NESAİ > NAMAZ VAKİTLERİ

 

islam

help 2.26.6 006 previous next

HADİS KİTAPLARI > NESAİ > 006
6- NAMAZ VAKİTLERİ

1- CİBRİL NAMAZ VAKİTLERİNDE NAMAZ KILDIRMIŞTIR

2- ÖĞLE NAMAZININ VAKTİ

3- YOLCULUKTA ÖĞLE NAMAZININ ERKEN KILINMASI

4- SOĞUK (KIŞ) GÜNLERİNDE ÖĞLE NAMAZINI ERKEN KILMAK

5- ŞİDDETLİ SICAKLARDA ÖĞLE NAMAZINI GECİKTİRMEK

6- ÖĞLE NAMAZININ SON VAKTİ

7- İKİNDİ NAMAZINI İLK VAKTİNDE KILMAK

8- İKİNDİ NAMAZINI ACELE KILMAK

9- İKİNDİ NAMAZINI GECİKTİRMEK

10- İKİNDİ NAMAZININ SON VAKTİ

11- SABAH VE İKİNDİ NAMAZLARINA YETİŞME ZAMANI

12- AKŞAM NAMAZININ İLK VAKTİ

13- AKŞAM NAMAZINI ERKEN KILMAK

14- AKŞAM NAMAZINI GECİKTİRMEK

15- AKŞAM NAMAZININ SON VAKTİ

16- AKŞAM NAMAZINDAN SONRA UYUMAK HOŞ DEĞİLDİR

17- YATSI NAMAZININ İLK VAKTİ

18- YATSI NAMAZININ ERKEN KILINMASI

19- YATSI NAMAZI ÜÇ GÜNLÜK AY BATINCA KILINIR

20- YATSI NAMAZINI GECİKTİRMENİN MÜSTEHABLIĞI

21- YATSI NAMAZININ SON VAKTİ

22- YATSI NAMAZINA “ATEME” DE DENİLİR

23- YATSI NAMAZINA “YATSI” DEMEK DAHA UYGUNDUR

24- SABAH NAMAZININ İLK VAKTİ

25- YOLCULUK DIŞINDA SABAH NAMAZININ ERKEN KILINMASI

26- YOLCULUKTA DA SABAH NAMAZI ERKEN KILINABİLİR

27- SABAH NAMAZININ ORTALIK AĞARINCA KILINMASI

28- SABAH VE İKİNDİ NAMAZLARINA YETİŞMEK NASIL OLUR?

29- SABAH NAMAZININ SON VAKTİ

30- NAMAZIN BİR REKATINA YETİŞEN O NAMAZA YETİŞMİŞ OLUR

31- NAMAZ KILINMASI YASAK OLAN VAKİTLER

32- SABAH NAMAZINDAN SONRA NAMAZ KILINMAZ MI?

33- GÜNEŞ DOĞDUĞU VE BATTIĞI ANDA NAMAZ KILINMAZ

34- GÜNEŞ TAM TEPE NOKTASINDA İKEN NAMAZ KILINMAZ

35- İKİNDİDEN SONRA NAFİLE NAMAZ KILINMAZ MI?

36- İKİNDİ NAMAZINDAN SONRA NAFİLE NAMAZ KILINIR

37- GÜNEŞ BATMADAN ÖNCE NAMAZ KILINABİLİR

38- AKŞAMIN FARZINDAN ÖNCE NAMAZ KILINIR MI?

39- FECİRDEN SONRA NAMAZ KILINABİLİR Mİ?

40- SABAHIN FARZINDAN ÖNCE NAMAZ KILINIR MI?

41- MEKKE’DE HER AN NAMAZ KILINABİLİR

42- YOLCU KİMSE ÖĞLE İLE İKİNDİYİ BİR ARADA KILABİLİR

43- ACİL DURUMLARDA İKİ NAMAZ BİRLEŞTİRİLEBİLİR

44- YOLCULUK DIŞINDA DA NAMAZLAR CEM’ EDİLEBİLİR

45- YOLCU KİMSE NAMAZLARI NASIL CEM’ EDER

46- BAZI ÖNEMLİ OLAYLARDA DA NAMAZ CEM EDİLEBİLİR

47- YOLCULUK DIŞINDA DA NAMAZLAR BİRLEŞTİRİLEBİLİR

48- ARAFAT’TA ÖĞLE İLE İKİNDİYİ BİR ARADA KILMAK

49- MÜZDELİFE’DE AKŞAM İLE YATSI BİR ARADA KILINIR

50- RASÛLULLAH (S.A.V) ARAFATTAN DÖNÜŞTE NE YAPMIŞTI?

51- NAMAZI VAKTİNDE KILMANIN DEĞER VE KIYMETİ

52- NAMAZI UNUTAN NE YAPMALI?

53- UYUYAN VE NAMAZINI GEÇİREN NE YAPMALI?

54- NAMAZI UYKU VE UNUTMAKLA GEÇİREN NE YAPAR?

55- NAMAZINI GEÇİREN NE YAPMALI?



6- NAMAZ VAKİTLERİ

1- CİBRİL NAMAZ VAKİTLERİNDE NAMAZ KILDIRMIŞTIR

490- İbn Şihab (r.a)’tan rivâyete göre, Ömer b. Abdulaziz; ikindi namazını biraz geciktirdi. Bunun üzerine Urve: Cibril (a.s), Rasûlullah (s.a.v)’e imam oldu namaz kıldırdı deyince, Ömer dedi ki: “Ey Urve, ne dediğini iyi bil.” Bunun üzerine Urve şöyle dedi: Beşir b. Ebî Mes’ud’tan işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v)’den duydum şöyle diyordu: “Cibril indi bana imam oldu. Parmaklarıyla beş vakti sayarak sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım.” (Müslim, Mesacid: 31; Buhârî, Bed-ül Halk: 6)

2- ÖĞLE NAMAZININ VAKTİ

491- Seyyar b. Selame (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Babamdan işittim; Ebû Berze’ye, Rasûlullah (s.a.v)’in namaz kıldığı vakitleri sorduğunu işittim dedi. “Ebû Berze’nin işittiklerini sen de işittin mi?” dedim. Seyyar: Şimdi senin söylediklerini işittiğim gibi işittim. Babam Ebû Berze’ye Rasûlullah (s.a.v)’in namaz kıldığı vakitleri sordu. O da Rasûlullah (s.a.v) yatsı namazını bazen gece yarısına kadar geciktirirdi. Yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı sevmezdi, diye cevap verdi. Şu’be diyor ki: Daha sonra Seyyar ile karşılaştım, Ebû Berze’den başka neler duyduğunu sordum. Şöyle dedi: Öğle namazını güneş tam tepe noktasından batıya kayınca kılardı. İkindiyi kıldıktan sonra bir adam güneş canlılığını kaybetmeden Medine’nin en uzak yerine ulaşabilirdi. Akşam namazının vakti hakkında ne söylediğini hatırlamıyorum, dedi. Sonradan yine onunla karşılaştım namaz vakitleri konusunu sorduğumda şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v), sabah namazını kılardı. Namazdan dönen kimse arkadaşının yanına vardığında onun yüzünü görüp tanıyabilecek kadar ortalık ağarmış olurdu. Sabah namazında altmış ile yüz ayet kadar okurdu. (Ebû Davud, Salat: 3; Müsned: 18956)

492- Enes (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), güneş zevalden batıya kayınca çıkar ve cemaate öğle namazını kıldırırdı. (Dârimi, Salat: 13; Tirmizî, Salat: 118)

493- Habbab (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e öğle namazını kılarken kumların sıcaklığından şikayet ettik. Bu şikayetimize çözüm olacak erken kılma işini kabul etmedi. Ebû İshak’a öğle namazının erken kılınmasından mı? denildi. O da: “Evet” dedi. (Müslim, Mesacid: 33; İbn Mâce, Mesacid: 14)

3- YOLCULUKTA ÖĞLE NAMAZININ ERKEN KILINMASI

494- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), bir yerde konakladığında öğle namazını kılmadan hareket etmezdi.” Bir adam: Gündüzün yarısında olsa da mı? deyince, Enes: “Evet gündüzün yarısında da olsa dedi.” (Ebû Davud, Salat: 272; Müsned: 11860)

4- SOĞUK (KIŞ) GÜNLERİNDE ÖĞLE NAMAZINI ERKEN KILMAK

495- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), sıcak günlerde namazı geciktirir soğuk günlerde ise erken kılardı.” (Buhârî, Cuma: 15)

5- ŞİDDETLİ SICAKLARDA ÖĞLE NAMAZINI GECİKTİRMEK

496- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sıcak şiddetlendiği zamanlarda öğle namazını biraz geç kılınız çünkü sıcağın şiddeti Cehennem ateşindendir.” (Tirmizî, Salat: 118; Ebû Davud, Salat: 4)

497- Sabit b. Kays (r.a), Ebû Musa’dan merfu olarak rivâyet ederek şöyle diyor: “Öğle namazını serin vakitlere geciktirin, o sıcaklar Cehennemin ateşindendir.” (Tirmizî, Salat: 118; Ebû Davud, Salat: 4)

