Muvatta > NAMAZ > CEMAATLE NAMAZ KİTABI

 

islam



1. Cemaatle Kılınan Namazın Yalnız Kılınan Namazdan Üstünlüğü

2. Yatsı Ve Sabah Namazları

3. Kılınan Farz Namazı İmamla Tekrar Kılmak

4. Cemaatle Namaz

5. İmamın Oturarak Namaz Kıldırması

6. Ayakta Kılınan Namazın Oturarak Kılınan Namazdan Üstün Oluşu

7. Nafile Namazı Oturarak Kılma

8. Salat-Ivustâ (Orta Namaz):

9. Tek Bir Elbiseyle Namaz Kılmanın Caiz Oluşt

10. Namazda Kadının Başını Örtmesi Ve Entari Giymesi











8- CEMAATLE NAMAZ KİTABI


1. Cemaatle Kılınan Namazın Yalnız Kılınan Namazdan Üstünlüğü


1. Abdullah b. Ömer (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.), «Cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınandan yirmi yedi derece Üstündür.» buyurdu.[1]



2. Ebû Hüreyre (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Cemaatle kılınan namaz, yalnız kıldığınız namazdan yirmi beş derece üstündür.[2]



3. Ebû Hüreyre (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah'a yemin ederim. İçimden öyle geçiyor ki odun toplatıp, namaz için ezan

okunmasını ve birinin cemaate imam olmasını emredeyim, sonra, cemaate gelmeyenlerin evlerini başlarına yakayım. Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah'a yemin ederim ki, yatsı namazına gitmeniz, yağlı bir et yemeye gitmenizden daha önemlidir.»[3]



4. Zeyd b. Sabit (r.a.) der ki: «Farz namazlar hariç, en efdal namazınız evinizde kıldığınız namazdır.[4]



2. Yatsı Ve Sabah Namazları


5. Said b. el-Müseyyeb'den: Resûlullah (s.a.v.); «Bizimle münafıklar arasındaki fark yatsı ile sabah namazında bulunmamız-dır. Onlar bu iki vakte gelemezler,» buyurdu ya da buna benzer bir şey söyledi.[5]



6. Ebû Hüreyre'den: Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: «Bir adam yolda giderken dikenli bir dal görüp atta. Allah onun bu amelinden hoşnut oldu ve onun günahlarını affetti.» «Ölenlerden beş kimse şehittir: Veba hastalığından, karın ağrısından ölenler, suda boğulanlar, yıkık altında kalanlar ve Allah'ın dini (islam) uğrunda şehit olanlar.» «Eğer insanlar ezanın ve birinci safîm önem ve sevabını bilseler ezan okumak ve birinci safta bulunmak için

Cemaatle kılınan yatsı ve sabah namazının önemini bilseler sürünerek de olsa gelirler.»[6]



7. Süleyman b. Ebî Hasme'nin oğlu Ebû Bekir anlatıyor: Ömer b. el-Hattab (r.a.), Süleyman b. Ebî Hasme'yi sabah namazında göremedi. Süleyman'ın evi çarşı ile Mescidi Nebevinin arasındaydı. Hz. Ömer çarşıya giderken Süleyman'ın annesi eş-Şifa Hatun'a rastlar. Ona:

«— Süleyman'ı sabah namazında göremedim,» deyince kadın:

«— Gece namaz kıldı, onun için uyuyakaldı, sabah namazına gidemedi,» dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer:

«Bütün gece namaz kılmamdan, sabah namazına cemaate gitmem daha hayırlıdır,» dedi.

Abdurrahman b. Ebî Amre eî-Ensari anlatıyor: Osman b. Affan (r.a.) yatsı namazına geldi. Cemaati az görünce mescidin gerisinde uzandı, cemaatin çoğalmasını bekledi. O sırada îbn Ebî Amre geldi, Hz. Osman'ın yanına oturdu. Osman (r.a.) kim oldu-

ğunu sordu. O da kendisini tanıttı. «Kur'an'dan ne kadar biliyorsun?» dedi. Buna da cevap verdikten sonra Hz. Osman ona: «Yatsı namazına cemaate gelen kimse, gecenin yansım namazla geçirmiş olur. Sabah namazına cemaate gelen de, gecenin tamamını namazla geçirmiş olur,» dedi.[7]



