Ana içeriğe atla

Maturidi ve Eşari Nedir? Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bu ayki yazımızda mezhebin lüzumu ile birlikte itikat da Ehli–Sünnet ve–l'Cemaat yolunun hak olan iki mezhebi Maturidi ve Eşari mezheplerini inceleyeceğiz.

Öncelikli olarak Mezhep kelimesi lügat da gidilen yol manasına geldiğini ifade edelim.

* * *
Kur'an da belirtilen hükümler eğer açık ise aynen alınıp tatbik sahasına geçirilmiştir. Biz bu hususta öncelikle sahabe, sonrasında ise tabiin ve tebe–i tabiin diye adlandırılan tabiinin sohbetinde bulunmuş olanlar olmak üzere geçmiş ulemaya çok şey borçluyuz. Başta İmam'ı Azam olmak üzere hükümleri tasnif eylemişler, kitaplaştırmışlar, çözmüşler ve kolaylaştırmışlar. Beyanı icap eden hükümler ise peygamber efendimizin hadisi şerifleri, davranışları ve amel edişine göre izah edilmiştir. Sonraki asırlarda açıklanması icap eden meselelerde ise Peygamberimiz zamanında, yoksa Ashap zamanında vuku bulan ve hakkında hüküm verilen hadiselere kıyas yapılarak hüküm verilmiştir.

Hükmü çıkarana müçtehit denir ki içtihat derecesinin en yüksek basamağında Ashab'ı–Kiram bulunmaktadır. Müçtehit olmanın ve içtihadın da şartları vardır. İçtihat kapısının ise halen açık olup olmadığını tartışmaksa boş iştir çünkü geçmiş ulema meseleleri öyle izah etmiş ve aralarında öylesine müzakereler vuku bulmuş ki bu müzakerelerden doğan ihtilaflar ve ittifaklar sayesinde her şey yerli yerine oturmuştur. Bunlar öyle deliller etrafında şekillendirilmiş ki verilen hükümler ile oynamak, aksini iddia etmek iyi niyet dahi taşısa hoş karşılanmamıştır. Bunun içindir ki içtihat mertebesinde olan yeni bir mezhep kuracak kadar maddi ve manevi ilimlere haiz bulunup herkes tarafından takdir edilen İmam'ı Gazali Hazretleri bir mezhep kurmamış Şafii mezhebi üzere büyüdüğü içinde Şafii olarak hayatını devam ettirmiştir.

* * *
Fatih Sultan Mehmet'in hocası Molla Hüsrev hazretleri içtihat mertebesinde olup yeni bir mezhep kurabilecek kadar dünyevi ve vehbi ilimlere sahipken yeni bir akım başlatmamış ve yazmış olduğu "Dürer" isimli fıkıh kitabında başta Hanefi fıkhının hükümlerini tekraren toparlamış ve başka müçtehitlerinde kısmi içtihatları ile beraber kendiside istisna hükümler vermiştir. Tarihte bunun gibi örnekler pek çoktur. Nihayetinde sonradan gelen müctehitler ise çok az hususta fikir beyanında bulunmuş ve İtikat da Maturidi ve Eşari mezheplerinin beyan ettiği Ehli–Sünnet ve–l'Cemaat yolunu aynen harfi harfine takip etmişlerdir. Amelde ise İmamı Azam, İmamı Şafii, İmamı Malik ve İmam Hanbel'in hükümlerine uymuşlar ve çok az içtihat belirtmişler ve tasarruflarını zamanını yeni olaylarını geçmişte içtihadı yapılmış hükümlere kıyas yapmakta kullanmışlardır. Yani nihayetinde açık kalmış bir şey yok ki o açığı kapatsınlar.(Allah onlardan razı olsun)

* * *
Mezhebin lüzumunu inkâr yâda geçmişteki bu ulemanın verdiği hükümler hakkında ise; "onların kendi görüşleridir, onlara tabi olmak icap etmez" gibi saçma ve hakaret içeren ifadeler tamamen art niyet sahibi insanların işidir. Kaldı ki bu insanlar ashabın dahi icma'ı vaki olan meselelere bile, bizde ilim ve akıl sahibiyiz bizde yetkiliyiz diyerek itiraz edebiliyorlar oysa ashaptan sonra gelen müçtehitler ashabın hüküm verdiği şeyi aynen tatbik etmeyi vacip kabul etmiştir.

