Muvatta > SADAKA KİTABI

 

islam



1. Sadakaya Teşvik

2. Dilencilikten Kaçınmak

3. Mekruh Olan Sadaka






58 SADAKA KİTABI

1. Sadakaya Teşvik


1. Ebu Hubab Saîd b. Yesar'dan: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

«Kim helal kazancından bir sadaka verirse —zaten Allah ancak helali kabul eder—, onu Allah'ın kudret eline koyar. Allah da onu dağ gibi oluncaya kadar, sizden birinin tayını veya deve yavrusunu büyüttüğü gibi büyütür,»[1]



2. Ebû Talha'mn torunu îshak'dan, Enes b. Malik'in şöyle anlattığını işittiği rivayet edildi:

Ebu Talha, Medine'de Ensar'dan en zengin hurmalığa sahip olanıydı. Kendisince en değerli malı da, Mescid-i Nebevi'nin karşısındaki «Beyruha» adındaki hurmalığı idi. Resûlullah (s.a.v.) oraya girip tatlı suyundan içerdi. «Sevdiğiniz şeylerden infak et' medikçe iyiliği elde edemezsiniz.»[2] ayet-i kerimesince, Ebû Talha, Resûlullah (s.a.v.)'ın huzuruna çıkıp:

«— Ya Resûlallah! Allah Teâlâ: «Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliği elde edemezsiniz» buyuruyor. Bence mallarımın en değerlisi, Beyruha (denilen hurmalık)'dır. O Allah rızası için sadakadır. Allah katında onun hayır ve azığım olmasını umuyorum. İstediğin yere sarfet ya Resûlallah!» deyince, Resûlallah (s.a.v.):

«— Bu ne kârlı maldır, bu ne kârlı maldır. Onun hakkında söylediğini işittim. Onu yakınlarına vermeni uygun görüyorum.» buyurdu. Bunun üzerine Ebû Talha:

«— Yapacağım ya Resûlallah» dedi. Sonra hurmalığı akrabalarına ve amcasının oğullarına taksim etti.[3]



3. Zeyd b. Eslem'den:

Resûlullah (s.a.v.): «Dilenci at üzerinde de gelse ona veriniz» buyurdu.[4]



4. Ensar'dan Eşhelî kabilesine mensup Muaz'ın oğlu Amr'dan rivayet edildiğine göre ninesi şöyle demiştir:

Resûlullah (s.a.v.) «Ey mü'min kadınlar! Sizden biri üte-lenmiş bir koç paçası da olsa, komşusuna hediye vermeyi küçük görmesin» buyurdu.[5]



5. imam Malik'e peygamberimiz (s.a.v.)'in hanımı Hz. Aişe (r.a.)'den şöyle rivayet edildi:

Hz. Aişe (r.a.) oruçlu iken bir yoksul kendisinden yardım istedi. Evinde ancak bir yufka ekmek vardı. Azatlı cariyesine:

«— Onu yoksula ver.» dedi. Cariye:

«— iftar edeceğin başka bir şey yok.» deyince, Hz. Aişe (r.a.):

«— Onu dilenciye ver.» dedi.

Cariye der ki: Hz. Aişe'nin emrini yerine getirdim. Akşam olunca ev halkından biri veya bir insan bize yufka ekmeğe sarılmış bir koyun eti hediye etti. Mü'minlerin annesi Aişe (r.a.) beni çağırıp:

«— Bunu ye, bu senin ekmeğinden daha hayırlıdır.» dedi.



