NESAİ > AVCILIK VE HAYVAN KESİMİ KİTABI (BÖLÜMLERİ)

 

islam

help 2.26.41 043 previous next

HADİS KİTAPLARI > NESAİ > 043
43- AVCILIK VE HAYVAN KESİMİ KİTABI (BÖLÜMLERİ)

1- AV AVLARKEN MUTLAKA BESMELE ÇEKİLMELİ

2- BESMELE ÇEKİLMEDEN AVLANAN HAYVAN YENMEZ

3- AV KÖPEĞİ İLE AVLANMAK

4- ÖĞRETİLMEMİŞ (AV KÖPEĞİ OLMAYAN) KÖPEKLE AVLANMAK

5- KÖPEK AVI ÖLDÜRÜRSE DURUM NEDİR?

6- AV KÖPEĞİNİN YANINDA BESMELESİZ GÖNDERİLEN BİR KÖPEKDE BULUNURSA DURUM NEDİR?

7- AVI YAKALAYAN AV KÖPEĞİ İLE BİRLİKTE BAŞKA BİR KÖPEKTE OLURSA

8- KÖPEK YAKALADIĞI HAYVANDAN YERSE

9- KÖPEKLER ÖLDÜRÜLMELİ Mİ?

10- ÖLDÜRÜLMESİ EMREDİLEN KÖPEKLER

11- MELEKLER KÖPEK OLAN EVE GİRMEZLER

12- AV VE KOYUN KÖPEĞİ BULUNDURMAYA İZİN VARDIR

13- AV KÖPEĞİ DE BULUNDURULABİLİR

14- ZİRAAT KÖPEĞİ DE BULUNDURULABİLİR

15- KÖPEK SATILIR MI?

16- AV KÖPEĞİ ALINIP SATILABİLİR

17- EHLÎ HAYVANLAR VAHŞÎLEŞİR Mİ?

18- VURULAN AV SUYA DÜŞMÜŞSE NE YAPMALI?

19- VURULAN AV SONRA BULUNURSA NE YAPMALI?

20- VURULAN AV KOKUŞMUŞSA NE YAPMALI?

21- OKUN YANI İLE ÖLDÜRÜLEN AV

22- OKUN YAN TARAFININ ÖLDÜRDÜĞÜ AV YENMEZ

23- OKUN YAN TARAFI İLE ÖLDÜRÜLEN LEŞ SAYILIR

24- AVCILIK İYİ BİR MESLEK MİDİR?

25- TAVŞAN ETİNİ PEYGAMBER (S.A.V) YEMİŞ MİYDİ?

26- KERTENKELE YENİR Mİ?

27- SIRTLAN ETİ YENİR Mİ?

28- YIRTICI HAYVANLARI YEMEK HARAMDIR

29- AT ETİ YENİR Mİ?

30- AT ETİ HARAM KILINDI MI?

31- EHLİ (EVCİL) EŞEK ETLERİ DE HARAMDIR

32- YABAN EŞEĞİ ETİ YENİLEBİLİR HELALDİR

33- TAVUK ETİ YENİR HELALDİR

34- SERÇE ETİ YENİLEBİLİR

35- DENİZ HAYVANLARININ HEPSİ YENİR Mİ?

36- KURBAĞA İLAÇ OLARAK KULLANILIR MI?

37- ÇEKİRGE YENİR Mİ?

38- KARINCA ÖLDÜRMEK



43- AVCILIK VE HAYVAN KESİMİ KİTABI (BÖLÜMLERİ)

1- AV AVLARKEN MUTLAKA BESMELE ÇEKİLMELİ

4190- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’e avlanma konusu sorulmuştu. Rasûlullah (s.a.v)’de şöyle buyurmuştu: “Köpeğini ava gönderirken besmele çek, ölmeden ona ulaşırsan besmele çekerek onu kes eğer köpek onu öldürmüş fakat ondan hiçbir şey yememişse onu ye çünkü o köpek onu senin için tutmuştur. Eğer köpek avdan yemiş ise sen onu yeme çünkü köpek onu kendisi için tutmuştur. Eğer senin köpekle başka köpekler o avı yakalamakta birlikte olmuşlarsa ve av da ölmüş ise ondan yeme çünkü hangi köpeğin onu öldürdüğünü bilmiyorsun.” (Ebû Davud, Sayd: 2; Tirmizî, Sayd: 6)

2- BESMELE ÇEKİLMEDEN AVLANAN HAYVAN YENMEZ

4191- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e ok ile avlanan hayvanın durumunu sordum, şöyle buyurdular: “Okun sivri tarafıyla onu öldürmüş isen onu ye okun yan tarafıyla yani darbeyle öldürmüşsen kan çıkmadan öldüğü için o leş hükmündedir.” Köpekle avlanmadan sordum, şöyle buyurdular: “Gönderdiğin köpek onu senin için yakalar ve o avdan yemezse onu ye. Onun yakalaması onun kesilmesi demektir. Eğer senin avladığını yakalamakta başka köpeklerde karışmışsa ve hangisinin öldürdüğünüde bilemiyorsan ondan yeme çünkü sen sadece kendi köpeğine besmele çektin diğerlerine besmele çekmedin.” (Ebû Davud, Sayd: 2; Tirmizî, Sayd: 6)

3- AV KÖPEĞİ İLE AVLANMAK

4192- Adiy b. Hatim (r.a) Rasûlullah (s.a.v)’e av köpeğimi gönderiyorum o da avı yakalıyor bunun hükmü nedir? diye sordum, şöyle buyurdu: “Av köpeğini gönderdiğinde besmele çekmişsen onun yakaladığını ye. “Eğer köpek o avı öldürmüşse ne yapmalıyım?” diye sordum. “Öldürmüşse de yiyebilirsin” buyurdu. “Okun yan tarafıyla vurarak avlamışsam ne olur?” dedim. “Okun sivri tarafıyla avlamışsan ondan ye yan tarafıyla avlamışsan ondan yeme çünkü onu darbeyle öldürmüş ve kan akıtmamış sayılırsın” buyurdular. (Ebû Davud, Sayd: 2; Tirmizî, Sayd: 6)

