Ana içeriğe atla

Marifetname ve Cinsellik

Marifetname 18. Yüzyılda yazılmış 4 ciltten oluşan ansiklopedik bir kitaptır. Marifetname yazarı İbrahim Hakkı, 1703- 1780 yılları arasında Doğu Anadolu'da yaşamış bir bilim adamıdır. Doğumunu şu dizelerle anlatır. "Hicretin tarihi bin yüz onbeş oldu ol bahar, / Kale'i Ahsen'de doğdu İbrahim Hakkı zar."

Siirt'ten arabamızla yokuşu tırmanırken ülkenin böyle ücra köşesinde eğitim kurumları ile ünlü bir köye ulaşacağımızı doğrusu pek tahmin etmiyordum. Bu gün Siirt ilimize bağlı Aydınlar beldesinin, Tillo adı ile anıldığı devirlerde bir çok bilim adamının yetişmesine ev sahipliği yapmış olan bir eğitim yuvası olduğunu orada öğrendim. Babasının Erzurum'dan ayrılıp bilim öğrenmek üzere gittiği Tillo'da küçük yaşlarda eğitimine başlayan İsmail Hakkı, burada çok sayıda eser verme olanağını bulmuş.


"Erzurum'un güneydoğusunda ve ondan on günlük uzaklıkta 78 boylam, 37 enlem dereceleri arasında bulunan Siirt ilinin doğusunda ve ona iki saat uzaklıkta yüksek bir yerde, havası gayet güzel, meyveli ağaçları ve bahçeleri çok, kaynak suyu az, kuyu ve sarnıçları bol, 200 evli, çok sayıda dükkanlar, bir han ve bir hamamı, üç mescit ve bir camii olan Tillo." (C.2, s.116)

Şimdi halkının bir kısmı terk etmiş bir köy görünümünde Aydınlar. Torunlarından biri evini müze haline getirerek, İbrahim Hakkı'nın çeşitli çalışma gereçlerini, ölçüm araçlarını ve el yazması kitaplarını sergiliyor. Orijinalinin bir cildini bu müze evde gördüğüm Marifetname'ye ilgim burada doğdu. Sayfalarında dolaştığım Marifetname ise sadeleştirilmiş, günümüz türkçesine aktarılmış nüshasından.


Birinci cilt evrenin yaradılışı, cennet ve cehennem, kıyamet konularında gününün din ve tasavvuf anlayışına ilişkin görüşlerle başlar. Ardından ruh-beden ilişkisi, organların bileşimi, kafa tası anatomisi, embriyoloji, koruyucu sağlık, beslenme ve mistisizmin benlik eğitimine ilişkin öncelikli konularını içerir.

İkinci cilt, Tanrı sevgisi ve Tanrı'ya ulaşmak için içsel eğitim yöntemlerinin tanıtımı ile başlar. Görgü kuralları, eğitici-öğrenci ilişkileri ve cinsel eğitim konularına değinir.

Üçüncü cilt doğa bilimleri ve ardından ağırlıklı olarak anatomiye ayrılmıştır. Bu özelliklerinden olsa gerek, Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden Prof. Halil Dikmen'in "İbrahim Hakkı Portresinde" kitap, dünya ve kafa tası öne çıkarılmıştır. Bu ciltte sadece anatomi anlatmakla kalmamış, fonksiyonel anatomiye, fizyolojiye değinmiş, hatta "İnsan bedeninin zaman ve mekana benzeyişi" başlığı altında beden yapısını felsefi bir bakış açısıyla tartışmaya açmıştır.

Dördüncü ve son ciltte ise ağırlıklı olarak aritmetik, geometri ve astronomi konuları yer almaktadır. Yer yer şiirlerle süslenmiş olan Marifetname şu dizelerle son bulur: "Hakkıyle ölmez okuldur bu kitap / Andırır hayır ile anı bi hisap / Bunu kim okursa kazançlı olur / Kim ki anlarsa onu, mutlu olur."

