NEFS MERTEBELERİ VE GÖRÜLEN RÜYALAR

 Nefsi Emmare rüyası şunları görür:
Hınzır:..................... Harama;
Kelb(Köpek):............... Gadab, öfkeye;
Fil-Akreb-Yılan:............. Ucube, Azaba, acı söze.
Fare (Sıçan):................ Gizli işe.
Pire:..................... Musibete belâya.
Böcek:.................... Sıkıntıya.
Eşek:..................... Faidesiz işe.
Cemadat; Mezbele:......... Zibil, dünyaya meyle.
Hamir (Rakı):............. Harama.
Od (ateş):................ Kaygıya.
Afyon (tütün):............ Bir acı yaramaz, can sıkan işe.
Bunlar Nefs-i Emmare'nin işaretidir. Riyazet ile esmasına devam edilir ise geçer.

BİRİNCİ NEFS-İ LEVVAME RÜYASI
Siyah Adam:.................. Ayibe,
Dilsiz, Ahraz, Sarhoş:....... Aşkı mecaziye, şehvetinin aşkına.
Gülmek:...................... İbadeti terk etmeye,
Dellal:...................... Yalana,
Kasap:....................... Kasavete,
Harp:........................ Kalbin katılaşmasına.
Şaşlık:...................... Şaşkınlık, Haktan.
Bunları rüyada görmek bunlara işarettir. Mürşid izni ile yüzbin LA İLAHE İLLALLAH zikrini çok çok huzur ile ederse (çekerse) bunlar geçer ikinci Nefsi levvameye varır.

İKİNCİ NEFS-İ LEVVAME RÜYASI
Koyun:.................... Helal mala.
Sığır:.................... İnsana faidedir.
Deve:..................... Cefaya, tahammüle.
Balık:.................... Helal kazanca.
Şeker, Bal:............... Ahlakı hamideye.
Meyva, İp:................ Nefsin tabiatıdır, isteğidir.
Ev-Dükkün-Cami:.......... Kalbin rahatlığına, sükunetine işarettirler.
Esmasına devam eder ise geçer. Bunlar Mürşid izni ile Elli bin «ALLAH ALLAH ALLAH» çekmeye devam etmelidir.

ÜÇÜNCÜ NEFS-İ MÜLHİME RÜYASI

Kafirlik:.................. Dînin noksanına
Ehli delâlet:.............. Hak yolundan şaşkınlık delâlete.
Kadınlık:.................. Akıl noksanına,
Kızılbaşlık:............... Mezheb noksanına,
Sakalının noksanı:......... Musibete, belâya.
Gözsüzlük:..................Şehadeti saklamak, Hak sözü gizlemek.
Sağırlık:...................Hak sözü işitmezliğe, şeriatta işitmezliğe.
Topallık:...................Hakta iddia eder ve amelde etmezliğe işarettir.
Mürşid izni ile HU zikrine devam eder.
Tövbe istiğfar ile çalışır ise kurtulur. İnsan kendisini böyle olmuş görürse hep bunlara işarettir.

DÖRDÜNCÜ NEFS-İ MUTMAİNNE RÜYASI:
Kur'an okumak:............... Kalbin safasına ayetin manasına göre tabir olur.
Peygamber, Padişah, ulema görmek: İman, islam, din kuvvetine işarettir.
Kâbe ve mediyne:............ Kalb temizliğine işarettir.
Camiler, mescid:............ İlim temizliğine, kalb temizliğine işarettir.
Tüfek, Mancılık, Hançer, Döğüşmek.... Bunlar hep vesvese ve Hücumlar karşısında bunalmak:şeytanidir.
Bunlardan kurtulmak için Mürşid izni ile HAY zikrine devamladır.

NEFS-İ RAZİYYE RÜYASI
Huri, Burak, Cennet, Hulle:... Aklı kamile tamamen, takarrubu illallaha delalet eder.
Güneş, ay:.................... Marufu billahta husuli murada işarettir.
HAK esmasına devamla olur.

NEFS-İ MARZİYYE RÜYASI
Es-Seb'i semavat, yedi gökler, ay, güneş, yıldız, gök gürlemesi, şimşek, nur: Hepsi Marziyye'ye işarettir. KAYYUM ismine devam eder.

NEFSİ KAMİLE (SAFİYYE) RÜYASI:
Yağmur, kar, soğuklar, nehirler, pınarlar, kuyular, denizler görmek:
Bunların hepsi sülukünün açılmasına işaret ve delâlet eder. Müracatla onu KAHHAR ismine koyar. Bu işaretler zuhur eder ise verir. (Yani delil rahmet ve selç ve rahmeti zaid vel enhar vel-verri vel uyûne tedüllü ala marifetullah vet-tasdiki veylel azimi hârisi bi ismi Gahhar fe hâzel karar iktifabe.)
Yani yukardaki işaretler zuhurunda tarif edilir. Şimdi iyice malum olsun ki bir mürid tarikatta olup şeyhin huzurunda sülüke girer ise işte onun rüyası böyle tabir olunur. Başka kimseler bu rüyayı görseler, onların halına göre tabir olunur. Bu yedi mertebe nefsin yedi esması ve usulü vardır. Başka kitabımızda yazılıdır. Bunları kimse kendi kendine yapamaz. Başka usulleride vardır sakınmalıdır. Yani yüzbin, doksanbin, seksenbin, yetmişbin, altmış bin, elli bin, kırk bin, böylece birinden o birine işaretleri zuhur edinceye kadar çalışır. O birine geçer amma Mürşitsiz olmaz. Bunların hepsi on üç esmadır. Fakat bizim asıl usulümüz La ilahe illallah'a devam ile bazı haller zuhurunda yani Allah, Allah, Allah demek kendisine kolay tad verir ise o zamana kadar gece-gündüz aled devam LA İLAHE İLLALLAH deyip sonra o halde artık ALLAH demeğe gece-gündüz devam eder. Sonra bu hal ilerler ise HU HU HU demek ona hoş gelir. Zuhuratları rüyaları işaretleri bu şekilde görülür. O zaman gece-gündüz HU esmasını okur sayı, hesab yoktur. Dersi ne ise onu okur, sonra kendine işaret olan isme devam eder. Abdest alır iki rek'at namaz kılar niyetine alır ki bu işim Şeyhim tarafından işaret olsun der. Artık kendi bulunduğu halde çalışır, beş-on gün sonra yahud daha ziyade eksik her ne ise şeyhi tarafından Cenab-ı Hak kendine işaret gösterir hepsini gösteren, yapan Allah'tır. Fakat araya sebeb koyar da öyle yapar. Belki şeyhin haberi bile olmadan, Cenab-ı Hak şeyhinin suretinde yapar. Allahu Teala cümlemize muin olsun amin.
Sakın kardeşlerim: Bu temsillere bakıpta alçak görmeyiniz. Çünkü Allahu Teala Kur'an-ı Kerimin'de buyuruyor ki:
Allahu Alem şöyle der ki: Yahudiler geldiler Allah kitabında sinek kanadı filan demekle temsil getirmekten ne anlaşılır, faidesiz sözlerdir dediler. Bunun için Cenab-ı Hak'ta buyurdu.
(Sure-i Bakara, Ayet 26)
Biz Hak ve Hakikatı aşikâre etmek için sinek ile daha başka şeyler ile temsil getirmekten haya etmeyiz diye buyurdu.
Her ne şeyler olur ise olsun. Hakikatı anlatmak için misal ile güzel anlaşılır. Amel insanın niyetine bağlıdır. Niyet halis olur ise iman selamet olur. Bizde Hakk'ı hakikatı anlatmak için haya etmeyiz. Niyetimiz halistir. Hemen Rabbim Teala hatamızı sevab olarak kabul eylesin. Bizleri bu ilim ile amil olanlardan eyleyip, cümlemizi bu ilme aşina eylesin (Amin).
(Sure-i Hud, Ayet 92)
«..........Benim Rabbım, yapar olduğumuz şeyleri çepe çevre kuşatıcıdır. » (Sure-i Fussilet, Ayet 54)
«Allah her şeyi ilmen ihata edendir.»
Allahu Teala ve takaddesin bu ismi şerifi cümle alemleri ve her şeyleri ihata ve muhafaza ve alim olan Allahu Teala'dır. İşte karşıdan görünen alemlerin hepsi onsekizbin alem onun yanındadır. Biz kendi kalbimiz Allahu Teala'ya bu alemlerin içinde olanların cümlesi ondan daha yakındır. Allahu Teala'nın kudreti ilmi her cihetle bu alemleri kaplamıştır. Bu görünen alemler altlı üstlü hep onun avucunun içindedir. Büyüklüğünü ona göre kıyas etsen hiç kıyasa gelmez. Müslümanın mü'minin en hası, onu kendine daima yakın bilip, ona göre hareket edendir. Bir kutunun içine karıncaları koysalar avcunun ortasına alsalar, koynuna koysalar, karıncalara sorsalar siz bizim neremizdesiniz? Onlar sizdeyiz demekten başka bilemezler. Onun gibi bizde Hak'tayız, Hak bizde değildir. Balığın denizde olduğu gibi deniz balıkta değildir. Yani biz kuluz, O Rabbimizdir. Bizi istediği gibi kullanır. Kul Hak olamaz. Zındıkların itikadı vara vara kul Hak olur, Hakk'a vasıl olunca derler. Haşa Kul Hak olamaz. Velâkin Hakk'ın nurunda fani olur, kendi vücudunu göremez olur.
Demircinin demiri kızdırması gibi soğuyunca gene demir demirdir. Onun gibi bir kula Cenab-ı Hakkın tecelli esmasından sonra tecelli sıfatından, tecelli-i ilahiyyeler gelince Hakk'a vasıl olur. Bu halda bir saat, ya üç gün ya onbeş gün devam eder. O zaman kendini bulamaz, sonra daha azalır yalnız ilim kalır. Beyazıd-ı Bestami'de altı ay devam etmiştir. Aklı başında fakat kendi yok. Hak var, görür çok sürmez kendini bulur. Hak kimdir, kul kimdir, fark eder. Bu da altı ayda bir yahut senede bir kaç defa olur. Her zaman olmaz. Eğer her zaman olur ise rahmani değildir. Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'da bile bazı olurdu, bazı olmazdı.

islam
Devamını Oku »

Evliyalar Defterine, Saadetli Olanlar Defterine Yazılanlar

 Bu dua Albülkadir Geylani Hazretleriʼnin devam ettiği ve içinde büyük manevi kazançların bulunduğunu zikrettiği bir duadır.Duaya Başlamadan evvel(786) kere Besmele “Bismillahirrahmanirrahim” okunur.Daha sonra Allah Resulüne(s.a.v)ʼe (33) defa salat ve selam getirilir. Ve aşağıdaki dua okunur.
Bu duanın Faziletleri:
Her gece bunu okumaya devam edersen evliyalar divanına kaydolur,saadet içinde olanlar defterine yazılırsın.Ömrün boyunca Allahʼın izni ile dualarının kabul olduğuna şahit olursun.Cenneti görmeden vefat etmezsin.O mübarek mekanın meyvelerini yer,sularından içersin.
Müellif diyor ki:
“Vallahi bu kârlı bir kazançtır.Tercübe ettim.Doğdu olduğunu gördüm.Eğer seher vakti kalkamazasan sabah namaznın sünneti ile farzı arasında bu manevi reçeteyi okumaya devam et.(Nakşibendiye,337-338)
Bismillahirrahmanirrahim..,
Allahümme inni esʼelüke bi hakkı bismillahirrahmanirrahim..
Ve bi hurmeti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi fadlı bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi azameti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi celali bismillahirrahmanirrahim ,
Ve bi cemali bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kemali bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi heybeti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi menzileti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi melekuti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi ceberuti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kibriyai bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi senai bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi behai bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kerameti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi sultani bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi beraketi bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi ızzeti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kuvveti bismillahirrahmanirrahim,
Ve bi kudreti bismillahirrahmanirrahim,
İrfaʼ kadri veşrah sadri ve yessir emri..
Verzukni min haysü la yahtesibü...
Bi fadlike ve keramike ya men hüve kef ha ya ayn sad ha mim ayn sin kaf ve esʼelüke bi celalil ızzeti ve celalil heybeti ve ceberutil azameti en tecʼaleni min ıbadikes salihıyn...
Ellezine la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun...
Bi rahmetike ya erhamerrahımin.
Ve en tusalliye ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin vefʼal li keza ve keza..”Burada hacet ne ise söylenir

islam
Devamını Oku »

BÜYÜNÜN VERDİĞİ KÖTÜ ETKİLER

 BÜYÜNÜN VERDİĞİ KÖTÜ ETKİLERDEN BAZILARI..
1) İŞ ENGELİ
Kişi iş bulmak için elinden gelen herşeyi yapar fakat her seferinde sonuçsuz kalır , hiç bir neden olmadan... , Söz verilen bir iş olur yada tam işe başlıyacak nedensiz bir şekilde işe giremez, yada tam işe başlıyacak ama çalışmaya gücü kalmaz..
2) EGİTİM ENGELİ
Kişi çok çalışkan ögrenci olabilir , fakat hiçbir neden olmadan egitimine son vermek ister, çalışmayabaşlar fakat baş agrısından aklına birşey girmez, çalıştıgı şeyleri sınav esnasında unutur... ( keyfinden okula gitmek istemeyenler büyüyü sebep göstermesin )
3) SAGLIK
Büyü'yle insanın saglıgına çok ciddi hasarlar meydana gelebilir bunlardan birkaçını sizlere bildirmeye çalışıcam : Kadında yada erkekte kısırlık , nedensiz bir türlü hamile kalamamak, kanser,böbrek yada akciger iflası, şeker hastalıgı , saç dökülmesi , migren,midde agrısı vs .. ( bunlar tıbbi yönden nedeni bilinmeyen hastalıklardır )
Bu konuda doktorların cevabı şöyle olur :
1- herşey normal gözüküyor fakat hasta yinede rahatsız
2- bir problem var fakat buna daha önce hiç rastlamadık
3- stress'ten dogan birşey , ve sıze anti-stress hapları verirler bununla problemi çözmezler daha da kötü yaparlar
4- hastalıgınız için tıbbi bir yardım bulamiyoruz
4) DEPRESYON
Kişi motıvasyonunu yitirir , hiç birşey yapmak istemez, tüm işlerini erteler, yanlız kalmak ister, zamanını uyumakla geçirir, bir işe başlar fakat onu yarıda bırakır....
5) YANLIŞ AŞK
Kişi ( kadın yada erkek ) digerine aşık degildir fakat ortada büyü varda diger kişiyi aklından çıkaramaz hep onu düşünür , onu heryerde görür , onun kendisine çok aşık oldugunu düşünür fakat mantıkça ona aşık olacak bir neden yada sebep yoktur.
6) DELİRME VE ÖLÜM :
Kişi çıldırmaya başlar , herşeyden teredüt eder,kendisiyle konuşmaya başlar, kendisini başka biri'ymiş gibi zaneder
7) ÖLÜM
Büyü kişiyi durmadan intihara zorlar durmadan kendisini pencereden atmak ister, kendisini bıçaklamak ister, tehlikeli haplar içmeye kalkar, kendisini arabaların önüne atmak ister, ve çok ciddi kazalar yapıp kıl payı kurtulur
8 ) EPİLEPSİ
Epilepsi hastalıgının 80% i cin çarpmasından olur
9) SAYGISIZ EVLAT
Kişinin duruşu hiç bir neden olmadan değişir, agresifleşir, kötü yollara sapar , ona hertürlü cezayı verseniz yine devam eder, kendisi de ne oldugunu anlayamaz ama onu kötülüğe iten bir şey var...
10) DİGER ÇEŞİTLER
Kendini bir yere kapatmak , kişi evden çıkmaz, yada bir şehirden çıkmaz, dünyayla ilişkisini keser.
Agresifleşme, durmadan kişiligi ve tavrı degişir
 

Tereddüt hastalıgı , herşeyden korkmak vs..
Birde başarı için yapılan büyü var : işe girmek için, evlenmek için, sınavı geçmek için . Bu da diger büyü tipi gibi insani dinden çıkarır ve en büyük günahlardan biridir Allah korusun
11) EVDE VE İŞ YERİNE YAPILAN BÜYÜ :
Bu büyü evde huzursuzluga neden olur, kavgalara neden olur, ailenin ayrılmasına neden olur vs...
İŞ YERİNE : iş yerinde kavgalara neden olur, işte düşüş olmasına neden olur, kazalara neden olur, büyü çeşitlerinin sonu yoktur arabaya, ve diger her şeye büyü yapılabilir
12) RÜYALAR
Hemen her seferinde büyünün gelişi bir rüya ile gösterilir mesela : birileri bizi döver, akrep yada yılan tarafından sokuluruz, köpek , fare ve dıger hayvanlar da olabilir, yükseklikten düşeriz vs...
Allahın laneti bunları yapan ve yaptıranların üzerine olsun, Allah bizleri ve tüm müslümanlari her beladan korusun.
islam
Devamını Oku »

CİNLER HAKKINDA BİLGİ - Abdulhakim-i Arvâsî Hz

 Cin Hakkında Bilgi (Hicri 14.Asrın Müceddidinden)
Aşağıdaki yazı, Osmânlı pâdişâhlarının otuzaltıncısı, sonuncusu, sultân Muhammed Vahîdeddîn hân “rahmetullahi teâlâ aleyh” zemânında, medresetülmütehassısînde tesavvuf müderrisi olan Hicri 14.asrın müceddid-i,büyük veli,mürşid-i kâmil,evlad-ı resul,Es seyyid Abdulhakim-i Arvâsî hazretleri ''rahmetullahi teâlâ aleyh'' (Keşkül) ismindeki kitâbından alındı. Keşkül basılmamışdır.
Cin var mı, diye soranlara, acele cevâb vermek îcâb eder. Çünki, Cinnin var olmasında şübhe etmek, pek tehlükelidir. Cevâb olarak, islâm âlimlerinin sağlam kitâblarından çıkardığım, aşağıdaki bilgileri, dikkatle ve insâf ile okumak ve doğru düşünerek, anlamak lâzımdır.
Cin, cinnet, cinân, Cennet, cenân ve cenîn gibi C ve N harflerinden meydâna gelen kelimeler (örtülü) demekdir. Cennet denilen yer, meyveler, çiçekler, kokular ile örtülü olduğundan, bu ism verilmişdir. Delilere, mecnûn denilmesi de, aklının örtülü olduğu içindir. Geceye (Cünn-i leyl) denir. Çünki, karanlık, gün ışığını örtmüşdür. Cin denilen mahlûklar da, gözümüzden örtülü olduğu için, cin denilmişdir. Cin kelimesi, Cinnî isminin cemʼidir. Cin, cinnîler demekdir. Peri, fârisîde, cin demekdir.
Mahlûklar, görülen, görülmiyen diye iki kısmdır. Ayrıca, mekânsız, madde olmıyan mahlûklar da vardır. İmâm-ı Mâverdî diyor ki, (Cin, dört ana maddeden yapılmışdır: Su, toprak maddeleri, havadaki gazlar ve ateş. Bunlardan ateş; alev, ışık ve dumandır. Mâric denilen, alev kısmından yaratılan cinnîlerin müʼminleri, kâfirleri, fâsıkları vardır). Bugünkü fen bilgimize göre, bu dört ana madde, yüzbeş elementden (basît cismden) meydâna gelmekdedir. Şu hâlde bütün mahlûklar, elementlerden yapılmış olup, enerji (kudret) taşırlar. Normal fizik şartlarında, katı ve sıvı (mâyıʼ) hâlinde bulunan varlıkları ve renkli gazları görebildiğimiz için bunlardan yapılmış cismler görünür. Meselâ insanda katı maddeler ve su çok (yüzde yetmişden fazla) bulunduğundan, insan görünüyor. Otlar ve bütün hayvanlar da böyledir.
Cinnîler, havadan ve nârdan [yaʼnî ateşden] meydâna gelmişdir. [Ateşin alev kısmı görünmez, içindeki katı zerreler, sıcakda ışıklandığı için, parlak görünüyor.] Bunun için, cin de görünmez.
Alev iki kısmdır: Biri zulmânî [görünmiyen], ikincisi nûrânî [bu da görünmez]. Zulmânî olandan cin, nûrânî olandan ise melekler yaratılmışdır. İnsanlar, toprak maddelerinden yaratıldığı hâlde, Allahü teâlâ, bu maddeleri organik ve organize hâle, et ve kemiğe çevirdiği gibi, meleklerde ve cinde alev şekli değişerek, onlara mahsûs latîf, her şekle dönebilen bir hâle gelmişdir.
Cinnin taʼrîfi şöyledir: Cin yaʼnî peri, ateşin alev kısmından yapılmış cismler olup, her şekle girebilirler. Melekler ise, nûrânî cismlerdir. Muhtelif şekllere girebilirler. Melek ile cin, yaratılış bakımından birbirine yakındır. Melekler, muhteremdir, kıymetlidir. Cin, hakîrdir, kıymetsizdir. Melekde, nûr [ışık] kısmı, cinde ise, alev maddesi fazladır. Elbette nûr, zulmetden efdaldir. Meleklerin, cinnîlere yakınlığı, insanın hayvana yakınlığı gibidir. İnsanların üstün olanları, melekden kıymetli, cin de hayvandan kıymetlidir.
İslâm âlimlerinin çoğu, meleklere cism dedi. Doğrusu da öyledir.
Meleklerin varlığına inanmıyan kâfir olur. Cism olduklarına inanmıyan kâfir olmaz, bidʼat sâhibi olur.
Cinnin varlığına da inanmıyan kâfir olur. Eski felsefecilerden bir kısmı, Kaderiyye [yaʼnî muʼtezile] fırkasının çoğu ve zındıklar, Cin ve şeytânlara inanmadı. Cin, zekî, dâhî insan demekdir. Şeytânlar da, kötü kimseler demekdir dediler. Din kitâblarını okumıyan ve islâm âlimlerinin sözlerini bilmiyen, elbette inanmaz. Fekat, Kurʼân-ı kerîmde açıkça bildirildiği hâlde ve islâm büyüklerinin kitâbları dolu olduğu hâlde, Kaderiyye fırkasının inanmaması, şaşılacak şeydir. Çünki bunlar, Kurʼân-ı kerîme uyduklarını söylüyor. Demek ki, bu kadar uymakdadırlar. Hâlbuki, Cinnin var olması, akla uymıyan birşey değildir. Yaʼnî aklın red edeceği birşey değildir. Çünki, Allahü teâlânın kudretinin yapamıyacağı birşey değildir. Bugün fen adamları, akl ve din sâhibleri, aklın imkânsız demediği şeyleri red etmiyor. Kurʼân-ı kerîmde bildirilen şeylere, kelimenin açık ve meşhûr maʼnâlarını vermek lâzımdır. Şeyh-i ekber [Muhyiddîn-i Arabî] “kuddise sirruh”, Cinnin var olduğunu, şu âyet-i kerîmeler ile gösteriyor:

