Muvatta >AV KİTABI

 

islam



1. Sopa Ve Taşla Vurulan Avın Yenmesi

2. Eğitilmiş Hayvanlarla Av Yapılması

3. Deniz Avıyla İlgili Rivayetler

4. Yırtıcı Hayvanlardan Köpek Dişleri Olanların Etini Yeme Yasağı

5. Binek Hayvanlarını Yemenin Mekruhluğu

6. Murdar Olarak Ölen Hayvanların Derisini Kullanmak

7. Ölmüş Hayvan Eti Yemek Mecburiyetinde Kalınması






25 AV KİTABI

1. Sopa Ve Taşla Vurulan Avın Yenmesi


1. Nafi anlatıyor: Cüruf te bulunuyordum, iki kuşa taş attım, ikisini de vurdum. Biri ölmüştü, onun için Abdullah b. Ömer onu attı. Diğerini de Abdullah b. Ömer keserle kesmeye götürmüştü, kesemeden o da ölmüştü, bunun üzerine Abdullah b. Ömer onu da attı.[1]



2. îmam Malik'ten: Duyduğuma göre Kasım b. Muhammed sopa ve saçma ile av vurmayı hoş karşilamazmış.



3. imam Malik'ten; Bana gelen rivayetlere göre Said b. Mü-seyyeb vahşileşen ehli hayvanların da av hayvanları gibi vurularak veya benzer şekilde öldürülmelerinden hoşlanmazdı.

îmam Malik'ten: Sopa bir av hayvanına isabet eder de onu öldürürse, bana göre yenmesinde bir sakınca yoktur. Çünkü Kur'an-ı Kerimde: «Ey iman edenler! Ellerinizle ve oklarınızla yakaladığınız av hayvanları ile de Allah sizi dener.»[2] buyuruyor. Demek ki insanoğlu eli, oku ve silah cinsinden mevcut aletleriyle elde ettiği her şeyi vurup öldürebilir. Çünkü bunlar avdır. Ayeti Kerimede öyle buyuruluyor.



4. imam Malik, âlimlerden bazılarının şöyle dediğini naklediyor: Bir adam bir av vursa, kendisine de bu esnada bir başkası, su cinsinden bir şey veya eğitilmemiş köpek yardım etse, bu av yenmez. Ancak bir şartla yenir, hayvan oku atan adamın vurup öldürmesi veya okun avın öldürüldüğü yere ulaşması ve hayvanı o okun öldürdüğüne ondan sonra hayvanın yaşamadığına dair kimsenin şüphesi olmaması lâzımdır. Onun avın başına gelişiyle hayvan için artık yaşamak söz konusu olmamalıdır.

îmam Malik'ten:

Senin vuruşunla yıkıldıktan sonra gözden kaybettiğini, biraz sonra onda köpeğinden bir iz ve okundan bir yara ile bulursan ve aradan da bir gece geçmemişse, bu hayvanın etini yemende bir mahzur yoktur. Eğer onu yere yıkıp gözden kaybettikten sonra ya-kalayamadan aradan gece geçmişse yenmez.



2. Eğitilmiş Hayvanlarla Av Yapılması


5. Abdullah b. Ömer, eğitilmiş köpeğin avladığıyla ilgili olarak: «Senin için yakaladığı her şeyi ölmüş veya ölmemiş olsun ye!» derdi.[3]



6. Abdullah b. Ömer'den: Eğitilmiş hayvanın getirdiğim yemiş de yememiş de olsa al.[4]



7. imam Malik'ten: Bana gelen rivayete göre Sa'd b. Ebî Vak-kas'a eğitilmiş köpek, avı Öldürürse ne yapılır? diye sorulmuş Sa'd da şu cevabı vermiş: Bir parça et bile kalsa onu ye.



8. îmam Malik bazı âlimlerin şunları söylediklerini duyduğunu naklediyor: Şahin, kartal, doğan ve bunlara benzeyen diğer bazı hayvanlar eğitilmiş köpek gibi yetiştirilirse onların öldürdükleri av etlerini yemekte bir sakınca yoktur. Ancak bu hayvanlar av üzerine gönderilirken besmele çekilmelidir.

imam Malik der ki: Avcı avı doğanın pençesinden veya köpeğin ağzından kurtarıp da, ölünceye kadar beklese, onu yemek helal olmaz.. Duyduğum en güzel hüküm budur.»[5]

Yine imam Malik der ki: Şahinin pençesinden veya köpeğin ağzında iken kesmek mümkün olan bir av hayvanını kesmeyip onu doğan veya köpek öldürünceye kadar beklemek doğru değildir. Bu şekilde ölen hayvanın etini yemek helâl değildir.

imam Malik'ten: Bir av hayvanına atıp onun yanına henüz daha canlı iken varan fakat onu kesmekte gevşek davranarak onu öldüren kimsenin durumu da aynıdır. Bu şekilde ölen hayvanın

eti de yenmez.

imam Malik'ten: Biz Medineliler şu hususta ittifak halindeyiz: Bir müslüman bir ateşperestin eğitilmiş köpeğini bir av hayvanı üzerine gönderse köpek de bu hayvanı öldürse, köpek eğitilmiş olduğu için bu avı yemekte bir sakınca yoktur. Her ne kadar müslüman o hayvanı kesmese de. Bu şuna benzer: Bir müslüman bir ateşperestin bıçağını alıyor, veya yayını alıyor veyahut da okunu alıp onunla avlanıyor. İşte bu av helâldir, yenmesinde bir sakınca yoktur.

