HADİS KİTAPLARI > Edebul Mufred > 4

 

islam

(218) Geçimde Kolaylık


471— (110-s.) (Hazreti Ebû Bekir'in azadlısı ve Hazreti Âişe'nin sut kardeşi) Kesîr ibni Ubeyd şöyle anlatmıştır:

— Müminlerin annesi Ârşe'ye gittim — Allah ondan razı olsun —, bana dedi ki:

— Elbisemi dikinceye kadar bekle (içeri girme). Ben de bekledim. Sonra:

— Ey müminlerin annesi! Eğer dışarı çıkıp da insanlara (senin eski elbiselerle uğraştığını) söyleyeydim, bunu senden bir cimrilik sayarlardı, dedim. Hazreti Âişe şöyle dedi:

«— Vaziyeti anla! Eskiyi giymeyenin yenisi olmaz.»[921]



Eskİ ve yamalı elbise giymek hakkında Ebu Nuaym, D m -m ü ' I - H u s.a y n 'in şöyleirivayet ettiğini anlatmaktadır: Ummü'l-Husayn elemiştir ki :

— Ben Hz. Âişe'nin evinde idim. O, çeşitli renkteki yamalarla gömleğini yamıyordu. Bu sırada Resûlüİlah (Salîalîahü Aleyhi ve SeUem) içeri girdi ve :

«— Bu yaptığın nedir, ya Âişe?» Dedi. Hazreti Âİşe de :

— Gömleğimi yanvyorum, dedi. Bunun üzerine Hazreti Peygamber şöyle buyurdu :

«— Güzel yapıyorsun, bir elbiseyi yamamadıkça bırakma; çünkü eskisi olmayanın yenisi bulunmaz.»

İsrafı önlemek ve daima yeni bir elbise bulundurabilmek için eski elbiseleri temizleyip tamir ederek kullanmak icab eder. Böyle hareket edilmeyince, insanın yenr elbisesi bulunmaz veya geçimde sıkıntıdan kurtulmaz. Temiz olmak şartı ile yamalr elbise giymek İslâm'da ayıp değildir. Şuna ihtiyaç göstermek ve el-avuç açmak ayıptır.

Rivayet edildiğine göre, Hz. A i ş e fazla miktarda bir malı muhtaçlara sadaka olarak verdi. Sonra, baş örtüsünü yumarken görüldü ve ona :

«— Ya Âişe! Sen çok mal sadaka veriyorsun, sonra durup baş örtünü yamıyorsun?» dendi. O şöyle cevap verdi :

«— Ben yeni elbiseyi giydirip kendim eski giyiyorum; eskiyi giymeyen in yeni elbisesi olmaz.»

İktisadın, kolay ve rahat yaşayışın düzeni İşte budur.[922]



(219) Yumuşaklıktan İnsana Verilen Mükâfat


472— Abdullah ibni Muğfil,; Peygamber (Sallaliahü Aleyhi ve Setlem) i^ ŞPJfJ-P ttuyjur^uğftinu, riyâyet .letmişr :

«— Muhakkak ki Allah lütuf sahibidir, (kullara kolaylık diler, güçlük dilemez), yumuşak hareket etmeyi sever ve sertlikten dolayı vermediği kazancı, yumuşaklık sebebiyle verir.»[923]

Yûnus, Humeyd'den bu hadîsin aynını rivayet etmiştir.[924]



Geçim ve idareciliğini yumuşak hareketlerle, kolaylıklar gösterip güçlükler çıkartmamakla yürütenler dünya menfaatına ve kazancına fazla nail olurlar. Bunun aksine hareket edenler ise ne dünyada böyle bir menfaati sağlıyabilİrler, ne de âhiret sevabını elde ederler. Muvaffak olmanın, maddî ve manevî olarak fazla kazanç sağlamanın yolu, güçlük çıkarmamak, haşin ve sert davranmayıp, kolay ve rahat imkânları kullanmaktır. Baş vurulacak esbabın en kazançlısı budur.[925]



(220) Huzur Temin Etmek


473— Enes îbni Malik, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Se'lem)'in şöyle buyurduğunu anlatmıştır:

*— Kolaylaştırın iz, güçlük çıkarmayınız. Huzura kavuşturunuz, nefret ettirmeyiniz.»[926]



Söz ve nasihatleri kabul ettirmek, insanların kalblerini birleştirip birbirine ısındırmak için daima en koiay usulü uygulamak ve kolaylık çarelerini aramak gerekir. Kolaylık, ibadetlerin kabulüne ve İslerin benimsenmesine vesile olur. Güçlük çıkarmak ve müşkülâta sokmak, rrtsanlari îşletcfent soğutur ve ibadetlerden uzaklaştırır. Din ve dünya İşlerinin uygulanmasında, din emirlerine aykırı düşmeyecek şekilde, mevcut kısa ve kolay yollardan faydalanmak lâzım gelir. Bundan meşru hükümlerin değiştirilip yeni ve kolay hükümlerin saadetini temin için gönderilmiştir. Dinde mevcut kolaylıkları bilip, onlardan faydalanma bize tavsiye ediliyor.

İşlerde karışıklığa ve şüphelere sebebiyet vermeyip, huzur ve itminan sağlamak, yine başarı ve ülfet sebebi olur. Güçlük çıkarmak, huzursuzluğa ve itminansızlığa sebep olacak davranışlarda bulunmak, insanları soğutur ve dinden uzaklaştırır. Birleştirmek ve yapıcı olmak İçin, kolay yolları seçmek, güçlük çıkarmayıp teskin edici davranışlarda bulunmak gaye edinilmelidir.[927]



474— (111-s.) Abdullah îbni Amr'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

— İsrail oğullarına bir misafir konukladı; evde de onlann bir dişi köpeği vardı. (Ev sahipleri, köpeklerine) :

«— Ey köpek! Misafirimize havlama!» dediler, (o da havlamam, dedi). Bunun üzerine köpeğin karnında bulunan yavrular bağırdılar. İsrail oğulları bu hâdiseyi peygamberlerine anlattılar. Peygamber (onlara) dedi ki, bu hal, sizden sonra gelecek bir ümmetin hali gibidir; o ümmetin düşükleri, âlimlerine üstün gelecektir.[928]



İmam A lime d bu hadîsi merfu olarak biraz değişik lâfızlarla tahriç etmiştir. Küfüb-i Sifte'de mevcut değildir. Bir temsil ifade eden bu haberin «Teskîn = Huzur sağlamak» konusu ile ilgisi şundan :

Bİr milletin cahilleri ve küçükleri, maceraperest ve başıboşları, o milletin âlimlerine ve fazilet sahibi şahsiyetlerine baş kaldırır ve onların gidişatına aykırı davranışlarda bulunurlarsa, böyle bir toplumda huzur ve sükûnet olmaz, güven ve emniyet kalmaz. Köpeğin havlamama kararına, yavrularının karşı çilcıp havlamalar» ve huzursuzluk çıkarmaları gibi...

Bu hadîs-i şerif, gelecekte vuku bulacak hadiseleri açıklamakla beraber, böyle bir huzursuzluğa sebebiyet verecek faktörlerin giderilme çarelerine de baş vurulmasına İşaret etmektedir.[929]



(221) Kaba Hareket


475— Hazreti Âişe'nin şöyle dediği işitilmiştir:

— Ben bir deveye binmiştim ki, onda serkeşlik vardı. Bundan Ötürü onu dövmeye başlamıştım. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seîlem) şöyle buyurdu :

«— Yumuşak hareket et; çünkü yumuşaklık bulunduğu herhangi bir şeyi muhakkak güzelleştirir ve çıkarıldığı şeyi de muhakkak çirkfc'eştirir.[930]



476— (112-s.) Ebû Nadre'den rivayet edilmiştir:

— Bizden Cabir veya Cüveybir adında bir adam şöyle anlattı:

— Hazreti Ömer'in hilâfetinde bir işi ona iletmek istedim ve gece Medine'ye ulaştım. Sabahleyin halifeye gittim. Gerçekten bana bir anlayış ve bir lisan —yahut demişti ki, mantık— verilmişti. Bu halimle dünya mevzuunda konuşmaya başladım da onu küçülttüm. Onu hiç bir şeye eşit olmaz hale getirdim. Hazreti Ömer'in yanında, beyaz saçlı ve beyaz elbiseli bir adam vardı. Ben sözümü bitirince bu adam şöyle dedi: .