Devrinde ansiklopedik bir bilgi ve eğitim kitabı olan Marifetname' de cinsel konular oldukça önemli yer tutmaktadır. "Sağlığı koruma çareleri ve bu konuda uyulacak esaslar" başlığı altında çeşitli yiyecekler ve bitkisel ilaçlardan söz edilmektedir (C.1, s.53-56). Bunlar arasında anason, yumurta, tavuk eti, leblebi ve nanenin meniyi artırdığından, kafurun duyu organlarını kuvvetlendirdiğinden, su kavunu ve ayvanın ise şehveti artırdığından bahseder. Bu arada uyarı yapmaktan da geri durmaz. " Şehvetin fazlası şer, azı pısırıklık, ortası iffettir. Şehvette ılımlılık, bedene sağlık, nefse lezzet, rahat ve esenliktir" (C.1, s.51).

Marifetname insan gelişim dönemlerini şöyle ele almaktadır: "Büyüme devrinde 15 yaşına kadar olan çocukluk evresi, 30 yaşına kadar süren gençlik devridir. Bu cömertlik çağıdır da. Tabiatı sıcak ve nemlidir. Öfkeli bir huy taşır, yani delikanlıdır. Otuz yaşından sonra hararet düşmeğe başlar. Alınan gıda ile harcanan kuvvet dengeli kaldıkça ve erime ortalama halde bulundukça vücut dinç kalır. Fakat erime günden güne artar; vücudun nemliliğiyle eriyişi dengesini bozar, yani gelir ve gider dengesi bozulursa, devamlı olarak ısı azalır (C.1, s37-38)."Erkeğin eşi ile eğlenip cinsel ilişkide bulunmasının usul ve yöntemleri" ni anlatırken 20 adet öğütte bulunur. Bunlardan ilginç olan bir örnek verelim: "Erkek cinsel ilişkide horoz gibi davranmasın. Birleşme bir anlık olmasın ve erkek kendisi kadar eşinin de cinsel ilişkiden zevk almasını sağlayacak şekilde hareket etsin." (C.2, s.164). Bir diğer konu, " Cinsel ilişki zamanı, çocuğun şekil ve halleri" başlığı altında ele alınmış. Burada yazar, cinsel ilişki zamanı, şekli ve yeri ile doğacak çocuğun özellikleri arasında ilişki kurulabileceğini savunmakta ve örnekler vermektedir (C.2, s.165-166). Yine ilginç bir öğüdünü nakledelim "Sakın iki kadınla evlenme. Eğer şaşırıp bu işi yaparsan, ikisini aynı evde oturtma." (C.2, s.183).

Üçüncü ciltte anatomi konularının ardından, organların şekil ve biçimleri ile kişilik yapıları arasında bağlantı kuran uzun bir şiir yer almaktadır. Bu şiirde kadın ve erkek dış genital organlarının görünümü ile cinsel istek ve huy arasında ilginç bağlantılar olduğu ileri sürülmektedir. Yine bu şiirin devamında kadın güzelliği ve kadını güzelleştiren özellikler ele alınmıştır.

Marifetname'de erkek ve kadın genital organları şöyle anlatılmaktadır: "Erkeklerin testis kasları dört tanedir. Bunlar testisleri korumak ve uyarmak için yaratılmışlardır......Torbadaki yumurtalar katıdır; tabiatları sıcak olduğundan duman yaymakta ve bundan erkeklerin yüzünde sakal bitmektedir. Çünkü yumurtaları olmayanın veya yumurtası sıcak olmayanın sakalı olmaz yahut yumurtalar kesilip alınsa, sakalı varsa dökülür kalmaz.

Kadınlar için bir çift kas yeterli gelmiştir. Çünkü onların yumurtaları erkeklerinki gibi dışarıda asılı değil, içeride yapışıktır. ..... Fakat rahmin ağzı üzerinde bir kas vardır ki, onun lifi çok enlidir. Bu lif rahmin ağzını tamamen çevrelemiştir. Bu kasın bir faydası, adet zamanına kadar rahmin ağzını kuvvetle kapamak, tutmak ve adet zamanı gelince gevşemektir. Ta ki, rahimde toplanan kan tamamen boşalsın ve kadın adetini tam görsün. Bir faydası da, cinsel ilişki anında gevşemektir. Bu suretle rahmin ağzı açık kalır ve meni damlasını çekip içeri alır. Sonra yine rahmin ağzı kuvvetle kapanır ve çocuğu doğum zamanına kadar içinde saklar, korur. Doğum zamanı gelince de çok gevşer ve yayılır ki, doğum mümkün ve kolay olsun.........