4- ÖĞRETİLMEMİŞ (AV KÖPEĞİ OLMAYAN) KÖPEKLE AVLANMAK

4193- Ebu Sâlebe el Huşenî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü! Biz av bölgesinde yaşıyoruz, yay ile öğretilmiş köpek (av köpeği) veya öğretilmemiş köpek (normal köpek) ile avlanıyorum, bunların hükmü nedir?” diye sordum. Şöyle buyurdular: “Yayınla besmele çekerek hayvanı avlamışsan ondan ye, öğretilmiş köpek yani av köpeğinin yakaladığını da besmele çekmişsen ye fakat öğretilmemiş (av köpeği dışındaki bir köpeğin) yakaladığını ölmeden yetişirsen ve kesersen ye değilse yeme.” (Ebû Davud, Sayd: 3; Müslim, Sayd: 1)

5- KÖPEK AVI ÖLDÜRÜRSE DURUM NEDİR?

4194- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü! Av köpeğimi gönderiyorum ve onun yakaladığını yiyorum olur mu?” dedim. Şöyle buyurdu: “Av köpeğini göndermişsen onun yakaladığından yersin” “Eğer köpeğim avı öldürürse?” dedim. “Öldürürse de ye” buyurdu. “Başkalarının köpekleri karışmadan kendi köpeğinin yakaladığını ye” buyurdu. “Okumun yan tarafı ile avladığım hayvanın durumu nedir?” diye sordum. “Okun sivri tarafı ile avlamışsan yiyebilirsin değilse darbe ile öldüğü için ondan yeme” buyurdular. (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 2)

6- AV KÖPEĞİNİN YANINDA BESMELESİZ GÖNDERİLEN BİR KÖPEKDE BULUNURSA DURUM NEDİR?

4195- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e avlanmadan sormuştum şöyle diyordu. “Sen köpeğini gönderdiğinde besmele çekilmemiş başka köpekler de karışmış ve birlikte yakalayıp öldürmüşlerse onu yeme çünkü hangisinin öldürdüğünü bilmiyorsun.” (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 2)

7- AVI YAKALAYAN AV KÖPEĞİ İLE BİRLİKTE BAŞKA BİR KÖPEKTE OLURSA

4196- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e köpekle avlanmayı sordum, şöyle buyurdu: “Besmele çekerek göndermişsen yakaladığı avı ye o avı yakalayan senin köpekle birlikte başka köpek görürsen ondan yeme çünkü sen kendi köpeğine besmele çektin diğerlerine çekmedin.” (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 2)

4197- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, ki -iki nehir arasında cesur, girişken bir komşusu vardı- Rasûlullah (s.a.v)’e şöyle sordu: “Ey Allah'ın Rasûlü av için köpeğimi gönderiyorum, avı yakaladığında köpeğimle birlikte başka bir köpek de görüyorum ve hangisinin yakaladığını da bilmiyorum ne yapmalıyım?” Rasûlullah (s.a.v): “O avdan yeme çünkü sen kendi köpeğini gönderirken besmele çektin diğerine çekmedin.” (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 2)

4198- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e köpeğimi gönderiyorum dedim. O da şöyle buyurdu: “Köpeğini av üzerine besmele çekerek gönderirsen onun tutup getirdiğinden ye, o köpek o avdan yemişse sen ondan yeme çünkü o köpek o avı kendisi için tutmuştur. Köpeğini gönderdiğinde avın yanında başka bir köpek bulursan ondan yeme çünkü sen kendi köpeğine besmele çektin başkasına çekmedin.” (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 2)

4199- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e sordum: “Köpeğimi gönderiyorum köpeğimle birlikte başka bir köpek daha görüyorum ve avı hangisinin yakaladığını bilmiyorum ne yapmalıyım?” Rasûlullah (s.a.v): “Ondan yeme sen kendi köpeğin için besmele çekmiştin diğeri için çekmemiştin” buyurdu. (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 3)

8- KÖPEK YAKALADIĞI HAYVANDAN YERSE

4200- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e okun yan tarafı ile avlanan hayvanın durumunu sordum şöyle buyurdu: “Okun keskin ve sivri tarafı ile avlamışsan ondan ye yan tarafı ile yani darbe ile öldürülmüş ise ondan yeme, o murdardır.” Köpekle avlanmanın durumundan sordum. Şöyle buyurdu: “Besmele ile gönderdiğin köpeğin yakaladığını ye.” Köpek avı öldürürse dedim. “Öldürürse de ye” buyurdu. “O köpek o avdan yemişse sen ondan yeme, kendi köpeğinle birlikte avın yanında başka köpekler görürsen ve onu öldürmüşse ondan yeme çünkü sen kendi köpeğine besmele çektin diğerine çekmemiştin.” (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 3)

4201- Adiy b. Hatim et Taî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e av konusunu sormuştum şöyle buyurmuştu: “Köpeğini gönderdiğinde besmele çekmişsen o da avı öldürmüş fakat avdan yememişse sen o avdan ye eğer senin köpek o avdan yemişse sen ondan yeme. Çünkü o avı kendisi için yakalamış senin için yakalamamıştır.” (Müslim, Sayd: 1; Ebû Davud, Sayd: 3)

9- KÖPEKLER ÖLDÜRÜLMELİ Mİ?

