimi seyyidina muhammedin sallallahü aleyhi ve sellem.Ve bi şerefihil-mecidi Ve ebeveyhi ibrâhime ve ismaile Ve bi sâhibeyhi EbiBekrin ve Umera ve zinnûreyn usmâne ve âlihi fâtımete ve aliyyin ve veledeyhimael-Haseni vel Hüseyni ve ammeyhi hamzete vel abbase ve zevceteyhi hadicete veÂişete.
kaynak Delâil-i Abdulkadir Geylani salavat-ıkübra tercüme ve şehri
Fazileti
-Kim bu Es-Salavatı Kübra duasını okursa Allahüzerinden 72 bin çeşit bela ve musibeti alır. -Hasta ise şifa bulur. Onu kıyamet günüşiddetinden kurtarır.
-Çok büyük rızık ve nimet alır.
-Duası kabul olur.
-Günahları bağışlanır.
-Dileği gerçekleşir.
-Hacet için Cuma gecesi niyetlenip okunur.y
islam
Devamını Oku »

PEYGAMBERİMİZİN RUHANİYETİNİ HİSSETMEK


islam
Devamını Oku »

SALAVATI KEVSER

Gümüşhanevî Hazretleri buyuruyor ki : Salavât-ı Kevser‘i okuyan kimseye İlâhî rahmet sağanak gibi yağar. Allâh Rasulü’nün ve diğer peygamberlerin şefaati de o kimseye vardır. Bu salat, çok etkilidir. Bu salavat-ı şerife’nin faziletleri çoktur.

Salavât-ı Kevser’in Faziletleri

Rızkın genişlemesi,
Afetlerden kurtulmak,
Kolay rızık elde etmek,
Sıkıntılardan kurtulmak,
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ’in muhabbetini kazanmak,
Aşere-i Mübeşşere’nin (Cennetle Müjdelenen Sahabeler), meleklerin ve bütün müslümanlar’ın sevgisini kazanmak gibi büyük sırları ihtiva etmektedir.
Bu salavat günde en az bir defa okunmalıdır.

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidinâ ve mevlânâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammedin adede mâ kâne ve adede mâ yekûnü ve adede mâ hüve kâinün
fi ilmillâhi teâlâ ve salli ve sellim alâ rûhıhî fil ervâhı ve alâ cesedihî fil ecsâdi ve alâ kabrihî fil kubûri ve alâ ismihî fil esmâ’ Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin sâhıbil alâmeti vel ğamâmeti veş şefâati vel kirâmi ven nübüvveti ver risâleti salâten dâimeten ilâ yevmil kıy ânı Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedinillezî hüve ebhâ mineş şemsi vel kameri adede hasenâti ebî bekrin ve umer Ve adede nebâtil erdi ve evrâkış şecar Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin adeder remli vel hasâ vel meder Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin adede men hacce va’temara Ve adede mâ yatlüu aleyhiş şemsü vel kamer Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedinis senedil a’zami ves seyyidil ekram Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin sâhıbil mekâmil enveri vel vechil akmer Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin sâhıbil cebînil ezher Ve sâhıbil livâil hamdi fil mahşeri vet tâci vel miğfer. Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin sâhıbil havdı vel kevseri vel mıhrâbi vel minberi adeder remli ve katril metar Ve adede mu’cizâtihilletî lâ yuhsar Ve hüven nebiyyül müftehar Ve sellim teslîmâ

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidinâ ve mevlânâ ve mevles sekaleyni muhammedin adedel melâiketi saffen saffâ.
Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ ve mevlânâ ve mevlel âlemeyni muhammedin adede âyâtil kur’âni harfen harfâ Ve alâ âlihil kirâmi ve ashâbihil ızâm Ve sâdâtihil fihâm Ve sellim teslîmâ

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli alâ seyyidinâ muhammedin abdike ve rasûliken nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Bismillâhirrahmânirrahıym Bismillâhirrahmânirrahıym Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ aynil ınâyeti ve kenzil hidâyeh Ve tırâzil hulleh Ve arûsil memleketi ve lisânil hücceti ve şefîıl ümmeti ve imâmil hadrati ve nebiyyil ümmeti seyyidinâ ve mevlânâ muhammedin ve âdeme ve nûhın ve ibrâhîmel halîli ve alâ mûsel kelîmi ve alâ rûhillâhi ıysel emîn Ve alâ dâvûde ve süleymâne ve zekeriyyâ ve yahyâ ve alâ âlihim ve sahbihim ecmeıyn

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedinillezî cema’te bihî şettâtin nüfûs Ve nebiyyikellezî celeyte bihî zalâmel kulûb Ve habîbi kellezıhtertehû alâ külli habîb Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedinillezî câenâ bil hakkıl mübîn Ve erseltehû rahmeten lil âlemîn Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin kemâ yenbeğıy li şerafi nübüvvetihî ve li azıymi kadrihil azıym Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedinir rasûlil kerîmil mütâıl emîn Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedinil habîbi ve alâ ebîhi ibrâhîmel halîli ve alâ ehıyhi mûsel kelîm Ve alâ rûhıllâhi ıysel emîn Ve alâ abdike ve nebiyyike süleymâne ve alâ ebîhi davûde ve alâ cemiy’ıl enbiyâi vel mürselîn Ve alâ ehli tâatike ecmeıyn Min ehlis semâvâti vel eradıyn Ferhamnâ bihim yâ erhamer râhimîn Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidina muhammedinin nebiyyil ümmiyyi adede mâ fis semâvâti ve mâ fil erdi ve mâ beynehümâ ve ecir lutfeke fî ümûrinâ vel müslimîne ecmeıyn

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedinis sâbikı lil halkı nûruhû ve rahmettin lil âlemine zuhûruhû adede men medâ min halkıke ve men bekıye ve men seıde minhüm ve men şekıye salâten testağrikul adde ve tühıytu bil haddi salâten lâ gayete lehâ ve lâ müntehâ velenkıdâe salâten dâimeten bi devâmike bâkıyeten bi bekâike ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim teslîmen misle zâlik

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim Allâhümme sehhır lî emrar rizkı ve a’sımnî minel hırsı vet talebi fî talebihî ve min kesratih Allâhümme rabbehû ve minez zülli lil halkı bi sebebihî ve minet tefekküri vet tedbîri fî tahsıylihî veş şühhı vel buhli ba’de husûlih Vec’alhü sebeben li ikâmetihil ubûdiyyeti ve müşâhedete ahkâm Allâhümme tevelle emrî bi zâtike ve lâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin ve lâ ilâ ehadin min halkıke vehdinî ilâ sırâtın müstekıym Sırâtıllâhillezî lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil erdi ve lâ ilallâhi tesıyrul ümûr Sübhânellâhil azıym

Bismillâhirrahmânirrahıym. Bismillâhirrahmânirrahıym. Bismillâhirrahmânirrahıym
Fe lâ uksimü bi mevâkıın nücûmi ve innehû le kasemün lev ta’lemûne azıym İnnehû le kur’ânün kerîmin fî kitâbin meknûnin lâ yemessühû illel mutahherûn Tenzîlün min rabbil âlemin E fe bi hâzel hadîsi ta’cebûn Ve tedhakûne ve lâ tebkûne ve entüm sâmidûn Fescüdû lillâhi va’büdû

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli alâ muhammedin abdike ve rasûliken nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim. Allâhümme innî es’elüke bi mekâıdil ızzi min arşike ve münteher rahmeti min kitâbike ve bismikel a’zami ve ceddikel a’lâ ve bi kelimâtiket tâmmâtilletî lâ yücâvizühünne en tüsalliye alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim Ve en tu’tıyenî rizkan halâlen tayyiben ğayra matlûbin ve ğâliben ğayra mağlûbin Yâ vâsial mağfirati ve yâ râzikal mukallilîn Ve yâ nâsıral âcizîn Allâhümme in kâne rizkıy fis semâi fe enzilhü ve in kâne fil erdi fe ahrıchü ve in kâne beıyden fe karribhü ve in kâne asîran fe sehhilhü Ve in kâne kalîlen fe kessirhü Ve in kâne kesîran fe bârik lî fîh Allâhümmec’al yedel ulyâ bil atâi ve lâ tec’al yedes süflâ bil isti’tâi yâ fettâhu yâ razzâku yâ alîm Allâhümme innî es’elüke min fadlikel azıymi min hayrikel cesîmil amîm En tüsalliye alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve sellem Ve en tec’ale lî ve lil müslimîne min külli hemmin ve ğammin feracen ve min külli dıykın mahracen Ve min fâhışetin sirran ve ilâ hayrin sebîlen ve en tüveffiyenî alâ dînî ve tühevvine alâ mâ ehâfü usrahû min ümûrid dünyâ vel âhırati inneke alâ külli şey’in kadîr Yâ nı’mel mevlâ ve yâ nı’men nasıyru ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masıyr Hasbünallâhü ve nı’mel vekîl Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli ve sellim alâ men feddaltehû alâ cemiy’ıl mahlûkâtike ve kerramtehû alâ umûmi mevcûdâtik Ve hassastehû bil mekâmil mahbûbiyyeti ve beastehû ilâ kâffetil insi vel cinnil kasîmil vesîmin nebiyyil kerîmi seyyidil enbiyâi vel mürselîne ve imâmihim ve mükaddemihim ve temâmihim seyyidinâ muhammedinillezî evlâhü mevlâhül vücûde bi esrihâ Ve ebâhahül esrâra fil isrâ’ Ve emeddehû minhü nebîlün tâilün mâ lehû ehadün fil enbiyâ’ Şemsül meârifi kamerul avârifi kenzül letâifi bahrul ulûm Ve matlabül fühûm Ve ersü rubûıd dalâl Mâhıy şerîatî ehlil muhâli seyyidül bathâi vez zemzemi ves safâ Nebiyyüllâhi ve habîbüh Ve safiyyühû ve halîlühû ve neciyyühû ve abdühû ve rasûlüh Ahsenün nâsi halkan ve a’zamühüm hulükan ve ebsetuhüm kinnen ve ekseruhüm ciddâ Ve evferühüm aklen ve ecmelühüm şeklen ve evdahuhüm kavlen ve a’zezühüm hayâen ve ebhecühüm şeklen ve asdekuhüm naklâ Ve asberuhüm fi tâatillâhi ve ezkâhüm fer’an ve atyebühüm aslâ Elbedrut tâliu ved dıyâül lâmiu nüzhetün nüfûsi rayhânül kulûb Habîbüllâhi rasûlü rabbil âlemîn Kâidül ğurril muhaccelîn Hâdimühû cibrîlül emîn Seyyidül enbiyâi ve hâtemihim bit ta’zıymi vet tekrîm Ve aleyhim hakkan lehüt takdîmü bi kadrihî ındeke teveffenâ müslimîn

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhümme salli alâ muhammedin ve alâ âli muhammedin ve heb lenallâhümme min rizkıkel halâlit tayyibil mübâraki mâ tesûnü bihî vücûhünâ anit tearrudi ilâ ehadin min halkık Vec’al lenallâhiimme ileyhi tarîkan sehlen min ğayri teabin ve lâ nesabin ve lâ minnetin ve lâ buğyeh Ve cennibnellâhü nımel harâme haysü kâne ve ayne kâne ve inde men kâne Ve hul beynenâ ve beyne ehlihî vakbıd annâ eydiyehüm vasrif annâ kulûbehüm hattâ lâ netekallebü illâ fî mâ yürdıyke ve lâ nesteıynü bi nı’metike illâ alâ mâ tühıbbü yâ erhamer râhımîn Bismillâhir rahmânir rahıym Allâhümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî adede men sallâ aleyhi minel ahyâr Ve adede men lem yüsalli aleyhi minel eşrâri ve adede nebâtil eşcâr Allâhümme salli alâ seyyidinâ muhammedin adedel ahsâi vel emdâr Ve adede katarâtil emtâr Ve adede mâ kâne ve mâ yekûnü ilâ yevmil haşri vel karâr Ve adede enfâsil müstağfirîne bil eshâr Ve salli aleyhi mâ teâkabel leylü ven nehâr Ve salli aleyhi mâ teâkabel leylü ven nehâr Ve salli aleyhi adede kelimâtike ve zinete arşike ve mebleğa ılmike yâ azîzü yâ ğaffâr Ve salli aleyhi adeder rimâli fil kıfâr Ve adede emvâcil bihâr Ve salli alâ seyyidinâ muhammedin kemâ emarte en yüsallâ aleyhi ve kemâ tühıbbü ve terdâ Ve salli aleyhi kemâ yenbeğıs salâtü aleyh Ve salli ve sellim alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihî ve ashâbihî ve alâ cemiy’ıl enbiyâi vel mürselîn Ve alâ melâiketikel mukarrabîn Ve alâ ehli tâatike ecmeıyn Min ehlis semâvâti vel eradıyne ve radıyallâhü tebârake ve teâlâ an sâdâtinâ ve mevâlînâ ve kurrati a’yüninâ ebî bekrin ve ümera ve usmâne ve aliyyin vel haseni vel huseyn Vel hamzeti vel abbâsi ve talhate ve zübeyrin ve abdirrahmânibni avfin ve ebî ubeydete amr ibni cerrahın ve sa’din ve seıydin ve an fâtımete ve an ashâbi rasûlillâhi aleyhim ecmeıyn Ve anil mühâcirîne vel ensâr Vel hulefâir râşidînel ahyâr Ve tebeıt tâbiıyne lehüm bi ıhsânin ilâ yevmid dîn, rıdvânüllâhi teâlâ aleyhim ecmeıyn

