Ana içeriğe atla

Mastürbasyon (El İle Meni Getirmek) İstimna Hakkında

“(Öyle mü''minler) ki, onlar ırzlarını koruyanlardır. Şu var ki zevcelerine yahut sağ ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı (olan durumları) müstesnadır. Çünkü onlar (bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değildirler. O halde kim bunların ötesine geçmek isterse şüphe yok ki, onlar haddi aşanlardır.” (el-Mu’minûn, 23/5-7)

Müfessirler “Kim bunun ötesine geçmek isterse...” âyetini; “Yani kim bunlardan başka -kendilerine helâl olmayan- eş ve cariyeleri arzu ederse bu tip kimseler çok aşırı giden, Allah''ın sınırlarını aşan kimselerdir. Bu ifade mut''a adı verilen geçici nikâhın ve elle yapılan istimnanın (mastür¬basyonun) haram olduğuna delâlet etmektedir.” (Tefsir-i Münîr, Vehbe Zuhaylî; bkz. diğer tefsir kitapları ) şeklinde tefsir etmişlerdir.

Âyet-i kerimenin bu mutlak ve umum manasından hareket eden pek çok âlim (Şafiî, Malikî ve bazı Hanefî âlimleri), âyette zikredilmiş olan iki meşru vasıta dışında kalan; hayvana temas, istimna, bakmak gibi her çeşit cinsî tatmin yollarının aynen mut''a nikâhı gibi haram kılınmış olduğunu söylemiştir.
Fıkıh âlimleri, zorla boşalma ve elle istimna (mastürbasyon) durumunda tazir, tedip ve azarlamanın meşru olduğunda ittifak etmişlerdir.

İstimna Hakkında Bazı Hadisler:

Bu meyanda Peygamberimiz (s.a.v)’den:

- “Elini nikâhlayan (eliyle istimna yapan) kıyamet günü eli hamile olarak gelir.” (Beyhakî, Şuabu’l-İmân 5233)

- “Elini nikâh eden melundur.” (el-Ezdî, Duafâ; er-Râfiî, Kebîr, Babu’n-Nikâh)

- “Yedi kişi vardır kıyamet günü Allah; ne onların yüzüne (rahmet nazarıyla) bakar, ne onları (günahlarından) temizler, ne de sâlih amel ehliyle bir araya getirir. Ateşe ilk giriciler olarak onları cehenneme atar. Ancak tevbe edenler müstesna! Ancak tevbe edenler müstesna! Ancak tevbe edenler müstesna! Kim tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder (günahlarını bağışlar) (Bunlar); eliyle nikâh eden (eliyle boşalan), Lût Kavmi’nin ameliyle amel eden (yapan), bu ameli kendisine yaptıran, içki müptelası, (Allah’tan) yardım istettirene kadar anne-babasını döven, kendine lanet ettirene kadar komşusuna eziyet eden, komşusunun helaliyle (hanımıyla) zina yapan.” (Câmiu’l-Kebîr, İmam Suyûtî; Beyhakî, Şuabu’l-İmân 5470) gibi bazı hadisler rivâyet edilmiştir.

İstimnanın Hükmü:

El ile istimnanın hükmü hususunda mezhep âlimleri ihtilaf etmişlerdir. Bu hususta serdedilen görüşler kısaca şunlardır:

1- Hanefi Mezhebi:

a) Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A. el-Cezirî:

- “Mastürbasyon yapmak helâl olmaz. Çünkü bu, fıtratı çiğnemektir. Bu da mastürbasyonun haram olduğunu ifade eder. Çünkü bu, insanî fıtratın dışına çıkan ve ilâhî yasakları çiğneyen kimselerin işidir. Yüce Allah (c.c) buyuruyor: “Evlenmeye imkân bulamayanlar, Allah, fazlından onların ihtiyacını giderinceye (lütfü ile zenginleştirene) kadar, iffetli kalsınlar.” (en-Nûr, 24/33) Yani, Cenâb-ı Allah kendilerini fazlıyla zengin kılıp, meşru evlenme yollarını onlara kolaylaştırıncaya kadar; şehveti frenleme hususunda sabretsinler. Günahı her ne kadar zinadan daha az da olsa mastürbasyon, yine de Kitap ve Sünnet’le haram kılınmıştır. Bunun günahı zinanınkinden daha azdır.”