3. Kılınan Farz Namazı İmamla Tekrar Kılmak


8. Mihcen (r.a.) anlatıyor: Resûlullah'ın meclisindeydim. Namaza kaamet edildi. Resulü Ekrem kalktı, namazı kıldıktan sonra yanıma geldi. Ben onunla namaza kalkmamıştım. Bana:

«— Cemaatle niçin namaz kılmadın, müslüman değil misin?» deyince:

«— Evet ya Resûlallah müsliimanım. Fakat ben evde namazı kılmıştım» dedim. Bunun üzerine Resûlullah, «Namazı kılmış da olsan, cemaate gelince tekrar kıl»[8] buyurdu.[9]



9. Nâfi’den: Bir adam Abdullah b. Ömer (r.a.)'e:

«— Evimde namazı kıldıktan sonra cemaatle namaza yetişi-* ...yorum. Cemaatle tekrar kılayım mı?» dedi. Abdullah b. Ömer:

«— Evet.» deyince adam:

«— Hangisini vakit namazı, hangisini nafile namazı sayayım?» deyince îbni Ömer:

«— O sana mı ait ki? O ancak Allah'a aittir. Hangisini dilerse onu sayar.» dedi.



10. Yahya b. Said anlatıyor: Bir adam Said b. el-Müseyyebıe:

«— Evimde namazı kıldıktan sonra mescide gidiyorum, imamı namazda buluyorum. Onunla tekrar kılayım mı?» diye sordu. Said:

«Evet.» deyince adam «Hangisi benim vakit namazım olur?» dedi. Said:

«—Onları sen mi tayin edeceksin? Bu ancak Allah'a aittir.» de-di.



11. îmam Mâlik, Afîf es-Sehmî'den rivayet eder: Esed oğullarından bir adam Ebû Eyyub el-Ensari (r.a.)'ye:

«— Evimde namazı kıldıktan sonra mescide gidiyorum, imamı namazda buluyorum. Onunla da kılayım mı?» diye sordu. Ebû Eyyub da:

«Evet. Onunla da kıl. Kim böyle yaparsa cemaat namazı sevabına nail olur.» dedi.



12. Nâfî'den: Abdullah b. Ömer (r.a.): «Akşam namazını yahut sabah namazını kıldıktan sonra imama yetişen kimse onları tekrar kılmasın,» dedi.

îmam Mâlik der ki: Evinde namaz kılan kimse tekrar imamla da kılabilir. Fakat akşamı kılamaz. Zira akşam namazını tekrar kılınca, farzı iki defa kılmış olur.



4. Cemaatle Namaz


13. Ebû Hüreyre (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: «Sizden biri cemaate namaz kıldırdığı vakit namazı uzatmasın. Çünkü cemaatte zayıf, hasta ve yaşlılar olabilir. Kendi kendine kılanınız, dilediği kadar uzatsın.»[10]



14. Nâfı anlatıyor: Bir namazda Abdullah b. Ömer'in arkasına durdum. Yanında benden başka kimse yoktu. Eliyle işaret ederek beni yanına çekti.[11]



15. Yahya b. Said rivayet eder: Bir adam Akik'de[12] cemaate imamlık yakıyordu. Ömer b. Abdulaziz haber salarak onu imamlıktan men etti.

îmam Mâlik der ki: Adamın babası belli olmadığı için onu imamlıktan men etti.



5. İmamın Oturarak Namaz Kıldırması


16. Enes b. Malik (r.a.) rivayet eder: Resûlullah (s.a.v.) atla. giderken düştü, sağ yanı incindi. (Namaz vakti gelince) namazı oturarak kıldırdı, biz de arkasında oturarak kıldık. Namazı bitirince «İmam kendisine uyulması için imam kılındı. Onun için imam ayakta kılarsa siz de ayakta kılın. Rükû edince rükû edin. Başını kaldırınca siz de kaldırın *Semiailahu li-men hamideh' deyince, siz 'rabbena ve lekel hamd' deyin. Oturarak kıldığı vakit hepiniz oturarak kılın.» buyurdu.[13]