 1 — Zâriyât sûresinin ellialtıncı âyetinde meâlen, (İnsanları ve Cinnîleri ancak, beni bilip itâʼat, ibâdet etmeleri için yaratdım) buyruluyor.
2 — Errahman sûresi, yetmişdördüncü âyetinde, Cinnin Cennete gireceği bildiriliyor.
3 — Errahman sûresinin otuzbirinci âyetinde (Sekalân) buyuruyor ki, (Ey insanlar ve cinnîler!) demekdir. Resûl-i sekaleyn, müftîyüssekaleyn, gavsüssekaleyn [yaʼnî, insanların ve cinnin Peygamberi, müftîsi, velîsi] gibi ismler de, cinnin varlığını göstermekdedir.
Kitâblı kâfirlerin hepsi, ateşe tapanlar, puta tapanlar, budistler, müşrikler ve Yunan felesoflarının çoğu ve tesavvuf büyükleri cinnin var olduğuna inanıyor. Süleymân aleyhisselâmın vakʼası da, cinnin varlığını göstermekdedir.
Cinnîleri anlatan âyet-i kerîmelere, akllarına göre, başka maʼnâ verenler mürted olur. (Milel-nihal) kitâbında ve imâm-ı Muhammed Birgivînin “rahmetullahi aleyh” yazdığı (Tarîkat-i Muhammediyye) kitâbındaki fetvâ ve (Akâʼid-i Nesefî) şerhindeki açıklama, mürted olacaklarını bildirmekdedir. Fetvâ şudur: (Kurʼân-ı kerîmin âyetlerine, kelimelerin açık, meşhûr maʼnâları verilir. Bu maʼnâları değişdirerek, bâtınîlere [İsmâʼîlîlere] uyanlar kâfir olur).
Kul-eʼûzü sûresi ve Cin sûresi, cinnin varlığını açıkca haber vermekdedir.
[Bilgileri noksân baʼzı kimselerin, cinnîleri hayâl (illüzyon) sanarak, yok demeleri kıymetsizdir. Korkudan, göz önünde hâsıl olan hayâller, elbette yokdur. Fekat, bu hâyalleri cin sanmak, cinden haberi olmamak demekdir. Birşeye yok diyebilmek için, o şeyi tanımak, kavramak lâzımdır. Tanımadan yok demek, çocukca lâf olur. Bu gibilere, ilm adamı demek, yersiz olur. Bütün Peygamberlerin haber verdiği ve hele, Peygamberlerin en üstününün “aleyhi ve aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” çeşidli zemânlarda haber verdiği bir bilgiye, akla, tecribeye dayanmadan, zan yolu ile, çala kalem yok demek, ilm adamına yakışır bir şey değildir. Cinne, meleklere, Cennete, Cehenneme hattâ Allahü teâlâya inanmıyanların biricik sözleri, (Kim gitmiş, kim görmüş. Var olsalardı görürdük. Görülmiyen şeye inanmak, abdallık olur) demeleridir. Gözün akla değil, aklın göze bağlı olması lâzım sanıyorlar. Hâlbuki akl, duygu organları üstünde bir kuvvetdir ve his edilen şeylerin doğrusunu, yanlışını ayıran bir hâkimdir. İnsanlar, göze tâbiʼ olsaydı, insanlık şerefi, gözün kuvveti ile ölçülseydi, kedi, köpek ve fârenin insandan dahâ şerefli, dahâ kıymetli olması lâzım gelirdi. Çünki, bu hayvanlar, karanlıkda da görüyor, insan ise göremiyor. O hâlde, göremediğine inanmak istemiyen kimse, insanlığı, hayvandan aşağı düşürmekdedir. Demek ki, his organlarımız, aklın uşakları, âletleridir. Kumandan, hâkim, akldır. Akl, görünmiyen, duyulmıyan şeyleri red etmediği gibi, yokluğu isbât edilemiyen ve anlaşılamıyan şeylere de yok demez. Bunlara yok demek, akla uygun bir söz olmaz].
Cinnin varlığı, dînin açıkca bildirdiği birşey olduğundan, inanmıyan müslimânlıkdan çıkar, hiçbir ibâdeti kabûl olmaz.
Cinnin insanlara zarar verdikleri, yardım etdikleri, insanları isteklerine kavuşdurdukları, çeşidli zemânlarda, birçok müslimân ve kâfirler tarafından görülmüş ve haber verilmişdir. Buna karşılık, inanmıyanlar, pek azdır. Yaʼnî yalnız felesof taklîdcileri ve tıb diploması alan birkaç kimsedir. Eski tecribeli doktorlar ve şimdi, tıbbı zevk edinip ihtisâs kazananların çoğu, yok deyip geçemiyor, müslimânlara uyuyorlar. İslâm âleminin en büyük doktoru olan İbni Sînâ, Yunan felesoflarının teʼsîri altında kalıp, islâmiyyetden bir nasîb alamadığı hâlde, (Kanûn) ismindeki kitâbında, Sarʼa hastalığını anlatırken, Cinden bahs etmekdedir. Meselâ diyor ki, (Hastalıklara birçok maddeler sebeb olduğu gibi, cinnin hâsıl etdiği hastalıklar da vardır ve meşhûrdur). [Cin hakkında bilgi, her Peygamberin kitâbında vardı. Süleymân aleyhisselâmın emri ile iş görürlerdi. İdrîs “aleyhisselâm” diri olarak Cennete çıkarılınca, onu çok sevenler, ayrılık acısına dayanamadı. Resmini yapıp seyr eyledi. Dahâ sonra gelenler, bu resmleri tanrı sandı. Çeşidli heykeller de yapılıp tapıldı. Böylece putperestlik meydâna çıkdı. Peygamberimizden “sallallahü aleyhi ve sellem” bin sene önce, Hicazdaki Huzâʼa hükûmetinin reîsi olan Amr bin Luhay, puta tapınmak dînini Şâmdan Mekkeye getirdi. Putlara tapanlar, putlardan ses işitirdi. Cin, putun, yaʼnî heykelin içine girip söylerdi. Peygamberimizin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” dünyâya teşrîf etdiği, islâmiyyetin başladığı, birçok putlardan işitilmişdi. Bu sözlerle, çok kimselerin müslimân olduğu, (Mirʼât-i Mekke) târîh kitâbında uzun yazılıdır. Şeytânlar, diri insanın içine de girer. İnsanın his ve hareket sinirlerine teʼsîr ederek, hareket ve ses hâsıl ederler. İnsanın, bu kendi söz ve hareketinden haberi olmaz. Böylece vaktîle Romada ve Peştede, son zemânlarda Adanada konuşan çocuk ve hastalar görülmüşdür. Bunları konuşduran cin, uzak memleketlerdeki veyâ eski zemânlardaki şeyleri söylediklerinden, baʼzı kimseler, bu çocukların iki rûhlu olduğunu veyâ başka insanın rûhunu taşıdığını, yaʼnî tenâsüh sanmışdır. Böyle zan etmenin yanlış olduğunu, dînimiz açıkca

 bildirmekdedir. Eskiden kâhinler, cinnîlerden baʼzı şeyler işiterek falcılık yapardı. Bunun için, puta tapanlar, cinnin varlığına inanır ve cinden korkardı. Cinnin var olduğunu, müslimânlar, putperestlerden işiterek öğrenmedi. Kurʼân-ı kerîmden ve Muhammed aleyhisselâmdan öğrendi. Müslimânlar, puta tapanlar gibi, cinden korkmaz. Muhâfaza melekleri, insanları cinden koruduğu gibi, âyet-i kerîme ve düâ okuyup, Allahü teâlâya sığınanlara da birşey yapamazlar].
2.KISIM
İnsanlar, ilk olarak, toprakdan yaratıldığı gibi, cin de, alevden yaratıldı. Cin de, erkek ve dişi olur. Evlenmeleri, evleri, yimeleri, içmeleri, üremeleri, ölmeleri hakkında ve Muhammed aleyhisselâmın onlara da Peygamber olduğu, Kurʼân-ı kerîmi dinledikleri, Mekke-i mükerremede ve Medîne-i münevverede toplandıkları ve Resûl-i ekremin “sallallahü aleyhi ve sellem” onlara Kurʼân-ı kerîm okuduğu, ibâdet etdikleri, sadaka verdikleri, iyi işlerine sevâb verildiği, cin kâfirlerinin Cehenneme gireceği, müʼminlerinin Cennete gireceği ve Cennetde Allahü teâlâyı görecekleri, Cinnin arkasında nemâz kılanın nemâzının sahîh olup olmıyacağı, Cumʼa ve cemâʼatler onlar ile de olup olmıyacağı ve nemâz kılanın önünden geçmeleri câiz olduğu, çeşidli kitâblarda yazılıdır. İnsanın cin ile evlenmesinin câiz olduğu, cinnin insan kadınına teʼarruz edince gusl abdesti lâzım olduğu, cin ile insan arasında hâsıl olan çocuğun nasıl olacağı [Belkıs gibi], Cinnin kesdiği hayvanın yimesi câiz olduğunu, cinnîlerin insan âlimlerine süâl sorup fetvâ aldıklarını, insanlara vaʼz etmelerini, insanlara şiʼr söyleyip insanların işitmesini, insanlara, hastalık tedâvîsi, ilâc öğretdiklerini, insandan korkduklarını, insanlara itâʼat etdiklerini bildiren, âlimlerimizin çeşidli yazıları vardır. Bu kitâblar, cinnin varlığını göstermekdedir.
Cinnîlerin insanlara olan zararlarına karşı tedbîr alınması, cinnin zararına karşı korunulması, cinnîlerin küçükleri yükseklerine itaʼat etdikleri, insanların iyiliklerine karşı iyilik yapdıkları, kötülüğe karşı kötülük ve zarar yapdıkları, sarʼa hastasının bedenine girip, hastanın hareketleri ve işlerinin, cinnin hareketi ve işi olduğu, böyle hastanın tedâvîsinde cin ile sorgu, süâl, cevâblaşma olduğu, cinnin insanlarla alay etdikleri, cinnin insan gibi, nazarları değeceği, cinnin harb etdikleri, bilhâssa Ramezân ayında azdıkları, cinnin insanlarla ibâdet etdikleri, cinnin, hadîs-i şerîflerin sahîh olup olmamasında insanlarla müzâkerede bulunmaları, Server-i âlemin “sallallahü aleyhi ve sellem” Ümm-i Maʼbedin çadırında müsâfir olduğunu Mekke ehâlisine haber vermeleri, Ümm-i Maʼbedin müslimân olduğunu haber vermeleri, Bedr muhârebesini haber vermeleri, geçmiş şeyleri cinden sormak câiz olduğu, ileride olacak şeyleri sormak câiz olmadığı, müezzinlerin ezânlarına, kıyâmetde, cinnîlerin şâhid olacakları, Ebû Ubeyde ve arkadaşları vefât edince, cinnîlerin ağlayıp mâtem etdikleri, Ömer “radıyallahü anh” vefât etdiği zemân, mersiye okudukları, Osmân “radıyallahü anh” şehîd olunca, ağlayıp inledikleri, hazret-i Alînin “radıyallahü anh” şehîd olduğunu haber verdikleri, Hüseyn “radıyallahü anh” şehîd olunca ağlayıp, bağırdıkları ve başka Sahâbîler şehîd olunca bildirdikleri, Ömer bin Abdülʼazîzin vefâtını haber verdikleri, imâm-ı aʼzam Ebû Hanîfenin ve imâm-ı Şâfiʼînin “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecmaʼîn” vefâtlarında ağladıkları, cinnin insan kalbine vesvese getirdiği ve dahâ pekçok meşhûr vakʼa ve işler kıymetli kitâblarda yazılıdır. Bunların hepsi, cinnin varlığını göstermekdedir. [Keçi, yılan, kedi şekline girdikleri çok görülmüşdür. Mikrop şekline de girip, insanın damarlarında dolaşırlar.]
Cinnîler yir, içer. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”; (Sağ el ile yiyiniz, sağ el ile içiniz! Çünki, şeytân, sol eli ile yir ve sol eli ile içer!) buyurdu. Şeytânların hepsi kâfirdir. İnsanları aldatmağa uğraşırlar. İbâdetleri unutdurup, günâhları iyi gösterirler. Nefsin arzûlarını kızışdırırlar. Şeytânlar da, ateş ile havadan yaratılmışdır. Fekat cinde hava, şeytânda ateş fazladır. Cin ve şeytânlar, en ufak yerden geçerler, insanın içine, damarlarına girerler.
(Aynî târîhi)nde diyor ki, (Cinnîlerin sayısı, insanların on katından fazladır. Şeytânların sayısı, bu ikisinin on katlarından fazladır. Meleklerin sayısı da, bu üçünün sayılarının, on katından dahâ çokdur). [(Buhârî) şârihlerinden Mahmûd bin Ahmedin (Aynî târîhi) ondokuz cilddir.] Her insanın yanında, kâfir bir cinnî arkadaşı vardır. Fekat, melekler, insanları bunların kötülük yapmalarından korur. Cinden, Peygamber olmadığı (Eşbâh)da yazılıdır. Muhammed aleyhisselâmdan önce, cinnîlere Peygamber gelmediğini, imâm-ı Mukâtil bildirmekdedir.
(Eşbâh) kitâbının sâhibi, bunun ikinci kısmında ve imâm-ı Hamevî “rahmetullahi teâlâ aleyhimâ”, bunun hâşiyesinde diyor ki: İlk insan toprakdan yaratıldı. Bütün insanların bedenleri toprak maddelerinden meydâna gelmekdedir. Fekat insanlar, etdir, kemikdir. Toprak değildir. Cin de, ateşden meydâna gelmiş ise

 de, ateş ve hava değildirler.
(Kurtubî tezkiresi)nde buyuruyor ki, (Cinnin ölümü, yerde gâib olmakdır. İhtiyârları, gençleşmeyince ölmez. Ölecekleri zemân, çocukluk hâline döner ve yerde gâib olurlar. Cin üç sınıfdır: Bir sınıfı, rüzgâr ve hava gibidir. Bir kısmı yerdeki böcek ve hayvancıklar gibidir. Birinci kısmda, altmışsekizinci maddeye bakınız! Bir kısmı da emrlerle, ibâdetle vazîfelidir. Bunlara hesâb ve azâb vardır).
Seyyid Ömer “rahmetullahi teâlâ aleyh” diyor ki, bana bir cin kızı geldi. Benimle evlenmek istedi. Şemseddîn Hanefîden sordum. Hanefî mezhebinde câiz değildir dedi. Böyle söyledim. Beni aldı. Yer altına, evlerine götürdü. Büyüklerine söyledi. Büyükleri dedi ki, seyyid Şemseddînin cevâbı başımızın üstündedir. Fekat, cinnin insan ile evlenmesi, Şâfiʼî mezhebinde câizdir. Biz Hanefî değiliz, Şâfiʼîyiz.
İnsanların çoğalması, menî iledir. Cinnin çoğalması ise gaz (hava) iledir. Yaʼnî erkekden dişiye bir gaz geçerek bundan, yavru hâsıl olur. Bundan anlaşılıyor ki, insan ile cin evlenmesi, hayâl iledir. Hakîkî evlenmek olmaz. Fekat, âlimlerden çoğu, hakîkî evlenmek olmakdadır dedi ve gusl abdesti lâzım olur ve Belkıs, insan ile cin arasında hâsıl olmuşdur dediler. [Cin, insan şekline girip evlenmekdedir.]
İnsan, cinni ve şeytânları, uyanık iken ve rüʼyâda görebilir. Çünki, onlar her şekle girebilir. Çok güzel sûretlere girerler. İhtilâma sebeb olurlar. Peygamberlerden “aleyhimüsselâm” ve Evliyâdan çoğu şeytânı görmüş ve konuşmuşdur. Her ne şeklde olursa olsun, cinni gören kimse, hep ona bakarsa cin şeklini değişdiremez. Gözden kaçamaz. Ona sorup cevâb alınabilir. Bir ân başka tarafa bakılırsa, hemen kendi şekline girip gayb olur. İmâm-ı Şâfiʼî “rahmetullahi aleyh”, (Cinni kendi şeklinde gördüğünü iddiʼâ eden kimsenin şâhidliği kabûl olmaz!) buyurdu. Çünki, hayâli kuvvetli olanlar, bulunmıyan şeyleri görüyorum sanır. Hayâlleri [illüziyonları] birşey sanır. Sihr yapılmış kimseler de, böyle hayâller görüp, bunları cism zan eder. Hayâli fazla olanlara, çirkin şeyler güzel görünür. Çirkin tarafları görünmez. Dünyâya düşkün olanlara, dünyânın herşeyi böyle görünür. Çirkinlikler, güzel görünür. Fekat uyanık olanlar, keskin görüşlüler, herşeyin doğrusunu görüp aldanmaz.
İnsanın cin ile tanışması, arkadaş olması, kıymetli birşey değildir, zararlıdır. Onlarla konuşmak, fâsık insanla arkadaşlık etmek gibidir. Onlarla tanışan kimse, fâide görmemişdir. Muhyiddîn-i Arabî “kuddise sirruh” (Fütûhât) kitâbının ellibirinci bâbında buyuruyor ki: (Hiçbir insan, cinden Allahü teâlâya âid bir bilgi edinmemişdir. Çünki, cinnin din bilgileri pek azdır. Onlardan dünyâ bilgileri edineceğini sanan kimse de, aldanmakdadır. Çünki, fâidesiz şeyle vakt geçirmeğe sebeb olurlar. Onlarla tanışanlar, kibrli olur. Hâlbuki, Allahü teâlâ, kibrli olanı sevmez). (Reşehât)da molla Câmî hazretlerinin halîfesi, Abdülgafûr-i Lârî, Muhyiddîn-i Arabînin bir risâlesinde şöyle buyurduğunu bildiriyor: (Cinnin ilk babaları İblîs değildir. İblîs, cin tâifesindendir. Cin, ateş ve havadan yaratıldığı için çok latîfdirler. Çabuk hareket ederler. İnsan bunlara hafîf çarpınca, hemen ölürler. Bunun için, ömrleri kısadır. Din bilgileri azdır. Kibrli olduklarından, birbirleri ile, hep mücâdele, muhârebe ederler. Ateşden müteʼessir olmazlar. Cehennemlik olanları, Zemherîrde, yaʼnî soğuk Cehennemde azâb göreceklerdir. İblîs ve çocukları, hak ve sevâb olan iyi şeyleri yapmağı da insana hâtırlatırlar. Fekat, bunları yaparken, nefsde ucb, riyâ hâsıl olarak veyâ farzın kaçırılmasına sebeb olarak, insan çok günâha girer). Cin ile tanışmağa özenmemeli, Evliyâ-i kirâmın rûhâniyyetlerinden istifâde etmeğe çalışmalıdır. Evliyânın rûhları, görünmeden de, kendi beşerî şeklinde görünerek de, sevdiklerine fâide verir ve belâlardan korur. Onları tanımağa, sevmeğe ve sevilmeğe uğraşmalıdır. (Hadîkat-ün-nediyye)de, bütün bedenin âfetlerini bildirirken, yazılı olan hadîs-i şerîfde buyuruluyor ki, (Tetayyur eden ve tetayyur olunan ve kâhinlik yapan ve kâhine giden ve sihr, büyü yapan ve yapdıran ve bunlara inanan, bizden değildir. Kurʼân-ı kerîme inanmamışdır). Tetayyur, uğursuzluğa inanmakdır. Kâhinlik, cinden bir arkadaş edinip, olmuş ve olacak şeyleri ona sorup, ondan öğrenmek ve bunları başkalarına bildirmekdir. Cinle tanışan falcılar ve yıldıznâmeye bakıp, sorulan herşeye cevâb verenler böyledir. Bunlara ve büyücülere gidip, söylediklerine, yapdıklarına inanmak, baʼzan doğru çıksa bile, Allahdan başkasının herşeyi bildiğine ve her dilediğini yapacağına inanmak olup, küfr olur.
3.KISIM
İbni Hacer-i Hiytemî, (Fetâvâ-yı hadîsiyye)nin yüzyirminci sahîfesinde diyor ki, (Birinin kolunu kesip, sonra yapışdırmak, kendi ağzına, bedenine bıçak, kama sokup çıkarmak gibi gösteriler yapan tarîkatcılar, bu gösterilerini sihr, göz boyamak şeklinde yapıp, kerâmet gösterdiğini söylerse, hâkim tarafından öldürülür. Başka şeklde yapıyorsa, öldürülmez. Fekat, ağır cezâlandırılır. Mâlikî âlimlerinden Abdüllah ibni ebî Zeyd

 Kayrevânî “rahmetullahi aleyh” (İsbât-ü kerâmât-il-Evliyâ) kitâbında diyor ki, sihrinde küfre sebeb olacak şey yoksa, el çabukluğu yapıyorsa, fekat kerâmet ve tarîkatcılık şeklinde gösterirse, cezâlandırılır. Böyle tarîkatcıların yanlarına gitmek, seyr etmek câiz değildir. Bir kadın, zevcine, kendisinden veyâ başkasından soğuması için büyü yapdığını söyledi. Bunu öldürmediler. Cezâlandırdılar. İbni Ebî Zeyd “rahmetullahi teâlâ aleyh” diyor ki, (Bir kimse, kitâba bakarak cin ile konuşduğunu, bu cinne emr ederek, sarʼa yapan habîs cinni kovduğunu, büyü çözdüğünü, habîs cinni öldürdüğünü söylerse, buna inanmamalıdır). Cin ile arkadaşlık etdiğini, cin pâdişâhına hizmet etdiğini söyliyen kimsenin büyücü olduğu anlaşılır. Mısrdaki Fâtımî devletinin altıncı reîsi olan Hâkim bi-emrillah Mansûr, Dırâr ve bunun talebesi Hamzaya uyarak, cin ile tanışdı ve Cin pâdişâhına hizmet ederek, sapıtdı. Şeytânların maskarası oldu. Tanrılık daʼvâsına kalkdı. İbni Ebî Zeyd diyor ki, (Cinci tarîkatcıya inanmak, insanı cinden kurtardığına inanarak, ona ücret vermek câiz değildir. Büyü çözene de para vermek câiz değildir). Kocasının muhabbet etmesi ve kendisine eziyyet etmemesi için, bir kadına, Kurʼân-ı kerîmden ve Selef-i sâlihînin bildirdikleri düâlardan muska yazmak, karşılık birşey istememek câizdir. Ne olduğu bilinmiyen şeyleri yazmak, okumak ve kendisine okutmak, bunları muska, tütsü yapmak harâmdır). Kâdî-zâde, (Birgivî vasıyyetnâmesi)ni açıklarken, Birgivînin, (Bir kimse, ben çalınanları, gayb olanları bilirim dese, böyle söyliyen ve buna inanan kâfir olur. Bana cin haber verir. Bunun için bilirim dese, yine kâfir olur. Zîrâ, cin de gaybı bilmez. Gaybı yalnız Allahü teâlâ bilir. Ondan başka kimse bilmez) yazısını, (Allahü teâlânın vahy ve ilhâm etdikleri bilir. Cin, herşeyi bilmez. Allahü teâlânın bildirdiğini ve görüp anladığını bilir. Cin, bu iki yoldan öğrendiğini haber verirse, bana cin haber verdi demekde zarar yokdur. Peygamberler kabrlerinde, bilmediğimiz bir hayât ile diridirler. Allahü teâlâ, onlara vahy, ilhâm ve keşf yolu ile, gayb ve gizli şeyleri bildirmişdir. Diri insanların işlerini ve hâllerini onlara ve dilediği müʼminlerin rûhlarına bildirmekdedir) şeklinde açıklamakdadır. Cinnin sâlih olanlarına da bildirmesi câizdir. Fekat, müʼmin ve sâlih olmıyan, bidʼat ehli ve fâsık tarîkatcıların, yobazların yalanlarına inanmamak, tuzaklarına düşerek, felâkete sürüklenmemek için, çok uyanık olmalıdır. 909.cu sahîfeye ve (El-münîre) kitâbına bakınız!
(Dürr-ül-muhtâr)ın Tahtâvî ve İbni Âbidîn hâşiyelerinde, son cildin sonunda diyor ki, (İnsanın, bilmesi lâzım olmıyan şeyleri münâkaşa etmek mekrûhdur. Öğrenmesi emr edilmemiş olan şeyleri sormak câiz değildir. Meselâ, Lokman ve Zülkarneyn Peygamber midir, değil midir? Cebrâîl aleyhisselâm, Peygamberlere nasıl gelirdi? Melek ve Cin, insanlara ne şeklde görünürler? İnsan şeklinde görünürken, yine cin ve melek midirler? Cennet ve Cehennem nerededirler? Kıyâmet ne zemân kopacak? Îsâ aleyhisselâm, gökden ne zemân inecek? İsmâʼîl ve İshak aleyhimesselâmdan hangisi efdaldir ve hangisi kurban edildi? Fâtıma ve Âişeden “radıyallahü teâlâ anhümâ” hangisi dahâ efdaldir? Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” ana babaları ve Ebû Tâlib hangi dinde idiler? İbrâhîm aleyhisselâmın babası kim idi? Bunlar gibi şeyleri sormamalıdır. Bunları öğrenmekle emr olunmadık).
(Hazînet-ül-esrâr) kitâbında diyor ki, Sarʼa hastasından, rûhânînin defʼ edilmesine ve hastanın şifâsına âid hadîs-i şerîfleri bildirelim: [(Lugat-ı Nâci)de cin kelimesinde diyor ki (Rûhâniyyûn üç sınıfdır: Hep iyilik yapan, ahyâr. Melekler böyledir. Hep kötülük yapan eşrâr. Şeytânlar böyledir. İyilik de, kötülük de yapan evsât. Cinler böyledir.] (Herkese Lâzım Olan Îmân) 26.cı sahîfeye bakınız!
İmâm-ı Beyhekî (Delâil-ün-nübüvve) kitâbında ve imâm-ı Kurtubî (Tezkire) kitâbında bildiriyor ki, Ebû Dücâne “radıyallahü anh” buyurdu ki, yatıyordum. Değirmen sesi gibi ve ağac yapraklarının sesi gibi, ses duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyâh birşey yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım gibi şeyler atmağa başladı. Hemen Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” gidip, anlatdım. Buyurdu ki, (Yâ Ebâ Dücâne! Allahü teâlâ, evine hayr ve bereket versin!). Kalem ve kâğıd istedi. Alîye “radıyallahü anh” bir mektûb yazdırdı. Mektûbu alıp, eve götürdüm. Başımın altına koyup, uyudum. Feryâd eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki, (Yâ Ebâ Dücâne! Bu mektûbla, bizi yakdın. Senin sâhibin, bizden elbette çok yüksekdir. Bu mektûbu, bizim karşımızdan kaldırmakdan başka, bizim için, kurtuluş yokdur. Artık, senin ve komşularının evine gelemiyeceğiz. Bu mektûbun bulunduğu yerlere gelemeyiz). Ona dedim ki, sâhibimden izn almadıkca bu mektûbu kaldırmam. Cin ağlamasından, feryâdından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabâh nemâzını, mescidde kıldıkdan sonra, cinnin sözlerini anlatdım. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (O mektûbu kaldır. Yoksa, mektûbun acısını, kıyâmete kadar çekerler!).
Kefevînin (Mecmûʼa-tül-fevâid) kitâbında ve Demîrînin (Hayât-ül-hayvân) kitâbı, kaf harfindeki (Kunfez) kelimesinde diyor ki, (Bir kimse, bu mektûbu, yanında taşısa veyâ evinde bulundursa, bu kimseye, eve ve

 etrâfına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider). Bu mektûb (Hazînet-ül-esrâr) ve (Hayât- ül-hayvân)da yazılıdır. Süleymâniyye kütübhânesi, (Ayasofya) kısmında, [2912] sayıda (Hayât-ül- hayvân)ın fârisîsi, [1913] de ise türkçesi vardır. Müslimânlara kolaylık olmak için bu mektûb, (Teshîl-ül- menâfiʼ) kitâbının sonunda da [207.ci sahîfesinde de] yazılıdır. Bu kitâb, (Hakîkat Kitâbevi)nde satılmakdadır.
Âyet-el-kürsî, İhlâs, Muʼavvizeteyn ve Fâtiha sûrelerini sıksık okumak da, insanı cinden muhâfaza eder. Bu âyet-i kerîmeleri okumakla ve bu mektûbu taşımakla ve şifâ âyetlerini okumakla ve yazıp suyunu içmekle fâidelenmek istiyenlerin Ehl-i sünnet iʼtikâdına uygun olarak doğru îmân sâhibi olması lâzımdır. Bunları yazanın ve kullananın iʼtikâdı doğru olmazsa ve küfr alâmetlerini kullanır, harâm işlerse, fâideleri görülmez.
Fârisî (Şevâhid-ün-nübüvve) 163.cü sahîfesindeki hadîs-i şerîfde, (Yatarken Âyet-el kürsî okuyana, şeytân yaklaşamaz) buyuruldu.
Kâdî Bedrüddîn-i Şeblînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Akâm-il-Mercân) kitâbı arabî olup büyükdür. Hep cinden bahs etmekdedir. Bir yerinde diyor ki, (Cinden, geçmiş, olmuş şeyleri sorup öğrenmek câizdir. Gelecekde olacak şeyleri sormak câiz değildir. Geçmiş şeyleri görüp, işitip bilirler. Sarʼa hastasını ve başka cin çarpanları cinden kurtarmak için, küfre sebeb olan şeyleri yapmak câiz değildir. Cinden kurtulmak için en iyi on çâreyi [kısaltarak] yazıyoruz:
1- Eʼûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır.
2- Eʼûzü Besmele ile iki Kul-eʼûzüyü okumalıdır.
3- Eʼûzü Besmele ile Bekara sûresinin ilk beş âyetini okumalıdır.
4- Eʼûzü Besmele ile Âyet-el-kürsî okumalıdır.
5- Eʼûzü Besmele ile Bekara sûresinin son iki âyetini okumalıdır.
6- Eʼûzü Besmele ile Ha-Mîm Müʼmîn sûresinin başından (masîr)e kadar ve Âyet-el-kürsî okumalıdır.
7- (Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şeyʼin kadîr) okumalıdır.
8- Çok (Allah) demelidir.
9- Hep abdestli bulunmalı, farzları ve sünnetleri hiç terk etmemelidir.
10- Kadınlara bakmakdan, çok konuşmakdan, çok yimekden ve galabalıkdan sakınmalıdır). (Berekât) kitâbında, Muhammed Saʼîdi “rahmetullahi teâlâ aleyh” anlatırken sonunda, imâm-ı Rabbânînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” Cinden korunmak için, (Lâ havle velâ kuvvete illâ billah-il-aliyyilʼazîm) okuduğunu yazıyor. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, yüzyetmişdördüncü mektûbunda, Cini defʼ için bunu okumağı tavsiye etmekdedir. Buna, (Kelime-i temcîd) denir.
Şeyh-ül-islâm İbni Hacer Hiytemînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Tezekkürü Âsâr-il-vâride) kitâbında da, cinden koruyan düâlar yazılıdır. Bu kitâb, Süleymâniyye kütübhânesi, (Reîs-ül-küttâb Mustafâ efendi) kısmında, [1150] sayı ile mevcûddur. (Hakîkat Kitâbevi) tarafından (Minha) sonunda basdırılmışdır.
Cin ve şeytân şerrinden kurtulmak için ve sarʼa hastalığına ve sihre karşı (Teshîl-ül-menâfiʼ) kitâbının sonundaki (âyât-ı hırz)ı yedi gün okumalı ve yazıp, üzerinde taşımalıdır.
Celâleddîn-i Süyûtînin “rahmetullahi aleyh” (Kitâbürrahme fittıbb-i velhikme) kitâbında sihr, nazar ve cinden korunmak için kıymetli bilgi vardır. Yüzellinci bâbında buyuruyor ki, (Şeytânın vesvesesinden, sıkıntıdan kurtulmak için, hergün bu düâyı okumalıdır: Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül- hayy-ül-halîm-ülʼazîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!). Yüzyetmişdördüncü maddesi sonunda diyor ki, (Hiltit veyâ şeytân tersi adındaki zamkı yanında taşıyan kimseye cin gelmez. Sarʼa hastası, bunu koklarsa, iyi olur). Asa Foetide denilen bu zamk, esmer, pis kokulu, reçine olup, antispasmodique olarak, yaʼnî sinirleri teskîn edici olarak Avrupada, toz, hap ve ihtikan şeklinde adale ve sinir gerginliğini gidermek için, kullanılmakdadır. (Ütrüc), yaʼnî Ağaç-kavunu bulunan eve cin girmiyeceği, (Hayât-ül-hayvân)da ve (Kâmûs)da yazılıdır.
İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi aleyh”, talebeleri ile, uzak bir yere gidiyordu. Gece, bir hânda kaldılar. Bu gece, bu hânda bir belâ hâsıl olacak. Şu düâyı okuyunuz!) buyurdu: (Bismillâhillezî lâ-yedurru maʼ asmihî