6. imam Malik1 den: Bana rivayet edildi ki, mü'minlerin annesi Hz. Aişe (r.ajm önünde üzüm varken bir yoksul kendisinden yiyecek istedi. Hz. Aişe bir adama:

«- Bir tane al, yoksula ver.» dedi. Adam, Hz. Aişe (r.a kın aşkın bakmaya başlayınca:

«- Hayret mi ediyorsun? Bu bir tanede ne kadar zerre ağırlığı goruyorsun?»dedı.[6]


2. Dilencilikten Kaçınmak


7. Ebu Said el-Hudrî (r.a.)'den:

Ensar'dan (Medine'li müslümanlardan) bir kısım insanlar Resûlullah (s.a.v.)'dan yardım istediler, verdi. Sonra yine istediler, yine verdi. Nihayet elindeki mal tükenince;

«— Yanımda olan malı sizden saklamam. Kim dilencilikten sakınırsa, Allah da onu iffetli ve şerefli kılar. Kim zengin görünürse, Allah kendisini zengin kılar. Her kimde sabrederse, Allah kendisine sabır verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş hiç bir nimet verilmemiştir.» buyurdu.[7]



8. Abdullah b. Ömer (r.a.)'dan:

Resûlullah (s.a.v.) minber üzerinde sadaka'dan ve dilencilikten sakınmaktan bahsederken: «Üstteki el alttaki elden hayırlıdır. Üstteki el yardım eden, alttaki el dilenendir» buyurdu.[8]



9. Yesar'ın oğlu Atâ'dan:

Resûlullah (s.a.v.), Ömer b. Hattab'a bir hediye gönderdi. Ömer (r.a.) onu iade edince Resûlullah (s.a.v.), Ömer'e:

«— Niçin hediyeyi iade ettin?» buyurdu. Ömer (r.a.):

«— Ya Resûlallahî Bizden biri için en hayırlı olanın, hiç bir kimseden birşey almaması olduğunu sen bize haber vermedin mi?» dedi. Resûlullah (s.a.v):

«— Bu dilenmek suretiyledir. Ama dilenmeksizin olursa, o Allah'ın sana verdiği bir rızıktır.» buyurdu. Bunun üzerine Ömer (r.a )

«— Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah'a yemin ederim ki, hiçbir kimseden bir şey istemiyeceğim. istemeksizin bana gelen bir şeyi de alırım.» dedi.[9]



10. Ebû Hüreyre (r.a.)'den:

Resûlullah (s.a.v.) «Kuvvet ve iradesiyle yaşadığım Allah'a yemin ederim ki, sizden birinin ipini alıp sırtıyla odun taşıması, Allah'ın zengin kıldığı bir adama gelip dilenmesinden —ki bu adam ona versin veya vermesin— daha hayırlıdır» buyurdu.[10]



11. Esed oğullarından bir adam şunları anlattı: Ben ve ailem «Bakîil-Garkad» (ismindeki Medine Mezarlığm)'a indik. Ailem bana:

«— Resûlullah (s.a.v.)'a git, bizim için yiyecek bir şey iste.» dediler ve ihtiyaçlarını söylemeye başladılar. Resûlullah (s.a.v.)'a gittiğimde, yanında kendisinden yardım isteyen bir adam buldum. Resûlullah (s.a.v.) ona:

«— Sana verecek bir şey bulamıyorum» diyordu. Adam kızgın bir halde:

«—Yemin ederim ki sen istediğine veriyorsun,» diyerek Resûlullah (s.a.v.)1 den ayrılıp gitti. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.):

«— Bu adam, kendisine verecek bir şey bulamıyorum diye bana kızıyor. Sizden kim bir ukiyye veya dengi balı olduğu halde dilenirse, ısrarla dilenmiş olur» buyurdu. Esedî: «Bize göre bir deve bir ukiyyeden daha iyidir» dedi.

îmam Malik der ki: Bir ukiyye kırk dirhemdir.

