Okuma süresi:

Nuh Aleyhisselamın Duası

“Rabbi inniy eûzü bike en eseleke ma leyseliy bihi ilmün ve illâ tağfirliy ve terhamniy ekün minel hasıriyn.”

“Rabbim sana sığınırım neticesi hakkında kesin bilgim olmayan bir konuda ısrarla senden bir şey istemekten. Böyle bir hatam dolayısıyla beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen hüsrana uğramışlardan olurum.”

Nuh aleyhisselâm kavmini uyarmış, ama kendisini dinlememişlerdi. O da aldığı emri ilâhî üzerine bir gemi yaptı ve hayvanlardan birer çift ile yakınlarını gemiye davet etti. Ne çare ki oğlu ona inanmamış ve gemiye de binmemişti.

Tufan başladıktan sonra, seller üzerinde gemi yüzerken, dalgaların arasında boğulmak üzere olan oğlunu gördü ve onun kurtulması için ısrarla rabbine duâ etti. Ama ne çare ki duasına icabet gelmiyordu.

-(sulbünden olabilir ama) O senin ailenden değildir! Yaptıkları sâlih olmayan işlerdir. Gerçeğini bilemediğin şey için bana ısrarla dua etme. Câhillerden olmaman için seni uyarıyorum." (11-46)

İşte bu uyarıdan sonra Nuh aleyhisselâm, yukarıda metnini verdiğimiz özrü, bağışlanmayı ihtiva eden duâyı yaptı.

Bize, burada büyük ders vardır! Bir çok akrabamız veya daha yakınımız, ailemizden kişiler vardır ki, gerçeği örtmekte, inkârda, tanrı kabulünde inad edip dururlar. Oysa onlarla her ne kadar kan bağımız varsa da, ölümötesi yaşam içinde hiç bir yakınlığımız mevcût değildir. Bu sebepten de onlar hakkında ısrar etmemiz, ya da onları zorlamamız abestir. Bize düşen sadece onların hidâyet bulması için rabbimize dua edip, gerisini O’na bırakmaktır.

Yorumlar