Salavât-ı Kevser Tercümesi

Bismillâhirrahmânirrahıym
“Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e (s.a.v.) ve O’nun âl ve ashabına Senin ilminin kapsadığı şeylerin ve kaleminin yazdığı şeylerin sayısınca; olanların, olacakların adedince, rahmet, selamet ve bereket ihsan eyle.
Ve yine O’nun nezih, pak, mücellâ, musaffâ ve ruhlar âlemindeki ruhuna, cesetler arasındaki mübarek cesedine, kabirler arasındaki cennet bahçesi kabrine ve isimler listesindeki Arş-ı A’la’da yazılı ism-i şerifine rahmet, selamet ve bereket ihsan eyle.Allah’ım! Alâmetler sahibi, bulut, şefaat, keramet, nübüvvet ve risalet sahibi Efendimiz Muham- med Mustafa (s.a.v.)’e Kıyamete kadar rahmet, selamet ve bereket nasip eyle.
Ey Rabbimiz! Güneş’ten ve Ay’dan daha güzel ve daha parlak yüzlü olan Muhammed (s.a.v.)’e, Ebû Bekir ve Ömer’in (r.anhüma) işledikleri sevap sayısınca ve yine yeryüzündeki nebatat ve ağaç yapraklan sayısınca ve zerre zerre kumlar, topraklar ve çakıl taşları sayısınca rahmet, bereket ve selam eyle.
Allah’ım! Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e, hac farizasını ifa edenlerin, umreye gidenlerin, Güneş’in ve Ay’ın üzerine doğduklarının sayısınca rahmet, bereket ve selam eyle.
Allah’ım! Efendimiz, büyük destek ve dayanağımız Muhammed (s.a.v.)’e rahmet, selamet ve bereketler ihsan eyle.
Makâm-ı Mahmûd sahibi, dolunay gibi parlak yüzlü ve en kıymetli şahsiyet olan Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e rahmet, selamet ve bereketler nasip et.
Nur yüzlü, parlak alınlı, mahşer gününde Li- vâü’l-Hamd, tac ve miğfer sahibi Muhammed (s.a.v.)’e rahmet, selamet ve bereketler ihsan eyle Rabbimiz.
Havz-ı Kevser, mihrab-minber sahibi olan Efendimiz, dayanağımız Muhammed (s.a.v.)’e yer- yüzündeki kum tanecikleri ve yağmur katreleri sayısınca rahmet, selamet ve bereketler ihsan eyle Allah’ım.
Ey Rabbimiz! İftihara mazhar olmuş, Senin sevgilin, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Muhammed (s.a.v.)’e mucizeleri ve Senin ilminin kapsadığı şeylerin ve kaleminin yazdığı, karada, denizde bulunan şeylerin sayısınca salat et. O’nun âl ve ashabına rahmet, bereket ve selamet ver.

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Ey Allah’ım! Efendimiz, insin ve cinnin, Ha- rameyn’in imamı Muhammed (s.a.v.)’e, Kur’an’ın her harfi sayısınca rahmet, selamet ve bereket ver; saf saf meleklerin sayısınca, rahmet, selamet ve bereket nasip et.
Ayrıca Muhammed (s.a.v.)’in âl ve ashabına, tâbiîn ve tebei tâbiîn ve bütün selef-i sâlihine rahmet, bereket ve selamet ihsan eyle.

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Allah’ım! Kulun ve resulün, sevgilin ve ümmî olan Efendimiz, büyük dayanağımız, Muhammed (s.a.v.)’e, âl ve ashabına rahmet, bereket ve selamet et.

Bismillâhirrahmânirrahıym. Bismillâhirrahmânirrahıym. Bismillâhirrahmânirrahıym.
Ey Allah’ım! Göz bebeği, şefkat-merhamet menbaı, hidayet hâzinesi, kâinatın haya timsali sevgilisi, hakkın, hakikatin ve adaletin mümessili ve haykıran lisanı, ümmetin yegâne şefaatçisi, beşeriyetin imamı, ahir zaman ümmetinin nebisi, Efendimiz Muhammed Mustafa’ya ve Âdem’e, Nuh’a, İbrahim el-Halil’e, Mûsâ Kelimullah’a, Allah’ın mucizesi İsa el-Emîn’e, Davud’a, Süleyman’a, Ze- keriya’ya, Yahya Aleyhimüsselam efendilerimize, âl ve ashabına rahmet, bereket ve selametler nasip eyle.

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Allah’ım! O’nun yüzü suyu hürmetine birbirinden kopmuş, dağılmış fertleri bir araya getir. Elçin olan O’nun hürmetine, katılaşmış kalplerin karanlıklarını nura dönüştür. Bütün sevdiklerine ve O’nun sevgisini tercih buyurduğun, sevgilin ve O’nu bize apaçık bir hak-hakikat ve bütün âlemlere rahmet bir peygamber olarak gönderdiğin, güzel ahlâkın tamamlayıcısı Muhammed’e (s.a.v.) yaraşır ve layık olduğu bereketi, rahmeti ve selameti bahşeyle Allah’ım.
Ey Allah’ım! Kerem sahibi, biricik örnek ve güvenilir Muhammed (s.a.v.)’e rahmet, selamet ve bereket nasip eyle.
Ayrıca O’nun atası İbrahim el-Halîl, kardeşi Mûsâ el-Kelîm ve Senin apaçık mucizen İsâ el- Emîn ve yine Senin kulun ve elçin Süleyman, onun babası Davud Aleyhimüsselam ve bütün resul ve peygamberlerine ve Sana itaat eden kullarına rahmet, bereket ve selamet bahşeyle.
Yine gök ehlinin hürmetine bizlere rahmet eyle, kalplerimize nur ve rızanı celbedecek güzellikleri nasip et.
Allah’ım! Göklerdekiler, yerdekiler ve bunların arasındakiler adedince, biricik sevgilin, ümmî olarak gönderdiğin Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) rahmet, selamet ve bereket ihsan eyle. O’nun yüzü suyu hürmetine, gazabını celbedecek, bizleri senden uzaklaştıracak amelleri işlemekten uzak kıl ve muhafaza eyle.
Allah’ım! Nuru ve rahmeti bütün kâinatı ihata eden, insin ve cinnin peygamberi, Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e, gelmiş-geçmiş, gelecek mümin ve asi kulların sayısınca, tükenmek bilmeyen, nihayetsiz salat-ü selam olsun. Ayrıca onun âl ve ashabına rahmet, mağfiret ve selametler ihsan eyle.

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Allah’ım! Yine Efendimiz ve biricik şefaatçimiz Muhammed (s.a.v.)’e ve O’nun âl ve ashabına selametler, bereketler nasip eyle.
Ey Rabbimiz! Bizlere helal-bol rızık kapılarını musahhar kıl. Bahşettiğin nimetlerin şükrünü eda etmeyi, rızan doğrultusunda harcamayı, Seni bize unutturacak zenginlik ve dünya sevgisinden, hırsından uzak durmayı nasip et.
Rabbimiz! Fazl-u kereminden bizlere ihsanda bulunduğun serveti, rızanı kazandıracak amellere harcamayı nasip et. Aşırı cimrilikten ve Senin razı olmayacağın harcamalardan da sakınmayı bizleri muvaffak eyle.
Allah’ım! Bizlere gösterişten uzak bir kulluk şuuru ihsan eyle. Seni unutturacak, gazabını celbe- decek her türlü davranıştan uzak eyle. Bir göz açıp kapama süresince bile olsa beni nefsime bırakma. Nefsin, şeytanın ve kötü insanların şerrinden Sana sığınıyoruz, muhafaza eyle. Bizleri, göklerin-yerin ve bu ikisinin arasında bulunan her şeyin yegâne sahibi Allah’ın yoluna, sırat-ı müstakime hidayet et. Şüphesiz bütün işlerin sonu Allah’a döner.
Yüce, en yüce Allah’ı teşbih ederim (O, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir).

Bismillâhirrahmânirrahıym. Bismillâhirrahmânirrahıym. Bismillâhirrahmânirrahıym.
“Yıldızların yerlerine yemin ederim ki -eğer bilirseniz, gerçekten bu büyük bir yemindir- o, elbette değerli bir Kur’an’dır. Korunmuş bir kitaptadır. Ona ancak tertemiz olanlar dokunabilir. Alemlerin Rabbinden indirilmedir. Şimdi siz bu sözümü küçümsüyor ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?” [Vâkıa Suresi, ayet: 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82]
“Haydi Allah’a secde edin ve O’na kulluk edin.” [Necm Suresi, ayet: 62]

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Allah’ım! Senin kulun ve elçin Muhammed’e ve O’nun âl ve ashabına, rahmet, selamet ve bereket ver.
Allah’ım! İzzet ve sonsuz kereminle, Arş’ı A’lâ ve İsm-i A’zam hürmetine, yüceliğin ve sonsuz kelimelerinin hürmetine, Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e, O’nun âl ve ashabına rahmet, selamet ve bereket ihsan et. Bizlere de helal-bol ve zahmetsiz, kedersiz rızık lütfetmeni Senden niyaz ediyorum. Şüphesiz Sen mağfireti ve hâzineleri bol, biz ise aciz kullarınız. Ey acizlerin, kimsesizlerin Rabbi! Sana açılan ellerimizi boş çevirme. Sen lütfü bol, ihsanı sonsuz yüce Rabbimizsin.
Allah’ım! Rızkım gökyüzünde ise onu indir. Yeryüzünde ise onu çıkar. Çok uzakta ise onu yaklaştır. Onu elde etmek zor ise onu elde etmem için bana kolaylıklar nasip et. Az ise onu artır. Çok ise onu bana bereketli, bol eyle.
Allah’ım! Zengin olanların elini cömert eyle. Yoksullara da sabırlar ve hayırlı yaşantılar bahşey- le.
Ey bütün kapıları açan, ey rızık veren, ey her şeyi bilen! Senden sıhhat, afiyet ve hayırlı bir yaşam diliyorum, benden yardımını esirgeme.
Ayrıca Senden, Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e, âl ve ashabına sonsuz rahmet, selamet ve bereketler diliyoruz.
Allah’ım! Keder ve üzüntümüzü ferahlığa tebdil eyle. Dünyada manen ve maddeten darlık çeken bütün kullarına, bizlere bolluk ve esenlik nasip eyle.
Rabbimiz! Toplumları kasıp kavuran ahlaksızlık ve her türlü fuhuş ve menhiyattan Sana sığınıyoruz. Hepimize iman ve güzel ahlak şuuru ihsan eyle!
Allah’ım! Son nefesimizi verirken İslâm üzerinde Sana kavuşmayı, korktuğumuzdan emin, umduğumuza cümlemizi nail eyle. Şüphesiz Sen herşeye kâdirsin. Ey büyük Mevla’mız, yardımcımız! Günahlarımızı bağışla. Sen bize yetersin, dönüş de Sanadır. Şüphesiz kuvvet ve kudret ancak Allah’ın sayesindedir.

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Allah’ım! Bütün mahlûkatına üstün kıldığın, büyük lütfuna mazhar kıldığın, Makâm-ı Mah- mûd’a yükselttiğin, insanlara ve cinlere elçi olarak gönderdiğin, iki omuzu arasında O’na özel olarak tahsis buyurduğun peygamberlik mührünün sahibi, bütün peygamberlerin öncüsü Efendimiz Muham- med (s.a.v.)’e salat-ü selam olsun.
Yine kâinatta nâmütenahî hikmetlerle yarattığın, bunca mucizeler yanında rehber ve sevgili kulun Muhammed (s.a.v.)’e Mi’rac mucizesini bahşederek, gizli hâzinenden bazı sırları O’na izhar edip bizim de onlardan haberdar olmamızla Senin kudretin ayan beyan bir daha zuhur etmiştir. Bunun için de Sana ne kadar hamd etsek azdır.
Rabbimiz! Ne olur, hamdimizi, şükrümüzü daim eyle! Nankörlerden, kalp gözü kapalı olanlardan eyleme.
Ey Allah’ım! Ey sevgili elçisine, diğer elçilere bahşetmediği ayrı özellikleri bahşeden! O’nu Kur’an’ın yüce ahlakıyla şereflendiren! İnsanlığın, cinlerin ve birçok meleğin ulaşamadığı mertebelere, iyilik-güzellik mertebelerine ulaştırdığın, marifetlerin Güneş’i ve Ay’ı, lütfün hâzinesi, ilimler ummanı, anlama kabiliyetinin mihenk taşı, dalalet bulutlarını hidayet nuruyla izale eden, batıl dinleri Şeriat-ı Garrâ ile hükümsüz kılan, Harameyn-i Şe- rifeyn’in, zemzem ve Safâ’nın, iki dünya güneşinin efendisi, Allah’ın (c.c.) son nebisi, seçilmiş, desteklenmiş, Allah’ın biricik sevgili kulu, dostu, insanların en güzeli, en akıllısı, en ahlaklısı, en merhametlisi, en beliğ hatibi, vücutça en güzel yaradılışlı, en iffetli olanı, Allah’a itaatte en sabırlı, nefis itibarıyla en nezih nefse sahip, neseb itibarıyla en asil ve en temiz, kalplerin reyhan kokusu, Allah’ın sevgili kulu, Âlemlerin Rabbi Allah’ın son elçisi, dolunay yüzlü, Muhammed Mustafa’ya salat-ü selam olsun. Bizleri de O’nun Livâü’l-Hamd sancağı altında toplanmayı ve O’nunla cennette komşu olmayı nasip eyle.