— Bütün söylediklerin uygun olmuştur; ancak dünya hakkındaki kötülemen uygun olmamıştır.1 Sen dünyanın ne olduğunu biliyor musun? Dünya öyle bir yerdir ki, orada bizim âhirete götüreceğimiz tedarükü-müz —yahud demiştir ki, azıkımız— vardır. Yine orada, âhirette mükâfatlan dır ıhacağımız amellerimiz vardır.

(Cabir) dedi ki:

— Dünya hakkında benden daha bilgili olan bir adam konuşmaya başladı. Ben:

— Ey müminlerin Emîri! Bu yanındaki adam kimdir? dedim. (Hazreti Ömer) dedi ki:

— Bu, müslümanlann efendisi Übeyy İbni Kâ'b'dir.[931]



Dünya, İnsanların âhiret yurduna geçişlerini sağlayan bir konaklama yeridir. İnsanlar ebedî bir yolculuğa çıkacakları İçin, bu muvakkat konuklama yerinde yolculuk hazırlıklarında bulunmak zorundadırlar. Âhiret için manevî azık ve tedarikini temin edenler, bu ebedî yolculukta sık'nt'ya dpş-mezler. insanlar âhiret saadetine dünyadaki gözel amelleri sayesinde kavuşurlar. Dünya böyle bîr saadete vesile olması bakımından büyük kıymet taşır, insan taşıdığı iyi niyetlerle, salih amellerle sevab kazanır. Kazanılan bu mükâfatların elde ediliş yeri dünyadır. Bu bakımdan dünya küçümsenemez Fakat gerçek vazifeler unutulur da dünya ebedî bir karargâh olarak kabul edilirse, âhiret için hiç bir hazırlık ve azık edİnilmezse, böyle kimselerin dünyası fe'âket sebebi olur. Buna sebebiyet verenler de insanlar olur; dünya yine dünyadır. Tabiî manzarasını değişmiş olmaz, insanlar ve onların inançları değişir.

Hadîs-i şerifin «Sertlik ve Kabalık» mevzuu ile İlgili olarak getirilmiş olması, C a b i r 'in dünyayı fazla ve şiddetle tahkir etmiş olması yüzündendir.

Ubeyy, Medine'I i ashabdan olup, Neccar kabİlesindendir. Künyesi Ebu'l-Münzir ve Ebu't-Tufeyl 'dir. İkinci «Akabe» biatında bulunanlardan bîridir. Akabe, Mekke ile Mina arasında bir yerin adı olup, Mekke'den iki mil mesafededir, Mina'ya yakındır. Peygamber Efendimiz Medine'ye hicret etmeden birkaç yıl önce Medîne'li ashabla burada buluşmuş, birer yıl aralıkla Akabe'de iki sözleşme yapmışlardı; peygamberi koruyacaklarına ve İslâm dinine bağlı kalacaklarına söz vermişler, Peygam-ber'e biat etmişlerdi. Birinci «Akabe Biati»nda bulunanlar on iki kişi ve «İkinci Akabe Biatr»nda bulunanlar, ikisi kadın olmak üzere yetmiş kişi idi. İşte Ubeyy bu yetmiş kişi arasında bulunanlardan birisiydi.

Übeyy, Bedir savaşında ve ondan sonraki bütün savaşlarda bulunmuş ve Hz. Peygamber'in vahy kâtipliğini yapmıştır. Sayılı hafızların başında gelenlerdendi. «Seyyidü'l-Kurra» diye adlanmıştı. Hz. Ömer ona, Sey-yidü'l-Müslimîn = Müslümanların efendisi adını vermişti. Ashab-ı kiramın fakîhlerinden biri olduğundan, Hz. Ömer kendisinden istişare eder ve faydalanırdı.

Übeyy ibnİ Kâb'ın ölüm tarihinde ayrı iki görüş vardır. Bir kısım tarihçiler Hz. Ömer zamanında ve hicretin 22. yılında ve.diğer bir kısım tarihçiler ise, Hz. Osman'ın hilâfeti devrinde hicretin 30. yılında vefat ettiğini kayd ediyorlar. Kendisinden hadîs-i şerifler rivayet edilmiş ve peygamberimizin methiyelerine nail olmuş büyük bir şahsiyetti. Allah ondan razı olsun.[932]



477— Berâ îbni Âzib demiştir ki, Resûlüllah (Sallaltahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

— Nimeti tepmek kötülüktür.»[933]

Nimetİ küçümsemek ve büyüklük taslayarak onu tepmek her toplumda makbul görülmeyen kötü bir harekettir. Bu harekette sertlik ve kabalık bulunması hasebiyle, kaba ve sert davranışlar bölümünde sayılan hadîs-i şerifler arasında getirilmiştir. Nimete şükretmek ve onu büyük görmek, nimetin devamına ve onu inkâr ve istihkar etmek zevaline sebeptir.[934]



(222) Mal Edinmek


478— (113-s.) Haris İbni Lakît şöyle anlatmıştır :

— Bizden (şöyle bir zaman geçmişti ki,) adamın atı doğururdu da, onu boğazlardı. Sonra şöyle derdi:

— Buna binecek kadar yaşar mıyım? Bu hususta bize Hz. Ömer'in mektubu geldi ki, Allah'ın size verdiği rızkı ıslâh ediniz; çünkü kıyametin gelişi geniş zamana bağlıdır.[935]



Anlaşılıyor ki, bazı devirlerde hemen kıyamet kopacakmış gibi, işlerini ayarlayanlar olmuştur. Bir hayvan kâfi geür diye İkincisini beslemeye lüzum göstermemişlerdi. Allah'ın ihsan ettiği nimetleri değerlendirememişlerdi. Bu yanlış görüşü düzeltmek için, Hz. Ömer me'ctupİanyle ikazda bulunmuşlar ve kıyamet için daha geniş vakit bulunduğunu ve Allah'ın vermiş olduğu nimetleri ıslâh edip, değerlendirmek gerektiğini bildirmişlerdi. Nitekim bundan sonra gelecek olan hadîs-i şerif, yarın için çalışmanın ne kadar lüzumlu olduğunu açıkça İfade etmektedir.[936]



479— Enes İbni Malik, Peygamber (Sallallahü. Aleyhi veSellem)''den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

«— Kıyamet kopar da sizden birinizin elinde bir hurma fidanı bulunur su, eğer helakten önce onu dikmeğe güç yetirebilecekse, onu diksin.»[937]



Peygamber Efendimiz çalışmaya teşvik ettikleri bu hadîs-i şeriflerinde hurma ağacını misa! olarak göstermişlerdir. Hurma, meyve veren ve meyve vermesi içîn de uzun yıllara muhtaç olan bir ağaçtır. Bunda iki hikmet vardır : Yatırımların semeresi uzun yılfara bağlı olsa büe, insanlığa faydalı olacak İşlere girişmek ve sonradan gelecek nesillere eser bırakmak lâzımdır. En müşkül şartlar altında bile bu gayeyi bırakmamak ve faydalı işler için çalışmak, İslâm'ın emrettiği bir vazifedir.

İkİncİ hikmet İse; ağaç yetiştirmenin önemine ve hususiyle meyveciliğe, boğ-bahçe edinmeye işaret edilmektedir^ Orman ve ağaçların ne kadar bü> yük kıymet taşıdığı, asrımızda bütün devletlerce takdir edilmiş bir husustur.

