Ana içeriğe atla

Cin Suresinin Sırrı Havası ve Faziletleri

CİN süresini, yedi kere okuyan kimse nazarlardan , cin ve şeytan şerrinden , fena sözlerden emin olur. Küçük çocuklarda, her türlü kötü hallerden ÜMMÜ SIBYAN denilen manevi hastalıktan korunur.

Bu mübarek sûre, "El-Araf" sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur Yirmisekiz ayet, ikiyüz seksenbeş kelime ve yediyüzellidokuz harften ibarettir.Fasılası "elif"tir.Cinlerin Kur'an-ı Kerim'i dinlemiş, ona îman etmiş olduklarını bildirdiği için kendisine böyle "Cin sûresi" adı verilmiştir. Diğer bir adı ise “kul uhiye” dir. Bu cinlerin adetleri ve isimleri hakkında bir çok rivayetler vardır. Mevzu uzayacağından bu rivayetlere girmiyoruz.Nûh sûresi, istiğfarın ehemmiyetini, semâlara ait âyetleri ve inkarcıların suda boğulmak sureti ile cezaya uğramış olduklarını bildirdiği gibi bu cin sûresi de doğruluğun mükâfatını, semâya dair âyet ve Cenab-ı Hak'ka ve O'nun Resulüne isyan edenlerin ateş azabına uğrayacaklarını beyan ettiği için aralarında mühim bir irtibat vardır.

Bu sûresinin başlıca içeriği şunlardır:
1. Kur'an-ı Kerim'i dinlemiş olan Cinlerin dinî hakikatlere dair sözlerini nakletmek.
2. Cinlerin göklere yükselerek bir takım haberleri öğrenmelerine meydan verilmeyip alev hüzmeleriyle men edilip kovulduklarına ve Cinlerin mü'mîn ve kâfir kısımlarına ayrıldıklarına işaret etmek.
3. Resûl-i Ekrem'in vazifesini, selâhiyet alanını ve Cenab-ı Hak bildirmedikçe gayba ait şeyleri ve kıyametin kopma vaktini bilmediğini beyan etmek.
4. Allâh-ü Teâlâ'ya ve Yüce Peygamberine âsî olanların cehennem azabına uğrayacağını ve yardımlarından mahrum bulunacaklarını ihtar etmek.