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Allah’ım! Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e ve O’nun âl ve ashabına rahmet, selamet ve bereket nasip et.
Rabbimiz! Rızık hâzinenden bizlere helal, bol ve mübarek geçim yolları nasip eyle.
Ey Allah’ım! Bizlere taksim buyurduğun rı- zıkların kazanç yollarını kolaylaştır. Haramlara sapmadan, mihnetsiz, minnetsiz ve azmadan geçimimizi temin hususunda yardımını esirgeme.
Bizi harama saptıracak art niyetli insanların şerrinden, hilesinden cümlemizi muhafaza eyle.

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e ve O’nun âl ve ashabına, salih kullarının getirdikleri salat-ü selam adedince ve O’na salat-ü selam getirmeyenlerin sayısınca ve yine nebatatın adedince rahmet, selamet ve bereketler nasip et.
Rabbimiz! Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e kum taneleri, toprak zerreleri, yağmur taneleri sayısınca; yine şu ana kadar olanların ve mahşer gününe kadar olacakların sayısınca ve seher vakitlerinde Sana istiğfar edenlerin nefes alışverişlerinin sayısınca salat-ü selam eyle.
Yine gece-gündüzün meydana gelişlerinin adedince, kelimelerinin adedince ve ilminin, denizlerin dalgaları sayısınca Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e rahmet, selamet ve bereket nasip eyle.
Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’e, O’na salat-ü selam getirilmesi hususunda emrettiğin gibi ve razı olacağın ve sevdiğin gibi salat-ü selam eyle. O’na yaraşır ve layık olduğu şekilde rahmet eyle, selamet ve bereket bahşet Allah’ım.
Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed (s.a.v.)’c, âl ve ashabına, bütün peygamber ve resullere, mu- karrabûn meleklere, Senin itaatinde bulunan müminin ve müminâta rahmet eyle, selam ve bereketler nasip et.
Şanı yüce Allah, efendilerimiz, veli nimetlerimiz, gözlerimizin bebeği; Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Haşan, Hz. Hüseyin, Hz. Hamza, Hz. Abbas, Hz. Talha, Hz. Zübeyr, Hz. Abdurrahmân bin Avf, Hz. Ebû Ubeyde Amr bin el-Cerrâh, Hz. Sa’d, Hz. Saîd, Hz. Fatıma ve Resû- lullah (s.a.v.)’in bütün ashabından, Muhacir-Ensar, Hulefâi Râşidîn, tâbiîn, tebei tâbiîn ve Kıyamete kadar onlara tabi olan bütün Müslümanlardan razı ol, mekânlarını cennet eyle, bizleri de onların safına ilhak eyle. Âmin ya Rabbe’l-âlemîn.”
islam
Devamını Oku »

İsrafu Umar Duası

Uyarı!:Maksadı hayırlı rızık ile zengin olmak, ve elde edeceğini asla haramda kullanmamak kararında olan kimsenin bu havas terkibini uygulamasını tavsiye ederim.

Sayısız defa yapılmış ve her seferinde çok şükür birkaç günde dahi etkisi görülmüştür.
İhlasla ve şüpheye düşmeden okunmalıdır.

UYGULANIŞI:
Yatsı namazlarından sonra İki rekat hacet namazı kılınır.
Her iki rekatta fatihadan sonra bir ayetel kürsü okunur.
Son secdeye varlıldığında secdeden kakmadan!
"ya Hu ya men Hu , La İlahe İlla Hu, entel hayyul kayyum, vela şerikelek, velekel mülkü, velekel hamdü, ve inneke ala külli şeyin kadir" dedikten sonra namaz bitirilir.

Ardından israfi-umar duası okunur.

KAYNAKLARDA BU ALTTAKİ ŞEKİLDEDE GEÇMEKTEDİR
İsrafu umar okunuşu:
Aksamtu aleykum Eyyetühel Umari vel caan Ellezi fi hezel Mekaan Dürriyyül Kuvveti Vel ceberuti vel heybeti Vel kudreti vel azameti vel kuvveti Vessatveti vel celaleti vel Cemaleti Vel ceberuti ,aksamtu aleyküm billahi El hayyul kayyum ellezi La yagfelu vela yenamu vela yemutu Ve bi külli kitabin enzelehü ve bi külli rusulin erselehü ve bi külli melekin mukarrabin fissema-i vel ardi Ve bi küllirruhaniyyetil ulviyyeti Li nebiyyillahi süleyman bin davud Ellezi eta-ahu el cinni vel insi vel mürdetü veşşeyatini Verriyahu vel vuhuşu Vettuyuru
En teberru kasemii Ve tetesarrafuu
min hezel mekani Hatta tahdaral muluki vel a'vaanu Ve teküünüü Müsaaidiine fii amelii Min kayri zararin vela ifsadin Bi hakki
Tagbetatin2
Mezlekin2
Maakırin2
Kelyeşin2
melyeşin2
Beyhuşin2
heyşin2
şelşemuunin2
Kuuduuşin2
Hüve eduunaayin2
Hüve aali edüünaayin2
Bihi mezlefin2
makferin2
Makrahin2
İyyaake a'nuu Veleke ekuulu Yaa amiru hezel mekan
Ev bi esaakinü hezed daar
Ve hezihil ardi ev taaye bi lafzil cem-i bi hakki hezel kasemil azim
Ve bi hakkil melikil hakimü aleyküm Taariş El aahizu binasiyetin
Ve bi hakkil melikil Kevkil
Ve bi hakkil ahdil me'huzi aleyküm En tensarifuu Ve tuazziluu min heezel mekani Entüm ve harimeküm ve evladeküm
Ve kebiirüküm ve sağiiruküm Ve men yülevvizü biküm Min bahşin aleyhi Min huzuril ervahi vel muluki Hatta akzaa hacetii (dileğini söyle)
Sümme teuuduu ila mekaniküm Velaa tüfsidüü ala amelii
Vela teşuuşuu Ala Fi istihdaarii Ve küünüü Avnen Lii Fi amelii Ve saaiduunii Fii külli umuurii Ve fii kazaai Havaaicii Külleha Bi İ'mariddaari Ve bi İskaani hezelmekaani Sümmensarifuu Haysü Şi'tüm Bi hakki hezel kasemil azimi aleyküm ellezii Ta'zimuunehüü heyaa
El vaahan (3 defa)
el acel (3 defa)
essaate (3 defa)
Barekellahu fiküm ve aleyküm 3
elhamdülillah (3 defa)
7 salavat
7 besmele ve
arkasında 100 defa:"
muhammedur resullullahi sa-dıgul vağdül emiyn"

La ilahe illallahul melikül hakkun mübiyn"

okuduktan sonra niyetinizi söyler! dua edersiniz.
ve buna 7 gün devam ederseniz
Hak c.c helal rızık kapılarını bu duanın hürmetine ardına kadar açar inşallah. mücerreptir.

Bulunulan yerden/mekandan cinlerin uzaklaştırmak için olduğu söylenen "İsrafu Umar" ismi verilen dua(!)


islam
Devamını Oku »

MELEKLER TARAFINDAN PEYGAMBERİMİZE İLETİLEN SALAVAT


islam
Devamını Oku »

EBUL MUTEMİRİN TESBİHATI


islam
Devamını Oku »

YATSI NAMAZINDAN SONRA KILINAN NAMAZLAR


islam
Devamını Oku »

RAMAZAN AYININ HER GECESİNDE KILINAN FAZİLETLİ NAMAZ

Bu Ramazan ayının her gecesinde kılınan namazdır.
Zuhru'l- Abidin'de bildirilmiştir ki, Ebu Hureyre rivayet eder; Peygamberimiz s.a.v şöyle buyurmuştur:

- Bir kimse Ramazan ayında her gece namaz kılsa, bu iki rekat namazın her rekatında bir fatiha ve üç ihlas okursa, Hak Teala onun her rekatına karşılık yüzbin melek gönderir. O kimsenin yazılmış günahlarını mahv edip yerine haseneler yazmak ve cennette derecelerini yüceltmek için. Aynı zamanda o kişiye 70 köle azad eylemiş sevabı yazılır.

islam
Devamını Oku »

KUŞLARIN ZİKİRLERİ VE SÖYLEDİKLERİ


Kuşlar Öterken Zikrederler. Başka Şeyler Söyledikleri de Bildirilmiştir. Îmâm-ı Begâvî Hazretleri Kâ’b-ül-Ahbâr Hazretlerinden Nâkleder. Süleyman Aleyhisselâm’ın Bildirdiğine Göre Bâzı Kuşlar Öterken Derler ki:
Tavus Kuşu: Cezalandırdığın Gibi Cezalandırılırsın.
Hüdhüd: Merhâmet Etmeyene Merhâmet Olunmaz.
Göçeğen: Ey Günâhkârlar, Allahû Teâlâ’dan Af ve Mâğfiret İsteyin!
Kaya Kuşu: Her Canlı Ölecek, Her Yeni Eskiyip Çürüyecektir.
Kırlangıç: Ne Yaparsanız Onu Bulursunuz.
Güvercin: Yeri-Göğü Mahlûkatla Dolduran Rabbimi Noksan Sıfatlardan Tenzih Ederim. Kumru: Sübhâne Rabbiyel-A’lâ.
Karga: Allahû Teâlâ Her Şeyi Helâk Edecektir.
Kustat Kuşu: Susan, Başına Belâ ve Musibet Gelmesinden Kurtulur.
Papağan: Düşüncesi Dünyâ Olan Kimseye Yazıklar Olsun!
Doğan: Sübhâne Rabbî ve Bihamdihî.
Bu Kuşların Ötüşleri, Konuşmaları, Yalnız Bu Sözlere ve Manâlara Mahsûs Değildir. Neml Sûresinde, Karınca ve Hüdhüdün Konuşmalarının Bildirilmesinden, İhtiyaca Göre Öterek Ses Çıkardıkları, Konuştukları Anlaşılmaktadır. Kuşların, Diğer Vahşi Hayvanların Sesleri ve Kâinattaki Hareketlerin Hepsi, Allahû Teâlâ’nın Peygamberlerine ve Evliyâsına Hitâbıdır. Evliyâ, Bu Ses ve Hareketleri, Makamlarına ve Derecelerine Göre Anlar. Çünkü Peygamberler, Kuşların ve de Diğer Hayvanların Dillerini Bilirler. Evliyâ-yı Kirâmsa, Onların Dillerini Aynen Bilemez. Sadece Onların Seslerinden Kendi Hâllerine Ait Olan Hususları, Allahû Teâlâ’nın Kalplerine İlhâm Etmesiyle Bilirler.
                 Rûhu’l-Beyân,
Devamını Oku »

Salat-ı Mücerrebe Çok Değerli


Çok Değerli Bir Salavat ''Salat-ı Mücerrebe'' Ayetel Kürsi İle Okuyun

Niyete göre ve meşru olmak şartıyle ne için okunursa istenilen sonuç muhakkak alınır. Allah Teala Hazretleri’nin Cebrail Aleyhisselam aracılığı ile Allah Resulü (s..v)’ne özel olarak hediye ettiği salavat-ı şerifenin tıpkısıdır.

Bismillahi’l-Rahmani’l-Rahim

“ALLAHü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.”

”Allahümme salli ve sellim ala seyyidina muhammedin ve ala ali seyyidina muhammedin bi adedi ılmik”

Manası:
Ey Allahım ! “Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) ve efendimiz Hz.Muhammedin (S.A.V.) aline nihayetsiz olan ilminin adedince salatu selam ve bereketler ihsan eyle.”

İstenilen sonucun alınması için her gün okunması gereken miktar değiştirilmemeli,aşağıdaki miktarlardan biri seçilerek vird edinilmelidir. Bu miktarlar 41,100,313,1000 ve daha fazla bir rakam da seçilebilir.