Netice olara!; denebilir ki, işlerin sonuçlar: ağır ve geç meydana gelecek bile ofsa, işe ve çalışmaya tt>$vî!c vardır. Bu niyetle çalışılırsa, memleket mamur olur; bundan gelecek r.f sfller de faydalanır. Bizler, öncekilerin çalışmalarından faydalandığımız gibi…[938]



480— (114-s.) Abdullah îbni Selâm .şöyle demiştir:

«— Eğer (kıyamet alâmetlerinden olan) Deccal'm çıktığını işitirsen ve elinde de dikmekte olduğun bir hurin2 fidanı bulunuyorsa, onu ıslâh etmek için acele etme; çünkü bvjıda^a sonra insanlar için epeyce bir müddet yaşayış vardır.»[939]



Kıyametin kopmasına alâmet*sayılan Deccal'm gelişi zamanında, uzun yıllar sonra meyve verecek bir ağacı dikmekten vaz geçme olmayıp, onu alelacele dikmek de doğru dcğifdir. Daha uzun yıllar insanlar yaşıyacağı için, ağaçlan usulüne göre itina ile dikmek ve bütün hayırlı yatırımları ona göre yapmak gerekir. Hiç bir zaman acele edip, işleri noksan ve sakat bırakmamalıdır. Burada da işleri sağlam yapmaya ve çalışmanın lüzumuna işaret vardır.[940]



(223) Mazlumun Duası


481— Ebû Hüreyre, Peygamber (Saîlallahîi Aleyhi ve Selem) 'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurmuştur:

«— Üç dua vardır ki, onlar kabul olunurlar: Mazlumun duası, misafirin (yolcunun) duası, babanın çoğuna duası...»[941]



Kitabın başında ve 32 sayıda geçen hadîs-İ şerifte, makbul olan duaların üçüncüsü «Ana-babanin çocuklarına duası» şeklinde varid olmuştur. Diğer manalarda fark yoktur. 32 sayılı hadîs-i şerife ve açıklamasına bakılsın.[942]



(224) Kulun Aziz Ve Celil Olan Allah'dan Bızık İstemesi — Çünkü Allah (Kullara Dua Yolu Göstererek) : «Allah'ıma Bize. Nzık Ver; Sen Rızık Verenlerin En Hayırhsısın. Buyurmuştur


482— Cabir, Peygamber (SaHaîlahii Aleyhi ve SeUem) 'in minberde şöyle söylediğini işitmiştir:

— Peygamber Yemen tarafına bakıp:

«— Allah'ım! Kalblerini (hakka) yönelt!» dedi. Irak tarafına baktı ve bunun aynını söyledi. Bütün ufuk tarafına baktı, yine böyle söyledi. Sonra:

«— Ey Allah'ım! Bize arzın servetinden rızık ver, ölçeğimizde ve kilemizde bize bereket ver.» dedi.[943]



Rızk : Allah Tealâ'nın İnsan ve hayvanlara gönderip de bunların yemiş olduğu şeyenztk denir. Yenen şeyler bazan helâl, bazan 6a haram olur. Bunun İçin haram da nzık sayılır. Ancak insanlar, harama mübaşeret ettikleri takdirde bu kesiblerinin cezasını çekerler, sorumlu olurlar. Herkes dünyada rızkı ne ise ona kavuşur ve kimse onun rızkına engel olamaz. Allah Tealâ yaratmış olduğu bütün canlıların rızkını verir. İster yerin derinliklerinde, ister deniz diplerinde olsunlar, muhakkak nzıklanna kavuşup nasib-lerinİ alırlar. Cenab-ı Hak, Hud sûresinin 8. âyet-i kerîmesinde şöyle buyuruyor :

«— Yeryüzünde ne kadar canlı varsa, hepsinin rızkı Allah Tealâ üzerinedir.»

Nice mHyon ve milyarlara sahip olanlar, bu varlıklarının pek cüz'İ bir kjsmmiyiyebilmişler, sonradan gelenler daha bol vedaha kolay onlardan m'metfenmişlerdir. Çalışmak ve-kazanmak başka şeydir, rızık olarak istîfa-delenmek başka şeydir. Önemli olan Allah'ın meşru kıldığı yollardan kazanıp İsraf ve kısıntı yapmaksızın fa ya" a lan m ak ve dirie, hayır İşlerine harcamaktır.[944]



(225) Zulüm Karanlıklardır


483— Cabir lbnir Abdullah'dan işitildiğine göre, diyordu ki : — Resûlüllah (Sallailahü Aleyhi ve Seltem) şöyle buyurdu:

— Zulümden sakınınız; çünkü zulüm kıyamet günü karanlıklardır, (felâketlere sebep olur). Bahillikten de sakınınız; çünkü kahillik sizden öncekileri helak etmiş ve onları, kanlarını akıtmaya götürmüş ve haram şeylerini helâl kabul etmişlerdir.»[945]



Zulüm, hududu aşmak ve başkalarına tecavüz etmektir. Başka bir deyimle, bir şeyi kendi yerine koymayıp başka yere koymaktır. İnsanlar ara-srnda yaygın olan mana İse, insanların birbirleri ırzına, mal ve canlarına tecavüz etmeleridir.

Başkasının ırzına, matına ve canına saldırmak haram olduğu için bunun gönahı feüyüktör. Böyle günahları isleyenler hidayet nurundan mahrum olurlar ve kıyamet günü karanlıklar İçinde kalırlar. Kendilerini aydınlıca ve kurtuluşa çıkaracak bir imkân bulamazlar. Yahut çeşitli engel ve azab şekilleri İle karşılaşırlar. Böyle korkunç felâketlere düşmemek İçin zulümden kaçınmak selâmet yoludur. Zulmön en büyüöü Allah'a ortak koşmak, şirke varmaktır. Birçok âyet-i kerîmelerde kâfirler, zalimler dîye vasıflanmışlardır. Biz'rm konumuz, müminler arasındaki tecavüzlerden doğan zulüm hareVet-Tendir.

Banîllİk de kaçınılması ve sakınılması gereken tehlikeli bir hastalıktır.

İnsan hırs sahibi olup, maddeye taparcasına bağlı olursa, yapmayacağı bir fenalık yoktuk Madde için adam öldürür, başkasının matını yer, ırza tecavüz eder, haramı helâl sayar. Dinden çıkmaya sebep teşkil eden en büyük felâket meydana gelir. Allah'dan başka koruyucusu olmayan bir kimseye zulmetmek, zulmün en çirkinidir. Bu durumda olan bir mazlumun duası, Allah tarafından hemen kabul edilir ve zalim dünyada cezasını çeker. Bundan daha çabuk dünyada ceza İnfaz edilmez.[946]

484— Cabir demiştir ki:

— Resûlüllah (Sallaliahü Aleyhi ve Selkm) şöyle buyurdu:

— Ümmetimin sonunda çirkin şekil alma, atma ve yere batma alacaktır. (Bu felâketlerin uygulanmasına) Önce «uhnedenlerle başlanacaktır.»[947]



Peygamber en son ümmet olarak gelecekler arasında çirkin şekillere bürünmeler, atılmalar ve yere geçmeler olacaktır. Bu felâketler ilk önce zulmeden zalimlerin başına gelecektir. -

Çirkin şekil almalar, kıyafet değişiklikleri İle olabileceği gibi,,ilâhî nurun yüzlerden silinmesi ile de olur. Atma ve atılmalar çeşitli sifonlarla vuku bulabilir ve trafik kaaafarı da olabilir. Yere batıp göçmeler ise, zelzele ve seylâb musibetleri sayılabilir. Zulüm günahı başta gelen günah olduğu için, bu korkunç felâketler önce zalimin başına gelecektir.[948]



485— îbni Ömer'den, Peygamber (Sallaîlahü Aleyhi ve Selîem) 'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu :

«— Zulüm, kıyamet günü karanlıklardır.»[949]



486— Ebû Saîd, Resûlüllah (SailallohÜ Aleyhi ve Sellem) 'den rivayet ettiğine göre, Hazret! Peygamber şöyle buyurdu :

— Müminler ateşten kurtuldukları zaman, Cennet'le Cehennem arasındaki bir köprüde tutuklanırlar da, dünyada aralarında geçen zulümlerden Ötürü birbirlerinden hak alırlar, (aralarında kısasîaşırlar). Ne zaman ki, (günahlarından ödeşerek) temizlenir ve pâklaşırlarsa, ceunet'e girmelerine izin verilir. Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Allah'a yemin ederim! Onlardan her biri, Cennet'deki yerinde, dünyadaki yerinden daha selâmettedir.»[950]



Zalim ile mazlum, dünyada helâllaşrnadan âMrete göçerlerse, dünyada geçen haksızlıkların hesabına,,fca^yşgcaklardır. Orada mazlumun hakjq zp-limden alınacak ve aralarında ödeşme yapılarak gerçek adalet tecelli edecektir. Birbirlerine karşı hakların ödenmesi ve kalberden kinin silinmesi keyfiyeti özerinde çeşitli görüşler varsa da, kesinlik ifade etmediklerinden keyfiyeti Allah Tealâ'nın ilmine bırakmak en doğrusudur.

Bu hadîs-i şerîften de anlaşılıyor ki, zulüm büyük bir haksızlıktır ve onun hesabı verilmeksizin Cennet'e girmek olamaz.[951]



487— Ebû Hüreyre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

«— Zulümden sakınınız; çünkü zulüm, kıyamet günü karanlıklardır. Kötü şeylerden de sakınınız; çünkü Allah kötü söyleyeni ve kötülüğe teşvik edeni sevmez. Bahillikten de sakınınız; çünkü o, sizden öncekileri sürükledi de akrabalık bağlarını kestiler ve onları, haram olan şeylerini helâl kabul etmeye götürdü.»[952]



488— Câbir, PeygambeT (Sallalkıhü Aleyhi ve Üeilem) 'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

«— Zulümden sakınınız; çünkü zulüm, kıyamet günü karanlıklardır, (felâketlere sebeptir). Bahillikten de sakınınız; çünkü o, sizden öncekileri helak etmiştir ve onları, kanlarını akıtmaya, haramlarını helâl kabul etmeye götürmüştür.»[953]



489— (115-s.) Ebu'd-Duha şöyle anlatmıştır:

— Mesrûk ile Şuteyr îbni Şekil Mescid'de birleştiler. Mescidin çevrelerinde bulunanlar,,dağılıp &u ikisi etrafında toplandılar. Mesrûk dedi ki:

— Görüyorum, fşü etrafımızda toplananlar ;bizden hayırlı söz dinlemek istiyorlar; ya sen Abdullah'dan hadîs rivayet' et de beri seni tasdik edeyim, ya ben Abdullah'dan rivayet edeyim de sen beni tasdik et. Şuteyr İbni Şekil:

— Sen anlat, ey'Ebû Âişe (Mesrûk)! dedi. Mesrûk:

— Abdullah'ın : «Gözler zina eder, eller zina eder, ayaklar zina ederler; fere, ya bu hareketi tasdik eder, ya tekzîb eder.» dediğini işittin mi? dedi. Şuteyr: .

— Evet, dedi. Mesrûk, ben de ondan işittim, dedi. Mesrûk:

— Abdullah'ın: «Kur'ân'da helâl ile haramı, emirle yasağı bir arada tophyan şu — Gerçekten Allah adaletle, ihsanla ve yakınlara vermekle emreder = âyetinden daha toplu bir âyet yoktur.» dediğini işittin mi? dedi.

Şuteyr :

— Evet, dedi. Mesrûk, ben de ondan işittim, dedi. Mesrûk:

— Abdullah'ın şöyle dediğini işittin mi : «Kur'ân'da = AUah'dan korkan kimse için, Allah çıkış ve kurtuluş yolu yaratır — sözünden daha çaouK ieranıiK veren Kurtıaug âyeti yoktur.» £uıeyr:

— Evet, dedi. Mesrûk, ben de ondan işittim, dedi. Mesrûk:

— Abüuiıan'ın şöyıe dediğini işittin mı.': «= fcy nensıerıne kargı, (günah işlemekle) üactai ağmış Kullarım! Alian'ın raumeıınaen umıdı *ea-meyinız = âyetinden dana çolt teveKKÜl iiaae eaer Dır ayet

yoktur.» Şuteyr:

— Evet, üedi. Mesrûk, ben de ondan işittim, dedi.[954]



Gözler bakmakla, eller dokunmakla ve ayaklar kötülüğe yürümekle haram işlerler, zina ederler. Bunlar zinanın başlangıcı sayılırlar, zinayı hazırlayan sebepler olurlar. Fenalığı hazırlayıcı olan bu vasıtalara ya, ti len (fercın) iştîrai olur, ya da Allah Korkusundan fi lî tecavüz olmaz. Allah korkusu ile geri çetcilen kimse, küçük günah işlemiş olur ve tevbe ile mağfireti umulur. Fakat Allah korkusu ile sakınma olmazsa, hem zinayı hazırlayıcı sebepler, hem de fiil büyük günah, kebîre olurlar. Fiilden aciz kalıp da, yani imkân bulamayıp da hazırlayıcı sebeplerle yetinen ve zevKİenen yine büyÜK günah İşlemiş sayılır.

Nahl sûresi 90. âyet-i kerîmenin delâlet ettiği mana, kısa ve özlü olarak helâl ile haramı, emirle yasağı ihtiva etmektedir. Çünkü adalet, başkasına tecavüz etmemek, haramdan sakınmak ve helâl şeyleri, kendi yerlerine koymaktır. İhsan da, bir şeyi güzel yapmak, onu yerli yerine koymak demektir. O halde adalet ve ihsan ile emretmek, helâl şeyleri emretmek ve haram olan şeyleri yasaklamak olur.

Dünya ve âhiret kederlerinden kurtulmaya vesile olan hal, takva halidir. Takva sahibi kimse, ihlâs sahibi olup, Allah'ın emirlerine bağlı kalan ve yasaklarından sakınandır. Böyle kimseyi Allah, hem dünyada, hem de âhİ-rette korur ve kurtarır. Talâk sûresinin 2. âyet-i kerimesi bunu ifade etmektedir.

Beşerî imkânları kullandıktan sonra işleri Allah'a bırakmak ve Allah -dan ümid kesmemek hususunda kullara en ziyade tevekkülü müjdeleyici âyet-İ kerîme, Zümer sûresinin metinde geçen 53. âyetidir.

Metin, taşıdığı mana itibariyle haksızlık ve zulümle ilgili bulunduğundan «Zulüm» bölümünde zikredilmiştir.[955]



490— Ebû Zer, Peygamber (Sallaîîahü Aleyhi ve SeJlem)'den, Peygamber de Allah (Tebareke ve Teâlâ)'dan aldığına göre, Allah şöyle buyurdu :

«— Ey kullarım! Ben zulmü kendimden kaldırdım ve sizin aranızda da onu haram kıldım; artık birbirinize zulmetmeyiniz.

— Ey kullarım! Siz gece ve gündüz günah işlersiniz; ben ise günahları bağışlarım ve beis görmem. O halde benden mağfiret dileyin, sizi bağışlıyayım.

— Ey kullarım! Ben doyurmazsam, hepiniz açsınız, O halde benden rızık isteyin, sizi doyurayım. Ben giydirmezsem, hepiniz çıplaksınız. O halde benden giyim isteyin, sizi giydireym.