* * *
Farklı mezheplerin ortaya çıkmasının sebebi ise az önce bahsettiğimiz gibi bu işe ehil olan kimselerin delillere bakarak ortaya koydukları yorum farklılıklarıdır. Mesela Peygamber efendimiz bir gün abdest alırken alnından kan aktığını gören Hazreti Aişe Radıyallahu Anha:

–Ya Resûlullah alnınız kanamış, diyerek eli ile peygamber efendimizin alnındaki kanı silmiş bu hadise ışığında İmamı A'zam Rahmetullahı Aleyh Hazretleri vücuttan çıkan kanın abdesti bozduğuna hükmederken İmamı Şafii hazretleri ise kadın temas ettiği için yeniden abdest aldığı hükmünü çıkarmıştır. Bunun gibi birçok meseleyi araştırıp hükümler vererek onları ya kendileri ya da onların yollarını takip eden talebeleri eğer içtihat mertebesinde iseler çıkardıkları hükümleri ilave ederek kitaplaştırmışlardır.

* * *
Peygamber efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem hadisi şeriflerinde:
"Benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak yetmiş ikisi cehenneme gidip bir fırka ise kurtulacak" buyurunca, ashab'ı–Kiram bunların kimler olduğunu sorduğunda:
"Onlar benim ve ashabımın yolundan gidenlerdir" buyurdular.

* * *
Ehlisünnet itikadına göre itikatta, yani İslam dinini bir inançlar manzumesi olarak ele aldığımızda hak mezhepler ikidir.

1–Maturidiyye.
2–Eşariyye.

Maturidilik ve Eşariliğin zuhurundan önce Selefiyye diye adlandırılan önceki ehli Sünneti de sayarak hak mezhepleri üç olarak saymakta tabiidir fakat bunun hakiki manada mensubu pek kalmadığı için itikat da hak mezhepler iki olarak zikredile gelmiştir. Bu mezheplerin mensubuna "Ehli Sünnet ve–l'Cemaat" denilmiştir. Bu bazen "Ehli hak" bazen de "Fırka'ı–Naciye" diye de zikir olunmuştur.

SELEFİYYE
Lügat olarak selef önceki manasını ihtiva etmektedir. Hiçbir hususta Maturidilik ve Eşarilikle ayrışmadığı halde ayet ve hadislerin zahiri manaları ile yetinerek manası açık olmayan müteşabih ayetler üzerine, te'vil ve yorum yoluna gitmemişler. Aynen almışlar, kader ve kazaya inanıp fikir belirtmemiş ve inançı tatbik sahasına geçirmişler. Sonraları özellikle tartışma meselesi olan mutezile, müşebbihe yâda cebriye, kaderiye gibi sapık akımların zuhuruna sebebiyetle neticelenen aklın tartamadığı Cenabı hakkın zati ve sübüti sıfatları ve beri olduğu sıfatlar hususunda münakaşalarda bulunmamış akıl ile tartılamayacak hususlarda akla yer vermemişlerdir. "Vallahü A'lemü" yani "Allah bilir" diyerek yoruma gitmemişlerdir. Maturidilik ve Eşarilik ortaya çıkıncaya kadar Sünni çevrenin itikadı selef itikadıdır. Ehlisünnet itikadı, İmam Maturidi ve İmam Eşari sayesinde art niyetlilerin sarsamayacağı bir yapı üzerine oturtulur. Ehli–Sünnet itikadında selef gibi olmak yerine artık zamanında tartışılan meseleler sebebiyle şüpheye girebilmek ve itikadı bir sapkınlığın içine düşebilmek ihtimalinden uzaklaşılmıştır. Her Ehli–Sünnet mensubu itikadı mezhep olarak bulundukları memleketteki yaygınlığına göre Maturidi veya Eşariyi tercih etmiştir.
Hanbelî mezhebinin kurucusu olan İmam Ahmed bin Hanbel'i takip edenlerin ise itikada mezhebi Selefiyye olsa bile miladi 300'ler den sonra kendilerini sonraki selef, (selefi müte'ehhirun) selef ehlini ise önceki selef,(selefi mütekaddimun) diye isimlendirmiştir. Bu tertemiz ve saf selef itikadını menşeinden çıkararak, Ehli–Sünnet itikadına zıt düşen içtihatlarda bulunan İbn'i–Teymiyye ve İbn'i–Cevziyye ve onların yolunu takip edenler sebebiyle ehlisünnet uleması artık selefiyyunu zikretmez olmuştur.
Zaten her ehlisünnet mensubu Maturidi veya Eşari olduğu için sonraki selef diye adlandırılan grup da pek taraftar toplayamamıştır. Bugün amelde Hanbelî itikat da Selefi olduğunu söyleyenler ise genelde İbn–i Teymiye'nin yolunu takip eden Vehhabilerdir. Yoğun oldukları ülkelerse Suudi Arabistan, Kuveyt ve birkaç körfez ülkesidir.