İlk gece 41 kere okuduktan sonra
Arkasından 2 rekat namaz kılıp bir miktar Kur’an ( Yasin-i Şerif Okuyabiliriz ) okuduktan sonra bunların sevabını Peygamberlerin, Velilerin, Salihlerin ruhlarına bağışlayalım. Dua edelim..
Diğer günler sadece Ayetel Kursü ve Salâvat-ı Mücerrebe okuyalım !!

Önemli ve Etkili Bir Salavat
Salât-ı Mücerrebe olarak bilinen bu salâvat bir çok kişi tarafından muradlarını elde etme amaçlı okunmuş ve okuyan kişiler dilediklerine (MEŞRU) kavuşmuşlardır. Bu kuvvetli salâvatı Ayet-el Kürsi ile okursanız çok daha kuvvetli oluyor.
Devamını Oku »

MARSTA HAYAT VE İNSAN VAR MI?

Mars (Merih)'te Hayat Var. İnsanlar Var Hatta Ümmeti Muhammed Var!"
A.B.D.ʼnin çok büyük masraflarla Ayʼa gitmeye hazırlandığı sıralarda keşif sahibi bir veli
(Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.)
İstanbulʼda Topçular Camiinde kürsüye çıkıp insanlığa sesleniyordu:
" –A.B.D. Ayʼa gitmeye hazırlanıyor.
Fakat bu masraflara yazık...
Bu gayret Mars için olsa çok isabetli olurdu...
Çünkü Ayʼda hayat yok. Ay kupkuru.
Fakat Marsʼta hayat var!...
Orada insanlar var...Su var...Orada Hz.Kurʼan aynen var!?...
Hz.Muhammed (a.s.) oradakilerin de peygamberi... Yani;
orada Ümmet-i Muhammed var...
Hatta orada varisi Resullerin evlatları var...
Ve yine orada İslamiyetʼe sarılma
bizden çok fazla. Orada Kurʼan ahkamı hakim... Ve nihayet o insanlar Hz. Kurʼanʼa sarıldıklarından dolayı teknolojik olarak
bizden çok öndeler!...
Size bir haber daha vereyim;
Bu iki insanlık buluşmadan
Kıyamet kopmayacak...
Fakat; Dünya insanları Marslılarla
buluştuklarında Hz. Kurʼanʼın orada da aynen var olduğunu
görünce İslamʼı inkar mümkün olmayacak... Fakat bu iman
(İman-ı yeis) ve (Suri İman) olacak...
Yani; vakit çok geç
olmuş olacak."
Süleyman Hilmi Tunahan (K.S)
--
Birinci Kat Semâ Keşfedilecek Herkes İman Edecek Ama...
Kafirler birinci kat... semayı keşfettikleri zaman orada Vahy'in
indiği yeri ve ayet-i kerimelerde haber verilen bazı emareleri
görürler. Dünyaya gelip gördükleri o hakikatleri bütün
insanlara haber verdiklerinde herkes
"La ilahe illallah"
diyerek imana gelir. Lakin hiç birinin imanı kabul olmaz.
Çünkü imanın şartı gayba iman etmektir.
(gayb gözle görülemeyen akılla anlaşılamayan duyu organları
ile hissedilemeyen şeylerdir.)
Bu dünyaya en uzak yıldız ne kadar mesafede ise oradan
birinci kat semaya da o kadar mesafe vardır. Fenciler henüz
birinci kat semayı keşfedemediler.
Ne zaman bu Türkiye'nin
büyüklüğü kadar ayna yaparlarsa belki o zaman birinci kat semayı öğrenebilirler. Batıl bir görüş olan "sonsuz uzay boşluğu" iddialarının ne kadar yanlış olduğunu gözleri ile görürler.
islam
Devamını Oku »

YÜZÜK TAKMAK HAKKINDA HADİSLER

 Yüzük hakkında detaylı bilgi, Bu konuda hadisler, yüzüğün nasıl olması gerekir, yüzük taşları? Bismillahirrahmanirrahim..
1- Erkeklerin altın yüzük takması haramdır.
2- Yüzüğün gümüş olması müstehaptır:
Hz. Ali (a.s):
"Parmaklarınıza, gümüş olmayan yüzük takmayın. Çünkü Resulullah salla'llâhu aleyhi ve alih buyurmuştur ki: “Allah-u Teâla, parmağında demir yüzük olan eli tahir kılmaz." (Tuhefu'l-Ukul)
3- Orta ve işaret parmağına yüzük takmak mekruhtur:
Resulullah (s.a.a) Hz. Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurdu:
Ya Ali, işaret ve orta parmağına yüzük takma; çünkü bu "Lut" kavminin yaptığı bir işti. Küçük parmağını da yüzüksüz bırakma." (Tuhefu'l-Ukul)
4- Yüzüğün sağ ele ve küçük parmakla yanındakine takılması sünnettir.
5- Yüzüğün parmağın dip boğumuna takılması sünnettir ve baş boğuma takılmasından nehyedilmiştir; zira Lut kavmi böyle yapıyorlardı.
6- Başparmağa takılması hakkında bir kayıt görmedim. Ama galiba buna gerek duyulmamış. Çünkü o parmağa yüzük takılması zaten anormal bir durum. (Gerçi maalesef bugün bu anormalliği yapanlar vardır!)
7- Abduhayr şöyle diyor:
“Hz. Ali (a.s)ʼın, parmağına taktığı dört yüzüğü vardı: Şeref ve yüceliği için Hadid-i Sini, korunması için de Akik yüzük takardı.
Yakut yüzüğünün kaşına şöyle yazılmıştı: “Lâ ilâhe illâllah el-melikʼul- hakkʼul- mubin” Firuzeʼnin kaşına da şöyle yazılmıştı: “Allahʼu Melikʼul- hak” Hadid-i Siniʼnin kaşına da şöyle yazılmıştı: “el-İzzetu lillahi cemian” Akikʼin kaşına da şu üç cümle yazılmıştı: “Mâşaellah, lâ kuvvete illa billah, esteğfirullah.” (El-Hisal -Şeyh Saduk-, s.199)
8- Allah'ın isimlerinden birini yüzük taşına nakşeden kimse onu, istinca ettiği (necaset temizlediği) ele takmamalıdır." (Tuhefu'l-Ukul)
9- Yüzüğün kaşının akik ve firuze taşından olması çok üstelenmiştir. Ve hadislerde bunlar için birçok sıhhı ve manevi faydalar zikredilmiştir.
Akik Taşının Faydaları
Bedenin gerginlik olan kısımlarına sıcaklık hissi verir ve gerginliği azaltır. Ağrıları gidermek için kullanılabili
islam
Devamını Oku »

BİR AVUÇ TUZ İLE BÜYÜ BOZMA


Devamını Oku »

VÜCUDA ACI VEREN CİNLER İÇİN

Kanla etin arasına giren ve insana şiddetli bir şekilde azap veren cin için:

Otuzbeş gram meyan kökü alıp, eritmeden temiz su içerisine koy.
Bunu sabaha kadar bekletip, sabah aç karınla içersen, kanla etin arasına giren cinden kurtulursun
Bu suyu vücudunun tamamına sürersen, yılan ve akrep sana yaklaşamaz. Sahih olup mücerrebdir.
 Bastlarin usülü sirri

islam
Devamını Oku »

NEFS MERTEBELERİ VE GÖRÜLEN RÜYALAR

 Nefsi Emmare rüyası şunları görür:
Hınzır:..................... Harama;
Kelb(Köpek):............... Gadab, öfkeye;
Fil-Akreb-Yılan:............. Ucube, Azaba, acı söze.
Fare (Sıçan):................ Gizli işe.
Pire:..................... Musibete belâya.
Böcek:.................... Sıkıntıya.
Eşek:..................... Faidesiz işe.
Cemadat; Mezbele:......... Zibil, dünyaya meyle.
Hamir (Rakı):............. Harama.
Od (ateş):................ Kaygıya.
Afyon (tütün):............ Bir acı yaramaz, can sıkan işe.
Bunlar Nefs-i Emmare'nin işaretidir. Riyazet ile esmasına devam edilir ise geçer.

BİRİNCİ NEFS-İ LEVVAME RÜYASI
Siyah Adam:.................. Ayibe,
Dilsiz, Ahraz, Sarhoş:....... Aşkı mecaziye, şehvetinin aşkına.
Gülmek:...................... İbadeti terk etmeye,
Dellal:...................... Yalana,
Kasap:....................... Kasavete,
Harp:........................ Kalbin katılaşmasına.
Şaşlık:...................... Şaşkınlık, Haktan.
Bunları rüyada görmek bunlara işarettir. Mürşid izni ile yüzbin LA İLAHE İLLALLAH zikrini çok çok huzur ile ederse (çekerse) bunlar geçer ikinci Nefsi levvameye varır.

İKİNCİ NEFS-İ LEVVAME RÜYASI
Koyun:.................... Helal mala.
Sığır:.................... İnsana faidedir.
Deve:..................... Cefaya, tahammüle.
Balık:.................... Helal kazanca.
Şeker, Bal:............... Ahlakı hamideye.
Meyva, İp:................ Nefsin tabiatıdır, isteğidir.
Ev-Dükkün-Cami:.......... Kalbin rahatlığına, sükunetine işarettirler.
Esmasına devam eder ise geçer. Bunlar Mürşid izni ile Elli bin «ALLAH ALLAH ALLAH» çekmeye devam etmelidir.

ÜÇÜNCÜ NEFS-İ MÜLHİME RÜYASI

Kafirlik:.................. Dînin noksanına
Ehli delâlet:.............. Hak yolundan şaşkınlık delâlete.
Kadınlık:.................. Akıl noksanına,
Kızılbaşlık:............... Mezheb noksanına,
Sakalının noksanı:......... Musibete, belâya.
Gözsüzlük:..................Şehadeti saklamak, Hak sözü gizlemek.
Sağırlık:...................Hak sözü işitmezliğe, şeriatta işitmezliğe.
Topallık:...................Hakta iddia eder ve amelde etmezliğe işarettir.
Mürşid izni ile HU zikrine devam eder.
Tövbe istiğfar ile çalışır ise kurtulur. İnsan kendisini böyle olmuş görürse hep bunlara işarettir.

DÖRDÜNCÜ NEFS-İ MUTMAİNNE RÜYASI:
Kur'an okumak:............... Kalbin safasına ayetin manasına göre tabir olur.
Peygamber, Padişah, ulema görmek: İman, islam, din kuvvetine işarettir.
Kâbe ve mediyne:............ Kalb temizliğine işarettir.
Camiler, mescid:............ İlim temizliğine, kalb temizliğine işarettir.
Tüfek, Mancılık, Hançer, Döğüşmek.... Bunlar hep vesvese ve Hücumlar karşısında bunalmak:şeytanidir.
Bunlardan kurtulmak için Mürşid izni ile HAY zikrine devamladır.

NEFS-İ RAZİYYE RÜYASI
Huri, Burak, Cennet, Hulle:... Aklı kamile tamamen, takarrubu illallaha delalet eder.
Güneş, ay:.................... Marufu billahta husuli murada işarettir.
HAK esmasına devamla olur.

NEFS-İ MARZİYYE RÜYASI
Es-Seb'i semavat, yedi gökler, ay, güneş, yıldız, gök gürlemesi, şimşek, nur: Hepsi Marziyye'ye işarettir. KAYYUM ismine devam eder.