İbn Abbas (r.a)'a göre, Hz. Peygamber (s.a.s) cinleri görmemiştir. İbn Abbas (r.a) şöyle der: "Cinler, Hz. İsa (a.s) ile, Hz. Muhammed (a.s) arasındaki fetret döneminde (peygambersiz dönemde), göğe yöneliyor ve göğün haberlerini (meleklerin muhaberelerini) dinliyor, bu haberleri kâhinlere ulaştırıyorlardı. Allah Teâlâ, Hz. Peygamber (s.a.s)'i peygamber olarak gönderince, gök korunmaya alındı. Böylece de şeytanlar (cinler) ile gök haberleri arasına engel konuldu. Şihablar (alevler), onların üzerine atıldı. Bunlar da İblise gidip, bu durumu haber verdiler. Bunun üzerine İblis, "Bunun mutlaka bir sebebi vardır, olmalı. Dolayısıyla sizler, yeryüzünün doğusunu-batısını (her yerini) karış karış gezip, bu sebebi bulmaya çalışın" dedi.
Bunun üzerine o araştırıcılardan bir gurup, Tihâme'ye geldiler ve Ukaz panayırında Hz. Peygamber (s.a.s)'i, ashabına sabah namazını kıldırırken buldular. Okuduğu Kur'ân'ı duyunca dinlemeye başladılar ve "İşte, vallahi, sizinle göğün haberleri arasına girip, sizi engellemeye sebep olan şey budur" dediler. Oradan kavimlerine dönerek, "Ey kavmimiz, gerçekten hayranlık veren bir Kur'ân dinledik" dediler. Allah Teâlâ da Hz. Peygamber (s.a.s)'e, bu gaybî durumu haber verdi ve "De ki: Bana şu hakikatler vahyolundu..." buyurdu." İbn Abbas (r.a) sözüne devamla şöyle der: "İşte bunda, Hz. Peygamber (s.a.s)'in cinleri görmediğine dair delil var. Çünkü eğer o (a.s), onlan görmüş olsaydı, bu hadisenin öğrenilmesini vahye nisbet etmezdi. Zira varlığı bizzat müşahede edilerek bilinen şeyin isbatt, vahye dayandırılamaz
İbn Mes'ud (r.a)'a göre, Hz. Peygamber (s.a.s)'e, Kur'ân okuması ve onları İslâm'a davet etmesi için, cinlere gitmesi emrolunmuştu. Nitekim İbn Mes'ûd (r.a), Hz. Peygamber (s.a.s)'in "Cinlere Kur'ân okumakla emrolundum. Kim benimle beraber gelmek isterse gelsin" dediğini, bunun üzerine, ashabın ses çıkartmadığını; daha sonra, Hz. Peygamber (s.a.s)'in bunu ikinci kez söylediğini; fakat ashabın yine sustuğunu; sonra üçüncü kez söylediğinde, kendisinin, "Ey Allah'ın Resulü, seninle beraber ben gelirim" dediğini; bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s)'in, "O halde, haydi" dediğini; böylece İbn Ebî Dübb mahallesindeki Hacun dağına geldiklerini; orada Hz. Peygamber (s.a.s)'in kendisinin önü sıra bir çizgi çekip, "Sakın bundan ileri geçme" deyip, Hacûn dağına doğru çekip gittiğini; derken o cinlerin Hz. Peygamber (s.a.s)'in yanına, tıpkı küçük deve yavruları gibi süratlice koştuklarını; adeta bedenleri büyük, basları küçük erkekler olduklarını; aynen kadınlar gibi def çaldıklarını; bu şekilde Hz. Peygamber (s.a.s)'in etrafını sardıklarını; dolayısıyla Hz. Peygamber (s.a.s)'i göremez olduğunu; görmek için ayağa kalkınca da, Hz. Peygamber (s.a.s)'in ona eliyle "otur" diye işaret ettiğini; sonra da gittikçe yükselen bir sesle Kur'ân okuduğunu; o cinlerin de yere adeta yapıştıklarını; kendisinin onların seslerini duyup, kendilerini görmediklerini anlatmıştır.
Cin süresinin fazileti

Bir başka rivayette de, o cinler, Hz. Peygamber (s.a.s)'e, "sen nesin?" demişler de, Hz. Peygamber (s.a.s), "Ben Allah'ın nebîsiyim" deyince, "Bu konuda şahidin kim?" dediklerinde, Hz. Peygamber (s.a.s) "şu ağaç" demiş ve "Ey ağaç gel" emrini verince, ağacın dalı budağı ile çok aşın bir ses çıkararak gelip, Hz. Peygamber (s.a.s)'in huzurunda durmuş. Bunun üzerine, Hz. Peygamber (s.a.s), ona, "Bana ne diye şahadet edersin?" deyince, ağaç, "Ben senin Allah'ın resulü olduğuna şehadet ederim" demiş, Hz. Peygamber (s.a.s) de, "Artık yerine git" demiş. Ağaç, geldiği gibi gidip eski halini almış.
İbn Mes'ûd (r.a) şöyle devam eder: "Hz. Peygamber (s.a.s) yanıma gelince, "Yanıma gelmek istemiştim" dedi. Ben de, "Evet, ey Allah'ın Resulü" dedim. Bu senin için uygun olmazdı. Onlar cinlerdi, Kur'ân dinlemeye gelmişlerdi. Sonra da kavimlerine inzarcılar (davetciler) olarak dönüp gittiler. Benden yiyecek belirlememi istediler. Ben de yiyecek olarak onlara, kemikleri belirledim. Binâenaleyh artık hiç kimse, kemiklerle temizlenmeye (taharet yapmaya) kalkışmasın.
Bu iki farklı gibi gözüken rivayetler hakkında alimler demişlerdir ki: 1) Belki de İbn Abbas (r.a)'ın bahsettiği, meselenin başlangıcından, bu konuda ilk hadisedir. Böylece Allah Teâlâ ona bu sûreyi vahyetmiş; daha sonra da İbn Mes'ûd (r.a)'un rivayet ettiği gibi, gidip cinlere Kur'ân okumasını emretmiştir.
2) Cinlerle karşılaşma hadisesinin tek bir defa olduğu kabul edilse bile, Hz. Peygamber (s.a.s), onlara gitmek ve Kur'ân okumakla emrolunmuştur. Fakat o, ne diyeceğini ve ne yapacağını bilmemektedir. Bunun üzerine Hak Teâlâ, ne diyeceğini ve ne yapacağını vahyetmiştir. Bütün bunlar ihtimal dahilinde İken, bu rivayetleri yalanlamak imkansızdır (Tefsiri Kebir Fahrettin razi)


