Okuma süresi:

Belirli Saatlerde Uyanmak İçin Tavsiye Edilen Ameller

Usul-u Kafi'de İmam Cafer Sadık (a.s), Peygamber efendimizden (s.a.a) şöyle rivayet etmektedir:

"Kim gece yarısı, belirli bir saatte uyanıp namaz kılmak isterse şu duayı okusun:

اَللّهُمَّ لا تُؤْمِنّي مَكْرَكَ وَ لا تُنْسِني ذِكْرَكَ وَ لا تَجْعَلْني مِنَ الْغافِلينَ اَقُومُ اِنْ شآءَ اللهُ ساعَةَ كَذا وَ كَذا

Allâhumme lâ tu'minnî mekrak ve lâ tunsinî zikrak ve lâ tec'-alnî minel ğafilîn, equmu inşâ'allâhu sâ'ate kezâ ve kezâ.

[Allah'ım, beni çarelerinden mahrum etme, zikrini bana unutturma ve beni gafillerden eyleme. Allah dilerse, falan saatte uyanırım.]

Kim bunu yaparsa, Allah da bir meleğini onu istediği saatte uyandırması için görevlendirir."

Felahu's-Sail'de, İmam Musa Kâzım'dan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "Gece namazı için uyanmak isteyen kimse şu duayı okusun:

اَللّهُمَّ لا تُؤْمِنّي مَكْرَكَ وَ لا تُنْسِني ذِكْرَكَ وَ لا تُوَلّي عَنّي وَجْهَكَ وَ لا تَهْتَكِّ عَنّي سِتْرَكَ وَ لا تَأخُذْني عَلَى تَمَرُّدي وَ لا تَجْعَلْني مِنَ الْغافِلينَ وَ ايْقِظْني مِنْ رَقَدَتي وَ سَهِّلْ لِىَ الْقِيامَ في هذِهِ اللَّيْلَةِ في اَحَبِّ الأوْقاتِ اِلَيْكَ وَ ارْزُقْني فيها الصَّلاةَ وَ الشُّكْرَ وَ الدُّعاءَ حَتّى اَسْئَلُكَ فَتُعْطيني وَ اَدْعُوكَ فَتَسْتَجيبُ لي وَ اَسْتَغْفِرُكَ فَتَغْفِرْ لي اِنَّكَ اَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحيمُ

Allâhumme lâ tu'minnî mekrak ve lâ tunsinî zikrak ve lâ tuvellî annî vechek ve lâ tehtekki annî sitrak ve lâ te'huznî alâ temerrudî ve lâ tec'alnî minel ğafilîn vey qiznî min raqadetî ve sehhil liyel qiyâme fi hâzihil leyle fî ehebbil evqâti ileyk verzuqnî fîhes salâte veşşukre vedduâ'e hattâ es'eluke fetu'tînî ve ed'ûke fetestecîbu lî ve esteğfiruke feteğfir lî, inneke entel ğafûrur rahîm."

[Allah'ım, beni çarelerinden mahrum etme, zikrini bana unutturma, yüzünü benden çevirme, seninle aramda olan (hayâ) perdesini yırtma, isyanımla beni cezalandırma, beni gafillerden eyleme, uykumdan uyandır; bu gecede, senin hoşlandığın en güzel zamanda ayağa kalkabilmeyi bana kolay kıl; bu gecede beni namazla, şükürle ve duayla rızıklandır. Ta ki senden isteyeyim, sen de bana veresin; seni çağırayım, sen de bana icabet edesin; senden bağışlanma dileyeyim, sen de beni bağışlayasın. Şüphe yok ki, sen çok bağışlayansın, rahimsin.]

Felahu's-Sail'de, İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "İstediği saatte uyanmak isteyen kimse uyumadan önce şu ayeti okusun:

)قُلْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَى إِلَيَّ أَنَّمَا إِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَداً(

"De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım, bana vahyedildi ki, mabudunuz ancak ve ancak bir mabuttur. Artık Rabbiyle buluşmayı uman kimse iyi işlerde bulunsun ve Rabbinin kulluğunda hiçbir kimseyi eş tutmasın."[1]

Kim bu ayeti okursa, onun nuru Mescid-i Haram'a kadar parlar ve melekler bu nurun arasında onun için Allah'tan bağışlanma diler."

