Ana içeriğe atla

Sabah Akşam Bunu Okuyanlara Kimse Zarar Veremez


Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)ın hizmetçisi Ebân ibni Ebî Ayyâş (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: "(Sahabe ve tabi'inden birçok kişiyi öldürmesiyle meşhur ve Haccâc-ı Zâlim namıyla maruf olan) Haccâc ibni Yûsuf (Irak'ta bulunan) Vasıt şehrini bina ettiğinde Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)a mektup göndererek onu yanına çağırttı. Biz de onunla birlikte gittik.

İnsanlar onun sesini duyacak kadar yakın yerde oturmuşlardı, derken görevli memur Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)a seslendi, o da ona yaklaşıp sedirinin üzerine oturdu.
O sırada Haccâc üzerlerinde rengarenk ipekler giyinmiş delikanlılar bulunan ve yaşları iki, üç, dört ve beş olan çok kaliteli atlar getirterek: 'Ey ihtiyar! Arkadaşının (Rasûlullâh ﷺin) yanında böyle atlar gördün mü? Bak, peygamberimizden sonra bizlere neler verildi' deyince Enes (Radıyallâhu Anh) sinirlenerek: "Vallahi onun yanında bundan daha hayırlılarını gördüm.

Nitekim ben Rasûlullâh ﷺi: '(Allâh-u Te'âlâ katında) atlar(ın sahiplerinin durumu) üç türlüdür; bir adam Allâh yolunda (cihada çıkmak veya harbe çıkana vermek için) bir at bağla(yıp baka)r ki artık o atın dışkısı, idrarı, eti ve kanı kıyamet günü sahibinin mizanında (sevap kefesinde kayıtlı) olacaktır.
Bir adam da karnındaki (nesli)ni isteyerek (hayvancılık yapmak ve binmek için) at bağlar (ki onun sevabı da günahı da yoktur). Bir adam da gösteriş ve işittirmek için at bağlar, işte o adam ateştedir' buyururken işittim. İşte o (sahibini cehenneme sevkedecek) atlar senin bu atlarındır" diye cevap verdi.

Bunun üzerine Haccâc(-ı Zâlim) çok sinirlenerek: 'Sen bizi çok küçük düşürdün. Vallahi senin Rasûlullâh ﷺe hizmetlerin olmasaydı, bir de Emiru'l-Mü'minin'in (Emevi hükümdarı Abdülmelik ibni Mervân'ın) senin hakkında (sana değer verip iyi bakmam hususunda) bana (yazıp göndermiş olduğu) mektubu olmasaydı sana neler yapardım neler!' dedi.

O zaman Enes (Radıyallâhu Anh): '(Ne kadar istesen de bunu) yapamazdın, elbette ben senin şerrinden Allâh-u Te'âlâ'ya öyle kelimelerle sığındım ki Rasûlullâh ﷺin bana öğrettiği o kelimeleri okuyunca hiçbir sultanın şiddetinden ve hiçbir şeytanın (ve cinin) azgınlığından korkmam' deyince Haccâc-ı Zâlim'in siniri geçip kendisine künyesiyle hitab ederek: 'Ya Ebâ Hamze! Onları bize de öğretir misin?' dedi.

Buna karşılık Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh): 'Hayır, vallahi ben seni onlara ehil (layık) olarak görmüyorum (hatta senin sağlığında onları kimseye öğretmeyeceğim ki başkasından öğrenip de onları okuyarak korunamayasın, çünkü senin gibi bir zalimin korunmasını istemiyorum)' dedi.

(Bunu duyan Haccâc: 'Salın bunu gitsin' deyince, etrafındakiler ona: 'Sen pire için yorgan yakan adamsın, nasıl oldu da bunu saldın?!' dediler. Bunun üzerine Haccâc-ı Zâlim: 'Ben onun iki omuzunda ağızlarını açmış bana doğru saldıracak iki büyük aslan gördüm' diye cevap verdi.)