17. Resulü Ekrem'in zevcesi Âişe (r.a.) rivayet ederek der ki: Resûlullah (s.a.v.) rahatsızdı, namazı oturarak kıldı. Arkasındaki cemaat ayakta kıldı. Bunun üzerine Resûlullah onlara oturun

diye işaret etti. Namazı bitirince: «İmam kendisine uyulması için imam kılındı. İmam rükûya varınca rükû yapın. Başını kaldırınca siz de kaldırın. Oturarak namaz kıldığı vakit siz de oturarak kılın.» buyurdu.[14]



18. Urve anlatıyor: Resûlullah hastalandığında mescide geldi» Ebû Bekir (r.a.) ayakta cemaate namaz kıldırıyordu. Resulü Ekrem'in geldiğini farkeden Ebû Bekir geri çekilmek istedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.), olduğun yerde kal, diye işaret ederek Ebû Bekir'in yanına oturdu. Ebû Bekir oturarak kılan Resûlul-lah'a uyarak, cemaat de Ebû Bekir'e uyarak namaz kılıyorlardı.[15]



6. Ayakta Kılınan Namazın Oturarak Kılınan Namazdan Üstün Oluşu


19. Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.): «Oturarak kıldığınız namaz (ecir ve sevapta) ayakta kıldığınız namazın yarısı gibidir.» buyurdu.[16]



20. Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)'den: Medine'ye gelince salgın veba hastalığa yakalandık. Resûlullah cemaatin yanına gitti, oturarak nafile namaz kıldıklarım görünce: «Oturarak kılınan namaz, ayakta kılınan namazın yarısı gibidir.» buyurdu.[17]



7. Nafile Namazı Oturarak Kılma


21. Resûlullah (s.a.v.)'in zevcesi Hafsa'dan: Resûlullah "ir vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazını oturarak kıldığını görmedim. Son zamanlarında Nafile namazını oturarak kılıyor, sûreyi ağır ağır okuyordu. Ağır okumasından uzun sûreler daha da uzuyordu.[18]



22. Aişe (r.a.)'den: Resûlullah'ı yaşlanıncaya kadar gece namazım oturarak kılarken hiç görmedim. Yaşlanınca kıraati oturarak okuyor, rükû etmek isteyince kalkıyor, otuz-kırk âyet kadar okuduktan sonra rükû ediyordu.[19]



23. Âişe (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.) oturarak namaz kılıyor, oturarak okuyor, kıraatinden otuz-kırk âyet kadar kalınca, kalkıp ayakta okuyor, sonra rükûya varıyor ve secde yapıyordu. Daha st ıra ikinci rekâtı da öyle kılıyordu.[20]



24. îmam Mâlik'e şu hadis rivayet olundu: Urve b. Zübeyr ve Said b. el Müseyyeb nafile namazı oturarak ve dizlerini dikerek kılıyorlardı.



8. Salat-Ivustâ (Orta Namaz):


25. Müzminlerin annesi Aişe'nin azatlısı Ebû Yunus rivayet eder: Âişe (r.a.) kendisine mushaf (Kur'ân) yazmamı emrettikten sonra: «Hafizuu alessalevati vessalâtil vustaa ve kûmu lillâhi ka-anitin» âyetine gelince bana haber ver, dedi. Bu âyete geldiğimi kendisine bildirince bana şöyle yazdırdı: «Hafîzuu alessalevati vessaletil vustaa — ve salâtil asri (ikindi namazıdır) —ve kûmu lillâhi kaanitiyn» Âişe: Resûktllah'tan böyle işittim, dedi.[21]



26. Anır b. Râfi anlatıyor: Mü'minlerin annesi Hafsa Mushaf-ı şerifi yazarken: «Hafizuu alessalevaati vessalâtil vustaa ve kumu lillâhi kaanitiyn» âyetine gelince bana haber ver dedi. Bu âyete ulaştığımı kendisine bildirince, bana şöyle yazdırdı: «Hafizuu alessalevaati vessalâtil vustaa —ve salâtil asri —ve kûmu lillâhi kaanitiyn.»[22]



27. Zeyd b. Sabit (r.a.) der ki: «Salâtul vustaa», öğle namazıdır.[23]



28. îmam Mâlik'e şu hadis rivayet edildi: Ali b. Ebî Talib ve Abdullah b. Abbas (r.a.): «Salâtul vustaa», Sabah namazıdır, derlerdi.