* * *
Önceki selef diye adlandırılanlar, itikadı meselelerde fikir belirtmedikleri için ve nihayetinde Maturidi ve Eşari mezhepleri bu hususta açıklayıcı nitelikte oldukları için kendini sonraki selef diye isimlendirenlerinse itikatları ehlisünnet itikadına uymadığı için Ehli–Sünnet itikadında hak mezhebin iki olduğuna hükmedilmiştir. Bu iki mezhep de Maturidi ve Eşari mezhepleridir.

MATURİDİ MEZHEBİ
Kurucusu İmam Mansur Muhammed bin Muhammed bin Mahmut el–Maturidi Hazretleridir. Hicri 238/miladi 852 yılında, bir başka rivayete göre ise 862 yılında Türkistan'ın Semerkant şehrinin Maturid köyünde doğmuş ve 333/944 tarihinde vefat etmiştir. Hal'i hayatında iyi bir eğitimle yetişmesinin yanında, Basra'ya giderek İslam mezheplerinin uygulanış biçimlerini araştırmış ve eserleri incelendiğinde onun ilmi–kelam ilmi–akaid, mezhepler tarihi, ilm'i–usulu fıkıh ve tefsir alanlarında otorite olduğu görülür. Amel olarak, fıkıhta ise Hanefi mezhebine bağlıdır.

* * *
Hicri 2. asırdan itibaren ortaya çıkmaya başlayan ve yukarıda bahsettiğimiz gibi başta Mutezile olmak üzere Cebriye ve Kaderiye gibi sapık akımlara karşı İmam'ı Maturidi hazretleri itikadı meselelere ayetler ve hadisler ışığında yorumlar, çözümler ve açıklamalar getirmiştir. Çok kısa bir zaman sonra aynı metodu başta İmam'ı Eşari hazretleri ve onların talebeleri ve arkalarından gelen Ehli–Sünnet uleması takip etmiş ve bu sayede Ehli Sünnetin iki itikadı mezhebi vücut bulmuş ve ehlisünnet inancı kalıplaşmış ve sarsılamaz bir hale gelmiştir.
Bugün dünyadaki Sünni Müslümanların yarısından fazlasını oluşturan amelde Hanefi mezhebi mensubu olanlar itikat da Maturidi mezhebine bağlıdırlar. Maturidiyye Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Çin, Hindistan, Pakistan ve Eritre'de yayılmıştır.

EŞARİ MEZHEBİ
Kurucusu Ebu'l–Hasan Ali b. İsmail el–Eşari Hazretleridir. Hicri 260, miladi 873 senesinde Basra'da doğmuştur. Ebu Ali el–Cübbai'nin talebesi olduğu için kırk yaşlarına kadar her şeyi akılla tartmaya çalışan ve ortaya koyduğu hükümlerle ehlisünnet itikadının dışına çıkan Mutezile üzerine amel etmiş, sonra Cübbai'ye üstün gelerek bir rivayete göre de sebebi bir rüya olan dönüşü ile büyük bir ehlisünnet âlimi olmuştur. Sonra başta Mutezile olmak üzere, sapkın akımların itikatlarını çürüterek, bu alanda ekol hali ile Eşari mezhebinin kurucusu olmuş 324/936 tarihinde Bağdat'ta vefat etmiştir.