Daha sonra Haccâc ona Muhammed ve Ebân isimli iki oğlu ile beraber iki yüz bin dirhem gönderip: 'Yaşlı adama iyi davranın, belki o kelimeleri ondan öğrenirsiniz' dediyse de hiçbiri bir şey öğrenemediler. Böylece Haccâc-ı Zâlim de iki oğlu da bu kelimeleri öğrenemeden (Enes (Radıyallâhu Anh)dan önce) öldüler.

(Enes (Radıyallâhu Anh)ın hizmetçisi Ebân sözlerini şöyle sürdürdü:) Sonra ben Enes (Radıyallâhu Anh)ın vefatına yakın kendisine: 'Senden bir şey istiyorum' deyince o: 'Söyle, ne istiyorsun' dedi. Ben de: 'Haccâc'ın senden öğrenmek istediği kelimeleri istiyorum' dedim. Bunun üzerine: "Evet, vallahi ben seni o kelimeler(i öğrenmey)e ehil görüyorum. Ben Rasûlullâh ﷺe on sene hizmet ettim, kendisi benden razı olarak (dünyadan) ayrıldı, sen de bana on sene hizmet ettin, ben de senden razı (ve hoşnut) olarak senden ayrılacağım. İşte sana Rasûlullâh ﷺin bana öğrettiği o duayı öğreteceğim, lakin sen de onu Allâh-u 'Azze ve Celle'den korkmayan kimselere öğretme.
Sabaha çıktığında ve akşama ulaştığında:

"Bismillâhi ve'l-hamdülillâhi, Muhammedün rasûlüllâhi, lâ kuvvete illâ billâhi, bismillâhi 'alâ dînî ve nefsî, bismillâhi 'alâ ehlî ve mâlî, bismillâhi 'alâ külli şey'in e'ğtânîhi rabbî, bismillâhi (kh)ayri'l-esmâi, bismillâhi rabbi'l-erdi ve's-semâi, bismillâhillezî lâ yedurru me'asmihî dâün, bismillâhillezî fî cemî'a esmâihi'ş-şifâü, bismillâhiftetehtü ve 'alellâhi tevekkeltü, allâhü allâhü rabbî lâ üşrikü bihî şey'en, lâ kuvvete illâ billâhi, lâ kuvvete illâ billâhi, lâ kuvvete illâ billâhi, vallâhü ekberu, allâhü ekberu, allâhü ekberu, allâhü ekberu, lâ ilâhe illâllâhü'l-halîmü'l-kerîmü, lâ ilâhe illâllâhü'l-'aliyyü'l-'azîmü, tebârakellâhü rabbü's-semâvâti's-seb'i ve rabbü'l-'arşi'l-'azîmi ve rabbü'l-eradîne ve mâ beynehümâ, ve'l-hamdülillâhi rabbi'l-'âlemîne, es'elükellâhümme bi (kh)ayrike min (kh)ayrikellezî lâ yü'ğtîhi ğayruke, 'azze câruke, ve celle senâüke, ve lâ ilâhe ğayruke, ic'alnî fî 'iyâzike ve civârike min külli sûin ve min şerri külli zî şerrin, ve min şerri'ş-şeytâni'r-racîmi,

﴾A'râf Suresi 196. ayeti kerimesi okunur﴿,
﴾Tevbe Suresi 129. ayeti kerimesi okunur﴿,
allâhümme innî estecîruke min cemî'i külli şey'in (kh)alakte, ve ehterisü bike minhünne, ve ükaddimü beyne yedeyye: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve 'an yemînî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve 'an yesârî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve min fevkî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve min fevkî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿"