îmam Malik der ki: Bu hususta duyduklarımın en uygunu, Hz. Ali ve Abdullah b. Abbas'ın dedikleridir.



9. Tek Bir Elbiseyle Namaz Kılmanın Caiz Oluşt


29. Ömer b. Ebî Seleme (r.a.) rivayet eder: Resûlullah'ı Ümmt Seleme'nin evinde, tek bir elbiseye bürünmüş, iki ucunu omuzla-rina atmış olarak namaz kılarken gördüm.[24]



30. Ebû Hüreyre'den: Biri Resûlullah'a (s.a.v.) tek bir parça dan oluşan elbiseyle namaz kılınıp kılınmayacağım sordu. Resû-lullah (s.a.v.) da:

«— Hepinizin iki elbisesi var mı ki!» diye cevap verdi.[25]



31. Said b. Müseyyeb anlatıyor: Ebû Hüreyre'ye bir kimsenin bir parçadan oluşan elbiseyle namaz kılıp kılamayacağı soruldu. O da cevaben:

«— Kılabilir!» dedi. Bunun üzerine kendisine: «— Sen kılıyor musun?» diye soruldu.

«— Evet, elbiselerim askıda dururken tek bir parçadan oluşan elbiseyle namaz kılarım.» diye cevap verdi.



32. imam Mâlik naklediyor: Duyduğuma göre Cabir b. Abdullah tek bir parçadan oluşan elbise ile namaz kılardı.



33. Kebia b. Kbî Abdurrahman anlatıyor: Hazm'in torunu Mu-f mmed b. Amr tek parçadan oluşan elbiseyle namaz kılardı.



34. Cabir b. Abdullah naklediyor: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «İki parçadan oluşan elbisesi olmayan, tek bir elbiseye sarılarak namaz kılsın. Eğer elbise kısa ise, bunu belden altına giysin.»[26]

îmanı Mâlik'den: Bence tek bir gömlekle namaz kılanın yapması gereken en iyi şey, omuzlarını bir kumaş parçasıyla örtmesi veya başına sarık sarmasıdır.

Bu ve benzeri hadislerdeki elbise, kumaş parçasından ibaretti. Tıpkı hacıların ihram giyindiği gibi bir parça kumaşı belden aşağı sarar, buna izar (etek) denir, bir parçasıyla da omuzdan yani bedenin üstkısmmı örterlerdi. Buna da «rida» denirdi. Bir elbiseyle namaz kılmak demek, büyük ve geniş vücudun tamamını saracak kumaş parçasıyla vücudun örtünmesi gereken yerlerini kapatarak namaz kılmaktır.

Bir de dikişli elbise olurdu. Bu da kamis (entari), bürde veya rida veyahut da aba (hırka ve kaftan) isimlerini alırdı.



10. Namazda Kadının Başını Örtmesi Ve Entari Giymesi


35. îmam Mâlik'e: Resûlullah'ın (s.a.v.) hanımı Hz. Âişe'nin namaz kılarken entari giydiği, baş örtüsü ile de başını kapadığı rivayet edildi.



36. Kunfüz'ün torunu Muhammed b. Zeyd, annesinden naklediyor: Resûlullah'ın (s.a.v.) hanımı Ümmü Seleme'ye, «Namaz kılarken kadınların hangi elbiseleri giyeceklerini» sordum.

«— Başlarına başörtüsü takarlar, bir de ayaklarının üzerine kadar uzanan entari giyerler,» cevabını verdi.[27]



37. Ubeydullah b. Esved el-Havlâni'den: Resûluîlah'ın (s.a.v.) hanımı Meymune'nin odasında idim. Namaz kılarken ayaklarına kadar uzanan bir entari giyer, başım kapatırdı, Aynca etekgiymezdi.



38. Hişam b. Urve babasından naklediyor: Kadının biri bana:

«— Etek giymem zor oluyor. Entari ve başörtüsüyle namaz kılabilir miyim?» diye sordu, ben de:

«— Evet, elbise uzunsa kılabilirsin!» dedim.






