Hz. Süleyman ve İki Su Hamalı


Nabak şehrinde bir piri sakka (su hamalı) vardı. ömrü müflislik ile geçmişti. Adına

Sakkayı Hamidi derlerdi. Müflis hir dervişti. Süleyman Aleyhisselâmı tenha görüp gönlünden varayım Hazreti Süleymanla konuşayım belki ban bir ihsan eder dedi.

Varıp Süleyman Makamına geldi. Hatipler reddetmek istedi. Sakka Hamidi bağırarak seslendi:

Ey emiri insi ve cin zıllı Mabud Ey Süleyman bin Davud degahina şeylillaha geldim. Derdi olan bir pirim bana ihsan eyle dedi.

Hazreti Süleyman pirin avazını duydu. Pisliğini görüp görüp acıyıp seslendi ki

Gel ya pir seni kimse reddetmesin dedi.
Haciplere emir etti yanına getirdiler. 
sual etti ki:

Ya piri aciz kac yaşındasın.

Ya nebiyallah atan Davud Aleyhisselâm dünyaya geldiğinde ben şeriat emrine girdim yaşim o vakit 44 idi. amma o vakitten sonra ne kadar oldu bilmiyorum dedi.

Süleyman Aleyhisselâm hakimlere emir etti hesapladılar. 

Davud Aleyhisselâm doğumundan vefatına yüz yıl tutup müddet-i saltanatdan dahi sekiz yıl geçmiş yüz sekizde kırk dört yılı dahi taksim ettiler 152 yıl ömür oldu.

bu 152 içinde sakka halen zinde idi. 
arkasına suyu alır getirir Nabaķ şehrinin halkına su ulaştırırdı.

başında imamesi ve omzunda libası parça parça köhne ve yalın ayak dururdu. 

Hazreti Süleyman Şakanın ömrüne şaşırıp sordu:

Ne acayip haldirki sizin bu halle ömrünüz uzun olur ve bizim gibi haliflerin kısa olur.

sakkayı pir cevap verdi ki:

Ya nebiyallah benim bildiğim budur ki 

sizüñ rızkınız bu bardaktan su döküldüğü gibi gelir ve amma ki bizim rızkımuz küpten su damlar gibi gelir o sebebten bizim ömrümüz uzun sizin ömrünüz kısadır dedi.

Süleyman Aleyhisselâm dedi ki:

Ya sakkayı pir ne acayip söz söyledin

Şimdi ben sana ihsan buyurup zengin etsem ömrün sona erer kısalır mı.

pir cevap verdi ki:

Evet öyle olur,  zira ki bir kişiye takdir olunmuş rızıkı ve takdir olan nefesi az az alsa
verse yahut çokça nefes alsa verse ol takdir olan hazineye el vursa yese içse
Dağıtsa çürütse hiç ona nafaka kalmasa onun ömrü sona erer.  Zira ki takdir olan rızkı yedi tüketti. amma ki ağır yese o takdir olunan olan rızkı tamam tüketmeyince ömrü sona ermez. 

Ya Süleyman ben bu durumu tecrübe ettim. Hindistanda Ademi Safi mezarlığında riyazet çekici demkeşler olur ki gece ile gündüzde ademoğlu 24000 nefes alıp verse gerektir.
her nefes zamanı bir saattir ve her nefeste ecelden iki kerre korku vardır. alına
verilmeye ve çıka ve girmeye.

gece ile gündüzde 48 kerre ecelden korku
vardır. bunun gibi dünyada kişi ne rahat ola ki 48000 kerre gice ile gündüzde ecel korkusu çekesin ki nefsinin öleceğini dahi tahkik bilesin.

Ya nebiyallah o demkeşler bu halw muttali olup ölecekleri vakit evlatlarına tembih ederler. gece ile gündüzde 2000 miktarı nefes almayı ve yedi dirhem arpa ekmeği yemeyi nasihat ederler.

o nefeslerin az alıp verdikleri için onlara demkeş dirlerdi ve bir söz ki menfati yoktur boştur ağız açıp onu söylemezler ki  soz söylemek için nefes almak lazım gelir. Çoğunlukla sözleri işaret iledir ve Hak tealayı kalp ile zikir ederler. mühim iş olsa o vakit söz söylerler veya yazı ile haber verirler.

o sebepten görürüz ki onların ömru uzun olur. Çok çeşitli yemek yemezler ve derler ki hastalık ondan ortaya çıkar olur. Örnek behayimin (dört ayaklı hayvan ) gıdası türlü olmadığından hastalıķları dahi azdır der böyle
Zan ederler. 