Penisi iki çift kas hareket ettirir. Bir çifti kasık kemiğinden başlar ve aletin iki yanından geçer. Bunlar gevşediği zaman idrar yolu açılır, genişler ve idrar ile meni oradan kolaylıkla akar. Diğer çifti de yine kasık kemiğinden başlar ve asıl aletle birleşir. Bunların ikisi birlikte uzanırsa, alet doğrultusunda uzama belirir ve eğer yürekten şehvet rüzgarı gelir ve damarlar dolarsa alet dikilir ve eğer şiddetle dolarsa alet büyür ve sertleşir ve kasık tarafına eğilir. Eğer bu uzama o çift adalenin yalnız birisinde olursa alet o tarafa eğilir" (C.3, s114-115).

Her ne kadar cinsellik konusunda oldukça büyük ilerlemeler kaydetmiş olsak da, bilmediklerimiz de çoktur. Tartışılır yönlerine rağmen, on sekizinci yüzyıldan gelen bu derece detaylı tanımlamalar, günümüz bilgileri ile karşılaştırıldığında, hala güncelliğini korumaktadır. İlginç değil mi?

Prof. Dr. Sabahattin Aydın

02.01.2005



300 YIL ÖNCE YAZILAN MÁRİFETNAME’DEN CİNSEL DERSLER


İbrahim Hakkı Erzurumlu, 18.yüzyılda Marifetname adında bir kitap yazmış. Bu kitapta, "cinsel öğütler" de veriyor. Okuyalım bakalım, "İslamî" cinsel öğütler neleri içeriyor?


Cimada öpüşenin çocuğu sağır doğar

Erkek, iç gömleğinden başka bütün elbiselerini soyacak.

Kadın da aynı şekilde soyunacak.

Cima esnasında öpüşme ve konuşma olmayacak. Çünkü bunlar, çocuğun sağır ve dilsiz olmasına sebep olabilir.

Erkeğin suyu indikten sonra kadınınki de ininceye kadar karnı üzerinde durmak lazımdır ki kadın ikinci cimaya kadar tıkanıp tembel kalmasın. Yani erkek cimada horoz gibi davranmasın, birleşme bir anlık olmasın ve erkek kendisi kadar eşinin de cimadan lezzet duymasını sağlayacak şekilde hareket etsin.

Cima çocuk ve hayvan yanında yapılmamalıdır.

Cimadan sonra muhakkak idrarını yapmak lazımdır ki meninin son damlaları mesanede kalmasın ve onda tedavisi imkansız bir hastalık yapmasın.

Yabancı kadınlarla yalnız kalmamalıdır. Çünkü hem haram hem de sonu fenadır. Bir şair şöyle diyor: Kadınlar, bizim için şeytan olarak yaratılmışlardır. Şeytanların şerrinden ise Allah'a sığınırım.

Öğleden sonra yapılan çocuk şaşı gözlü olur

Yeni ayın ilk günü cima yapılırsa çocuk güzel olur.

Öğleden evvel cima yapılırsa çocuk hakim ve kerim olur.

Pazartesi gecesi cima yapılırsa çocuk Kur'an hafızı olur.

Salı gecesi cima yapılırsa çocuk cömert ve merhametli olur.

Perşembe gecesi cima yapılırsa çocuk alim ve amil olur.

Cuma gecesi cima yapılırsa çocuk ábid ve arif olur.

Cuma namazından evvel cima yapılırsa çocuk mutlu ve ölümünde şehid olur.

Kadının rızası dışında cima yapılırsa çocuk ahmak olur.

Yeni ayın ilk gecesi veya onbeşinci veyahut da son gecesi cima yapılırsa çocuk deli olur.

Pazar gecesi cima yapılırsa çocuk yol kesici olur.