şeyʼün fil-Erd-ı velâ fissemâi ve hüves-semîʼulʼalîm). Gece büyük yangın oldu. Bir odada eşyâlar yandı. Bu odaya haber verilmemişdi. Düâyı okuyanlara birşey olmadı. Bu düâ, (Umdet-ül-islâm) ve (Berekât) kitâblarında yazılıdır. (Tergîb-üs-salât) kitâbında ve (Kıyâmet ve Âhıret) kitâbı 155.ci sahîfesinde hadîs-i şerîf olduğu da bildirilmekdedir. Derdlerden, belâlardan, fitne ve hastalıklardan korunmak için, sabâh ve akşam, İmâmın bu sözünü hâtırlayarak, üç kerre okumalıdır. Âyât-i hırz [koruyucu âyetler] da, okumalıdır.

Devamını Oku »

RÜYADA GİZLİ GİZEMLİ ESRARLI ŞEYLER GÖRMEK


Devamını Oku »

HAMİLEYKEN OKUNAN ZİKİR VE DUALAR

 Hamilelik Esnasında Çocuk İçin Okunacak Dualar
1- 70 bin “Subhanellahi ve bihamdihi okunursa çocuk salih olur, ilk dört ay içinde okunması evladır.
2- Araf Suresinin 189. ayeti kerimesi her farz namazdan sonra okunursa doğacak çocuğun fiziki yapısı düzgün olur.
3- Hamile kadın Arabi ayların ilk günlerinde Aʼla Suresini (87.sure) yazıp üzerinde taşırsa çocuğu zeki ve gürbüz olur .
4- Hamilelik boyunca her gün bir cüz Kuran okunur, böylece hamilelik süresince dokuz hatim tamamlanır. 5-Doğacak çocuğun Peygamber ahlaklı olması için her gün bir defa Enbiya Suresi okunur, buna imkan bulamayan en az 70 tane okumaya gayret eder, bu sayıya ilk dört ay içinde ulaşmak evladır.
6-Doğacak çocuğun “Lokman sözlü, Yusuf yüzlü” olması için her gün bu sureler birar tane okunur. ( İmkanı olmayan okuyabildiği kadar-tek sayı)
7- Çocuğun hayırlı olması niyetiyle her gün bir tane Yasin Suresi okunur.
8- Ahlakın güzel olması için 70 insan suresi okunur.
9-Ali İmran Suresi 35. ayette geçen “Rabbi” den itibaren ayetin sonuna kadar dua kısmı 9 ay boyunca okunur.
10- İbrahim Suresi çok okunursa çocuk yumuşak huylu olur.
11- Her gün bir defa Meryem Suresi okunur.
12- Çocuğu şeytanın zararından korumak için Al-i İmran Suresi Okunur.
13- Çocuğun azalarının tam olması niyetiyle her gün 2 rekat namaz kılınır.
14- Fatıma Validemiz gibi doğumun kolay olması için her gün bir Fatiha Fatıma Annemize hediye edilir. 15- 70 bin kelime-i tevhid okunur.

islam
Devamını Oku »

Cinlerin Vücuttaki Yerleri

 İFRİT CİN NEDİR:ifrit cin emrinde en az 170 tane cin olan güçlü cin demektir.okumalar bu cinlere zor tesir ediyor bizi uğraştıriyor.bu cinler insan bedeninde avret yerinde ve beyinde bulunur.bu cinlerin en önemli özelliği gündüzde insan kılığında görünebilen özelliğidir.bu ifrit cinleri konuşmaları değiştirebiliyor.örneğin siz ifrit cinli bir hastaya elma dersiniz o armut anlar onu öyle algılamasını sağlayan ifrit cinidir.ifrit cini Kuran'da bahsedilir.ifrit cini genelde aşık olur.aşık olduğu kişiyi asla bırakmaz.ifrit kendisi yakılarak öldürülmelidir. Bir ifrit cini Kur'an okuyarak ortaya çıkardıysanız o ifritle savaşı sonuna kadar götürmelisiniz yarım kalan tedavide sizden intikam alır ve sizi delirtir.konuşamaz hale getirir size sürekli tecavüz eder size dokunur sizin yanınızda yatar size sarılır siz nereye gitseniz sizinle gelir.bunu hissedersiniz.hoca 24 saat bu hasta ile ilgilenmelidir. İfritler en çok kadınlara musallat olur.ifrit hastaya kendisini kurtarmak isteyen hocayı kötü gösterir.hasta genelde ifriti yakabilen hocaya tedavi olmak istemez.göğüs kafesinde ve kasıklarda zamanla işaretler ortaya çıkar.ibranice harfler ortaya çıkabilir. Tedavi için safranla ayetler yazılır içilir macun yedirilir cin mektubu yazılır eve asılır.tütsü yapılır hocaya hergün okunur.40 günde bir cihazla Rukye yapılır.rukye esnasında cin konuşur zaten.ifrit bir cinden birebir tedavi dışında kurtulmak mümkün değildir.hoca ve aile ortak hareket etmelidir.abdestli yenir abdestli içilir.her gün 10 bin ya rahim ya kahhar çekilir.aileye Rukye öğretilir hastasına ailede hergün Rukye yapmalıdır.bunları yapmazsanız hasta asla kurtulamaz.çünkü ifrit gerçekten güçlüdür ve inatcıdır.bu çok sabır ister.
Allah herkese şifa versin
Normal cinler örneğin sihir cinleri mide boşluğunda bulunur.bağlama cinleri ve ifritler maymun şeklindedir ve avret yerinde bulunur.aşık cinler göğüs kafesinde bulunur iki ağizlı kelebek şeklindedir.beyne yerleşen cinler ise ahtapot balığı gibi kolları ile kafayı tamamen sarar.ifrit cini aynı zamanda avret yerinin içinede yerleşir.kuran okudukça kaşıklar hareket eder.sırta yerleşen cinler ise nazar cinleridir.
ALLLAH HERKESE ŞİFA VERSİN
islam
Devamını Oku »

Havvası Ayetel Kürsi - İmam Ahmed El-Buni hz.

İmam Ahmed el-buni hazretleri havvası ayetel kürsi isimli risalesinde buyurdu:
Ey kardeşim bil ki: ayetel kürside allahü tealanın 5 tane ismi vardır. Her kim bu isimleri bir mekanda tek celsede hiç konuşmadan 5 ismi birden 313 defa okusa o mekana bereketler yağar, çok büyük havvaslar zuhur eder. Bu öylie bir Kibriti ahmer dir ki bunun özelliklerini saymakla bitiremeyiz. Her ne türlü dilek için okusalar hemen ol vakitte tecelli hasıl olur.
O beş isim bunlardır:
Allâh, el-hayyu, el-kayyûm, el-aliyyü, el-azȋm.
Ayetel kürsiyi merih saatinde 170 defa okusalar insanlar katında mahbub olurlar. Herkes tarafından kabul görür. Aziz olur. Her türlü belalardan kazalardan emin olur.
Eğer zuhal saatinde 170 defa okusalar devlet adamları katında kabul görür, mahlukat katında heybetli olur, muhabbetli olur.
Eğer müşteri saatinde 170 defa okusalar, bütün gam ve ederi gider, yerine ferahlık gelir. Eğer güneş saatinde 70 defa okusalar devlet adamları o kişiye musahahr olur.
Eğer zühre saatinde okusalar arkadaşları ve sevenleri o kişiye daha çok tazim ve hürmet gösterip daha çok severler.
Eğer 170 defa utarit saatinde okusalar bütün düşmanlarına galip gelir. Eğer bir kimse düşmanlık edecek olsa başına türlü türlü belalar musibetler gelir.
Eğer kamer saatinde 170 defa okusalar dünyalık işleri açılır, rızkı çoğalır. Kimseye muhtaç olmaz. Eğer bir yenecek şey üzerine 50 defa okuyup yeseler şeytanlar ve cinler o kişiye yaklaşamazlar.
Eğer ayetel kürsiyi 50 defa okuyup ardından murada uygun bir ayeti kerime okusalar maksatları muratları hasıl olur.
Eğer bir kimse Cuma namazını kılıp ardından halvet bir yere girip 17 defa okusa dileği hasıl olur.
Eğer ayetel kürsiyi her namaz ardından 17 okuyup ardındanda 3 defa inşirah suresini okusalar Allahü teala o kişiye dünyada sıkıntı yüzü göstermez. Rızkı her
gün artar.
Eğer inşirah suresinden sonrada 313 defa el-kuddûs, es-selâm, el-müʼmin, el-müheymin, el-azȋz ismi şeriflerini okusalar, bütün maksatları hasıl olur. Bütün düşmanlarına karşı zafer kazanır. İnsanların gözüne heybetli görünür.
Eğer ayetel kürsiyi 414 okusalar amma her okudukta birde rahmet ayetlerinden bir ayet okusalar Allahü tealanın rahmeti o kişide açığa çıkar. Daima Allahü
tealanın rahmetine mazhar olur.
Eğer zalim bir kimseye niyet edip ayetel kürsiyi 414 defa okusalar amma her okudukta azap ayetlerinden bir ayet
okusalar o kişi Allahü tealanın gazabına düçar olur.
Her kim ayetel kürsiyi harflerinin adedince okumaya devam etse yani 315 defa veya 313 defa Allahü teala o kişiye bütün insanları ve cinleri musahhar eder.


islam
Devamını Oku »

7 NEFS MERTEBE VE DERECELERİ


islam
Devamını Oku »

KADİR SURESİ İLE HİPNOZ

Bir insanın elbisesinin bir parçasına Kadir suresi yazılır ve Uyuyan kişinin ismi ile Annesinin ismini yazıp O insanın derin uykuda olduğu vakit Göğsüne konulursa ömründe ne işlemişse hepsini anlatır!!

 

islam

Devamını Oku »

RÜYA GÖREMEYEN İÇİN DUA

Rüya görmeyenler gece uyumadan önce "Rüyalarının açılması niyeti ile" 99 kere "Selamun kavlem mir rabbir rahiym" desin. Sabaha kadar rüya görürsünüz. Bir çok kez tecrübe edilmiştir.

 

islam

Devamını Oku »

MUSALLAT İÇİN TÖVBE TESTİ


HADİ MUSALLAT TESTİNE NE DERSİNİZ?
Bu aşağıdaki duaların her biri yaklaşık 7 kere sesli ve inanarak yapılır.hangi duada kafa karışması,kelimeleri karıstırma,nefes darlığı ,kasılma,titreme,ağırlık,hüzün,ağlama,ölçüsüz gülme
hissi ,mide bulanması,aşırı esneme ,ellerde ve kollarda uyuşma karıncalanma ve ağırlık hissi ...vs...gibi tepkilerin biri veya bazıları olursa O dua işaretlenir ve dolsyısıyla musallat olan cinin o günahtan musallat olduğu anlaşılmis olur.
Not:MUSKA VARSA CIKARTIN
1-) Allahım benim ve soyumun 2-)Allahım benim ve soyumun 3-)Allahım benim ve soyumun 4-)Allahım benim ve soyumun 5-)Allahım benim ve soyumun 6-)Allahım benim ve soyumun 7-)Allahım benim ve soyumun 8-)Allahım benim ve soyumun 9-)Allahım benim ve soyumun sığınırım
yerine getirmediği koyun adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği koç adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği inek adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği dana adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği öküz adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği keçi adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği tavuk adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği horoz adağından gelen şeytandan sana sığınırım yerine getirmediği fakir doyurma adağından gelen şeytandan sana
10-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği yetim doyurma adağından gelen şeytandan sana sığınırım
11-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği talebe doyurma adağından gelen şeytandan sana sığınırım
12-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği yetim doyurma ve sevindirme adağından gelen şeytandan sana sığınırım
13-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği gariban yedirme ,giydirme ve sevindirme adağından gelen şeytandan sana sığınırım
14-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği fakir veya yetim giydirme adağından gelen şeytandan sana sığınırım
15-) Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği komşulara yemek yedirme adağından gelen şeytandan sana sığınırım
15-) Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği namaz kılma adağından gelen şeytandan sana sığınırım
16-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği oruç adağından gelen şeytandan sana sığınırım 17-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği kuran hatmi yapma adağından gelen şeytandan sana sığınırım
18-) Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği yasin okuma adağından gelen şeytandan sana sığınırım
19-) Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği Evliya kabrini ziyaret etme adağından gelen şeytandan sana sığınırım
20-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği umre yapma adağından gelen şeytandan sana sığınırım
21-)Allahım benim ve soyumun yerine getirmediği hacca gitme adağından gelen şeytandan sana sığınırım 22-) Allahım Babaannemin babama ve anneme ve soy ve zürriyetimize yaptığı bedduadan gelen şeytandan sana sığınırım
23-)Allahım anaannemin babama ve anneme ve soy ve zürriyetimize yaptığı bedduadan gelen şeytandan sana sığınırım
24-) Allahım babamın babasının babama ve anneme ve soy ve zürriyetimize yaptığı bedduadan gelen

şeytandan sana sığınırım
25-) Allahırm Annemin Babasının babama ve anneme ve soy ve zürriyetimize yaptığı bedduadan gelen şeytandan sana sığınırım
26-) Allahım Annemin ve Babamın ve onların da anne ve babalarının ve soy ve zürriyetlerinin başkalaraına yaptığı her türlü zulümlerden gelen şeytandan sana sığınırım
27-) Allahım iftira günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım
28-) Allahım zina günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım
3
29-)Allahım faiz laneti ve israf günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım günahımdan gelen
şeytandan sana sığınırım
30-) Allahım şirk ve isyan günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım
31-) Allahım başkalarına yaptığım beddua,lanet ,kahır ve belalardan gelen şeytandan sana sığınırım
32-) Allahım anneme ,babama ve onların da anne ve babalarına yaptığım beddualardan gelen şeytandan sana sığınırım.
33-) Allahım Anne ve Abla hukukunu çiğnemekten ve Anneme ve Ablama el kaldırmaktan gelen şeytandan sana sığınırım
34-) Allahım Baba ve Abi hukukunu çiğnemekten ve Babama ve Abime el kaldırmaktan gelen şeytandan sana sığınırım
35-) Allahım yalan konuşma günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım
36-)Allahım insanlara karşı kibirlenme günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım
37-)Allahım insanlara kin nefret ve haset duyma günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım
38-)Allahım insanları hor görme aşağılama ve kınama günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım 39-)Allahım israf günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım...
40-)Allahım fal bakma günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım...
41-) Allahım cin çağırma günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım...
42-)Allahım sihir büyü yapma günahımdan gelen şeytandan sana sığınırım...

islam
Devamını Oku »

İSYAN, ŞİRK, BEDDUA, BELA, LANET OKUMAKTAN TÖVBE ETMEK


Devamını Oku »

KUDURRİYE VE KADEH DUASI

Her kim bu duayı ayın ilk günlerinde sıdk'i hulus ve i'tikadı tam ile her ne murat için okursa muradı hasıl ola. Ve dahi bir kimseyi kendine aşık etmek dilese, Cuma günü sala vaktinde kıbleye karşı taharet ve gusul abdestiyle 2 veya 4 kere okursa kim niyetine olursa olsun o saat muhabbet eder ve kendini gaybede ve dahi avret erkeğini sevse veya erkek avretini sevse bu duayı tatlı taam üzerine 10 kere okuyup mahbubuna verse Yusuf ve Züleyha gibi muhabbet eder. Ve dahi avret sürme üzerine okuyup gözüne çekerse, her kim görse can'u dilden aşık ola. Ve dahi bu duayı uzak yerden bir ademi ister isen bir akarsu kenarında 41 kere okusa, o murat eylediği kimse acele gelir. Ve dahi 1 mum üzerine okuyup bir halvet mahalde o kim seni yetne yaksa ateşi gibi yana ve yalı yaprağı veya defne yaprağı üzerine okusa, halvet yerde ateşe atsa hemen o saatte divane ola. Ve dahil bir avret veya bir erkek talihi ve bahtı bağlı ise bu duayı yanında taşıya bahtı açıla. Ve kimin üzerinde bulunsa cümle muradı hasıl ola. Biiznillahi Teala.

Kuduriyye Duası



Bismillahirrahmanirrahim

Allahüme ya Alimü ya azimü ya Rahmanü ya Rahimü ya Kadduru ente rabbi ve ilmike hasbi feni`mer rabbü rabbi ve ni`mel hasbü hasbi tensuru men teşaü ve inneke entel azizür rahimi,Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru ve es`elükel azameti fil harekatı vessekanati vel kelimati vel iradati vel`hatarati minneş şeküri kane vezzununi vel evhami zülzilü zilzalen şediden,Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru ve iz yekulül münafikune vellezine fi kulubihim meradün ma vaedenellahü ve resuluhu illa gururen, ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru veftah lena feinneke hayrul fatihin vağfir lena feinneke hayrul ğafirine.Verhamna feinneke hayrur rahmine.Sebbitna vensurna ve sehhir lena haza emri ve sahharel bahreyni li musa ve sahharatil cibalü vel hadidi li davüder rihı vel cinni vel insi li süleymani ve sehharetis sekaleyni Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi ve sellem .Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru ve sehhır lena küllün fil bahri hüve leke fil ardi vessemai vel mülki vel meleküti külle şey in bimakesebet bi hakkı kaf ha ya ayn sad Vensurna feinneke hayrun nasırine verzukna ve ente hayrur razikıyn.Ya kuddurü Ya kuddurü Ya kuddurü ve heb lena rihan tayyiben kema hiye fi ilmıke venşur aleyna min hazaini rahmetike verhamna biha hamlil keramati meas selameti vel afiyeti fid dünya vel ahireti Ya kuddurü Ya kuddurü Ya kuddurü Allahümme yessir lena umürena mear rahati likulübina ve eydina vesselameti ve kün lena haceten fi seferina ve halifete fi ehlina vatmün ala vücuhi a`daina vemsehühüm kulübün Ya kuddurü Ya kuddurü Ya kuddurü şahetil vücuhü lil`hayyil kayyümü.ve kad habe men hamele zulmen .Ta sin mim ha mim ayn sin kaf,meracel bahreyni yeltekıyani beynehüma berzehun la yebğıyani.Ha mim ,ha mim,ha mim, el emru ve caen nasru fe aleyna la yünsarun.Ya kuddurü Ya kuddurü Ya kuddur.Bismillahirrahmanirrahim.Ha mim,tenzilül kitabi minallahil azizil alim.Ğafirüz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkabi.Fein tevellev fekul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azim Bismillahirrahmanirrahim.Yühıbbunehüm kehubillahi.Vellezine amenü eşeddü hubben, lillahi velev yerallezine zalemü iz yerav nel, azabe ennel kuvvete lillahi cemian.Ve ennellahe şedidül azabi.Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve alihi ve ashabihi ecmaine Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru.Ya Ekramel ekramine,ve ya erhamer rahimine.Velhamdülillahi rabbil alemin.Amin.