NEFSİ KAMİLE (SAFİYYE) RÜYASI:
Yağmur, kar, soğuklar, nehirler, pınarlar, kuyular, denizler görmek:
Bunların hepsi sülukünün açılmasına işaret ve delâlet eder. Müracatla onu KAHHAR ismine koyar. Bu işaretler zuhur eder ise verir. (Yani delil rahmet ve selç ve rahmeti zaid vel enhar vel-verri vel uyûne tedüllü ala marifetullah vet-tasdiki veylel azimi hârisi bi ismi Gahhar fe hâzel karar iktifabe.)
Yani yukardaki işaretler zuhurunda tarif edilir. Şimdi iyice malum olsun ki bir mürid tarikatta olup şeyhin huzurunda sülüke girer ise işte onun rüyası böyle tabir olunur. Başka kimseler bu rüyayı görseler, onların halına göre tabir olunur. Bu yedi mertebe nefsin yedi esması ve usulü vardır. Başka kitabımızda yazılıdır. Bunları kimse kendi kendine yapamaz. Başka usulleride vardır sakınmalıdır. Yani yüzbin, doksanbin, seksenbin, yetmişbin, altmış bin, elli bin, kırk bin, böylece birinden o birine işaretleri zuhur edinceye kadar çalışır. O birine geçer amma Mürşitsiz olmaz. Bunların hepsi on üç esmadır. Fakat bizim asıl usulümüz La ilahe illallah'a devam ile bazı haller zuhurunda yani Allah, Allah, Allah demek kendisine kolay tad verir ise o zamana kadar gece-gündüz aled devam LA İLAHE İLLALLAH deyip sonra o halde artık ALLAH demeğe gece-gündüz devam eder. Sonra bu hal ilerler ise HU HU HU demek ona hoş gelir. Zuhuratları rüyaları işaretleri bu şekilde görülür. O zaman gece-gündüz HU esmasını okur sayı, hesab yoktur. Dersi ne ise onu okur, sonra kendine işaret olan isme devam eder. Abdest alır iki rek'at namaz kılar niyetine alır ki bu işim Şeyhim tarafından işaret olsun der. Artık kendi bulunduğu halde çalışır, beş-on gün sonra yahud daha ziyade eksik her ne ise şeyhi tarafından Cenab-ı Hak kendine işaret gösterir hepsini gösteren, yapan Allah'tır. Fakat araya sebeb koyar da öyle yapar. Belki şeyhin haberi bile olmadan, Cenab-ı Hak şeyhinin suretinde yapar. Allahu Teala cümlemize muin olsun amin.
Sakın kardeşlerim: Bu temsillere bakıpta alçak görmeyiniz. Çünkü Allahu Teala Kur'an-ı Kerimin'de buyuruyor ki:
Allahu Alem şöyle der ki: Yahudiler geldiler Allah kitabında sinek kanadı filan demekle temsil getirmekten ne anlaşılır, faidesiz sözlerdir dediler. Bunun için Cenab-ı Hak'ta buyurdu.
(Sure-i Bakara, Ayet 26)
Biz Hak ve Hakikatı aşikâre etmek için sinek ile daha başka şeyler ile temsil getirmekten haya etmeyiz diye buyurdu.
Her ne şeyler olur ise olsun. Hakikatı anlatmak için misal ile güzel anlaşılır. Amel insanın niyetine bağlıdır. Niyet halis olur ise iman selamet olur. Bizde Hakk'ı hakikatı anlatmak için haya etmeyiz. Niyetimiz halistir. Hemen Rabbim Teala hatamızı sevab olarak kabul eylesin. Bizleri bu ilim ile amil olanlardan eyleyip, cümlemizi bu ilme aşina eylesin (Amin).
(Sure-i Hud, Ayet 92)
«..........Benim Rabbım, yapar olduğumuz şeyleri çepe çevre kuşatıcıdır. » (Sure-i Fussilet, Ayet 54)
«Allah her şeyi ilmen ihata edendir.»
Allahu Teala ve takaddesin bu ismi şerifi cümle alemleri ve her şeyleri ihata ve muhafaza ve alim olan Allahu Teala'dır. İşte karşıdan görünen alemlerin hepsi onsekizbin alem onun yanındadır. Biz kendi kalbimiz Allahu Teala'ya bu alemlerin içinde olanların cümlesi ondan daha yakındır. Allahu Teala'nın kudreti ilmi her cihetle bu alemleri kaplamıştır. Bu görünen alemler altlı üstlü hep onun avucunun içindedir. Büyüklüğünü ona göre kıyas etsen hiç kıyasa gelmez. Müslümanın mü'minin en hası, onu kendine daima yakın bilip, ona göre hareket edendir. Bir kutunun içine karıncaları koysalar avcunun ortasına alsalar, koynuna koysalar, karıncalara sorsalar siz bizim neremizdesiniz? Onlar sizdeyiz demekten başka bilemezler. Onun gibi bizde Hak'tayız, Hak bizde değildir. Balığın denizde olduğu gibi deniz balıkta değildir. Yani biz kuluz, O Rabbimizdir. Bizi istediği gibi kullanır. Kul Hak olamaz. Zındıkların itikadı vara vara kul Hak olur, Hakk'a vasıl olunca derler. Haşa Kul Hak olamaz. Velâkin Hakk'ın nurunda fani olur, kendi vücudunu göremez olur.
Demircinin demiri kızdırması gibi soğuyunca gene demir demirdir. Onun gibi bir kula Cenab-ı Hakkın tecelli esmasından sonra tecelli sıfatından, tecelli-i ilahiyyeler gelince Hakk'a vasıl olur. Bu halda bir saat, ya üç gün ya onbeş gün devam eder. O zaman kendini bulamaz, sonra daha azalır yalnız ilim kalır. Beyazıd-ı Bestami'de altı ay devam etmiştir. Aklı başında fakat kendi yok. Hak var, görür çok sürmez kendini bulur. Hak kimdir, kul kimdir, fark eder. Bu da altı ayda bir yahut senede bir kaç defa olur. Her zaman olmaz. Eğer her zaman olur ise rahmani değildir. Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'da bile bazı olurdu, bazı olmazdı.

islam
Devamını Oku »

Evliyalar Defterine, Saadetli Olanlar Defterine Yazılanlar

 Bu dua Albülkadir Geylani Hazretleriʼnin devam ettiği ve içinde büyük manevi kazançların bulunduğunu zikrettiği bir duadır.Duaya Başlamadan evvel(786) kere Besmele “Bismillahirrahmanirrahim” okunur.Daha sonra Allah Resulüne(s.a.v)ʼe (33) defa salat ve selam getirilir. Ve aşağıdaki dua okunur.
Bu duanın Faziletleri:
Her gece bunu okumaya devam edersen evliyalar divanına kaydolur,saadet içinde olanlar defterine yazılırsın.Ömrün boyunca Allahʼın izni ile dualarının kabul olduğuna şahit olursun.Cenneti görmeden vefat etmezsin.O mübarek mekanın meyvelerini yer,sularından içersin.
Müellif diyor ki:
“Vallahi bu kârlı bir kazançtır.Tercübe ettim.Doğdu olduğunu gördüm.Eğer seher vakti kalkamazasan sabah namaznın sünneti ile farzı arasında bu manevi reçeteyi okumaya devam et.(Nakşibendiye,337-338)
Bismillahirrahmanirrahim..,
Allahümme inni esʼelüke bi hakkı bismillahirrahmanirrahim..
Ve bi hurmeti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi fadlı bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi azameti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi celali bismillahirrahmanirrahim ,
Ve bi cemali bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kemali bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi heybeti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi menzileti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi melekuti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi ceberuti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kibriyai bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi senai bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi behai bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kerameti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi sultani bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi beraketi bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi ızzeti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kuvveti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kudreti bismillahirrahmanirrahim,
İrfaʼ kadri veşrah sadri ve yessir emri..
Verzukni min haysü la yahtesibü...
Bi fadlike ve keramike ya men hüve kef ha ya ayn sad ha mim ayn sin kaf ve esʼelüke bi celalil ızzeti ve celalil heybeti ve ceberutil azameti en tecʼaleni min ıbadikes salihıyn...
Ellezine la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun...
Bi rahmetike ya erhamerrahımin.
Ve en tusalliye ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin vefʼal li keza ve keza..”Burada hacet ne ise söylenir

islam
Devamını Oku »

BÜYÜNÜN VERDİĞİ KÖTÜ ETKİLER

 BÜYÜNÜN VERDİĞİ KÖTÜ ETKİLERDEN BAZILARI..
1) İŞ ENGELİ
Kişi iş bulmak için elinden gelen herşeyi yapar fakat her seferinde sonuçsuz kalır , hiç bir neden olmadan... , Söz verilen bir iş olur yada tam işe başlıyacak nedensiz bir şekilde işe giremez, yada tam işe başlıyacak ama çalışmaya gücü kalmaz..
2) EGİTİM ENGELİ
Kişi çok çalışkan ögrenci olabilir , fakat hiçbir neden olmadan egitimine son vermek ister, çalışmayabaşlar fakat baş agrısından aklına birşey girmez, çalıştıgı şeyleri sınav esnasında unutur... ( keyfinden okula gitmek istemeyenler büyüyü sebep göstermesin )
3) SAGLIK
Büyü'yle insanın saglıgına çok ciddi hasarlar meydana gelebilir bunlardan birkaçını sizlere bildirmeye çalışıcam : Kadında yada erkekte kısırlık , nedensiz bir türlü hamile kalamamak, kanser,böbrek yada akciger iflası, şeker hastalıgı , saç dökülmesi , migren,midde agrısı vs .. ( bunlar tıbbi yönden nedeni bilinmeyen hastalıklardır )
Bu konuda doktorların cevabı şöyle olur :
1- herşey normal gözüküyor fakat hasta yinede rahatsız
2- bir problem var fakat buna daha önce hiç rastlamadık
3- stress'ten dogan birşey , ve sıze anti-stress hapları verirler bununla problemi çözmezler daha da kötü yaparlar
4- hastalıgınız için tıbbi bir yardım bulamiyoruz
4) DEPRESYON
Kişi motıvasyonunu yitirir , hiç birşey yapmak istemez, tüm işlerini erteler, yanlız kalmak ister, zamanını uyumakla geçirir, bir işe başlar fakat onu yarıda bırakır....
5) YANLIŞ AŞK
Kişi ( kadın yada erkek ) digerine aşık degildir fakat ortada büyü varda diger kişiyi aklından çıkaramaz hep onu düşünür , onu heryerde görür , onun kendisine çok aşık oldugunu düşünür fakat mantıkça ona aşık olacak bir neden yada sebep yoktur.
6) DELİRME VE ÖLÜM :
Kişi çıldırmaya başlar , herşeyden teredüt eder,kendisiyle konuşmaya başlar, kendisini başka biri'ymiş gibi zaneder
7) ÖLÜM
Büyü kişiyi durmadan intihara zorlar durmadan kendisini pencereden atmak ister, kendisini bıçaklamak ister, tehlikeli haplar içmeye kalkar, kendisini arabaların önüne atmak ister, ve çok ciddi kazalar yapıp kıl payı kurtulur
8 ) EPİLEPSİ
Epilepsi hastalıgının 80% i cin çarpmasından olur
9) SAYGISIZ EVLAT
Kişinin duruşu hiç bir neden olmadan değişir, agresifleşir, kötü yollara sapar , ona hertürlü cezayı verseniz yine devam eder, kendisi de ne oldugunu anlayamaz ama onu kötülüğe iten bir şey var...
10) DİGER ÇEŞİTLER
Kendini bir yere kapatmak , kişi evden çıkmaz, yada bir şehirden çıkmaz, dünyayla ilişkisini keser.
Agresifleşme, durmadan kişiligi ve tavrı degişir
 

Tereddüt hastalıgı , herşeyden korkmak vs..
Birde başarı için yapılan büyü var : işe girmek için, evlenmek için, sınavı geçmek için . Bu da diger büyü tipi gibi insani dinden çıkarır ve en büyük günahlardan biridir Allah korusun
11) EVDE VE İŞ YERİNE YAPILAN BÜYÜ :
Bu büyü evde huzursuzluga neden olur, kavgalara neden olur, ailenin ayrılmasına neden olur vs...
İŞ YERİNE : iş yerinde kavgalara neden olur, işte düşüş olmasına neden olur, kazalara neden olur, büyü çeşitlerinin sonu yoktur arabaya, ve diger her şeye büyü yapılabilir
12) RÜYALAR
Hemen her seferinde büyünün gelişi bir rüya ile gösterilir mesela : birileri bizi döver, akrep yada yılan tarafından sokuluruz, köpek , fare ve dıger hayvanlar da olabilir, yükseklikten düşeriz vs...
Allahın laneti bunları yapan ve yaptıranların üzerine olsun, Allah bizleri ve tüm müslümanlari her beladan korusun.
islam
Devamını Oku »