Ateşperest (ateşe tapan) bir kimse de bir müslümanın eğitimli köpeğini bir av hayvanı üzerine gönderse, hayvan da bu avı yakalasa bu av yenmez. Ancak av hayvanı yakalanınca boğazlanırsa yenir. Bu da şuna benzer: Bir müslümanın yayını ve okunu bir ateşperest alıyor, bunlarla avlanıyor, müslümanın bıçağını alıp onunla hayvanı boğazlıyor. îşte bu durumda bu av etinden yemek helâl değildir.



3. Deniz Avıyla İlgili Rivayetler


9. Naiî' anlatıyor: Abdurrahman b. Ebî Hüreyre, Abdullah b. Ömer'e denizin karaya vurduğu şeylerle ilgili bir soru sordu. Abdullah b. Ömer de karaya vuran deniz hayvanlarını yemeyi mene tti.

Daha sonra Abdullah b. Ömer gitti ve mushafi getirterek: «Deniz avı ve oradaki yiyecekler size helâl kılındı.»[6]âyetini okudu. Bunun üzerine hemen beni, Abdurrahman b. Ebî Hürey-re'ye gönderdi. Sorduğu hayvanları yemesinde mahzur olmadığını kendisine bildirdim.[7]



10. Ömer b. Hattab'ın azatlısı Sa'd el-Cari anlatıyor: Abdullah b. Ömer'e:

«— Birbirini öldüren veya soğuktan ölen balıkları yemekte bir sakınca var mı?» diye sordum. Sa'd:

«— Bir sakınca yoktur.» dedi. Daha sonra aynı meseleyi Abdullah b. As'a sordum, O da aym şeyi söyledi.[8]



11. Ebû Hüreyre ve Zeyd b. Sabit denizin dışarı attığı hayvanların yenmesinde bir sakınca görmezlerdi.



12. Ebû Seleme b. Abdurrahman'dan: Medine'ye yakın bazı yerlerden bir grup insan gelerek Mervan b. Hakem'e denizin karaya vurduğu hayvanların yenip yenmeyeceğini sordular. O da yemekte bir sakınca yok, cevabını verdi. Ayrıca, bir de gidip Zeyd b. Sabit'e ve Ebû Hüreyre'ye de sormalarım söyledi. Onlar gidip ikisine de sorduktan sonra ne dediklerini kendisine bildirmelerini rica etti. Onlar da gidip ikisine de sordular:

«— Yemekte bir mahzur yoktur» cevabını aldılar. Hemen gelip durumu Mervan'a haber verdiler. Mervan da:

«— Size söylemiştim» dedi.

îmam Malik'ten: Mecusi birinin avladığı balığı yemekte bir mahzur yoktur. Çünkü Resûlullah (s.a.v.) deniz hakkında:

«— Onun suyu teiniz, ölüsü helâldir» buyurmuştur.[9]

îmam Malik der ki: Bu ölü olarak yenilince, avlayana bir zarar vermez.



4. Yırtıcı Hayvanlardan Köpek Dişleri Olanların Etini Yeme Yasağı


13.Ebû Sa'lebe el-Huşenî, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğunu aklediyor: «Yırtıcı hayvanlardan köpek dişi olanları yeme ^haramdır.»[10]



14. Ebû Hüreyre, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu naklediyor: «Köpek dişi olan yırtıcılar yenmez.» îmam Malik der ki: Biz Medineliler arasında da durum aynıdır?[11]



5. Binek Hayvanlarını Yemenin Mekruhluğu


15. îmam Malik'ten: At, katır ve eşek hakkında duyduğum en güzel hüküm onların etlerinin yenmeyeceğidir. Çünkü Kur'an-ı Kerim de: «At9 katır ve eşek binmek ve süs içindir»[12] buyurul-maktadır. Başka bir ayeti kerimede de: «Onların bazıları bin-meniz, bazıları da yemeniz içindir»[13] denilmektedir. Şu âyet-i Kerimede de şöyle-duyuruluyor: «... ki Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar. (...) Onlardan yeyin fakire de isteyene de yedi-rin.»[14]

îmam Malik'ten: Allah, âyeti kerimede at, katır ve eşeği binmek vezinet için zikretti. En'am (deve, sığır vs.J'ı da binmek ve yemek için zikretti.

imam Malik der ki: Ayette geçen kani, (kanaat eden) fakir demeti tır.