Mübarek Kadeh Duası



Bismillahirrahmanirrahim

Bismillahi ve billahi ve bismihi, müstedararül ahireti vel ula la gayete lehu vela müteha lehu mafissemavatil ula errahmanu alel arşisteva. Allahu azimü, lalai daimünna mani kahriüla, dairrahmani atilün birizkihi ma'rulün bilutfihi adilun fi hükmihi alimün fi halkihi. Ramürrahamai, alimül ulemai Kadırun alama yeşaü.Sübhanelmelikil hamidi zil,arşilmecidi fa'alün lime yüridü rabbül erbabı ve müses bilbül, esbabi ve razikularzak ve halikul ahlaki ve mukaddirulmakduri ve kahirul makhuri dilun yevmelhaşri venuşiri ila hil aliheti yevmel vakiati rahimün halimün Gafurun

şekurun.Velhamdüllilla semavati ve hüvessemiul alimu kabilüttevbi şekurun halimün el evvelü,el ahirü el zahirü el batinü el daimü ya raziku ya vehhabu ya Sehubül ataya yagfiru ve ya’hu anil haifine Sübhaneke ya la ilahe illa entel kalbihi melikirrahimi.Halikil arşıl azimi vesrulma, budül kesiral ataya şekurun halimün leyse kemisilhi şey’ün ve hüvessemiul alimu. Ve ente ala külli şey’in şehidün yaşudihu ente ta’lemu sirri ve ala niyeti ve ma tuhafiil kulubi ente kulte ve ente asdakul kailine Eduni estecib leküm la taknetu min rahmetillahi Allahümmahfazni min afatilleyli venneharı Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber Kabiren la ilahe illallahü rahmenen rahimen la ilahe illallahü habben. La ilahe illallahü hakan. La ilahe illallahü Muhammedün Redu nefsi ve feari ve beşri ve dini ve dünyaya ve ahi mali ve zürriyeti min şerri külli zi şerrin yüzini eünizinnefsi min cemi ma razekanı rabbi mini, minellahi bi ihsanihi ve ehibbai ve ihyani minel mü’minine vel mü’minati billahil aliyyil azimi ve tekabber kitabin encelle evtekabbel bürhanü azherehullahu azze ve celle ve bih. La ilahe illallahü ve izzetillahi ve azzametillahi ve sultanilillahi ve siatillahi ve hükmillahi ve ahvallahi ve ihsanillahi ve Kudretillahi ve enbiyaillahi ve melaiketillah ve kütibillahi ve resulillahi ve ezubullahi min gazabillahi ve ikabillahi ve sehatillahi ve nekalillahi vemin kitabillahi kad sebeka ve min zevali ni’meti ve mucibatin heleketi velfadihati fiddünya vel ahireti ve euzubillahi, izimi minel, ehli velmali velveledi ve inde muayenti melekil mevti aleyhisselamü ve uzübillahil, azim min şerri külli zi şerrin ve min şerri ma ehafu ve ahzeru ve min şerri fesekatil Arabi vel acemi ve min şerrilcinni vel, insi veşşeytani ve min şerri iblise ve cunudi hi ve min şerriselatini ve etbaihim ve min ma yenzilu minessemai ve ma ya’rucu fiha ve min şerri ma yelicu fill’leyli venneharı vema yahluku fiha ve min şerri külli debbetin ente ahizun binasiyetiha inne rabi ala sıratın müstekim. Allahümme inne ahteceb tü bike min şerri külli şey’in halektehu ve ahteris bike minküm ve euzübillahi, aliyyil azimi minelgarakı velhedmi vel fedmi velhi caretivezzeelişili vessayhati vel fetneti bessavaikı ve velcununi ve cemil envailbelai fiddünya vel hireti ve euzu billahil azimi minhül melaiketilmu karrabune velennebiyyü vel murselin vennebiyyu Muhammedün abdüke ve resulüke ve nebiyyüke ve es’elüke hayre Kulillahu la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu ilahen vahiden ehaden sameden ferden vitren lem yettehiz sehibeten vela veleden. Allahümme inni es’elüke biesmeikellezi la ilahe illa hüver rahnanirrahim mülküssemavati velardı ve hüve ala külli şey’in kadir. Ve haşeat lehul, esvati ve vevlet lehulkulubu ya ağabeydi. Min külli kürbetin veya sahibi fi külli şiddetin. Veya ilahi ve ilahe abani İbrahime ve İsmaile ve İshaka ve Yakube vel esbata ve Musa ve Harun aya şahide Külle res ya Allahümmestecib bihakismi kel azimi. Ve bil hürmeti ibadikes salihine. Ya erhamerrahimine. Ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin ve ala hitayyibinettahirine. Bi rahmetike ya erhamerrahimine. Vel hamdülillahi rabbil, alemine. Amin.

islam
Devamını Oku »

İNSANLAR CİNLER MELEKLERİN YAPISI VE ENERJİLERİ



CİNLER HAKKINDA BİRAZDAHA DEYAY OKUMAKTA FAYDA VAR Cincilerin, uzaylıların, ruh çağıranların (ruhçuların), büyücülerin, falcıların, sahte mehdilerin
, sözde şeyhlerin moda olduğu günümüzde, yanıltılan ve aldatılan masum kardeşlerimizi bilgilendirmek amacıyla bu broşürü hazırlamayı görev bildik. Faydalı olabilirsek ne mutlu bize
Olayın gerçeğini fark ettirebilmek için öncelikle CİN konusunu açıklamamız gerekmektedir.
CİN adı geçtiği zaman, genelde hepimizin içine düştüğü büyük bir yanılgı vardır!.. Hemen aklımıza, kısa boylu, ayakları ters, kulakları uzunca, gözbebekleri dikine, seri hareket edebilen, her kılıkta görünebilen varlıklar gelir Ya da beyninde belirli bozuklukları olan kişilerin görmüş olduğu halüsinasyonlar.
Bu konuda yapılan en büyük yanlış, önyargılı yaklaşımla, CİN kelimesi duyulduğunda ya hemen inkâr edilmesi, ya da gerçekle ilgisi olmayan yorumlar yapılmasıdır!.. Oysa dün bilimsel değil diye inkâr edilen birçok şeyin, ilim ve tekniğin ilerlemesiyle bugün bilimsel bir gerçek haline geldiğini hatırdan çıkarmamak gerekir.
Peki işin hakikati nedir?..
Evrende var olan tüm varlıklar-canlılar kuantsal kökenli olup; bir kısmı da mikrodalga yapılı türe dönüşmüştür!.. Ve dahi bunların bir kısmı geçici bir süre için moleküler boyutta, yani madde alemi denen boyutumuzda yaşamaktadırlar
Çağdaş verilerle değerlendirebildiğimiz bu katmanlar ve boyutlar İSLÂMIN Kutsal Kitabı Kurânda mûcize olarak 1400 küsur sene öncesinde şöyle açıklanmıştır:
Kuantsal kökenli bilinçli varlıklar Nurani olanlar MELEKLER!.
Mikrodalga kökenli bilinçli varlıklar Ateş yapılar CİNLER!.
Moleküler kökenli bilinçli varlıklar Biyolojik bedenliler İNSANLAR!.
Bunların her biri yaşadıkları boyutun kapsamı ve gücü itibariyle diğerini istediği gibi yönlendirebilecek güce sahiptir.
Şöyle ki Kuantsal köken melekler, hem cinler ve hem de insanlar üzerinde etkileme mekanizmasına sahipken; cinler, insanları bir dereceye kadar yönlendirmede yeteneklidirler.
Konumuz dışında kalan melekler bahsini bir yana bırakırsak
CİNLER, Kurân anlatımıyla MARIC ve SEMUM ATEŞTEN, Yani biyolojik bedene tesir edip, radyasyon zehirlenmesi meydana getiren mikrodalga bedene sahiptirler
Bizim âhiret âlemi dediğimiz, ruhlar âlemi denilen, berzah âlemi denilen âlemler hep aynı mikrodalga boyut olup; insan ruhları dahi gerçekte mikrodalga bedenlerdir.
İnsan beyni mikrovolt cinsinden elektrik ihtiva eder; ve tüm beden aldığı gıdalardan oluşan biyoelektrik enerjiyle çalışarak beynin biyoelektrik ihtiyacını karşılar. Beyin de bu biyoelektrik enerjiyi değerlendirerek fonksiyonlarını yerine getirir; bu arada da geçmişte ruh adı verilmiş olan mikrodalga bedenini üreterek tüm verilerini mikrodalga beyne yükler!..
İnsan beyni, her an, gerek beş duyu yoluyla ve gerekse de başka dalga boylarından ve uzaydan gelen sayısız dalgaları değerlendirme yoluyla yaşamını sürdürür; ve bu arada da hem dışa mikrodalga bilinç dalgaları yayar, hem de mikrodalga bedenine yani ruhuna yükler!.
İnsan bilincinde ya da bedeninde etkili olan tüm tesirler üçe ayrılır:
1. MELEK kökenli astrolojik etkiler
2. CİN kökenli mikrodalga impalslar
3. İNSAN beyinlerinin yaydığı yaygın veya yönlendirilmiş dalgalar
Bunlardan birincisi gene konumuz dışında olduğu için onu bir yana bırakıp, 2. ve 3. tür dalgaların etkileri üzerinde duralım
İnsanlar yeryüzünde boy göstermeden önce, dünyanın oluşum evresinden başlayan bir biçimde dünyada mikrodalga bedenli cinler yaşamaktaydı ki, dünya ısısı ve ateşi onlar için bir şey ifade etmemekteydi.
Daha sonra İnsan yeryüzünde varolcunca, bilinçli bir varlık olan insanın evrensel bazı gerçekleri fark

 etmesini hazmedemediler. Bu olayda önderleri Azazil isimli CİN idi!.. Azazil isimli CİN ve ona uyan tüm cin nesilleri tafsilatı AKIL ve İMAN isimli kitapta anlatılan bir olaydan sonra ŞEYTAN diye anıldılar ve insanlara düşman oldular!..
İşte bu şeytan diye bilinen tüm cinler, nesiller boyudur, insanlara birşeyler kazandırma bahanesiyle, onlara çeşitli yanlış fikirler ilka ederek saptırırlar!.. Akıl hastası haline getirirler!..
EY CİN TOPLULUĞU İNSANLARIN EKSERİYETİNİ HÜKMÜNÜZ ALTINA ALDINIZ. (6-128)
Âyeti bu gerçeği vurgular Cinlerle bilerek ilişkide olanların ölüm ötesi yaşamdaki halleri ise şu âyette açıklanmaktadır:
İNSANLARDAN ONLARI DOST EDİNENLER DE: -RABBİMİZ BİZ BİRBİRİMİZDEN FAYDALANDIK VE BİZİM İÇİN TAKDİR EDİLEN VAKTE ULAŞTIK DERLER ALLÂH: YERİNİZ ATEŞTİR!.. ALLÂHIN DİLEDİKLERİ DIŞINDAKİLER EBEDİ ORADA KALICIDIRLAR (6/128)
CİNLERİN temel amacı insanları Kurân öğretisinden saptırmak, böylece imandan etmektir!..
CİNLER, ilişkide oldukları her insanı; ve onlar aracılığıyla tüm uyanları ele geçirip, İSLÂM inanç sisteminden uzaklaştırmaya çalışırlar
İnsanları genelde küçük yaşlarda kandırıp ele geçiren CİNLER, ya İSLÂMI kullanarak bu işi gerçekleştirirler; ya İslâm dışı yolları empoze ederek!..
Kişiyi ele geçirmeleri genelde şu iki yoldan biriyledir: Eline kalem almış kişiye kendi iradesi dışında yazı yazdırarak Veya geçmişte yaşamış din büyüklerinin kisvesine bürünmek suretiyle rüya veya yakaza halinde görünerek!..
Önce bu kişiye büyük âlim veya veli olacağı bildirilir; sonra da artık o kişinin saflık derecesine göre zamanın kutbu, gavsı, en büyüğü, insanlığın kurtarıcısı, hatta MEHDİ veya RESÛL olduğu yutturulur!..
Bu arada çevresine toplananların da rüyalarına girilmek ya da geçmiş veya geleceklerine ait bir şeyler bildirilerek topluluklar oluşturulmaya çalışılır Böylece, CİNLERİN kulu olmuş ve o kişi, artık kendini devrin en büyüğü, insanlığın kurtarıcısı, MEHDİ sanmaktadır!.. Bugün Türkiyede sayısız insan, bilgisizlik yüzünden, kendini MEHDİ ya da GAVS sanan, oysa CİNLERİN elinde oyuncak olmuş kişilerin, peşinde koşmaktadır
Bu CİNLERDEN bazıları da kendini mevlânânın ruhu diye tanıtarak insanları etki altına almaktadırlar!.. Onlara kitaplar yazdırmaktadırlar
MEDYUM, aracı demektir; bilgisizlik yüzünden, ruhlarla görüştüğünü sanan kişilere denir!.. CİNCİ ayrıdır, medyum ayrıdır!..
Bu durum dünyanın her yanında da böyledir!.. Bugün kendini Mesih ya da resul veya mehdi gören sayısız insan farkında olmadan insanları cinlere kul-köle hale getirmişlerdir. Batı dünyasında bizim CİN dediğimiz varlıklar şeytan veya ruh ya da hayalet diye bilinirler!..
Bugün Türkiyede başta İstanbul ve Ankara olmak üzere neredeyse hemen her şehir veya kasabada kendini MEHDİ veya gavs ya da kurtarıcı olarak sanan pekçok aldanmış insan mevcuttur!.. Ve düşünün ki sadece Türkiyedekiler bu kadar çoktur!.. Buna bir de diğer ülkelerdekini ekleyin!..
Bunun dışında bir de İslâm Dışı yollarla insanları kendilerine tabi hale getiren CİN toplulukları vardır� Bunlar da kendilerinin UZAYLI olduklarını iddia ederek insanları kandırmaktadırlar!..
UZAYLILAR diye kendilerini kandıran CİNLERE tabi olanlar da, İSLÂM dininin hükmünün bittiğine; Hazreti MUHAMMEDİN CİN OLDUĞUNA; ALLÂH IN BEDENLENMİŞ olarak bir gezegende yaşamakta olduğuna inanmaktadırlar!..
CİNLER, günümüzde yoğun bir şekilde İSLÂM DIŞI BİR İNANIŞ OLAN REENKARNASYON, YANİ YENİDEN BİR BEDENE BÜRÜNEREK DÜNYAYA GERİ GELME fikrini aşılamaya çalışmaktadırlar
Oysa Kurânda Müminin sûresi 99-100. Âyetleri bu olayda kesinlikle reddetmektedir:
Nihayet onların her birine ölüm geldiğinde:
Rabbim beni (dünyaya) geri gönder!.. Ta ki boşa geçirdiğim yaşamımı orada bıraktıklarımla, yararlı fiillerle değerlendireyim der ASLA!.. BU DİYENİN GEÇERSİZ GÖRÜŞÜDÜR!.. ONLARIN ARDINDA BAS GÜNÜNE (mahşere) KADAR SÜRECEK KABİR ÂLEMİ VARDIR!.. SUR�a üflendiğinde aralarında ne soysopluk vardır, ne de bir soranlar!..�
Hangi yoldan olursa olsun cinlerle ilişkisi olanların çoğunda görülen ortak özellik tebliğlerin veya âyetlerin (!!!) mutlaka elle yazılarak çoğaltılmasıdır!.. Ki bu yazım, yazanın beyninde o cinin frekansına uygun bir açılım oluşturmaktadır.

Cinlerin insan beynini mikrodalga impalslar yollayarak etkileme yolları dışında, bir nesneyi hareket ettirme veya yakma gibi özellikleri de vardır.
Türkiyede ve DÜNYADA bu konuda TEK KAYNAK olarak ilk baskısı 1972de yapılıp halen 10. Baskısı yayınlanmış olan RUH İNSAN CİN isimli kitapta çok detaylı bir şekilde açıklanan konunun, bu broşür boyutunda elbette daha fazla açıklanması mümkün değildir Onun için bazı satır başları ile uyarılarımıza devam edelim:
CİNLERLE ne tür ilişkide olunursa olunsun, insanlar sonunda kesinlikle bundan büyük zarar görürler!.. Çünkü öğrettikleri arasında mutlaka Hz. MUHAMMED kökenli İSLÂM öğretisine ters düşen saptırıcı bilgiler yerleşmiştir!..
CİNLERLE ilişkide olanlarda mantıksal bütünlük yoktur!.. Yaptıkları konuşmalarda, başta söylediklerine sonra ters düşerler!.. Çelişkili konuşurlar!.. Genelde çok asabidirler!.. İtiraz gördüklerinde şiddetle parlarlar!.. Yalanları çoktur!.. Kendilerini daima büyük görüp, olabildiğince güçlü göstermeye çalışırlar!.. BÜYÜ konusuna gelince
BÜYÜ, genelde cinler aracılığıyla yapılmaktadır
Çok özel olarak, güçlü beyinlerin direkt yönlendirilmiş dalgalarıyla da gerçekleştirilebilmektedir!..
BÜYÜ, kişinin bilinci ve iradesi dışında, herhangi bir konuda, istemediği işi yapmaya elinde olmayarak zorlanmasıdır!.. Ve İSLÂM DİNİ mensuplarına kesinlikle BÜYÜ YAPMAK HARAMDIR!..
Eğer yukarıdaki anlamı iyi anladıysak; görürüz ki, karı-koca veya başkaları arasında sevgi oluşturmak için yapılan tüm çalışmalar veya muska yapmalar dahi BÜYÜDÜR; değil ki ara açmak için yapılanlar!.. İSLÂMDA DUÂ SERBESTTİR; BÜYÜ HARAMDIR!..
DUÂ kişinin talebidir; BÜYÜ muhataba isteği ve iradesi dışı istemediğini yaptırmaktır!..
CİNCİLERİN, cinlerden haber alma dışındaki tüm faaliyetleri BÜYÜ yapmadır!.. Yaptıkları, İSLÂM anlayışına göre HARAMDIR!.. BÜYÜ yapan da yaptıran da altında asla kalkamayacağı bir vebalin altına girmektedir; cinler o işi onlara hoş gösterse de!..
CİNCİLER, BÜYÜ yaparken ya da BÜYÜnün tesirini oluşturacak MUSKAYI YAZARKEN çeşitli duâlar okurlar ve böylece bazı cinleri o konuda görev yapmaya davet ederler!.. Ki bu başkasının iradesini zorlamadır; HARAMDIR!..
CİNLERDEN ve BÜYÜDEN KORUNMA yollarına gelince
Bizim tespitlerimize göre Kurânda iki tür, korunma sağlayan âyetler vardır Birincisi pasif korunma âyetleridir ki bunlar Ayetelkürsi, kuleuzüler ve Hasbiyallahu venimel vekil ve hüve rabbularşıl azim duasıdır Bunların 41 veya 100er defa okunmasıyla kişinin çevresinde cinlerden ve kem nazarlardan (negatif beyin dalgalarından) gelecek olan etkilere karşı bir koruyucu kalkan oluşur
Ancak bir de CİNLERE karşı aktif savunma sağlayan duâ da vardır ki o da şudur:
KORUNMA DUÂSI:
RABBİ İNNİ MESSENİYEŞŞEYTANU BİNUSBİN VE AZAB; RABBİ EUZU BİKE MİN HEMEZATİŞŞEYATİYNİ VE EUZU BİKE RABBİ EN YAHDURUN. VE HİFZAN MİN KÜLLİ ŞEYTANİN MARİD. (Sad: 41 / Müminuna: 97-98 Saffat: 7)
Bu duâ kişinin beyninde cinleri son derece sıkan ve hatta yakan dalgalar yayınlanmasına vesile olur Böylece de o kişiye musallat olan CİNLER o kişiden uzaklaşmak zorunda kalırlar
İçlerinde sebepsiz sıkıntı duyanlar; BÜYÜ yapıldığından şüphelenenler, cinni yoldan başkalarının kendisini etkilediğini düşünenler bu duâya olayın şiddetine göre sabahları ve geceleri 41 ile 150şer defa arasında bir sayıyla okumaya devam ederlerse büyük fayda görürler Çünkü bilebildiğimiz kadarıyla CİNLERE KARŞI TEK SİLAH bu duânın yaymış olduğu beyin dalgalarıdır.
Şayet CİNLİ olduğundan şüphelendiğiniz bir kişi yanında veya birkaç arkadaşınızla bu duâyı içinizden bir süre okursanız, sonuçlarını görürsünüz
Bu konuda sıkıntıda olan kişinin yanında birkaç kişi toplanıp da her biri 300 er defa bu duâyı okursa ve arka arkaya üç gün devam edilirse büyük fayda elde edilir Ayrıca bu dua etme sırasında ortada bulunacak bir suyun beyin dalgalarından içilmesi de yararlı olur.

islam
Devamını Oku »

VESVESE HAYAL VE KARA SEVDA İÇİN VEFK


Devamını Oku »

HAMİLEYKEN ÇEKİLECEK ZİKİRLER

Hamilelikte Çekilecek Esmalar ve Okunması Gereken Sureler
"Mademki başıboş değiliz, mademki bir Yaratıcımız var, O'nu layıkıyla zikretmeliyiz. 'Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın! Böyle yapanlar hüsrana uğramışların ta kendileridir"˜ (Münâfikûn Suresi, 9) âyeti uyarınca, (okuyunca irkildim ve istedim ki) çocuklarımız bizi, Yüce Yaratıcı'yı anmaktan uzaklaştırmak yerine, bilakis daha anne rahmine düştükleri andan itibaren, esma zikriyle Yaratıcı'mıza yaklaştırmalı. İnsanın yaratılış mucizesini safhalarıyla her an düşünerek, kişi "˜Yaratıcısı'na kulluğunu, fikirle ve zikirle geliştirip, O'nu bilmeli, tanımalı."

"Gerek fizikî, gerekse manevî ve ruhanî bakımdan insan, Allah'ın isimlerine mazhar olabilecek üstün özellikte yaratılmıştır. Allah'ın her biri sonsuz sırlar taşıyan isimleri, aynı zamanda kullarının O'na yöneldiği birer kapı mahiyetindedir. Farklı ihtiyaçlar içindeki insanlar, o derdinin devası olan ilahî ismi zikrederek Allah'a halini arz eder. Hasta olan bir insan Rahîm ve Raûf diyebilirken, Şâfi' ve Muâfî de diyebilir. Fakir ve muhtaç olan kimse Rezzâk ve Fettâh isimlerinin yanında Kerîm ve Vehhâb isimlerini de zikredebilir. İlim peşinde olan kişi Allâmü'l-Guyûb ismiyle dilini meşgul edebilir. Hidayete ermek için Hâdî ve Nûr isimleri zikredilir. Sabırsız insanlar Sabûr ismi ile, sinirli ve aceleci insanlar ise Halîm ismini kendilerine vird edinebilirler. İşte insan üzerinde yaratacağı bu gibi tesirler sebebiyle kendimiz için de, doğacak olan bebeğimiz için de bol bol Allah'ı zikredelim, diyoruz" diyen Akgün'ün yetmiş hafta boyunca zikrettiği isimler ve bununla ilgili aldığı notlar şöyle:

1. hafta: el-Mâlikü'l-Mülk

Farkında olsanız da olmasanız da, şu an içinizde büyük bir faaliyet var. İsteklerinizin şanı yüce Allah (c.c.) tarafından kabul edildiği çok kıymetli günler yaşamaya başladınız bile.

2. hafta: er-Reşîd, eş-Şehîd

İçinizdeki gelişmenin farkında değilsiniz. Oysa, "...O'nun ilmi dışında bir dişi ne hamile olur, ne de doğurur." (Fâtır Suresi, 11.) O Kudret Eli, size hissettirmeden inceden inceye işliyor bedeninizi...

3. hafta: el-Hak, el-Azîm

İçinizdeki varolma çabasından hâlâ habersizsiniz. Artık "bebek" olma isteğiyle hayata tutunmaya çalışan bir "can" var içinizde. Belki de bilseydiniz, daha az hareket ederek ya da kendinizi yormayarak, o küçücük varlığın varolmasına âcizane yardımcı olmaya çalışacaktınız.

4. hafta: el-Muhsî, el-Muhric

Fıtratınıza kodlanmış olan "anne-baba olma arzusu", size duanızda ısrar ettiriyor. Bu isteğin nedenini, niçinini sorgulamasanız bile, arzunuzun gerçek olması için niyazlarınıza devam ediyorsunuz.


5. hafta: el-Muhyî, el-Habîr

Regl dediğimiz dönemin gecikmesi, küçük bir şüphe düşürebilir içinize. Yüzünüzde hafif bir gülümsemeyle "Benden gizli bir şeyler mi oluyor içimde acaba?" diye düşünebilirsiniz.



6. hafta: el-Bâri', el-Velî, el-Vâlî

Siz hamile olup olmadığınızın cevabını arayıp dururken içinizde gebelik kesesi görülür duruma geldi bile. Ultrasonla (USG) bakıldığında, biiznillah, görülebilir durumda olan bu kesecikte, henüz 8-10 mm civarındaki bebek adayı bulunuyor.



7. hafta: el-Mü'min, el-Mâni'

Muhtemelen henüz 10 mm boyunda olan bebeğinizin her gün hızla değişeceğini, gelişeceğini bilmek bile yetiyor size. Zaten meraka da gerek yok! Çünkü Yüce Yaratıcı onu gebelik süresince amnios kesesi denilen bir sıvının içinde koruyacak.



8. hafta: el-Mübdi', el-Musavvir

Bebeğinizin yüzü, gözleri, ağız açıklığı, dudakları, tükürük bezleri, kulak ve burun kökleri de oluşum için hazırlanıyor. Bu hafta içinde bu özelliklerin varedildiğini bilmek sizi duaya sevk ediyor.



9. hafta: eş-Şâfi', eş-Şekûr

Gerek gebelik dönemi sıkıntılarını, gerekse hayatımızın sair dönemlerindeki hastalıklarını şifaya kavuşturarak bizi rahatlatan Rabbimize mutlaka şükredelim.



10. hafta: el-Bâkî, el-Müyessir

Şu kısacık ömrümüze böylesine mükemmel bir yaratılmayı bize bahşeden ancak fâni olmayan Biri'dir. Öyleyse bu hafta, "Ya Bâki, ya Müyessir" diyelim.



11. hafta: es-Semî', el-Adl

Bebeğinizin işitebilen sağlıklı kulaklara sahip olması için dua edebilirsiniz. Öyleyse gözlerinizi yumun ve dilinizde zikirle bu safha safha yaratılışın güzelliğini tefekkür edin: "Ya Semî', ya Adl!"



12. hafta: el-Hâlık, el-Hallâk, el-Fâlik

Bebeğinizi eksiksiz, kusursuz olarak kucağınıza aldığınızı düşünerek Hâlık ismini ve diğer esmâları zikretmenizi tavsiye ederiz: "Ya Hâlak, ya Hallâk, ya Fâlik!"





13. hafta: en-Nâsır, el-Müsteân

Bizi bekleyen birçok güzelliğin yanında, gelecek olan sıkıntılar için yine Yüce Rabbimize dua edelim: "Ya Müsteân, ya Nâsır!"



14. hafta: el-Bedî', el-Muhsin

Bu hafta bebeğinizin eşi, benzeri olmayan parmak izleri yaratılacak. Öyleyse, bu hafta bize ikram edilenlere karşı biz de zikrimize zikir ekleyelim: "Ya Bedî', ya Muhsin!"



15. hafta: el-Mütekebbir, el-Kuddûs

Dünyanın en mükemmel şehrinde bile görevler ve hizmetler aksadığı halde, vücut şehrinde en ufak bir aksama olmuyor! Eksiklik görülmeyen bütün bu faaliyetler için, "Ya Kuddûs" diyelim!



16. hafta: el-Celîl, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muktedir, el-Melîk

Yüce Yaratıcı'ya, henüz ruhu bedenine kavuşmuş olan bebeğiniz için, dua etmeyi unutmayın. Bolca okuyacağınız bu zikirle Yüce Yaratıcı'nın, sizin ve bebeğinizin üzerindeki ikramının genişlemesi umulur.



17. hafta: el-Hafîz, el-Vâris

Gelecekte "Ne olacak, nasıl olacak?" korkusunu bir kenara bırakıp, tam bir teslimiyet içinde bu haftaya ait esmâ zikrimizi gerçekleştirelim: "Ya Hafîz, ya Vâris!"



18. hafta: el-Hakîm, el-Hakem

İnsanda ve onu oluşturan her şeyde, ona hizmet eden her şeyde; kısaca yaratılmış olan "her bir şey"de mükemmellik, kusursuzluk ve hikmet sözkonusu. Öyleyse bu kusursuzluğa karşı "Ya Hakîm, ya Hakem" diyelim!



19. hafta: es-Sâni', el-Vâsi'

Akıl organı, akılları durduran nitelikte yaratılmış, sonsuz hikmetlerle donatılmış, çok özel bir organdır. Dilimiz anlatmakta nakıs kalsa da, zikrimiz şükrümüze vesile olsun: "Ya Sâni, ya Vâsi!"



20. hafta: el-Cemîl, el-Cebbâr

Toplumumuzda sıkça kullanılan bir tabir vardır: "Bir işin yarısı olduysa, o iş tamamlanmış sayılır. Çünkü zor kısmı başlangıcıdır. Gerisi çabuk gelir" denilir. Siz de hakikaten çok zor bir sürecin tam ortasındasınız.



21. hafta: el-Kaviyy, el-Vehhâb

Erişkin bir insanda yumruk büyüklüğünde olan kalp, 21 haftalık bebeğinizde henüz minicik halde. Bebeğimizin kalbini güçlenmesi için bu haftaki zikrimiz: "Ya Kaviyy, ya Vehhâb!"