4202- Meymune (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir gün Cibril, bana gelip: “Biz köpek ve resim olan eve girmeyiz” demişti de o gün sabah olunca Rasûlullah (s.a.v) köpeklerin öldürülmesini emretti. Hatta yavru köpeklerin bile öldürülmesini emretti. (İbn Mâce, Sayd: 1; Müslim, Libas: 26)

4203- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “İstisnasız tüm köpeklerin öldürülmesini emretmiştir.” (İbn Mâce, Sayd: 1; Müslim, Libas: 26)

4204- Sâlim b. Abdullah (r.a) babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v)’in yüksek sesle köpeklerin öldürülmesini emrettiğini işittim. Av ve çoban köpeğinden başka tüm köpekler öldürülüyordu. (İbn Mâce, Sayd: 1; Müslim, Libas: 26)

4205- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Av ve çoban köpeğinden başka köpeklerin öldürülmesini emretti.” (İbn Mâce, Sayd: 1; Müslim, Libas: 26)

10- ÖLDÜRÜLMESİ EMREDİLEN KÖPEKLER

4206- Abdullah b. Muğaffel (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Eğer köpeklerde diğer toplumlar gibi ayrı toplum olmamış olsaydı onların hepsinin öldürülmesini emrederdim. Onlardan simsiyah olanları öldürün. Ziraat, av ve koyun köpeği dışında köpek bulunduranların sevapları her gün bir kırat eksilir.” (Ebû Davud, Sayd: 3; İbn Mâce, Sayd: 1)

11- MELEKLER KÖPEK OLAN EVE GİRMEZLER

4207- Ali b. Ebi Talib (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Melekler içerisinde resim, köpek ve cünüp olan eve girmezler.” (Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 44)

4208- Ebu Talha (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İçerisinde köpek ve resim olan evlere melekler girmez.” (Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 44)

4209- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v)’in hanımlarından Meymune şöyle haber vermiştir: Bir sabah Rasûlullah (s.a.v) sıkıntılı idi. Meymune ona demişti ki: “Ey Allah'ın Rasûlü! Bu gün Seni sıkıntılı ve değişik görüyorum, nedir bu halin?” Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Cibril bu gece yanıma geleceğine söz vermişti fakat gelmedi. Vallahi o bana verdiği sözü mutlaka yerine getirirdi.” O günü öylece sıkıntılı geçirdi sonra evdeki divanın altına bir köpek yavrusunun girdiğini hatırladı. Hemen çıkarılmasını emretti, hayvan çıkarıldı sonra eliyle su alıp onun bulunduğu yeri yıkayıp temizledi. Akşam olunca Cibril geldi. Rasûlullah (s.a.v) ona: “Geçen gece yanıma geleceğini va’d etmiştin” dedi. Cibril: “Evet ama biz içerisinde köpek ve resim olan eve girmeyiz” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) sabah olunca köpeklerin öldürülmesini emretti. (Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 44)

12- AV VE KOYUN KÖPEĞİ BULUNDURMAYA İZİN VARDIR

4210- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Av ve koyun köpeğinden başka köpek bulunduranların sevaplarından her gün iki birim sevapları eksilir.” (Dârimi, Sayd: 1; İbn Mâce, Sayd: 2)

4211- Saib b. Yezid (r.a)’in haber verdiğine göre, Süfyan b. ebî Züheyr eş Senâî yanımıza geldi ve şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ziraat ve çoban köpeği dışında köpek bulunduranların sevaplarından her gün bir ölçek eksilir” Ben: “Ey Süfyan! Bunu sen Rasûlullah (s.a.v)’den bizzat işittin mi?” dedim. O da şöyle dedi: “Evet, şu mescidin Rabbine yemin ederim ki O’ndan işittim.” (Dârimi, Sayd: 1; İbn Mâce, Sayd: 2)

13- AV KÖPEĞİ DE BULUNDURULABİLİR

4212- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her kim av köpeği ve koyun köpeği dışında köpek bulundurursa, o kimsenin sevabından her gün iki ölçek eksilir.” (Dârimi, Sayd: 1; İbn Mâce, Sayd: 2)

4213- Sâlim (r.a) babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim av ve çoban köpeği dışında köpek bulundurursa, her gün o kimsenin sevabından iki ölçek eksilir.” (Dârimi, Sayd: 1; İbn Mâce, Sayd: 2)

14- ZİRAAT KÖPEĞİ DE BULUNDURULABİLİR

4214- Abdullah b. Muğaffel (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim ziraat köpeği ve av köpeği dışında köpek bulundurursa, o kimsenin sevabından her gün iki ölçek eksilir.” (İbn Mâce, Sayd: 1; Dârimi, Sayd: 1)

4215- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim av köpeği, koyun köpeği ve ziraat köpeği dışında köpek bulundurursa işlediği amellerden her gün bir ölçek eksilir.” (İbn Mâce, Sayd: 1; Dârimi, Sayd: 1)

4216- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim av köpeği, koyun köpeği ve ziraat köpeği dışında köpek bulundurursa o kimsenin sevaplarından her gün iki ölçek eksilir.” (İbn Mâce, Sayd: 1; Dârimi, Sayd: 1)

4217- Sâlim b. Abdullah (r.a) babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim av ve koyun köpeği dışında köpek bulundurursa, onun amelinden her gün bir ölçek eksilir” Abdullah ve Ebu Hureyre: “Ziraat köpeği” ilavesini de yapmışlardır. (İbn Mâce, Sayd: 1; Dârimi, Sayd: 1)

15- KÖPEK SATILIR MI?

4218- Ebu Mes’ud Ukbe (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v): “Köpek alım satımından elde edilen parayı, zina yaparak para kazanmayı ve sihirbazlık yaparak para kazanmayı” yasakladı. (Tirmizî, Büyü’: 49; Ebû Davud, Büyü’: 65)

4219- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Köpek alım satımından elde edilen para, sihirbazlıktan elde edilen para ve zina yaparak kazanılan para helâl değildir.” (Tirmizî, Büyü’: 49; Ebû Davud, Büyü’: 65)

4220- Rafi b. Hadîc (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kazancın en şerlisi ve kötüsü zinadan elde edilen para, köpek alım satımından kazanılan para ve kan almaktan dolayı kazanılan paradır.” (Tirmizî, Büyü’: 49; Ebû Davud, Büyü’: 65)