6- ÖĞLE NAMAZININ SON VAKTİ

498- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Bu Cibril’dir, dininizi öğretmek için gelmiştir. Sabah namazını tan yeri ağarırken kıldı. Öğle namazını güneş batıya kayınca kıldı. İkindiyi bir şeyin gölgesi kendi kadar olunca kıldı. Akşamı güneş batınca kıldı ki o vakit oruçlunun orucunu açacağı vakittir. Sonra yatsı namazını; güneşin batmasından sonra ortaya çıkan kızıllığın kaybolduğu anda kıldı. Sonra ertesi gün tekrar geldi ve sabah namazını ortalık biraz ağarınca kıldı sonra öğle namazını her şeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldırdı. Sonra ikindi namazını her şeyin gölgesi iki katı olunca kıldırdı. Sonra akşam namazını yine aynı vakti olan güneş batınca kıldı ki bu vakit oruçlunun orucunu açacağı vakittir. Sonra yatsıyı vakit biraz ilerleyince kıldı ve sonra şöyle dedi: Namazlar dünkü kıldığın vakitlerile bu günkü kıldığın vakitler arasındadır. Yani namazların kılınacağı ilk ve son vakitler bunlardır.” (Tirmizî, Salat: 115; Müslim, Mesacid: 20)

499- Abdullah b. Mes’ud (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), yaz günlerinde öğle namazını gölge üç beş ayak uzayınca; kış aylarında ise beş yedi ayak uzayınca kılardı.” (Ebû Davud, Salat: 4)

7- İKİNDİ NAMAZINI İLK VAKTİNDE KILMAK

500- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e namaz vakitlerinden sormuştu da O da şöyle buyurmuştu: “Benimle birlikte kıl. (ve öğren) “Öğle namazını güneş batıya kayınca kılmıştı. İkindiyi her şeyin gölgesi iki katına ulaşınca kılmıştı. Güneş batınca da akşam namazını kılmıştı. Yatsı namazını da kızıllık kaybolunca kılmıştı. Ravi şöyle dedi: Sonra öğle namazını insanın gölgesi bir misli olunca, ikindi namazını insanın gölgesi iki misli olunca, akşam namazını güneş kaybolur kaybolmaz kıldı. Abdullah b. Haris diyor ki: Sonra yatsı namazı hakkında şöyle dedi: “Zannedersem gecenin üçte biri geçinceye kadar.” (Ebû Davud, Salat: 5; Tirmizî, Salat: 120)

8- İKİNDİ NAMAZINI ACELE KILMAK

501- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), ikindi namazını güneş yüksekte iken, odamda henüz gölge uzamamış iken kıldı. (Tirmizî, Salat: 120; İbn Mâce, Salat: 5)

502- Enes (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) ikindi namazını kıldıktan sonra güneş henüz yüksekte iken bir kimse Kuba’ya gidip gelebilirdi.

Bir başka rivâyette: “Onlar namaz kılarken Kuba’ya gidip gelirdi.” Başka bir rivâyette de: “Güneş yüksekte iken” diye geçmektedir. (Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5)

503- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) güneş yüksekte ve parlak iken ikindi namazını kılar yine güneş yüksekte iken bir kişi uzak mıntıkalara gidip gelebilirdi. (Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5)

504- Yine Enes (r.a)’ten rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) güneş bembeyaz ve yüksekte iken, Rasûlullah (s.a.v) bize ikindi namazını kıldırırdı. (Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5)

505- Sehl b. Huneyf (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümâme b. Sehl’den işittim şöyle diyordu: Ömer b. Abdulaziz ile birlikte öğle namazını kıldıktan sonra çıkıp Enes b. Malik’in yanına gitmiştik. Onu, ikindi namazını kılarken gördük: Ona: “Amca, bu kıldığın namaz hangi namazdır?” dedim. O da: “İkindi namazıdır. Bu, Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte kıldığımız ikindi namazı vaktidir” diye cevap verdi. (Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5)

506- Ebû Seleme (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Abdulaziz zamanında öğle namazını kıldık sonra Enes b. Malik’in yanına vardık, namaz kılıyordu. Namazını bitirince bize: “Namazı kıldınız mı?” dedi. Biz de öğle namazını kıldık dedik. Bu sefer O: Ben de ikindi namazını kıldım dedi. Kendisine erken kılmışsın denilince; Ashabın kıldığı gibi kılıyorum, dedi. (Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5)

9- İKİNDİ NAMAZINI GECİKTİRMEK

507- Âla (r.a)’den rivâyete göre, kendisi Enes b. Malik’i, Basra’daki evinde ziyaret etmişti. Enes, Öğle namazından gelmişti, evi mescidin bitişiğinde idi. Yanına biz girince, “ikindiyi kıldınız mı?” dedi. Biz de: “Hayır, daha yeni öğle namazından çıkmıştık” dedik. “İkindiyi kılın” dedi. Biz de hemen kalkıp ikindi namazını kıldık. Biz namazı bitirince şöyle dedi: “Oturup oturup, güneş şeytanın iki boynuzu arasına ininceye kadar ikindi namazını kılmayıp geciktirip dört rekat namaz kılar, onu da çarçabuk kılıp Allah’ı pek az anar ve pek az okuyan kimsenin namazı münafığın namazıdır” dedi ve: “Rasûlullah (s.a.v)’den böyle derken işittim” dedi. (Ebû Davud, Salat: 5; Tirmizî, Salat: 20)

508- Sâlim, babasından aktararak der ki: Rasûlullah (s.a.v); “İkindi namazını geçiren kimse sanki ailesi ve malı kaybolmuş kimse gibidir” buyurdular. (Ebû Davud, Salat: 5; Buhârî, Mevakît: 17)

509- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İkindi namazını geçiren kimse sanki ailesi ve malı kaybolmuş kimse gibidir.” (Ebû Davud, Salat: 5; Buhârî, Mevakît: 17)

10- İKİNDİ NAMAZININ SON VAKTİ

510- Câbir b. Abdullah (r.a)’tan aktarıldığına göre, şöyle demiştir: Namaz vakitlerini öğretmek için Cibril Rasûlullah (s.a.v)’e geldi ve İmam oldu. Rasûlullah (s.a.v), O’nun arkasında insanlarda Rasûlullah (s.a.v)’in arkasında durdular. Güneş tepeden batıya doğru kayınca öğle namazını kıldılar. her şeyin gölgesi bir misli olunca yine Cibril Rasûlullah (s.a.v)’e geldi. Önce yaptığı gibi Cibril öne geçti. Rasûlullah (s.a.v) arkasında, cemaatte Rasûlullah (s.a.v)’in arkasında; ikindi namazını kıldırdı. Sonra güneş batınca tekrar geldi. Cibril öne geçti, Rasûlullah (s.a.v) O’nun arkasında cemaat de Rasûlullah (s.a.v)’in arkasında akşam namazını kıldılar. Sonra ufuktaki kızıllık kaybolunca Cibril önde Rasûlullah (s.a.v) O’nun ardında, cemaat de Rasûlullah (s.a.v)’in ardında yatsı namazını kıldılar. Sonra şafak sökünce geldi. Cibril ilerledi. Rasûlullah (s.a.v) O’nun ardında insanlar da Rasûlullah (s.a.v)’in ardında sabah namazını kıldılar.

İkinci gün insanın gölgesi bir misli olunca geldi, bir önceki günkü yaptığı gibi yaparak öğle namazını kıldı. Sonra insanın gölgesi iki misli olunca geldi, bir önceki günkü yaptığı gibi yaptı ve ikindi namazını kıldırdı. Sonra güneş batınca geldi, bir önceki günkü yaptığını yaparak akşam namazını kıldırdı. Akşamı kılınca uyuduk sonra uyandık tekrar uyuduk tekrar uyanınca Cibril geldi, dünkü yaptığı gibi yaparak yatsıyı kıldırdı. Sonra tekrar geldi, tan yerinin ağarması yayılınca sabah olunca, yıldızlar henüz görünmekte iken bir önceki günkü yaptığını tekrar yaparak sabah namazını kıldırdı. Sonra şöyle dedi: “Dünkü kıldırdığım vakitler ile bugünkü kıldırdığım vakitler arası o namazların ilk ve son vakitleridir.” (Buhârî, Bed-il Halk: 7; Tirmizî, Namaz: 113)

11- SABAH VE İKİNDİ NAMAZLARINA YETİŞME ZAMANI

511- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Her kim güneş batmadan ikindi namazının iki rekatına yetişirse veya güneş doğmadan sabah namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş olur.” (Ebû Davud, Salat: 5; Dârimi, Salat: 22)

512- Yine Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Güneş batmadan önce ikindi namazının bir rekatına yetişen kimse ve güneş doğmadan sabah namazının bir rekatına yetişen namaza yetişmiş sayılır.” (Ebû Davud, Salat: 5; Dârimi, Salat: 22)