Esedî der ki; Ben de Resûlullah (s.a.v.)'den birşey istemedim gen döndüm. Daha sonra Resûlullah (s.a.v.)'e arpa ve kuru üzüm getirilince, Allah bizi zengin kıhncaya kadar onlardan bize taksim etti.[11]



12. îmam Malik'den: Abdurrahman'm oğlu Alâ'nm şöyle dediğini işittiği rivayet edildi: «Sadaka maldan bir şey eksiltmez. Affeden kulun şeref ve izzetini, Allah Teâlâ elbette yükseltir. Alçak gönüllü olan kulu da Allah yüceltir.»[12]


3. Mekruh Olan Sadaka


13. İmam Malik'e rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.): «Muhammed ailesine sadaka helal değildir. Çünkü sadaka insanların kirleridir.»buvurmuştur.[13]



14. Abdullah, babası Ebû Bekir'den şunları nakletti:

Resûlullah (s.a.v.) Abdu'l-Eşhel oğullarından bir adamı zekât toplamaya memur tayin etti. Adam zekâtı toplayıp gelince Resûlullah (s.a.v.)'dan zekat mallarından bir deve istedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) kızdı. Hatta kızgınlığı yüzünde belirdi. Yüzündeki kızgınlık gözlerinin kızarmasıyla bilinirdi. Sonra şöyle buyurdu:

«— Adam ne kendisi ve ne de benim için uygun olmayan şeyi istiyor. Ona vermesem vermemeyi kötü görüyorum, versem ne kendisi ve ne de benim için uygun olmayan şeyi vermiş olurum.» Adam:

«— Ya Resûlallah! O zekat mallarından artık ebedî olarak senden hiç bir şey istemiyeceğinı.» dedi.[14]



15. Zeyd, babası Esîem'den şunları nakletti: Abdullah b. el-Erkam bana:

«— Bana binit develerinden birini göster, mü'nıinlerin emi-rinden beni bu deveye bindirmesini istiyeyim.» dedi. Ben de:

«— Peki, zekât mallarından bir deveyi göstereyim.» dedim. Abdullah b. el-Erkam:

«— Sıcak bir günde şişman bir adam senin için bacak ve baldırlarını yıkayıp suyunu sana verse de içsen, bundan hoşlanır mısın? dedi. Ben de kızdım ve:

«— Allah seni bağışlasın. Bu sözü bana mı söylüyorsun?» dedim. Abdullah b. el-Erkam:

«— Sadaka, insanların bedenlerinden yıkadıkları kirleridir.» dedi.






--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bu, sıhhatinde ittifak bulunan bir hadistir: Buharı, Tevhid, 97/23; Müslim, Zekât, 12/19, no:63.

[2] Âli îmran, 92

[3] Buharı, Zekât, 24/44; Müslim, Zekât, 12/14, no:42.

[4] tbn Abdilber derki: Bu hadisin Maîik'ten mürsel oluşunda ihtilaf bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla, bu konuda dayanılacak müsned bir hadis yoktur. Benzeri için bkz. Şeybani, 933.

[5] Buharı, Hibe, 51/1; Müslim, Zekât, 12/29, no:90;Şeybanî, 932.

[6] Kur’anı Kerim’de:Kim zerre miktarı hayır işlerse karşılığını görür.buyurulur.(Ez-Zilzal,8)

[7] Buharı, Zekât, 24/5; Müslim, Zekât, 12/42, no: 124 Şeybanî, 898.

[8] Buharî, Zekât, 24/18; Müslim, 12/32, no: 94.

[9] Kavilerin ittifakıyla mürseldir. Sahîhayn'da Hz. Ömer'den nakledilir: Buharî, Ahkâm, 93/17; Müslim, Zekât, 12/37, no:110-112.

[10] Buharî, Zekât, 24/50; Müslim, Zekât, 12/35, no: 106.

[11] Nesaî, Zekât, 23/90.

[12] Böylesi, ictihaden olamaz. Bir grup ona isnad etmiştir. Mahfuz ve müsned-dir. Bunu İbn Abdilber söylemektedir. Bkz. Müslim, Bir, 45/19, no: 69,

[13] Müslim, zekât, 12//51, no: 167.

[14] Mürseîdir. Ahmed b. Mansur el-Belhî, Malik -Abdullah- babası- Enes senediyle nakleder. Aycıca bkz. Şeybanî, 899.

islam