16- AV KÖPEĞİ ALINIP SATILABİLİR

4221- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Av köpeğinden başka kedi ve köpek satışını yasaklamıştır.” (Tirmizî, Büyü’: 49; Ebû Davud, Büyü’: 65)

4222- Amr b. Şuayb (r.a) babasından ve dedesinden rivâyete göre, bir adam Peygamber (s.a.v)’e geldi ve: “Ey Allah'ın Rasûlü! Öğretilmiş av köpeklerim var bu konuda bana fetva ver” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Köpeklerin senin için yakaladıkları avdan ye” buyurdu. Adam: “Ya köpek avı öldürmüşse” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Öldürürse de ye” buyurdu. Adam: “Ok ve yayla avlandığım da nasıl olacak?” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Okunla avladığın hayvanı da ye” buyurdu. Adam: “Vurduğum avı bir süre sonra bulursam ne yapmalıyım?” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Avın üzerinde senin okundan başka bir yara görmemişsen ve kokmamışsa yiyebilirsin” buyurdu. (Ebû Davud, Sayd: 2; Müsned: 6438)

17- EHLÎ HAYVANLAR VAHŞÎLEŞİR Mİ?

4223- Rafi b. Hadîc (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte Tihame denilen bölgede Zülhuleyfe’de idik, önde gidenler develer ve koyunlar yakaladılar. Rasûlullah (s.a.v) ordunun gerisinde idi, öndeki sürüleri ele geçirdiler o hayvanlardan kesip kazanlara koydular. Rasûlullah (s.a.v) tencerelerin boşaltılmasını emretti. Onlar da boşalttılar sonra o deve ve koyunları asker arasında paylaştırmaya başladı. Bir deveyi on koyuna denk gelecek şekilde verdi. O sırada bir deve kaçtı, aramızda sadece bir at vardı o da hızlı koşamıyordu. Devenin arkasına düştüler fakat yakalayamadılar. Bir adam ok atıp onu yakaladı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Bu evcil hayvanlar da bazen böyle vahşileşirler. Onları yakalayamadığınız zaman böyle yakalayın.” (Buhârî, Zebaih: 15; İbn Mâce, Zebaih: 9)

18- VURULAN AV SUYA DÜŞMÜŞSE NE YAPMALI?

4224- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e av konusunda sordum: “Besmele çekerek attığın okun avladığını ye, ölü bulursan yine ye avladığın hayvan suya düşmüşse onu yeme. Çünkü o oktan mı yoksa suda boğularak mı ölmüştür bilemezsin.” (Buhârî, Zebaih: 43; Müslim, Sayd: 1)

4225- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v)’e av hakkında sormuştu. Rasûlullah (s.a.v)’de şöyle buyurdu: “Köpeğini salarken ve okunu atarken besmele çekmişsen o avı ye” Adiy: “Avımı bir gün sonra bulursam” diye sorunca, Rasûlullah (s.a.v): “Sadece kendi okunun izini görür başka iz görmezsen ondan ye suya düşmüş ve ölmüşse ondan yeme” buyurdular. (Buhârî, Zebaih: 43; Müslim, Sayd: 1)

19- VURULAN AV SONRA BULUNURSA NE YAPMALI?

4226- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü biz avcı insanlarız, bizden biri avını avlıyor ve bir iki gece sonra ölü olarak buluyoruz okumuz da ona saplanmış vaziyette, bu durumda ne yapmalıyız?” Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Okunu hayvan üzerinde bulur da yırtıcı hayvanın yeme ve yaralama izi bulamaz isen ve o hayvanı senin okunun öldürdüğü kanaatine varırsan onu yiyebilirsin.” (Buhârî, Zebaih: 43; Müslim, Sayd: 1)

4227- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Avın üzerinde okunu görür başka bir iz görmez isen ve senin okun tarafından öldürüldüğü kanaatine de varırsan ondan ye” buyurdu. (Buhârî, Zebaih: 43; Müslim, Sayd: 1)

4228- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü! Av’a ok atıyorum bir gece sonra okumu üzerinde buluyorum, ne yapmalıyım?” dedim. Rasûlullah (s.a.v): “Okunu av üzerinde bulur ve yırtıcı hayvan izine rastlamazsan ondan ye” buyurdular. (Buhârî, Zebaih: 43; Müslim, Sayd: 1)

20- VURULAN AV KOKUŞMUŞSA NE YAPMALI?

4229- Ebu Sa’lebe (r.a)’den (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Avını vuran kimse onu üç gün sonra bile bulsa kokmamışsa onu yesin” buyurdular. (Buhârî, Zebaih: 8; Ebû Davud, Sayd:4)

4230- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü! Köpeğimi gönderiyorum avı yakalıyor ve o anda onu kesecek bir şey bulamıyorum, çakmak taşıyla ve keskin ağaçla kesiyorum” dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Kan akıtacak herhangi bir şeyle” buyurdular. (Buhârî, Zebaih: 8; Ebû Davud, Sayd:4)

21- OKUN YANI İLE ÖLDÜRÜLEN AV

4231- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü! Öğretilmiş köpeğimi gönderiyorum ve yakaladığı avdan yiyorum doğru mudur?” dedim. Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Öğretilmiş köpeklerinizi gönderdiğiniz ve besmele çektiğiniz hayvanların yakaladıklarını ye.” “Eğer öldürürlerse” diye sordum. “Başka köpek katılmadan senin köpek öldürmüşse yersin” buyurdu. Ben: “Bazen okun yan tarafıyla vurup öldürüyorum ve yiyorum deyince de şöyle buyurdu: “Besmele çekerek okunu atar da onu yaralayıp kan aktırırsan ondan ye okun yan tarafından dokunmasıyla darbe ile öldürmüşsen kan akmamışsa ondan yeme.” (Buhârî, Zebaih: 3; Tirmizî, Sayd: 7)

