Muvatta > NAMAZ > CUMA NAMAZI KİTABI

 

islam



1. Cuma Günü Gusletmek

2. Cuma Günü İmam Hutbe Okurken Susup Hutbeyi Dinlemek

3. Cuma Namazının Bir Rek'atına Yetişmek

4. Cuma Namazında Burnu Kanayan Kimsenin Yapacağı İşlem

5.Cuma Günü (Namaza) Koşma Hakkında

6. İmamın (Devlet Başkanı Veya Kumandan)

Seferde Cuma Günü Bir Köye Veya Kasabaya Uğraması

7. Cuma Gününün Eşref Saati

8. Cuma Günü Temiz Giyinmek, İnsanların Omu-Zuna Basarak Ön Safa Geçmeye Çalışmamak Ve İmam Hutbe Okurken Ona Doğru Oturmak

9. Cuma Namazında Kıraat Ve Özürsüz Cuma Namazını Terketmek









5- CUMA NAMAZI KİTABI


1. Cuma Günü Gusletmek


1. Ebû Hüreyre (r.a.) Resûİullah (s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu rivayet etti:

«— Kim cuma günü cünüplükten gusul eder gibi gusul eder, ilk saatte de (erken) namaza giderse, bir deve kurban etmiş gibi olur. İkinci saatte (biraz geç) giderse, bir inek kurban etmiş gibi olur. Üçüncü saatte giden, bir boynuzlu koç kurban etmiş gibi olur. Dördüncü saatte giden, bir tavuk sadaka etmiş gibi olur. Beşinci saatte giden, bir yumurta sadaka etmiş gibi olur. İmam minbere çıkınca, melekler gelip hutbeyi dinlerler»[1]



2. Ebû Hüreyre (r.a.) der ki: Bulûğ çağına giren herkese cuma günü cünüblükten kurtulmak için yaptığı gusül gibi gusül yapmak gerekir.[2]



3. Abdullah oğlu Salim anlatır: Cuma günü Hz. Ömer (r.a.) hutbe okurken ashabdan bir adam mescide girdi. Bunu gören Ömer (r.a.):

«— Bu hangi saattir?» dedi. Adam:

«— Ey mü'minlerin emiri, pazardan döndüm, ezanı duyunca hemen abdest alıp geldim,» deyince, Ömer (r.a.):

— Demek abdest alıp geldin. Halbuki Resûlullah'ın cuma

için gusul etmeyi buyurduğunu biliyordun,» dedi.[3]



4. Ebû Said el-Hudri (r.a.) der ki: Resûlullah (s.a.v.): «Cuma günü gusul etmek, bulûğa eren her müslümana vaciptir» buyurdu.[4]



5. Hz. Ömer'in oğlu Abdullah (r.a.), Resulü Ekrem'in şöyle buyurduğunu rivayet etti: «Biriniz cuma namazına gelirken gusl etsin.»[5]

İmam Malik der ki: Bir kimse cuma sabahı, cuma guslüne niyet ederek gusül yaparsa, kâfi gelmez. Cumaya giderken tekrar gusül yapmalıdır. Çünkü Resulü Ekrem, Abdullah'ın rivayet ettiği hadisinde: «Cumaya gelirken gusül yapsın,» buyurmuştur.[6]

îmam Malik (başka bir görüşünde ise) der ki: Bir kimse cuma günü, erken veya geç olarak gusül ettikten sonra abdesti bozulsa, sadece abdest alması yeterlidir. O guslü yenilemesine gerek yoktur.[7]



2. Cuma Günü İmam Hutbe Okurken Susup Hutbeyi Dinlemek


6. Ebû Hüreyre (r.a.) der ki: Resûlullah (s.a.v.): «Cuma günü imam hutbe okurken, yanında (konuşan) arkadaşına; «sus!» desen bile, lagv yapmış (boş konuşmuş) olursun, buyurdu.» [8]



7. Salebe b. Ebî Malik el-Kurazî anlatıyor: Hz. Ömer (r.a.)'in halifeliği zamanında Cuma günü Ömer hutbeye çıkıncaya kadar (sünnet) namazı kılıyorduk. Ömer minbere oturup, müezzinler ezana başlayınca oturup konuşuyorduk. Müezzinler susup Ömer hutbe okumaya kalkınca susuyorduk, bizden hiç kimse konuşmuyordu.

îbn Şihab der ki: îmam hutbeye çıkınca namaz kılınmaz, hutbeye başlayınca susulup hutbe dinlenir.[9]



8. Mâlik b. Ebî Amir rivayet eder: Osman b. Affan birçok defa hutbesinde şöyle derdi: «Cuma günü imam hutbeye başlayınca susun, hutbeyi dinleyin. Susan kimse dinlemese de, dinleyen kadar sevap kazanır. Namaza kaamet edilince safları düzeltin, omuzlarınız bir hizaya gelsin. Zira safların düzgün tutulması namazın ta-mamındandır.»