513- Yine Ebû Hüreyre (r.a)’den aktarıldığına göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Güneş batmadan ikindi namazının bir rekatına yetişebilen kimse ile, güneş doğmadan sabah namazının bir rekatına yetişebilen kimse namazını tamamlasın çünkü o namaza yetişmiş olur.” (Ebû Davud, Salat: 5; Dârimi, Salat: 22)

514- Yine Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her kim güneş doğmadan sabah namazının bir rekatına yetişirse sabah namazına yetişmiş sayılır. Kim de güneş batmazdan önce ikindi namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş sayılır.” (Ebû Davud, Salat: 5; Dârimi, Salat: 22)

515- Nasr b. Abdurrahman’ın dedesi Muaz (r.a)’den aktarıldığına göre, Muaz ile beraber Kâbe’yi tavaf ettiğimizde namaz kılmadı da, kendisine; namaz kılmıyor musun? Deyince şöyle dedi: “Rasûlullah (s.a.v): ikindiden sonra güneş batıncaya kadar, sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur” (kılınmaz) buyurdular. (Müsned: 17244)

12- AKŞAM NAMAZININ İLK VAKTİ

516- Süleyman b. Büreyde, babasından aktarıyor ve şöyle diyor: Bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e geldi ve namaz vaktinden sordu. Rasûlullah (s.a.v): “Bizimle beraber iki gün kal” buyurdu. Rasûlullah (s.a.v), fecr vakti Bilal’e kamet getirmesini emretti ve sabah namazını kıldı. Sonra güneş tepeden batıya doğru kayınca kamet etmesini emretti ve öğle namazını kıldı. Sonra güneş bembeyaz iken kamet etmesini emredip ikindi namazını kıldı. Sonra güneş batınca kamet ettirdi ve akşam namazını kıldı. Ufuktaki kızıllık kaybolunca kamet ettirdi ve yatsı namazını kıldı.

Ertesi gün, ortalık ağarmaya başlayınca sabah namazını, hava serinleyince öğle namazını, sonra iyice serinleyince ve güneş bembeyaz iken geciktirerek ikindi namazını, sonra ufuktaki kırmızılık kaybolmadan önce akşam namazını kıldı. Daha sonra gecenin üçte biri geçince Bilal’e kamet getirmesini emretti ve yatsı namazını kıldı. Sonra Rasûlullah (s.a.v): “Namaz vakitlerini soran kimse nerededir” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Namaz vakitleriniz bu gördüğünüz iki vaktin arasındadır” buyurdu. (Müslim, Mesacid: 31; İbn Mâce, Salat: 1)

13- AKŞAM NAMAZINI ERKEN KILMAK

517- Peygamber (s.a.v)’in ashabından Eslem kabilesinden bir kişi anlatıyor: Ashab, Peygamber (s.a.v) ile birlikte akşam namazını kılarlar sonra Medine’nin en uzak yerlerine kadar giderler ve o esnada oklarla vurulabilecek hedef yerlerini görürlerdi. (İbn Mâce, Salat: 7; Ebû Davud, Salat: 6)

14- AKŞAM NAMAZINI GECİKTİRMEK

518- Ebû Basra el Gıfarî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Muhammes denilen yerde ikindi namazını kıldırıp şöyle buyurdu: “Bu namaz sizden öncekilere de emredilmişti de bu emre uymayıp bundan kazanılacak sevabı kaybetmiş oldular. Kim ikindi namazını kaçırmayıp vaktinde kılarsa ona iki kat sevap verilir. Bu namazdan sonra şahit ortaya çıkıncaya kadar namaz kılınmaz şahit, yıldızdır.” (Ebû Davud, Salat: 5; Dârimi, Salat: 16)

15- AKŞAM NAMAZININ SON VAKTİ

519- Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Şu’be; Bu hadisi bazen merfu olarak bazen da merfu olmaksızın rivâyet ederek şöyle derdi: Öğle namazının vakti, ikindi namazı vakti girinceye kadardır. İkindi namazının vakti güneş sararıncaya kadardır. Akşam namazının vakti, ufukta kızıllık geniş yerler kaplayıncaya kadardır. Yatsı namazının vakti ise gece yarısı olmayıncaya kadardır. Sabah namazının vakti ise güneş doğmayıncaya kadardır. (Ebû Davud, Salat: 3; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 9)

520- Ebû Musa (r.a) babasından aktarıp şöyle dedi: Bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e geldi ve namaz vakitlerinden sordu. Rasûlullah (s.a.v) ona cevap vermedi. Şafak sökünce Bilal’e kamet getirmesini emretti. Sonra güneş tepeden batı tarafa kayınca öğle namazı için kamet etmesini emretti. Birisi gündüz yarılandı diyordu. Rasûlullah (s.a.v) ise bunu en iyi şekilde biliyordu. Sonra güneş henüz yüksekte iken ikindi namazı için kamet etmesini emretti. Sonra güneş batınca akşam namazı için kamet etmesini emretti. Sonra ufuktaki kızıllık kaybolunca yatsı namazı için kamet etmesini emretti.

Ertesi gün sabah namazını geciktirdi. Birisi güneş doğmak üzeredir diyordu. Sonra öğle namazını, önceki günün ikindi namazı vaktine kadar geciktirip kıldı. Sonra ikindiyi geciktirip kıldırdı. Birileri güneş sararmış diyordu. Sonra ufuktaki kızıllık kayboluncaya kadar akşam namazını geciktirdi. Sonra gecenin üçte biri geçinceye kadar yatsı namazını geciktirerek kıldı ve: “Namaz vakitleri bu iki vaktin arasıdır” buyurdu. (Ebû Davud, Salat: 2; Müslim, Mesacid: 31)

521- Beşir b. Selam (r.a) babasından aktararak şöyle diyor: Ben ve Muhammed b. Ali, Câbir b. Abdullah’ın yanına gittik ve Rasûlullah (s.a.v)’in namazlarından bahsetmesini istedik ki Yusuf b. Haccac’ın zamanındaydı. Dedi ki: Güneş tepeden batıya doğru kayınca Rasûlullah (s.a.v), odasından çıktı öğle namazını kıldı. Fey = yani eşyanın dibine düşen gölgesi takunya kayışının genişliği kadardı. Sonra bir insan gölgesi kadar gölgeler uzayınca ikindi namazını kıldı. Güneş batınca akşam namazını kıldı. Sonra ufuktaki kızıllık kaybolunca yatsı namazını kıldı sonra gün doğmaya yaklaşınca da sabah namazını kıldı.

Ertesi gün öğle namazını; gölgeler adam boyu olunca kıldı. İkindi namazını gölgeler iki adam boyu olunca kıldı. (Yani bir binitli akşama hızlı bir yürüyüşle Zulhuleyfe’ye varabilirdi.) sonra güneş batınca akşamı kıldı sonra yatsı namazını gecenin üçte biri geçince veya yarısı (Şüphe eden Zeyd’tir.) geçince kıldı. Ortaklık iyice ağarınca da sabah namazını kıldı. (Müslim, Mesacid: 31; Tirmizî, Salat: 115)

16- AKŞAM NAMAZINDAN SONRA UYUMAK HOŞ DEĞİLDİR

522- Seyyar b. Sellame (r.a) anlatıyor ve diyor ki: Ebû Berze’nin yanına girdim babam, Ebû Berze’ye Rasûlullah (s.a.v)’in nasıl namaz kıldığını sordu. O da dedi ki: “Rasûlullah (s.a.v) ilk namaz dediğimiz öğle namazını güneş tepeden batıya kaydığı vakit kılardı. İkindi namazını kıldıktan sonra, güneş batmadan binitle Medine’nin en uzak yerine gidip dönebilirdik. Akşam namazı hakkında ne söylediğini unuttum. Ateme adı verilen yatsı namazını geç kılmayı severdi. Yatsı namazından önce uyumayı ve yatsıdan sonra da konuşmayı sevmezdi. Sabah namazını kıldıktan sonra kişi arkadaşının yüzünü görüp tanıyabilecek kadar ortalık ağarmış olurdu. Sabah namazında ise altmış ile yüz ayet arası okurdu.” (Tirmizî, Salat: 122; İbn Mâce, Salat: 12)