22- OKUN YAN TARAFININ ÖLDÜRDÜĞÜ AV YENMEZ

4232- Şa’bi (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Adiy b. Hatim’den işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v)’e okun yan tarafıyla vurulan avın hükmünü sordum şöyle buyurdu: “Keskin tarafı ile öldürürsen onu ye; yanıyla darbeleyerek öldürmüşsen (kan akmadığı için) murdardır onu yeme.” (Buhârî, Zebaih: 3; Tirmizî, Sayd: 7)

23- OKUN YAN TARAFI İLE ÖLDÜRÜLEN LEŞ SAYILIR

4233- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e okun yan tarafı ile öldürülen avdan sordum şöyle buyurdu: “Okun keskin ve sivri tarafıyla avlamışsan ye, yan tarafıyla öldürmüşsen yeme.” (Buhârî, Zebaih: 3; Tirmizî, Sayd: 7)

4234- Adiy b. Hatim (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e okla avlanılan hayvanın hükmünü sordum şöyle buyurdu: “Okun keskin ve sivri tarafı ile öldürdüğün avı ye fakat okun yan tarafının öldürdüğünü yeme çünkü o murdardır leştir.” (Buhârî, Zebaih: 3; Tirmizî, Sayd: 7)

24- AVCILIK İYİ BİR MESLEK MİDİR?

4235- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kırda ve çölde yaşayan katı yürekli ve kaba olur, av peşinde koşan gafil olur. Devlet başkanına yaklaşan fitneye düşer ya canından ya dininden olur.” (Ebû Davud, Sayd: 4; Tirmizî, Fiten: 69)

25- TAVŞAN ETİNİ PEYGAMBER (S.A.V) YEMİŞ MİYDİ?

4236- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir bedevi Rasûlullah (s.a.v)’e kızartılmış bir tavşan getirmiş ve Rasûlullah (s.a.v)’in önüne koymuştu. Peygamber (s.a.v) tavşanı tutup oradakilere yemelerini emretti kendisi yemedi. Bedevi de tavşandan yememişti. Rasûlullah (s.a.v) ona neden yemediğini sordu. Bedevi: “Ben her aydan üç gün oruç tutarım dolayısıyla bugün oruçluyum” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “O halde her kamerî ayın on üç, on dört ve on beşinde tut” buyurdu. (Müsned: 8080)

4237- İbn-ül Havtekiyye (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer yanındakilere dedi ki: “Kaha gününde bulunanınız var mı?” Ebu Zer: Evet ben bulundum, orada Rasûlullah (s.a.v)’e bir tavşan getirildi de getiren adam onda kan gördüm dedi. Rasûlullah (s.a.v) o tavşandan yemedi ve oradakilere yiyiniz dedi. Oradakilerden bir adam yemeyip ben oruçluyum deyince, Rasûlullah (s.a.v) ona: “Ne orucu tutuyorsun?” dedi. O da: “Her aydan üç gün oruç tutarım” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Her ayın bembeyaz olduğu günler olan on üç,on dört ve on beşinci günleri tut” buyurdu. (Tirmizî, Etıme: 2)

4238- Hişam b. Zeyd (r.a) şöyle demiştir: Enes’ten işittim şöyle diyordu: Merruzzahranda bir tavşan yakaladık ve onu Ebu Talha’ya götürdüm, onu kesti ve butlarını Rasûlullah (s.a.v)’e götürdüm, O da kabul etti. (Buhârî, Zebaih: 32; Müslim, Sayd: 9)

4239- İbn Safvan (r.a) anlatıyor. İki tavşan yakalamıştım. Kesecek bir şey bulamayınca onları çakmak taşıyla kestim, bu durumu Rasûlullah (s.a.v)’e sorunca onları yememi emretti. (Tirmizî, Zebaih: 1; Ebû Davud, Savm: 4)

26- KERTENKELE YENİR Mİ?

4240- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) minberde iken bir adam kertenkele hakkında sordu, Rasûlullah (s.a.v)’de: “Onu ne yerim ne de haram kılarım” buyurdu. (Tirmizî, Etıme: 3; Buhârî, Zebaih: 33)

4241- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, bir adam: “Ey Allah'ın Rasûlü kertenkele hakkında ne dersin?” diye sordu. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Onu ne yerim ne de haram kılarım” buyurdu. (Tirmizî, Etıme: 3; Buhârî, Zebaih: 33)

4242- Halid b. Velid (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’e kızartılmış bir kertenkele getirilip önüne koydular. Ondan yemek için elini uzatınca orada bulunanlardan biri, “Ey Allah'ın Rasûlü! O kertenkele etidir” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) hemen elini çekti. Bunun üzerine Halid b. Velid: “Kertenkele eti haram mıdır?” diye sordu. Peygamber (s.a.v): “Hayır fakat bizim bölgede olmadığı için ondan pek hoşlanmıyorum” buyurdu. Halid kertenkeleyi yemeye başladı, Rasûlullah (s.a.v)’de ona bakıyordu. (Müslim, Sayd: 7; Dârimi, Sayd: 8)

4243- İbn Abbas (r.a)’ın haber verdiğine göre, Halid b. Velid şöyle anlatıyor. Ben Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte teyzesi Haris’in kızı Meymune’ye gittiler. Rasûlullah (s.a.v)’in önüne kertenkele eti kondu Rasûlullah (s.a.v) bilmeden hiç bir şey yemezdi. Oradaki kadınlardan bazıları Meymune’ye: Bu yemeğin ne yemeği olduğunu Rasûlullah (s.a.v)’e söylemeyecek misin? dediler. Meymune de o yemeğin kertenkele eti olduğunu söyledi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) onu yemedi. Halid diyor ki: “Rasûlullah (s.a.v)’e sordum o haram mıdır?” O da: “Hayır fakat bizim bölgede olmadığı ve yenmediği için ben ondan hoşlanmıyorum” dedi. Halid şöyle diyor: “Haram olmadığını duyunca kendime cesaret geldi ve ondan yedim Rasûlullah (s.a.v)’de bana bakıyordu.” (Müslim, Sayd: 7; Dârimi, Sayd: 8)

