KİTÂBU’L-İTÎKÂF İTİKÂF BÖLÜMÜ


Bâb: Hayızlı Kadının İtikâftaki Erkeğim Saçını Taraması


208- Muhammed b. el-Müsennâ bize anlatarak dedi ki: Yahya bize Hişâm'dan, o babası vasıtasıyla Âişe'den (r.anhâ) şöyle dediğini nakletti: Allah Resulü (sav) başını bana uzatır, O mescitte ve ben hayızlıyken (saçlarını) tarardım.[1]

Şerh

Başını bana uzatır" ifadesinde, Allah Resûlü'nün (sav) kendisi mescitte iken başını hanımının odasına doğru uzattığı bildirilmektedir. Bu olayın yaşandığı sırada Allah Resulü (sav) mescid-i nebevide mücavir yani mutekittir.

Hüküm

İtikaf, Ramazan'm son on gününü camide veya başka bir ibadet mahallinde inzivaya çekilerek devamlı ibadetle meşgul olmak demektir. Kur'an, "Mescidlerde itikafa çekildiğiniz zaman kadınlarınıza yaklaşmayın."
(Bakara, 187) ifadeleriyle itikaf ibadetine yer vermektedir. Hadis kaynaklarında Allah Resûlü'nün (sav) Medine'ye hicretten sonra her yıl Ramazan'm son on gününde itikafa çekildiği ve hanımlarını da teşvik ettiği mevzuunda bilgiler yer almaktadır.
Dinimize göre hayızh kadın kirli ve necis sayılmaz. Dolayısıyla yaptığı yenir, sunduğu içilir. O sadece dini ibâdetleridcn bir bölümünü edadan ah-konur. Bunun dışında kocasını ve çocuklarını yıkayabilir, saçlarını tarayabilir, onlara krem ve koku sürebilir.

Ders

Ramazan ayının son on gününde mescid veya başka bir ibadet mahallinde itikafa çekilmek, Müslüman için bir yılın muhasebesini yapmak, Allah'ın nimetleri üzerinde tefekkür edip şükranda bulunmak, O'nun ayetlerini daha iyi anlamaya çalışmak, maddi ve manevî mânâda istirahat etmek gibi hikmet ve faydaları olan bir ibadettir.
Günümüzde giderek kaybolmaya yüz sutan bu sünnetin ihya ve teşvik edilmeye ihtiyacı olduğu bir hakikattir.

 

Bâb: İtikâfta Eve Ancak İhtiyaç İçin Girilir


209- Kuteybe bize anlatarak dedi ki: Leys bize İbni Şihâb'dan, o Urve'den, o Amre bn. Abdirrahman'dan, Allah Resûlü'nün (sav) hanımı Âişe'nin (r.anhâ) şöyle dediğini nakletti:
Allah Resulü (sav) kendisi mescitte İken kafasını odama uzatır da tarardım. İtikâfta iken, ihtiyacı olmaksızın eve girmezdi.[2]

Şerh                 .

İtikâfta iken, ihtiyacı olmaksızın eve girmezdi" ifadesi, Allah Resûlü'nün (sav) itikâfta kaldığı günler boyunca zarurî ihtiyaçları dışında evine girmediği anlaşılmaktadır.

Hüküm

İtikâfin şartları:
İtikâfin belli bazı şartlan vardır:
1- Niyet. Niyet etmeksizin camide beklemek itikaf yerine geçmez.
2-  Erkeğin beş vakit cemaatle namaz kılanan mescidde itikafa girmesi. İtikâfin en faziletlisi Mescid-i Haram'da, sonra Mescid-i Nebevî'de, sonra Mescid-i Aksâ'da olandır.
3-  Kadınların hayız ve nifastan temiz olmaları. Cünüplük oruca mâni olmadığı için taharet, vacib olan itikâfta bile şart değildir. Onun için itikafa giren kimse mescid içerisinde ihtüam olursa itikafi bozulmaz.