Hz. Osman, safları düzeltmek için vazifelendirdiği şahıslar gelip safların düzeltildiğini bildirmeden tekbir almazdı.[10]



9. Nâfi der ki: Cuma günü imam hutbe okurken iki adam konuşuyordu. Abdullah b. Ömer bunları görünce çakıl taşı atmak suretiyle susmaları için onlara ihtarda bulundu.



10. imam Malik'e ulaşmıştır ki: Cuma günü imam hutbe okurken bir adam aksırır. Yanında oturan «Yerhamukellah» der ve bunun hükmünü Sâid b. el-Müseyyeb'e sorar. Sâid, hutbe okunurken caiz olmadığını söyler ve:

«— Bir daha yapma.» der.

îmam Malik, Îbn Şihab'a, «Cuma günü minberden indikten sonra, namaza başlamadan önce konuşmak caiz inidir?» diye sordu; îbn Şihab da; «zararı yok» dedi.



3. Cuma Namazının Bir Rek'atına Yetişmek


11. îbn Şihab der ki: «Cuma namazının bir rekâtına yetişen kimse bir rekât de kendi kılar. Böyle yapmak sünnettir.» (Yani Resulü Ekrem böyle emretmiştir.)

îmam Malik der ki: «Memleketimizde (Medine'de) ulemadan böyle gördüm. Resûlullah (s.a.v.) de: «Namazın bir rek'atına yetişen kimse, namaza yetişmiş olur.»[11] buyurdu.»

îmam Malik der ki: Cuma günü sıkışık yerde duran kimse rükû eder de, İmam secdeden kalkıncaya kadar secde yapamazsa cemaat kalktıktan sonra secde yapar. îmam namazı bitirinceye kadar secde yapamazsa, namaza yeniden başlar ve öğle namazının farzı olarak dört rekât kılar.



4. Cuma Namazında Burnu Kanayan Kimsenin Yapacağı İşlem


12. îmam Mâlik der ki: Cuma günü imam hutbe okurken burnu kanayan kimse camiden çıkıp da, imam cumayı kıldırdıktan sonra dönerse, (öğle namazı olarak) dört rekâtını kılar.

îmam Mâlik demiştir ki: Cuma günü imamla beraber bir rek'at kılan, sonra burnu kanayıp mescidden çıkan kimse geri geldiğinde imamın her iki rek'atı da kılmış olduğunu görürse, bu arada da konuşmamışsa sadece ikinci rekatı kılar.

îmam Malik der ki: Cuma günü burnu kanayan yahut herhangi bir sebepten dolayı camiden çıkması gereken kimsenin dışarı çıkmak istediği takdirde imamdan izin alması gerekmez.



5.Cuma Günü (Namaza) Koşma Hakkında


13. İmam Malik îbni Şihab'a: «Ey müzminler! Cuma günü namaza çağrıldığında Allah'ı zikre (Cuma namazına) koşun» [12] ayetini sordu.

îbni Şihab da; Ömer b. el-Hattab (r.a.) âyeti; Cuma günü na-naza çağrıldığında Allah'ın zikrine (namaza) gidin, şeklinde kurdu diye cevap verdi.

imam Malik der ki: Kur'anı Kerim'de geçen say kelimesi, mel ve fiil manasınadır. Şu âyetlerde olduğu gibi:

«Dönünce yeryüzünde fesat çıkarmak için koşar (çalı-r>...»[13]

«Fakat Rab binin azabından korkarak koşup gelen...»[14]

«Sonra koşarak döndü.»[15]

«Şüphesiz sa'yiniz (^amelleriniz ve çalışmalarınız) celidir.»[16]

imam Mâlik şöyle demiştir: Allah Teâlâ'nın, kitabında rettiği sa'y kelimesi, kişinin ne ayaklarıyla koşması, ne de 'atlice yürümesidir. Bu kelimeden murad, sadece amel ve 'dir.



6. İmamın (Devlet Başkanı Veya Kumandan)
Seferde Cuma Günü Bir Köye Veya Kasabaya Uğraması


14. imam Malik der ki: Seferde olan fmam,[17] Cuma namazı kılınması gereken köyde veya kasabada konaklar, hutbeyi okur ve onlara Cuma namazını kıldınrsa, o belde halkı ve diğerleri onunla beraber cumayı kılmış olurlar.