22. hafta: el-Müneccî, el-Mucîb

Sizi ruhî ya da bedenî açıdan zorlayan haftalarda Allahu Teala'ya Müneccî ismiyle dua edebilir, Mucîb ismiyle de isteklerinizi sıralayabilirsiniz: "Ya Müneccî, ya Mucîb!"



23. hafta: el-Câmi', el-Kâim

Bu sabah yeni bir haftaya, karnınızdaki yumrukları hissederek başlamış olabilirsiniz. Bu ilk kıpırtıları hissetmenin heyecanıyla nasıl şükredeceğinizi bilemediğiniz, karmaşık heyecanlar içinde buldunuz kendinizi. O zaman zikrimiz: "Ya Müneccî, ya Mucîb!"



24. hafta: el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Kâfî

Bebeğin gelişimi, kendi sıkıntılarınız derken, artık erken doğum olma olasılığıyla da karşı karşıyasınız. Dilinizden düşürmeyeceğiniz zikriniz "Ya Vâkî', ya Kâfî!" olsun.





25. hafta: el-Halîm, el-Alîm, Allâmü'l-Guyûb

Bu haftadan başlayarak, belki de bebeğinizin doğumundan sonra da, çok uzun bir süre devam etmek üzere, iyi ahlakla ahlaklanması için Halîm esmasını okumaya devam etmelisiniz.



26. hafta: el-Basîr, ez-Zâhir, el-Bâtın

Bizim gözümüzle göremediklerimizi Allah (c.c) görür ve bilemediğimiz her şeyin iç yüzünü, bilir. O'nun varlığı sanatlarıyla ve yarattıklarıyla apaçık görünür. O, Allah ki, Zâhir'dir, Bâtın'dır.



27. hafta: er-Rakîb, es-Selâm

Gözlerimizle takip edebilseydik eğer, her saniyesi bir mucize, her şekli ve hali ayrı ayrı hayrete şayan olan bu yaratılış harikasını izlerken akıllarımız zorlanırdı. Dilimiz nakıs kalsa da, biz "Ya Rakîb, ya Selâm" diyelim!



28. hafta: Rabbü'l-âlemîn, el-Müheymin

Hamileliğinizin muştulu zorluğunu ancak Allah'a dayanarak ve güvenerek tamamlayabilir, endişelerden O'nun varlığı ile emin olabilirsiniz. O'na sığınarak dualarımıza dua, zikrimize zikir ekleyelim: "Ya Alîm, ya Müheymin!"



29. hafta: es-Samed, el-Mükevvin

Bu hafta doğum sonrası bebeğinizi doyurabilmeniz için, göğüslerinizde süt üretimiyle ilgili bir hazırlık var. Yüce Allah, her şeyin Kendisine muhtaç olduğu, tüm ihtiyaç ve isteklerin O'na yöneldiği yegâne Zat'tır. Hakiki samediyyet O'na aittir.



30. hafta: el-Kâdir, el-Afüvv, el-Gafûr

Bu hafta Kâdir esması ile kendimize ve doğacak çocuğumuza güç, kuvvet, sağlık, hayırlı şeyler yapabilme yeteneği isteyebiliriz. Zira Kâdir ismindeki kudret; ilim ve iradenin ışığında ve bunlara uygun olarak bir şeyi icat etme kabiliyetidir.



31. hafta: el-Mukît, el-Muhît, el-Mümid

Bedenimizin her türlü ihtiyacını bize veren yüce Allah'a bir kez daha şükürler olsun. "Bildiğiniz her şeyi size veren Allah'tan sakının. O size hayvanlar, oğullar, bağ, bahçeler ve pınarlar verdi." (Şu'arâ sûresi, 132) Öyleyse bu hafta "Ya Mukît, ya Muhît!" diyelim!



32. hafta: er-Rabb, en-Nâfi', ed-Dârr

Bebeğiniz bu haftanın sonunda âdeta sekizinci ayını bitirdiğini hissedercesine, dış dünyadan gelen tüm sinyalleri duymaktadır. Özellikle annesinin sevdiği ya da sevmediği seslere karşı da duyarlıdır. Bu haftaki zikrimiz de "Ya Rabb, ya Nâfi', ya Dârr!" olsun.



33. hafta: el-Latîf, el-Berr, el-Mâcid, el-Metîn

Bu hafta Metîn ve Latîf ismini dilinizden düşürmeyin. Hayat boyu her türlü isteklerimizin yerine gelmesi için mutlaka Allah'ın lütfuna ihtiyacımız vardır. Allah'ın lütfunun üzerimizde, kemal derecesinde tecelli etmesini elbette isteriz.



34. hafta: el-Kebîr, el-Müteâl, el-Aliyy

Bu hafta Allah'ın isimlerinin yanısıra dilinizden İnşirah Suresi'ni düşürmeyin. Gerek sizin gönlünüzü ve göğsünüzü, gerekse bebeğinizin solunumunu genişletmesi açısından bu sûreyi sıkça okumanızı tavsiye ederiz.



35. hafta: er-Rahîm, er-Raûf, el-Vedûd

Doğuma üç ila beş hafta arasında bir zaman kaldı. Artık annenizin kıymetini daha iyi bildiğinizi fark edeceksiniz. Anne ve babanıza daha özenle davrandığınızı göreceksiniz. Böylesi bir şefkat içinde de dilinizden dualar düşmeyecek.



36. hafta: el-Hayy, el-Kayyûm

Bu hafta çocuğumuzun asıl sahibine emanet olduğunu unutmayarak, "Ya Hayy, ya Kayyûm!" zikirlerinin yanısıra tam bir teslimiyetle Ayete'l-Kürsi'yi sık sık okuyalım.



37. hafta: el-Azîz, el-Kerîm

Başı aşağıya dönen bebeğinizin kafatası da son şeklini aldı; ama beyin gelişimi halen devam ediyor. Bununla birlikte sinir sistemi de güçleniyor. Yani son derece kontrollü bir şekilde üstün, şerefli bir insan yaratılmaya devam ediyor.



38. hafta: el-Vekîl, Zü'l-Eman

Bebeğiniz neredeyse dünya ile tanışmaya hazır, ancak dünyada yaşayabilmesi için gerekli olan ince ayarları yapılandırılmaya devam ediyor. Bu hafta zikirlerimizin yanında Tam bir teslimiyetle "Allah bana yeter, O ne güzel vekildir!" (Âl-i İmrân, 173) duasını dilimizden düşürmeyelim!



39. hafta: er-Rezzâk, er-Rahmân, el-Bâsıt



Bebeğiniz her an gelebilir! Her ne kadar doktorunuz bebeğinize kavuşacağınız olası günleri söylemiş olsa da, sürprizlere hazırlıklı olun! O sebeple bütün hazırlıklarınızı tamamlayın. "Ya Rezzâk, ya Rahmân, ya Bâsıt!" zikirlerini ise dilinizden düşürmeyin.



40. hafta: el-Vâcid, el-Fettâh

Bu hafta, pek çok anne adayı için "büyük buluşma" gerçekleşiyor. Şayet bu haftada doğumunuz gerçekleşmediyse, endişelenmeyin. Bu hafta hayırlı bir bekleyişte olmanız sebebiyle, dilinizden "Ya Vâcid!" zikrini düşürmeyin!
Devamını Oku »

Anlamını Bilmediğimiz Rüyaları Anlamak



Devamını Oku »

Vücuda Musallat Giriş Enerji Noktalar



islam
Devamını Oku »

Psikolojik Hastalıklar İçin Tövbe Etmek

Psikolojik sorunlar için
Euzu billahi mineʼş-şeytaniʼr-racîm Bismillahiʼr-rahmaniʼr-rahîm
Allah ım Soyumdan butun lanet ve bela okuyanlarin ve soyuma butun lanet ve bela okuyanlariт ve soyumdan zurriyetlerine butun beddua edenlerin gunahlarinin affi icin ben sana binler kere binler Tovbe ettim Estagfirullah (Estagfirullah tekrarli)
Allahım! Ben soyumdan bütun ölmus ve sağ olanlara ve soyuma bütun lanet ve bela okuyanlara ahiret, geçmis ve gelecek, tüm haklarimı :Helal ettim – Helal ettim – Helal ettim şahit ol yarabbi.
Lanet ve bela okuyanların kabirlerini bilmediğimden, onların kabirlerinde huzura kavuşması ve okuyacağım Fatihaların onların ruhlarına erişmesi niyeti ile ve üzerimdeki soyumdan gelen tüm beddua ve lanetlerin, enseslerin, sapkınlıkların, zulüm ve tecavüzlerin, lanetlerinden, kurtulmak niyeti ile ve ümmeti Muhammed üzerindeki tüm bela ve musibetlerin dahi kalkmasına ve şeytanin tüm hile ve tuzaklarınin boşa çıkmasina ve okuyacağim Kurandan, hasıl olacak sevabı tum olmuslerimin ve ümmedi Muhammedin tum ölmuslerinin ruhlarına hediye etmek niyeti ile niyet ettim Fatiha okumaya
   Euzü billahi mineʼş-şeytaniʼr-racîm 1- Bismillahirrahmânirrahîm.
2- Elhamdü lillâhi rabbil'alemin
3- Errahmânir'rahim
4- Mâliki yevmiddin
5- İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în
6- İhdinessırâtel müstakîm
7- Sırâtellezine en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
islam
Devamını Oku »

BÜYÜ SİHİR MUSALLAT KURTARMA YÖNTEMLERİ

 SİHİR BÜYÜ VE CİN MUSALLAT OLMUŞ KİŞİLERİN EVLERDE YAPACAĞI PROGRAM
1-)EV PROGRAMINDA KULLANILACAK MALZEMELERİN HAZIRLANMASI
Rukye ayetleri suya,zeytinyağına ve bala okunur.Okuma işleminin günlük olarak yapılması en ideal yöntemdir, yapılamıyorsa okuma işlemi 3 günde bir tekrarlanmalı.
Zeytinyağı,su,ve diğer malzemelere nasıl kuran okunur ?
a-) İlk olarak şişenin kapağını açın ve ağzınızı şişenin ucuna tutun , kısık sesle Rukye ayet ve surelerini okuyup
içine güçlü bir şekilde üfleyin. ( tükürür şekilde üfleyin sıcak yemeğe üfler gibi değil)
- Mesela ilk önce fatihayı okuyun ve bitirince üfleyin,sonra tekrar fatiha ve yine üfleyin vs... - Suya okunacak ayet ve sureler : 3 er veya 7 şer kez aynı ayet ve sureleri okuyup üfleyin
b-) Genel olarak - Fatiha - Bakara 1-5 - Ayet el kursi - Amener rasulu - İsra 82 - ihlas - Felak - Nas. Okunup üflenir.
- Sihir hastaları malzemelere okurken genel rukye ayetlerinin üzerine 3-4 sihir ayeti ilave etmelidir.
- Nazar veya hasede uğramış hastalar malzemelere okurken genel rukye ayetlerinin üzerine 3-4 nazar ve kıskançlık ayeti ilave etmelidir.
- Musallat hastaları ateş,ölüm,azap ayetlerini ilave edebilir..
- Diğer hastalar ise şifa ve sekinet ayetleriyle birlikte hastalığa göre ayetleri seçip malzemelere okuyabilir... Yardıma ihtiyacı olan bize özelden ulaşabilir.
(Okunmuş su hazırlama tarifi için ek bir şey söyleyeyim kimisi okuyamıyor okutacak kimse de bulamıyor, zor geliyor rukye kayıtlarını kabın yakınında yüksek sesle çalarak da okunmuş su zeytinyağı vs elde edebilirsiniz okuyup nefes etmek kadar etkili olmasa da Allahın izniyle tesir eder.)
2-)OKUNMUŞ SU İLE BANYO TEDAVİSİ
Rukye ayetleri okunmuş suya Sidr yada defne yaprağından yedi tane ezilerek ya da toz halinde ise biraz katılır. Sidr bulunmaz ise defne yaprağı toz haline getirilir (Sidr Arabistan Kirazı yaprağıdır Türkiye'de bulamazsınız hac yada umreye gidenlere sipariş verebilirsiniz).
-Bir bardak kadar okunmuş sidr yada defne tozu karıştırılmış su alınıp kovaya eklenir banyo suyu çoğaltılır.
-Bir çay bardağı sirke kovaya ilave edilir.
-2 kaşık kaya tuzu ( iri olsa daha iyi olur ) kovaya eklenir.
Bu su ile banyo yapılır. Su ile yedi gün tekrar banyo yapılır. Hatta mümkünse tedavi olan kişi banyo saatlerini aynı
saatlere denk getirmelidir.
3-)OKUNMUŞ SU VE ZEYTİNYAĞININ İÇİLEREK KULLANILMASI
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş olan sidr ve defne yaprağından yapılmış olan karışımdan her gün sabah ve akşam bir bardak su içmelidir.
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş sızma zeytinyağını sabah ve akşamları bir çorba kaşığı içmelidir(İsteyen üzerine limon sıkarak içebilir).
-Çörek otuda bu şekilde kullanılabilir.
4-)ZEYTİNYAĞI İLE YAĞLANMA
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş zeytinyağını krem sürer gibi saçlar hariç tüm vücuduna sürer, özellikle kaslara ve omurga hattına masaj yaparak sürmek daha iyidir.Zeytinyağı ile yağlanma işlemine hastanın durumuna göre 7, 21, 40 gün devam edilmelidir. Okunmuş su ile banyo yaptıktan sonra yağlanma işlemi yapılmalıdır, yani yağlandıktan sonra banyo yapılmayacak!!! ZEYTİNYAĞI İLE YAĞLANMA ÇOK ÖNEMLİ VE TESİRLİDİR İHMAL EDİLMEMELİ...
 1

5-)BAĞIRSAKLARDAN VE MİDEDEN BÜYÜ YADA NAZAR UNSURUNUN ATILMASI
Aşağıdaki yöntemlerin hepsi aynı anda uygulanmayacaktır!!! Haftalık yada aylık olarak değişim yapılacaktır!!! Bal hariç...
a-)SENA ŞURUBU Bağırsakta bulunan büyü unsuru için)
100 Gr. Sinameki Yaprağı ve Rezene aktardan temin edilir. Kabızlık,bağırsak tembelliği, midede ve bağırsaklarda bulunan sihir maddesi atılması için etkilidir.
Hazırlanışı: 3 su bardağı su kaynatılır ,bir tutam sinameki ve rezene demliğe atılır su eklenir ve demlenir.
Ilık oluncaya kadar bekletilir süzülür 4-5 saat bekletilir üzerine rukye ayetleri okunur bal yada pekmezle tatlandırılır aç karnına 3 bardak birden içilir. Etkisini yaklaşık olarak 6-7 saat sonra verir,karında biraz ağrı oluşabilir,ishal olunur ,bu ishal korkulacak ishal değildir bol bol ılık su içilir pekmez yada bal şerbeti de olabilir. İshal olunmazsa ertesi gün yeniden yapılır taki ishal oluncaya kadar. 3 gün ara ile tekrar yapılarak içilir ve daha sonra haftada bir defa yapılması gerekir. İleriki zamanlarda ise ayda bir uygulanır. HAMİLELER KESİNLİKLE KULLANMAMALIDIR.
b-)ACI ÇEHRE (Bağırsakta bulunan büyü unsuru için)
Su ile 3 Adet çiğneyerek ya da ezilerek yutulur. Yaklaşık bir saat sonra ishal olur. Bol bol su içilir, 3 günde bir olmak üzere 2 ya da 3 defa tekrarlanır.
c-) MEYANKÖKÜ VEYA SAFRAN (Midede bulunan büyü unsuru için)
Herhangi bir aktara giderek 1kg yeni çekilmiş meyankökü alınır, meyankökü 5 litre suda 15 dk. kaynatılır ve dört saat dinlenmeye bırakılır. Meyankökü dibe çökene kadar yerinden hiç oynatmayınız. Dört saat sonra süzün. Süzüldükten sonra çıkan su iki litreyi geçmez ve rengi de siyah olur. Bu su ağzı kapanabilen cam bir kaba boşaltılır. Rukye ayetleri üzerine okunur ve buzdolabında saklanır. Bu sudan her gün sabah aç karnına, ikindiden sonra ve yatmadan önce orta boy bir çay fincanı içilir. Hazırlanan miktar bu şekilde on gün kadar yeter üç günde bir rukye ayetleri tekrar okunmalıdır. Tansiyonu 150/90‟ın üzerinde olanlar aynı miktar suya meyankökünü 250 gr. katsınlar ve içtikten sonra bir saat boyunca başka bir şey yemesinler.
Meyankökü içemeyenler onun yerine 2 litre suda beş gram safranı eritsinler ve üzerine rukye ayetlerini okuduktan sonra aynı şekilde içsinler.
Meyankökü üzerine Rukye ayetlerine ilaveten Bakara, Kehf ve Yâsîn sureleri de okunabilir. Bu şekilde inşallah büyü vücuttan çıkacaktır. Vücudun içinde bulunan büyü genellikle okuma esnasında hareket eder ve bulantıya sebep olur. Eğer hasta karnında ağrı ya da hareket hissetmiyorsa, genellikle büyü bedenin içinde değil demektir. Bulantıyla birlikte olmayan mide ağrısı yalnızca eziyet içindir. Meyankökünün yerine safran da kullanılabilir. Bu ikisi etkide birbirine yakındırlar.Meyankökü kendisi bizzat tansiyon yükseltmese de, tansiyon hastası olanlar veya tansiyonu yükselmeye eğilimli olanlar için zararlı olabilir. Bu kimseler onun yerine safran kullansınlar.
d-) BAL (Midede bulunan büyü unsuru için)
Kullanılacak bal kaliteli bir bal olmalıdır, bal hadislerde geçtiği üzere bir çok hastalığa şifadır.
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş balı sabah ve akşamları bir tatlı kaşığı yemelidir. Tahta kaşık kullanılmalı!!! Ayrıca halsizlik için vereceğimiz macun tarifi içerisinde bal zaten var. Macun hazırlayamayan yada biten hastalar macuna alternatif olarak kullansın.
6-) HALSİZLİK VE KANSIZLIK İÇİN KUVVET VERİCİ MACUNUN HAZIRLANMASI
Malzemeler:
- 2 Kg Bal yada 1Kg Bal, 1 Kg Keçiboynuzu pekmezi
- Çörekotu, havlucan, zencefil, kebabiye, çemenunu, devedikeni, ısırgan tohumu, ginko, biloba, kakule, üzümçekirdeği, polen,kına kına, keten tohumu, karanfil,keçiboynuzu,gingseng. (20'er gr olarak toz halinde çektirin)
Hazırlanışı:
Toz olarak belirtişmiş malzemeleri aktarda çektirin, çörekotunu toz olarak almayın!!! Çörekotunu çekildikten sonra bekletmeyin uçucudur tesiri kalmaz. Bitkisel tozlar alınmış olan 2 Kg bal yada 1 Kg. bal 1 Kg. pekmez ile tahta kaşık ile karıştırılır.
Kullanımı:
Hazırlanan karışıma rukye ayetleri okunur .Ağzı kapalı tutularak muhafaza edilir, toz karışımlarda okumanın etkisi daha uzun süre devam eder. Okuma işlemi 2 haftada bir tekrarlanır. Tahta yada plastik çorba kaşığı ile sabah, ikindi, akşam günde üç defa kullanılmalı. Rukyeden halsiz düşen hastalar ihmal etmemeli... Şeker hastaları sadece tozları karıştırıp,bir kaşık su ile içerler.
2

7-) BİTKİSEL VE SAKİNLEŞTİRİCİ ÇAYLAR
Bu çaylar tedavi sürecinde vesvese, asabiyet yaşayan hastalar tarafından kullanılmalıdır. Özellikle aşık cin vakalarında karı koca arasında geçen lüzumsuz tartışmaların önüne geçmek için faydalıdır!!!
Malzemeler:
- Melisa, rezene, kekik, ıhlamur, kabuk tarçın, adaçayı, kedi otu, papatya her biri 100 gr olarak alınacak.Aktarınıza paketlerin üzerine etiketler ile isimlerini yazmasını isteyin.
Hazırlanışı ve kullanımı:
2 Litre su kaynatılır , bitkilerin hepsinden yaprak olanlardan birkaç yaprak ince yada taneli olanlardan tatlı kaşığı suya koyarak demlenmeye bırakılır 30 dk sonra süzülüp cam bir şişeye konulur ve üzerine rukye ayetleri okunur. Sabah ,öğlen, ikindi ,yatmadan 1 su bardağı içilir bal veya pekmez ile tatlandırılır. Şeker kullanılmamalı ,yada sade içilmeli .Bittikçe yapılmalıdır!!! En az 40 gün devam edilmelidir. Demlerken azar azar atıp demleyin, fazlası çok uyku yapar.
8-) ALKOLSÜZ ESANSLAR VE BİTKİSEL TÜTSÜLER
-Alkolsüz esanslardan Ud,Misk,Kafur,Reyhan,Gül yağı, kullanılabilir ve cini Allah'ın izni ile rahatsız eder . Bu
esansları yatarken sürünebilirsiniz yada sürünmek üzere ayırdığınız yağa ekleyebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken husus esans ile karıştırdığınız zeytinyağını içmemenizdir.
-Gül,Menekşe,Sedef,Zeytin,Nar yaprakları tütsü maksadı ile kullanılabilir.
9-) GÜNLÜK ZİKİRLER
Sabah ve Akşamları en az 100 defa olmak üzere
- Estağfirullah ve etubuileyh
- La ilahe illallahuvahdehu la şerike lehulehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve ala kulli şeyin kadir - Subhanallahi ve bihamdihi,sübhanallahil azim
- La havle ve la guvvete illa billahilaliyyülazim
- E‘ûzu bi kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ halak
- E‘ûzu bi kelimâtillâhit-tâmmeti min kulli şeytânin ve hêmmetin, ve min kulli ‘ay-nin lâmmeh
- Bismillahilezi la yedurru ma ismihi şey’un fil ardi vela fissema'i ve huvessemiu’l aliym
10-) YATARKEN MESH ETMEK
Yatmadan önce Ayet-el Kürsi, ihlas,felak nas sureleri avuç içlerine okunur ve bütün vücut mesh edilir. Avuçlarımızı karda ellerimizi ısıttığımız gibi ağzımıza götürüyoruz, okuyup nefes ediyoruz.
11-) EVİMİZİ KORUMA ALTINA ALMAK EVDE BULUNAN CİNLERİ KOVMAK
Boş bir cam sil şişesi alınır, içerisine az bir miktar sirke, alkolsüz esans ve su eklenir. Şişeye Fatiha,Ayet-el Kürsi, Saffat 1-10, ihlas, felak, nas sureleri okunur. Ev sesli bir şekilde Ayet-el Kürsi okunarak tuvalet ve banyo hariç olmak üzere komple fısfıslanır. Özellikle hastanın daraldığı yerlere daha çok sıkılır.
12-) HACAMAT
Hacamat 70 derde şifadır ve cinlere Allah'ın izni ile eziyet verir. Sünnete uygun olarak ehline hacamat yaptırın. Peygamber efendimiz kafadan yapılan hacamat için cankurtaran tabirini kullanmıştır. Bayanlar bayan hacamatçılara gitsinler, erkelerin bayanlara hacamat yapması caiz değildir.
13-) HARAMLARDAN UZAK DURMAK VE MÜSLÜMAN GİBİ YAŞAMAK
-Televizyon izlemekten ve müzik dinlemekten uzak durun.
-Evde bol bol Kuran okuyun ve namazlarınızı kılın, Rabbinizden dua ve istiğfar ile şifa taleb edin.
-Evde teyp,pc,telefon ve bunu gibi cihazlarla kuran okunsun.
-Evde bulunan heykel ve putları atın, duvardaki resimleri kaldırın.
-Şifa bulsanız da bulmasanız da Kuran-ı Kerimden irtibatınızı kesmeyin.
-Muska ve nazar boncuğu gibi şeylerden uzak durun. Muska varsa usulüne uygun bir şekilde imha edin.
     - Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed Not: Zikirlerin hepsini yapamasanız bile kesinlikle terk etmeyin.
3