— Ey kullarım! Eğer sizden öncekiler ve sonrakiler, insanlarınız ve cinleriniz, sizden en takva sahibi bir kulun kalbinde bulunsalar, bu benim mülkümde bir şey çoğaltmaz ve eğer en facir bir adamın kalbinde bulunsalar, bu da benim mülkümden bir şey azaltmaz. Eğer bir arazi üzerinde toplanıp da benden isteseler, ben de onlardan her insana istediğini versem, bu benim mülkümden bir şey azaltmaz; ancak denize bir defa batırılan iğnenin denizi azaltması kadar azaltır.

— Ey kullarım! İşte tu ameiierinizdir ki, onları size karşı tespit ederim, hesaba geçiririm. O halde kim amellerinde hayır bulursa, Allah'a hamd etsin. Kim de bundan başkasını k ulursa, neuinden îıaşkasuu kötülemesin, (suç nefsinindir).»

Ebu İdris, bu kudsî hadîsi anlattığı zaman, dizleri üzere çökerek otururdu.[956]



Peygamber (Sallaliahü Aleyhi veSetle/n)'\n Allah Tealâya nispet ederek buyurdukları Kur'ân'dan ve daha önceki kitaplardan olmayan kelâma «Kudsî Hadîs» denir. Bir de kudsî hadîs şöyle tarif edilir: Peygamber (Sailattahü Aıeyhi ve Setlem) "\n manasını Allah Katından alıp da, lâfızlarını kendisi ifadelendirdiği kelâma «Kudsi Hadîs» denir. Fakat bu ikinci tarif hadîs âlîmîerince muteber sayılmamaktadır; Çünkü Peygamber kendiliğinden hiç bir dinî hüküm söylemez, ancak Allah'dan vahy edileni bildirir. Böyle olunca diğer bütün hadîsler de bu tarifin İçine girmiş olurlar.

Kur'ân'la Kudsî hadîsin arası şöyle ayrılır: Melek Cebrail tarafından tilâvet edilerek (okunarak) Peygambere gelen vahy ki, bunlar Kur'ân âyetleridir. Tilâvet edilmeyerek (okunmayarak) kalbe vahyedilerek bırakılan manalar ki, bunlar da kudsî hadîslerdir. (Kale Allahu) ve (Yekûlü Allahu) kelâmı ile Peygamber in kelâma başladığı hadîslerdir. Bunların sayısı yüzden fazladır. Ebu Zer hazretlerinden rivayet edilen bu kudsî hadîs en meşhurlarıdır.

Allah Tealâ Hazretlerine nispet edilen kelâmlar üç kısma ayrılır:

1— Kur'ân : İlâhî kelâmların en şereflisi Kur'ân'dır; çünkü lâfız ve ma-nasİyle kıyamete kadar bâkİ kalacak olan ve insanları her devirde acziyete düşüren icazkâr kelâmdır. Tahrif ve tebdilden korunmuştur. Abdestsİzlerin ona dokunması ve cünub olanların onu okuması haramdır. Namaz, ancak ondan bir kısım okumakla sıhhat bulur. Şüphe ve tereddüde yer vermeyecek bir nakil olan tevatür yolu ile gelmiştir.

2— Daha önceki Peygamberlere gelen ve değişikliğe uğramadan önce olan kitaplar.

3— Ahad yolu ile bize kadar nakledilen Kudsî hadîsler.

Bu Kudsî Hadîs, zulüm bölümünde getirilmiştir; çünkü baş tarafında zulmün haram olduğuna işaret vardır. Zulüm iki nevidir; biri, insanın kendi nefsine zulmetmesi ki, bunun en büyüğü şirk ve küfür haline düşmesidir.

Sonra bunu takiben gelen diğer günahları işlemesidir. İkincisi, insanın başkasına zulüm etmesidir ki, burada bahis konusu olan zulüm bu ikinci nevidir. Kimse kimseye zulüm etmesin, haksızlık ve tecavüzde bulunmasın. Zulüm günahı hem Peygamberlik, hem de velîlik rütbesine engeldir.

Kudsî hadîsin 2. bölümü, istiğfar ve dua ile ilgilidir. Beşeriyet İcabı, İnsanlar gece ve gündüz çeşitli günah İşlemekten kurtulamazlar. Bundan kurtuluş çaresi, kulun kendini muhasebe ederek günah ve sevabların düşünüp Allah'dan mağfiret dilemesi ve bir daha o günaha dönmemeye azmetmesidİr.

Duaya gelince : Allah Tealâ bütün İhtiyaçlar için kulların kendisinden talepte bulunmalarını ve istemelerini sever, buna rıza gösterir. İhtiyaçların dünya ve âhiret işlerine ait olmalarında bir ayrılık yoktur; her ikisi İçin dua edilir. Allah'dan hidayet, mağfiret dilendiği gibi, yemek, içmek ve ıgiymek gibi ihtiyaçlar için dua edilir. Peygamber (Sallallahü Aleyhi vs Selltm) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurdular:

«— Sizden her biriniz, Rabbinden bütün ihtiyaçlarım istesin; ayakkabınızın kesilen kayışına varmaya kadar...»

Ashabı kiramdan bir kısmı, hayvanlarının yemine ve yemeklerinin tuzuna varıncaya kadar ihtiyaçlarını Allah'dan İsterlerdi, (Fadlu'llah: C. 1, s. 575)

Allah Tealâ nin hazineleri sonsuz ve tükenmez olduğu için, insanların bütününe vereceği şeyler, onun mülkünden hiç bir şey eksiltmez. Bunun için denize batırılan iğnenin, deniz suyundan azaltması gibi bir benzerlik yapılmıştır.[957]



(226) Hastanın Keffareti


491— (116-s.) Ğutayf Îbnü'l-Haris anlattığına göre, Ebû Ubeyde İbnü'l-Cerrah hasta iken, ona bir adam şöyle dedi:

— Kumandan nasıl geceleyip ecir aldı? Ebû Ubeyde dedi ki:

— Size hangi şeyden mükâfat = ecir verildiğini biliyor musunuz? Adam:

— Hoşumuza gitmeyen musibetlerimizden, dedi. Ebû Ubeyde şöyle dedi:

— Allah yolunda harcadıklarınızdan mükâfatlandırılırsınız. Ben (bir ordu kumandanı olmam hasebiyle) sizin için harcarım. Sonra Ebû Ubeyde bütün hayvanlara ait nakliye alet ve malzemelerini saydı; atın yularına varıncaya kadar... (Bunların hepsinde, Allah yolunda harcama oldukları için ecir = sevab vardır). Fakat bu bedenlerinize isabet eden meşakkat sebebiyle Allah günahlarınızı örter.[958]



Ebû Ubeyde'nîn ifadesinden anlaşılıyor ki, rıza ve sabır gösteril-meksizin sırf musibetin gelmesinden insan ecir kazanmaz, ancak günahlarından bir kısmını düşürür ve günahları örter. Buna hastantn keffareti denir. Halbuki bazı hadîs-i şerifler açık olarak hastalık gibi musibetlerden sabır olsun veya olmasın, ecir kazanılacağını beyan etmektedirler. Şu muhakkak ki, sabır ve rıza olduğu takdirde, sevab ve mükâfat daha fazla olur. Nitekim merfu olarak rivayet edilen bir hadîs-i şerîf şöyledir:

«— Mümine İsabet eden bir belâ ve ağrıdan dolayı Allah ondan bir derece yükseltir ve bir günahını düşürür.»

Mutlak olarak bu hadîs-i şerîf müminden bir derece yükseltip günahlarından düşüreceğini ispat etmektedir.