Übeyy bin Kaabın rivayetine göre Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kim Cinn Sûresini okursa, Allah ona, bütün insanların, cinlerin ve şeytânların sayısınca sevab ihsan eder.(Ebu’l-Leys Semerkandi, Tefsiru’l Kur’an)

Bilgi için burayı tıklayınız

Cin Surenin bazı Özellikleri ve faydaları:


1-Cin suresi Göz, sara, sıtma ve evham için 7 kere okunur


2-Bu sure bir yerde okunursa orada bulunan cinlerin kaçmasına sebep olur.

3-Bu sure bir zalime veya zorbaya karşı okunursa zararlarından korunmuş olur.
4-Cin süresini bir mal veya meta üzerine okunursa her türlü afetten muhafaza olunur. Ayrıca saklanacak bir şeye de okunsa kimse bulamaz.



5-Hapse düşen biri bu sureyi okumaya devam ederse en kısa zamanda kurtulur.


6-Esir düşen biri okumaya devam ederse sağ salim kurtulup ailesine döner.

7-Suya fatiha, ayetel kürsi, cin suresinden beş ayet okuyup sonra sara nöbeti esnasında saralının yüzüne serpilse şifadır.

8-Ümmi Sübyan için Lev enzelnayı (Haşr suresi)sonuna kadar, cin suresi şedada’ya (1-4 ayetler) kadar yazılıp nushası taşısa şifa bulur

9-Cinni ve saralı olanlara Ayetelkürsi Cin suresi 1-15 Saffat 1-10 İbrahim 97,98-116 Felak Nas sureleri 7 gün okunsa şifadır.

10-Gayb bilgisini artırmak için bu surenin 26-28 ayetlerini müstakil olarak veya diğer gaybi ayetlerle beraber devamlı okunması kişinin gaybi bilgisini artırır.

11-Define olduğu şüphe edilen yerde Allah rızası için iki rekat namaz kılıp Fatihalardan sonra 24 adet İhlas suresi okuyup namaz bitince 7 Cin suresi okunup yatılsa definenin olduğu yer rüyada gösterilir. Bunu define olduğu şüphe edilen yerde yapmak lazımdır eğer yapılamazsa o zaman şüphe edilen yerden biraz toprak alıp mendile sarıp evinde bu istihareyi yapıp topraklı mendili başının altına koyarsa yine maksat hasıl olur.

12-Sara ve cin rahatsızlığında hastanın başından topuğuna kadar beyaz bir ip ölçülür ve o ipe bu sure 41 defa okunur ve ilk yedi okumada ipe yedi düğüm atılır o ipi hasta boynunda taşırsa Allahın izniyle bir daha rahatsız olmaz.

13-Yine cinni rahatsızlıklarda hastanın kriz anında bu sureyi okumaya başlayıp hastanın baktığı taraflara doğru üfleyerek okumayı bitirirseniz biiznillah şifa bulur. Cinni rahatsızlıkların bazılarında hasta okuma yapılmaya başlandığında sağa sola belli yerlere doğru bakmaya başlar onun baktığı cihete üfleyin her cihet değiştikçe sizde okuma peşinden o cihete okursunuz cinler orayı terk etmek zorunda kalırlar bu cinni rahatsızlık için okunan her ayet için geçerlidir önemli olan hastanın vereceği tepkidir eğer anlattığım gibi bir tepki verirse bu şekilde okumalar yapılır.