17- YATSI NAMAZININ İLK VAKTİ

523- Câbir b. Abdullah (r.a) şöyle diyor: Cibril, güneş tepeden batıya kaydığı anda Rasûlullah (s.a.v)’e geldi ve: “Ey Muhammed kalk ve öğle namazını kıl” dedi. Bir süre sonra gölgeler bir adam boyu olunca ikindi namazı için geldi ve: “Ey Muhammed kalk ve ikindi namazını kıl” dedi. Biraz geçip gün batınca tekrar gelip: “Kalk akşamı kıl” deyince Rasûlullah (s.a.v) kalktı, güneş batarken namazını kıldı. Sonra biraz vakit geçip ufuktaki kızıllık kaybolunca tekrar geldi ve: “Kalk yatsıyı kıl” dedi. Rasûlullah (s.a.v) hemen kalktı ve yatsıyı kıldı. Sonra tan yeri ağarınca geldi, sabah namazı için tekrar geldi ve: “Ey Muhammed kalk ve sabah namazını kıl” dedi. Rasûlullah (s.a.v), kalktı ve sabah namazını kıldı. Ertesi gün gölge bir adam boyu olunca geldi ve: “Kalk ey Muhammed! Namazı kıl” dedi. Rasûlullah (s.a.v), öğleyi kıldı. Sonra gölge iki adam boyu olunca geldi: “Ey Muhammed! Kalk namaz kıl” dedi. Peygamber (s.a.v), kalkıp ikindi namazını kıldı. Sonra akşam için aynı vakitte güneş batarken geldi ve: “Kalk namazı kıl” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de akşam namazını kıldı. Sonra yatsı namazı için gecenin üçte biri geçince geldi ve: “Kalk namazı kıl” dedi. Peygamber (s.a.v)’de kalkıp yatsı namazını kıldı. Sonra sabah namazı için ortalık iyice ağarınca geldi: “Kalk namazı kıl” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de sabah namazını kılınca; Cibril: “Şu kıldığın iki namaz arasındaki vaktin tamamı namaz vaktidir” dedi. (Tirmizî, Salat: 123; Buhârî, Bed-il Vahy: 6)

18- YATSI NAMAZININ ERKEN KILINMASI

524- Muhammed b. Amr b. Hasan (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Haccac zamanında Câbir b. Abdullah (r.a)’a namaz vakitlerini sorduğumuzda şöyle anlatmıştı: Rasûlullah (s.a.v), öğle namazını güneşin batıya kaymasından sonra, ikindiyi güneş henüz parlak iken, akşamı gün batınca, yatsıyı bazen cemaatin toplandığını görünce ilk vaktinde, yani erkenden. Bazen de cemaatin geç gelmesi karşısında geciktirerek geç olarak kılardı.” (Buhârî, Mevakît: 23; Dârimi, Salat: 3)

19- YATSI NAMAZI ÜÇ GÜNLÜK AY BATINCA KILINIR

525- Numan b. Beşir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İnsanlar arasında son kılınan namaz olan yatsının ne zaman kılınacağını en iyi bilen benim. Rasûlullah (s.a.v), üç günlük ay battığı anda yatsı namazını kılardı. (Ebû Davud, Salat: 7; Tirmizî, Salat: 123)

526- Numan b. Beşir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah’a yemin olsun ki bir günde kılınan son namaz olan yatsı namazının vaktini en iyi bilen benim. Rasûlullah (s.a.v) yatsı namazını üç günlük ay battığı anda kılardı.” (Ebû Davud, Salat: 7; Tirmizî, Salat: 123)

20- YATSI NAMAZINI GECİKTİRMENİN MÜSTEHABLIĞI

527- Seyyar b. Seleme (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben ve Babam, Ebû Berze el Eslemî’nin yanına girmiştik. Babam ona demişti ki: “Rasûlullah (s.a.v)’in kıldığı farz namazları bize anlatır mısın?” Ebû Berze şöyle anlattı: “İlk namaz dediğiniz öğle namazı güneş tepeden batıya dönünce kılardı. İkindi namazını kıldıktan sonra güneş parlaklığını kaybetmeden Medine’nin en uzak bölgesine gidip gelebilirdik. Akşam namazı hakkında ne dediğini unuttum. Ateme adını verdiğiniz yatsı namazını geç kılmayı severdi. Yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra konuşmayı hoş karşılamazdı. Sabah namazı kılındıktan sonra bir kimse arkadaşını tanıyabilecek kadar ortalık aydınlık olurdu. Sabah namazında altmış ile yüz ayet kadar okurdu.” (İbn Mâce, Salat: 12; Tirmizî, Salat: 123)

528- İbn Cüreyd (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ata’ya; “Yatsı namazını tek başıma veya imam olarak hangi vakitte kılmamı tavsiye edersin?” dedim. Ata’da: İbn Abbas şöyle derken işittim dedi: Rasûlullah (s.a.v), yatsı namazını o kadar geciktirdi ki, insanlar uyudular uyandılar, yine uyudular uyandılar. Ömer, kalkıp namaz dedi. İbn Abbas’tan aktararak Ata dedi ki: Peygamber (s.a.v) -Sanki şimdi görür gibiyim- başından sular damlıyarak elini başının sağ tarafına koymuş vaziyette odasından çıktı ve: “Ümmetime zor gelmeseydi yatsıyı böyle geç kılmalarını emrederdim” buyurdu. (Buhârî, Mevakît: 25; Dârimi, Salat: 20)

529- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v), bir gün gece hayli ilerleyinceye kadar yatsı namazını geciktirdi. Bunun üzerine Ömer: “Ey Allah’ın Rasûlü! Namaza kadınlar ve çocuklar uyuya kaldılar” diye seslendi. O esnada Rasûlullah (s.a.v) başından sular akarak odasından çıktı ve: “Ümmetime zor gelmeseydi yatsı namazının vakti bu vakit olurdu” buyurdu. (Buhârî, Mevakît: 25; Dârimi, Salat: 20)

530- Câbir b. Semure (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), yatsı namazını son vakte kadar geciktirirdi. (Müslim, Mesacid: 39; Müsned: 19910)

531- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Ümmetime zor gelmeseydi yatsı namazını geç kılmalarını ve her namazda misvak kullanmalarını emrederdim” buyurdu. (Ebû Davud, Tahara: 25; Tirmizî, Tahara: 18)

21- YATSI NAMAZININ SON VAKTİ

532- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir gece Rasûlullah (s.a.v), Ateme denilen yatsı namazını geciktirmişti de, Ömer: “Çocuklar ve kadınlar uyuyakaldı” diye seslendi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) odasından çıktı ve: “Bu namazı; bu Medine’de, sizden başka bekleyen yok” dedi. (Yani o günlerde Medine’den başka bir yerde namaz kılan yoktu.) Ve şöyle devam etti: “Yatsı namazını ufuktaki kızıllığın kaybolmasından, gecenin üçte biri geçinceye kadarki zaman içersinde kılınız.” (Buhârî, Mevakît: 25; Müslim, Mesacid: 39)

533- Mü’minlerin anası Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir gece; Rasûlullah (s.a.v), yatsı namazını gecenin büyük bir kısmı geçinceye kadar geciktirdi de mescidde olanlar uyuya kaldılar. Sonra Rasûlullah (s.a.v) çıktı yatsıyı kıldı ve şöyle buyurdu: “Ümmetime zor gelmeseydi yatsı namazı bu vakitte kılınırdı.” (Ebû Davud, Salat: 7; Dârimi, Salat: 19)

534- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bir gün yatsı namazı için Rasûlullah (s.a.v)’i bekledik. Gecenin üçte biri yahut daha fazlası geçince yanımıza çıktı ve şöyle buyurdu: “Siz namazı bekliyorsunuz, sizden başka hiçbir din mensubu bu namazı beklemiyor. Ümmetime ağır gelmeseydi namazı onlara bu saatte kıldırırdım” dedi. Sonra müezzine kamet getirmesini emretti ve namazı kıldırdı.” (Ebû Davud, Salat: 7; Dârimi, Salat: 19)

535- Ebû Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), bize akşam namazını kıldırdıktan sonra gecenin bir bölümü geçinceye kadar yanımıza çıkmadı, gece yarısına doğru çıkıp yatsıyı kıldırdıktan sonra şöyle buyurdu: “İnsanlar namazlarını kıldıktan sonra uyudular. Sizler namazı beklediğiniz sürece namazda sayılırsınız. Eğer zayıflar ve hastalarınız olmasaydı bu namazı gece yarısına kadar geciktirmesini emrederdim.” (Dârimi, Salat: 19; Müslim, Mesacid: 39)

536- Humeyd (r.a)’ten rivâyete göre, Enes’e: “Rasûlullah (s.a.v), yüzük takar mıydı?” diye sordular. Enes: “Evet” dedi ve sözünü şöyle sürdürdü: Rasûlullah (s.a.v), bir gün yatsı namazını gece yarısı yaklaşıncaya kadar geciktirdi. Namazı kıldırıp yüzünü bize çevirdikten sonra şöyle buyurdu: “Sizler namazı beklediğiniz sürece namazda sayılırsınız.” Enes diyor ki: O esnada; Rasûlullah (s.a.v)’in parlayan yüzüğünü sanki görür gibiyim. (Dârimi, Salat: 19; Müslim, Mesacid: 39)

22- YATSI NAMAZINA “ATEME” DE DENİLİR

537- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Eğer insanlar ezan okumaktaki ve birinci safta namaz kılmanın değer ve kıymetini bilmiş olsalardı ve bu işi yapabilmeleri ancak kur’a çekmek ile mümkün olsaydı kur’a çekerlerdi. Eğer insanlar namaza erken gelmekteki bereket ve mükafatı bir bilselerdi bu konuda yarış ederlerdi. Eğer Ateme (yatsı) ve sabah namazındaki bereket ve sevabı bilselerdi sürünerek de olsa bu namazlara mutlaka gelirlerdi.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