بِسْمِ اللهِ وَ الْحَمْدُ للهِ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، بِسْمِ اللهِ عَلَى دِينِي وَ نَفْسِي، بِسْمِ اللهِ عَلَى أَهْلِي وَ مَالِي، بِسْمِ اللهِ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ أَعْطَانِيهِ رَبِّي، بِسْمِ اللهِ خَيْرِ الْأَسْمَاءِ، بِسْمِ اللهِ رَبِّ الْأَرْضِ وَ السَّمَاءِ، بِسْمِ اللهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ دَاءٌ، بِسْمِ اللهِ الَّذِي فِي جَمِيعِ أَسْمَائِهِ الشِّفَاءُ، بِسْمِ اللهِ افْتَتَحْتُ وَ عَلَى اللهِ تَوَكَّلْتُ، اَللهُ اَللهُ رَبِّي لَا أُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، واللهُ أَكْبَرُ، اَللهُ أَكْبَرُ، اَللهُ أَكْبَرُ، اَللهُ أَكْبَرُ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ، تَبَارَكَ اللهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ وَ رَبُّ الْأَرَضِينَ وَ مَا بَيْنَهُمَا، وَ الْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِخَيْرِكَ مِنْ خَيْرِكَ الَّذِي لَا يُعْطِيهِ غَيْرُكَ، عَزَّ جَارُكَ، وَ جَلَّ ثَنَاؤُكَ، وَ لَا إِلَهَ غَيْرُكَ، اِجْعَلْنِي فِي عِيَاذِكَ وَ جِوَارِكَ مِنْ كُلِّ سُوءٍ وَ مِنْ شَرِّ كُلِّ ذِي شَرٍّ، وَ مِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، ﴿اِنَّ وَلِيِّيَ اللّٰهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ﴾، ﴿فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ﴾، اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَجِيرُكَ مِنْ جَمِيعِ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْتَ، وَ أَحْتَرِسُ بِكَ مِنْهُنَّ، وَ أُقَدِّمُ بَيْنَ يَدَيَّ: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ۝ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ۝ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ۝ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ۝﴾، وَ عَنْ يَمِينِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ۝ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ۝ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ۝ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ۝﴾، وَ عَنْ يَسَارِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ۝ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ۝ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ۝ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ۝﴾، وَ مِنْ فَوْقِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ۝ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ۝ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ۝ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ۝﴾، وَ مِنْ تَحْتِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ۝ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ۝ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ۝ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ۝﴾

"Allâh'ın ismiyle! Bütün hamdler Allâh'a mahsustur. Muhammed ﷺ Allâh'ın elçisidir. Allâh'ın yardımı olmadan hiçbir (şey yapmaya güç ve) kuvvet yoktur. Dinim ve canım(ın muhafazası niyetiyle onlar) üzerine Allâh'ın ismini okuyorum, ailem ve malım(ın muhafazası için onlar) üzerine Allâh'ın ismini okuyorum. Rabbim'in bana verdiği (nimetten) her şey(in muhafazası niyetiyle) üzerine Allâh'ın ismini okuyorum.

İsimlerin en hayırlısı olan Allâh ismi ile! Yerin-göğün Rabbi olan Allâh'ın ismi ile! O Allâh'ın ismiyle (sabahladım ve akşamladım) ki, O'nun ismi(nin zikri)yle beraber iken hiçbir dert (keder ve hatta hiçbir şey) zarar veremez. O Allâh'ın ismiyle ki bütün isimlerinde şifa vardır.

(Her başladığım işe, bugünüme ve geceme) Allâh'ın ismiyle başlangıç yaptım ve ancak Allâh'a tevekkül ettim. Benim Rabbim ancak Allâh'tır, Allâh'tır. Ben O'na hiçbir şeyi ortak etmem. Allâh'ın yardımı olmadan hiçbir (şey yapmaya güç ve) kuvvet yoktur, Allâh'ın yardımı olmaksızın hiçbir (kimsede en ufak bir) güç yoktur. Allâh'ın yardımı olmadan hiçbir kuvvet yoktur.

Allâh (korkulan) her şeyden büyüktür, Allâh en büyüktür, Allâh her şeyden büyüktür, Allâh (büyüklüğü idrak edilemeyecek derecede) en büyüktür.

O Halîm ve Kerîm olan Allâh'tan başka hiçbir ilah yoktur. O 'Aliyy ve 'Azîm olan Allâh'tan başka hiçbir ilah yoktur.