6. Murdar Olarak Ölen Hayvanların Derisini Kullanmak


16. Abdullah b. Abbas'tan: Resûlullah (s.a.v.) ölmüş bir koyuna rastladı. Koyunu hanımı Meymune'nin azatlısına vermişti. Oradakilere:

«— Derisinden faydalanmıyor musunuz?» diye sordu. Oradakiler:

«— Ya Resûlallah! O murdar ölmüş» dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber:

«— Sadece eti yenmez» buyurdu.[15]



17. Abdullah b. Abbas, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğunu nakletmiştir: «Hayvan derisi tabaklanınca temiz olur.»[16]



18. Hz. Aişe'den: Resûlullah (s.a.v.), murdar olarak ölmüş hay vanın derisinden tabaklanarak faydalanılmasını emretmiştir.[17]



7. Ölmüş Hayvan Eti Yemek Mecburiyetinde Kalınması


19. İmam Malik'ten: Ölü hayvan eti yemek zorunda kalan bir kimse için duyulan en güzel şey, onun bundan doyuncaya kadar yiyebileceği ve azık alabileceğidir. Şayet buna ihtiyacı kalmazsa atabilmesidir.

imam Malik'e şöyle bir mesele soruldu: Ölü hayvan eti yemek mecburiyetinde kalan bir kimse o civarda meyveler, ziraat ürünleri ve koyunlar görse, bu durumda ölü hayvandan yiyebilir mi, yiyemez mi?

îmam Malik şu cevabı verdi:

Şayet bu kimse bulunduğu yerde rastladığı meyve, zirai ürün ve koyunların sahipleri onun zor durumda olduğuna inanırlar, o hırsız sayılmaz ve eli de kesilmez ise ne bulursa yer, karnını doyurur. Ancak onlardan yanına alamaz. Bu da ölü hayvan eti yemesinden daha iyidir,bence. Şayet kendisine inanmıyacaklarından, hırsız muamelesi yapılarak elinin kesilmesinden endişe ediyorsa, o zaman ölü hayvan eti yemesi onun için bence daha hayırlıdır. Zira bu durumda onun ölü hayvan eti yemesine cevaz vardır. Ancak benim korkum, ölü hayvan eti yemek mecburiyetinde olmayanların, bu cevaz ile halkın mallarını almaları, ziraî ürünleri ve meyveleri koparmayı alışkanlık haline getirmeleridir.

İmam Malik'ten: Bu konuda duyduğum en güzel hüküm budur.






--------------------------------------------------------------------------------

[1] Şeybanî, 655.

[2] Maide,5/94.

Av yaratılış icabı vahşi olup insanlardan kaçan hayvandır. Bunların; eti, derisi veya zararından kurtulmak için avlanması caiz ve mubahtır. Sırf keyif ve eğlence için hayvan avlamak iyi değildir. Kalbi katılaştırır. Hayvanlara karşı şefkat hissini öldürür.

[3] Şeybanî, 658.

[4] Hanefîlere göre, av hayvanı avını yiyorsa bu avın eti yenmez.

[5] Çünkü avcı, av Ölmeden yetişmiştir. Bu durumda avı kesmesi gerekirdi.

[6] el-Maide: 96.

[7] Hanefi Mezhebine göre, denizin karaya kurduğu ve suyun çekildiği balıklar yenir.

Hadis için bkz. Şeybanî, 649.

[8] Hanefi Mezhebi de bu görüştedir. Hadis için bkz. Şeybanî, 650.

[9] Müsned olarak, Taharet, 2/12'degeçmiş bir hadistir.

[10] îbn Abdilber der ki: "Yahya, hadis hakkında bunları söylemiştir. Ne Mu-vatta, ne de Îbn Şihab ravilerinden biri, ona mütâbeat etmiştir. Hepsinin rivayetindeki sözler Yırtıcı hayvanlardan köpek dişi olanların yenilmesini yasaklamıştır." şeklindededir.

Buharı, ez-Zebâih ve's-Sayd, 72/29; Müslim, es-Sayd ve'z-zebâih, 34/14. Ayrıca bkz. Şeybanî, 643.

[11] Müslim, es-Sayd ve'z-Zebâih, 34/15; Şafiî, Risale, no: 562. Ayrıca bkz. Şeybanî, 644.

Hanefi Mezhebi de bu görüştedir.

[12] en-Nahl: 8.

[13] el-Gafır;79

[14] Hac, 22/34 ve 36.

[15] Buharı, Zekât, 24/61; Müslim, Hayd, 3/101.

[16] Müslim, Hayd, 3/105.

[17] Ebu Davud, Libas, 31/38; Tirmizî, Libas, 22/7; Nesaî, el-Fera' ve'1-Atîre, 41/6; îbn Mace, Libas, 32/25.

islam