CİNLER HAKKINDA BİLGİ - Abdulhakim-i Arvâsî Hz

 Cin Hakkında Bilgi (Hicri 14.Asrın Müceddidinden)
Aşağıdaki yazı, Osmânlı pâdişâhlarının otuzaltıncısı, sonuncusu, sultân Muhammed Vahîdeddîn hân “rahmetullahi teâlâ aleyh” zemânında, medresetülmütehassısînde tesavvuf müderrisi olan Hicri 14.asrın müceddid-i,büyük veli,mürşid-i kâmil,evlad-ı resul,Es seyyid Abdulhakim-i Arvâsî hazretleri ''rahmetullahi teâlâ aleyh'' (Keşkül) ismindeki kitâbından alındı. Keşkül basılmamışdır.
Cin var mı, diye soranlara, acele cevâb vermek îcâb eder. Çünki, Cinnin var olmasında şübhe etmek, pek tehlükelidir. Cevâb olarak, islâm âlimlerinin sağlam kitâblarından çıkardığım, aşağıdaki bilgileri, dikkatle ve insâf ile okumak ve doğru düşünerek, anlamak lâzımdır.
Cin, cinnet, cinân, Cennet, cenân ve cenîn gibi C ve N harflerinden meydâna gelen kelimeler (örtülü) demekdir. Cennet denilen yer, meyveler, çiçekler, kokular ile örtülü olduğundan, bu ism verilmişdir. Delilere, mecnûn denilmesi de, aklının örtülü olduğu içindir. Geceye (Cünn-i leyl) denir. Çünki, karanlık, gün ışığını örtmüşdür. Cin denilen mahlûklar da, gözümüzden örtülü olduğu için, cin denilmişdir. Cin kelimesi, Cinnî isminin cemʼidir. Cin, cinnîler demekdir. Peri, fârisîde, cin demekdir.
Mahlûklar, görülen, görülmiyen diye iki kısmdır. Ayrıca, mekânsız, madde olmıyan mahlûklar da vardır. İmâm-ı Mâverdî diyor ki, (Cin, dört ana maddeden yapılmışdır: Su, toprak maddeleri, havadaki gazlar ve ateş. Bunlardan ateş; alev, ışık ve dumandır. Mâric denilen, alev kısmından yaratılan cinnîlerin müʼminleri, kâfirleri, fâsıkları vardır). Bugünkü fen bilgimize göre, bu dört ana madde, yüzbeş elementden (basît cismden) meydâna gelmekdedir. Şu hâlde bütün mahlûklar, elementlerden yapılmış olup, enerji (kudret) taşırlar. Normal fizik şartlarında, katı ve sıvı (mâyıʼ) hâlinde bulunan varlıkları ve renkli gazları görebildiğimiz için bunlardan yapılmış cismler görünür. Meselâ insanda katı maddeler ve su çok (yüzde yetmişden fazla) bulunduğundan, insan görünüyor. Otlar ve bütün hayvanlar da böyledir.
Cinnîler, havadan ve nârdan [yaʼnî ateşden] meydâna gelmişdir. [Ateşin alev kısmı görünmez, içindeki katı zerreler, sıcakda ışıklandığı için, parlak görünüyor.] Bunun için, cin de görünmez.
Alev iki kısmdır: Biri zulmânî [görünmiyen], ikincisi nûrânî [bu da görünmez]. Zulmânî olandan cin, nûrânî olandan ise melekler yaratılmışdır. İnsanlar, toprak maddelerinden yaratıldığı hâlde, Allahü teâlâ, bu maddeleri organik ve organize hâle, et ve kemiğe çevirdiği gibi, meleklerde ve cinde alev şekli değişerek, onlara mahsûs latîf, her şekle dönebilen bir hâle gelmişdir.
Cinnin taʼrîfi şöyledir: Cin yaʼnî peri, ateşin alev kısmından yapılmış cismler olup, her şekle girebilirler. Melekler ise, nûrânî cismlerdir. Muhtelif şekllere girebilirler. Melek ile cin, yaratılış bakımından birbirine yakındır. Melekler, muhteremdir, kıymetlidir. Cin, hakîrdir, kıymetsizdir. Melekde, nûr [ışık] kısmı, cinde ise, alev maddesi fazladır. Elbette nûr, zulmetden efdaldir. Meleklerin, cinnîlere yakınlığı, insanın hayvana yakınlığı gibidir. İnsanların üstün olanları, melekden kıymetli, cin de hayvandan kıymetlidir.
İslâm âlimlerinin çoğu, meleklere cism dedi. Doğrusu da öyledir.
Meleklerin varlığına inanmıyan kâfir olur. Cism olduklarına inanmıyan kâfir olmaz, bidʼat sâhibi olur.
Cinnin varlığına da inanmıyan kâfir olur. Eski felsefecilerden bir kısmı, Kaderiyye [yaʼnî muʼtezile] fırkasının çoğu ve zındıklar, Cin ve şeytânlara inanmadı. Cin, zekî, dâhî insan demekdir. Şeytânlar da, kötü kimseler demekdir dediler. Din kitâblarını okumıyan ve islâm âlimlerinin sözlerini bilmiyen, elbette inanmaz. Fekat, Kurʼân-ı kerîmde açıkça bildirildiği hâlde ve islâm büyüklerinin kitâbları dolu olduğu hâlde, Kaderiyye fırkasının inanmaması, şaşılacak şeydir. Çünki bunlar, Kurʼân-ı kerîme uyduklarını söylüyor. Demek ki, bu kadar uymakdadırlar. Hâlbuki, Cinnin var olması, akla uymıyan birşey değildir. Yaʼnî aklın red edeceği birşey değildir. Çünki, Allahü teâlânın kudretinin yapamıyacağı birşey değildir. Bugün fen adamları, akl ve din sâhibleri, aklın imkânsız demediği şeyleri red etmiyor. Kurʼân-ı kerîmde bildirilen şeylere, kelimenin açık ve meşhûr maʼnâlarını vermek lâzımdır. Şeyh-i ekber [Muhyiddîn-i Arabî] “kuddise sirruh”, Cinnin var olduğunu, şu âyet-i kerîmeler ile gösteriyor:

 1 — Zâriyât sûresinin ellialtıncı âyetinde meâlen, (İnsanları ve Cinnîleri ancak, beni bilip itâʼat, ibâdet etmeleri için yaratdım) buyruluyor.
2 — Errahman sûresi, yetmişdördüncü âyetinde, Cinnin Cennete gireceği bildiriliyor.
3 — Errahman sûresinin otuzbirinci âyetinde (Sekalân) buyuruyor ki, (Ey insanlar ve cinnîler!) demekdir. Resûl-i sekaleyn, müftîyüssekaleyn, gavsüssekaleyn [yaʼnî, insanların ve cinnin Peygamberi, müftîsi, velîsi] gibi ismler de, cinnin varlığını göstermekdedir.
Kitâblı kâfirlerin hepsi, ateşe tapanlar, puta tapanlar, budistler, müşrikler ve Yunan felesoflarının çoğu ve tesavvuf büyükleri cinnin var olduğuna inanıyor. Süleymân aleyhisselâmın vakʼası da, cinnin varlığını göstermekdedir.
Cinnîleri anlatan âyet-i kerîmelere, akllarına göre, başka maʼnâ verenler mürted olur. (Milel-nihal) kitâbında ve imâm-ı Muhammed Birgivînin “rahmetullahi aleyh” yazdığı (Tarîkat-i Muhammediyye) kitâbındaki fetvâ ve (Akâʼid-i Nesefî) şerhindeki açıklama, mürted olacaklarını bildirmekdedir. Fetvâ şudur: (Kurʼân-ı kerîmin âyetlerine, kelimelerin açık, meşhûr maʼnâları verilir. Bu maʼnâları değişdirerek, bâtınîlere [İsmâʼîlîlere] uyanlar kâfir olur).
Kul-eʼûzü sûresi ve Cin sûresi, cinnin varlığını açıkca haber vermekdedir.
[Bilgileri noksân baʼzı kimselerin, cinnîleri hayâl (illüzyon) sanarak, yok demeleri kıymetsizdir. Korkudan, göz önünde hâsıl olan hayâller, elbette yokdur. Fekat, bu hâyalleri cin sanmak, cinden haberi olmamak demekdir. Birşeye yok diyebilmek için, o şeyi tanımak, kavramak lâzımdır. Tanımadan yok demek, çocukca lâf olur. Bu gibilere, ilm adamı demek, yersiz olur. Bütün Peygamberlerin haber verdiği ve hele, Peygamberlerin en üstününün “aleyhi ve aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” çeşidli zemânlarda haber verdiği bir bilgiye, akla, tecribeye dayanmadan, zan yolu ile, çala kalem yok demek, ilm adamına yakışır bir şey değildir. Cinne, meleklere, Cennete, Cehenneme hattâ Allahü teâlâya inanmıyanların biricik sözleri, (Kim gitmiş, kim görmüş. Var olsalardı görürdük. Görülmiyen şeye inanmak, abdallık olur) demeleridir. Gözün akla değil, aklın göze bağlı olması lâzım sanıyorlar. Hâlbuki akl, duygu organları üstünde bir kuvvetdir ve his edilen şeylerin doğrusunu, yanlışını ayıran bir hâkimdir. İnsanlar, göze tâbiʼ olsaydı, insanlık şerefi, gözün kuvveti ile ölçülseydi, kedi, köpek ve fârenin insandan dahâ şerefli, dahâ kıymetli olması lâzım gelirdi. Çünki, bu hayvanlar, karanlıkda da görüyor, insan ise göremiyor. O hâlde, göremediğine inanmak istemiyen kimse, insanlığı, hayvandan aşağı düşürmekdedir. Demek ki, his organlarımız, aklın uşakları, âletleridir. Kumandan, hâkim, akldır. Akl, görünmiyen, duyulmıyan şeyleri red etmediği gibi, yokluğu isbât edilemiyen ve anlaşılamıyan şeylere de yok demez. Bunlara yok demek, akla uygun bir söz olmaz].
Cinnin varlığı, dînin açıkca bildirdiği birşey olduğundan, inanmıyan müslimânlıkdan çıkar, hiçbir ibâdeti kabûl olmaz.
Cinnin insanlara zarar verdikleri, yardım etdikleri, insanları isteklerine kavuşdurdukları, çeşidli zemânlarda, birçok müslimân ve kâfirler tarafından görülmüş ve haber verilmişdir. Buna karşılık, inanmıyanlar, pek azdır. Yaʼnî yalnız felesof taklîdcileri ve tıb diploması alan birkaç kimsedir. Eski tecribeli doktorlar ve şimdi, tıbbı zevk edinip ihtisâs kazananların çoğu, yok deyip geçemiyor, müslimânlara uyuyorlar. İslâm âleminin en büyük doktoru olan İbni Sînâ, Yunan felesoflarının teʼsîri altında kalıp, islâmiyyetden bir nasîb alamadığı hâlde, (Kanûn) ismindeki kitâbında, Sarʼa hastalığını anlatırken, Cinden bahs etmekdedir. Meselâ diyor ki, (Hastalıklara birçok maddeler sebeb olduğu gibi, cinnin hâsıl etdiği hastalıklar da vardır ve meşhûrdur). [Cin hakkında bilgi, her Peygamberin kitâbında vardı. Süleymân aleyhisselâmın emri ile iş görürlerdi. İdrîs “aleyhisselâm” diri olarak Cennete çıkarılınca, onu çok sevenler, ayrılık acısına dayanamadı. Resmini yapıp seyr eyledi. Dahâ sonra gelenler, bu resmleri tanrı sandı. Çeşidli heykeller de yapılıp tapıldı. Böylece putperestlik meydâna çıkdı. Peygamberimizden “sallallahü aleyhi ve sellem” bin sene önce, Hicazdaki Huzâʼa hükûmetinin reîsi olan Amr bin Luhay, puta tapınmak dînini Şâmdan Mekkeye getirdi. Putlara tapanlar, putlardan ses işitirdi. Cin, putun, yaʼnî heykelin içine girip söylerdi. Peygamberimizin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” dünyâya teşrîf etdiği, islâmiyyetin başladığı, birçok putlardan işitilmişdi. Bu sözlerle, çok kimselerin müslimân olduğu, (Mirʼât-i Mekke) târîh kitâbında uzun yazılıdır. Şeytânlar, diri insanın içine de girer. İnsanın his ve hareket sinirlerine teʼsîr ederek, hareket ve ses hâsıl ederler. İnsanın, bu kendi söz ve hareketinden haberi olmaz. Böylece vaktîle Romada ve Peştede, son zemânlarda Adanada konuşan çocuk ve hastalar görülmüşdür. Bunları konuşduran cin, uzak memleketlerdeki veyâ eski zemânlardaki şeyleri söylediklerinden, baʼzı kimseler, bu çocukların iki rûhlu olduğunu veyâ başka insanın rûhunu taşıdığını, yaʼnî tenâsüh sanmışdır. Böyle zan etmenin yanlış olduğunu, dînimiz açıkca