Çarşamba gecesi cima yapılırsa doğacak çocuk öldürmeye eğilimli olur.

Gündüz öğleden sonra cima yapılırsa doğan çocuk şaşı gözlü olur.

Ramazan bayramı gecesi cima yapılırsa doğan çocuk serkeş, inatçı olur.

Kurban bayramı gecesi cima yapılırsa doğan çocuk altı veya dört parmaklı olur.

Cima ayakta yapılırsa doğan çocuk uykuda yatağına işer.

Erkek, yanılır da baldızıyla sevişir ve cima yaparsa doğan çocuk hünsa (kendisinde hem erkek hem de dişi alameti olan) olur.

Cima meyve ağacının altında yapılırsa çocuk zalim olur.

Kadının sesi kocadan fazla çıkmayacak

Kocası kapıdan içeri girince hemen ayağa kalkıp karşılamak.

Karı kocasına merhaba efendim, hoş geldiniz demeli.

Karı kocasının her emrine itaatli olmalıdır.

Karı kocasının cinsi arzu ve isteklerine karşı gelmemek, nefsini teslim etmekte gecikmemek şeklinde hareket etmelidir.

Kadın sesini kocasının sesinden fazla yükseltmeyecek.

Kadın kocası için bazı zararsız maddeler sürünüp süslenecektir.

Kadının hainliğinden sakınmak lazımdır

Erkek eşine rıfk ile muamele edecek, iyilikle idare edecek. Çünkü kadın eğri kaburga kemiğinden yaradılmıştır, aklı ve dini eksik, kocasına sığınmıştır. Güleryüzle sohbet için alınmıştır.

Erkek, karısının öfkesi karşısında susmalıdır. Ta ki kadın pişmanlık duyup kocasından özür dileyinceye kadar. Çünkü kadın ruhen zayıftır. Susma onu yener.

Kadının hainliğinden, aldatma ve tuzaklarından sakınmak lazım. Çünkü Hz. Adem, eşi Havva anamızın aldatmasıyla Allah'a asi olmuştur.

Erkek, karısıyla şakalaşmalı, güldürücü sözler söylemeli. Yalnız kadın kıyafetine girmeyip başka şekilde nezih eğlenceler yapmalı.

Erkek karısına üzüntülerini, kederlerini, düşmanlarını ve borçlarıyla alacaklarını söylememelidir.

Yumurtası sıcak olmayan erkeğin sakalı olmaz Erkeklerin husye kasları dört tanedir. Bunlar husyeleri korumak ve uyarmak için yaratılmışlardır. Ta ki yavaşça bir uzantı olmasın, gevşeme ile aşağı inmesin ve çarpmalardan yumurtalar korunsun. Torbadaki yumurtalar katıdır, tabiatları sıcak olduğundan duman yaymakta ve bundan erkeklerin yüzünde sakal bitmektedir Çünkü yumurtaları olmayanların veya yumurtası sıcak olmayanın sakalı olmaz yahut yumurtalar kesilip alınsa, sakalı varsa dökülür kalmaz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kırk Anahtar Duası

Tüm kötülüklere ve büyücülere karşı koruyucu dua Şans için kırk kilit açma duası Hz Fatma tarafından bu dua herkez için bir anahtardır.sorunlardan kurtulmak için mucize dua kısmet ve şans açmak aşk, sevgi, muhabbet, servet,bağlı işleri çözmek, işe girmek,sihir ipatli ve sorunları çözmek,Düşmanları kovmak ve Evlilik niyeti için cuma günü sabah namazdan sonra mavi çanak kasenin içinde suya okunur okunan su içilir ve bu suyla gusül abdesti alınır. Karı koca arasındaki muhabbet için su çay veya meyve suyuna okunur ikisi içer Cuma sabahı Temiz ve saf niyet ile büyük bir kase suya okuyun ve su ile banyo yapın Evlilik Niyeti için Dört hafta en iyi zaman perşembe veya cuma günü sabahıdır.Duayı bitirdikten sonra bir defada yasin suresi okuyun (Dört perşembe veya Dört cuma) Servet açmak ve Büyüden kurtulmak için şans servet ve sihir iptali için suya okunur ve o suyla banyo yapılır Büyüden kurtulmak için safran mürekkebi ile arapça yazıp suda bekledikten sonra o suyla kişi yıkanırsa büyü

Kün Fe Yekün Nedir? Sırları ve Faziletleri!