4244- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Teyzem Rasûlullah (s.a.v)’e kurutulmuş yoğurt (keş) ve yağla birlikte kertenkele göndermişti. Rasûlullah (s.a.v) keş ve yağdan yedi. Kertenkeleden hoşlanmadığı için yemedi. Fakat kertenkele Rasûlullah (s.a.v)’in sofrasında yendi haram olsaydı O’nun sofrasında yenmezdi. (Ebû Davud, Etıme: 28; Müslim, Sayd: 7)

4245- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, kendisine kertenkele etinden soruldu da şöyle cevap verdi: Ümmü Hufeyd (r.anha), Rasûlullah (s.a.v)’e yağ, keş ve kertenkele hediye etmişti. Yağ ve keşten yedi ve kertenkeleyi hoşlanmadığı için yemedi. Eğer o haram olsaydı Rasûlullah (s.a.v)’in sofrasında yenmezdi ve onun yenmesini de emretmezdi.” (Ebû Davud, Etıme: 28; Müslim, Sayd: 7)

4246- Sabit b. Yezid el Ensarî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte bir yolculuğa çıkmıştık bir yerde konakladık. Oradakilerden bir kısmı kertenkele yakaladılar. Ben de kertenkelenin birini kızartıp Rasûlullah (s.a.v)’e getirdim. Rasûlullah (s.a.v) bir çubuk alarak kertenkelenin parmaklarını saymaya başladı ve şöyle dedi: “İsrailoğullarından bir toplum bir çeşit hayvana döndürülmüştü, bilmiyorum o hayvan hangisidir?” Ben de: “Ey Allah'ın Rasûlü! insanlar bunu yiyorlar dedim. Peygamber (s.a.v)’de ne yenilmesini emretti ne de yasakladı. (Ebû Davud, Etıme: 28; İbn Mâce, Sayd: 16)

4247- Adiy b. Sabit (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Zeyd b. Vehb’ten işittim. Sabit b. Vedia’dan şöyle naklediyordu: “Bir adam, Rasûlullah (s.a.v)’e kertenkele getirmişti. Rasûlullah (s.a.v) ona bakıp inceledi ve: “Bir toplum insan şeklinden hayvana döndürülmüştü, onlara ne yapıldığı bilinmiyor. Bilmiyorum belki bu da onlardandır.” (Ebû Davud, Etıme: 28; İbn Mâce, Sayd: 16)

4248- Sabit b. Vedia (r.a)’dan rivâyete göre, bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e bir kertenkele getirmişti. Rasûlullah (s.a.v): “Bir toplum şeklen değiştirilmişti” buyurdu. Allah en iyisini bilendir. (Ebû Davud, Etıme: 28; İbn Mâce, Sayd: 16)

27- SIRTLAN ETİ YENİR Mİ?

4249- İbn ebî Ammar (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Câbir b. Abdullah’tan sırtlan yenilir mi?” diye sordum. Yememi emretti. Ben: “Sırtlan av mıdır?” dedim. “Evet” dedi. Bunu Rasûlullah (s.a.v)’den mi işittin?” dedim. O da: “Evet” dedi. (İbn Mâce, Sayd: 15; Ebû Davud, Etıme: 32)

28- YIRTICI HAYVANLARI YEMEK HARAMDIR

4250- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Köpek dişi olan hayvanların yenmesi haramdır” buyurdular. (İbn Mâce, Sayd: 15; Ebû Davud, Etıme: 32)

4251- Ebu Sa’lebe el Huşenî (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Yırtıcı hayvanların köpek dişli olanlarının yenmesini yasaklamıştı.” (İbn Mâce, Sayd: 15; Ebû Davud, Etıme: 32)

4252- Ebu Sa’lebe (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Başkalarının mallarını zorla almayı, köpek dişi olan yırtıcı hayvanların etlerinden yemeyi ve canlı hayvanı hedef yapıp atış yapmayı yasakladı.” (İbn Mâce, Sayd: 15; Ebû Davud, Etıme: 32)

29- AT ETİ YENİR Mİ?

4253- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) Hayber günü eşek etinin yenilmesini yasakladı ve at etinin yenilmesine müsaade etti. (Müslim, Eşribe: 32; Ebû Davud, Etıme: 26)

4254- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) bize at etini yedirdi ve eşek etlerinin yenilmesini de yasak etti. (Müslim, Eşribe: 32; Ebû Davud, Etıme: 26)

4255- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) Hayber günü bize at etini yedirdi ve eşek etinin yenilmesini yasakladı. (Müslim, Eşribe: 32; Ebû Davud, Etıme: 26)

4256- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) zamanında at eti yerdik. (Müslim, Eşribe: 32; Ebû Davud, Etıme: 26)

30- AT ETİ HARAM KILINDI MI?

4257- Halid b. Velid (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’i şöyle derken işitmiştir: “At, eşek ve katır etlerinin yenilmesi helâl değildir.” (İbn Mâce, Zebaih: 12)

4258- Yine Halid b. Velid (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “At, katır ve eşek etleriyle köpek, dişi olan yırtıcı hayvan etlerini yemeyi yasakladı.” (İbn Mâce, Zebaih: 12)

4259- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle diyor: Biz at etlerini yiyorduk. Ata: “Katır etleri de yenir mi?” diye sorunca: “Hayır” dedi. (İbn Mâce, Zebaih: 12)

31- EHLİ (EVCİL) EŞEK ETLERİ DE HARAMDIR

4260- Ali (r.a) İbn Abbas’a: Rasûlullah (s.a.v) Hayber günü mût’a (geçici) nikah yapmayı ve evcil eşek etlerinin yenmesini yasakladı. (İbn Mâce, Zebaih: 12; Müslim, Sayd: 5)

4261- Ali b. ebi Talib (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), Hayber günü mût’a nikahıyla evlenmeyi ve ehli eşek etlerinin yenmesini yasaklamıştı.” (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)

4262- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), Hayber günü evcil eşeklerin etlerinin yenmesini haram kılmıştır. (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)