23- YATSI NAMAZINA “YATSI” DEMEK DAHA UYGUNDUR

538- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bedeviler size üstün gelerek bu yatsı namazının adını “ateme” diye değiştirmesinler. Çünkü onlar develerle meşguliyetlerinden dolayı karanlığa kaldıkları için o ismi verirler, halbuki o yatsı namazıdır. Siz bu ismi kullanınız.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

539- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’i minberde şöyle derken işittim: “Bedeviler size üstün gelerek namazın ismini değiştirmeye kalkmasınlar o namaz, yatsı namazıdır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

24- SABAH NAMAZININ İLK VAKTİ

540- Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), sabah namazını şafak sökerken kıldırdı.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

541- Enes (r.a)‘den rivâyete göre, bir adam, Peygamber (s.a.v)’e gelerek sabah namazının vaktini sordu. Rasûlullah (s.a.v) ertesi gün fecr vakti kamet edilmesini emretti ve bize namaz kıldırdı. Bir sonraki gün ortalık iyice ağarınca kamet getirtti ve bize namaz kıldırdıktan sonra: “Sabah namazının vaktini soran kimse nerededir? Bu iki vaktin arası sabah namazının vaktidir” buyurdu. (Müsned: 12410)

25- YOLCULUK DIŞINDA SABAH NAMAZININ ERKEN KILINMASI

542- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), sabah namazını kıldırdıktan sonra örtülerine bürünmüş kadınlar namazdan dönerken karanlık oluşundan dolayı fark edilmezlerdi.” (Ebû Davud, Salat: 8; Dârimi, Salat: 20)

543- Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kadınlar dış örtüleriyle birlikte Rasûlullah (s.a.v)’in arkasında sabah namazını kılarlardı. Dönüşlerinde karanlıktan dolayı kimse onları tanımazdı.” (Ebû Davud, Salat: 8; Dârimi, Salat: 20)

26- YOLCULUKTA DA SABAH NAMAZI ERKEN KILINABİLİR

544- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Hayberin fethedildiği günün sabahı sabah namazını düşmana yakın bir yerde ortalık karanlık iken kıldırdı ve Hayber üzerine hücum etti ve: “Allahû ekber Hayber harabolsun” diye iki defa beddua etti ve Saffat sûresi 177. ayetine benzer şekilde şöyle dedi: “Bir kavmin toprağına savaş için indiğimizde uyarılanların sabahı ne kötü olacaktır.” (Buhârî, Megazî: 40; İbn Mâce, Zebaih: 13)

27- SABAH NAMAZININ ORTALIK AĞARINCA KILINMASI

545- Rafi b. Hadîc (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Sabah namazını ortalık ağarınca kılın” buyurdular. (İbn Mâce, Salat: 2; Tirmizî, Salat: 117)

546- Ensar’dan bazı kimselerin rivâyetine göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sabah namazını ortalık aydınlanınca kılmak sûretiyle daha büyük mükafatlar elde edersiniz.” (İbn Mâce, Salat: 2; Tirmizî, Salat: 117)

28- SABAH VE İKİNDİ NAMAZLARINA YETİŞMEK NASIL OLUR?

547- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim sabah namazının bir rekatını güneş doğmadan kılmış olursa o namaza yetişmiş sayılır. Kim de gün batmadan ikindi namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş olur.” (Dârimi, Salat: 22; Ebû Davud, Salat: 5)

548- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim güneş doğmadan önce sabah namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş sayılır. Kim de güneş batmadan önce ikindi namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş ve vaktinde kılmış sayılır.” (Ebû Davud, Salat: 9; Dârimi, Salat: 20)

29- SABAH NAMAZININ SON VAKTİ

549- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), öğle namazını güneş batıya kayınca kılar. İkindi namazını, sizin kıldığınız öğle namazı ile ikindi arasında kılardı. Akşam namazını, gün batınca, yatsı namazını da; ufuktaki kızıllık kaybolunca kılar ve sabah namazını da görüş mesafesi uzayınca kılardı. (Tirmizî, Salat: 116; Müsned: 11862)

30- NAMAZIN BİR REKATINA YETİŞEN O NAMAZA YETİŞMİŞ OLUR

550- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namazın bir rekatına yetişen kimse o namaza yetişmiş ve vaktinde kılmış sayılır.” (Dârimi, Salat: 21; Muvatta', Mevakît: 2)

551- Yine Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Herhangi bir namazın bir rekatına vaktinde yetişen kimse o namaza yetişmiş ve vaktinde kılmış sayılır.” (Dârimi, Salat: 21; Muvatta', Mevakît: 2)

552- Yine Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir namazın bir rekatına vaktinde yetişen kimse o namazı vaktinde kılmış sayılır.” (Dârimi, Salat: 21; Muvatta', Mevakît: 2)

553- Yine Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim bir namazın bir rekatına vaktinde yetişirse o namaza yetişmiş ve vaktinde kılmış sayılır.” (Dârimi, Salat: 21; Muvatta', Mevakît: 2)

554- Sâlim (r.a)’in babasından rivâyetine göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Cuma namazı ve diğer namazların bir rekatına vaktinde yetişmiş olan kimsenin namazı tamamdır.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 91)

555- Yine Sâlim (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Herhangi bir namazın bir rekatına yetişen kimse o namaza yetişmiş sayılır. Fakat kalan kısmını kendi kendine tamamlar.” (Dârimi, Salat: 22; Muvatta', Mevakît: 3)

31- NAMAZ KILINMASI YASAK OLAN VAKİTLER

556- Abdullah es Sunabihî (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Güneş doğarken şeytan güneşi boynuzlarının arasına getirecek şekilde güneşe yaklaşır, güneş biraz yükselince ondan uzaklaşır. Tam tepe noktasına gelince tekrar yaklaşır. Batıya kayınca tekrar uzaklaşır. Gün batarken tekrar yaklaşır, batınca uzaklaşır.” Rasûlullah (s.a.v), bu vakitlerde namaz kılmayı yasakladı. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 91; Müsned: 18290)

557- Ukbe b. Amir el Cühenî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle diyordu: Üç vakit vardır ki; Rasûlullah (s.a.v) o vakitlerde namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi yasakladı: “1- Güneş doğup biraz yükselinceye kadar, 2- Güneş tepeden batıya dönmedikçe, 3- Güneş batmaya yaklaştığı vakitten batıncaya kadar.” (Ebû Davud, Cenaiz: 54; İbn Mâce, Cenaiz: 30)

32- SABAH NAMAZINDAN SONRA NAMAZ KILINMAZ MI?

558- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), ikindiden sonra güneş batıncaya kadar; Sabah namazından güneş doğuncaya kadar nafile namaz kılmayı yasakladı. (Tirmizî, Salat: 135; Buhârî, Mevakît: 31)

559- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’in ashabından pek çok kimseden duydum. Onlardan biri de en çok sevdiğim Ömer’dir. Rasûlullah (s.a.v), fecirden sonra güneş doğuncaya kadar, ikindi namazından sonra güneş batıncaya kadar nafile namaz kılmayı yasaklamıştır. (Buhârî, Mevakît: 31; Tirmizî, Salat: 135)

33- GÜNEŞ DOĞDUĞU VE BATTIĞI ANDA NAMAZ KILINMAZ

560- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hiçbiriniz bekleyip bekleyip güneş doğarken ve güneş batarken namaz kılmasın.” (Buhârî, Bed-il Halk: 11; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 53)

561- Yine İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) güneşin doğuşu anında ve batışı anında nafile namaz kılmayı yasakladı. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 53; Buhârî, Bed-ül Halk:11)

34- GÜNEŞ TAM TEPE NOKTASINDA İKEN NAMAZ KILINMAZ

562- Ukbe b. Amir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Üç saat vardır ki: Rasûlullah (s.a.v), o vakitlerde nafile namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi bize yasaklamıştı. Güneş doğup biraz yükselinceye kadar, güneş tam tepede iken, güneş batmaya yaklaşıp batıncaya kadar. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 53; Ebû Davud, Cenaiz: 54)

35- İKİNDİDEN SONRA NAFİLE NAMAZ KILINMAZ MI?