O demkeşlerin  sözlerine itimat itmezdim velakin imtihan ettim gördüm denedim benimde başıma geldi dedi. 

Süleyman Aleyhisselâm şaşırıp seslendi:

Ya Sakkayı hamidi bizim zannımızca Allahu Teala ne takdir etti ise o ömrü sürse gerekir. Vakti saati bellidir o gelince ömrü sona erse gerek.

amma ki senin bu sözünü imtihan edelim tecrübe edelim dedi

tecrübe etmek evladır deyip hadimlerine buyurdu sakkaya bin kızıl altın verdiler ki hepsi yusufidir. bir altun yedi misal senbūse (üçgen) şeklindedir. 

Sakka dua edip alıp gitti.

meğer ki onun bir sakka yoldaşı vardı.
adına Said derlerdi ki Habeşliydi
henüz gençti. Yüzü şirin lisanı güzeldi.

gördi ki Süleyman Aleyhisselâm sakkayı hamidiye çok ihsan verdi. Hased etti diledi ki varıp Süleyman Aleyhisselâmdan kendide nimet isteye. 

Vardı nazarında geldi şiir okuyup methler etti

Hazreti Süleyman Saidin halini güzel gördü.
Hz Süleyman altın bir tahtta oturmuştu.
Ondan kalkıp bir ağaç kürsü üzerinde oturdu.

Emir etti Altın kürsüyü saide verdiler.
Hz Süleyman sual etti:

Ya Said nerden geldin.

Said cevap verdi

Habeşten geldim

Yine sordu

Dünyalıkta neye kudretin yeter

Said cevap verdi

Hiçbir şeye kuvvetim yetmez ne is tuttumsa rast gitmedi dedi

Süleyman seslendi ki 

bu Zerrin kürsü sana yeter var sermaye edin sakkalığı bırak zira ki bu sana tacirlik etse yeterli gelir ölünceye dek kimseye muhtaç olmazsın dedi

sakka şad olup hz Süleymana dua etti.

Said kürsüyü alıp gitti varıp pazara götürdü diledi ki sata her almak isteyen baktı ki altın degildir illa ki has pirinçtir

Birkaçı seslendiki 

Bu kürsüyü Süleyman Aleyhisselâma cinniler
getirmiştir sahtedir. kim bilir ne madenini şekli altına benzer.

Bir kaçıda şöyle seslendi

bu kürsünün yüzünü altın ile kaplamışlar amma içi ne madenidir kimse bilmez.

bazısıda şöyle seslendi

eğer bu kürsü kızıl altın olsaydı Süleyman Aleyhisselâm neden bunu bu sakaya versin

Saf altın olaydı bunu kimse buna vermezdi.

Bedeli ancak yüz tengeye çıkdı ki her tenge dört dirhem gümüştür. Said o fiyata satıp işine gitti. Sözler üzerine bu kürsü altın değildir sahtedir deyip ucuz bir fiyata sattı.

Ahi melik pazarda kürsünün böyle satıldığını görüp gelip Süleymana haber verdi.

Süleyman Aleyhisselâm şaşırdı o kürsüyü alanı çağırdı yüz tenge fazla verdi ammā ki bu kürsüyü alan gördü Hz Süleyman böyle fazla verir bildi ki kürsü hakikat altındır.

Vermedi götürüp parçaladı potaya koyup eritti parça parça edip kalıpladı sattı karun gibi oldu.

ol sakka Said parayı tez zamanda bitirdi yine aç fakir kaldı. Sakkayı Hadimi ki Hazreti Süleyman onada çok mal verip zengin etmiş idi o dahi birkaç ay geçmedi vefat etti.

Hazreti Süleyman bu salkaların haline şaşırdı 

Lokman Hakime çağırdı 

Ya Hakim o sakkaya bunca mal verdik zengin ettik  ömründen teftiş ettik gördük ki gerçek söyledi çünki rızkı su tulumu ağzından  boşalan su gibi geldi ki ömrü kısa oldu.

Lokman Hakim Cevap verdi 

Ya Süleyman Hak Teala her doğan için bir miktar saadet kıldı dünyada onu iki bölük kıldı.

Bir bölümün ömrünü uzun kıldı ve bir bölümünü refah ile zengin kıldı

Doğanın ömrü uzun olur dirligi refahı az olur ömrü az olur dirliği Refahiyeti çok olur.