Ders

İtikaf, insanın nefs terbiyesi için yaşayabileceği önemli disiplinlerden biridir. Bu nedenledir ki itikafa girecek kişi, buna hazırıkh olduğundan emin olmalı, çekeceği sıkıntı, dinden soğumasına sebep olmamalıdır. İtikâf bir özentiyle başlanacak bir eğitim değildir. Önceden karar verilmeli, sebat ve azim gösterilmelidir.

 

Bâb: İtikattaki Kimsenin Yıkanması


210- Muhammed b. Yusuf bize anlatarak dedi ki: Süfyân bize Man-sûr'dan, o İbrahim'den, o el-Esved'den, o Âişe'den (r.anhâ) şöyle dediğini nakletti:
Allah Resulü (sav) ben hayızh iken benimle tensel temasta bulunurdu. İti-kâfta iken de başını mescitten uzatır, hayızh olduğum hâlde onu yıkardım.[3]

Şerh

Ben hayızh iken benimle tensel temasta bulunurdu" ifadesinde murat edilen fiilî ilişki olmayıp bir tür sürtünme ve sevişmedir. Kadın hayızh iken göbek altını kapalı tutmak şartıyla eşi ile bu şekilde sevişebilir.
İtikâfîa iken de başını mescitten uzatır, hayızh olduğum hâlde onu yıkardım" ifadesinde ise Allah Resû-lü'nün (sav) itikâfta iken başını yıkattığı anlaşılmaktadır. Hz. Âişe'nin (r.anhâ) bu esnada hayızh olması da O'nu yıkamasına mâni teşkil etmemektedir.

Hüküm
Gerek itikâftaki kimsenin durumu, gerekse hayızh kadının yapabileceklerini daha önce beyan etmiştik.

 

Bâb: İtikâftaki Kimse, Yıkanması İçin Başını Odaya Uzatır


211- Abdullah b. Muhammed bize anlatarak dedi ki: Hişâm b. Yusuf bize Ma'mer'den, o ez-Zührî'den, o Urve kanalıyla Âişe (r.anhâ) hakkında şöyle nakletti:
O hayızlı iken Allah Resulü'nün (sav) başını tarar, O mescidde iti-kâfta, Âişe (r.anhâ) odasında iken (yıkaması veya taraması için) başını ona uzatırdı.[4]

Şerh

Başını ona uzatır" ifadesi, mescid-i nebevinin durumundan kaynaklanan bir özelliği ifede etmektedir. Bilindiği üzere Allah Resû-lü'nün (sav) mübarek haneleri mescidle aynı çatı altındaydı. Dolayısıyla O, oda şeklindeki bu hanelerin pencerelerinden başını uzatarak yıkatır veya taratırdı.


[1] Buhârî, vudû/240, gusl/242, 253-255, 264, hayz286-287, 290-291, itikâf/1888-1890, 1905, mezâlim/2299, libâs/5470; Müslim, hayz/474-475, 479-480, 482-485; Tirmizî, tabâret/122, libâs/1677, sıfatu'!-kiyamet/2392; Nesâî, tahâret/231-235, 243-244, 247-248, 274-276, hayz/370-372, 383, gusl/408-410, ziynet/5257-5260, Ebû Dâvud, taharet/70, 210-211, 234, savm/2111; İbn Mâce, tahâret/370, 625, 628, sıyâm/1768, libâs/3643; İbn Hanbel, bakî musnedi'l-Ensâr/22887, 22952, 23031, 23085, 23123, 23132, 23213, 23275, 23370, 23458, 23507, 23559, 23576, 23697, 23721, 23678, 23805, 23821, 23842, 23872, 23939, 24076, 24114, 24185, 24200, 24210, 24220, 24236, 24309, 24366, 24376, 24406, 24430, 24450, 24501, 24553, 24562, 24568, 25201; Mâlik, tahâret/89, 116, 120, itİkâf/605; Dârimî, tahâret/741, 1015, 1019, 1040.
[2] Bkz. 208 no.luhadis-i şerif.
[3] Bkz. 208 no.lu hadis-i şerif.
[4] Bkz. 208 no.lu hadis-i şerif.

islam