563- Ebû Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v), sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar, ikindi namazından sonra gün batıncaya kadar nafile namazı kılmayı yasakladı. (Tirmizî, Salat: 135; Buhârî, Mevakît: 31)

564- Yine Ebû Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Sabah, güneş doğuncaya kadar ikindi namazından sonra güneş batıncaya kadar nafile namaz kılmak yoktur.” (Buhârî, Mevakît: 31; Tirmizî, Salat: 135)

565- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), ikindi namazından sonra nafile namaz kılmayı yasakladı. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 53; Ebû Davud, Cenaiz: 54)

566- Aişe (r.anha)’dan rivâyet edilmiştir, Ömer (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’in; “Bekleyip bekleyip te güneş doğacağı ve batacağı zamanlara namaz kılmayı denk getirmeyiniz. Çünkü güneş şeytanın boynuzları arasından doğar ve batar” buyurduğunu vehmediyor. (Yani sadece bu iki saatte namaz kılınmayacağını zannediyor.) (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 51; Ebû Davud, Salat: 5)

567- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Güneşin ucu görünüp iyice doğuncaya kadar kılacağınız namazı geciktirin. Güneş batmaya başlayıp iyice batıncaya kadar yine namaz kılmanızı geciktiriniz.” O vakitler, güneşe tapanların ibadet anlarıdır. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 51; Ebû Davud, Salat: 5)

568- Amr b. Abese (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Vakitler içerisinde araştırmaya değer, Allah’a yakın olunacak bir an var mıdır? Veya ibadet için tercih olunacak bir saat var mıdır?” diye sordum. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Evet” dedi ve şöyle devam etti: “Kulun, Allah’a en yakın olduğu vakit; gecenin sonlarına doğru olan vakittir. O saatlerde Allah’ı zikredenlerden olmak istersen ol. Çünkü güneş doğuncaya kadarki o vakitlerde kılınacak namaza melekler gelir ve özellikle şahitlik yaparlar. Güneş, şeytanın iki boynuzu arasından doğar, o saat güneşe tapan kafirlerin dua ve ibadet saatidir. Güneş bir mızrak boyu yükselip iyice ışık saçmaya başlayıncaya kadar namaz kılmayın. Sonra gündüzün ortasında mızrak boyu güneş yükselinceye kadar kılınan namazda melekler hazır olur ve şahitlik yaparlar. Güneş tepede iken Cehennem kapıları açılır ve ateşin şiddeti artar. O anlarda da namaz kılmayı bırakın, güneş batı tarafına kayıp gölgeler uzayıncaya kadar kılmayın. Ondan sonraki güneş batıncaya kadar kılınan namazlara melekler hazır olur ve şahitlik ederler. Çünkü güneş şeytanın boynuzları arasından batar, o saat güneşe tapan kafirlerin ibadet ve dua saatleridir.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 182; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 52)

36- İKİNDİ NAMAZINDAN SONRA NAFİLE NAMAZ KILINIR

569- Ali (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v): “Ancak güneş parlak, bembeyaz olur ve fazla yükselmemiş (batacak noktaya gelmemiş) ise kılınabilir. İkindi namazından sonra namaz kılmayı yasakladı.” (Yani mevsimlere göre değişen bir vakittir bu.) (Dârimi, Salat: 143; Ebû Davud, Salat: 299)

570- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) yanımda olduğu vakitlerde ikindiden sonra iki rekat namaz kılmayı hiç terk etmedi. (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

571- Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), ikindiden sonra yanıma her girdiğinde mutlaka o iki rekatı kılardı. (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

572- Mesruk ve Esved (r.anhüma)’dan rivâyete göre, şöyle demişlerdir: Aişe’nin şöyle dediğine şahitlik ederiz: “Rasûlullah (s.a.v) yanımda olduğu sürece ikindiden sonra o iki rekatı mutlaka kılardı.” (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

573- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) yanımda olduğu günlerde iki namazı asla bırakmazdı; gizli de olsa aşikar da olsa mutlaka kılardı. Sabah namazından önceki iki rekatla ikindi namazından sonraki iki rekat.” (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

574- Ebû Seleme (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe (r.anha)’dan, Rasûlullah (s.a.v)’in ikindiden sonra kıldığı iki rekat namazdan sordum. Aişe dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) o iki rekatı ikindiden önce kılardı. Bir gün onu bir meşguliyet sebebiyle unuttu da ikindiden sonra kıldı. Rasûlullah (s.a.v), bir namaza başladı mı onu kılmayı alışkanlık haline getirip devam ederdi. (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

575- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (s.a.v), bir defa odamda ikindiden sonra iki rekat namaz kılmıştı. Bu namazın ne namazı olduğunu kendisine sormuştum da şöyle cevap vermişlerdi: Bu iki rekatı öğleden sonra kılmaktaydım meşguliyetten dolayı kılmaya vakit bulamadım da ikindiden sonra kıldım. (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

576- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), fazla meşguliyetten dolayı ikindiden önce kılamadığı iki rekatı ikindiden sonra kıldı.” (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

37- GÜNEŞ BATMADAN ÖNCE NAMAZ KILINABİLİR

577- Imran b. Hudeyr (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Lahik’a güneş batmadan önce kılınan iki rekat namazı sordum. Bu iki rekatı Abdullah b. Zübeyr’in kıldığını söyledi. Bunu duyan Muaviye Abdullah b. Zübeyr’e haber göndererek, güneş batmadan önce kılınan iki rekat namaz ne namazıdır diye sordurunca; Abdullah, Ümmü Seleme’ye sormak zorunda kaldı.

Ümmü Seleme şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v), bu namazı ikindiden önce kılardı. Meşguliyetinden dolayı bir gün kılamamıştı da güneş batarken kıldı. Ne bundan önce ne de bundan sonra bu namazı bir daha kıldığını görmedim. (Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143)

38- AKŞAMIN FARZINDAN ÖNCE NAMAZ KILINIR MI?

578- Ebû’l Hayr (r.a)’den rivâyet ediliyor. Ebû Temim el Ceyşânî akşam namazından önce iki rekat namaz kılmaya kalkınca Ukbe b. Âmir’e şuna bak ne namazı kılıyor dedim. Ukbe Ebû Temime dönüp onu görünce; Bu namazı, Rasûlullah (s.a.v)’in zamanında kılardık dedi. (Müsned: 16775)

39- FECİRDEN SONRA NAMAZ KILINABİLİR Mİ?

579- Hafsa (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), fecirden sonra hafifce iki rekat namaz kılardı.” (Dârimi, Salat: 146; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 14)

40- SABAHIN FARZINDAN ÖNCE NAMAZ KILINIR MI?

580- Amr b. Abese (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’in yanına geldim ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Seninle birlikte kimler Müslüman olmuşlardı?” dedim. “Hür ve köle herkes” buyurdu. “Allah’a daha yakın olunacak bir zaman var mıdır?” deyince: “Evet, gecenin son üçte birinden sabah namazını kılma vaktine kadar istediğin kadar namaz kıl sonra gün doğup yükselinceye kadar dur.” Hadisin ravilerinden Eyyub diyor ki: Işık her tarafa yayılıp her yeri kaplayıncaya kadar namaz kıl sonra biraz dur, her şey kendi gölgesi kadar olunca namaz kılmaya devam et sonra gün tepeye dikilinceye kadar dur, bekle çünkü o saatte Cehennem ateşi tutuşturulur sonra ikindi namazı vaktine kadar dilediğin şekilde namaz kıl sonra yine güneş batıncaya kadar dur çünkü güneş şeytanın boynuzları arasında batar ve boynuzları arasından doğar. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 52; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 182)

41- MEKKE’DE HER AN NAMAZ KILINABİLİR

581- Cübeyr b. Mut’im (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ey Abdi Menaf oğulları gece ve gündüz hangi vakitte olursa olsun bu Kâbe’yi tavaf edene ve namaz kılana asla engel olmayınız.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 149; Tirmizî, Hac: 41)

42- YOLCU KİMSE ÖĞLE İLE İKİNDİYİ BİR ARADA KILABİLİR

582- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) güneş batıya kaymadan önce yolculuğa çıkarsa, öğle namazını ikindi namazı vaktine kadar geciktirir sonra konakladığı yerde ikisini birlikte aynı vakitte kılardı. Eğer hareket etmeden önce vakit girmişse öğleyi kılıp sonra yola çıkardı.” (Dârimi, Salat: 182; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)

583- Muaz b. Cebel (r.a)’den rivâyet edildiğine göre, Tebük savaşı senesinde Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte yola çıkmıştık. Rasûlullah (s.a.v) öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı bir araya getirerek kılardı. Bir gün öğleyi geciktirdi ve ikindiyle birlikte kıldı. Daha sonra yolculuğa devam edip bir süre gittikten sonra akşam ile yatsıyı da birlikte kıldı. (Buhârî, Taksirüs Salat: 14; Dârimi, Salat: 182)

43- ACİL DURUMLARDA İKİ NAMAZ BİRLEŞTİRİLEBİLİR

584- Kesir b. Karavenda (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Sâlim b. Abdullah’a babasının yolculukta namazları birleştirip birleştirmediğini sordum şunları anlattı: Bir gün babam tarlada ziraatla uğraşırken hanımı Ebû Ubeyd’in kızı Safiye: Dünya’nın son gününde ahiretin ilk günündeyim yani ölmek üzereyim diye yazıyla haber göndermiş. Bu haberi alınca binitine binip hızlıca yola koyuldu, öğle vakti yaklaşmıştı. Müezzin durumunda olan kimse: “Ey Ebû Abdurrahman!” deyince, babam; Müezzini dinlemeyip yoluna devam etti, öğle ile ikindi arası bir vakitte bir yerde konakladı ve Kamet et selâm verince tekrar kamet et dedi, öğle ile ikindiyi böylece bir arada kıldıktan sonra güneş batıncaya kadar yola devam ettik. Müezzin ona namaz kılalım deyince: “Babam öğle ve ikindi namazlarında yaptığın gibi yapacaksın” dedi ve yoluna devam etti, yıldızların hepsi görününceye kadar gitti ve konakladı ve Müezzine kamet et selâm verince tekrar kamet et dedi, akşam ve yatsıyı bu şekilde kıldırdıktan sonra bize döndü ve şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v), “Her hangi birinizin acil bir işi olur da vaktin geçmesi korkusu olursa namazlarını böylece cem ederek bir arada kılsın” buyurdular. (Ebû Davud, Salat: 272; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196)