14-Bu surenin de hadimi Ebu Yusufla ki Efendimizi (s.a.v) görüp iman eden cinlerden biridir irtibat için riyazeti vardır. Ama bu bilgiyi sakıncalarından dolayı paylaşmıyoruz. Bu arada bazı havas eserlerinde riyazeti bu surenin eksik verilmiştir.

15-Bu sureyle yapılan celp ve muhabbet uygulamaları da vardır ama uygun görmediğimizden yazmıyoruz.

16- Bu surenin 8-10 ayeti fal, mendel vs. bakım yapanların yanında felak ve nas ile okunsa kişi bakımını yapamaz.

17- Bu surenin maişet sıkıntılarında da faydası vardır hadimi ile irtibata geçilmiş olsa bütün maddi ihtiyacını temin ederler. Bununla alakalı rivayetler mevcuttur.

18- Bu sureyle genelde yapılabilecek sihir ve büyülere gelince ki toplam 28 ayetine karşılık büyülerdir yani her ayetiyle büyü yapılabilecek surelerdendir ama kısaca toparlayacak olursak yapılabilecek büyüleri şunlardır.
1- dileklerin hepsi kişiden uzak olsun binada ailesinde akrabalarında her yerde insanlar kişinin düşmanı olsun, bütün dostları kişinin zamanla etrafından uzaklaşır.
2- Kazancının hiç bereketini kişi görmesin öyle ki her girdiği işte karlı bile olsa bu zarar etsin iyiliği dokunduğu kimseler bile buna ticarette ve normal zamanda kötülük etsin.
3- Karısı evlatları evde daima huzursuz olsun hanede bereket olmasın daima kavga olsun. O hane daima karanlıkta kalsın. Eşi onunla olmasın olmaya her girdiğinde yatakta kavgalar çıksın. Bu büyünün etkisiyle Ta ki kişinin eklemlerine varıncaya kadar hastalıklar çıksın doktorlar çare bulamasın.
4- Mezara düşene kadar bereketsizlikler sıkıntılar ve belalar senden hiç eksik olmasın. Kişinin soyundan gelen herkes ona düşman olsun. Kısaca toparlamaya çalıştığım bu olaylar birilerinde varsa cin suresiyle o şahsa yapılan büyüler var demektir. Bunların çoğu haneye veya yakın yerlere serpilme, sürülme veya gömülme yoluyla yapılan büyülerdir gömülme yoluyla yapılanlar başka yerlerde hatta mezarlarda da gömülerek yapılabilirler. Bu tarz büyülerin çözümü için kişi her namazın akabinde cünnetül esmalarını ferdün hayyul kayyum guddusün hakemün adlün 19 kere sihir ve büyü ayetleriyle beraber okuyacak mesela ferdün hayyul kayyum guddusün hakemün adlün ve min şerrin neffasati fil ugad. Gibi ama en güzeli kuranda ki sihir ve büyü ayetlerinin tamamını okumaktır. Ayrıca takva olan birisine 41 yasin 72 fatiha 313 ayetelkürsi 7 tekvir 7 tarık 21 zilzal 21 ihlas felak ve nası suya okutup o suyu bütün aile 21 gün içip 9 ncu gün o sudan bir miktar alarak bütün bireyler gusul alıp 21 gün tamam olana kadar suyu içmeye devam edilecek ayrıca eğer hane önüne sürülme vs. şeklinde büyü tesbit edilmişse o sudan oralarda ayetelkürsi okunarak serpilecek. Aile bireyleri hepsi sabah ve akşam 21 ayetelkürsi ihlas felak ve nası okumaya devam edecekler. Ayrıca ev içerisinde özellikle bu 21 günlük sürede yasin tekvir Tarık zilzal sureleri o hanede okunmalıdır mesela bilgisayarları varsa açsınlar bu sureleri dinlesinler günde iki defa okunsa yeterlidir gündüz ve akşam birer sefer dinlense kafidir. Bu anlatılanlara tam riayet edilirse inşallah bu sureyle yapılan büyüden kurtulurlar.Allahu alem bissavab.cin musallatına maruz kalanlar için çok etkilidir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kırk Anahtar Duası

