Havas Davet ve Sırları İle Alakalı Bilgi

Havası başarmak demek mağneviyatta seyrisuluk etmek demektir. Bunu kısaca şöyle ifade etmek isterim.

Nefsin merhaleleri vardır. Bunlar kısaca şöyledir.
1-Nef-i emâre:Bu nefis mertebesi insanın çirkin ve şeytanın teşviklerine itirazsız ve mücadelesiz tabî olması halidir.Yani şeytana uşaklık etme makamıdır.
2-Nefs-i hayvani:Bu mertebede hayvani istekler ve yaşama ihtiyaçları ağır basmaktadır. Yani kişi yaşamasına gerekli olan şeyler ve hayvani lezzetler peşinde koşar. Yeme, içme şehvet, güç, şan-şöhret v.s gibi arzular birinci plandadır. Onun için önemli olan hazır günü kurtarmaktır.
3- Nesfs-i levvâme:Bu mertebede nefs kötülüğü işledikten sonra, yaptığı şeyin fenalığını hatırlayarak insanı rahatsız eden, kalben ve ruhen rahatsız olan,pişmanlık hali ve vicdan rahatsızlığıdır.Yani insanın kendine ait kötülük ve günahı görüp fenalığını bilen ve bunu sonuncunda iyiliğe ve hayra meyleden nefis mertebesidir.
4-Nefs-i mardiye : Bu mertebedeki nefs kusurlarını ve rabbi karşısındaki acizliğini bilir. Kendini dışlayıp rabbinin rızasını kazanmaya çalışır ve bunu da başarır. Kısacası Rabbinin rızası yolunda çalışıp, rabbi tarafından razı olunan nefs?dir.
5-Nefs-i mutmaine:Bu mertebede ki nefs ,iyiliği kötülükten ayırt ederek yaradılış gayesine uygun bir yaşam sürer.Sadece mağnevi lezzetler peşinde koşan ve vicdanına rahatlık veren işlerle uğraşır. İnsanı rabbine yaklaştıran bir mertebedir. Tüm kötü sıfatlardan temizlenmiş ve güzel ahlakla vasıflanmıştır. Sadece Allah? a yakın olduğu zaman tatmin olan bir makamdır.Dünya lezzetleri ve nimetleri onu için sadece fenaya namzet bir görüntüden ibarettir. Her şeyin yüzünde fani mührünü görür. Fani olan şeyde onun bekaya muhtaç olan kalbini tatmin etmeyeceği için, sadece bakiyi hakiki olan rabbine yönelir ve onun muhabbetiyle tatmin olur.Allah?ın emirleri altında şeheviyata muâraza ederek ıztıraptan ve günahın verdiği sıkıntılardan kurtulma halidir. Bir nevi riyazet makamı yani.
6-Nefs-i mülhime:Bu makamda ki nefs , tasaffi ve tekemmül etmiştir. Yani mükemmellik kazanmıştır. Artık rabbiyle arasında ki yakınlık ve iletişim daha kuvvetlidir. Rabbi lüzümlü gördüğü hallerde bu makam sahibine hakikatleri ilham eder.Bu ona bir ikramı ilahi nev?inden rabbinin husisi mukafatıdır.Bu ikramlar onun rabbine olan imanını ve muhabbetini dahada artırır. Rabbi ile arasında bir iletişim hattı vardır. Rabbi bildirir, o da bilir.
7-Nefs-i nâtıka: Bu mertebede ki nefs , zatında maddeden sıyrılmıştır. Sadece fiilinde maddeye tabidir. Bir nevi ruhaniyet kesbeder. Akli ve nakli meselelerin munasebetlerini hissedebilecek ve kavrayabilecek bir istiğdada ermiştir.Ruhanilerin hassalarına vakıf olmuştur. Onların yapabildikleri bazı şeyleri yapabilirler. Yani evliyaların keramet makamı gibi. Veya peygamberlerin mucize makamı gibi. Rabbini artık tüm isim ve sıfatları ile hissedebilir.

Zaten imanın 3 mertebesi vardır.
??1- İlmen yakın. Yani rabbinin sadece ilmen var olduğunu bilmek
??2-Aynel yakin. Onun isim ve sıfatlarından onun varlığını görmek ve bilmek.
??3 hakkel yakin. Onun varlığını ve birliğini tüm benliğinde tüm isin ve sıfatları ile hissetmek. (kısaca bir örnekle. Ateşin varlığını birinden duyarak bilmek ilmen yakin. Onun dumanını ve ışığını görmek aynel yakın. Ateşe elini değerek onun ısısını ve hararetini görüntüsüyle beraber hissetmek hakkel yakin oluyor.)
8-Nefs-i râdiye:Bu makam rabbinden razı ve hoşnut olma makamıdır. Yani rabbi onun için ne verirse her şeye razıdır. Hiçbir şeyden şikayet etmez. Her türlü sıkıntı ve çileyi hoşnutlukla ve şükürle karşılar.Tam bir teslimiyet makamıdır.Eyüp a.s mın hastalığına şükretmesi misali. Bu makamı nefi mardiye ile karıştırmamak gerektir. Nefs-i mardiye de rabbi kulundan razı. Nefs-i râdiyede ise kul rabbinden razı. Bunu iyi anlamak lazım. Rabbinden gelen her türlü şeyden razı olmak. Ne büyük bir makam .
İşte kardeşler , havasta yolculuk bu makamlarda gezinmekle olur.Nefsini islah etmediğin taktirde tüm havas kitaplarınıda yutsan sadece bilgi kalabalığı etmiş olursun.Üstad boşa dememiş kendi nefsini islah edemeyen başkasının nefsini islah edemez diye. Ben içkimide içerim bu ilmide öğrenirim dersen ancak nefsini azdırır ve kendini helak edersin. Havas mağnevi alemde ulviyatla haşr neşr olmak demektir. Meleklere dost olmak , şehitlerle ve ulvi ruhlarla kardeş olmak demektir. Dedim ya Allah dostlarına dost olmaktır. Dostun dostuna dost olmaktır.Zaten bu ulviler alemine dost olduktan sonra ne yapacaksın onlarca ve ya yüzlerce havas kitabını. Yazmayı çizmeyi o dostlar her şeyi hallederler. Bu da ancak nefis terbiyesiyle mümkündür.
Medyumluk ise cinlerle iletişim kurmaktır. Eğer medyum diye tesmiye edilen zat mağneviyatla alakalı değilse sadece sufli cinlerle irtibat kurar. Bu durumda kendi bıranşından harikalar elde edebilir. Ama önemli olan kulun rızasını kazanmak değil, Rabbinin rızasını kazanmaktır. . Eğer kişi nefsini terbiye etmişse , Müslüman cinlerle de iletişim kurar ve onlardan yardım alır. Müslüman cinler sadece rabbinin razı olduğu işlerde yardımcı olur. Genelde ibadetle meşkuldürler.
Medyumlar geçmişten haber almada , yitik bulmada, büyü ve sihirde çok başarılılardır.

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz.

Yorum Gönderme (0)
Daha yeni Daha eski