- “El ile istimna yapan kişiye şer’î hâkimin bu suçtan dolayı caydırıcı ve uygun bir tazir cezası tatbik etmesi gerekir. Elle meni getirmek (mastürbasyon), büyük bir suçtur. Şeriat koyucunun yasakladığı ve Rasûlullah (s.a.v)’in sakındırdığı çirkin bir günahtır. Çünkü bu, sıhhî ve içtimaî bazı hastalıklara neden olur. Failinin bu günahtan dolayı tevbe etmemesi halinde kıyamet gününde eli gebe olarak mahşer meydanına getirileceği, hadisle haber verilmiştir.” (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A. el-Cezirî c.7 s.3082)
b) İbn-i Âbidîn, Reddu-l Muhtar:

- “Cevhere''de zikredilmiştir ki; el ile istimna haramdır. Bunu yapan kimseye tazir cezası uygulanır.”

- “İstimna bi’l-yed (el vs, ile boşalma) ‘Elini nikâh eden melundur.’ (el-Ezdî, Duafâ) hadisinden dolayı tahrîmen mekruhtur. Ama zinadan korkarsa, üzerine bir vebal olmaması ümit edilir. Bilakis zinadan kurtulmak ancak bununla olacaksa, yapılması vacip olur. Çünkü daha hafiftir. Burada Feth''in ibaresi şöyledir: ‘Şehveti galebe çalar da onu teskin için yaparsa cezalanmaması umulur.’ Erkeğin menisini, karısının veya cariyesinin eli ile indirmesi caizdir. (İbn-i Âbidîn, Reddu-l Muhtar)

- “Ulema boşalma işini ‘el ile’ diye kayıtlamışlarsa da, bir kimse âletini meselâ kendi uylukları arasına sokarak veya göbeğiyle menisini indirirse aynı hükme tabidir. Bir kimse âletini duvara veya onun gibi bir şeye sokarak menisini indirse yahut eline bir sargı dolayarak hararetine mâni olmak sureti ile bu işi eli ile görse yine günahkâr olur.”

- “Zeylâî''nin istimna hususundaki hükmü şöyledir: Zeylâî, istimnanın helâl olmadığına; ‘Onlar ki iffetlerini korurlar.’ âyet-i kerimesi ile istidlâl etmiş ve ‘Cima için ancak zevce ile cariyeden istifade mubah kılınmıştır.’ diyerek bu da, bu ikisinden başka bir şeyle şehveti gidermek ve teskin etmenin helâl bir şey olmadığına delildir.’ demiştir.”

- “Ebu-l Leys; ‘Bir kimse zina edeceğinden korkarsa, el ile menisini getirerek şehvetini teskin etmesi vacip olur.’ demiştir.”

2- Şafiî Mezhebi:

İstimnanın haramlılığına hükmeden İmam Şafiî ve Şafiî uleması, istimna ile ilgili hadisler zayıf olduklarından bu hadislere değil, haramlılık hükmünü, Mü''minûn sûresinin; “(Öyle mü''minler) ki, onlar ırzlarını koruyanlardır. Şu var ki zevcelerine yahut sağ ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı (olan durumları) müstesnadır. Çünkü onlar (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değildirler. O halde kim bunların ötesine geçmek isterse şüphe yok ki, onlar haddi aşanlardır.” âyetine dayandırmışlardır.

3- Mâlikî Mezhebi:

İstimnanın haramlılığına hükmeden Malikîler haramlılık hükmünü, “Ey gençler topluluğu! Sizden, evlenebilen evlensin. Çünkü evlilik; gözü daha fazla haramdan sakındırır, avret yerini daha fazla iffetli kılar. Evlenemeyen, oruç tutsun. Doğrusu oruç, onun şehvetini kırar (frenler).” (Buhârî, Nikâh) hadis-i şerifine dayandırmış ve şöyle demişlerdir: “Burada Rasûlullah (s.a.v) evlenmeye gücü yetmeyenlere oruç tavsiye etmiştir. Eğer istimna mubah olsaydı bir çare olarak onu tavsiye etmek daha kolaydı.” (İbrahim Canan, K. Sitte, c.3, s.316-17; Tefsir-i İbn-i Kesir, Mü’minûn sûresi, 5-7; Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A. el-Cezirî, c.7, s.3082)

4- Hanbelî Mezhebi:

Bu hususla alakalı olarak Hanbelî mezhebinde muhtelif görüşler vardır.
- Şerh-i Ğâyeti’l-Müntehâ; Şerh-i Münteha’l-İrâdât:
“Zaruret olmaksızın eliyle istimna eden kimsenin –ister erkek olsun ister kadın farketmez- yaptığı bu iş haramdır ve tazir cezası verilir. Zira bu masiyettir. Ancak livata veya zinaya düşmekten veya sıhhatine zarar geleceğinden korkar da istimna yaparsa bu durumda haram olmaz ve tazir cezası verilmez. İstimna mubah değildir. Ancak evlenmeye gücü yetmezse o zaman mubah olur.”

- Kâfî Fî Fıkh-ı İbn-i Hanbel, İbn-i Kudâme:

“El ile istimna haramdır. Zira bu fiil neslin kesilmesine sebep olacağından livata gibi haramdır. Ancak zinaya düşmekten korkarsa mubah olur.”

İhya Ulûmi’d-Din’den İstimna İle İlgili Bir Rivayet:

Rivayet olundu ki; İbn-i Abbas (r.anhumâ) insanlara sohbet ettikten sonra herkes dağılmış, geriye bir genç kalmıştı. İbn-i Abbas (r.anhumâ):
“Oğlum! Bir ihtiyacın mı var, ne bekliyorsun?” diye sorunca genç:
“Evet, soracağım bir mesele var; fakat insanlardan utandığım için onların yanında soramadım. Aynı şekilde sizden de sıkılıyor ve hayâ ediyorum.” dedi. İbn-i Abbas (r.anhumâ):

“Âlim, baba menzilesindedir. İnsan babasına söyleyebileceği her sözü âlime de söyleyebilir, söyle bakalım derdin nedir?” dedi. Genç:

“Ben bekâr bir gencim, zinadan korunmak için elimle istimna ediyorum.” dedi. İbn-i Abbas (r.anhumâ) yüzünü yan tarafa çevirerek:

“Yazıklar olsun sana. Çirkin bir hareket, gerçi zinadan ehvendir. Fakat cariye ile evlenmek bundan daha iyidir.” dedi. (İhyâ Ulûmi’d-Dîn, c.2 s.79-80)

İstimnayı terk etmek için yapılması gerekenler:
1- İstimna eden kişi önce bu günahtan derhal t
evbe ve istiğfar etmelidir.

2- Evlenmeye gücü yetiyor ise hemen evlenmelidir.

3- Eğer evlenmeye maddî veya manevî engellerden dolayı gücü yetmiyor ise, istimna yapmasına sebep olacak bütün etkenleri terk etmelidir. Rasûlullah (s.a.v)’in tavsiyesine uyarak oruç tutmalıdır.

4- Yeme, içme hususlarında zaruret miktarı ile kifayet etmeli, yeme içmeyi azaltmalıdır.

5- Harama bakmamalıdır.

6- Şehvet uyandıracak sesleri dinlememelidir. Şarkı vs. dinlememeye azami dikkat etmelidir.

7- Harama ve haram düşüncelere sevk edecek ortamlara girmemelidir.
8- Vakitlerini ibadet ve itaatle, kendisine ve çevresine faydalı olacak amellerle doldurmalıdır.

9- Aklına haram düşüncelerin gelmesine sebebiyet verecekse yalnız kalmaktan kaçınmalıdır.

10- Kötü ahlâk sahibi arkadaşları varsa terk etmelidir. Çünkü kişi arkadaşının dini üzeredir. Kendisini ibadet ve itaate yönlendirecek, bu hususlarda yardımcı olacak arkadaşlar edinmelidir.

11- Bu tür kötü fiillerden uzaklaşmak için Cenâb-ı Hak’tan sürekli yardım talep etmeli, niyaz hâlinde olmalıdır.


Kadınların durumu

Kadın ve erkek istimnanın hükmü hususunda eşittirler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kırk Anahtar Duası

Tüm kötülüklere ve büyücülere karşı koruyucu dua Şans için kırk kilit açma duası Hz Fatma tarafından bu dua herkez için bir anahtardır.sorunlardan kurtulmak için mucize dua kısmet ve şans açmak aşk, sevgi, muhabbet, servet,bağlı işleri çözmek, işe girmek,sihir ipatli ve sorunları çözmek,Düşmanları kovmak ve Evlilik niyeti için cuma günü sabah namazdan sonra mavi çanak kasenin içinde suya okunur okunan su içilir ve bu suyla gusül abdesti alınır. Karı koca arasındaki muhabbet için su çay veya meyve suyuna okunur ikisi içer Cuma sabahı Temiz ve saf niyet ile büyük bir kase suya okuyun ve su ile banyo yapın Evlilik Niyeti için Dört hafta en iyi zaman perşembe veya cuma günü sabahıdır.Duayı bitirdikten sonra bir defada yasin suresi okuyun (Dört perşembe veya Dört cuma) Servet açmak ve Büyüden kurtulmak için şans servet ve sihir iptali için suya okunur ve o suyla banyo yapılır Büyüden kurtulmak için safran mürekkebi ile arapça yazıp suda bekledikten sonra o suyla kişi yıkanırsa büyü

Kün Fe Yekün Nedir? Sırları ve Faziletleri!

 Bu cümle arapçadır ve kurani bir kavramdır. Kün ol anlamındadır. Feyekün ise oluverir manasına gelir. Yasin süresi son sayfa son âyetlerde geçen bu kelime, Allahın dilemesi ile ilgilidir. Allah bir şeye ol dedi mi o hemen olur. Sırları ve Faziletleri Not: Tecrübe ile sabittir. Yasin süresinin su 2 ayeti 1001 kere okudunmu kabul olmayacak dua yok biiznillah( Allah'in izni ile).. Ramazanın son 10 günü içerisinde okunması gerekli. tüm dualarimizin kabul olması dileğiyle yardım bekleyen herkese iletelim..Rabbim şifa versin korktuklariniza ugratmasin.iki ayet; İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu). Bütün meşru istekler için. Kur'ân-ı Kerîmin bir çok âyet-i kerîmesinde geçen;‘’kün feyekün.’’ duası. Yani, "Allâh-u Te'âlâ bir şeyi yaratmak murad ettiğinde o şeye '’kün feyekün =var ol!'' buyurur, o da hemen var olur". Kur'an'daki, "Kün feyekûn" kavl-i şerifi bulunan bütün âyetler bu duada zikredildiği için bu duay

İsrafu Umar Duası

Uyarı!:Maksadı hayırlı rızık ile zengin olmak, ve elde edeceğini asla haramda kullanmamak kararında olan kimsenin bu havas terkibini uygulamasını tavsiye ederim. Sayısız defa yapılmış ve her seferinde çok şükür birkaç günde dahi etkisi görülmüştür. İhlasla ve şüpheye düşmeden okunmalıdır. UYGULANIŞI: Yatsı namazlarından sonra İki rekat hacet namazı kılınır. Her iki rekatta fatihadan sonra bir ayetel kürsü okunur. Son secdeye varlıldığında secdeden kakmadan! "ya Hu ya men Hu , La İlahe İlla Hu, entel hayyul kayyum, vela şerikelek, velekel mülkü, velekel hamdü, ve inneke ala külli şeyin kadir" dedikten sonra namaz bitirilir. Ardından israfi-umar duası okunur. KAYNAKLARDA BU ALTTAKİ ŞEKİLDEDE GEÇMEKTEDİR İsrafu umar okunuşu: Aksamtu aleykum Eyyetühel Umari vel caan Ellezi fi hezel Mekaan Dürriyyül Kuvveti Vel ceberuti vel heybeti Vel kudreti vel azameti vel kuvveti Vessatveti vel celaleti vel Cemaleti Vel ceberuti ,aksamtu aleyküm billahi El hayyul kayyum ellezi

Ömründe 4 Defa Okuyana Mucizeler Yaşatan Muazzam İstiğfar

Abduh Muhammed Baba (elmecmuatul mubareke) Abdullah İbni Sultan (r.a) istigfaridir ! Hz. Ali (r.a) peygamber efendimiz (s.a.v) emri ile yaziya dökmüştür. Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi hamdeyyüvafinniame ve eşhedüel la ilahe illallahu vahdehü la şerikelhü şehedetem müberraetem mineşşekki vettühemi ve eşhedüenne seyyidena muhammedennebiyyene abdühü ve rasulühü seyyidül arabi vel acemi sallallahu teala aleyhi ve sellem ve ala alihi ve ashabihi ve ezvacihi ve zürriyetihi efdalil ümem. Manasi; Nimetlerine denk gelecek bir hamd ile Allah'u te'ala'ya hamdü senalar olsun. Ben şek ve töhmetlerden beri kılınmış bir şahadetle şahitlik ederim ki Allahu teala'dan başka hiç bir ilah yoktur.yine şahitlik ederim ki peygamberimiz, efendimiz muhammed o'nun kuludur. rasulüdür, arab'ın ve acemin efendisidir. Allah'u teala ona ve ümmetlerin en üstü olan aline, ashabına, eşlerine ve zürriyetine salat ve selam eylesin' Fazileti; Bu istiğfari okuyan

Uykuda Cünüp, Rüyalanmamak, İhtilam Olmamak İçin Dua

Maaric , Tarık ve Kadir surelerini okumak da uykuda boşalmayı önler. Felahu's-Sail'de İmam Ali'den (as) rivayet edilmiştir ki; "Uykudayken boşalmaktan korkuyorsanız, uyumadan önce şunları söyleyin: اَللّهُمَّ اِنّي اَعُوذُ بِكَ مِنَ الإحْتِلامِ وَ مِنْ شَرِّ الأحْلامِ وَ مِنْ أنْ يَتَلاعَبَ بِىَ الشَّيْطانُ في الْيَقْظَةِ وَ الْمَنامِ Allâhumme innî e'ûzu bike minel ihtilâm ve min şerril ahlâm ve min en yetelâ'abe biye'ş şeytânu fil yeqzati vel menâm. Allah'ım, (uykuda) cunup olmaktan, karmaşık rüyaların şerrinden, uykuda ve uyanıkken şeytanın benimle oynamasından sana sığınırım.

Es'elullâhel azîm, Rabbel arşil azîm en yeşfiyek! - Şifa Dilemek

Sahabeden Abdullah ibn Abbas (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Kim eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun yanında yedi defa; أَسْأَلُ الٰهّلَ الْعَظي۪مَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظي۪مِ أَنْ يَشْفِيَكَ Okunuşu: “Es’elüllâhel-azîme, Rabbel-arşil-azîmi en yeşfiyeke.” Anlamı: “Ulu Arş’ın Rabbi Yüce Allah’tan sana şifa vermesini isterim, derse, Yüce Allah ona mutlaka o hastalıktan şifa verir.” (Ebû Davud, Cenâiz, 12) Peygamberimiz, sabah akşam şu duayı okuyarak Allah’tan sağlık, âfiyet ve iyilik istemiştir: اَللّٰهُمَّ إنّ۪ى أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fîd-dünyâ vel-âhırah.” Anlamı: “Allah’ım! Senden dünya ve ahirette af, sağlık, sıhhat ve nimet istiyorum.” (Ebû Davud, Edeb, 110) Tıbbî tedavi yanında telkin ve dua ile tedavi yöntemi (psikolojik tedavi) günümüz müspet bilimi için de büyük önemi haizdir. * Sahabeden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Peygam

% 100 Kabul Olan Dua !

ALLAHTAN BİRŞEY İSTEYECEĞİN ZAMAN HADİD SURESİNİN İLK 6 AYETİ HAŞR SURESİNİN SON 4 AYETİNİ OKU VE ŞÖYLE DUA ET Yâ men hüve hâkezâ es'elüke bi hakkı hâzihil esmâi en tüsaliye alâ muhammedin ve âli muhammedin ve en tef'ale bi ( burada hacet söylenir) Azîb (r.a.), Ali b. Ebu Talib Kerremellahu Vecheh Hazretlerine demişti ki: "Senden Allah aşkına rica ediyorum. Rahmân Teâlâ'nın gönderdiklerinden, bilhassa Cebrail'in Resulullah'a getirdiklerinden ve Resulullah'ın özellikle sana öğrettiklerinden en faziletlisini bana özel bir şekilde öğretmez misin?" Hz. Ali de ona "Ya Bera! Allah'a İsm-i A'zam'ı (en yüce ismi) ile dua etmek istersen, Hadid Sûresi'nin baş tarafından on âyeti ve Haşr Sûresi'nin sonunu oku, sonra de ki: 'Ey o, böyle olan ve O'ndan başka böyle bir şey olmayan zât! Senden bana şöyle şöyle yapmanı dilerim." Vallahi ya Bera, bununla benim aleyhime dua etsen yere geçerim.' dedi."

Günlere Göre Kulak Çınlaması Alametleri

Bir insanın durup dururken kulağı çınlar. Güya tiz bir düdük veyahut ince bir çıngırak çalınıyormuş gibi bir ses, bir sağda duyar ve eski hallerden insanlara Cenab-ı Hak tarafından bir işaret olmak üzere telakki eden, Cenab-ı Allah tarafından bir işaret nazarı ile bakan ilim ve bilim erbabı ve havvas alimleri uzun tecrübeler neticesinde gün ve gecesine göre hükümlere tasnif ve taksim eylemişler, hayr ve şerden her neye delalet ettiğini belitmiş ve bildirmişlerdir. Bir kimsenin her ne zaman kulağı çınlarsa derhal "Allahümme salli ala seyyidine muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme. Allahümme inni eselüke küllel hayri ve eüzü bike min külli şerri" demek lazımdır demişler. çünkü her bir işaret ve alametde Cenab-ı Vacibül Vucud hazretlerinden hayrı istemek ve şerden ise istiaze etmek ehli imanın adeti kadimesi ve müstahsenesidir. Yani bir savap işleme halidir. Pazar Günü: Büyüklerden faide görmesine, ümit ettiği yerden menfaat görmesine delalet eder. Pazar Gecesi: Büyü

İsimlerin Ebced Değerlerini Bulun?

Ebced’in en büyük özelliği “Ebced hesabı” adı verilen bir işlemde kullanılmasıdır. Buna göre, ebced ifadesindeki her harfin bir sayı değeri vardır ve bu değerlerden istifadeyle bir çok konuda pek çok işlemler yapılmıştır. İşte bunların her birine bu hesabın adı verilir. Ebced alfabe düzeninin harfleri 1′den 9′a, 10′dan 90′a, 100′den 1000′e doğru numaralandırılır. Ayrıca bu alfabede gözükmeyen “pe” harfi “be ” gibi, “çe” harfi de “cim” gibi kabul edilerek onların sayı değerlerini alır. Eskilerin “hisâb el-cümel” dedikleri, ebced hesabının 4 çeşidi vardır: “Büyük”, “en büyük”, “küçük” ve “en küçük” ebced hesabı. Yukarıdaki tablo, eskiden büyük ebced (cümel-i kebîr) olarak ele alınmış, ama bugün küçük ebced (cümelsağir) olarak değerlendirilmektedir. Ebced programları İndir https://yadi.sk/d/4IU3bN7bqz3yF Kultanıldıgı Yerler Ebced alfabe düzeninde her bir harfin bir rakama tekâbül etmesi keyfiyeti, Türk-İslâm kültüründe, hemen hemen her sahaya yayılan bir kullanımı ortaya koymuştur. R

Kuranda İsmi Geçmeyen Peygamberler

HZ. SA'YA VE HZ. IRMIYA A.S. Insanlik tarihi, ayni zamanda peygamberler tarihidir. Çünkü Cenab-i Mevlâ her kavme bir hidayetçi gönderdigini buyuruyor. Bir rivayet, insanliga gönderilen peygamberlerin sayisini yüzyirmidörtbin olarak veriyor. Bunlarin sadece yirmibesinin ismi Kur'an'da zikredilir. Bu yazi dizimizde, ayetlerde ismi geçmeyen fakat kissalarina deginilen peygamberleri konu ediniyoruz. Peygamberler, Allahu Tealâ tarafindan, emir ve yasaklarini kullarina teblig etmek ve hidayet yolunu göstermek amaciyla gönderilen insanlardir. Onlar, Allahu Tealâ'nin seçilmis kullaridir. Bu, çalismakla veya çok ibadet etmekle elde edilecek bir derece degildir. “Andolsun ki, biz senden önce nice peygamberler gönderdik. Onlardan bir kismini sana anlattik, bir kismini da anlatmadik.” (Mü'min, 78) “Her kavmin bir hidayet davetçisi vardir.” (Ra'd, 7) “Her ümmetin bir peygamberi vardir” (Yunus, 47) gibi birçok ayet göz önünde bulunduruldugunda, insanlik tarihi boyun