MATURİDİ VE EŞARI ARASINDAKİ FARKLAR
Maturidi ve Eşari mezhepleri arasındaki farklardan bazılarını zikredeceğiz. İslam'ın amel bölümüne değil de inanç yönüne taalluk eden görüşlerden ibaret olduğu için hükümler;
Allahın sıfatları.
Kur'an–ı Kerim mahlûk mudur?
Cennet ve cehennemin varlığı ve devamlılığı.
Kâfirlerin çocuklarının durumu.
Sırat köprüsü.
Şefaat, gibi meselelerdir.

* * *
Mesela Tövbe–i yeis (ölüm anında yapılan tövbe) hem Maturidi hemde Eşariye göre caizdir. Cennette Allah'ın görülmesi hak olduğu gibi meselelerde ittifak ederken Maturidi mezhebinde kendisine tebliğ ulaşmayan kişi Allah'ın daha doğrusu yaratıcının varlığına inanmakla yükümlüdür der.
Eşari mezhebi kendisine hiçbir tebliğ ulaşmayan kişinin aklı ile Allah'ı anlamaya kifayet etmediği için bununla mükellef tutulmaz, demektedir.
Maturidi mezhebi delillerin yorumu ışığında peygamberlik için erkek olmanın şart olduğunu ifade etmiştir.
Eşari mezhebi ise kadınlarda hiç peygamber gelmemiştir ama yinede bu peygamberlik için erkek olmanın vucübunu göstermez buyurmuştur.
Maturidi'ye göre kul gücünün yetmediği şey ile mükellef değildir.
Eşari hazretleri ise bu zamana kadar hiç böyle bir şey olmasa dahi Allah kulunu, kulun gücünün yetmeyeceği şey ile mükellef kılabilir buyurmuştur.
Gayrimüslimlerin çocuklarının ne olacağı hususunda yine naslar ve sağlam deliller ışığında birisi toprak olacaklarını diğeri ise cennette mü'minlerin hizmetçileri olacaklarını beyan buyurmuşlardır. İkisi de olabilir ama biz maturidi olduğumuz için cennette hizmetçi olacaklarına daha yakın dururuz ve öyle inanırız. Geri kalan bütün meselelerdeki hükümler ittifak halindedir.

* * *
Temel de ayrılık olmamasına rağmen, zaman zaman farklı delil ve hükümler getirseler de sonuçta her ikisi ortak noktada birleşip Müslümanların nezih itikatlarını muhafaza edebilmeleri için ömürlerini ortaya koymuşlardır. Nihayetinde her biri de bu işe liyakatli ve bu sahada gelmiş geçmiş en büyük ekol oldukları için ve ehli sünnet itikadının müdafaası için uğraştıklarından dolayı peygamber efendimizin "İhtilafü ümmeti rahmetün vasiatün" hadisi şerifinin sırrına mazhar olmuş ve bu hususta artık tartışılacak ve söylenecek söz bırakmamışlardır. Allah onlardan razı olsun. Gelecek yazımızda amel'i mezheplerden bahsedeceğimiz için Peygamber efendimizin İmam'ı–Azam'ı nasıl müjdelediğini gelecek aya bırakıyorum.
Sanırım mezhepleri anlatırken mezhebin lüzumu da anlaşılmıştır. Zira bilgi seviyemiz malum olduğu gibi yüzlerce yıldır gelen bütün ulema mezhep mensubiyetinin lüzumunu savunmuş ve buna göre amel etmişlerse, aksini iddia etmek en hafif ithamla art niyet ve ihanetten ibarettir.
Kaynak:Beyan Dergisi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kırk Anahtar Duası

Tüm kötülüklere ve büyücülere karşı koruyucu dua Şans için kırk kilit açma duası Hz Fatma tarafından bu dua herkez için bir anahtardır.sorunlardan kurtulmak için mucize dua kısmet ve şans açmak aşk, sevgi, muhabbet, servet,bağlı işleri çözmek, işe girmek,sihir ipatli ve sorunları çözmek,Düşmanları kovmak ve Evlilik niyeti için cuma günü sabah namazdan sonra mavi çanak kasenin içinde suya okunur okunan su içilir ve bu suyla gusül abdesti alınır. Karı koca arasındaki muhabbet için su çay veya meyve suyuna okunur ikisi içer Cuma sabahı Temiz ve saf niyet ile büyük bir kase suya okuyun ve su ile banyo yapın Evlilik Niyeti için Dört hafta en iyi zaman perşembe veya cuma günü sabahıdır.Duayı bitirdikten sonra bir defada yasin suresi okuyun (Dört perşembe veya Dört cuma) Servet açmak ve Büyüden kurtulmak için şans servet ve sihir iptali için suya okunur ve o suyla banyo yapılır Büyüden kurtulmak için safran mürekkebi ile arapça yazıp suda bekledikten sonra o suyla kişi yıkanırsa büyü