44- YOLCULUK DIŞINDA DA NAMAZLAR CEM’ EDİLEBİLİR

585- İbn Abbas (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile beraber Medine’de sekiz rekat bir arada (öğle ile ikindi) yedi rekatta bir arada (akşam ile yatsı) kıldım, öğleyi geciktirip ikindiyi acele etti. Akşamı geciktirip yatsıyı acele etti ve ikişer namazı bir arada kıldı. (Muvatta', Kasr-us Salat: 1; Tirmizî, Salat: 138)

586- Yine İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, bizzat kendisi Basra’da meşgul olduğu zaman da öğle ile ikindiyi bir arada kıldı, arada başka bir namaz kılmadı. Sonra akşam ile yatsıyı bir arada kıldı ve arasında başka bir namaz kılmadı. Bu işi meşguliyetinden dolayı yapmıştı ve şöyle söyledi: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte öğle ile ikindiyi bir arada kıldım ve arasında başka bir namaz kılmamıştım. (Muvatta', Kasr-us Salat: 1; Tirmizî, Salat: 138)

45- YOLCU KİMSE NAMAZLARI NASIL CEM’ EDER

587- Kureyşli yaşlı bir kimse olan İsmail b. Abdurrahman anlatıyor. İbni Ömer ile: Hima’ya giderken birlikteydim, güneş batınca namaz kılalım diyecektim fakat yoluna devam etti. Ufukta ki beyazlık kaybolup yatsı vaktinin karanlığı ortalığı kaplayınca binitinden indi, akşamı üç rekat arkasından da yatsıyı iki rekat kılarak: “Rasûlullah (s.a.v)’in böyle yaptığını gördüm” dedi. (Buhârî, Mevakît: 20; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)

588- Sâlim (r.a) babasından aktararak diyor ki: “Rasûlullah (s.a.v) yolculukta acele gitmesi gerektiğinde akşam namazını geciktirip yatsı ile beraber kılardı.” (Buhârî, Mevakît: 20; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)

589- Câbir (r.a)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), Mekke’de idi. Güneş battı akşam namazını Serif denilen yerde yatsı ile birlikte kıldı.” (Ebû Davud, Salat: 274; Müsned: 14543)

590- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) yolculukta hızlı gitmesi gerektiğinde öğle namazını geciktirir ikindi vakti girince ikisini bir arada kılardı, yine akşam namazını geciktirir ufuktaki kızıllık kaybolunca yatsıyla birlikte kılardı.” (Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)

591- Nafi (r.a)’den nakledildiğine göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Ömer ile beraberdim, kendisine verilen bir araziye gidiyordu. O sırada bir kimse gelerek: “Ebû Ubeyd’in kızı Safiye hastadır acele yetişin” dedi. Bunun üzerine Abdullah hızlıca yola çıktı, yanında Kureyş’ten bir kimse vardı. Güneş battı akşamı kılmadılar halbuki namazlarına karşı çok dikkatli ve duyarlı idiler, ağır davrandıklarını görünce: “Allah sana merhamet etsin namaz kılalım” dedim. Yüzüme baktı ve yoluna devam etti, ufuktaki kızıllık kaybolmak üzere iken konakladı akşamı kıldı sonra kamet getirdi –O sırada ufuktaki kızıllık kaybolmuştu- bize yatsıyı da kıldırdı sonra bize dönüp: “Rasûlullah (s.a.v) yolculukta hızlı gitmesi gerektiğinde böyle yapardı” dedi. (Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196)

592- Nafi (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Ömer ile birlikte Mekke’den yola çıktık, gece oluncaya kadar bize yol yürüttü. Akşam namazını unuttu zannederek kendisine namazı kılalım dedik. Ses çıkarmadan yoluna devam etti. Neredeyse ufuktaki kızıllık kaybolacaktı. Sonra konakladı akşamı kıldı, kızıllık kaybolmuştu yatsı namazını da kıldı ve bize dönerek: “Yolculukta hızlı gitmemiz gerektiğinde Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte böyle yapardık” dedi. (Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196)

593- Kesîr b. Karavenda (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Sâlim b. Abdullah’a: Baban, Abdullah b. Ömer yolculuklarda namazları cem eder miydi?” diye sorduk. Sâlim: “Hayır! Sadece Müzdelife’de cem ederdi” dedi. Sonra Sâlim’in yanına geldim şunları söyledi: Hanımı Safiye, babam Abdullah’a: “Dünya’nın son, ahiretin ilk günündeyim, ölmek üzereyim” diye bir haber göndermişti. Babam devesine bindi bende onunla beraberdim, süratle yol alıyorduk. Namaz vakti daralmıştı, müezzin durumunda olan kimse “Ey Ebû Abdurrahman! Namaz kılalım” dedi. Fakat babam yoluna devam etti, öğle ile ikindi arası olunca konakladı. Müezzine: “Kamet et” dedi. Müezzin kamet getirdi, öğleyi iki rekat olarak kılıp selâm verdikten sonra müezzin yerinden ayrılmadan tekrar kamet getirdi. İkindi namazını da iki rekat olarak kılıp hızlıca yola çıktı. Güneş batınca müezzin yine: “Ey Ebû Abdurrahman! Namaz kılalım” deyince; önceki yaptığın gibi yapacaksın dedi ve yoluna devam etti, akşam karanlığı basıp yıldızlar çoğalınca konakladı. Müezzine: “Kamet et” dedi. Ben namaz kılacak duruma gelince akşam namazının farzının üç rekat olarak kıldı. Müezzin yerinden ayrılmadan tekrar kamet getirdi, yatsı namazının farzını iki rekat kıldı ve ön tarafına tek bir selâm vererek bize döndü ve şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v): “Herhangi biriniz geçip gideceğinden korktuğu bir işi olursa, namazlarını böyle kılsın” buyurdu. (Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196)

46- BAZI ÖNEMLİ OLAYLARDA DA NAMAZ CEM EDİLEBİLİR

594- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) yolculukta hızlı gitmeyi gerektirecek ciddi işleri olduğunda akşam ile yatsıyı birlikte kılarlardı. (Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 195)

595- Yine İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) hızlı gitmeyi gerektirecek hallerde veya önemli bir hadise olduğu zaman akşam ile yatsıyı birleştirerek bir arada kılardı. (Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 195)

596- Sâlim (r.a)’in babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (s.a.v)’i gördüm, yolculuklarında ciddi bir işi olduğunda akşam ile yatsıyı birlikte kılardı.” (Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 195)

47- YOLCULUK DIŞINDA DA NAMAZLAR BİRLEŞTİRİLEBİLİR

597- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), yolcu olmadığı ve korku bulunmadığı zamanlarda bile öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı bir arada kılardı. (Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)

598- Yine İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v), Medine’de korkulacak hiçbir şey yokken, yağmur da yağmadığı halde öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birlikte cem ederek kılardı. Niçin böyle kılardı? diyenlere, İbn Abbas: “Ümmetine zorluk olmaması için” cevabını verdi. (Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)

599- Yine İbn Abbas (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in arkasında, sekiz rekat bir arada ( yani öğle ile ikindi ) yedi rekat bir arada ( akşam ile yatsı) kıldım.” (Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5)

48- ARAFAT’TA ÖĞLE İLE İKİNDİYİ BİR ARADA KILMAK

600- Câbir b. Abdullah (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), hac’da yürüdü, Arafat’a vardığında kendisi için Nemire denilen yerde hazırlanmış çadırına indi. Güneş tepeden batıya kayınca Kusva isimli devesinin hazırlanmasını emretti. devesine binip Batnı Nahle Vadisine gelince, orada insanlara bir hutbe verdi. Sonra Bilal ezan okudu ve kamet getirdi; öğleyi kılınca tekrar kamet etti ve ikindi namazı da kılındı. Bu iki vakit arasında başka bir namaz kılmadı. (Dârimi, Menasik: 51; Ebû Davud, Menasik: 57)

49- MÜZDELİFE’DE AKŞAM İLE YATSI BİR ARADA KILINIR

601- Ebû Eyyub el Ensarî (r.a)’den aktarıldığına göre, şöyle demiştir: “Veda haccında Rasûlullah (s.a.v) ile beraber, Müzdelife’de akşam ile yatsıyı beraber kıldım.” (İbn Mâce, Menasik: 60; Buhârî, Hac: 93)

602- Said b. Cübeyr (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Arafat’tan inerken Abdullah b. Ömer’le beraberdim. Müzdelife’ye gelince, akşam ile yatsıyı birlikte kıldı. Namazını bitirince dedi ki: “Rasûlullah (s.a.v) bu yerde böylece yapmıştı.” (İbn Mâce, Menasik: 60; Buhârî, Hac: 93)

603- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre: “Peygamber (s.a.v), Müzdelife’de akşam ile yatsıyı birlikte kıldı.” (İbn Mâce, Menasik: 60; Buhârî, Hac: 93)

604- Abdullah b. Mesud (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), Müzdelife dışında iki namazı birlikte kıldığını görmedim. O gün, sabah namazını vaktinden önce kılmıştı.” (İbn Mâce, Menasik: 60; Buhârî, Hac: 93)

50- RASÛLULLAH (S.A.V) ARAFATTAN DÖNÜŞTE NE YAPMIŞTI?