Yedi kat göklerin Rabbi, o büyük Arş'ın Rabbi, yerlerin Rabbi ve göklerle yerler arasındakilerin Rabbi olan Allâh'ın hayrı-bereketi (Kendisine sığınanlara iyiliği) daima çok olmuştur. Bütün hamdler alemlerin Rabbi olan Allâh'a mahsustur.

Ey Allâh! Ben Senden başka kimsenin veremeyeceği o hayırlarından bana da (maddi ve manevi konularda) hayır(lar) vermeni isterim. Koruman çok güçlüdür, övgün (ve şanın) çok yücedir, Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen beni her kötülükten, her şerlinin şerrinden ve kovulmuş şeytanın şerrinden Kendi himayen ve koruman içine al.

'Şüphesiz benim Velim (koruyucum, sahibim ve yardımcım) ancak O Allâh'tır ki, o (Kerim) Kitab'ı peyderpey indirmiştir. Zaten O, iyi kulları sahiplenmektedir.'

(Ben dünya ve ahiret şerlerinden Senin çok güçlü himayene sığınmak için:) "Eğer onlar (sana yardımdan) yüz çevirirlerse, sen: '(Sizin eziyetlerinize karşı) bana yetecek olan ancak Allâh'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.

Ben (O'ndan gayri kimseye umut bağlamam ve kimseden korkmam, zira ben) ancak O'na tevekkül ettim. Çok büyük olan Arş'ın Rabbi de ancak O'dur' de." (ayetini okuyorum.)
Ey Allâh! Şüphesiz ki ben yarattığın her şeyin cümlesin(in şerlerin)den Senin beni korumanı istiyorum, onlardan Sana sığınıyorum ve önümde(n gelecek şerlere karşı): "O Rahmân ve O Rahîm olan Allâh'ın ismiyle! Sen: 'O, Allâh'tır, Ehad'dir. Ancak Allâh Samed'dir. O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir kimse de O'na denk olmamıştır' de." (mealindeki İhlâs Suresi'ni okuyup) takdim ediyorum.

Arkamdan da bunun bir mislini, sağımdan da bunun bir mislini, solumdan da bunun bir mislini, üstümden de bunun bir mislini (okuyup takdim ediyor ve İhlâs Suresi'nde bulunan isimlerinin ve sıfatlarının himaye sırlan hürmetine Senden koruma talep ediyorum)" kelimelerini söyle" dedi." [Ebu'ş-Şeyh, es-Sevâb; 'Alî el-Müttakî, Kenzü'l-'ummâl, rakam:5020-502, 1/288; İbnü's-Sünnî, 'Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, rakam:346, sh:307; en-Neysâbûrî, Şerefü'l-Mustafâ, rakam:1921, 5/7-10; İbnü 'Asâkir, Târîhu Medîneti Dimeşk, rakam:6197, 52/259-260; es-Süyûtî, el-Hasâisu'l-kübrâ, 2/261-262; İsmâ'îl Hakkî el-Bursevî, Rûhu'l-beyân, 3/630]

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kırk Anahtar Duası

Tüm kötülüklere ve büyücülere karşı koruyucu dua Şans için kırk kilit açma duası Hz Fatma tarafından bu dua herkez için bir anahtardır.sorunlardan kurtulmak için mucize dua kısmet ve şans açmak aşk, sevgi, muhabbet, servet,bağlı işleri çözmek, işe girmek,sihir ipatli ve sorunları çözmek,Düşmanları kovmak ve Evlilik niyeti için cuma günü sabah namazdan sonra mavi çanak kasenin içinde suya okunur okunan su içilir ve bu suyla gusül abdesti alınır. Karı koca arasındaki muhabbet için su çay veya meyve suyuna okunur ikisi içer Cuma sabahı Temiz ve saf niyet ile büyük bir kase suya okuyun ve su ile banyo yapın Evlilik Niyeti için Dört hafta en iyi zaman perşembe veya cuma günü sabahıdır.Duayı bitirdikten sonra bir defada yasin suresi okuyun (Dört perşembe veya Dört cuma) Servet açmak ve Büyüden kurtulmak için şans servet ve sihir iptali için suya okunur ve o suyla banyo yapılır Büyüden kurtulmak için safran mürekkebi ile arapça yazıp suda bekledikten sonra o suyla kişi yıkanırsa büyü

Kün Fe Yekün Nedir? Sırları ve Faziletleri!