Ya nebiyallah ömür ve devlet ikiside Allahu tealanın emrindedir o Beni ademden her kişiye ne takdir etti ise o olur. 

her insana saadettin ve nimetten nasip kıldı onu iki bölük eyledi bir bölüğünü dünyada ve bir bölüğünü ahirette kıldı 

nitekim Hak teala kelamında buyurdı

Ve kullü şeyin indehu bimiktarin 

ve dahi 

mā nunezziluhu illa bikaderin malūmin

o miktar dünyada insana nimet olur 
o miktar ahiiretde eksilir

ki hak Teala 

ezhebtum tayyibatikum fi hayatikümüddünya
vestematum biha dedi 

ve dahi 

men kane yüridu harsel ahireti
nezidlehu fi harsihi ve men ksne yüridu harsed dünya nutihi minha ve malehu fīlahireti min nasibin dedi.

İşaret eyledi ki 

vebtegı fima atekellahud darul ahirete ve latensa nasibeke mined dünya ve ahene kema ahsenellahu ileyke.

bizüm dwdüklerimizin hakikatine delalet eder zira onlar bildiler ki ahirette nasibi o takdim eylediği miktardır zira hak Teala

ve ma tukaddimū li enfusikum min hayrin teciduhü indellahi dedi.

Ya Süleyman o dünyada mütelezziz olup mütennim olanlar hallerine mağrur olmaz
zira o dünya nimetleri onlardan zail olur fukaradan olurlar ve eşkiyadan olurlar.

nitekim Allāhu Teala buyurur 

ve seyalemullezine zalemu eyye munkalebin
yenkalibune.

tehdid ve rahid kifayet eder 

Ya nebiyallah o  sakka ki zerrin kürsü vermiştiniz o takdirullahta yoktu ki bu altın kürsüyü satıp parasını alıp tamam zengin ola. Ondan olmadı.

Lokman Hakim Süleymana hikmet ile  cevap
Verdi Süleyman işitip güzel buldu

Sonra Cebrail Aleyhisselâm gelip haktan selam verip seslendi

ol piri sakka gelip ömrünün uzunluğunu müflisliğinden tuttuğu nefesten 
ve zenginlerin ömrü kısa olur dediği sebebten vaktaki ömrü sona erdi zenginlik ile ömür sürmeden vefat etti. kendi sözünü eceli tasdik etti.

Hak teala bildirdi ki devlet saaadettir ve  ömrü azize eyyamı mühletdir (ömür sayılı gündür. benim takdirimde başka iş yoktur.
bir kimsenein eceli gelse bir nefes dahi hayat bulması mümkün değildir.

nitekim iza cae eceluhum fe la yestehirune saaten ve la yestakdimüne 

Ya nebiyallah ol bir sakkaya hak teala devlet ve saadet vermemek ister sen diledin ki bir zerrin  kürsü verip onu zengin edesin.

kürsüyü alıp satmaya sundu hak emri ile gönül gözü baglandı

Hiç kimse onun halis altın olduğunu bilemedi.

Hak teala buyurdu ki

O saka kişi dünyaperest olur ahireretini unutur diye ki o daim ibadet kilip benden dua diler ve sakka olarak halka su ulaştırırdı daim  iman talep kılardı ki reva görmedim ki Karun gibi mala haris olup mal onu azdırıp gunahkar ede.

bunca zamandan beri ibader ettigi boşa gider iblis gibi ziyan ederdi.

ol iki yüz tengeye ki altın kürsüyü sattı ona bir hırsız musallat edip evinden aldırdım o kürsüyü de mal-pereste nasip ettim

benim takdirimde buydu ki ol sakka müflis vw fakir ömür sürüp kanaat kila riyazet çekip bana taat ede. Ahirette ona rahmet kılıp cennet verem.

ve ol riba hor dünya peresti zengin ettim ahirette zelil edem. dirhem altın yerine bin azap kılıp (19) cehennemde canına şiddet kılam ki bi hesap ola.

dünya malı iki kısımdir bir kısmı helaldir nitekim ikinci kısım haramdır 

Onun sahibi azap çekecektir.

Herkes yaptığının karşılığını görecektir 

fe men yamel miskale zerratin hayran yerah ve men yamel miskale
Zerratin şerren yerah.
 
kaynak:dbaetv.blogspot.com

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz.

Yorum Gönderme (0)
Daha yeni Daha eski