605- Üsâme b. Zeyd (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Arafat’tan inerken Rasûlullah (s.a.v)’in binitinin arkasında idim. Şib denilen yere gelince küçük abdestini yaptı. (Ravi, su ile taharetlendiğini söylemedi.) Eline su döktüm hafif bir abdest aldı. Kendisine: “Namaz mı kılacaksın?” dedim. “Namaz ileridedir” buyurdu. Müzdelife’ye gelince akşam namazını kıldı. Ashab yüklerini indirdikten sonra da yatsı namazını kıldı. (İbn Mâce, Menasik: 59; Dârimi, Menasik: 51)

51- NAMAZI VAKTİNDE KILMANIN DEĞER VE KIYMETİ

606- Abdullah b. Mesud (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e: “Hangi amel, Allah’a daha sevimlidir” diye sordum. Şöyle buyurdu: “Vaktinde kılınan namaz, anaya babaya iyilik yapmak ve Allah yolunda cihad etmektir.” (Buhârî, Mevakît: 6; Tirmizî, Salat: 129)

607- Yine Abdullah b. Mesud (r.a)’dan rivâyete göre, kendisi Rasûlullah (s.a.v)’e şöyle sormuştur: “Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir?” Rasûlullah (s.a.v)’de şöyle buyurdu: ”Namazları vaktinde kılmak, anaya babaya iyilik etmek ve Allah yolunda cihad etmektir.” (Buhârî, Mevakît: 6; Tirmizî, Salat: 129)

608- Muhammed b. Münteşir (r.a), babasından naklediyor. Amr b. Şurahbil’in namaz kıldırdığı mescidde idim; sabah namazı için kamet getirilmiş beni bekliyorlardı. Ben de vitir kılacağımı söyledim. Abdullah’a ezandan sonra vitir kılınır mı? diye sordular. Abdullah: “Evet kametten sonra bile kılınır” dedi ve Rasûlullah (s.a.v)’in şu hadisini nakletti: “Rasûlullah (s.a.v) bir gün güneş doğuncaya kadar uyuyakalmıştı sonra kalktı ve namazını kıldı.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

52- NAMAZI UNUTAN NE YAPMALI?

609- Enes (r.a)‘den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim unutur da namaz kılamaz ise hatırlayınca hemen kılsın.” (Tirmizî, Salat: 131; İbn Mâce, Salat: 10)

53- UYUYAN VE NAMAZINI GEÇİREN NE YAPMALI?

610- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e uyuya kalıp namazı geçiren kimsenin durumundan soruldu da şöyle buyurdu: “O namazın keffareti uyanıp hatırlayınca kılmaktır.” (İbn Mâce, Salat: 10; Dârimi, Salat: 26)

611- Ebû katade (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Uyuduklarından dolayı namazlarını kaçırdıklarını soranlara, Rasûlullah (s.a.v): “Normal hayatındaki uykusundan uyanamayıp nadiren de olsa uyuyup namazın geçmesi büyük bir kusur sayılmaz. Esas kusur ve suç namazı uyanıkken geçirip kılmamaktır. Biriniz unutur veya uykuya kalırsa uyandığında ve hatırladığında namazını mutlaka kılsın.” (İbn Mâce, Salat: 10; Dârimi, Salat: 26)

612- Ebû Katade (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Normal hayatındaki uykusundan uyanamayıp nadiren de olsa namazı kaçırmakta büyük bir suç ve kusur yoktur. Esas kusur ve suç; namazı vaktinde kılmayıp diğer vakit girinceye kadar namazı ihmal edip geciktirip kılmayan kimsenin yaptığıdır.” (İbn Mâce, Salat: 9; Dârimi, Salat: 26)

54- NAMAZI UYKU VE UNUTMAKLA GEÇİREN NE YAPAR?

613- Ebû Katade (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) ve beraberindekiler güneş doğuncaya kadar uyuyakalmışlardı. Sabah namazını kılmadıkları o günün namazı için Rasûlullah (s.a.v): “Herkes bu namazı yarın ki sabah namazı vaktinde kılsınlar” buyurdu. (İbn Mâce, Salat: 9; Dârimi, Salat: 26)

614- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namazı unutursan hatırladığında hemen kıl. Çünkü; Allah (c.c.) şöyle buyurur: “Beni anıp hatırlamak için namazında devamlı ve duyarlı ol.” (20 Taha 14) yani beni hatırla ve hemen namaz kılmaya davran.” (İbn Mâce, Salat: 10; Tirmizî, Salat: 130)

615- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim namazı unutur da kılamaz ise hatırladığı an kılsın çünkü Allah: (20 Taha 14) de şöyle buyuruyor: “Beni anıp hatırlamak için namazında devamlı ve duyarlı ol.” (Tirmizî, Salat: 131; İbn Mâce, Salat: 10)

616- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle buyuruyor: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim namaz kılmayı unutursa hatırlayınca hemen kılsın. Çünkü Allah: (20 Taha: 14) de şöyle buyurur: “Beni anıp hatırlamak için namazında devamlı ve duyarlı ol.” Zühri’ye dedim ki: “Rasûlullah (s.a.v) bu şekilde okudu mu?” O da: “Evet” dedi. (Tirmizî, Salat: 131; İbn Mâce, Salat: 10)

55- NAMAZINI GEÇİREN NE YAPMALI?

617- Büreyd b. ebi Meryem (r.a) babasından aktararak şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte bir seferde iken gece boyu yola devam ettik. Sabaha karşı Rasûlullah (s.a.v) bir yerde konakladı ve uyudu, insanlar da uyudular. Herkesi sadece güneşin doğumu uyandırabildi. Rasûlullah (s.a.v) müezzine ezan okumasını emretti, sabahın farzından önce ki iki rekat sünneti kıldık sonra emretti kamet getirildi ve insanlara sabah namazını kıldırdı. Sonra da bize kıyamete kadar olacak şeylerden bahsetti. (Tirmizî, Salat: 131; İbn Mâce, Salat: 10)

618- Abdullah b. Mes’ud (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir defa Rasûlullah (s.a.v) ile birlikteydik, çok zor durumda olduğumuz (hendek savaşındaydık ) dolayısıyla öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını vaktinde kılamamıştık. Bu bana çok ağır geldi ve kendi kendime şöyle dedim: “Hem, Allah’ın Rasûlü ile beraber, hem de Allah yolunda cihad ediyoruz bu nasıl olabilir?” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): Bilal’e emretti o da kamet getirdi ve bize öğle namazını kıldırdı sonra yine kamet etti bize ikindi namazını kıldırdı sonra yine kamet etti akşam namazını kıldırdı sonra tekrar kamet getirdi yatsıyı kıldırdı ve çevremizde dolaşıp şöyle buyurdu: “Şu anda yeryüzünde sizden başka Allah’ ı zikreden bir cemaat yoktur.” (Tirmizî, Salat: 131; İbn Mâce, Salat: 10)

619- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir keresinde Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte sabaha karşı uyuyakalmıştık, güneşin doğmasıyla uyanmıştık. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Herkes devesinin başından (yularından) tutsun, buradan gidelim çünkü burada şeytan yanımızdadır.” Emrini tuttuk ve oradan ayrıldık. Su istedi abdest aldı sonra iki rekat sabah namazının sünnetini kıldı, kamet getirilince de sabah namazını(n farzını) kıldırdı. (Tirmizî, Tefsir-ül Kur’an: 21; İbn Mâce, Salat: 10)

620- Nafi’ b. Cübeyr (r.a), babasından naklederek şöyle anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.v) ile bir yolculukta idik: “Bizi kim sabah namazına kaldırmak için nöbet tutacak” buyurdu. Bilal: “Ben tutacağım” dedi. Güneşin doğduğu tarafa döndü hepsi birden öyle bir derin uykuya daldılar ki güneşin sıcağı vurunca uyanabildiler. Kalkıp abdest aldılar. Bilal ezan okudu, Rasûlullah (s.a.v), iki rekat sabah namazının sünnetini kıldı, ashab da kıldıktan sonra hepsi birlikte sabah namazının farzını kıldılar.” (İbn Mâce, Salat: 10; Tirmizî, Salat: 131)

621- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), bir gece boyunca yolculuğunu sürdürdü, sabaha karşı konaklayıp uyudu, güneş doğuncaya kadar uyanamadı. Güneş biraz yükselince namazı kıldı ve: “İşte bu kıldığımız namaz salatı vusta = orta namazdır” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)





© 2015 http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/