(Bu esen İmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadlu'llah: C. 1, s. 579-582)

Ubeyde Ibnö'I-Cerrah kimdir?:

Ashabı Kiramdan ve İslâm'ın cesur mücahidlerinden olup, nesebi yedi batın yukarda «Fihr»de Hz. Peygamber'in nesebi ile birleşir. Adı Amir1-dİr, fakat Ebû Ubeyde künyesi ile şöhret bulmuştur. Annesinin adı D m ey m e olup, islâm'ı kabul etmiş; ancak babası Abdullah İslâm'ı kabul etmemiş ve Bedir savaşında müşrikler safında bulunarak oğlu Ebû Ubeyde tarafından öldürülmüştü. Ebû Ubeyde, babasına değil de dedesi Cerrah'a nispet edİür; yani Cerrah'in oğlu olarak söylenir. İlk İslâm'a giren on kişiden biri olup, Habeşistan'a iki defa hicret etmiş, Bedir ve ondan sonraki bütün savaşlarda bulunmuştur.

Uhud savaşında Hz. Peygamber'in yüzüne isabet eden çelik zırh gömleğin İki halkasını dişleriyle çekip çıkaran ve iki dişini düşüren . Ebû Ubeyde'dİr. Ayrıca Cennet'le Hz. Peygamber'in müjdelediği on kişiden biridir. Hz. Peygamber onun hakkında şöyle buyurmuştur:

«— Her ümmetin bir emîni vardır; bu ümmetin emîni de Ebû Ubeyde İbnu'I-Cerrah'dir.»

Ebû Ubeyde'yi ordu kumandanı olarak Şam'a göndermiş ve Şam'ın büyük bîr kismı onun kumandanlığında fethedilmişti. Mühim savaşlarda bulunmuş, bazan Baş Kumandan ve bazan da Hz. H a I i d I b n i V e ! i d 'in maiyetinde olarak savaşmış, büyük boşarHarda bulunmuştu. Adalet ve hakseverliği ile Rumları dahi hayrete düşürmüştü.

Şam'ın fethi sıralarında Ta'un hastalığı çıktığından, Hz. Dm er askerleri geri çekmeyi emredince; Ebû Ubeyde:

«— Allah'ın kaderinden mi kaçıyoruz?» diye halifeye hitap etmiş ve Hz. Ömer ona şu hakimane cevabı vermişti.

«— Ey Ebû Ubeyde! Bu sözü senden başkası soyliyeydi!.. Evet, Allah'en kaderinden yine Allah'ın kaderine kaçıyoruz.»

Ebû Ubeyde 'nİn Hz. Ömer gibi bir halifeye bu şekilde bir ifadede bulunması da onun cesaretine delil teşkil eder. Ebû Ubeyde nahif vücutlu, uzunca boylu, seyrek sakallı, yüzü kemikli ve ön dişleri düşük İdİ.

Hicretin 18. yılında 58 yaşında olduğu halde Ürdün arazisinde vefat etti. Allah ondan razı olsun.[959]



492— Ebû Hüreyre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SeUem)'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu :

«— Bir müslümani iğneleyen dikene varıncaya kadar, ona isabet eden bir meşakkat, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir tasa sebebiyle muhakkak Allah onun günahlarından örter.»[960]



493— (117-s.) Abdurrahman İbni Saîd, babası Saîd'in şöyle dediğini rivayet etmiştir :

— Selman, Kinde kabüesindeki hasta bir dostunu ziyaret ettiği zaman onunla beraberdim. Hastanın yanına girdiği zaman :

«— Sana müjde olsun; çünkü müminin hastalığını Allah ona keffaret yapar ve kusurlarını bağışlayıcı sebep kılar. Facirin hastalığı ise, sahibi tarafından bağlanan devenin hali gibidir. Sonra onu salıverirler de, niçin bağlandığını ve neden salıverildiğini bilmez.»[961]



Insan müptelâ olduğu hastalıktan iyileşir ve şifa bulrsa, o hastalık geçen günahlarına keffaret olur, gelecek zaman İçin bir İbret ve öğüte vesile teşkil eder. Allah Tealâ hazretlerinin mümin kula dünyada hastalık gibi musîbet vermesi, onu böyle bîr meşakkatle müptelâ kılması, ona buğzun-dan ötürü değildir. Ya mümin kuldan bir fenalığı kaldırmak, ya günahlarını örtmeye vesile olmak, ya da derecesini yükseltmek içindir.[962]



494— Ebû Hüreyre, Peygamber (Sailallahü Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

«— Mümin erkekle mümin kadının bedeninde, ehlinde ve malında belâ bulundukça, günahsız olarak Allah (Azze ve Celle)'ye kavuşur.»[963]



Muhammed Ibnİ Amr'dan da bu hadîsin aynı rivayet edilmiş, yalnız «çocuğunda» kelimesini ziyade etmiştir.[964]



495— Ebû Hüreyre demiştir ki, bir Bedevi geldi. Peygamber (Sailallahü Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:

«— Ümmü Mildem hastalığına yakalandın mı?»

Bedevi:

— Ümmü Mildem nedir? dedi. Hazreti Peygamber:

«— Et ile deri arasında bir hararettir, ateşli bir hastalıktır.» buyurdu.

Adam;

— Hayır, dedi. Peygamber sordu : «— Başın ağrıdı mı?»

Adam:

— Baş ağrısı nedir? dedi. Hazreti Peygamber:

— Başa arız olan bir hastalıktır ki, damarları çarpar.» buyurdu. Adam:

— Hayır, dedi. Ebû Hüreyre demiştir ki:

— Adam kalkınca, Peygamber şöyle buyurdu:

«— Ateş ehlinden bir adama bakmayı kim severse, buna baksın.»[965]



UmumiyeHe insanlar büyük ve küçük günahlardan beri olamayacaklarından, hastalık ve emsali musibetler günahlarını örtmeye vesile olurlar ve böylece ateş azabından kurtulurlar. Hayatında hiç bir hastalık geçirmeyen insan, günahlarından keffaret yolu ile bir şey kurtaramadığı cihetle günahlarının cezasını âhirette çeker ve ateşe girmiş olur.[966]



(227) Gece Ortasında Hasta Ziyareti


496— (118-<ş.) .Halid İbni Rabi'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir : — Huzeyfe'nin hastalığı, ağırlaşınca, bunu kendi yakınları ve Ensar duyup gece ortasında, yahut sabah vakti kendisine geldiler. Huzeyfe sordu: — Hangi vakittir, bu? Şiz: — Gece yarısı, yahut sabah vakti, dedik. Huzeyfe : — Ateşin sabahından Allah'a sığınırım, dedi. Sonra: — Kefenleneceğim şeyi getirdiniz mi? dedi. Biz: — Evet, dedik. — Kefenlerde aşırı gitmeyin, israf etmeyin, çünkü Allah katında benim bir hayrım olursa, ondan daîıa hayırlısına çevrilir. Eğer başka türlüsü olursa, benden çabuk soyulur ve çürür, dedi. îbnü îdrîs, rivayetinde: — Gecenin bir kısmında kendisine geldik, demiştir.[967] Fevkalâde hallerde, gece yarısı veya sabah erken hasta ziyaretine gitmede bir beis olmadığını bu eserden öğreniyoruz. Normal haller nazarı itibara alındığı zaman hasta ziyaretinde şu hususlara riayet edebden sayılır: 1— İzin isteyip içeri girmek istendiği zaman kapının karşısında durmamak, kenara çekilmek, 2— Kapıyı yavaşça çalmak, 3— Kimliğini gizlememek, 4— Hastayı yemek-içrnek vakitleri dışında ziyaret etmek, 5— Hastanın yanında az beklemek, hastanın ihtiyaç ve rızası varsa veya hastalığa bir zarar olmayacaksa fazla kalınabilir, 6— Gözü koruyup öfeye beriye bakmamak, 7— Hastaya az soru sormak, 8— Hastaya şefkat ve rikkat hafi göstermek, 9— Hastaya ihlâsla dua etmek, 10— Hastaya maneviyatını yükseltici ve ömtd verici telkinde bulunmak. Huzeyfe hazretleri bir de kefenlenmode israf edilmemesine işaret etmektedir. Kefen, insanın hayatında giydiği iç elbiseler kıymetinden yüksek vasıfta olmamalıdır. Beyaz bezden erkekler için üç, kadınlar için beş parça olması sünnettir. Zaruret halinde i)u miktar azaltılır. Huzeyfe'-nin hal tercemesi İçin 233 sayılı hadîsin açıklamasına bakılsın.[968] 497— Hasreti Âişe(Radiyaltahüanha), Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selİemyden rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu : — Mümin hasta olduğu zaman, Allah onun günah kirlerini temizler; maden eritme ocağı, demirin pasını giderdiği gibi...»[969] Bundan önceki hadîs-i şeriflerle eserlerin delâletine uygun olarak bu hadîs-i şerîf de hastalıkların günahlara !;efrâret olduğunu ve günahları temizlemeye vesile olduklarını beyan etmektedir. Ateşte körüklenen demir madeni, nasıl ki üzerinde bulunan pas ve kirleri ateş sebebiyle döküp safİle-sîyorsa, hastalanan mümini de hastalık aynen günah kirl-erinden temizler.[970] 498— Hazreti Âişe/KRad':y&lı;huanha), Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem/den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu; «— Herhangi bir müslümana l>ir musibet —bir ağrı veya bir hastalık— isabet ederse, muhakkak onun günahlarına keffaret olur; kendisine batan dikene veya meşakkate varıncaya kadar...»[971]