 Bu cümle arapçadır ve kurani bir kavramdır. Kün ol anlamındadır. Feyekün ise oluverir manasına gelir. Yasin süresi son sayfa son âyetlerde geçen bu kelime, Allahın dilemesi ile ilgilidir. Allah bir şeye ol dedi mi o hemen olur. Sırları ve Faziletleri Not: Tecrübe ile sabittir. Yasin süresinin su 2 ayeti 1001 kere okudunmu kabul olmayacak dua yok biiznillah( Allah'in izni ile).. Ramazanın son 10 günü içerisinde okunması gerekli. tüm dualarimizin kabul olması dileğiyle yardım bekleyen herkese iletelim..Rabbim şifa versin korktuklariniza ugratmasin.iki ayet; İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu). Bütün meşru istekler için. Kur'ân-ı Kerîmin bir çok âyet-i kerîmesinde geçen;‘’kün feyekün.’’ duası. Yani, "Allâh-u Te'âlâ bir şeyi yaratmak murad ettiğinde o şeye '’kün feyekün =var ol!'' buyurur, o da hemen var olur". Kur'an'daki, "Kün feyekûn" kavl-i şerifi bulunan bütün âyetler bu duada zikredildiği için bu duay

İsrafu Umar Duası

Uyarı!:Maksadı hayırlı rızık ile zengin olmak, ve elde edeceğini asla haramda kullanmamak kararında olan kimsenin bu havas terkibini uygulamasını tavsiye ederim. Sayısız defa yapılmış ve her seferinde çok şükür birkaç günde dahi etkisi görülmüştür. İhlasla ve şüpheye düşmeden okunmalıdır. UYGULANIŞI: Yatsı namazlarından sonra İki rekat hacet namazı kılınır. Her iki rekatta fatihadan sonra bir ayetel kürsü okunur. Son secdeye varlıldığında secdeden kakmadan! "ya Hu ya men Hu , La İlahe İlla Hu, entel hayyul kayyum, vela şerikelek, velekel mülkü, velekel hamdü, ve inneke ala külli şeyin kadir" dedikten sonra namaz bitirilir. Ardından israfi-umar duası okunur. KAYNAKLARDA BU ALTTAKİ ŞEKİLDEDE GEÇMEKTEDİR İsrafu umar okunuşu: Aksamtu aleykum Eyyetühel Umari vel caan Ellezi fi hezel Mekaan Dürriyyül Kuvveti Vel ceberuti vel heybeti Vel kudreti vel azameti vel kuvveti Vessatveti vel celaleti vel Cemaleti Vel ceberuti ,aksamtu aleyküm billahi El hayyul kayyum ellezi

Ömründe 4 Defa Okuyana Mucizeler Yaşatan Muazzam İstiğfar

Abduh Muhammed Baba (elmecmuatul mubareke) Abdullah İbni Sultan (r.a) istigfaridir ! Hz. Ali (r.a) peygamber efendimiz (s.a.v) emri ile yaziya dökmüştür. Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi hamdeyyüvafinniame ve eşhedüel la ilahe illallahu vahdehü la şerikelhü şehedetem müberraetem mineşşekki vettühemi ve eşhedüenne seyyidena muhammedennebiyyene abdühü ve rasulühü seyyidül arabi vel acemi sallallahu teala aleyhi ve sellem ve ala alihi ve ashabihi ve ezvacihi ve zürriyetihi efdalil ümem. Manasi; Nimetlerine denk gelecek bir hamd ile Allah'u te'ala'ya hamdü senalar olsun. Ben şek ve töhmetlerden beri kılınmış bir şahadetle şahitlik ederim ki Allahu teala'dan başka hiç bir ilah yoktur.yine şahitlik ederim ki peygamberimiz, efendimiz muhammed o'nun kuludur. rasulüdür, arab'ın ve acemin efendisidir. Allah'u teala ona ve ümmetlerin en üstü olan aline, ashabına, eşlerine ve zürriyetine salat ve selam eylesin' Fazileti; Bu istiğfari okuyan