4263- Bera (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) Hayber günü pişmiş ve çiğ olarak evcil eşek etlerinin yenmesini yasakladı. (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)

4264- Abdullah b. Ebu Evfa (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayber günü Kalenin dışında eşekler yakalayıp tencerelerde pişirdik. Rasûlullah (s.a.v)’in görevlendirdiği bir kişi: Rasûlullah (s.a.v) eşek etlerinin yenmesini haram kılmıştır. Tenceredeki etleri dökün diye bağırdı. Biz de tencereleri döktük. (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)

4265- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) Hayber kalesinin önüne vardığı sabah kaledekiler ellerinde küreklerle kaleden çıkıp bize doğru geliyorlardı. Bizi görünce: “Muhammed ve ordusu” diyerek hızlıca kalelerine döndüler. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) ellerini kaldırarak: “Allahü ekber, Allahü ekber, Hayber harâb oldu. (yani fethedildi) Biz ordularımızla bir toplumun yurduna inersek uyarılanların sabahı ne kötüdür” buyurdu. Biz orada eşekler yakalayarak pişirdik. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v)’in görevlendirdiği birisi şöyle bağırdı: “Allah ve Rasûlü sizi eşek eti yemekten yasaklar çünkü o pistir.” (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)

4266- Ebu Sa’lebe el Huşenî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayberde, Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte savaşıyorduk. Askerler acıkmışlardı o arada Hayberlilerin eşeklerini yakalayıp orada kestiler ve yiyeceklerdi. Durum Peygamber (s.a.v)’e anlatılınca Abdurrahman b. Avf’a emrederek şöyle bağırmasını istedi: “Benim Peygamber (s.a.v) olduğumu kabul eden kimselere evcil eşek eti helâl değildir.” (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)

4267- Ebu Sa’lebe Huşenî (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) köpek dişi bulanan yırtıcı hayvanlarla eşek eti yenilmesini yasak etti. (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)

32- YABAN EŞEĞİ ETİ YENİLEBİLİR HELALDİR

4268- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayber savaşı günü at ve vahşi eşek eti yerdik fakat Rasûlullah (s.a.v) evcil eşek eti yemeyi yasakladı. (İbn Mâce, Zebaih: 12; Tirmizî, Etıme: 5)

4269- Umeyr b. Seleme ed Damrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile beraber Esaya er Ravha denilen bölgede yürüyorduk. Ashab ihramlı idiler. O sırada vurulmuş bir yaban eşeği gördük. Rasûlullah (s.a.v) “Dokunmayın ona belki sahibi gelir” buyurdu. Az sonra eşeği vuran Behz kabilesinden bir adam gelerek: “Ey Allah'ın Rasûlü! Eşek size hediyemdir” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) Ebu Bekir’e emretti, o da onu insanlar arasında bölüştürdü. (Muvatta’: Hac: 24)

4270- Ebu Katade (r.a) anlatıyor: Vahşi bir eşek yakalayıp Ashabın yanına getirdim, onlar ihramlı idiler ben ihramlı değildim. Ondan yedik bazı kimseler Rasûlullah (s.a.v)’e sorsak dediler ve sordular. Rasûlullah (s.a.v)’de: “İyi yapmışsınız yanınızda o etten var mı?” dedi. Biz de: “Evet” dedik. “Öyleyse bize de verin” buyurdu. Biz de getirip verdik ihramlı iken ondan yedi. (Dârimi, Hac: 22; Ebû Davud, Hac: 17)

33- TAVUK ETİ YENİR HELALDİR

4271- Zehdem (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Musa’ya yemesi için bir tavuk getirildi oradakilerden biri geri çekildi. Ebu Musa: Sana ne oluyor deyince, adam: “O tavuk bazı pisliklerden yiyordu bu yüzden ondan yememeye yemin ettim” dedi. Ebu Musa: “Yaklaş ve ye çünkü ben Rasûlullah (s.a.v)’i ondan yerken gördüm” dedi ve yeminine keffaret vermesini emretti. (Buhârî, Zebaih: 26; Tirmizî, Etıme: 25)

4272- Zehdem el Cermî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Musa’nın yanında idik. Yemeği hazırlandı yemeğinde tavuk eti de vardı. Orada bulunanlardan Teymullah kabilesinden kırmızı yüzlü bir adam vardı sanki azâd edilmiş bir köleye benziyordu; o sofraya yaklaşmadı. Ebu Musa ona: “Yaklaş çünkü ben Rasûlullah (s.a.v)’i ondan yerken gördüm” dedi. (Buhârî, Zebaih: 26; Tirmizî, Etıme: 25)

4273- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v), Hayber günü pençesi olan bütün yırtıcı kuşların ve köpek dişi olan bütün yırtıcı hayvanların etini haram kıldı.” (İbn Mâce, Sayd: 13; Dârimi, Sayd: 19)

34- SERÇE ETİ YENİLEBİLİR

4274- Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Haksız yere bir serçe ve daha büyük kuşları öldüren kimseye Allah mutlaka ona soracaktır.” Ey Allah'ın Rasûlü! Onun hakkı nedir?” diye sorulunca: “Onu kesip yemesidir başını koparıp atmamasıdır.” (Bu şekilde küçük hayvanların başı koparılarak değil kesilerek yenmelidir). (Müsned: 6666)

35- DENİZ HAYVANLARININ HEPSİ YENİR Mİ?