Malik der ki: Seferde olan imamf Cuma namazı vacip olmayan beldeye uğrar, belde halkına cuma namazını kıldınrsa, imamın da, belde halkının da ve onlarla beraber kılanların da cuma namazları sahih olmaz. Belde halkı ve diğerleri seferi olmayan imamın arkasında namazlarını kılsınlar.

Malik der ki: Seferde olanlara Cuma namazı farz değildir.



7. Cuma Gününün Eşref Saati


15. Ebû Hüreyre (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.) Cuma gününün faziletini anlatarak buyurdular ki: «Cuma günü öyle bir an var ki müslüman bir kimse o vakitte namaz kılar, Allah'tan bir şey isterse Allah mutlaka istediği şeyi ona verir.» Resulü Ekrem eliyle o vaktin kısa bir süre olduğuna işaret etti.[18]



16. Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Tûr-u Sina'ya gitmiştim, orada Ka'bu'l-Ahbâr'a rastladım. Beraber oturduk, bana Tevrat'tan anlattı. Ben de ona Resûlullah'ın hadislerini anlattım. Ona söylediğim hadislerden biri de şuydu: Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: «Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı. Cennetten o gün çıkarıldı. Tev-besi o gün kabul edildi. O gün öldü, kıyamet de o gün kopacak. Cuma günü bütün hayvanlar şafaktan güneş doğuncaya kadar acaba kıyamet kopacak mı diye korkularından kulaklarını verir dinlerler. Yalnız cinlerle insanlar bundan gafildirler. Cuma günü bir vakit vardır, müslüman bir kimse o vakitte namazda olur, Allah'tan bir dilekte bulunursa Allah mutlaka dileğini verir,» KâT>:

«— O faziletli vakit, senede bir gündür.» deyince:

«— Hayır, her cuma Öyle bir vakit vardır.» dedim. Bunun üzerine Kâb, Tevratı okuyarak:

*— Resûlullah (s.a.v.) doğru söylemiş,» dedi. Ebû Hüreyre devam ederek der ki: Oradan ayrıldıktan sonra Basra b. Ebi Basra el-Giffari'ye rastladım. Bana:

«— Nereden geliyorsun?» dedi. Ben de: «— Tûr'dan» dedim. Bunu duyunca:

«—Oraya gitmeden önce sana rastlasaydım gitmezdin. Resû-lullah (s.a.v.) buyurdular ki: «Üç mescitten başka yere (ziyaret maksadiyle) sefer yapılmaz: Mescidi Harama, bu mescidime ve İyliya (Kudüs) mescidine yahut Beytil Makdise.»

Ebû Hüreyre der ki: Daha sonra Abdullah b. Selam'a (r.a.) rastladım, ona Kâbu'l-Ahbar'la buluştuğumu, kendisine Cuma günündeki faziletli vakti söyleyince; «O vakit senenin bir gününde olur,» dediğini anlattım. Abdullah b. Selam (r.a.): «K'âb yalan söylemiş» dedi. Ben de:

«K'âb'ın, Tevratı okuduktan sonra: «Evet o hayırlı vakit her cuma günü vardır,» dediğini söyledim. Abdullah b. Selam:

«K'âb doğru söylemiş,» dedikten sonra:

«— o vaktin hangisi olduğunu biliyorum.» dedi. Ona:

«— Onun hangi vakit olduğunu bana söyle, benden gizleme.» deyince Abdullah b. Selam: (r.a.):

«— O, Cuma gününün son vaktidir,» dedi. Ben de:

«— Nasıl Cuma gününün son vakti olur?» Resûlullah (s.a.v.): «Müslüman bir kimse namaz kılarak o vakitte bulunursa...» buyurdu. «Dediğin vakitte ise namaz kılınmaz.» dedim. Bunun üzerine Abdullah b. Selam (r.a.):

«— Resûlullah: Oturup namazı bekleyen kimse namazı kılın-caya kadar namazda sayılır, demedi mi?» dedi. Ben de:

«— Evet,» dedim.

«— O işte böyledir.» dedi.[19]



8. Cuma Günü Temiz Giyinmek, İnsanların Omu-Zuna Basarak Ön Safa Geçmeye Çalışmamak Ve İmam Hutbe Okurken Ona Doğru Oturmak


17. Mâlik derki; Yahya b. Said'den: Resûlullah (s.a.v.)'m şu hadisini işittim: «Sizler biri cuma günleri, diğeri de sair günler (iş için) giymek üzere iki elbise edinseniz ne olur?»

imam Malik, Nâfi'den rivayeten der ki: Abdullah b. Ömer (r.a.) ihram elbisesini giymemişse, koku sürünüp tertemiz giyinmeden Cuma namazına gitmezdi.[20]



18. Ebû Hüreyre (r.a.) der ki: Cuma namazına gecikerek imam hutbeye çıktıktan sonra mescide gidip, insanların omuzlarına basarak ön saflara geçmeye çalışmanızdan, namazı Zahru'l-Harre'de (Medine'nin dışında) kılmanız daha hayırlıdır.[21]

imam Mâlik der ki: Bize göre sünnet olan, imam Cuma hutbesini okurken cemaatin imama yönelmesidir.