Tüm kötülüklere ve büyücülere karşı koruyucu dua Şans için kırk kilit açma duası Hz Fatma tarafından bu dua herkez için bir anahtardır.sorunlardan kurtulmak için mucize dua kısmet ve şans açmak aşk, sevgi, muhabbet, servet,bağlı işleri çözmek, işe girmek,sihir ipatli ve sorunları çözmek,Düşmanları kovmak ve Evlilik niyeti için cuma günü sabah namazdan sonra mavi çanak kasenin içinde suya okunur okunan su içilir ve bu suyla gusül abdesti alınır. Karı koca arasındaki muhabbet için su çay veya meyve suyuna okunur ikisi içer Cuma sabahı Temiz ve saf niyet ile büyük bir kase suya okuyun ve su ile banyo yapın Evlilik Niyeti için Dört hafta en iyi zaman perşembe veya cuma günü sabahıdır.Duayı bitirdikten sonra bir defada yasin suresi okuyun (Dört perşembe veya Dört cuma) Servet açmak ve Büyüden kurtulmak için şans servet ve sihir iptali için suya okunur ve o suyla banyo yapılır Büyüden kurtulmak için safran mürekkebi ile arapça yazıp suda bekledikten sonra o suyla kişi yıkanırsa büyü

Kün Fe Yekün Nedir? Sırları ve Faziletleri!

 Bu cümle arapçadır ve kurani bir kavramdır. Kün ol anlamındadır. Feyekün ise oluverir manasına gelir. Yasin süresi son sayfa son âyetlerde geçen bu kelime, Allahın dilemesi ile ilgilidir. Allah bir şeye ol dedi mi o hemen olur. Sırları ve Faziletleri Not: Tecrübe ile sabittir. Yasin süresinin su 2 ayeti 1001 kere okudunmu kabul olmayacak dua yok biiznillah( Allah'in izni ile).. Ramazanın son 10 günü içerisinde okunması gerekli. tüm dualarimizin kabul olması dileğiyle yardım bekleyen herkese iletelim..Rabbim şifa versin korktuklariniza ugratmasin.iki ayet; İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu). Bütün meşru istekler için. Kur'ân-ı Kerîmin bir çok âyet-i kerîmesinde geçen;‘’kün feyekün.’’ duası. Yani, "Allâh-u Te'âlâ bir şeyi yaratmak murad ettiğinde o şeye '’kün feyekün =var ol!'' buyurur, o da hemen var olur". Kur'an'daki, "Kün feyekûn" kavl-i şerifi bulunan bütün âyetler bu duada zikredildiği için bu duay

Recep Ayının 10. Günü Okunacak Dualar

Duanın Türkçe Okunuşu: Allahümme in ketebtenî şegıyyen fektüb sa’ııı’den. Vemhusmiii an divânil eşgıya’i ve semminiii tegıyyen verzügniii. A’yetel enbiya’i vensurniii ala cemi’ıl egda’i vahşürniii yevmel gıyameti fiii zümratil’embiya’i aleyhimüs’selam.Ve e’ız’ni min derkil eşgıya’i inneke semiud’düa’i bi rahmetike ya erhamer’rahımiyn.