4275- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) deniz ve suyu hakkında şöyle buyurdu: “O’nun suyu temiz ölüsü helaldir.” (Tirmizî, Tahara: 52; İbn Mâce, Sayd: 19)

4276- Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) bizi üç yüz kişilik bir seriyye olarak göndermişti. Yiyeceklerimizi omuzlarımızda taşıyorduk, yiyeceklerimiz o kadar azaldı ki günde her kişiye bir hurma düşüyordu. Câbir’e bir hurma bir adama ne olur ki diye sordum. Ama o da bitince o bir hurmanın da kıymetini anladık. Deniz sahiline geldik ne görelim kocaman bir balık… Deniz onu sahile atmış on sekiz gün o balığın etinden yedik. (Müslim, Sayd: 4; Dârimi, Sayd: 6)

4277- Câbir (r.a) şöyle anlatıyor. Rasûlullah (s.a.v) üç yüz süvari olarak Ubeyde b. Cerrah komutasında Kureyş kervanını takibe göndermişti. Sahile vardığımızda şiddetli bir açlık içersindeydik. Ağaç yapraklarını yedik. Câbir diyor ki: Deniz sahile anber denilen kocaman bir balık atmış onun etinden on beş gün yedik, yağı ile yağlandık vücutlarımız semizleşti. Ebu Ubeyde balığın kaburga kemiklerinden birini alıp köprü gibi yere tuttu en büyük devemize en büyük boylu kimseyi bindirdik. O kemiğin altından geçti. Sonra acıktık bir kişi üç deve kesti. Sonra acıktık yine üç deve kesildi sonra acıktık yine üç deve kesildi sonra Ebu Ubeyde deve kesimini yasakladı. Sonra Rasûlullah (s.a.v)’e o balığın hükmünü sorduğumuzda “Onun etinden yanınızda var mı?” buyurdu. Balığın gözlerinden şu kadar bu kadar yağ çıkarmıştık. Balığın göz çukuruna dört kişi oturabiliyordu. Yolculuğa çıkarken Ebu Ubeyde’nin yanında bir dağarcık hurma vardı, bize her gün bir avuç veriyordu sonra birer hurmaya düştü onu da bulamayınca bir hurmanın yokluğunu anladık. (Müslim, Sayd: 4; Dârimi, Sayd: 6)

4278- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v) Ebu Ubeyde komutasında bizi bir seriyye ye göndermişti yiyeceklerimiz bitmişti. Deniz kenarında deniz’in sahile attığı kocaman bir balığa rastladık on dan yemek istedik. Ebu Ubeyde yasakladı. Daha sonra da şöyle dedi: “Biz Allah’ın yolunda savaşan Rasûlullah (s.a.v)’in elçileriyiz ondan yiyin.” Günlerce ondan yedik. Rasûlullah (s.a.v)’in yanına döndüğümüzde ona balıktan haber verdik. O da: “Ondan yanınızda var ise ondan bize gönderiniz” buyurdu. (Dârimi, Sayd: 5; Müslim, Sayd: 3)

4279- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) Ebu Ubeyde komutasında bizi bir seriyye olarak göndermişti. Üç yüz on kişi kadardık yiyecek olarak bize bir ölçek hurma verdi. Ebu Ubeyde bize günde bir avuç hurma veriyordu, hurma azalınca birer hurma vermeye başladı. Çocukların meme emdikleri gibi o bir hurmayı emiyor ve üzerine de su içiyorduk. Tükenince onu da aradık o kadar aç kaldık ki yaylarımızla ağaç yapraklarını indiriyor onları yiyip üzerine su içiyorduk böylece ağaçtan yaprak silken asker deniliyordu. Bir de ne görelim sahile varınca kum yığını gibi anber denilen kocaman bir balık… Ebu Ubeyde önce: “Mundardır yemeyin” dedi. Sonra: “Allah yolunda savaşan Allah’ın Rasûlü ordusu zor durumda kalmıştır. Bu sebepten dolayı ondan besmele çekip yiyiniz” dedi. Ondan yedik ve etinden kavurma yaptık, o balığın göz çukuruna on üç kişi oturmuştu. Câbir diyor ki: Ebu Ubeyde o balığın bir kaburga kemiğini köprü gibi yere koydu ve altından en uzun boylu bir adamı deveye bindirerek onun altından geçirdi. Rasûlullah (s.a.v)’in yanına dönünce: “Niçin geç kaldınız” buyurdu. Biz de: “Kureyş kafilesini takip ediyorduk” dedik. Rasûlullah (s.a.v)’e balıktan bahsedince O: “Allah’ın sizi rızıklandırdığı bir rızkıdır, ondan yanınızda kaldı mı?” buyurdu. Biz de: “Evet” dedik. (Dârimi, Sayd: 5; Müslim, Sayd: 3)

36- KURBAĞA İLAÇ OLARAK KULLANILIR MI?

4280- Abdurrahman b. Osman (r.a)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’in huzurunda bir doktor kurbağanın ilaç olarak kullanılmasından bahsedince Rasûlullah (s.a.v) onun öldürülmesini yasakladı. (Dârimi, Sayd: 6; İbn Mâce, Sayd: 10)

37- ÇEKİRGE YENİR Mİ?

4281- Abdullah b. Ebî Evfa (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte yedi savaşa katılmıştık ve bu savaşlar esnasında çekirge yiyorduk. (Tirmizî, Etıme: 22; Ebû Davud, Etıme: 35)

4282- Ebu Ya’fûr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Ebî Evfa’dan çekirge öldürmenin hükmünü sordum. O da şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte altı gazveye katıldım o savaşlar esnasında çekirge yiyorduk. (Tirmizî, Etıme: 22; Ebû Davud, Etıme: 35)

38- KARINCA ÖLDÜRMEK

4283- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle anlattı: “Karıncalardan biri Peygamberlerden birini ısırınca karıncaların yuvalarının yakılmasını emretti ve yakıldılar. Bunun üzerine Allah ona şöyle vahyetti: “Seni bir karınca ısırdı, sen ise bu yüzden beni tesbih eden bir ümmeti yok ettin!” (İbn Mâce, Sayd: 10; Ebû Davud, Edeb: 176)

4284- Hasan’ı Basrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamberlerden biri ağaç altında otururken bir karınca onu ısırdı, O’da emretti de bütün karınca yuvaları yakıldı. Bunun üzerine Allah ona şöyle vahyetti: “Bir karınca yüzünden mi böyle yaptın?” (İbn Mâce, Sayd: 10; Ebû Davud, Edeb: 176)





© 2015 http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/