RUKYE ŞİFA AYETLERİ
ِ ِ ِ ِ FatihaSureَsi
أُ>=ُذ6ِ3)1/:َ+ا)'9ْ$68َنا)'(4ِ$ِ# 2ِْ3ِ#ا)01/ا)'(ْ&ٰ-ِ+ا)'(ٖ&$ِ#
اَِْ)َ)َْ-ُ")01ِِ/َرِ&بَاْ)َ%6َ)ٖ-$َ+ اَِ)'(ِْ&ٰ-ِ+ا)'(ٖ&َ$ِ#ْ َ:6)ِِ$َْ=ِما)ّٖ"ِ+
ا'6كَ*ْ%2ُُ"َوا'6كَ*2َْ-ٖ%$ُ+ اْ+"َ*6ا)&/َ(اطا)ُ-2َْ-ٖ,$َ#
َِ'َّْ 6(اطا)5+اَْ*%-4>1َ$3ِ# 9َ$ِ(ا)-78ْ= ِب>1َ$3ِ#و;:ا) '67)$+
َََََََََُْْْْْْٖٖ
Euzu Billahimişşeytanirracim Bismillâhir rahmânir rahîm. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn, Er rahmânir rahîm,Mâliki yevmid dîn, İyyake nağbudu ve iyyake nesteîn, İhdinas sırâtal mustegîm, Sırâtallezîne enamte aleyhim, ğayril mağdûbi aleyhim ve leddâllîn
ْ ِ ِ َ ِ ْ ِ ٰ Bakara 1-5 ا)# ذ)َ$ا)Aَ-6ُب;:َرَْ@ٖ?$/ُ>ً"ى)1ُ-'-ٖ,$َ+
ا َ ) ' 5ٖ َ+ ُ Cُ :ِ Gْ = َن 3 ِ 6 ) ْ 8َ ْ$ ِ@ َو ُ ٖ, $ ُ- = َن ا ) '/ 1 ٰ = َة َو ِ: '- 6 َر َز Bِ Cْ ٰ ُ #ْ >ُ 6 Cَ Dْ ُ, = َن
َوا)'5ٖ َ+ Cُ:ِGُْ=َن3َِ-6اُْ*Jَِلاَِ)ْ$ َ$ َوَ:6اُْ*Jَِل ِ:ْ+ 1ِ2ْDَ َ$ َو6ِ3ْ;:Hَِ(ِة ُ>ْ# ُ=CُDِ=َن
ا ُ و ) ٰ L ٰ 1 >َ $َ Kِ ُ> ً" ى ِ: ْ+ َر &3 3ِ ْ# َو ا ُ و ) ٰ Kِ َ$ ُ> ُ# ا ْ) ُ- Bْ 1ِ ُ) = َن
Elif lâm mîm, Zâlikel kitâbu lâ raybe fîh, hudel lilmuttegîn, Ellezîne yué'minûne bil ğaybi ve yugîmûnes salâte ve mimmâ razagnâhum yunfigûn, Vellezîne yué'minûne bimâ unzile ileyke ve mâ unzile min gablik, ve bil âhırati hum yûginûn. Ulâike alâ hudem mir rabbihim ve ulâike humul muflihûn.
ا ِ ' ن ٖ ? N ِ 1 ْ H َ L ا ) ' 2 ٰ - َ = ا ِ ت َ و ا ْ ; : َ ْ ر ِض َ و ا ْ S T َ - ِ H ِ ف ا ) ' ْ $ ِ Q َ و ا ) ' C َ 3 6 ِ ر َ و ا ْ ) ُ B ْ 1 ِ $ ا ) ' ٖ - O ْ P َ L ٖ ( ى ِ ? L
اْ)2َْ)ِ(3َِ-ZُBَCَْ6ا)'6Cَسَوَ:6اَْ*Jََلا)01ُ/ِ:َ+ا)'2َ-6ِءِ:ْ+َ:6ٍءَ?6َْ&َ$36ِِ/اْ;:َْر َض3َْ%َ"
َ:ْ=63َِPَو3َ'_ٖ?$63َِ:ْ+^ُ&Qَدا'3ٍ\َوPَْ/ٖ( ِ[ا)&(6َِحَوا)'2َ)6ِباْ)ُ-2َ'`ِ(3َْ$َ+ا)'2َ-6ِء
َواْ;:َْر ِضَ;:6ٍَٰت)َِ,ْ=ٍمَْ%ِ,1ُ=َن
Ve ilâhukum ilâhuv vâhıd, lâ ilâhe illâ huver rahmânur rahîm. İnne fî halgıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri vel fulkilletî tecrî fil bahri bimâ yenfeun nâse ve mâ enzelallâhu mines semâi mim mâin feahyâ bihil arda bağde mevtihâ ve besse fîhâ min kulli dâbbeh, ve tasrîfir riyâhı ves sehâbil musahhari beynes semâi vel ardı leâyâtil ligavmiy yağgılûn.
َو ا ِ ) ٰ 3ُ Aُ ْ# ا ِ ) ٰ ٌ/ َو ا ِ& ٌ" َ; : ا ِ ) ٰ َ/ ا ِ '; : ُ> َ= ا ) '( ْ& ٰ- ُ+ ا ) '( ٖ& $ ُ#
Bakara 163-164
4
اَ)01ُ/َ;:اِ)َٰ/اِ';:ُ>َ=اَْ)َ)cbاْ)َ,b$=ُمَ;:5ُHُْ6PَُهCَdٌِ\َوَ;:َ*ْ=ٌمَ)ُ/َ:6ِ?Lا)'2ٰ-َ=اِتَوَ:6ِ?Lاْ;:َْر ِض َ: ْ+ َذا ا)' 5ٖى َ 9ْ Cْ >ِ Zُ Bَ َ" ُه اِ ';: 3ِ 6ِ ْذ*ِ ٖ/ َ ْ% 1َ ُ# َ:6 3َ ْ$ َ+ َا ْ ٖ" 3ِ ْ# َو َ:6 Bَ 1ْ Hَ 3ُ ْ# َو َ;: ُ ٖ)$ 8ُ= َن 3ِ 9َ cْ ٍء
ِِِِْ'ِ ِ ِ َِْ ََََ ُُُُِِِِْْ ِْ :+ >1-/ ا;: 3-6 6fَء وd(ُ^ Zd$/ ا)2 ٰ-=ات وا;:رض و;: Gده & 6-3gBْْ و>= ا)%L1
b َ َ ُ َ ََََ ُُُُ ُُُُ ُُُُ ُُُُ ََََ ََََ َ ْ َ َ ' ُ b ْ َ َ َ َ ٖ ْ ْ ا)َ%gِٖ$ُ#ِ ِْْ ِِِ
َ;:ا ْ^َ(اَه?Lا)ّٖ" ِ+ 2َPَ "ْDَ'$َ+ا)fْ(bُ":َ+ا)8َ&BُAَ +ْ-َ?َ Lْ(6ِ3) '9ُ68= ِت َوGُْ:ْ+6ِ3)01/ َ?َ," ا dْ َ- ْ- 2َ ِ َ$ 3 ِ 6 ْ) ُ% ْ( َو ٰ ِة ا ْ) ُ= L ,ٰ hْ َ; : ا ْ* Bِ ِ َ/ 6 َم َ) 3َ 6 َو ا ) 1 0 ُ/ ِ Zٌ $ -ٖ dَ َ> 1ٖ $ ٌ# ِ ا َ ) 1 0 ُ/ َو ) Lb ا ) ' 5ٖ َ+ ا َ: Cُ = ا ُ ْ` ِ( 4ُ 3ُ ْ# : َ+ ا ) gb 1 ُ َ- 6 ِت ا َ) L ا ) Cb = ِر َو ا ) ' 5ٖ َ+ َ^ Bَ ُ( و ا ا َ ْو ) َ$ 6 ُؤ ُ> ُ# ا ) '8 6 9ُ = ُت
ُ ْ` ِ( 4ُ = َ* 3ُ ْ# ِ: َ+ ا ) Cb = ِر ا ِ َ) L ا ) gb 1 ُ َ- 6 ِت ا ُ و ) ٰ Kِ َ$ ا َ 6ْ َ) 6 ُب ا ) 'C 6 ِر ُ> ْ# ٖ? $ 3َ 6 Hَ 6 ) ِ ُ" و َن
Allâhu lâ ilâhe illâ hû, elhayyul gayyûm, lâ teé'huzuhû sinetuv velâ nevm, lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, men zellezî yeşfeu ındehû illâ biiznih, yağlemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bişey'im min ılmihî illâ bimâ şâé', vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard, ve lâ yeûduhû hıfzuhuma, ve huvel aliyyul azîm. Lâ ikrâhe fid dîni gad tebeyyener ruşdu minel ğayy, femey yekfur bittâğûti ve yué'mim billâhi fegadistemseke bil urvetil vusgâ, lenfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm. Allâhu veliyyullezîne âmenû yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr, vellezîne keferû evliyâuhumut tâğûtu yuhricûnehum minen nûri ilez zulumât, ulâike ashâbun nâr, hum fîhâ hâlidûn.
Bakara 284-286
ا)01 ُ/ َ? َ$ 8ْ Bِ ُ( )ِ َ- ْ+ َ 69َ ُء َو ُ َ% &5 ُب َ: ْ+ َ 69َ ُء َوا)01 ُ/ َ>cْ fَ Q& ُ^ Lٰ1 ٍء Dَ ٖ" ٌ(
ا ٰ َ: َ+ ا ) '( dُ = ُل 3 ِ َ- 6 ا ُ ْ* Jِ َل ا ِ َ) ْ$ ِ/ ِ: ْ+ َر &3 ٖ/ َو ا ْ) ُ- Cُ :ِ Gْ = َن ^ ُ Qj ا ٰ َ: َ+ 3 ِ 6 ) 1 0 ِ/ َو َ: 1 ٰ Aَ Kِ ِ- ٖ/ َو ^ ُ ُ- 2ِ ٖ/ َو ُر dُ 1ِ ٖ/ َ; :
*ُ Bَ &( ُق 3َ ْ$ َ+ َا َ& ٍ" ِ: ْ+ ُر dُ 1ِ ٖ/ َو 6Dَ)ُ=ا 6Cَ %ْ -ِ dَ َواَ Bْ 9ُ 6Cَ %ْ kَ َ(ا َ* َ$ َر '3 6Cَ َواِ َ) ْ$ َ$ ا ْ) َ- ٖ/$ ُ(
َ; : ُ Aَ 1 & ُ[ ا ) 1 0 ُ/ َ* Bْ 2ً 6 ا ِ '; : ُو dْ َ% 3َ 6 َ) 3َ 6 َ: 6 َ^ 2َ 2َ 4ْ َو َ> 1َ ْ$ 3َ 6 َ: 6 ا ْ^ َ- 2َ 2َ 4ْ َر '3 Gَ Pُ : ;َ 6 Cَ ا Hِ 5ْ َ* 6 ا ِ ْن
َ* $2ٖ 6Cَ اَ ْو َا Hْ 68َْ َ*6 َر '3 6Cَ َو َ;: 6Cَ $ْ 1َ >َ Qْ -ِ )ْ Pَ اِ 6ْ ً(ا َ^ َ-6 َ& َ- 1ْ َ- ُ/ َ> L1َ ا)' 5ٖ َ+ ِ: ْ+ 6Cَ 1ِ 2ْ Dَ َر '3 6Cَ َو َ;:
ُ C َ ) َ \ َ D َ 6 k َ : ; َ 6 : َ 6 C َ 1 ْ ِ - & ) َ P 6 3 ِ ٖ / َ و ا ْ > ُ[ َ > ' C 6 َ و ا ْ 9 ِ C َ ) َ ( ْ B 6 َ و ا ْ ر َ & ْ - َ C 6 ا َ ْ * َ 4 َ : ْ = ) ٰ L 1 َ > َ 6 * َ ( ْ / ُ * ْ 6 ? َ 6 C َ m ا ْ ) َ , ْ = ِ م
ا ْ) Aَ 6 ? ٖ( َ+
Lillâhi mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, ve in tubdû mâ fî enfusikum ev tuhfûhu yuhâsibkum bihillâh, feyağfiru limey yeşâu ve yuazzibu mey yeşâé', vallâhu alâ kulli şey'in gadîr. Âmener rasûlu bimâ unzile ileyhi mir rabbihî vel mué'minûn, kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih, lâ nuferrigu beyne ehadim mir rusulih, ve gâlû semiğnâ ve etağnâ ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus'ahâ, lehâ mâ kesebet ve aleyha mektesebet, rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahtaé'nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min gablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâgate lenâ bih, vağfu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel gavmil kâfirîn.
/ِِ3#ْAُ2ْdِ6)َُُه=Bُ`ْPُاَْو#ْAُ2ِBُ*َْاL?ٖ6:َ2ُْ"واPُاْ;:َْر ِضَواِْنL?ِ6:َا)'2ٰ-َ=اِتَوL?ِ6:َ/ِ01ِ)
Bakara 255-257
5
'َِِِِْ ِ ُِْْ َِْ 'َِِAliİmran18-19 fَ 3ِ َ" ا)01 ُ/ اَ*' ُ/ ;: ا)ٰ َ/ ا;: ُ> َ= َوا) َ-AKٰ1 ُ\ َواُو)=ا ا)%1 ِ# n2ْ ,)6ِ3 6-ً o6Dَ ;: ا)ٰ َ/ ا;: ُ> َ=
ا ِ ْ) َ% Jُ Jٖ ا ْ) َ) ِ Aٖ $ ُ# 0 ِ ْ ِ َ ' ْ ِ ِ ' ِ ِ ا 'ن ا ) ٖ ّ" َ+ > Cْ َ" ا ) 1 / ا ; : S Tَ dْ ُم َو َ: 6 ٰ ا Hْ َ- 1 َ[ ا ) 5ٖ َ+ ا ُ و Pُ = ا ا ) A َ- 6 َب ا ; : : ْ+ 3َ ْ% " َ: 6 4َ 6 َء ُ> ُ#
ا ْ) ِ% 1ْ ُ# 3َ 8ْ ً$ 6 3َ ْ$ Cَ 3ُ ْ# َو َ: ْ+ َ Bُ Aْ ْ( 3 ِ 6 َ 6 ِت ا ) 1 0 ِ/ َ? 6ِ 'ن ا ) 1 0 َ/ Zُ (ٖ dَ ا ْ) ِ) 2َ 6 ِب
Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ huve vel melâiketu ve ulul ılmi gâimem bil gıst, lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîm. İnneddîne ındallâhil islâm, ve mahtelefellezîne ûtul kitâbe illâ mim bağdi mâ câehumul ılmu bağyem beynehum, ve mey yekfur biâyâtillâhi feinnallâhe serîul hısâb.
ِ ِ ْ ْ ِ ِ ْ ِAliİmran26-27 +ْ:َ Jb%Pُ69َُء َوPَ +ْ-':$َ 1ْ-ُ)ُعا JِCْPَ69َُء َوPَ +ْ:َ $َ 1ْ-ُ)اLPGْPُ $1ْ-ُ)ا)3ُ01'# َ:6) َ$اQُِD
(ٌ "ٖDَ ٍءcْfَ Q&ُ^Lٰ1>َ $َ '*ِ69َُء3َِ$ِ"َكا)َْ`ْ$ُ(اPَ +ْ:َ لb5ِPُ69َُء َوPَ
rُ ِ ) = Pُ ا ) ' ْ$ L ?ِ Qَ ا ) 'C 3َ 6 ِر َو rُ ِ ) = Pُ ا ) 'C 3َ 6 َر ِ? L ا ) ' ْ$ Qِ َو P ُ ْ` ِ( ُج ا ْ) َ) 'c ِ: َ+ ا ْ) َ- &$ 4ِ َو P ُ ْ` ِ( ُج
ا ْ) َ- &$ 4َ ِ: َ+ ا ْ) َ) &c َو Pَ ْ( ُز ُق َ: ْ+ Pَ 9َ 6 ُء 3 ِ 8َ ْ$ ِ( ِ& 2َ 6 ٍب
Gulillâhumme mâlikel mulki tué'til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâé', ve tuızzu men teşâu ve tuzillu men teşâé', biyedikel hayr, inneke alâ kulli şey'in gadîr. Tûlicul leyle fin nehâri ve tûlicun nehâra fil leyl ve tuhricul hayye minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzugu men teşâu biğayri hısâb.
Araf 54-57
ا ِ 'ن َر '3 Aُ ُ# ا ) 1 0 ُ/ ا ) ' 5ٖ ى Nَ 1َ Hَ ا ) '2 ٰ- َ= ا ِت َو ا ْ; : َ ْر َض ٖ? dِ L '- ِ\ ا َ ' 6 ٍم h ُ '# ا dْ َ- ٰ= ى َ> 1َ L ا ْ) َ% ْ( ِش ُ 8ْ 9ِ L ا ) ' ْ$ Qَ
ا)'63َCَر َ 2ُُ18ُْ/ َ&6uً$uٖ َوا) '9ْ- tَ َواْ)َ,َ-َ( َوا)Oُ Cb=َم ُ: 2َ '`َ(ا ٍت6ِ3َْ:ِ(ٖهاََ;: َ)ُ/اْ) َ`1ْ Nُ َواْ;:َْ:ُ( 62َPََر َكا)01ُ/
َر bب ا ْ) َ%6)َ ٖ-$ َ+
اُ ْد ُ>=ا َر '3 b 7َ Pَ #ْ Aُ( ً>6 َو Bْ Hُ َ$ ً\ اِ*' ُ/ َ;: ُ ِ) b@ ا ْ) ُ- ْ% َ- ٖ" َ+
َ و َ ; : ُ B ْ P ِ 2 ُ " و ا ِ ? L ا ْ ; : َ ْ ر ِض َ 3 ْ % َ " ا ِ ْ 6 َ S T ِ & َ 3 6 َ و ا ْ د ُ > = ُ ه َ H ْ = ً ? 6 َ و َ k َ - ً % 6 ا ِ ' ن َ ر ْ & َ - َ 4 ا ) 1 0 ِ / َ D ٖ ( ٌ @ ِ : َ + ا ْ ) ُ - ْ ) ِ 2 ٖ C $ َ +
َو ُ> َ= ا ) ' 5ٖ ى ُ ْ( Qُ dِ ا ) &( َ 6 َح 3ُ 9ْ ً( ا 3َ ْ$ َ+ َ َ" ْي َر ْ& َ- ِ- ٖ/ َ& 0- L ا ِ َذ ا ا َ Cَ ,ْ dُ : ;ً 6 ,َ ِ h 6 3ً 6 )َ dَ 4ْ ' 1 Dَ 6 ُه ) ِ 2َ 1َ ٍ" َ: &$ 4ٍ
َ?6َْ*36Cَ)ْJَِِ/اْ)َ-6َءَ?Q&ُ^+ْ:ِ/ِٖ36Cَ4ْ(َHَْ6ا)u'َ-َ(اِت َ^5ٰ)َِ$*ُْ`ِ(ُجاْ)َ-ْ=5َPَ#ْAُ'1%َ)َLٰP^'ُ(وَن
İnne rabbekumullâhullezî halegas semâvâti vel arda fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arşi yuğşil leylen nehâra yatlubuhû hasîsev veş şemse vel gamera ven nucûme musehharâtim biemrih, elâ lehul halgu vel emr, tebârakallâhu rabbul âlemîn. Ud'û rabbekum tedarruav ve hufyeh, innehû lâ yuhıbbul muğtedîn. Ve lâ tufsidû fil ardı bağde ıslâhihâ ved'ûhu havfev ve tameâ, inne rahmetallâhi garîbum minel muhsinîn. Ve huvellezi yursilur riyâha buşram beyne yedey rahmetih, hattâ izâ egallet sehâben sigâlen sugnâhu libeledim meyyitin feenzelnâ bihil mâe feahracnâ bihî min kullis semerât, kezâlike nuhricul mevtâ leallekum tezekkerûn.
6
ِ ْ ِ ِ ْ ْ İsra81-82 َوQْ ُD 64َ َء ا) َ) Nb َو َز َ> Nَ ا) Qُ k62َ ا 'ن ا) Qَ k62َ َ^6 َن َز ُ>= 6Dً
َو * ُ J& Cَ ُل ِ: َ+ ا ْ) ُ, ْ( ا ٰ ِن َ: 6 ُ> َ= Bَ fِ 6 ٌء َو َر ْ& َ- ٌ\ ) ِ 1ْ ُ- Cٖ :ِ Gْ $ َ+ َو َ; : َ Jٖ ُ" ا ) 'g 6 ) ِ ٖ- $ َ+ ا ِ '; : Hَ 2َ 6 ًر ا Ve gul câel haggu ve zehegal bâtıl, innel bâtıle kâne zehûgâ.
Ve nunezzilu minel gur'âni mâ huve şifâuv ve rahmetul lilmué'minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ. Muminun 115-118
اَ َ? َ) 2ِ 2ْ ُ- ْ# اَ*' َ-6 6uً 2َ >َ #ْ ُ^6Cَ ,ْ 1َ Hَ َواَ*' Aُ ْ# اِ َ) ْ$ Pُ :;َ 6Cَ ْ( 4َ ُ%= َن
ِ َ ِ ِ #ِ (ٖ Aَ )ْ ب ا ْ) ِ َ% ْ( ِش ِ اb ا ِ ) ٰ َ/ ا ِ '; : ُ> َ= َر َ : ;َ Nb ٰ )َ )ْ ا ) 1 0 ُ/ ا ْ) َ- 1ِ ِ ُ$ ِ ا L َ ) 6 %َ -َ ?َ
َو ْ َ: َ ْ+ ِ َ ْ" ُع َ: Zَ ا ) 1 0 / ا ) ٰ 3ً 6 ا Hَ َ( ; : 3ُ ْ( َ> 6 َن َ) ُ/ 3 ِ ٖ/ َ? 6 * ' َ- 6 & 2َ 6 3ُ ُ/ > Cْ َ" َر &3 ٖ/ ا * ' ُ/ ; : ُ wُ 1 Bْ
ا)6A?ُ(وَن ِ ِ
َوQُْDَر&باB9ْْ(َواْرَ&ْ#َواَْ*4َ Hَْ$ُ(ا)'(ا&ٖ-$َ+
Efehasibtum ennemâ halagnâkum abesev ve ennekum ileynâ lâ turceûn. Feteâlallâhul melikul hagg, lâ ilâhe illâ hû, rabbul arşil kerîm. Ve mey yed'u meallâhi ilâhen âhara lâ burhâne lehû bihî feinnemâ hısâbuhû ınde rabbih, innehû lâ yuflihul kâfirûn. Ve gur rabbiğfir verham ve ente hayrur râhımîn.
ٍِ ِِْ ِْْٰYasin1-12 t َوا)ُ,ْ(انا)َ)Aٖ$ِ# ا*'َ$َ)-َ+ا)ُ-ْ(6Lٰ1>َ +َ$1ٖdََ(اطُ:2َْ-ٖ,$ٍ#
ِِِِْٰ Qَ JٖCْPََا)َ%Jِ Jْٖا)'(ٖ&$ِ# ِ )ُ-5CَْرDََْ=ً:6َِ:6اُْ*5َرا63َُؤُ>ْ# َ?3ُْ# 69َ?1ُ=َن
) َ, ْ" َ& 'N ا ) َ, ْ= ُل َ> 1 ٰ L ا َ ْ^ Cُ : Gْ ُ : ; #ْ 3ُ ?َ #ْ > (ِ uَ = َن
اِ*'6 4ََ%L?ٖ 6Cَ1ْاَْ>#ْ3ِDِ6CَاLَ3ِ?َ :;ًSTَ9َْاَِ)Lاْ;:َْذ6Dَِن َ?3ُْ# ُ:ْ,َ-ُ)=َن
َو 4َ َ% 1ْ 6Cَ ِ: ْ+ 3َ ْ$ ِ+ اَ ْ ٖ" 3ِ ْ# x dَ"ا َو ِ: ْ+ x dَ #ْ 3ِ Bِ 1ْ Hَ"ا َ?6َ 9ْ 9َ ْ$ 6Cَ ُ> ْ# َ? 3ُ ْ# َ;: ُ 2ْ ِ/ ُ(و َن
ِ َو dَ َ= ا ٌء ِ َ> 1َ ْ$ 3ِ ْ# َء ا َ ْ* 5َ ْر Pَ 3ُ ْ# ا َ ْم َ) ْ# ِ Cْ Pُ 5ِ ْر ُ> ْ# َ; : ُ Cُ ْ :ِ Gْ = َن ِ ٍ
ا * ' َ- 6 Cْ Pُ 5 ُر َ: ِ+ ا Zَ 2َ ' P ا ) &5 ْ^ َ( َو Lَ 9 Hَ ا ) '( ْ& ٰ- َ+ 3 ِ 6 ) 8َ ْ$ ِ@ َ? 2َ &9 ْ( ُه 3 ِ َ- 8ْ B َ( ة َو ا َ 4ْ ٍ( َ^ ٖ( ٍ#
اِ*'6َ*ْ)ُ+*ُْ)yِاْ)َ-ْ=LٰPَوَ*Dَ6:َ@ُ-ُAْ'"ُ:=اَوا6hََٰرُ>ْ#َو^ُ'cْfَ Qٍءاَْ&َ/ْ$6Cَُهٖ?Lاَِ:6ٍمُ:2ٖ$ٍ+
Yâsîn,Vel gur'ânil hakîm, İnneke leminel murselîn, Alâ sıratım mustegîm. Tenzîlel azîzir rahîm, Litunzira gavmem mâ unzira âbâuhum fehum ğâfilûn. Legad haggal gavlu alâ ekserihim fehum lâ yué'minûn. İnnâ cealnâ fî ağnâgıhim ağlâlen fehiye ilel ezgâni fehum mugmehûn. Ve cealnâ mim beyni eydîhim seddev ve min halfihim sedden feağşeynâhum fehum lâ yubsırûn. Ve sevâun aleyhim eenzertehum em lem tunzirhum lâ yué'minûn. İnnemâ tunziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmâne bil ğayb, febeşşirhu bimağfirativ ve ecrin kerîm. İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ gaddemû ve âsârahum, ve kulle şey'in ahsaynâhu fî imâmim mubîn.
7
ِ ِِ ِ ِ Saffat1-10 َوا)'/6?'6ِتJ')6?َ َْ6Bx6َِا4َِ(اِتَز4ًْ(ا َْ?6)'-6)َ$6ِِتذْ^ً(ا ا'نا)Aُ3َْٰ#َ)َ=ا&ٌ"