--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buharı, Ezan, 10/30; Müslim, Mesâcid, 5/249.

[2] Buharî, Ezan, 10/31; Müslim, 5/245.

[3] Buharî, Ezan, 10/29; Müslim, Mesâcid, 5/246.

[4] Buharî, Ezan, 10/81 (merfu olarak); Müslim, Salâtu'l-Musafirin, 6/213. Bundan, farz namazların camide kılınması, sünnet ve nafile namazların evlerde kılınmasının evlâ olduğu anlaşılır. Resulü Ekrem de böyle yapardı.

[5] et-Tevhîd'de şu ifade vardır: Bu hadis, Muvatta'da mürseldir. Rasûlullah'tan (s.a.v.) mevsul olarak gelmemiştir. Manası, Bağlam yollarla gelmiştir. başka çareleri olmasa mutlaka kur'a çekerlerdi. Eğer namaza erken gelmenin faziletim bilseler yarışarak gelirler

[6] Buharı, Ezan, 10/32; Müslim, Salât, 4/129, îmaret, 33A64.

[7] Merfu olarak sahihtir. Müslim, Mesâcid, 5/260.

[8] Kendi kendine vakit namazını kılan kimse, cemaate gelince cemaatle de kılabilir. Kıldığı namazların biri vakit namazı, diğeri nafile sayılır. Fakat kıldığı namaz akşam, sabah veya ikindi namazı ise, cemaatle tekrar kılamaz. Çünkü akşam namazı tek rekatîi olduğu için nafile sayılmaz. Sabahla ikindi namazlarından sonra ise nafile kılınmaz.

[9] Nesaî, îmamet, 10/53. Ayrıca bkz. Şeybanî, 217.

[10] Buharı, Ezan, 10/62; Müslim, Salât, 4/183. Ayrıca bkz. Şeybanî, 248.

[11] İmama uyan cemaat tek olursa, imamın arkasına değil sağ yanma durması gerekir.

[12] (Akik), Medinei Münevvere'de bir yer ismidir.

[13] Buharı, Ezan, 10/51; Müslim, Salât, 4/77; Şafiî, Risale, no: 696. Ayrıca bkz. Şeybanî, 157.

[14] Buharı, Ezan, 10/51; Müslim, Salât, 4/82; Şafiî, Risale, no: 697.

[15] Buhari, Ezan, 10/47; Müslim, 4/97.

[16] Müslim, Salâtu'l-Musafîrîn, 6/120; Nesaî, Kıyam u'l-Leyl, 20/20; tbn Mace, tkametu's-Salât, 5/141. Ayrıca bkz. Şeybanî, 155.

[17] Ibn Abdilber der ki: Bu hadis, munkatı'dir. Çünkü Zührî, îbn Amr île görüşmemiştir.

[18] Müslim, Salâtu'l-Musafîrin, 6/118. Ayrıca bkz. Şeybanî, 154.

[19] Buharı, Taksîru's-salât, 18/20: Müslim e*.iA*^

[20] Buharı, Taksîru's-Salât, 18/20; Müslim, Salâtu'l-Musafırîn, 6/112.0

[21] Müslim, Mesacid 5/207.

[22] Bu hadisi Malik, mevkuf olarak rivayet etmiştir.

Bu yorumlara göre, "es-Salatu'1-vustâ", ikindi namazıdır.

[23] Ebu Davud (Salât, 2/5), merfu olarak rivayet eder.

[24] Buharı, Salât, 8/4; Müslim, Salât, 4/278.

[25] Buharı, Salât, 8/4; Müslim, Salât, 4/275.

[26] Müslim, Zühd, 53/74.

[27] İbn Abdilber el-îstizkâr'da der ki: Bu hadis, Muvatta'da mevkuftur. Abdir-rahman b. Abdullah b. Dinar, Muhammed b. Zeyd -annesi- Ümmü Seleme senediyle merfiı olarak nakleder.

Ebu Davud (Salât, 2/83), merfu olarak rivayet eder. Ayrıca bkz. Şeybanî, 163,

islam