Kün Fe Yekün Nedir? Sırları ve Faziletleri!

 Bu cümle arapçadır ve kurani bir kavramdır. Kün ol anlamındadır. Feyekün ise oluverir manasına gelir. Yasin süresi son sayfa son âyetlerde geçen bu kelime, Allahın dilemesi ile ilgilidir. Allah bir şeye ol dedi mi o hemen olur. Sırları ve Faziletleri Not: Tecrübe ile sabittir. Yasin süresinin su 2 ayeti 1001 kere okudunmu kabul olmayacak dua yok biiznillah( Allah'in izni ile).. Ramazanın son 10 günü içerisinde okunması gerekli. tüm dualarimizin kabul olması dileğiyle yardım bekleyen herkese iletelim..Rabbim şifa versin korktuklariniza ugratmasin.iki ayet; İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu). Bütün meşru istekler için. Kur'ân-ı Kerîmin bir çok âyet-i kerîmesinde geçen;‘’kün feyekün.’’ duası. Yani, "Allâh-u Te'âlâ bir şeyi yaratmak murad ettiğinde o şeye '’kün feyekün =var ol!'' buyurur, o da hemen var olur". Kur'an'daki, "Kün feyekûn" kavl-i şerifi bulunan bütün âyetler bu duada zikredildiği için bu duay

İsrafu Umar Duası

Uyarı!:Maksadı hayırlı rızık ile zengin olmak, ve elde edeceğini asla haramda kullanmamak kararında olan kimsenin bu havas terkibini uygulamasını tavsiye ederim. Sayısız defa yapılmış ve her seferinde çok şükür birkaç günde dahi etkisi görülmüştür. İhlasla ve şüpheye düşmeden okunmalıdır. UYGULANIŞI: Yatsı namazlarından sonra İki rekat hacet namazı kılınır. Her iki rekatta fatihadan sonra bir ayetel kürsü okunur. Son secdeye varlıldığında secdeden kakmadan! "ya Hu ya men Hu , La İlahe İlla Hu, entel hayyul kayyum, vela şerikelek, velekel mülkü, velekel hamdü, ve inneke ala külli şeyin kadir" dedikten sonra namaz bitirilir. Ardından israfi-umar duası okunur. KAYNAKLARDA BU ALTTAKİ ŞEKİLDEDE GEÇMEKTEDİR İsrafu umar okunuşu: Aksamtu aleykum Eyyetühel Umari vel caan Ellezi fi hezel Mekaan Dürriyyül Kuvveti Vel ceberuti vel heybeti Vel kudreti vel azameti vel kuvveti Vessatveti vel celaleti vel Cemaleti Vel ceberuti ,aksamtu aleyküm billahi El hayyul kayyum ellezi

Ömründe 4 Defa Okuyana Mucizeler Yaşatan Muazzam İstiğfar

Abduh Muhammed Baba (elmecmuatul mubareke) Abdullah İbni Sultan (r.a) istigfaridir ! Hz. Ali (r.a) peygamber efendimiz (s.a.v) emri ile yaziya dökmüştür. Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi hamdeyyüvafinniame ve eşhedüel la ilahe illallahu vahdehü la şerikelhü şehedetem müberraetem mineşşekki vettühemi ve eşhedüenne seyyidena muhammedennebiyyene abdühü ve rasulühü seyyidül arabi vel acemi sallallahu teala aleyhi ve sellem ve ala alihi ve ashabihi ve ezvacihi ve zürriyetihi efdalil ümem. Manasi; Nimetlerine denk gelecek bir hamd ile Allah'u te'ala'ya hamdü senalar olsun. Ben şek ve töhmetlerden beri kılınmış bir şahadetle şahitlik ederim ki Allahu teala'dan başka hiç bir ilah yoktur.yine şahitlik ederim ki peygamberimiz, efendimiz muhammed o'nun kuludur. rasulüdür, arab'ın ve acemin efendisidir. Allah'u teala ona ve ümmetlerin en üstü olan aline, ashabına, eşlerine ve zürriyetine salat ve selam eylesin' Fazileti; Bu istiğfari okuyan