 Bu cümle arapçadır ve kurani bir kavramdır. Kün ol anlamındadır. Feyekün ise oluverir manasına gelir. Yasin süresi son sayfa son âyetlerde geçen bu kelime, Allahın dilemesi ile ilgilidir. Allah bir şeye ol dedi mi o hemen olur. Sırları ve Faziletleri Not: Tecrübe ile sabittir. Yasin süresinin su 2 ayeti 1001 kere okudunmu kabul olmayacak dua yok biiznillah( Allah'in izni ile).. Ramazanın son 10 günü içerisinde okunması gerekli. tüm dualarimizin kabul olması dileğiyle yardım bekleyen herkese iletelim..Rabbim şifa versin korktuklariniza ugratmasin.iki ayet; İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu). Bütün meşru istekler için. Kur'ân-ı Kerîmin bir çok âyet-i kerîmesinde geçen;‘’kün feyekün.’’ duası. Yani, "Allâh-u Te'âlâ bir şeyi yaratmak murad ettiğinde o şeye '’kün feyekün =var ol!'' buyurur, o da hemen var olur". Kur'an'daki, "Kün feyekûn" kavl-i şerifi bulunan bütün âyetler bu duada zikredildiği için bu duay

Ömründe 4 Defa Okuyana Mucizeler Yaşatan Muazzam İstiğfar

Abduh Muhammed Baba (elmecmuatul mubareke) Abdullah İbni Sultan (r.a) istigfaridir ! Hz. Ali (r.a) peygamber efendimiz (s.a.v) emri ile yaziya dökmüştür. Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi hamdeyyüvafinniame ve eşhedüel la ilahe illallahu vahdehü la şerikelhü şehedetem müberraetem mineşşekki vettühemi ve eşhedüenne seyyidena muhammedennebiyyene abdühü ve rasulühü seyyidül arabi vel acemi sallallahu teala aleyhi ve sellem ve ala alihi ve ashabihi ve ezvacihi ve zürriyetihi efdalil ümem. Manasi; Nimetlerine denk gelecek bir hamd ile Allah'u te'ala'ya hamdü senalar olsun. Ben şek ve töhmetlerden beri kılınmış bir şahadetle şahitlik ederim ki Allahu teala'dan başka hiç bir ilah yoktur.yine şahitlik ederim ki peygamberimiz, efendimiz muhammed o'nun kuludur. rasulüdür, arab'ın ve acemin efendisidir. Allah'u teala ona ve ümmetlerin en üstü olan aline, ashabına, eşlerine ve zürriyetine salat ve selam eylesin' Fazileti; Bu istiğfari okuyan

İsrafu Umar Duası

Uyarı!:Maksadı hayırlı rızık ile zengin olmak, ve elde edeceğini asla haramda kullanmamak kararında olan kimsenin bu havas terkibini uygulamasını tavsiye ederim. Sayısız defa yapılmış ve her seferinde çok şükür birkaç günde dahi etkisi görülmüştür. İhlasla ve şüpheye düşmeden okunmalıdır. UYGULANIŞI: Yatsı namazlarından sonra İki rekat hacet namazı kılınır. Her iki rekatta fatihadan sonra bir ayetel kürsü okunur. Son secdeye varlıldığında secdeden kakmadan! "ya Hu ya men Hu , La İlahe İlla Hu, entel hayyul kayyum, vela şerikelek, velekel mülkü, velekel hamdü, ve inneke ala külli şeyin kadir" dedikten sonra namaz bitirilir. Ardından israfi-umar duası okunur. KAYNAKLARDA BU ALTTAKİ ŞEKİLDEDE GEÇMEKTEDİR İsrafu umar okunuşu: Aksamtu aleykum Eyyetühel Umari vel caan Ellezi fi hezel Mekaan Dürriyyül Kuvveti Vel ceberuti vel heybeti Vel kudreti vel azameti vel kuvveti Vessatveti vel celaleti vel Cemaleti Vel ceberuti ,aksamtu aleyküm billahi El hayyul kayyum ellezi

% 100 Kabul Olan Dua !

ALLAHTAN BİRŞEY İSTEYECEĞİN ZAMAN HADİD SURESİNİN İLK 6 AYETİ HAŞR SURESİNİN SON 4 AYETİNİ OKU VE ŞÖYLE DUA ET Yâ men hüve hâkezâ es'elüke bi hakkı hâzihil esmâi en tüsaliye alâ muhammedin ve âli muhammedin ve en tef'ale bi ( burada hacet söylenir) Azîb (r.a.), Ali b. Ebu Talib Kerremellahu Vecheh Hazretlerine demişti ki: "Senden Allah aşkına rica ediyorum. Rahmân Teâlâ'nın gönderdiklerinden, bilhassa Cebrail'in Resulullah'a getirdiklerinden ve Resulullah'ın özellikle sana öğrettiklerinden en faziletlisini bana özel bir şekilde öğretmez misin?" Hz. Ali de ona "Ya Bera! Allah'a İsm-i A'zam'ı (en yüce ismi) ile dua etmek istersen, Hadid Sûresi'nin baş tarafından on âyeti ve Haşr Sûresi'nin sonunu oku, sonra de ki: 'Ey o, böyle olan ve O'ndan başka böyle bir şey olmayan zât! Senden bana şöyle şöyle yapmanı dilerim." Vallahi ya Bera, bununla benim aleyhime dua etsen yere geçerim.' dedi."

Uykuda Cünüp, Rüyalanmamak, İhtilam Olmamak İçin Dua

Maaric , Tarık ve Kadir surelerini okumak da uykuda boşalmayı önler. Felahu's-Sail'de İmam Ali'den (as) rivayet edilmiştir ki; "Uykudayken boşalmaktan korkuyorsanız, uyumadan önce şunları söyleyin: اَللّهُمَّ اِنّي اَعُوذُ بِكَ مِنَ الإحْتِلامِ وَ مِنْ شَرِّ الأحْلامِ وَ مِنْ أنْ يَتَلاعَبَ بِىَ الشَّيْطانُ في الْيَقْظَةِ وَ الْمَنامِ Allâhumme innî e'ûzu bike minel ihtilâm ve min şerril ahlâm ve min en yetelâ'abe biye'ş şeytânu fil yeqzati vel menâm. Allah'ım, (uykuda) cunup olmaktan, karmaşık rüyaların şerrinden, uykuda ve uyanıkken şeytanın benimle oynamasından sana sığınırım.

Günlere Göre Kulak Çınlaması Alametleri

Bir insanın durup dururken kulağı çınlar. Güya tiz bir düdük veyahut ince bir çıngırak çalınıyormuş gibi bir ses, bir sağda duyar ve eski hallerden insanlara Cenab-ı Hak tarafından bir işaret olmak üzere telakki eden, Cenab-ı Allah tarafından bir işaret nazarı ile bakan ilim ve bilim erbabı ve havvas alimleri uzun tecrübeler neticesinde gün ve gecesine göre hükümlere tasnif ve taksim eylemişler, hayr ve şerden her neye delalet ettiğini belitmiş ve bildirmişlerdir. Bir kimsenin her ne zaman kulağı çınlarsa derhal "Allahümme salli ala seyyidine muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme. Allahümme inni eselüke küllel hayri ve eüzü bike min külli şerri" demek lazımdır demişler. çünkü her bir işaret ve alametde Cenab-ı Vacibül Vucud hazretlerinden hayrı istemek ve şerden ise istiaze etmek ehli imanın adeti kadimesi ve müstahsenesidir. Yani bir savap işleme halidir. Pazar Günü: Büyüklerden faide görmesine, ümit ettiği yerden menfaat görmesine delalet eder. Pazar Gecesi: Büyü

