Uykudan Uyandıktan Sonra Okunan Dualar

Sevabu'l-Âmâl'da yer alan bir rivayete göre, Peygamber efendimiz (s.a.a) uyumadan önce ve uyandıktan sonra şu duaları okurdu:

Uyumadan önce:

بِسْمِكَ اللهُمَّ أَمُوتُ وَ أَحْيا

Bismikellâhumme emûtu ve ehyâ

[Allah'ım, senin adınla ölür ve senin adınla dirilirim.]

Uyandıktan sonra:

اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذي أَحْيانا بَعْدَ مآ أَماتَنا وَ إلَيْهِ النُّشُورُ

Elhamdu lillâhillezî ehyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ilehyin nuşûr.

[Öldükten sonra bizi dirilten Allah'a hamt olsun; dönüşümüz O'nadır.]

Muhasebetu'n-Nefs'te İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "Allah resulü (s.a.a) uykudan uyandığında şükür secdesine kapanırdı. Misvakını yatağının kenarına koymadan uyumazdı. Uyandığında da dişlerini onunla fırçalardı."

Mekarimu'l-Ahlak'ta da rivayet edilir ki; "Peygamberimiz uykudan uyandığında şöyle derdi:

سُبْحانَ الَّذي يُحْيى الْمَوْتَى وَ هُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَديرٌ

Subhânellezî yuhyil mevtâ ve huve alâ kulli şey'in qadîr.

[Ölüleri dirilten Allah'ı tenzih ederim; O, her şeye kadirdir.]

Yine Mekarimu'l-Ahlak'ta rivayet edilir ki; "Peygamber efendimiz (s.a.a) her gece, gece namazı için uyandığında şu duayı okur, daha sonra dişlerini fırçalar ve abdest alırdı:

اَلْحَمْدُ لِلهِ نُورِ السَّماواتِ وَ الأرْضِ وَ الْحَمْدُ لِلهِ قَيُّومِ السَّماواتِ وَ الأرْضِ وَ الحَمْدُ لِلهِ رَبِّ السَّماواتِ وَ الأرْضِ وَ مَنْ فيهِنَّ اَنْتَ الْحَقُّ وَ قَوْلُكَ الْحَقُّ وَ لِقآئُكَ حَقٌّ وَ الْجَنَّةُ حَقٌّ وَ النّارُ حَقٌّ وَ السّاعَةُ حَقٌّ اللهُمَّ لَكَ أسْلَمْتُ وَ بِكَ آمَنْتُ وَ عَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَ إلَيْكَ أَنَبْتُ وَ بِكَ خاصَمْتُ وَ إلَيْكَ حاكَمْتُ فَاغْفِرْ لي ما قَدَّمْتُ وَ اَخَّرْتُ وَ ما اَسْرَرْتُ وَ مآ اَعْلَنْتُ اَنْتَ اِلهي لآ اِلهَ اِلاّ اَنْتَ

Elhamdu lilâhi nûris semâvâti vel arz, vel hamdu lillâhi qayyûmis semâvâti vel arz, vel hamdu lillâhi rabbis semâvâti vel arz ve men fîhinne, entel haq ve qavlukel haq ve liqâuke haq, vel cennetu haq, ven nâru haq, ves sâ'atu haq, Allâhumme leke eslemtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hâsamtu ve ileyke hâkemtu, feğfirlî mâ qaddemtu ve ahhartu ve mâ esrertu ve mâ a'lentu, ente ilâhî, lâ ilâhe illâ ent."

[Yerin ve göklerin nuru olan Allah'a hamt olsun, yeri ve gökleri ayakta tutan Allah'a hamt olsun, yerin ve göklerin ve içinde bulunanların rabbi olan Allah'a hamt olsun. Sen haksın, sözün hak, seninle buluşmak hak, cennet hak, cehennem hak ve kıyamet haktır. Allah'ım, sana teslim oldum, iman ettim, tevekkül ettim ve (günahlarımdan) döndüm. Seninle düşmana karşı koydum ve (işlerimde) seni hakem kıldım. O halde geçmişte işlediğim, gelecekte işleyeceğim, gizlide ve açıkta yaptığım (bütün günahlarımı) bağışla. Sen, benim ilahımsın. Yoktur senden başka ilah.]

Aynı şekilde İmam Ali'den (a.s) rivayet edilir ki; "Peygamber efendimiz uykudan uyandığında şu duayı okurdu:

اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذي بَعَثَني مِنْ مَرْقَدي هذا وَ لَوْ شآءَ لَجَعَلَهُ اِلَى يَوْمِ الْقِيامَةِ اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذي جَعَلَ اللَّيْلَ وَ النَّهارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرادَ أنْ يَذَّكَّرْ أوْ أرادَ شُكُوراً اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذي جَعَلَ الَّيْلَ لِباساً وَ النَّوْمَ سُباتاً وَ جَعَلَ النَّهارَ نُشُوراً لآ اِلهَ اِلاّ أنْتَ سُبْحانَكَ اِنِّي كُنْتُ مِنَ الظّالِمينَ اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذي لا تَجِنَّ مِنْهُ الْبُحُورُ وَ تَكِنَّ مِنْهُ السُّتُورُ وَ لا يَخفَى عَلَيْهِ ما في الصُّدُورِ

Elhamdu lillâhillezî be'asenî min merqadî hâzâ ve lev şâ'e lece'alehu ilâ yevmil qiyâmeh, elhamdu lillâhillezî ce'alelleyle ven nehâre hilfeten limen erâde en yezzekker ev erâde şukûrâ, elhamdu lillâhillezî ce'alelleyle libâsen ven nevme subâtâ ve ce'a-lennehâre nuşûrâ, lâ ilâhe illâ ent, subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn, elhamdu lillâhillezî lâ tecinne minhul buhûr ve tekinne minhus sutûr ve lâ yehfa aleyhi mâ fis sudûr.

[Beni mezarımdan (uyuduğum yerden) çıkaran Allah'a hamdolsun. Dileseydi, şüphesiz süresini kıyamete dek uzatabilirdi. İbret almak veya şükretmek isteyenler için geceyle gündüzü birbiri ardınca getiren Allah'a hamdolsun. Geceyi örtü, uykuyu istirahat ve gündüzü çalışıp-koşturma (zamanı) yapan Allah'a hamdolsun.

(Ey Allah'ım!) Senden başka ilah yoktur. Münezzehsin. Doğrusu ben kendime zulmettim. Denizlerin kendisine örtülü kalmadığı, örtülü olanların kendisine gizlenemediği ve göğüslerde saklananlardan haberdar olan Allah'a hamdolsun.]

Usul-u Kafi'de rivayet edilmiştir ki; "İmam Cafer Sadık (a.s) gecenin geç saatlerinde uyandığında evdeki herkesin duyacağı şekilde sesini yükseltir ve şöyle buyururdu:

اَللهُمَّ اَعِنّي عَلَى هوْلِ الْمُطَّلَعِ وَ وَسِّعْ عَلَىَّ الْمُضْطَجَعَ وَ ارْزُقْني خَيْرَ ما قَبْلَ الْمَوْتِ وَ ارْزُقْني خَيْرَ ما بَعْدَ الْمَوْتِ

Allâhumme a'innî alâ hevlil muttele' ve vessi' aleyyel muztace' verzuqnî hayra mâ qablel mevt verzuqnî hayra mâ ba'del mevt.

[Allah'ım, ölüm geldiğinde ve bir sonraki âleme geçerken bana yardım et, kabrimi genişlet ve beni ölümden önceki ve sonraki hayırlarla rızıklandır.]

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski