Ana içeriğe atla

Hevâ Heves Nedir, Ne Anlama Gelir?

Allahû Teâla (cc) gerek kendi hukukunu gerek yaratmış olduğu canlıların hukukunu muhafaza etmek üzere, insanlardan misak almıştır. Yeryüzündeki insanlık tarihi tek bir ümmet dönemi ile başlamıştır. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de: "İnsanlar bir tek ümmetti. (Kimi iman etmek, kimi küfre sapmak sûretiyle ihtilafa düştüler) Binaenaleyh Allah müjdeciler ve inzar ediciler olarak peygamberler gönderdi ve onlar birlikte, insanların ihtilâfa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm vermek için, hak (ve gerçek kitaplar da indirdi. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, aralarında olan bağy'den (hasedlerinden ve hevâlarından) dolayı ihtilâfa düşenler, o kitap verilenlerden başkası değildir. İşte Allah (böylece iman edenleri, kendi iradesiyle hakkında ihtilafâ düştükleri (meselelerde) hakka ulaştırdı. Allah kimi dilerse onu sırat-ı müstakîme ulaştırır?"ı hükmü beyan buyurulmuştur. Fahrüddin-i Razi: "Âyetle ilgili birkaç mesele vardır. Keffâl, `Ümmet, bir kısmı bir kısmına uyan, aynı şey üzerinde ittifak eden bir topluluktur.'. Bu kelime el-i'timan (uymak) masdarından alınmıştır." demiştir. Âyet, insanların bir tek ümmet olduklarını gösterir. Fakat hak üzere mi, bâtıl üzere mi olduğuna delâlet etmez. Bu hususta müfessirler ihtilâf ederek, şu üç görüşü söylemişlerdir. Birinci görüş: "İnsanlar iman ve hak üzere olan, tek bir din üzere idiler." Bu görüş, çoğu muhakkîk âlimin görüşüdür. Bunun böyle olduğuna şunlar delalet eder: (a) Keffâl'in söylediği şu husus: `Bunun delili, bu ifadeden sonra "Allah müjdeciler ve inzar ediciler olarak peygamberler gönderdi ve onlarla birlikte, insanların ihtilafa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm vermek için, hak (ve gerçek) kitaplar da indirdi" âyetinin gelmiş olmasıdır. Bu âyet, peygamberlerin ancak ihtilâf esnasında gönderilmediklerine delâlet eder. Bu husus "insanlar ancak tek bir ümmet idiler de ihtilâfa düştüler." (Yunus sûresi:l9) âyeti ile kuvvet bulur. Ve yine İbni Mes'ud (r.a)'dan rivayet edilen şu kıraatı ile de mânâ kuvvet kâzanır(...) Fe be'asellahu'n-nebiyyiyne cümlesinin başındaki "fe" harfi; peygamberin, insanlar arasında ihtilâf çıkmasından sonra gönderilmelerini gerektirir. Eğer insanlar, peygamber gelmeden önce küfür üzere tek bir ümmet olsalardı, peygamberlerin onlar ihtilâfa düşmeden önce gönderilmeleri evlâ olurdu. Çünkü peygamberler; insanların bir kısmı hak üzere, bir kısmı da bâtıl üzere iken peygamber olarak gönderildiklerine göre bütün insanların bâtıl ve küfür üzere oldukları bir sırada peygamber olarak gönderilmeleri daha evlâ olur. Keffâl (r.a)'in söylediği bu görüş, bu hususta çok güzel bir görüştür."2 diyerek meseleyi izah etmiştir.


Şurası muhakkaktır ki; insanların "iman üzere, tek bir ümmet halinde iken" ihtilâfa düşmelerinde, hevâlarına uymalarının büyük payı vardır.. Nitekim Hz. Âdem (a.s)'m oğlu Kabil; hevâ ve hevesine uyarak kardeşi Habil'i öldürmüştür. Ayet-i Kerime'de: "Nihayet nefsi, kardeşini öldürmeye (isteyerek) uymuş da onu (Habil'i) öldürmüştü. Bu yüzden ziyana uğrayanlardan olmuştu"3 hükmü beyan buyurulmuş ve nefsin hevâsına dikkat çekilmiştir. Bu girişten sonra "hevâ" kelimesi üzerinde duralım.


Hevâ kelimesi: He-Ve-Ye fül kökünden gelir, masdar şekilleri "Hüviyyen, hevyanen, heven"dir. Lûgatta: "Yukarıdan, şahinin inişi gibi hızla süzülüp inmek, fırlamak, düşmek, mahvolmak ve rüzgâr gibi esmek, batmak ve kabm boş olması" gibi mânâlara gelir. Ayrıca gökle yer arasmdaki iklime de "hava" denilmiştir. Hüviyye; yüksek bir yerden aşağıya düşmek mânâsınadır. Kur'ân-ı Kerîm'de "Kıyamet gününün dehşet ve azameti tasvir olunurken: Amma kimin de tartıları hafif gelirse, artık onun anası hâviye (uçurum) dir (fe ümmühü haviye). Onun mahiyetini sana bildiren nedir? (O) Harareti müthiş bir ateştir." buyurulmuştur. Korkunç bir uçuruma fırlatılan ve mahvolan insanın dramı haber verilmiştir. "Fe ümmühü haviye" nin mahiyeti; müstekbirlerin ve müşriklerin (anne kucağına gider gibi) cehennem çukuruna gidecekleridir. Hevâ; "değersiz, neticesiz ve boş kuruntular" mânâsına da gelir. Kur'ân-ı Kerîm'de bu mahiyette de kullanılmıştır.5


İslâmî ıstılâhta; "nefsin şehvetlere eğilimi, keyfe ve rahata düşkünlüğü ve (vahyi hafife alarak) diline geldiği gibi konuşması" hevâya tâbi olmak, şeklinde ifade edilmiştir. Genel olarak insanlar yeryüzünde; ya vahye ve ilme tâbi olurlar, veya hevâ ve hevese!.. Şimdi her iki hâli, delilleriyle birlikte gündeme getirelim:


Resûl-i Ekrem (sav)'in; hevâ ve hevesine göre söz söylemediği ve mutlaka kendisine vahyedileni tebliğ ettiği sabittir. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de: "Ve o (rasûl) kendi hevâsından söz söylemez (ve mâ yentıkû ani'l-hevâ). O (Kur'ân ve din hususundaki emirleri) ilkâ edile gelen vahiyden başka bir şey değildir."6 hükmü beyan buyurulmuştur. Yine bir başka âyet-i kerimede: "(Ve şu emri indirdik) Aralarında Allah'ın indirdiği (vahy) ile hükmet!.. Onların hevâlarına (ehvâ-ehum) uyma!"(7) emri verilmiştir. Dikkat edilirse; vahiyle hükmetmek emredilirken, hevâya uymamak noktasında uyarı sözkonusudur. Devlet yönetimi ve insanlar arasındaki diğer meselelerde de vahye tâbi olunması, hassaten belirtilmiştir. Nitekim: "Ey Davud!.. Biz seni yeryüzüne halife yaptık!. O halde insanlar arasında hak ve adâletle hükmet (Sakın) hevâ ve hevesine tâbi olma ki (lâ tettebi'ıl-hevâ), bu seni Allah yolundan saptırır. Hesap gününü unuttukları için, Allah yolundan sapanlara (hevâ ve heveslerine tâbi olanlar) çetin bir azab vardır."(8) âyetinde, bu husus sarihtir.


Müşriklerin ve kâfirlerin temel vasıfları ise,hevâlarına ve zanlarına tâbi olmalarıdır. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de: "Bu (putlar) sizin ve atalarınızın taktığınız adlardan başkası değildir. Allah onlara hiç bir hüccet indirmedi. Onlar, kuruntudan ve nefislerinin arzu ettiği hevâdan başkasına tâbi olmuyorlar..."9 hükmü beyan buyurulmuştu. Hevâ ve heveslerine tâbi olanlar; belirli bir süre sonra, ifrata giderek, hevâlarını ilâh haline getirebiliyorlar. Herşeyin kendilerine boyun eğmesini ve keyiflerinin tatminini arzuluyorlar. Kur'ân-ı Kerîm'de; "Gördün mü o hevâ ve hevesini ilâh edinen kimseyi (eraeyte minettehaze ilâhehû hevâh)? Şimdi sen onun üzerine vekil (bekçi) mi olacaksın? Yoksa onların çoğunu hakikaten (söz) dinlerler, yahud akıllanırlar ı sanıyorsun? Onlar, başka değil, dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Belki yol itibariyle daha sapıktırlar."1o buyurulmuş ve onların sıfatı izah edilmiştir.


Hevâlarını ilâh edinen kimselerin çoğunlukta olduğu ülkelerde; fesad, fuhuş, bağy ve fitne alabildiğine yükselir. Zulmün, haksızlığın ve işkencenin her çeşidi gündeme girer. Bu manzara ile karşılaşan ve hesap gününü düşünen mü'minlerin, hevâsını ilâh edinenlere karşı mücadele etmeleri farzdır. Eğer güçleri yetmiyorsâ (ve cemaat halinde iseler) hicret ibadetini düşünmelidirler. Çünkü hevâlarını ilâh edinen kimselere itaat etmek; imtihanın mahiyetini kavrayamayanların yapabileceği bir ameldir. Hesap gününü düşünen mü'minler, vahye ve ilme tabi olarak yaşamak ve imtihanı kazanmak gayretindedirler.


KAYNAKLAR


(1) Bakara sûresi: 213.

(2) Fahrüddin-i Razi, Mefatihû'l Gayb (Tefsir-i Kehir), Ank.1989, Akçağ Yay. c. V. sh. 59.

(3) Maide sûresi: 30 (4) Karia sûresi: 8-11.

(5) Bkz. Râğıb el-Isfahanî, el-Müfredat fi Garibi'I Kur'ân, İst.1986, Kahraman Yay, sh.196-797.

(6) Necm sûresi: 3-4.

(7) Maide sûresi: 49.

(8) Saad sûresi: 26

(9) Necm sûresi: 23

(10) Furkan sûresi: 43.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kırk Anahtar Duası

Tüm kötülüklere ve büyücülere karşı koruyucu dua Şans için kırk kilit açma duası Hz Fatma tarafından bu dua herkez için bir anahtardır.sorunlardan kurtulmak için mucize dua kısmet ve şans açmak aşk, sevgi, muhabbet, servet,bağlı işleri çözmek, işe girmek,sihir ipatli ve sorunları çözmek,Düşmanları kovmak ve Evlilik niyeti için cuma günü sabah namazdan sonra mavi çanak kasenin içinde suya okunur okunan su içilir ve bu suyla gusül abdesti alınır. Karı koca arasındaki muhabbet için su çay veya meyve suyuna okunur ikisi içer Cuma sabahı Temiz ve saf niyet ile büyük bir kase suya okuyun ve su ile banyo yapın Evlilik Niyeti için Dört hafta en iyi zaman perşembe veya cuma günü sabahıdır.Duayı bitirdikten sonra bir defada yasin suresi okuyun (Dört perşembe veya Dört cuma) Servet açmak ve Büyüden kurtulmak için şans servet ve sihir iptali için suya okunur ve o suyla banyo yapılır Büyüden kurtulmak için safran mürekkebi ile arapça yazıp suda bekledikten sonra o suyla kişi yıkanırsa büyü

Kün Fe Yekün Nedir? Sırları ve Faziletleri!

 Bu cümle arapçadır ve kurani bir kavramdır. Kün ol anlamındadır. Feyekün ise oluverir manasına gelir. Yasin süresi son sayfa son âyetlerde geçen bu kelime, Allahın dilemesi ile ilgilidir. Allah bir şeye ol dedi mi o hemen olur. Sırları ve Faziletleri Not: Tecrübe ile sabittir. Yasin süresinin su 2 ayeti 1001 kere okudunmu kabul olmayacak dua yok biiznillah( Allah'in izni ile).. Ramazanın son 10 günü içerisinde okunması gerekli. tüm dualarimizin kabul olması dileğiyle yardım bekleyen herkese iletelim..Rabbim şifa versin korktuklariniza ugratmasin.iki ayet; İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu). Bütün meşru istekler için. Kur'ân-ı Kerîmin bir çok âyet-i kerîmesinde geçen;‘’kün feyekün.’’ duası. Yani, "Allâh-u Te'âlâ bir şeyi yaratmak murad ettiğinde o şeye '’kün feyekün =var ol!'' buyurur, o da hemen var olur". Kur'an'daki, "Kün feyekûn" kavl-i şerifi bulunan bütün âyetler bu duada zikredildiği için bu duay

Es'elullâhel azîm, Rabbel arşil azîm en yeşfiyek! - Şifa Dilemek

Sahabeden Abdullah ibn Abbas (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Kim eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun yanında yedi defa; أَسْأَلُ الٰهّلَ الْعَظي۪مَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظي۪مِ أَنْ يَشْفِيَكَ Okunuşu: “Es’elüllâhel-azîme, Rabbel-arşil-azîmi en yeşfiyeke.” Anlamı: “Ulu Arş’ın Rabbi Yüce Allah’tan sana şifa vermesini isterim, derse, Yüce Allah ona mutlaka o hastalıktan şifa verir.” (Ebû Davud, Cenâiz, 12) Peygamberimiz, sabah akşam şu duayı okuyarak Allah’tan sağlık, âfiyet ve iyilik istemiştir: اَللّٰهُمَّ إنّ۪ى أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fîd-dünyâ vel-âhırah.” Anlamı: “Allah’ım! Senden dünya ve ahirette af, sağlık, sıhhat ve nimet istiyorum.” (Ebû Davud, Edeb, 110) Tıbbî tedavi yanında telkin ve dua ile tedavi yöntemi (psikolojik tedavi) günümüz müspet bilimi için de büyük önemi haizdir. * Sahabeden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Peygam

Recep Ayının 10. Günü Okunacak Dualar

Duanın Türkçe Okunuşu: Allahümme in ketebtenî şegıyyen fektüb sa’ııı’den. Vemhusmiii an divânil eşgıya’i ve semminiii tegıyyen verzügniii. A’yetel enbiya’i vensurniii ala cemi’ıl egda’i vahşürniii yevmel gıyameti fiii zümratil’embiya’i aleyhimüs’selam.Ve e’ız’ni min derkil eşgıya’i inneke semiud’düa’i bi rahmetike ya erhamer’rahımiyn.

Ömründe 4 Defa Okuyana Mucizeler Yaşatan Muazzam İstiğfar

Abduh Muhammed Baba (elmecmuatul mubareke) Abdullah İbni Sultan (r.a) istigfaridir ! Hz. Ali (r.a) peygamber efendimiz (s.a.v) emri ile yaziya dökmüştür. Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi hamdeyyüvafinniame ve eşhedüel la ilahe illallahu vahdehü la şerikelhü şehedetem müberraetem mineşşekki vettühemi ve eşhedüenne seyyidena muhammedennebiyyene abdühü ve rasulühü seyyidül arabi vel acemi sallallahu teala aleyhi ve sellem ve ala alihi ve ashabihi ve ezvacihi ve zürriyetihi efdalil ümem. Manasi; Nimetlerine denk gelecek bir hamd ile Allah'u te'ala'ya hamdü senalar olsun. Ben şek ve töhmetlerden beri kılınmış bir şahadetle şahitlik ederim ki Allahu teala'dan başka hiç bir ilah yoktur.yine şahitlik ederim ki peygamberimiz, efendimiz muhammed o'nun kuludur. rasulüdür, arab'ın ve acemin efendisidir. Allah'u teala ona ve ümmetlerin en üstü olan aline, ashabına, eşlerine ve zürriyetine salat ve selam eylesin' Fazileti; Bu istiğfari okuyan

Uykuda Cünüp, Rüyalanmamak, İhtilam Olmamak İçin Dua

Maaric , Tarık ve Kadir surelerini okumak da uykuda boşalmayı önler. Felahu's-Sail'de İmam Ali'den (as) rivayet edilmiştir ki; "Uykudayken boşalmaktan korkuyorsanız, uyumadan önce şunları söyleyin: اَللّهُمَّ اِنّي اَعُوذُ بِكَ مِنَ الإحْتِلامِ وَ مِنْ شَرِّ الأحْلامِ وَ مِنْ أنْ يَتَلاعَبَ بِىَ الشَّيْطانُ في الْيَقْظَةِ وَ الْمَنامِ Allâhumme innî e'ûzu bike minel ihtilâm ve min şerril ahlâm ve min en yetelâ'abe biye'ş şeytânu fil yeqzati vel menâm. Allah'ım, (uykuda) cunup olmaktan, karmaşık rüyaların şerrinden, uykuda ve uyanıkken şeytanın benimle oynamasından sana sığınırım.

Recep Ayında İhlas Suresini Okumanın Faziletleri

Receb Ayında İhlâs'ı Şerif: "Her kim Recebde, bir kere İhlâs okusa, ALLAH'u Teâlâ onun elli senelik günahını bağışlar." Hadis'i Şerif, EnîSü'l celîs, sh:195 Hannani(RA) şöyle demiştir: "Her kim, Recebin her günü bir tane bile İhlâs Sûresi okusa, onbin deve yükü kâğıda sahip olur ki, göklerin ve yerin tüm sakinleri, ellerinde altın kalemlerle toplanıp o İhlâs'ın sevabını o kağıtlara yazarlar" (50 İhlâs okuyanın 50 senelik günahları silinir, 100 kere okuyan cehennemden berat alır, 1000 kere okuyan canını cehennemden satın alır.)

% 100 Kabul Olan Dua !

ALLAHTAN BİRŞEY İSTEYECEĞİN ZAMAN HADİD SURESİNİN İLK 6 AYETİ HAŞR SURESİNİN SON 4 AYETİNİ OKU VE ŞÖYLE DUA ET Yâ men hüve hâkezâ es'elüke bi hakkı hâzihil esmâi en tüsaliye alâ muhammedin ve âli muhammedin ve en tef'ale bi ( burada hacet söylenir) Azîb (r.a.), Ali b. Ebu Talib Kerremellahu Vecheh Hazretlerine demişti ki: "Senden Allah aşkına rica ediyorum. Rahmân Teâlâ'nın gönderdiklerinden, bilhassa Cebrail'in Resulullah'a getirdiklerinden ve Resulullah'ın özellikle sana öğrettiklerinden en faziletlisini bana özel bir şekilde öğretmez misin?" Hz. Ali de ona "Ya Bera! Allah'a İsm-i A'zam'ı (en yüce ismi) ile dua etmek istersen, Hadid Sûresi'nin baş tarafından on âyeti ve Haşr Sûresi'nin sonunu oku, sonra de ki: 'Ey o, böyle olan ve O'ndan başka böyle bir şey olmayan zât! Senden bana şöyle şöyle yapmanı dilerim." Vallahi ya Bera, bununla benim aleyhime dua etsen yere geçerim.' dedi."

İsrafu Umar Duası

Uyarı!:Maksadı hayırlı rızık ile zengin olmak, ve elde edeceğini asla haramda kullanmamak kararında olan kimsenin bu havas terkibini uygulamasını tavsiye ederim. Sayısız defa yapılmış ve her seferinde çok şükür birkaç günde dahi etkisi görülmüştür. İhlasla ve şüpheye düşmeden okunmalıdır. UYGULANIŞI: Yatsı namazlarından sonra İki rekat hacet namazı kılınır. Her iki rekatta fatihadan sonra bir ayetel kürsü okunur. Son secdeye varlıldığında secdeden kakmadan! "ya Hu ya men Hu , La İlahe İlla Hu, entel hayyul kayyum, vela şerikelek, velekel mülkü, velekel hamdü, ve inneke ala külli şeyin kadir" dedikten sonra namaz bitirilir. Ardından israfi-umar duası okunur. KAYNAKLARDA BU ALTTAKİ ŞEKİLDEDE GEÇMEKTEDİR İsrafu umar okunuşu: Aksamtu aleykum Eyyetühel Umari vel caan Ellezi fi hezel Mekaan Dürriyyül Kuvveti Vel ceberuti vel heybeti Vel kudreti vel azameti vel kuvveti Vessatveti vel celaleti vel Cemaleti Vel ceberuti ,aksamtu aleyküm billahi El hayyul kayyum ellezi

Günlere Göre Kulak Çınlaması Alametleri

Bir insanın durup dururken kulağı çınlar. Güya tiz bir düdük veyahut ince bir çıngırak çalınıyormuş gibi bir ses, bir sağda duyar ve eski hallerden insanlara Cenab-ı Hak tarafından bir işaret olmak üzere telakki eden, Cenab-ı Allah tarafından bir işaret nazarı ile bakan ilim ve bilim erbabı ve havvas alimleri uzun tecrübeler neticesinde gün ve gecesine göre hükümlere tasnif ve taksim eylemişler, hayr ve şerden her neye delalet ettiğini belitmiş ve bildirmişlerdir. Bir kimsenin her ne zaman kulağı çınlarsa derhal "Allahümme salli ala seyyidine muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme. Allahümme inni eselüke küllel hayri ve eüzü bike min külli şerri" demek lazımdır demişler. çünkü her bir işaret ve alametde Cenab-ı Vacibül Vucud hazretlerinden hayrı istemek ve şerden ise istiaze etmek ehli imanın adeti kadimesi ve müstahsenesidir. Yani bir savap işleme halidir. Pazar Günü: Büyüklerden faide görmesine, ümit ettiği yerden menfaat görmesine delalet eder. Pazar Gecesi: Büyü