Es'elullâhel azîm, Rabbel arşil azîm en yeşfiyek! - Şifa Dilemek

Sahabeden Abdullah ibn Abbas (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Kim eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun yanında yedi defa; أَسْأَلُ الٰهّلَ الْعَظي۪مَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظي۪مِ أَنْ يَشْفِيَكَ Okunuşu: “Es’elüllâhel-azîme, Rabbel-arşil-azîmi en yeşfiyeke.” Anlamı: “Ulu Arş’ın Rabbi Yüce Allah’tan sana şifa vermesini isterim, derse, Yüce Allah ona mutlaka o hastalıktan şifa verir.” (Ebû Davud, Cenâiz, 12) Peygamberimiz, sabah akşam şu duayı okuyarak Allah’tan sağlık, âfiyet ve iyilik istemiştir: اَللّٰهُمَّ إنّ۪ى أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fîd-dünyâ vel-âhırah.” Anlamı: “Allah’ım! Senden dünya ve ahirette af, sağlık, sıhhat ve nimet istiyorum.” (Ebû Davud, Edeb, 110) Tıbbî tedavi yanında telkin ve dua ile tedavi yöntemi (psikolojik tedavi) günümüz müspet bilimi için de büyük önemi haizdir. * Sahabeden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Peygam

Uykuda Cünüp, Rüyalanmamak, İhtilam Olmamak İçin Dua

Maaric , Tarık ve Kadir surelerini okumak da uykuda boşalmayı önler. Felahu's-Sail'de İmam Ali'den (as) rivayet edilmiştir ki; "Uykudayken boşalmaktan korkuyorsanız, uyumadan önce şunları söyleyin: اَللّهُمَّ اِنّي اَعُوذُ بِكَ مِنَ الإحْتِلامِ وَ مِنْ شَرِّ الأحْلامِ وَ مِنْ أنْ يَتَلاعَبَ بِىَ الشَّيْطانُ في الْيَقْظَةِ وَ الْمَنامِ Allâhumme innî e'ûzu bike minel ihtilâm ve min şerril ahlâm ve min en yetelâ'abe biye'ş şeytânu fil yeqzati vel menâm. Allah'ım, (uykuda) cunup olmaktan, karmaşık rüyaların şerrinden, uykuda ve uyanıkken şeytanın benimle oynamasından sana sığınırım.

% 100 Kabul Olan Dua !

ALLAHTAN BİRŞEY İSTEYECEĞİN ZAMAN HADİD SURESİNİN İLK 6 AYETİ HAŞR SURESİNİN SON 4 AYETİNİ OKU VE ŞÖYLE DUA ET Yâ men hüve hâkezâ es'elüke bi hakkı hâzihil esmâi en tüsaliye alâ muhammedin ve âli muhammedin ve en tef'ale bi ( burada hacet söylenir) Azîb (r.a.), Ali b. Ebu Talib Kerremellahu Vecheh Hazretlerine demişti ki: "Senden Allah aşkına rica ediyorum. Rahmân Teâlâ'nın gönderdiklerinden, bilhassa Cebrail'in Resulullah'a getirdiklerinden ve Resulullah'ın özellikle sana öğrettiklerinden en faziletlisini bana özel bir şekilde öğretmez misin?" Hz. Ali de ona "Ya Bera! Allah'a İsm-i A'zam'ı (en yüce ismi) ile dua etmek istersen, Hadid Sûresi'nin baş tarafından on âyeti ve Haşr Sûresi'nin sonunu oku, sonra de ki: 'Ey o, böyle olan ve O'ndan başka böyle bir şey olmayan zât! Senden bana şöyle şöyle yapmanı dilerim." Vallahi ya Bera, bununla benim aleyhime dua etsen yere geçerim.' dedi."