Salavatı Nurul Envar - Işıkların Işığı

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى نُورِ الأَنْوَارِ. وَسِرِّ الأَسِرَارِ. وَتِرْيَاقِ الأَغْيَارِ. وَمِفْتَاحِ بَابِ الْنَسَارِ. سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الْمُخْتَارِ. وَآلِهِ الأَطْهَارِ. وَأَصْحَابِهِ الأَخْيَارِ. عَدَد نِعَمِ الله وَأِفْضَالِهِ ALLAH'ümme salli ala nuril envar ve sirril esrar ve tiryagıl ağyar ve miftahi babil nesar Seyyidina muhammedinil muhtar ve alihil athar ve ashabihil ahyar Adede niamillahi ve ifdalih ALLAH’ım nurların nuru, sırların sırrı, ağyarın dermanı, zenginlik kapısının anahtarı Efendimiz Muhammed’in temiz aline ve hayırlı ashabına nimet ve ihsanlarının miktarınca salat ve selam olsun. 1) 3 gün sabah namazından sonra hiç kimseyle konuşmadan 100 defa okunur hiç şüphe yok ki niyeti neyse olur biizbillah 2) 5 vakit namazın arkasından 5 kere okunursa kişi bütün tehlikelerden korunur ve rızkı artar biiznillah 3) 7 defa uyumadan önce okunursa , kişi güzel rüyalar görür biiznillah Şeyh Ahmet El Bedevi tarafından Düzenli olarak okunduğunda ona ilmin kapılar

Es'elullâhel azîm, Rabbel arşil azîm en yeşfiyek! - Şifa Dilemek

Sahabeden Abdullah ibn Abbas (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Kim eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun yanında yedi defa; أَسْأَلُ الٰهّلَ الْعَظي۪مَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظي۪مِ أَنْ يَشْفِيَكَ Okunuşu: “Es’elüllâhel-azîme, Rabbel-arşil-azîmi en yeşfiyeke.” Anlamı: “Ulu Arş’ın Rabbi Yüce Allah’tan sana şifa vermesini isterim, derse, Yüce Allah ona mutlaka o hastalıktan şifa verir.” (Ebû Davud, Cenâiz, 12) Peygamberimiz, sabah akşam şu duayı okuyarak Allah’tan sağlık, âfiyet ve iyilik istemiştir: اَللّٰهُمَّ إنّ۪ى أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fîd-dünyâ vel-âhırah.” Anlamı: “Allah’ım! Senden dünya ve ahirette af, sağlık, sıhhat ve nimet istiyorum.” (Ebû Davud, Edeb, 110) Tıbbî tedavi yanında telkin ve dua ile tedavi yöntemi (psikolojik tedavi) günümüz müspet bilimi için de büyük önemi haizdir. * Sahabeden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Peygam

İsimlerin Ebced Değerlerini Bulun?

Ebced’in en büyük özelliği “Ebced hesabı” adı verilen bir işlemde kullanılmasıdır. Buna göre, ebced ifadesindeki her harfin bir sayı değeri vardır ve bu değerlerden istifadeyle bir çok konuda pek çok işlemler yapılmıştır. İşte bunların her birine bu hesabın adı verilir. Ebced alfabe düzeninin harfleri 1′den 9′a, 10′dan 90′a, 100′den 1000′e doğru numaralandırılır. Ayrıca bu alfabede gözükmeyen “pe” harfi “be ” gibi, “çe” harfi de “cim” gibi kabul edilerek onların sayı değerlerini alır. Eskilerin “hisâb el-cümel” dedikleri, ebced hesabının 4 çeşidi vardır: “Büyük”, “en büyük”, “küçük” ve “en küçük” ebced hesabı. Yukarıdaki tablo, eskiden büyük ebced (cümel-i kebîr) olarak ele alınmış, ama bugün küçük ebced (cümelsağir) olarak değerlendirilmektedir. Ebced programları İndir https://yadi.sk/d/4IU3bN7bqz3yF Kultanıldıgı Yerler Ebced alfabe düzeninde her bir harfin bir rakama tekâbül etmesi keyfiyeti, Türk-İslâm kültüründe, hemen hemen her sahaya yayılan bir kullanımı ortaya koymuştur. R