499— Sa'd'ın kızı Âişe, babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir:

— Mekke'de şiddetli bir hastalığa tutuldum. Peygamber (SallallahÜ Aleyhi ve Sellem) beni ziyarete geldi. Ben dedim ki:

— Ey Allah'ın Resulü! Ben geriye mal bırakıyorum; bir kızdan başka da geriye (varis) bırakmıyorum. Malımın üçte ikisini (bir hayır yoluna) vasıyyet edeyim de üçte birini (varise) bırakayım mı?

Hazreti Peygamber:

«— Hayır!» buyurdu.

— Yarısını vasiyyet edeyim ve yansını kızıma bırakayım?

Hazreti Peygamber:

«— Hayır!» buyurdu. Ben :

— Üçte bir vasiyyet edeyim ve ona üçte ikiyi bırakayım, dedim. Hazreti Peygamber:

«— Üçte biri vasiyyet et; üçte bir çoktur.» buyurdu. Sonra elini alnıma koydu; sonra yüzümü ve karnımı sıvadı, sonra şöyle buyurdu:

«— Allah'ım! Sa'd'a şifa ver ve onun hicretini tamamla, (hicret sevabını noksan etme).»

Ben, Peygamberin elinin soğukluğunu, bu ana kadar ciğerimde duyuyorum zannındayım.[972]



Bu hadîs-i şerif hasta ziyareti ile ilgili olmakla beraber, İslâm hukukunda vasiyyet miktarını da tayin etmektedir. Bir kimse, malının üçte birinden fazlasını hayır yollarına vasiyyet edemez, üçte bir veya daha az yapılan vasiyyetler muteberdir, varisler bu miktar üzerinde hiç bir hak iddia edemezler. Vasiyyet üçte birden fazla olduğu zaman, üçte birden fazlası varislerin müsaadesine bağlıdır. Muvafakat ederlerse, üçte birden fazla vasiyyet yerine getirilir; muvafakat etmezlerse, üçte birini öderler ve geri kalan mal varisler arasında bölünür. Vasiyyetlerde malın tamamı şöyle hesap edilir: ölünün teçhiz ve tekfin masrafları İle varsa ölünün borçlan çıktıktan sonra geri kalan malın bütünü vasiyyet İçin esastır. Cenaze masrafları İle ölünün borçlan çıktıktan sonra geriye kalan mafın tümünden üçte bire kadar olan vasiyyetler yerine getirilir. Bir de hisse sahibi olan varislere mal verilmesine dair yapılacak vasiyyetler geçerli olmazlar. Varisler ancak kendi meşru haklarını alabilirler.

Hastalığı ölüm derecesine varan Sa'd ibni Ebi Vakkas, daha önce hicret etmiş olduğu Mekke'de vefat etmeyi sevmemiş ve Hz. Peygamberin arkadaşları ile Medine'ye dönmelerine katılamayandan müteessir olmuştu. Bu teessürlerini gidermek için Hz. Peygamber ona dua etmişler ve İslâm'a daha çok yararlı hizmetlerde bulunacağını ve müşriklerin kendinden zarar göreceğini müjdelemişlerdi.

Sa'd İbni Ebi Vakkas'in hal tercemesi hakkında bilgi edinmek için 24 sayılı hadîsin açıklamasına müracaat edilsin.[973]



(228) Hasta İçin, Sıhhat Halinde Yapmış Olduğu İbadetin Sevabı Yazılır


500— Abdullah İbni Amr, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seîlem) 'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

«— Hasta olan hiç kimse yoktur ki, sağlık halinde yapmış olduğu ibadetin (sevabı), ona yazılmış olmasın.»[974]



Sağlık halinde insanın devam ettiği ibadet ve hayır işlerine hastalık gibi özürlerle devam edemez ve bunları yerine getiremezse, Allah Tealâ özürlü hastalık halinde yerine getiremediği bu İşleri işlemiş kabul ederek sevablarından eksiltmeksİzin amel defterine yazdırır. Bu bakımdan devamlı İbadetlerin hayır ve bereketi çoktur. Hasta olanlar, yerine getiremedikleri mutad amellerinden ötürü üzülmemelİdirler; çünkü onları işlemiş gibi sevab kazanacaklardır. Ayrıca hastalık, günahlara da keffaret olacaktır. Bundan önceki hadîs-i şeriflerde ifade buyurulmuştu. İnsan iyi bir işe niyyet eder de, bir özür sebebiyle onu yerine getiremezse yine sevab kazanır.[975]



501— Enes îbni Malik, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettiğine göre, Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

— Allah Teâlâ, bedeninde müptelâ kıldığı hiç bir müslüman yoktur ki, hasta bulunduğu müddet, sağlığında yapmış olduğu amellerin sevabı ona yazılmasın. Eğer Allah ona hastalıktan afiyet verirse, —zannediyorum ki, Peygamber şöyle dedi— Onu (günahdan) yıka yi verir; ve eğer ruhunu alırsa onu bağışlar.»

Hammad îbni Seleme yolu ile Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem} den hadîsin aynı rivayet edilmiş olup, şu ilâve yapılmıştır:

«— Eğer ona şifa verirse, hastayı günahtan yıkar.»[976]



Burada, daha önceki hadîs-İ şerife ilâveten hasta olan Müslümanın ölümü halinde mağfiret buyurulacağı hususu vardır. Zaten geçen diğer hadîslerde, hastalıkların günahlara keffaret olacağı beycin buyurulmuştu. Bu hadîs-i şerif, her iki manayı taşımaktadır.[977]



502— Ebû1 Hüreyre şöyle anlatmıştır:

— Peygamber (SailallahüAleykiveSetlem)'e ateşli hastalık (Humma) geldi. Humma dedi ki, senin katında en seçkin ehline beni gönder. Bunun üzerine Peygamber onu Ensar'a gönderdi de altı gün ve altı gece onlar üzerinde kaldı. Bu hastalık onlara ağır geldi. Peygamber onların evlerine gitti de, durumu ;©na şikâyet ettiler. Peygamber (Saiîallahü Aleyhi ve Sellem) ev ev ve kapı kapı girip onlara afiyet duasında bulunmaya başladı. Peygamber geri dönünce, onlardan bir kadın Peygamberi takip etti ve dedi ki:

— Seni hak din üzere gönderen Allah'a yemin ederim! Ben, Ensar'da-nım. Gerçekten babam da Ensar'dandır; o halde Ensar için ettiğin dua gibi, bana da duâ et. Hazreti Peygamber ona:

«— Ne istiyorsun; dilersen Allah'a duâ edeyim de sana afiyet versin, dilersen sabredersin de Cennet senin olur?» dedi.