Es'elullâhel azîm, Rabbel arşil azîm en yeşfiyek! - Şifa Dilemek

Sahabeden Abdullah ibn Abbas (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Kim eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun yanında yedi defa; أَسْأَلُ الٰهّلَ الْعَظي۪مَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظي۪مِ أَنْ يَشْفِيَكَ Okunuşu: “Es’elüllâhel-azîme, Rabbel-arşil-azîmi en yeşfiyeke.” Anlamı: “Ulu Arş’ın Rabbi Yüce Allah’tan sana şifa vermesini isterim, derse, Yüce Allah ona mutlaka o hastalıktan şifa verir.” (Ebû Davud, Cenâiz, 12) Peygamberimiz, sabah akşam şu duayı okuyarak Allah’tan sağlık, âfiyet ve iyilik istemiştir: اَللّٰهُمَّ إنّ۪ى أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fîd-dünyâ vel-âhırah.” Anlamı: “Allah’ım! Senden dünya ve ahirette af, sağlık, sıhhat ve nimet istiyorum.” (Ebû Davud, Edeb, 110) Tıbbî tedavi yanında telkin ve dua ile tedavi yöntemi (psikolojik tedavi) günümüz müspet bilimi için de büyük önemi haizdir. * Sahabeden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Peygam

Ömründe 4 Defa Okuyana Mucizeler Yaşatan Muazzam İstiğfar

Abduh Muhammed Baba (elmecmuatul mubareke) Abdullah İbni Sultan (r.a) istigfaridir ! Hz. Ali (r.a) peygamber efendimiz (s.a.v) emri ile yaziya dökmüştür. Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi hamdeyyüvafinniame ve eşhedüel la ilahe illallahu vahdehü la şerikelhü şehedetem müberraetem mineşşekki vettühemi ve eşhedüenne seyyidena muhammedennebiyyene abdühü ve rasulühü seyyidül arabi vel acemi sallallahu teala aleyhi ve sellem ve ala alihi ve ashabihi ve ezvacihi ve zürriyetihi efdalil ümem. Manasi; Nimetlerine denk gelecek bir hamd ile Allah'u te'ala'ya hamdü senalar olsun. Ben şek ve töhmetlerden beri kılınmış bir şahadetle şahitlik ederim ki Allahu teala'dan başka hiç bir ilah yoktur.yine şahitlik ederim ki peygamberimiz, efendimiz muhammed o'nun kuludur. rasulüdür, arab'ın ve acemin efendisidir. Allah'u teala ona ve ümmetlerin en üstü olan aline, ashabına, eşlerine ve zürriyetine salat ve selam eylesin' Fazileti; Bu istiğfari okuyan

Uykuda Cünüp, Rüyalanmamak, İhtilam Olmamak İçin Dua

Maaric , Tarık ve Kadir surelerini okumak da uykuda boşalmayı önler. Felahu's-Sail'de İmam Ali'den (as) rivayet edilmiştir ki; "Uykudayken boşalmaktan korkuyorsanız, uyumadan önce şunları söyleyin: اَللّهُمَّ اِنّي اَعُوذُ بِكَ مِنَ الإحْتِلامِ وَ مِنْ شَرِّ الأحْلامِ وَ مِنْ أنْ يَتَلاعَبَ بِىَ الشَّيْطانُ في الْيَقْظَةِ وَ الْمَنامِ Allâhumme innî e'ûzu bike minel ihtilâm ve min şerril ahlâm ve min en yetelâ'abe biye'ş şeytânu fil yeqzati vel menâm. Allah'ım, (uykuda) cunup olmaktan, karmaşık rüyaların şerrinden, uykuda ve uyanıkken şeytanın benimle oynamasından sana sığınırım.

Recep Ayında İhlas Suresini Okumanın Faziletleri

Receb Ayında İhlâs'ı Şerif: "Her kim Recebde, bir kere İhlâs okusa, ALLAH'u Teâlâ onun elli senelik günahını bağışlar." Hadis'i Şerif, EnîSü'l celîs, sh:195 Hannani(RA) şöyle demiştir: "Her kim, Recebin her günü bir tane bile İhlâs Sûresi okusa, onbin deve yükü kâğıda sahip olur ki, göklerin ve yerin tüm sakinleri, ellerinde altın kalemlerle toplanıp o İhlâs'ın sevabını o kağıtlara yazarlar" (50 İhlâs okuyanın 50 senelik günahları silinir, 100 kere okuyan cehennemden berat alır, 1000 kere okuyan canını cehennemden satın alır.)

% 100 Kabul Olan Dua !