َرbِبا)'2ٰ-َ=اتَوا;:ْر ِضَوَ:3ٍَ6ْ$3ُCََْ-6َِوَرbبا)َ-69َِِرقِ ٍ ٍ ا*'6َز''6Cا)'2َ-6َءا)CَJِٖ36$َ*ْ"b\ا)Aََ=ا^ِ@ َو&68َ$ْfَQ&ُ^+ْ:6gًBْنَ:6ِرد
َ;:َ'2'-ُ%=َناَِ)Lا)َْ-SِTَاْ;:َْ>Lٰ1َوُْ,5َ?ُ=َنِ:ْ+^ُ&Q 64َ*ٍِ@ ُد ُ& = ًر ا َو ) َ 3ُ ْ# َ> 5َ ا ٌب َو ا 6ِ ٌ@ ا ِ '; : َ: ْ+ Hَ 8ِ َ[ ا ْ) َ` 8ْ fِ /ُ %َ 2َ Pْ َ 6 ?َ \َ Bَ 3َ 6 ٌب Dِ 6 hَ ٌ@
Vas saffâti saffâ, Fez zâcirâti zecrâ, Fet tâliyâti zikrâ, İnne ilâhekum levâhıd. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârıg. İnnâ zeyyennes semâed dunyâ bizînetinil kevâkib, Ve hıfzan min kulli şeytânim mârid. Lâ yessemmeûne ilel meleil ağlâ ve yugzefûne min kulli cânib. Duhûran ve lehum azâbuv vâsıb, İllâ men hatıfel hatfete feetbeahû şihâbun sâgıb. Rahman 33-36
َ 6 َ : ْ % َ 9 َ ( ِ ا ' ْ ) ِ O & + َ و ا ْ ; ِ : ٍ ْ * tِ ا ِ ِ ن ا ْ d َ - َ 8 ْ % ُ - ْ # ا َ ْ ن َ B ُ C ْ P ُ 5 و ا ِ : ْ + ا َ ْ D َ 8 6 ِ ر ا ) ' 2 ٰ - َ = ا ِ ت َ و ا ْ ; : َ ْ ر ِض َ ? 6 ْ * ُ B ُ 5 و ا َ ; : 5ُBَُِCْPَوََٰناِ;:68َ1ْ2ُُِ3نَ& ِ َ?62 &یا;:ء َر&63َِ5APُ 6-َA3ن ِِ
ُ ْ( fُ 6 -َ Aُ $ْ ِ 1َ >َ َ ٰ Qُ dَ َ= ا ٌظ : ْ+ ِ َ* 6 ٍر َو * ُ َ) 6 ٌس َ? Cْ Pَ S Tَ َ- / َ( ا ن َ? 62َِ &ی ا;:ء َر &3 Aَ Pُ 6-َ Aُ &5 63َن
Yâ mağşeralcinni vel insi inistetağtum en tenfuzû min agtâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bisultân. Febieyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân. Yurselu aleykumâ şuvâzum min nâriv ve nuhâsun felâ tentesırân. Febieyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân. Haşir 21-24
َ) ِ ْ= ا َ ْ* Cَ )ْ Jَ 6 ٰ> 5َ ا ا ْ) ُ, ْ( ا ٰ َن َ> 1 ٰ Qٍ 2َ 4َ L َ) َ( ا َ ْ َ- ُ/ Hَ +ْ :ِ 6 >ً "& /َ -َ :ُ 6 %ً fِ 6 Hَ 9ْ َ$ ِ\ ا ) 1 0 ِ/ َو P ِ 1ْ َ$ ا ْ; : َ ْ: uَ 6 ُل َ* 7ْ ِ( 3ُ 3َ 6
) 1 'C 6 ِس َ) َ% 1 ' 3ُ ْ# َ َ َ- A' ِ Bَ ُ( و ِ ' َن ِ ْ ِ
ُ>َ=ا)01ُ/ا)'5ٖى;:ا)َٰ/ا;: ُ>َ= َ>6)ُ#ا)8َْ$ ِ@ َوا)'63َ9َدة ُ>َ=ا)'(ْ&ٰ-ُ+ا)'(ٖ&$ُ#
ُ> َ= ا ) 1 0 ُ/ ا ) ' 5ٖ ى َ; : ا ِ ) ٰ َ/ ا ِ '; : ُ> َ= ا َ ْ) َ- 1ِ ُ$ ا ) ْ ُ, b" و ُس ا ) '2 S Tَ ُم ا ْ) ُ- Gْ ِ: ُ+ ا ْ) ُ- 3َ ْ$ ِ- ُ+ ا ْ) َ% Jُ Jٖ ا ْ) Oَ '2 6 ُر ا ْ) ُ- َ- Aَ &2 ُ(
dُ 2ْ َ) 6 0 َن ا ) ْ 1 0 ِ/ ِ َ> '- 6 ْ ُ 9ْ ِ( ^ ُ = ْ َن َ ْ َ ْ ٰ َ ِ ِ ْ َ
ُ > َ = ا ) 1 ُ / ا ) َ ` 6 ) ُ N ا ) َ 2 6 ر ِ ُ ئ ا ) ُ - َ / & = ُ ر ) ُ / ا ; : ْ d َ - 6 ُ ء ا ) ُ ) ْ 2 L ? 6 : َ / ُ ) w ُ 2 & 2 َ ُ L C ا ) ' 2 ٰ - َ = ا ت َ و ا ; : ْ ر ِض َ و ُ > َ =
ا ْ) َ% Jُ Jٖ ا ْ) َ) Aٖ $ ُ#
Lev enzelnâ hâzel gur'âne alâ cebelil leraeytehû hâşiam mutesaddiam min haşyetillâh, ve tilkel emsâlu nadribuhâ linnâsi leallehum yetefekkerûn. Huvallahullezî lâ ilâhe illâ hû, âlimul ğaybi veş şehâdeh, huver rahmânur rahîm. Huvallahullezî lâ ilâhe illâ hû, elmelikul guddûsus selâmul mué'minul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir, subhânallâhi ammâ yuşrikûn. Huvallâhul hâligul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehû mâ fis semâvâti vel ard, ve huvel azîzul hakîm.
8
ٰ ِ ِ ِ ِ ِCin1-3 62ًOَ>َ 6*ًا(ُْD6Cَ%ْ-dَ 6'*6)ُ=اا,َ?َ +&Oِ)ْا+َ:(ٌBَ*َ Zَ-َ-َdْٰاَ*'ُِ/اc')َاLَِ&اُوQُْD
3َْٖ"ىاَ)Lا)36C':َ6?َ "fْ(bِٖ/ َوَ)ْ+*9ُِْ(َك3َِ(&6Cَ3اََ&ً"ا َواَ*'ُ/b4َ Lٰ)6%َPَ"َر&6Cَ3َ:6اP'َ`5َ 66َِ&2ًَ\َوَ;:َوَ)ً"ا
Gul ûhıye ileyye ennehustemea neferum minel cinni fegâlû innâ semiğnâ gur'ânen acebâ. Yehdî iler ruşdi feâmennâ bih, ve len nuşrike birabbinâ ehadâ. Ve ennehû teâlâ ceddu rabbinâ mettehaze sâhıbetev ve lâ veledâ.
Zilzal Sureِsi اَذا ُِزْ)Jٍَِ) 4ِاْ;:َْر ُض ِزْ)Jَاَ)63َ َواَ Hَْ( 4َ 4ِاْ;:َْر ُضاhََْ,6َ)63َ َو6Dَ َلاْ;:ْ* 62َ ُن َ:6)63ََ
ِ
َ?َ-ْ+ َْ%َ-uْ:ِ Qَْ,6َل َذ'رٍة Hَْ$ً(ا ََ(ُه َوَ:ْ+ َْ%َ-uْ:ِ Qَْ,6َل َذ'رٍة xfَ(ا ََ(ُه
63ََ)L&ٰ62ََرَ>6 6ِ3َ'نَر'3َ$اَْوHَُْثا"&)َPُ5K:َ=َْ َْ=َ:5ٍKِ َ ْ/ُ"ُرا)'6C ُسا6Pً6-َfَْ)ُِ$َ(ْوااَْ>َ-6)3َُْ#
İzâ zulziletil ardu zilzâlehâ, Ve ahracetil ardu esgâlehâ,Ve gâlel insânu mâ lehâ. Yevmeizin tuhaddisu ahbârahâ,Bienne rabbeke evhâ lehâ. Yevmeiziy yasdurun nâsu eştâtel liyurav ağmâlehum. Femey yağmel misgâle zerratin hayray yerah, Ve mey yağmel misgâle zerratin şerray yerah.
ٍ ٍ Humeِze Suresi َو ْ Jَ -َ >ُ Q& Aُ ) Qٌ ة ) ُ َ- Jَ ة ا َ ) ' 5ٖ ى 4َ َ- Zَ َ: 6 ً; : َو َ> '" َد ُه َ ْ) 2َ ُ@ ا َ 'ن َ: 6 َ) ُ/ ا َ Hْ 1َ َ" ُه
َ^'5َِ2َCْ$ُ)َST'نِ?Lا)ُْْ)8ََ-ِِ\ َِوَ:6اَْدٰر~َ$َ:6اْ)ُ)8ََ-ُ\ َ*6ُرا)01ِ/ٍاْ)ُ-=Dََ"ٍُة اَ)'ٖ-L1َ>َ Zُ18' Pَ Lا;:َْ?üَِ"ة ا*'63َ َ>1َْ$3ِْ# ُ:Gْ 6ََ"ٌة ٖ?L َ>َ-" ُ:َ-'"َدة
Veylul likulli humezetil lumezeh, Ellezî cemea mâlev ve addedeh, Yahsebu enne mâlehû ahledeh. Kellâ leyumbezenne fil hutameh, Ve mâ edrâke mel hutameh,Nârullâhil mûgadeh. Elletî tettaliu alel ef'ideh, İnnehâ aleyhim mué'sadeh, Fî amedim mumeddedeh
َ َ ;:اَْ>2ُُ" َ:6 2ُ%ْPَُ"وَن َو;:اَْ*ُ-ْ# َ>36ُِ"ِوَن َ:6اَْ>2ُُ"
َوَ;:اَْ*ُ-ْ# َ>36ُِ"وَن َ:6اَْ>2ُُ" َ) Aُْ# ٖد Aُ Cُْ# َو)Lَ ٖد ِ+
ِ َ ْ Kafirun Suresi QُْD 6َا63َbَا)6A?ُ(وَن
َوَ;:اََ*6 َ>36ٌِ" َ:6 َ>2َْ"Pُْ#
Gul yâ eyyuhel kâfirûn, Lâ ağbudu mâ tağbudûn,Ve lâ entum âbidûne mâ ağbud. Ve lâ ene âbidum mâ abedtum,Ve lâ entum âbidûne mâ ağbud, Lekum dînukum ve liye dîn.
9
ِ İhlas Suresi QُْD ُ>َ=ا)01ُ/اََ&ٌ" اَ)01ُ/ا) '/َ-ُ" َ)ْ# 1َْ" َوَ)ْ# ُ=َ)ْ" َوَ)ْ# َ Bُُ^/ُ)َ +ْAًُ=ااََ&ٌ"
Gul huvallâhu ehad, Allâhus samed, Lem yelid ve lem yûled, Ve lem yekul lehû kufuven ehad.
ِِِ َو:ْ+Nٍd69َ(&fَاَذاَوDََ@
ِ ِ ا)ٰ/ا)'6C ِس
ا َ ) ' 5ٖ ى ُ َ= dْ ِ= ُس ٖ? L 6ُ ُ" و ِر ا ) 'C 6 ِس
ِ ِ َ:$1ا)'6C ِس
Nas Suresi
QُْDاَُ>=ُذ3َِ(&با)'6C ِس ِ ِ: ْ+ ْ fَ ِ &( ا ِ ْ) َ= dْ َ= ا ِس ا ْ) َ` 'C 6 ِس
: َ + ا ) C ' O \ َ و ا ) ' C 6 ِس
ِ ْFelakSuresi ِNٍَ1َِHَ6:َ(&fَ+ِْ:ِ ْ Nِِ1َBَِ)اَُ>=ُذ3َِ(&باQُِْD
َو:ْ+ fَ&(ا)'6hَ6B'Cت?Lا)ُ%َ," َو:ْ+ d6&َ (&fَ"اَذا َ&2ََ"
Gul eûzu birabbil felag, Min şerri mâ halag, Ve min şerri ğâsigın izâ vegab. Ve min şerrin neffâsâti fil ugad, Ve min şerri hâsidin izâ hased.
RUKYE ŞİFA AYETLERİ SON SAYFA MP3 LİNK
Gul eûzu birabbin nâs, Melikin nâs, İlâhin nâs. Minşerrilvesvâsilhannâs, Ellezîyuvesvisufîsudûrinnâs. Minel cinneti ven nâs.
10
RUKYE SİHİR VE BÜYÜYE KARŞI OKUNACAK AYETLER
ِ ِ ِ ِ FatihaSureَsi أُ>=ُذ6ِ3)1/:َ+ا)'9ْ$68َنا)'(4ِ$ِ# 2ِْ3ِ#ا)01/ا)'(ْ&ٰ-ِ+ا)'(ٖ&$ِ#
اَِْ)َ)َْ-ُ")01ِِ/َرِ&بَاْ)َ%6َ)ٖ-$َ+ اَِ)'(ِْ&ٰ-ِ+ا)'(ٖ&َ$ِ#ْ َ:6)ِِ$َْ=ِما)ّٖ"ِ+ ا'6كَ*ْ%2ُُ"َوا'6كَ*2َْ-ٖ%$ُ+ اْ+"َ*6ا)&/َ(اطا)ُ-2َْ-ٖ,$َ#
َِ'َّْ 6(اطا)5+اَْ*%-4>1َ$3ِ# 9َ$ِ(ا)-78ْ= ِب>1َ$3ِ#و;:ا) '67)$+
َََََََََُْْْْْْٖٖ
Euzu Billahimişşeytanirracim Bismillâhir rahmânir rahîm. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn, Er rahmânir rahîm,Mâliki yevmid dîn, İyyake nağbudu ve iyyake nesteîn, İhdinas sırâtal mustegîm, Sırâtallezîne enamte aleyhim, ğayril mağdûbi aleyhim ve leddâllîn
ٰ َ َ َ ٰ َ ِ ْ ٰ ُ Bakara 102
ٰ ِ
َواP'%ُ2َ=ا َ:6 Pَْ-1=اا) '9َ$$ْ1dُ $1:ُ L1>َ +ُ $kٖ6- َ+ َوَ:6^$ْ1dُ (َB- ُ+ َو)A '+ا) '9َ$kٖ6$ َ+
َ^ Bَ ُ( و ا ُ َ% 1 & ُ- = َن ا ) 'C 6 َس ا ) &2 ْ) َ( َو َ: 6 ا ُ ْ* Jِ َل َ> 1َ L ا ْ) َ- 1َ Qَ ِ 3 6 2َ ِ 3 +ِ $ْ Aَ َ> 6 ُر و َت َو َ: 6 ُر و َت َو َ: 6 ُ 1%َ& َ-6 ِن ِ: ْ+ اَ َ& ٍ" َ& 0-L َ ُ,= َ;: اِ*' َ-6 *َ ْ) ُ+ ِ? ْ- Bُ Aْ Pَ STَ ?َ \ٌ Cَ ْ( َ? َ$ َ- 1%َ' ُ-= َن ِ: D(& Bَ ُ 6:َ 6-َ 3ُ Cُْ= َن
3 ِ ٖ/ 3َ ْ$ َ+ ا ْ) َ- ْ( ِء َو َز ْو 4ِ ٖ/ َو َ: 6 ُ> ْ# 3 ِ 7َ 6 ٖ ّر َ+ 3 ِ ٖ/ ِ: ْ+ ا َ َ& ٍ" ا ِ '; : 3 ِ 6ِ ْذ ٰ ِن ا ) 1 0 ِ/ َو َ َ- َ% 1 ' ُ- = َن َ: 6 6:َ tَ Kْ 2ِ )َ ٍق َو STَ Hَ +ْ :ِ ِة (َ Hِ :;ْ ا L?ِ /ُ )َ 6:َ /ُ (ٰ -َ fْ 3ُ ْ# َو َ) َ, ْ" َ> 1ِ ُ-=ا َ) َ- ِ+ ا %ُ Bَ Cْ َ :;َ َو #ْ >ُ (b 7ُ َ
fَ َ( ْوا 3ِ ٖ/ اَ ْ* Bُ 2َ 3ُ ْ# َ) ْ= َ^6*ُ=ا َ ْ% 1َ ُ-= َن
Vettebeû mâ tetluş şeyâtînu alâ mulki suleymân, ve mâ kefera suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sıhr, ve mâ unzile alel melekeyni bibâbile hârûte ve mârût, ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yegûlâ innemâ nahnu fitnetun felâ tekfur, feyeteallemûne minhumâ mâ yuferrigûne bihî beynel mer'i ve zevcih, ve mâ hum bidârrîne bihî min ehadin illâ biiznillâh, ve yeteallemûne mâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum, ve legad alimû lemenişterâhu mâ lehû fil âhırati min halâg, ve lebié'se mâ şerav bihî enfusehum, lev kânû yağlemûn.
Bakara 255 (Ayetel Kürsi)
اَ)01ُ/َ;:اِ)َٰ/اِ';:ُ>َ=اَْ)َ)cbاْ)َ,b$=ُمَ;:5ُHُْ6PَُهCَdٌِ\َوَ;:َ*ْ=ٌمَ)ُ/َ:6ِ?Lا)'2ٰ-َ=اِتَوَ:6ِ?Lاْ;:َْر ِض َ: ْ+ َذا ا)' 5ٖى َ 9ْ Cْ >ِ Zُ Bَ َ" ُه اِ ';: 3ِ 6ِ ْذ*ِ ٖ/ َ ْ% 1َ ُ# َ:6 3َ ْ$ َ+ َا ْ ٖ" 3ِ ْ# َو َ:6 Bَ 1ْ Hَ 3ُ ْ# َو َ;: ُ ٖ)$ 8ُ= َن 3ِ 9َ cْ ٍء
ِِِِْ'ِ ِ ِ َِْ ََََ ُُُُِِِِْْ ِْ :ْ+ >1-/ ا;: 3-6 6fَء وd(ُ^ Zd$/ ا)2 ٰ-=ات وا;:رض و;: Gده & 6-3gBْْ و>= ا)%1 Lb
َ َ ُ َ ََََ ُُُُ ُُُُ ُُُُ ُُُُ ََََ ََََ َ ْ َ َ ' ُ b ْ َ َ َ َ ٖ ٖ ْ ا) َ%g$ ُ#
Allâhu lâ ilâhe illâ hû, elhayyul gayyûm, lâ teé'huzuhû sinetuv velâ nevm, lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, men zellezî yeşfeu ındehû illâ biiznih, yağlemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bişey'im min ılmihî illâ bimâ şâé', vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard, ve lâ yeûduhû hıfzuhuma, ve huvel aliyyul azîm.
11
ُ ِْ ْ ِ ََِ َ َْ َ ِٰAraf117-1َ22 َواْو َ&ْ$6Cَا)Ldٰ =:ُ Lا ْنا) Nِ َ> َ/6ك?6ذا> A?6َ 6:َ [ُ ,َ1Pَ Lَ= َن
َ? َ= Zَ Dَ ا ْ) َ) Nb َو 3َ 8َ Qَ َ: 6 َ^ 6 * ُ = ا َ ْ% َ- 1 ُ = َن َ? 8ُ 1ِ 2ُ = ا ُ> Cَ 6 ) ِ َ$ َو ا ْ* َ, 1َ 2ُ = ا 6َ 6 9ِ ٖ( َ+ َواُْ)ِ,Lَا)'2َ)َ(ُة6Dَ +َ"ٖ4ِ6dَ)ُ=ااَٰ:'36Cِِ(&باْ)َ%6َ)ٖ-$َ+ َر&بُ:=Ldَٰوٰ>ُ(وَن
Ve evhaynâ ilâ mûsâ en elgı asâk, feizâ hiye telgafu mâ yeé'fikûn.
Fevegaal haggu ve betale mâ kânû yağmelûn, Feğulibû hunâlike vengalebû sâğırîn. Ve ulgıyes seharatu sâcidîn, Gâlû âmennâ birabbil âlemîn, Rabbi mûsâ ve hârûn.
Yunus 79-82
َو Dَ 6 َل ِ? ْ( َ> ْ= ُن ا dَ Q& Aُ ِ 3 L *ٖ = -ُ oْ 6 ِ& ٍ( َ> 1ٖ $ ٍ# َ?1َ'-6 64ََءا)'2َ)َ(ُة6Dََلَ)3ُْ#ُ:=Ldٰاَ)ُْ,=اَ:6اَْ*ُ-ْ#ُ:1ُْ,=َن
ََََْ ِِِ 0ُُُُِِِِِ0َِِ ?6-1 ا) َ,=ا 6Dل :=Kْ 4 6: Ld-# 3/ ا)2)( ا 'ن ا)1/ 182$d/ ا 'ن ا)1/ ;: /Q-> w1
ْ ' ِ ْ َ ُ ٰ َ ُ ْ & ْ ُ َ ََََ ُُُُ ْْْْ ُُُُ َ ُ ْ ُ َ َ َ
ا)ُ-2Bِْٖ"0َ+ََِِِْ ْ
ِ
َوُ)Nbا)1ُ/ا)َ)'P6-َ1A3Nٖ/َو)ْ= َ^ِ(َها)ُ-Oِْ(ُ:=َن
Ve gâle fir'avnué'tûnî bikulli sâhırin alîm. Felemmâ câes seharatu gâle lehum mûsâ elgû mâ entum mulgûn. Felemmâ elgav gâle mûsâ mâ cié'tum bihis sıhr, innallâhe seyubtıluh, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn. Ve yuhıggullâhul hagga bikelimâtihî ve lev kerihel mucrimûn.
ِ Taha 67-70 َ?6َْو4َ Ldٰ=:ُ \ًBَ$Hٖ /ٖ2Bْ*َ L?ٖ tَ
ِ َ ِ ِ Lٰ1>َْ:;ْاِ*'َِ$اَْ*4َْا[ْ `َPَ :;َ6Cَْ1ُْD
َو ا َ ) Cَ 6َ 6 :َ [ْ ,َ 1 Pَ $َ C $ -ٖ َ L ?ٖ ٰ 6 :َ Nِ ُ% = ا ا * ' َ- 6 6َ Cَ ُ% = ا َ^ ْ$ ُ" dَ 6 & ٍ( َو ; : ُ wُ 1 Bْ ا ) '2 6 & ُ(
َ& ْ$ ِ ُ_ ا َ L P ٰ
L dٰ = :ُ 6 3 ِ َ( &ب ٰ> ُ( و َن َو C' :َ 6 ) ُ = ا ا Dَ ا "ً O' dُ ا ) '2 َ) َ( ُة Lَ , )ْ ُ 6 ?َ
Feevcese fî nefsihî hîfetem mûsâ. Gulnâ lâ tehaf inneke entel ağlâ. Ve elgı mâ fî yemînike telgaf mâ sanaû, innemâ sanaû keydu sâhır, ve lâ yuflihus sâhıru haysu etâ.
12
ِ ْ ِ ِ ْ ْ İsra81-82 َوQْ ُD 64َ َء ا) َ) Nb َو َز َ> Nَ ا) Qُ k62َ ا 'ن ا) Qَ k62َ َ^6 َن َز ُ>= 6Dً
َو * ُ J& Cَ ُل ِ: َ+ ا ْ) ُ, ْ( ا ٰ ِن َ: 6 ُ> َ= Bَ fِ 6 ٌء َو َر ْ& َ- ٌ\ ) ِ 1ْ ُ- Cٖ :ِ Gْ $ َ+ َو َ; : َ Jٖ ُ" ا ) 'g 6 ) ِ ٖ- $ َ+ ا ِ '; : Hَ 2َ 6 ًر ا Ve gul câel haggu ve zehegal bâtıl, innel bâtıle kâne zehûgâ.
Ve nunezzilu minel gur'âni mâ huve şifâuv ve rahmetul lilmué'minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ. ِ ِِ ِ ِ Saffat1-10
َوا)'/6?'6ِتJ')6?َ َْ6Bx6َِا4َِ(اِتَز4ًْ(ا َْ?6)'-6)َ$6ِِتذْ^ً(ا ا'نا)Aُ3َْٰ#َ)َ=ا&ٌ" َرbِبا)'2ٰ-َ=اتَوا;:ْر ِضَوَ:3ٍَ6ْ$3ُCََْ-6َِوَرbبا)َ-69َِِرقِ ٍ ٍ
ا*'6َز''6Cا)'2َ-6َءا)CَJِٖ36$َ*ْ"b\ا)Aََ=ا^ِ@ َو&68َ$ْfَQ&ُ^+ْ:6gًBْنَ:6ِرد َ;:َ'2'-ُ%=َناَِ)Lا)َْ-SِTَاْ;:َْ>Lٰ1َوُْ,5َ?ُ=َنِ:ْ+^ُ&Q 64َ*ٍِ@
ُد ُ& = ًر ا َو ) َ 3ُ ْ# َ> 5َ ا ٌب َو ا 6ِ ٌ@ ا ِ '; : َ: ْ+ Hَ 8ِ َ[ ا ْ) َ` 8ْ fِ /ُ %َ 2َ Pْ َ 6 ?َ \َ Bَ 3َ 6 ٌب Dِ 6 hَ ٌ@
Vas saffâti saffâ, Fez zâcirâti zecrâ, Fet tâliyâti zikrâ, İnne ilâhekum levâhıd. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârıg. İnnâ zeyyennes semâed dunyâ bizînetinil kevâkib, Ve hıfzan min kulli şeytânim mârid. Lâ yessemmeûne ilel meleil ağlâ ve yugzefûne min kulli cânib. Duhûran ve lehum azâbuv vâsıb, İllâ men hatıfel hatfete feetbeahû şihâbun sâgıb.
َ َ ;:اَْ>2ُُ" َ:6 2ُ%ْPَُ"وَن َو;:اَْ*ُ-ْ# َ>36ُِ"وَن َ:6اَْ>2ُُ"
َوَ;:اَْ*ُ-ْ# َ>36ُِ"وَن َ:6اَْ>2ُُ" َ) Aُْ# ٖد Aُ Cُْ# َو)Lَِ ٖد ِ+
ِ َ ْ Kafirun Suresi QُْD 6َا63َbَا)6A?ُ(وَن
َوَ;:اََ*6 َ>36ٌِ" َ:6 َ>2َْ"Pُْ#
Gul yâ eyyuhel kâfirûn, Lâ ağbudu mâ tağbudûn,Ve lâ entum âbidûne mâ ağbud. Ve lâ ene âbidum mâ abedtum,Ve lâ entum âbidûne mâ ağbud, Lekum dînukum ve liye dîn.