Günlere Göre Kulak Çınlaması Alametleri

Bir insanın durup dururken kulağı çınlar. Güya tiz bir düdük veyahut ince bir çıngırak çalınıyormuş gibi bir ses, bir sağda duyar ve eski hallerden insanlara Cenab-ı Hak tarafından bir işaret olmak üzere telakki eden, Cenab-ı Allah tarafından bir işaret nazarı ile bakan ilim ve bilim erbabı ve havvas alimleri uzun tecrübeler neticesinde gün ve gecesine göre hükümlere tasnif ve taksim eylemişler, hayr ve şerden her neye delalet ettiğini belitmiş ve bildirmişlerdir. Bir kimsenin her ne zaman kulağı çınlarsa derhal "Allahümme salli ala seyyidine muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme. Allahümme inni eselüke küllel hayri ve eüzü bike min külli şerri" demek lazımdır demişler. çünkü her bir işaret ve alametde Cenab-ı Vacibül Vucud hazretlerinden hayrı istemek ve şerden ise istiaze etmek ehli imanın adeti kadimesi ve müstahsenesidir. Yani bir savap işleme halidir. Pazar Günü: Büyüklerden faide görmesine, ümit ettiği yerden menfaat görmesine delalet eder. Pazar Gecesi: Büyü

Kuranda İsmi Geçmeyen Peygamberler

HZ. SA'YA VE HZ. IRMIYA A.S. Insanlik tarihi, ayni zamanda peygamberler tarihidir. Çünkü Cenab-i Mevlâ her kavme bir hidayetçi gönderdigini buyuruyor. Bir rivayet, insanliga gönderilen peygamberlerin sayisini yüzyirmidörtbin olarak veriyor. Bunlarin sadece yirmibesinin ismi Kur'an'da zikredilir. Bu yazi dizimizde, ayetlerde ismi geçmeyen fakat kissalarina deginilen peygamberleri konu ediniyoruz. Peygamberler, Allahu Tealâ tarafindan, emir ve yasaklarini kullarina teblig etmek ve hidayet yolunu göstermek amaciyla gönderilen insanlardir. Onlar, Allahu Tealâ'nin seçilmis kullaridir. Bu, çalismakla veya çok ibadet etmekle elde edilecek bir derece degildir. “Andolsun ki, biz senden önce nice peygamberler gönderdik. Onlardan bir kismini sana anlattik, bir kismini da anlatmadik.” (Mü'min, 78) “Her kavmin bir hidayet davetçisi vardir.” (Ra'd, 7) “Her ümmetin bir peygamberi vardir” (Yunus, 47) gibi birçok ayet göz önünde bulunduruldugunda, insanlik tarihi boyun

İsimlerin Ebced Değerlerini Bulun?

Ebced’in en büyük özelliği “Ebced hesabı” adı verilen bir işlemde kullanılmasıdır. Buna göre, ebced ifadesindeki her harfin bir sayı değeri vardır ve bu değerlerden istifadeyle bir çok konuda pek çok işlemler yapılmıştır. İşte bunların her birine bu hesabın adı verilir. Ebced alfabe düzeninin harfleri 1′den 9′a, 10′dan 90′a, 100′den 1000′e doğru numaralandırılır. Ayrıca bu alfabede gözükmeyen “pe” harfi “be ” gibi, “çe” harfi de “cim” gibi kabul edilerek onların sayı değerlerini alır. Eskilerin “hisâb el-cümel” dedikleri, ebced hesabının 4 çeşidi vardır: “Büyük”, “en büyük”, “küçük” ve “en küçük” ebced hesabı. Yukarıdaki tablo, eskiden büyük ebced (cümel-i kebîr) olarak ele alınmış, ama bugün küçük ebced (cümelsağir) olarak değerlendirilmektedir. Ebced programları İndir https://yadi.sk/d/4IU3bN7bqz3yF Kultanıldıgı Yerler Ebced alfabe düzeninde her bir harfin bir rakama tekâbül etmesi keyfiyeti, Türk-İslâm kültüründe, hemen hemen her sahaya yayılan bir kullanımı ortaya koymuştur. R