Uykuda Cünüp, Rüyalanmamak, İhtilam Olmamak İçin Dua

Maaric , Tarık ve Kadir surelerini okumak da uykuda boşalmayı önler. Felahu's-Sail'de İmam Ali'den (as) rivayet edilmiştir ki; "Uykudayken boşalmaktan korkuyorsanız, uyumadan önce şunları söyleyin: اَللّهُمَّ اِنّي اَعُوذُ بِكَ مِنَ الإحْتِلامِ وَ مِنْ شَرِّ الأحْلامِ وَ مِنْ أنْ يَتَلاعَبَ بِىَ الشَّيْطانُ في الْيَقْظَةِ وَ الْمَنامِ Allâhumme innî e'ûzu bike minel ihtilâm ve min şerril ahlâm ve min en yetelâ'abe biye'ş şeytânu fil yeqzati vel menâm. Allah'ım, (uykuda) cunup olmaktan, karmaşık rüyaların şerrinden, uykuda ve uyanıkken şeytanın benimle oynamasından sana sığınırım.

Es'elullâhel azîm, Rabbel arşil azîm en yeşfiyek! - Şifa Dilemek

Sahabeden Abdullah ibn Abbas (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Kim eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun yanında yedi defa; أَسْأَلُ الٰهّلَ الْعَظي۪مَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظي۪مِ أَنْ يَشْفِيَكَ Okunuşu: “Es’elüllâhel-azîme, Rabbel-arşil-azîmi en yeşfiyeke.” Anlamı: “Ulu Arş’ın Rabbi Yüce Allah’tan sana şifa vermesini isterim, derse, Yüce Allah ona mutlaka o hastalıktan şifa verir.” (Ebû Davud, Cenâiz, 12) Peygamberimiz, sabah akşam şu duayı okuyarak Allah’tan sağlık, âfiyet ve iyilik istemiştir: اَللّٰهُمَّ إنّ۪ى أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fîd-dünyâ vel-âhırah.” Anlamı: “Allah’ım! Senden dünya ve ahirette af, sağlık, sıhhat ve nimet istiyorum.” (Ebû Davud, Edeb, 110) Tıbbî tedavi yanında telkin ve dua ile tedavi yöntemi (psikolojik tedavi) günümüz müspet bilimi için de büyük önemi haizdir. * Sahabeden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Peygam

% 100 Kabul Olan Dua !

ALLAHTAN BİRŞEY İSTEYECEĞİN ZAMAN HADİD SURESİNİN İLK 6 AYETİ HAŞR SURESİNİN SON 4 AYETİNİ OKU VE ŞÖYLE DUA ET Yâ men hüve hâkezâ es'elüke bi hakkı hâzihil esmâi en tüsaliye alâ muhammedin ve âli muhammedin ve en tef'ale bi ( burada hacet söylenir) Azîb (r.a.), Ali b. Ebu Talib Kerremellahu Vecheh Hazretlerine demişti ki: "Senden Allah aşkına rica ediyorum. Rahmân Teâlâ'nın gönderdiklerinden, bilhassa Cebrail'in Resulullah'a getirdiklerinden ve Resulullah'ın özellikle sana öğrettiklerinden en faziletlisini bana özel bir şekilde öğretmez misin?" Hz. Ali de ona "Ya Bera! Allah'a İsm-i A'zam'ı (en yüce ismi) ile dua etmek istersen, Hadid Sûresi'nin baş tarafından on âyeti ve Haşr Sûresi'nin sonunu oku, sonra de ki: 'Ey o, böyle olan ve O'ndan başka böyle bir şey olmayan zât! Senden bana şöyle şöyle yapmanı dilerim." Vallahi ya Bera, bununla benim aleyhime dua etsen yere geçerim.' dedi."