ALLAHTAN BİRŞEY İSTEYECEĞİN ZAMAN HADİD SURESİNİN İLK 6 AYETİ HAŞR SURESİNİN SON 4 AYETİNİ OKU VE ŞÖYLE DUA ET Yâ men hüve hâkezâ es'elüke bi hakkı hâzihil esmâi en tüsaliye alâ muhammedin ve âli muhammedin ve en tef'ale bi ( burada hacet söylenir) Azîb (r.a.), Ali b. Ebu Talib Kerremellahu Vecheh Hazretlerine demişti ki: "Senden Allah aşkına rica ediyorum. Rahmân Teâlâ'nın gönderdiklerinden, bilhassa Cebrail'in Resulullah'a getirdiklerinden ve Resulullah'ın özellikle sana öğrettiklerinden en faziletlisini bana özel bir şekilde öğretmez misin?" Hz. Ali de ona "Ya Bera! Allah'a İsm-i A'zam'ı (en yüce ismi) ile dua etmek istersen, Hadid Sûresi'nin baş tarafından on âyeti ve Haşr Sûresi'nin sonunu oku, sonra de ki: 'Ey o, böyle olan ve O'ndan başka böyle bir şey olmayan zât! Senden bana şöyle şöyle yapmanı dilerim." Vallahi ya Bera, bununla benim aleyhime dua etsen yere geçerim.' dedi."

Mümin Suresinin Sırrı Havası ve Faziletleri

MÜ’MİN Suresi yedi kere okuyan kimsenin istek ve hacetini Hak Teala reva kılar. “Herşeyin bir özü vardır. Kur'ânın özü ise, "Hâ mîm"lerdir.” “Her kim Âyet-el kürsî ve Mü'min sûresini okursa, o gün içerisinde bütün fenâlıklardan muhâfaza olunur.” “Cennet bahçelerinde yükselmeyi arzu eden kimse, "Hâ mîm"leri okusun.” “Her kim Mü'min sûresini (İleyhil masîr)e kadar ve Âyet-el kürsî'yi sabahleyin okursa, bu kimse bütün bela ve musibetlerden korunur. Akşam okursa, sabaha kadar bütün fenâlıklardan muhâfaza olunur.” “Hâ mîm'ler yedidir: Cehennemin kapıları da yedidir. Her Hâ mîm gelip Cehennemin bir kapısına durur ve; "Yâ Rab, bana inanan ve beni okuyan kişiyi bu kapıdan içeri sokma" diye yalvarır.” “Kim Mü'min sûresini okursa, ona duâ etmeyen ve onun için istigfârda bulunmayan hiçbir nebî, sıddîk, şehid ve mü'min rûhu kalmaz.” “Allahü teâlâ, yedi Hâ mîm'leri bana Tevrât yerine; Elîf lâm râ'lardan Tâ sîn mîm'lere ka

Günlere Göre Kulak Çınlaması Alametleri

Bir insanın durup dururken kulağı çınlar. Güya tiz bir düdük veyahut ince bir çıngırak çalınıyormuş gibi bir ses, bir sağda duyar ve eski hallerden insanlara Cenab-ı Hak tarafından bir işaret olmak üzere telakki eden, Cenab-ı Allah tarafından bir işaret nazarı ile bakan ilim ve bilim erbabı ve havvas alimleri uzun tecrübeler neticesinde gün ve gecesine göre hükümlere tasnif ve taksim eylemişler, hayr ve şerden her neye delalet ettiğini belitmiş ve bildirmişlerdir. Bir kimsenin her ne zaman kulağı çınlarsa derhal "Allahümme salli ala seyyidine muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme. Allahümme inni eselüke küllel hayri ve eüzü bike min külli şerri" demek lazımdır demişler. çünkü her bir işaret ve alametde Cenab-ı Vacibül Vucud hazretlerinden hayrı istemek ve şerden ise istiaze etmek ehli imanın adeti kadimesi ve müstahsenesidir. Yani bir savap işleme halidir. Pazar Günü: Büyüklerden faide görmesine, ümit ettiği yerden menfaat görmesine delalet eder. Pazar Gecesi: Büyü