Ve yine rivayet edilir ki; "Kim belirli bir saatte uyanmak ister de uyumadan önce şu ayeti okursa, Allah'ın izniyle muradına erer:

)وَإِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْناً وَاتَّخِذُواْ مِن مَّقَامِ إِبْرَاهِيمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ(

"Biz Kâbe'yi insanlara sevap kazanılacak bir toplantı ve güven yeri yaptık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e: Evimi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için temizleyin, diye kuvvetli bir emir vermiştik."[2]

Havassu'l-Âyât'ta rivayet edilmiştir ki; "Kim gecenin belirli bir saatinde uyanmak istiyorsa, uyumadan önce şu ayetleri okusun:

)إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلاً (107) خَالِدِينَ فِيهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلاً (108) قُل لَّوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَاداً لِّكَلِمَاتِ رَبِّي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَاتُ رَبِّي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَداً (109) قُلْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَى إِلَيَّ أَنَّمَا إِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَداً(

"İnanıp iyi işler yapanlara gelince, onların konağı da Firdevs cennetleridir. Orada ebedi olarak kalırlar ve oradan ayrılmak da istemezler. De ki: Deniz mürekkep olsa tükenir, yazılmaz Rabbimin sözleri tükenmeden, hatta o deniz kadar bir deniz daha eklense gene tükenir, yazılamaz. "De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım, bana vahyedildi ki, mabudunuz ancak ve ancak bir mabuttur. Artık Rabbiyle buluşmayı uman kimse iyi işlerde bulunsun ve Rabbinin kulluğunda hiçbir kimseyi eş tutmasın."[3]

Sonra da şu duayı okusun:

اَللّهُمَّ ايْقِظْني في وَقْتِ كَذا فَاِنَّ رُوحي بِيَدِكَ فَاسْتَغْفِرُكَ فَاغْفِرْ لي اِنَّكَ اَنْتَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَديرٌ فَعّالٌ لِما يُريدُ لا اِلهَ اِلاّ اَنْتَ سُبْحانَكَ اِنّي كُنْتُ مِنَ الظّالِمينَ

Allâhumme'yqiznî fî vaqti kezâ fe inne rûhî biyedike festeğ-firuke feğfir lî, inneke ente alâ kulli şey'in qadîrun fe'âlun limâ yurîd, lâ ilâhe illâ ent, subhâneke innî kuntu minezzâlimîn."

[Allah'ım, falan saatte beni uyandır, şüphe yok ki ruhum senin elindedir. O halde senden bağışlanma diliyorum, sen de beni bağışla. Şüp-hesiz sen, her şeye kadirsin, dilediğini yaparsın. Yoktur senden başka ilah, tenzih ederim seni. Doğrusu ben, zalimlerden oldum.]

Ve yine rivayet edilmiştir ki; "Kim uyumadan önce Kehf Suresi'-nin son ayetini okursa, hiçbir şeyden korkmaz."

Ebu Said Hudrî, Peygamber efendimizden (s.a.a) şöyle rivayet etmiştir. "Kim Kehf Suresi'nin son ayetini okursa, Deccal ortaya çıktığında ondan güvende olur."

Yine Havassu'l-Âyât'ta rivayet edilmiştir ki; "Kim şu ayetleri sürekli okursa, kalbi kin ve düşmanlıktan temizlenir, imanı sabitleşir, dünya ve ahiret utancından güvende olur:

)إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ لآيَاتٍ لِّأُوْلِي الألْبَابِ (190) الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَاماً وَقُعُوداً وَعَلَىَ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ (191) رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ (192) رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِياً يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ (193) رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ(

"Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette akıl sahipleri için ibretler vardır. Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. 'Rabbimiz, derler; bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru! Rabbimiz, gerçekten de sen kimi ateşe atarsan şüphe yok ki onu hor hakir bir hale sokarsın ve zalimlere hiçbir yardımcı yoktur. Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı iyilerle beraber al! Rabbimiz, bize, elçilerine vaat ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil, perişan etme. Zira sen verdiğin sözden dönmezsin!"[4]

Eğer bu ayetleri ağaçtan yapılmış bir tabağa yazar, zemzem suyuyla yıkar ve onunla geceleyin kalkamayan birine su içirirseniz, o kimse istediği saatte uyanabilir."


[1]-Kehf, 110.

[2]-Bakara, 125.

[3]-Kehf, 107-110.

[4]-Âl-i İmran, 190-194.

En Doğrusunu Yüce ALLAH bilir.




Yorumlar