Günlere Göre Kulak Çınlaması Alametleri

Bir insanın durup dururken kulağı çınlar. Güya tiz bir düdük veyahut ince bir çıngırak çalınıyormuş gibi bir ses, bir sağda duyar ve eski hallerden insanlara Cenab-ı Hak tarafından bir işaret olmak üzere telakki eden, Cenab-ı Allah tarafından bir işaret nazarı ile bakan ilim ve bilim erbabı ve havvas alimleri uzun tecrübeler neticesinde gün ve gecesine göre hükümlere tasnif ve taksim eylemişler, hayr ve şerden her neye delalet ettiğini belitmiş ve bildirmişlerdir. Bir kimsenin her ne zaman kulağı çınlarsa derhal "Allahümme salli ala seyyidine muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme. Allahümme inni eselüke küllel hayri ve eüzü bike min külli şerri" demek lazımdır demişler. çünkü her bir işaret ve alametde Cenab-ı Vacibül Vucud hazretlerinden hayrı istemek ve şerden ise istiaze etmek ehli imanın adeti kadimesi ve müstahsenesidir. Yani bir savap işleme halidir. Pazar Günü: Büyüklerden faide görmesine, ümit ettiği yerden menfaat görmesine delalet eder. Pazar Gecesi: Büyü

İsimlerin Ebced Değerlerini Bulun?

Ebced’in en büyük özelliği “Ebced hesabı” adı verilen bir işlemde kullanılmasıdır. Buna göre, ebced ifadesindeki her harfin bir sayı değeri vardır ve bu değerlerden istifadeyle bir çok konuda pek çok işlemler yapılmıştır. İşte bunların her birine bu hesabın adı verilir. Ebced alfabe düzeninin harfleri 1′den 9′a, 10′dan 90′a, 100′den 1000′e doğru numaralandırılır. Ayrıca bu alfabede gözükmeyen “pe” harfi “be ” gibi, “çe” harfi de “cim” gibi kabul edilerek onların sayı değerlerini alır. Eskilerin “hisâb el-cümel” dedikleri, ebced hesabının 4 çeşidi vardır: “Büyük”, “en büyük”, “küçük” ve “en küçük” ebced hesabı. Yukarıdaki tablo, eskiden büyük ebced (cümel-i kebîr) olarak ele alınmış, ama bugün küçük ebced (cümelsağir) olarak değerlendirilmektedir. Ebced programları İndir https://yadi.sk/d/4IU3bN7bqz3yF Kultanıldıgı Yerler Ebced alfabe düzeninde her bir harfin bir rakama tekâbül etmesi keyfiyeti, Türk-İslâm kültüründe, hemen hemen her sahaya yayılan bir kullanımı ortaya koymuştur. R

Salavatı Nurul Envar - Işıkların Işığı

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى نُورِ الأَنْوَارِ. وَسِرِّ الأَسِرَارِ. وَتِرْيَاقِ الأَغْيَارِ. وَمِفْتَاحِ بَابِ الْنَسَارِ. سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الْمُخْتَارِ. وَآلِهِ الأَطْهَارِ. وَأَصْحَابِهِ الأَخْيَارِ. عَدَد نِعَمِ الله وَأِفْضَالِهِ ALLAH'ümme salli ala nuril envar ve sirril esrar ve tiryagıl ağyar ve miftahi babil nesar Seyyidina muhammedinil muhtar ve alihil athar ve ashabihil ahyar Adede niamillahi ve ifdalih ALLAH’ım nurların nuru, sırların sırrı, ağyarın dermanı, zenginlik kapısının anahtarı Efendimiz Muhammed’in temiz aline ve hayırlı ashabına nimet ve ihsanlarının miktarınca salat ve selam olsun. 1) 3 gün sabah namazından sonra hiç kimseyle konuşmadan 100 defa okunur hiç şüphe yok ki niyeti neyse olur biizbillah 2) 5 vakit namazın arkasından 5 kere okunursa kişi bütün tehlikelerden korunur ve rızkı artar biiznillah 3) 7 defa uyumadan önce okunursa , kişi güzel rüyalar görür biiznillah Şeyh Ahmet El Bedevi tarafından Düzenli olarak okunduğunda ona ilmin kapılar