9. Cuma Namazında Kıraat Ve Özürsüz Cuma Namazını Terketmek


19. Utbe b. Mes'ud'un torunu Ubeydullah'tan , Dahhak b. Kays, Numan b. Beşir'e (r.a.), Resûlullah'ın Cuma günü Cuma Sûresini bitirdikten sonra hangi sûreyi okuduğunu sordu. O da:

«— Hel etâke hadisul gaşiyeh» sûresini okurdu, dedi.[22]



20. îmanı Mâlik, Safvan b. Süleym'den rivayet olunan «Özürsüz ve sebepsiz üç kere Cuma namazını terk eden kimsenin, Allah kalbini mühürler.»[23] hadisi hakkında: «Resûlul-lah'dan mı rivayet etti, yoksa kendi görüşü müdür, bilmiyorum» dedi.[24]



21. Cafer b. Muhammed babası Muhamıned'den rivayeten der ki: Resûlullah (s.a.v.) Cuma günü iki hutbe okudu ve ikisi arasında oturdu.[25]






--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buharı, Cum'a, 11/4; Müslim, Cum'a, 7/10.

[2] Burada vacip (gerekir) tabiri, cuma günü guslûn önemini beyan içindir. Üzerinde ittifak edilen görüş, guslün sünnet oluşudur.

[3] Buharî, Cum'a, 11/2; Müslim, Cum'a, 7/3. Ayrıca bkz. Şeybanî 62

[4] Buharî, Ezan, 10/161; Müslim, Cum'a, 7/5.

[5] Buharî, Cum'a, 11/2; Müslim, Cum'a, 7/1.

[6] Şeybanî, 57.

[7] Şeybanî, 57.

[8] Buharı, Cum'a, 11/36; Müslim, Cum'a, 7/12. Ayrıca bkz. Seybanî 230

[9] Şeybanî, 227.

[10] Şeybanî, 229.

[11] Buharî, Mevakit, 9/29; Müslim, Mesâcid, 5/161.

«Namazın bir rekâtına yetişen namaza yetişmiş olur.» hadisini Resulü Ekrem'den Ebû Hüreyre rivayet etmiştir.

[12] Cuma sûresi: 9

[13] Bakara sûresi: 205.

[14] Abese sûresi: 8-9.

[15] Nâziat sûresi: 22

[16] Leyi sûresi: 4.

[17] Burada imamdan maksat devlet başkanıdır.

[18] Buharî, Cum'a, 11/37; Müslim, Cum'a, 7/13.

[19] Ebu Davud, Salât, 2/200;Tirmizî, Cuma, 4/2; Nesaî, Cuma, 14/45.

Cuma günü içinde, duaların kabul edildiği zamana "saatu'l-icabe" denir. En kuvvetli görüşe göre, imamın minbere çıkmasından, namazın kılınmasına kadar olan süreyi kapsar.

[20] Ebu Davud (Salât, 2/212), Abdullah b. Selâm'dan mevsul olarak rivayet etmiştir. Ayrıca bkz. İbn Mace, Ebvabu İkâmeti's-Salât, 5/83; JŞeybanî 224.

[21] Cemaati rahatsız ederek ön saflara doğru ilerlemek doğru değildir. Ayrıca,

fomiıio orlran nalanlnr ila Hrı coflnrrln t-mclıılr KıraVmanfln ı/Pr t ıı ftn alıHır-1 O r

[22] Müslim, Cum'a, 7/63. Ayrıca bkz. Şeybanî, 226.

[23] Allah kalbini mühürler demek; ondan îütuflarını esirger, kalbine hayır şeyler girmez, kalbi kararır ve katılaşır, demektir.

[24] tbn Abdilber der ki: «Bu hadis, çeşitli yollarla müsneddir; ama en güzeli, Ebu'1-Ca'd ed-Damrî hadisidir.»

Ebu Davud, Salât, 2/203; Tirmizî, Cum'a, 4/7; Nesaî, Cum'a, 14/2; îbn Mace, Ebvâbu İkameti's-Salât, 5/93,

[25] tbn Abdilber der ki: Muvatta ravileri de bu şekilde mürsel olarak rivayet etmiştir.

Buhari (Cum'a, 11/27, 30) Îbn Ömer'den mevsul olarak nakleder. Ayrıca bkz. Müslim, Cum'a, 7/33.