 bildirmekdedir. Eskiden kâhinler, cinnîlerden baʼzı şeyler işiterek falcılık yapardı. Bunun için, puta tapanlar, cinnin varlığına inanır ve cinden korkardı. Cinnin var olduğunu, müslimânlar, putperestlerden işiterek öğrenmedi. Kurʼân-ı kerîmden ve Muhammed aleyhisselâmdan öğrendi. Müslimânlar, puta tapanlar gibi, cinden korkmaz. Muhâfaza melekleri, insanları cinden koruduğu gibi, âyet-i kerîme ve düâ okuyup, Allahü teâlâya sığınanlara da birşey yapamazlar].
2.KISIM
İnsanlar, ilk olarak, toprakdan yaratıldığı gibi, cin de, alevden yaratıldı. Cin de, erkek ve dişi olur. Evlenmeleri, evleri, yimeleri, içmeleri, üremeleri, ölmeleri hakkında ve Muhammed aleyhisselâmın onlara da Peygamber olduğu, Kurʼân-ı kerîmi dinledikleri, Mekke-i mükerremede ve Medîne-i münevverede toplandıkları ve Resûl-i ekremin “sallallahü aleyhi ve sellem” onlara Kurʼân-ı kerîm okuduğu, ibâdet etdikleri, sadaka verdikleri, iyi işlerine sevâb verildiği, cin kâfirlerinin Cehenneme gireceği, müʼminlerinin Cennete gireceği ve Cennetde Allahü teâlâyı görecekleri, Cinnin arkasında nemâz kılanın nemâzının sahîh olup olmıyacağı, Cumʼa ve cemâʼatler onlar ile de olup olmıyacağı ve nemâz kılanın önünden geçmeleri câiz olduğu, çeşidli kitâblarda yazılıdır. İnsanın cin ile evlenmesinin câiz olduğu, cinnin insan kadınına teʼarruz edince gusl abdesti lâzım olduğu, cin ile insan arasında hâsıl olan çocuğun nasıl olacağı [Belkıs gibi], Cinnin kesdiği hayvanın yimesi câiz olduğunu, cinnîlerin insan âlimlerine süâl sorup fetvâ aldıklarını, insanlara vaʼz etmelerini, insanlara şiʼr söyleyip insanların işitmesini, insanlara, hastalık tedâvîsi, ilâc öğretdiklerini, insandan korkduklarını, insanlara itâʼat etdiklerini bildiren, âlimlerimizin çeşidli yazıları vardır. Bu kitâblar, cinnin varlığını göstermekdedir.
Cinnîlerin insanlara olan zararlarına karşı tedbîr alınması, cinnin zararına karşı korunulması, cinnîlerin küçükleri yükseklerine itaʼat etdikleri, insanların iyiliklerine karşı iyilik yapdıkları, kötülüğe karşı kötülük ve zarar yapdıkları, sarʼa hastasının bedenine girip, hastanın hareketleri ve işlerinin, cinnin hareketi ve işi olduğu, böyle hastanın tedâvîsinde cin ile sorgu, süâl, cevâblaşma olduğu, cinnin insanlarla alay etdikleri, cinnin insan gibi, nazarları değeceği, cinnin harb etdikleri, bilhâssa Ramezân ayında azdıkları, cinnin insanlarla ibâdet etdikleri, cinnin, hadîs-i şerîflerin sahîh olup olmamasında insanlarla müzâkerede bulunmaları, Server-i âlemin “sallallahü aleyhi ve sellem” Ümm-i Maʼbedin çadırında müsâfir olduğunu Mekke ehâlisine haber vermeleri, Ümm-i Maʼbedin müslimân olduğunu haber vermeleri, Bedr muhârebesini haber vermeleri, geçmiş şeyleri cinden sormak câiz olduğu, ileride olacak şeyleri sormak câiz olmadığı, müezzinlerin ezânlarına, kıyâmetde, cinnîlerin şâhid olacakları, Ebû Ubeyde ve arkadaşları vefât edince, cinnîlerin ağlayıp mâtem etdikleri, Ömer “radıyallahü anh” vefât etdiği zemân, mersiye okudukları, Osmân “radıyallahü anh” şehîd olunca, ağlayıp inledikleri, hazret-i Alînin “radıyallahü anh” şehîd olduğunu haber verdikleri, Hüseyn “radıyallahü anh” şehîd olunca ağlayıp, bağırdıkları ve başka Sahâbîler şehîd olunca bildirdikleri, Ömer bin Abdülʼazîzin vefâtını haber verdikleri, imâm-ı aʼzam Ebû Hanîfenin ve imâm-ı Şâfiʼînin “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecmaʼîn” vefâtlarında ağladıkları, cinnin insan kalbine vesvese getirdiği ve dahâ pekçok meşhûr vakʼa ve işler kıymetli kitâblarda yazılıdır. Bunların hepsi, cinnin varlığını göstermekdedir. [Keçi, yılan, kedi şekline girdikleri çok görülmüşdür. Mikrop şekline de girip, insanın damarlarında dolaşırlar.]
Cinnîler yir, içer. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”; (Sağ el ile yiyiniz, sağ el ile içiniz! Çünki, şeytân, sol eli ile yir ve sol eli ile içer!) buyurdu. Şeytânların hepsi kâfirdir. İnsanları aldatmağa uğraşırlar. İbâdetleri unutdurup, günâhları iyi gösterirler. Nefsin arzûlarını kızışdırırlar. Şeytânlar da, ateş ile havadan yaratılmışdır. Fekat cinde hava, şeytânda ateş fazladır. Cin ve şeytânlar, en ufak yerden geçerler, insanın içine, damarlarına girerler.
(Aynî târîhi)nde diyor ki, (Cinnîlerin sayısı, insanların on katından fazladır. Şeytânların sayısı, bu ikisinin on katlarından fazladır. Meleklerin sayısı da, bu üçünün sayılarının, on katından dahâ çokdur). [(Buhârî) şârihlerinden Mahmûd bin Ahmedin (Aynî târîhi) ondokuz cilddir.] Her insanın yanında, kâfir bir cinnî arkadaşı vardır. Fekat, melekler, insanları bunların kötülük yapmalarından korur. Cinden, Peygamber olmadığı (Eşbâh)da yazılıdır. Muhammed aleyhisselâmdan önce, cinnîlere Peygamber gelmediğini, imâm-ı Mukâtil bildirmekdedir.
(Eşbâh) kitâbının sâhibi, bunun ikinci kısmında ve imâm-ı Hamevî “rahmetullahi teâlâ aleyhimâ”, bunun hâşiyesinde diyor ki: İlk insan toprakdan yaratıldı. Bütün insanların bedenleri toprak maddelerinden meydâna gelmekdedir. Fekat insanlar, etdir, kemikdir. Toprak değildir. Cin de, ateşden meydâna gelmiş ise

 de, ateş ve hava değildirler.
(Kurtubî tezkiresi)nde buyuruyor ki, (Cinnin ölümü, yerde gâib olmakdır. İhtiyârları, gençleşmeyince ölmez. Ölecekleri zemân, çocukluk hâline döner ve yerde gâib olurlar. Cin üç sınıfdır: Bir sınıfı, rüzgâr ve hava gibidir. Bir kısmı yerdeki böcek ve hayvancıklar gibidir. Birinci kısmda, altmışsekizinci maddeye bakınız! Bir kısmı da emrlerle, ibâdetle vazîfelidir. Bunlara hesâb ve azâb vardır).
Seyyid Ömer “rahmetullahi teâlâ aleyh” diyor ki, bana bir cin kızı geldi. Benimle evlenmek istedi. Şemseddîn Hanefîden sordum. Hanefî mezhebinde câiz değildir dedi. Böyle söyledim. Beni aldı. Yer altına, evlerine götürdü. Büyüklerine söyledi. Büyükleri dedi ki, seyyid Şemseddînin cevâbı başımızın üstündedir. Fekat, cinnin insan ile evlenmesi, Şâfiʼî mezhebinde câizdir. Biz Hanefî değiliz, Şâfiʼîyiz.
İnsanların çoğalması, menî iledir. Cinnin çoğalması ise gaz (hava) iledir. Yaʼnî erkekden dişiye bir gaz geçerek bundan, yavru hâsıl olur. Bundan anlaşılıyor ki, insan ile cin evlenmesi, hayâl iledir. Hakîkî evlenmek olmaz. Fekat, âlimlerden çoğu, hakîkî evlenmek olmakdadır dedi ve gusl abdesti lâzım olur ve Belkıs, insan ile cin arasında hâsıl olmuşdur dediler. [Cin, insan şekline girip evlenmekdedir.]
İnsan, cinni ve şeytânları, uyanık iken ve rüʼyâda görebilir. Çünki, onlar her şekle girebilir. Çok güzel sûretlere girerler. İhtilâma sebeb olurlar. Peygamberlerden “aleyhimüsselâm” ve Evliyâdan çoğu şeytânı görmüş ve konuşmuşdur. Her ne şeklde olursa olsun, cinni gören kimse, hep ona bakarsa cin şeklini değişdiremez. Gözden kaçamaz. Ona sorup cevâb alınabilir. Bir ân başka tarafa bakılırsa, hemen kendi şekline girip gayb olur. İmâm-ı Şâfiʼî “rahmetullahi aleyh”, (Cinni kendi şeklinde gördüğünü iddiʼâ eden kimsenin şâhidliği kabûl olmaz!) buyurdu. Çünki, hayâli kuvvetli olanlar, bulunmıyan şeyleri görüyorum sanır. Hayâlleri [illüziyonları] birşey sanır. Sihr yapılmış kimseler de, böyle hayâller görüp, bunları cism zan eder. Hayâli fazla olanlara, çirkin şeyler güzel görünür. Çirkin tarafları görünmez. Dünyâya düşkün olanlara, dünyânın herşeyi böyle görünür. Çirkinlikler, güzel görünür. Fekat uyanık olanlar, keskin görüşlüler, herşeyin doğrusunu görüp aldanmaz.
İnsanın cin ile tanışması, arkadaş olması, kıymetli birşey değildir, zararlıdır. Onlarla konuşmak, fâsık insanla arkadaşlık etmek gibidir. Onlarla tanışan kimse, fâide görmemişdir. Muhyiddîn-i Arabî “kuddise sirruh” (Fütûhât) kitâbının ellibirinci bâbında buyuruyor ki: (Hiçbir insan, cinden Allahü teâlâya âid bir bilgi edinmemişdir. Çünki, cinnin din bilgileri pek azdır. Onlardan dünyâ bilgileri edineceğini sanan kimse de, aldanmakdadır. Çünki, fâidesiz şeyle vakt geçirmeğe sebeb olurlar. Onlarla tanışanlar, kibrli olur. Hâlbuki, Allahü teâlâ, kibrli olanı sevmez). (Reşehât)da molla Câmî hazretlerinin halîfesi, Abdülgafûr-i Lârî, Muhyiddîn-i Arabînin bir risâlesinde şöyle buyurduğunu bildiriyor: (Cinnin ilk babaları İblîs değildir. İblîs, cin tâifesindendir. Cin, ateş ve havadan yaratıldığı için çok latîfdirler. Çabuk hareket ederler. İnsan bunlara hafîf çarpınca, hemen ölürler. Bunun için, ömrleri kısadır. Din bilgileri azdır. Kibrli olduklarından, birbirleri ile, hep mücâdele, muhârebe ederler. Ateşden müteʼessir olmazlar. Cehennemlik olanları, Zemherîrde, yaʼnî soğuk Cehennemde azâb göreceklerdir. İblîs ve çocukları, hak ve sevâb olan iyi şeyleri yapmağı da insana hâtırlatırlar. Fekat, bunları yaparken, nefsde ucb, riyâ hâsıl olarak veyâ farzın kaçırılmasına sebeb olarak, insan çok günâha girer). Cin ile tanışmağa özenmemeli, Evliyâ-i kirâmın rûhâniyyetlerinden istifâde etmeğe çalışmalıdır. Evliyânın rûhları, görünmeden de, kendi beşerî şeklinde görünerek de, sevdiklerine fâide verir ve belâlardan korur. Onları tanımağa, sevmeğe ve sevilmeğe uğraşmalıdır. (Hadîkat-ün-nediyye)de, bütün bedenin âfetlerini bildirirken, yazılı olan hadîs-i şerîfde buyuruluyor ki, (Tetayyur eden ve tetayyur olunan ve kâhinlik yapan ve kâhine giden ve sihr, büyü yapan ve yapdıran ve bunlara inanan, bizden değildir. Kurʼân-ı kerîme inanmamışdır). Tetayyur, uğursuzluğa inanmakdır. Kâhinlik, cinden bir arkadaş edinip, olmuş ve olacak şeyleri ona sorup, ondan öğrenmek ve bunları başkalarına bildirmekdir. Cinle tanışan falcılar ve yıldıznâmeye bakıp, sorulan herşeye cevâb verenler böyledir. Bunlara ve büyücülere gidip, söylediklerine, yapdıklarına inanmak, baʼzan doğru çıksa bile, Allahdan başkasının herşeyi bildiğine ve her dilediğini yapacağına inanmak olup, küfr olur.
3.KISIM
İbni Hacer-i Hiytemî, (Fetâvâ-yı hadîsiyye)nin yüzyirminci sahîfesinde diyor ki, (Birinin kolunu kesip, sonra yapışdırmak, kendi ağzına, bedenine bıçak, kama sokup çıkarmak gibi gösteriler yapan tarîkatcılar, bu gösterilerini sihr, göz boyamak şeklinde yapıp, kerâmet gösterdiğini söylerse, hâkim tarafından öldürülür. Başka şeklde yapıyorsa, öldürülmez. Fekat, ağır cezâlandırılır. Mâlikî âlimlerinden Abdüllah ibni ebî Zeyd