İhlas Suresi
QُْD ُ>َ=ا)01ُ/اََ&ٌ" اَ)01ُ/ا) '/َ-ُ" َ)ْ# 1َِْ" َوَ)ْ# ُ=َ)ْ" َوَ)ْ# َ Bُُ^/ُ)َ +ْAًُ=ااََ&ٌ" Gul huvallâhu ehad, Allâhus samed, Lem yelid ve lem yûled, Ve lem yekul lehû kufuven ehad.
ِ ِ ِ ِ ْ Felak Suresi @DَاَذاوNٍ d69َ (fَ +:و N1َHَ 6:(fَ +: Nِ 1َBَِ)اَ>=ُذ3ِ(باQُD
ُِْ َ'& ِِِْْ&ٍََِِ َ َْ& ََ َو:ْ+ fَ&(ا)6hَ6B'Cت?Lا)ُ%َ," َو:ْ+ d6&َ (&fَ"اَذا َ&2َ"
Gul eûzu birabbil felag, Min şerri mâ halag, Ve min şerri ğâsigın izâ vegab. Ve min şerrin neffâsâti fil ugad, Ve min şerri hâsidin izâ hased.
13
ِ ِ ا)ٰ/ا)'6C ِس
ا َ ) ' 5ٖ ى ُ َ= dْ ِ= ُس ٖ? L 6ُ ُ" و ِر ا ) 'C 6 ِس
ِ ِ َ:$1ا)'6C ِس
Nas Suresi
QُْDاَُ>=ُذ3َِ(&با)'6C ِس ِ ِ: ْ+ ْ fَ ِ &( ا ِ ْ) َ= dْ َ= ا ِس ا ْ) َ` 'C 6 ِس
: َ + ا ) C ' O \ َ و ا ) ' C 6 ِس
RUKYE SİHİR VE BÜYÜYE KARŞI OKUNACAK AYETLER SON SAYFA MP3 LİNK
Gul eûzu birabbin nâs, Melikin nâs, İlâhin nâs. Minşerrilvesvâsilhannâs, Ellezîyuvesvisufîsudûrinnâs. Minel cinneti ven
14
b
َ َ ُ َ ََََ ُُُُ ُُُُ ُُُُ ُُُُ ََََ ََََ َ ْ َ َ ' ُ b ْ َ َ َ َ ٖ ْ ْ ا) َ% gٖ$ ُ#
RUKYE NAZAR VE HASEDE KARŞI OKUNACAK AYETLER
ِ ِ ِ ِ FatihaSureَsi أُ>=ُذ6ِ3)1/:َ+ا)'9ْ$68َنا)'(4ِ$ِ# 2ِْ3ِ#ا)01/ا)'(ْ&ٰ-ِ+ا)'(ٖ&$ِ#
اَِْ)َ)َْ-ُ")01ِِ/َرِ&بَاْ)َ%6َ)ٖ-$َ+ اَِ)'(ِْ&ٰ-ِ+ا)'(ٖ&َ$ِ#ْ َ:6)ِِ$َْ=ِما)ّٖ"ِ+ ا'6كَ*ْ%2ُُ"َوا'6كَ*2َْ-ٖ%$ُ+ اْ+"َ*6ا)&/َ(اطا)ُ-2َْ-ٖ,$َ#
َِ'َّْ 6(اطا)5+اَْ*%-4>1َ$3ِ# 9َ$ِ(ا)-78ْ= ِب>1َ$3ِ#و;:ا) '67)$+
َََََََََُْْْْْْٖٖ
Euzu Billahimişşeytanirracim Bismillâhir rahmânir rahîm. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn, Er rahmânir rahîm,Mâliki yevmid dîn, İyyake nağbudu ve iyyake nesteîn, İhdinas sırâtal mustegîm, Sırâtallezîne enamte aleyhim, ğayril mağdûbi aleyhim ve leddâllîn
Bakara 255 (Ayetel Kürsi)
اَ)01ُ/َ;:اِ)َٰ/اِ';:ُ>َ=اَْ)َ)cbاْ)َ,b$=ُمَ;:5ُHُْ6PَُهCَdٌِ\َوَ;:َ*ْ=ٌمَ)ُ/َ:6ِ?Lا)'2ٰ-َ=اِتَوَ:6ِ?Lاْ;:َْر ِض َ: ْ+ َذا ا)' 5ٖى َ 9ْ Cْ >ِ Zُ Bَ َ" ُه اِ ';: 3ِ 6ِ ْذ*ِ ٖ/ َ ْ% 1َ ُ# َ:6 3َ ْ$ َ+ َا ْ ٖ" 3ِ ْ# َو َ:6 Bَ 1ْ Hَ 3ُ ْ# َو َ;: ُ ٖ)$ 8ُ= َن 3ِ 9َ cْ ٍء
ِِِِْ'ِ ِ ِ َِْ ََََ ُُُُِِِِْْ ِْ :+ >1-/ ا;: 3-6 6fَء وd(ُ^ Zd$/ ا)2 ٰ-=ات وا;:رض و;: Gده & 6-3gBْْ و>= ا)%L1
Allâhu lâ ilâhe illâ hû, elhayyul gayyûm, lâ teé'huzuhû sinetuv velâ nevm, lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, men zellezî yeşfeu ındehû illâ biiznih, yağlemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bişey'im min ılmihî illâ bimâ şâé', vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard, ve lâ yeûduhû hıfzuhuma, ve huvel aliyyul azîm.
ٍ ِ ٍِ ِ ِYusuf67 َو 6Dَ َل 6َ 1Hُ "ْ Pَ :;َ L' C3َُ=ا : ْ+ 63َ ٍب َوا&" َوا ْد 1Hُُ=ا : ْ+ اَ 3ْ َ=ا ٍب ُ: َ- Dَ (& Bَ\ َو َ:6 اُ 9ْ Aُ Cْ >َ LCٖ ْ#
ِ: َ+ ا ) 1 0 ِ/ ِ: ْ+ cْ fَ ٍء ا ِ ِن ا ْ) ُ) Aْ ُ# ا ِ '; : ) ِ 1 0 ِ/ َ> 1َ ْ$ ِ/ Pَ َ= ^ ' 1ْ 4ُ َو َ> 1َ ْ$ ِ/ َ? 1ْ َ$ َ- َ= ^ ' Qِ ا ْ) ُ- َ- َ= &^ 1 ُ = َن
Ve gâle yâ beniyye lâ tedhulû mim bâbiv vâhıdiv vedhulû min ebvâbim muteferrigah, ve mâ uğnî ankum minallâhi min şeyé', inil hukmu illâ lillâh, aleyhi tevekkelt, ve aleyhi felyetevekkelil mutevekkilûn.
ِ ِ ِِ ِ َ ِKehf39 0ََََْْْ'0ً
َو) ْ=;: اذ َد 6fَ 6:َ 4َ 1ُD $َ -َ C' 4َ 4َ 1Hَء ا)1 ُ/ ;: Dُ '= َة ا;: 6ِ3)1/ ا ْن Pَ َ(ن اَ َ*6 اَ Cْ : Q' Dَ َ$ َ:6;: َو َو) ً"ا
Ve lev lâ iz dehalte cenneteke gulte mâ şâallâhu lâ guvvete illâ billâh, in terani ene egalle minke mâlev ve veledâ
'ِِ'َِِْ ِِِْٰİsra82 َو*J&Cَُُل:َ+ا)ُ,ْ(ان َ:6 ُ>َ=6Bَfٌء َوَرْ&َ-ٌ\)1ُ-Cٖ:Gْ$َ+ َو;: Jَٖ ُ"ا)6g)ٖ-$َ+ا;: 62َHًَرا
Ve nunezzilu minel gur'âni mâ huve şifâuv ve rahmetul lilmué'minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ.
15
ٍ ْ ِِ Mülk1-5 ( ٌ " ٖ D َ ء c ْ f َ Q & ُ ^ L ٰ 1 > َ = َ ِ > ُ 2 6 َ ر َ ك ا ) ' ٖ 5 ى 3 ِ َ $ " ه ا ) ُ - ْ 1 ُ$ َ و َ P َ
اَ)'5ٖى Nَ1َHَاْ)َ-ْ=َتَواْ)َ)ٰ$=َِة)َ$12َُْ=^ُْ#اAُbَْ#اَْ&2َُ+ َ>َ-STًَوُِ>َ=اْ)َ%JُJٖاْ)Bُ8َ=ُر ا َ ) ' 5ٖ ى dَ ِ Zَ 2ْ dَ Nَ 1َ Hَ ٰ- َ= ا ٍت Pَ 6 :َ 6 Dً 6 2َ k ٰ( ى ٖ? Nِ 1ْ Hَ L ا ) '( ْ& ٰ- ِ+ : ْ+ Bَ Pَ 6 ُو ٍت َ? 6 ْر 4ِ Zِ ا ْ) 2َ َ/ َ( ِ َ> Pَ ْ Qْ ٰ( ى : ْ+ ? ُ 8ُ = ٍر ِ ِ َ ْ ِ h ُ َ '# ا ْر 4 Zِ ا ) 2َ َ/ َ( َ^ '( Cْ َ +ِ $ْ Pَ ِ َ, 1 ْ@ ا ) ْ$ َ$ ا ) 2َ ْ َ/ ُ( üً d 6 Hَ 6 َو ِ ُ> َ= َ& 2ٖ $ ٌ( َ َ َو ) َ َ, ْ" َز ' 'C 6 ا ) '2 َ- 6 َء ا ) wَ $ 3ٖ 6 /َ -َ 3 6 $َ *ْ "b َو 4َ َ% 1 Cَ 6 َ> 6 ُر 4ُ = ً: 6 ) 1 '9 َ$ 6 kٖ $ ِ+ َو ا ْ> َ- ْ" َ* 6 ) 3ُ ْ# َ> 5 ا َب ا ) '2 ٖ% $ ِ(
Tebârakellezî biyedihil mulku ve huve alâ kulli şey'in gadîr. Ellezî halegal mevte vel hayâte liyebluvekum eyyukum ahsenu amelâ, ve huvel azîzul ğafûr. Ellezî halega seb'a semâvâtin tıbâgâ, mâ terâ fî halgırrahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerrateyni yengalib ileykel basaru hâsiev ve huve hasîr. Ve legad zeyyennes semâed dunyâ bimesâbîha ve cealnâhâ rucûmel lişşeyâtîni ve ağtednâ lehum azâbesseîr.
Kalem 51-52
ِ َ ' َ ِ ََََِِِِ ِِِِ َ ِ &ْ ُ ِ وا ْن 6Aد ا)5 + َ^ Bَ(وا )$J) ُ,= َ* َ$ 6/363 ِِرِِر># )-6 d-%=ا ا)5^( و ُ,=)= َن ا*'/
ُ
ََ َ ُ ٖ َ ُ ُ ْ ْْْْ ََََ ْْْْ ' َ ُ َ َ َ
)َ-CُOْ=ٌنِ' ِْ ِْ َ
َوَ:6 ُ>َ=ا;:ذ^ٌ()1َ%6)ٖ-$َ+
Ve iy yekâdullezîne keferû leyuzligûneke biebsârihim lemmâ semiuz zikra ve yegûlûne innehû lemecnûn. Ve mâ huve illâ zikrul lil âlemîn.
َ َ ;:اَْ>2ُُ" َ:6 2ُ%ْPَُ"وَن َو;:اَْ*ُ-ْ# َ>36ُِ"وَن َ:6اَْ>2ُُ"
َوَ;:اَْ*ُ-ْ# َ>36ُِ"وَن َ:6اَْ>2ُُ" َ) Aُْ# ٖد Aُ Cُْ# َو)Lَِ ٖد ِ+
ِ َ ْ Kafirun Suresi QُْD 6َا63َbَا)6A?ُ(وَن
َوَ;:اََ*6 َ>36ٌِ" َ:6 َ>2َْ"Pُْ#
Gul yâ eyyuhel kâfirûn, Lâ ağbudu mâ tağbudûn,Ve lâ entum âbidûne mâ ağbud. Ve lâ ene âbidum mâ abedtum,Ve lâ entum âbidûne mâ ağbud, Lekum dînukum ve liye dîn.
İhlas Suresi
QُْD ُ>َ=ا)01ُ/اََ&ٌ" اَ)01ُ/ا) '/َ-ُ" َ)ْ# 1َِْ" َوَ)ْ# ُ=َ)ْ" َوَ)ْ# َ Bُُ^/ُ)َ +ْAًُ=ااََ&ٌ" Gul huvallâhu ehad, Allâhus samed, Lem yelid ve lem yûled, Ve lem yekul lehû kufuven ehad.
16
ِ ِ ِ َو:ْ+Nٍd69َ(&fَاَذاَوDََ@
ِ ِ ا)ٰ/ا)'6C ِس
اَ)'5ٖى َُ=dِْ= ُس ٖ?L 6ُُ"وِرا)'6C ِس
Nas Suresi
QُْDاَُ>=ُذ3َِ(&با)'6C ِس ِ:ْ+ fَ&(اْ)َ=dَْ=ا ِساْ)َ`'6C ِس
ِ : َ + ا ْ ) ِ C ' O ِ \ َ و ا ) ' C 6 ِس
Gul eûzu birabbin nâs, Melikin nâs, İlâhin nâs. Minşerrilvesvâsilhannâs, Ellezîyuvesvisufîsudûrinnâs. Minel cinneti ven
ِ ْ Felak Suresi ِNٍَ1َِHَ6:َ(&fَ+ِْ:ِ ْ Nِِ1َBَِ)اَُ>=ُذ3َِ(&باQُِْD
َو:ْ+ fَ&(ا)'6hَ6B'Cت?Lا)ُ%َ," َو:ْ+ d6&َ (&fَ"اَذا َ&2ََ"
Gul eûzu birabbil felag, Min şerri mâ halag, Ve min şerri ğâsigın izâ vegab. Ve min şerrin neffâsâti fil ugad, Ve min şerri hâsidin izâ hased.
RUKYE NAZAR VE HASEDE KARŞI OKUNACAK AYETLER SON SAYFA MP3 LİNK
ِ ِ َ:$1ا)'6C ِس
17
RUKYE AŞIK CİNE KARŞI OKUNACAK AYETLER
Bakara 165
ُ&62x)01ِِ/َوَ)ْ=ََ(ىا)'5ٖ َ+ 1َÄَُ-=ااِْذََ(ْوَناْ)َ%5َاَباَ'ناْ)ُ,'=َة)01ِِ/ 4َٖ-$ً%6َواَ'نا)01َ/ fَ ٖ" ُ" ا ْ) َ% 5َا ِب
Ve minen nâsi mey yettehızu min dûnillâhi endâdey yuhıbbûnehum kehubbillâh, vellezîne âmenû eşeddu hubbel lillâh, velev yerallezîne zalemû iz yeravnel azâbe ennel guvvete lillâhi cemîav ve ennallâhe şedîdul azâb
Nisa 27,28
َو ا ) 1 0 ُ/ ُ ٖ( ُ" ا َ ْن َ ُ- = َب َ> 1َ ْ$ Aُ ْ# َو ُ ٖ( ُ" ا ) ' 5ٖ َ+ َ '- 2ِ ُ% = َن ا ) '9 3َ َ= ا ِت ا َ ْن Pَ ٖ- $ 1 ُ = ا َ: ْ$ S Tً
ِِْ ُ َ06-ً$gٖ>َ ُ ٖ( ُ" ا)1 ُ/ ا ْن ُ َ` &ACْ >َ [َ B ْ# َو Nَ 1Hُ ا;: ْ* 62َ ُن 6Bً $%ٖ Åَ
Vallâhu yurîdu ey yetûbe aleykum ve yurîdullezîne yettebiûneş şehevâti en temîlû meylen azîmâ Yurîdullâhu ey yuhaffife ankum, ve huligal insânu daîfâ
ْ ِ ِ ِ Yusuf23,24 َو َر ا َو َد Pْ ُ/ ا ) ' ٖ- Bْ *َ +ْ >َ 6 3َ - $ْ 3َ L ?ٖ =َ >ُ L 2 ٖ/ َو 9َ 1 ' َ, 4 ا ; : َ 3ْ َ= ا َب َو Dَ $َ )َ 4َ $ْ >َ 4ْ )َ 6 Dَ 6 َل َ: َ% 6 َذ
ا)01 ِ/ اِ*'/ رL3 اَ&2+ : uْ=ای اِ*'/ َ;: w1ِ Bْ ا) '6g)ِ-= َن َ َُّٖ َََََََُْ ُٰ ُ ُ ِٰ ِ
َو ) َ, ْ" َ> '- 4ْ 3 ِ ٖ/ َو َ> '# 3 ِ 3َ 6 ) ْ= ; : ا َ ْن َر ا 3ُ ْ( َ> 6 َن َر &3 ٖ/ َ^ 5 ) َ$ ) Cَ ْ/ ِ( َف َ> Cْ ُ/ ا ) 2b = َء َوا ْ) Bَ ْ) 69َ َء اِ*' ُ/ ِ: ْ+ ِ> 62َ ِد َ*6 ا ْ) ُ- ْ` 1َ ٖ/$ َ+
Verâvedethulletî huve fî beytihâ an nefsihi ve ğallegatil ebvâbe ve gâlet heyte lek, gâle meâzallâhi innehû rabbî ahsene mesvây, innehû lâ yuflihuz zâlimûn Ve legad hemmet bihî ve hemme bihâ, lev lâ er raâ burhâne rabbih, kezâlike linasrife anhus sûe vel fahşâé', innehû min ıbâdinel muhlasîn
ِ ِ ْٖ ِِِْYusuf30 ََو6Dََل*2َْ=ٌة?Lاٍ)َ-ٖ" Cَ\اْ:َ(اَ ُتا)َ%Pُ Jِ Jَ(اِوُد َ?ٰ-62x&ُ 63َBَ8َfَ "ْDَ /ٖ2Bَْ*+ْ>َ 63َmا*'6
)STَÅَ L?ٖ 63َ~(ٰCَل ُ:2ٖ$ٍ+
Ve gâle nisvetun fil medînetimraetul azîzi turâvidu fetâhâ an nefsih, gad şeğafehâ hubbâ, innâ lenerâhâ fî dalâlim mubîn
0ِِ0ُِِِِِ'ٰ َو : َ+ ا ) 'C 6 ِس َ: ْ+ َ '- ` 5 : ْ+ ُد و ن ا ) 1 / ا َ ْ* َ" ا ًد ا ُ ) 2b = َ* 3ُ ْ# َ^ ُ) &@ ا ) 1 / َو ا ) 5ٖ َ+ ا َ: Cُ = ا ا َ b fَ"
18
'ِ ِ َِ ِ َِ Yusuf33,34 6Dَل رب ا)O2+ اَ&@ ا)LC*َ =>"ْ 6-: c ا)$/ وا;: Pَ/ ِ( ْف >LC َ^$ َ">+ ا6َ@
ْ'َُّْٖ ْ ََُْٖ''ِbَُِْْ&&َََِ ا) ْ$ 3ِ '+ َواَ^ُ ْ+ : َ+ ا) 6Oَ> $1ٖ َ+
ُ
Gâle rabbis sicnu ehabbu ileyye mimmâ yed'ûnenî ileyh, ve illâ tasrif annî keydehunne asbu ileyhinne ve ekum minel câhilîn Festecâbe lehû rabbuhû fesarafe anhu keydehunn, innehû huves semîul alîm.
َُ'ٍَ ٍٰ َْ َ َْNur1-3 dُ = َر ٌة ا ْ* Cَ ) Jَ 6 َ> 6 َو ? َ( Cَ Åْ 6 َ> 6 َو ا ْ* Cَ ) Jَ 6 ٖ? $ 3َ 6 ا َ 6 ت 3َ &$ Cَ 6 ت ) َ% 1 Pَ #ْ A 5 ^ ' ُ( و َن
اَ)'Jا*َِ$ُ\ َوا)'Jاٖ*L َ?1ِ4ْ6ُ"وا^ُ'Q َواِ&ٍ" ِ:oَ6ٰ:ِ 6-َ3ُCَْ\ 1ْ4ََ"ٍة َوَ;: 5ْHُْ6Pَ^3ِِ3#َُْ-6 َراَْ?ٌ\ ٖ?L ٖدْ ِ+ِا)01ِ/اِْن^Cُ:ِGْPُ #ْ-ُCُْ=َن6ِ3)01ِ/ َواْ)َ$ْ=ِماْ;:Hِِ( َو)َْ$3َ9ْْ" َ>5َا3ُ3ََ-6 Bَِo6kٌَ\ ِ:َ+
ا)ُ-Cٖ:Gْ$ََ+ ِ ِ' ِ ِ َ ِ ِ' ٍ اَ) 'Jا ٖ*wُ ACْ َ :; L ا;: َزا* َ$ ً\ اَ ْو ُ: 9ْ ِ( َ^ ً\ َوا) 'Jا* َ$ ُ\ ;: َ ACْ ُ) 63َ ا;: َزان اَ ْو ُ: 9ْ ِ( ٌك َو ُ& &( َم
ٰذ ) ِ َ$ َ> 1َ L ا ْ) ُ- Cٖ :ِ Gْ $ َ+
Sûratun enzelnâhâ ve feradnâhâ ve enzelnâ fîhâ âyâtim beyyinâtil leallekum tezekkerûn Ezzâniyetu vez zânî feclidû kulle vâhıdim minhumâ miete celdeh, ve lâ teé'huzkum bihimâ raé'fetun fî dînillâhi in kuntum tué'minûne billâhi vel yevmil âhır, velyeşhed azâbehumâ tâifetum minel mué'minîn Ezzânî lâ yenkihu illâ zâniyeten ev muşrikeh, vez zâniyetu lâ yenkihuhâ illâ zânin ev muşrik, ve hurrime zâlike alel mué'minîn
Nur 19
َو ا ْ; : ٰ Hِ َ( ِة َو ا ) 1 0 ُ/ َ ْ% 1َ ُ# َو ا َ ْ* ُ- ْ# َ; : Pَ ْ% 1َ ُ- = َن
İnnellezîne yuhıbbûne en teşîal fâhışetu fillezîne âmenû lehum azâbun elîmun fid dunyâ vel âhırah, vallâhu yağlemu ve entum lâ tağlemûn
Furkan 68
َو َ;: َ Jْ*ُ= َن َو َ: ْ+ َ Qْ %َ Bْ ٰذ)ِ َ$ َ 1ْ Nَ اَ 6hَ ً:6
Vellezîne lâ yed'ûne meallâhi ilâhen âhara ve lâ yagtulûnen nefselletî harramallâhu illâ bil haggı ve lâ yeznûn, ve mey yef'al zâlike yelga esâmâ
َ? 6 Oَ -َ dْ 6 َب َ) ُ/ َر 3b ُ/ َ? َ/ َ( َف َ> Cْ ُ/ َ^ ْ$ َ" ُ> '+ ا ِ * ' ُ/ ُ> َ= ا ) '2 ٖ- $ Zُ ا ْ) َ% 1ٖ $ ُ#
ِِِِِٰ ا 'ن ا ) ' 5ٖ َ+ ُ ) 2b = َن ا َ ْن Zَ $ 9ٖ Pَ ا ْ) L ? \ُ 9َ & 6 Bَ ا ) ' 5ٖ َ+ ا َ: Cُ = ا َ) 3ُ ْ# َ> 5َ ا ٌب ا َ ٖ) $ ٌ# ? L ا ) b" ْ* َ$ 6
'َْ 0َََُِِْْٰٰ' 0ِ'ِْ َوا)5ٖ َ+;:َ"ُ>=َنَ:Zَا)1/ا)63ًاHَ(َو;:َ,ُ-1=َنا)'tBCا)ٖ-L َ&'(َما)1ُ/ا;:63)َ)&N
19
Neml 54,55
َو ِ ) ُ = kً 6 ا ِ ْذ Dَ 6 َل ) ِ َ, ْ= ِ: ٖ/ ا َ Pُ ْ 6 Pَ = َن ا ِ ْ) Bَ 6 ِ& 9َ ِ َ\ َو ا َ ْ* ُ- ْ# ِ Pُ 2ْ ِ/ ُ( و َن ا َ Pُ ْ 6 -َ )َ #ْ Aُ C' o = َن ا ) &( 4َ 6 َل fَ 3ْ َ= ًة : ْ+ ُد و ن ا ) &C 2َ 6 ء 3َ Qْ ا َ ْ* ُ- ْ# Dَ ْ= ٌم Oْ Pَ 3َ 1 ُ = َن
Ve lûtan iz gâle ligavmihî eteé'tûnel fâhışete ve entum tubsırûn Einnekum leteé'tûner ricâle şehvetem min dûnin nisâé', bel entum gavmun techelûn
َََََُِِِْْٰ َِ ُُKasasَ10 َوا 6ْ 2َ Gَ ? wَا ُد ا &م ُ:= Ldٰ ?6 ِر 69ً ا ْن َ^6 َد ْت ) ُ- 2ْ ٖ"ى 3 ٖ/ ) ْ=;: ا ْن َر 83َ A-َ ) 63َ 21D L1>َ 6Cَ= َن
ِ: َ+ ا ْ) ُ- Cٖ :ِ Gْ $ َ+
Ve asbeha fuâdu ummi mûsâ fâriğâ, in kâdet letubdî bihî levlâ er rabatnâ alâ galbihâ litekûne minel mué'minîn
ِِِِ Sebe54 َوٖ&$#ْ3ُCَ$ْ3َQََو3َْ$َ+َ:9َْ6َ-3ُ=َن َ^َ-6?ُ%Qُ2ْDَ+ْ:#ْ3ِ>6$َfَْ6ِ3Qَا*'3ُْ# َ^6*ُ=اٖ?ÇfَL$
ُ:ٖ( ٍ@
Ve hîle beynehum ve beyne mâ yeştehûne kemâ fuıle bieşyâıhim min gabl, innehum kânû fî şekkim murîb
ِ&َََُِٰ ِِْ Rahman72-74 ُ&=ٌر َ:ْ, ُ/=َرا ٌت?Lا)`َ$6ِم َ?62ِ &یا;:ء َر&63َ5AُP6-َA3ن
Hazırlayan Derleyen(Arapça,Latin, Meal) Okuyan
: Kuranla Şifa Rukye :Derlenmiş Rukyeler :Furkan Rukye
https://www.facebook.com/rukyekuranlasifa https://www.facebook.com/DerlenmisRukyeler https://www.facebook.com/profile.php?id=100008535700985&fref=ts
َ ) ْ # َ ْ 8 ِ - ْ u ُ 3 ' + ا ِ ْ * D َ tٌ ْ 2 َ 1 ُ 3 ْ # َ و َ ; : َ 4 6 j ن
Hûrum magsûrâtun fil hıyâm, Febieyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân Lem yatmishunne insun gablehum ve lâ cânn
RUKYE AŞIK CİNE KARŞI OKUNACAK AYETLER SAYFA SONU MP3 LİNKİ
20
islam
Devamını Oku »