 Kayrevânî “rahmetullahi aleyh” (İsbât-ü kerâmât-il-Evliyâ) kitâbında diyor ki, sihrinde küfre sebeb olacak şey yoksa, el çabukluğu yapıyorsa, fekat kerâmet ve tarîkatcılık şeklinde gösterirse, cezâlandırılır. Böyle tarîkatcıların yanlarına gitmek, seyr etmek câiz değildir. Bir kadın, zevcine, kendisinden veyâ başkasından soğuması için büyü yapdığını söyledi. Bunu öldürmediler. Cezâlandırdılar. İbni Ebî Zeyd “rahmetullahi teâlâ aleyh” diyor ki, (Bir kimse, kitâba bakarak cin ile konuşduğunu, bu cinne emr ederek, sarʼa yapan habîs cinni kovduğunu, büyü çözdüğünü, habîs cinni öldürdüğünü söylerse, buna inanmamalıdır). Cin ile arkadaşlık etdiğini, cin pâdişâhına hizmet etdiğini söyliyen kimsenin büyücü olduğu anlaşılır. Mısrdaki Fâtımî devletinin altıncı reîsi olan Hâkim bi-emrillah Mansûr, Dırâr ve bunun talebesi Hamzaya uyarak, cin ile tanışdı ve Cin pâdişâhına hizmet ederek, sapıtdı. Şeytânların maskarası oldu. Tanrılık daʼvâsına kalkdı. İbni Ebî Zeyd diyor ki, (Cinci tarîkatcıya inanmak, insanı cinden kurtardığına inanarak, ona ücret vermek câiz değildir. Büyü çözene de para vermek câiz değildir). Kocasının muhabbet etmesi ve kendisine eziyyet etmemesi için, bir kadına, Kurʼân-ı kerîmden ve Selef-i sâlihînin bildirdikleri düâlardan muska yazmak, karşılık birşey istememek câizdir. Ne olduğu bilinmiyen şeyleri yazmak, okumak ve kendisine okutmak, bunları muska, tütsü yapmak harâmdır). Kâdî-zâde, (Birgivî vasıyyetnâmesi)ni açıklarken, Birgivînin, (Bir kimse, ben çalınanları, gayb olanları bilirim dese, böyle söyliyen ve buna inanan kâfir olur. Bana cin haber verir. Bunun için bilirim dese, yine kâfir olur. Zîrâ, cin de gaybı bilmez. Gaybı yalnız Allahü teâlâ bilir. Ondan başka kimse bilmez) yazısını, (Allahü teâlânın vahy ve ilhâm etdikleri bilir. Cin, herşeyi bilmez. Allahü teâlânın bildirdiğini ve görüp anladığını bilir. Cin, bu iki yoldan öğrendiğini haber verirse, bana cin haber verdi demekde zarar yokdur. Peygamberler kabrlerinde, bilmediğimiz bir hayât ile diridirler. Allahü teâlâ, onlara vahy, ilhâm ve keşf yolu ile, gayb ve gizli şeyleri bildirmişdir. Diri insanların işlerini ve hâllerini onlara ve dilediği müʼminlerin rûhlarına bildirmekdedir) şeklinde açıklamakdadır. Cinnin sâlih olanlarına da bildirmesi câizdir. Fekat, müʼmin ve sâlih olmıyan, bidʼat ehli ve fâsık tarîkatcıların, yobazların yalanlarına inanmamak, tuzaklarına düşerek, felâkete sürüklenmemek için, çok uyanık olmalıdır. 909.cu sahîfeye ve (El-münîre) kitâbına bakınız!
(Dürr-ül-muhtâr)ın Tahtâvî ve İbni Âbidîn hâşiyelerinde, son cildin sonunda diyor ki, (İnsanın, bilmesi lâzım olmıyan şeyleri münâkaşa etmek mekrûhdur. Öğrenmesi emr edilmemiş olan şeyleri sormak câiz değildir. Meselâ, Lokman ve Zülkarneyn Peygamber midir, değil midir? Cebrâîl aleyhisselâm, Peygamberlere nasıl gelirdi? Melek ve Cin, insanlara ne şeklde görünürler? İnsan şeklinde görünürken, yine cin ve melek midirler? Cennet ve Cehennem nerededirler? Kıyâmet ne zemân kopacak? Îsâ aleyhisselâm, gökden ne zemân inecek? İsmâʼîl ve İshak aleyhimesselâmdan hangisi efdaldir ve hangisi kurban edildi? Fâtıma ve Âişeden “radıyallahü teâlâ anhümâ” hangisi dahâ efdaldir? Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” ana babaları ve Ebû Tâlib hangi dinde idiler? İbrâhîm aleyhisselâmın babası kim idi? Bunlar gibi şeyleri sormamalıdır. Bunları öğrenmekle emr olunmadık).
(Hazînet-ül-esrâr) kitâbında diyor ki, Sarʼa hastasından, rûhânînin defʼ edilmesine ve hastanın şifâsına âid hadîs-i şerîfleri bildirelim: [(Lugat-ı Nâci)de cin kelimesinde diyor ki (Rûhâniyyûn üç sınıfdır: Hep iyilik yapan, ahyâr. Melekler böyledir. Hep kötülük yapan eşrâr. Şeytânlar böyledir. İyilik de, kötülük de yapan evsât. Cinler böyledir.] (Herkese Lâzım Olan Îmân) 26.cı sahîfeye bakınız!
İmâm-ı Beyhekî (Delâil-ün-nübüvve) kitâbında ve imâm-ı Kurtubî (Tezkire) kitâbında bildiriyor ki, Ebû Dücâne “radıyallahü anh” buyurdu ki, yatıyordum. Değirmen sesi gibi ve ağac yapraklarının sesi gibi, ses duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyâh birşey yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım gibi şeyler atmağa başladı. Hemen Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” gidip, anlatdım. Buyurdu ki, (Yâ Ebâ Dücâne! Allahü teâlâ, evine hayr ve bereket versin!). Kalem ve kâğıd istedi. Alîye “radıyallahü anh” bir mektûb yazdırdı. Mektûbu alıp, eve götürdüm. Başımın altına koyup, uyudum. Feryâd eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki, (Yâ Ebâ Dücâne! Bu mektûbla, bizi yakdın. Senin sâhibin, bizden elbette çok yüksekdir. Bu mektûbu, bizim karşımızdan kaldırmakdan başka, bizim için, kurtuluş yokdur. Artık, senin ve komşularının evine gelemiyeceğiz. Bu mektûbun bulunduğu yerlere gelemeyiz). Ona dedim ki, sâhibimden izn almadıkca bu mektûbu kaldırmam. Cin ağlamasından, feryâdından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabâh nemâzını, mescidde kıldıkdan sonra, cinnin sözlerini anlatdım. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (O mektûbu kaldır. Yoksa, mektûbun acısını, kıyâmete kadar çekerler!).
Kefevînin (Mecmûʼa-tül-fevâid) kitâbında ve Demîrînin (Hayât-ül-hayvân) kitâbı, kaf harfindeki (Kunfez) kelimesinde diyor ki, (Bir kimse, bu mektûbu, yanında taşısa veyâ evinde bulundursa, bu kimseye, eve ve

 etrâfına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider). Bu mektûb (Hazînet-ül-esrâr) ve (Hayât- ül-hayvân)da yazılıdır. Süleymâniyye kütübhânesi, (Ayasofya) kısmında, [2912] sayıda (Hayât-ül- hayvân)ın fârisîsi, [1913] de ise türkçesi vardır. Müslimânlara kolaylık olmak için bu mektûb, (Teshîl-ül- menâfiʼ) kitâbının sonunda da [207.ci sahîfesinde de] yazılıdır. Bu kitâb, (Hakîkat Kitâbevi)nde satılmakdadır.
Âyet-el-kürsî, İhlâs, Muʼavvizeteyn ve Fâtiha sûrelerini sıksık okumak da, insanı cinden muhâfaza eder. Bu âyet-i kerîmeleri okumakla ve bu mektûbu taşımakla ve şifâ âyetlerini okumakla ve yazıp suyunu içmekle fâidelenmek istiyenlerin Ehl-i sünnet iʼtikâdına uygun olarak doğru îmân sâhibi olması lâzımdır. Bunları yazanın ve kullananın iʼtikâdı doğru olmazsa ve küfr alâmetlerini kullanır, harâm işlerse, fâideleri görülmez.
Fârisî (Şevâhid-ün-nübüvve) 163.cü sahîfesindeki hadîs-i şerîfde, (Yatarken Âyet-el kürsî okuyana, şeytân yaklaşamaz) buyuruldu.
Kâdî Bedrüddîn-i Şeblînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Akâm-il-Mercân) kitâbı arabî olup büyükdür. Hep cinden bahs etmekdedir. Bir yerinde diyor ki, (Cinden, geçmiş, olmuş şeyleri sorup öğrenmek câizdir. Gelecekde olacak şeyleri sormak câiz değildir. Geçmiş şeyleri görüp, işitip bilirler. Sarʼa hastasını ve başka cin çarpanları cinden kurtarmak için, küfre sebeb olan şeyleri yapmak câiz değildir. Cinden kurtulmak için en iyi on çâreyi [kısaltarak] yazıyoruz:
1- Eʼûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır.
2- Eʼûzü Besmele ile iki Kul-eʼûzüyü okumalıdır.
3- Eʼûzü Besmele ile Bekara sûresinin ilk beş âyetini okumalıdır.
4- Eʼûzü Besmele ile Âyet-el-kürsî okumalıdır.
5- Eʼûzü Besmele ile Bekara sûresinin son iki âyetini okumalıdır.
6- Eʼûzü Besmele ile Ha-Mîm Müʼmîn sûresinin başından (masîr)e kadar ve Âyet-el-kürsî okumalıdır.
7- (Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şeyʼin kadîr) okumalıdır.
8- Çok (Allah) demelidir.
9- Hep abdestli bulunmalı, farzları ve sünnetleri hiç terk etmemelidir.
10- Kadınlara bakmakdan, çok konuşmakdan, çok yimekden ve galabalıkdan sakınmalıdır). (Berekât) kitâbında, Muhammed Saʼîdi “rahmetullahi teâlâ aleyh” anlatırken sonunda, imâm-ı Rabbânînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” Cinden korunmak için, (Lâ havle velâ kuvvete illâ billah-il-aliyyilʼazîm) okuduğunu yazıyor. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, yüzyetmişdördüncü mektûbunda, Cini defʼ için bunu okumağı tavsiye etmekdedir. Buna, (Kelime-i temcîd) denir.
Şeyh-ül-islâm İbni Hacer Hiytemînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Tezekkürü Âsâr-il-vâride) kitâbında da, cinden koruyan düâlar yazılıdır. Bu kitâb, Süleymâniyye kütübhânesi, (Reîs-ül-küttâb Mustafâ efendi) kısmında, [1150] sayı ile mevcûddur. (Hakîkat Kitâbevi) tarafından (Minha) sonunda basdırılmışdır.
Cin ve şeytân şerrinden kurtulmak için ve sarʼa hastalığına ve sihre karşı (Teshîl-ül-menâfiʼ) kitâbının sonundaki (âyât-ı hırz)ı yedi gün okumalı ve yazıp, üzerinde taşımalıdır.
Celâleddîn-i Süyûtînin “rahmetullahi aleyh” (Kitâbürrahme fittıbb-i velhikme) kitâbında sihr, nazar ve cinden korunmak için kıymetli bilgi vardır. Yüzellinci bâbında buyuruyor ki, (Şeytânın vesvesesinden, sıkıntıdan kurtulmak için, hergün bu düâyı okumalıdır: Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül- hayy-ül-halîm-ülʼazîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!). Yüzyetmişdördüncü maddesi sonunda diyor ki, (Hiltit veyâ şeytân tersi adındaki zamkı yanında taşıyan kimseye cin gelmez. Sarʼa hastası, bunu koklarsa, iyi olur). Asa Foetide denilen bu zamk, esmer, pis kokulu, reçine olup, antispasmodique olarak, yaʼnî sinirleri teskîn edici olarak Avrupada, toz, hap ve ihtikan şeklinde adale ve sinir gerginliğini gidermek için, kullanılmakdadır. (Ütrüc), yaʼnî Ağaç-kavunu bulunan eve cin girmiyeceği, (Hayât-ül-hayvân)da ve (Kâmûs)da yazılıdır.
İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi aleyh”, talebeleri ile, uzak bir yere gidiyordu. Gece, bir hânda kaldılar. Bu gece, bu hânda bir belâ hâsıl olacak. Şu düâyı okuyunuz!) buyurdu: (Bismillâhillezî lâ-yedurru maʼ asmihî

şeyʼün fil-Erd-ı velâ fissemâi ve hüves-semîʼulʼalîm). Gece büyük yangın oldu. Bir odada eşyâlar yandı. Bu odaya haber verilmemişdi. Düâyı okuyanlara birşey olmadı. Bu düâ, (Umdet-ül-islâm) ve (Berekât) kitâblarında yazılıdır. (Tergîb-üs-salât) kitâbında ve (Kıyâmet ve Âhıret) kitâbı 155.ci sahîfesinde hadîs-i şerîf olduğu da bildirilmekdedir. Derdlerden, belâlardan, fitne ve hastalıklardan korunmak için, sabâh ve akşam, İmâmın bu sözünü hâtırlayarak, üç kerre okumalıdır. Âyât-i hırz [koruyucu âyetler] da, okumalıdır.

Devamını Oku »