Kadın dedi ki, öyle ise sabrederim de Cennet'i tehlike etmem, (onu garantilerim).[978]



Burada da iki hususa işaret edilmektedir:

Hastalıktan insan şifa bulursa, hastalık günahlara keffaret olur. Şayet hastalık özere ölürse, ömrün sonuna kadar işlenmiş günahlar bağışlanmış olacağından Cennete girer. Her iki halde de hastalığın manevî bakımdan faydalan vardır. Bununla beraber tedavi imkânlarını araştırmak, tabiblere müracaat etmek bir vazifedir. Hastalıkların seyri ve akıbetleri önceden kestirilemez. Sebeplere baş vurup afiyet dilemek ve korunmak ayrıca kullara düşen görevlerdir.[979]



503— (119-s.) Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

— Bana isabet eden hastalıktan, Hummadan bana daha sevgili bir hastalık yoktur; çünkü benim her azama girer. Azîz ve yüce olan Allah da her uzva, mükafattan hissesini verir.[980]



Ebû Hüreyre hazretleri humma hastalığı karşılığında verilen sevabı bildiği için, bunun gelişinden endişe duymamakta ve bu hastalığa yakalananları da teselli etmektedir. Bugünkü tıp âleminde manevî yönden tedavinin büyük bir önem taşıdığı kabul edilen gerçeklerdendir.[981]



504— (120-s.) Rivayet edildiğine göre, Ebu Nuhayle'ye şöyle dendi: «— Allah'a dua eU O da:

— Allah'ım! Hastalığı azalt; fakat mükâfatı (sevabı) azaltma, diye dtıâ etti. Ona:

«— Duâ et, dua et!» dendi. Bunun üzerine şöyle duâ etti:

— Allah'ım! Beni rahmetine yakın olanlardan kıl, annemi de güzel yüzlü Cennet hurilerinden eyle.



Ashab-ı Kiramdan olduğu söylenen Ebu Nuhayle, tutulduğu hastalıktan şifa İstemiş, fakat mükâfatının azaltılmamasını dilemiştir. Bu arada, ana hakkının büyük olması hasebiyle annesi için de dua ederek Cennet hurilerinden olmasını temin için Allah'a yalvarmıştır.[982]



505— Ata İbni Ebi Rebah anlatarak demiştir ki:

— İbni Abbas bana şöyle dedi:

«— Cennet ehlinden sana bir kadın göstereyim mi?» Ben:

— Evet, dedim. O şöyle buyurdu;

«— Şu siyah kadındır. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e gelip dedi ki:

— Ben sar'alamyorum (düşüp bayılıyorum), böylece (kendime hâkim olamayıp) açılıyorum; benim için Allah'a duâ et.» Hazreti Peygamber ona:

«— İstersen sabret, cennet senindir. İstersen, sana afiyet versin diye Allah'a duâ edeyim.» buyurdu. Kadıncağız:

— Sabrederim, dedi. sonra: Ben açılıyorum, (avret yerlerim gözükür diye korkuyorum), benim için Allah'a duâ et açılmayayım, dedi. Peygamber de ona duâ etti.[983]



Tedavi, hiç bir zaman tevekküle aykırı değildir; çünkü Hz. Peygamber tedavi yollarına baş vurmuş ve tedavi olunmayı emretmiştir. Hastalıklardan* tedavi hususunda mevcut delillerden şu neticeler çıkarılmaktadır:

1— Bir hastalığa müptelâ olanın bizzat kurtulmak için kendine dua etmesi makbul harekettir.

2— Hastanın talebi olmaksızın, başkasının ona dua etmesi de yerinde bir harekettir; ancak şifa, hasta hakkında hayırlı görülrnüyorsa dua edilmemelidir.

3— Başkasından dünya işleri İçin dua istemek makbul bir hareket değildir; çünkü bunda insanlara karşı zillete katlanma var>

4— Tedavi İçin tabİblere müracaat etmek ve İlâç kullanmak meşrudur. Bir kimse Peygamber'in sünnetine uymak ve Allah'ın izni bulunmak ntyeîî ile tedavi çarelerine baş vurursa, bu İbadet sayılır. Tevekküle de aykırı düşmez; yemek-içmek ve giymek için esbaba mübaşeret tevekküle aykırı olmadığı gibi...[984]



506— (121-s.) Ata anlattığına göre, kendisi o sar'alı kadın olan Ümmü Züfer'i Kabe'nin merdivenlerinde uzun boylu siyah bir kadın olarak gördü.

İbni Cüreyc demiştir ki:

— Abdullah İbni Ebi Müleyke bana haber verdiğine göre, Kasım kendisine, Hazreti Âişe'nin şöyle haber verdiğini nakletmiştir:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

— Mümine diken ve daha İüyük musîtet isabet ederse, o keffarettir.» buyurdu.[985]



Bu bölüm, hastanın sağlık halinde İşlediği amellerin sevabına, aynen onları işliyormuş gibi kavuşacağına ait olduğu halde, keffaretle ilgili olan bu haclîs-i şerîf bu bölümde gösterilmiştir. Mevzu bakımından aralarında bir münasebet yoktur. Daha önceki hadîslerde geçtiği gibi, musibetlere uğrayan müminler İçin büyük müjde ifade etmektedir. Esasen istisnasız her Müslüman için bir sevinç ve müjde habercisidir; çünkü eziyete ve meşakkata duçar olmayan insan yok gibidir. Hadîslerin zahir manasına bakılırsa, musibetlerin bütün günahlara keffaret olabileceğini ifade etmektedirler. Fakat sarihlerin çoğu, keffaretin küçük günahlara qit olduğunu beyan ediyorlar. Daha doğrusu, musibetlerin büyüklüğüne, insanların sabır ve ihlâsına göre, büyük ve küçük günahlara keffaret olurlar. Kul hakları bunun dışında kalır. Bunları Ödemek veya hak sahipleri İİe heiâllaşmak İcab eder.

Gelen musibetler sabırla karşılanınca, hem keffaret olurlar hem de derece yükselmesine vesile teşkil ederler. Sabır bulunmadığı takdirde, herkesin hal ve tutumuna göre birbirinden farklı sevab ve keffareîler kazanılır.[986]



507— Ebû Hüreyre'nin şöyle dediği işitilmiştir : — Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu:

«— Dünyada kendisine bir diken isabet edip de, ondan sevap uman hiç bir müslüman yoktur ki, o diken sebebiyle kıyamette günahlarından bağışlanmasın.»[987]



508— Cabir demiştir ki:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in şöyle buyurduğunu işit-

«— Herhangi bir mümin erkek ile mümin bir kadın ve müslüman bir erkekle müslüman bir kadın, bîr hastalığa yakalanırsa, muhakkak Allah o hastalık sebebiyle onu günahlarından kurtarır.»[988]



(229) Hastanın : «Bende Ağrı Var!» Demesi Şikâyet Olur Mu?


509— (122-s.) Hişam babasından rivayet ettiğine göre, babası şöyle anlatmıştır:

— Ben ve Abdullah îbni Zübeyr, (hasta olan Abdullah îbni Zübeyr'in annesi) Esmâ'nın ziyaretine gittik; bu gidişimiz Abdullah İbni Zübeyr'in şehid edilişinden on gün önce idi. Esma ağrılı idi. Abdullah ona:

— Kendini nasıl buluyorsun? dedi. O: «— Ağrılı (buluyorum)!» dedi. Abdullah:

— (Düşmanlarımın beni çembere almasından anlıyorum ki,) ben ölüme gidiyorum, dedi. Bunun üzerine annesi:

— Herhalde sen benim ölümümü istiyorsun da, bundan ötürü ölümü temenni ediyorsun; böyle etme, Allah'a yemin ederim ki, senin iki halinden birine ait haber bana gelmedikçe ölmemi arzu etmem: Ya öldürülürsün de, senin acına katlanarak sevabı kazanırım, yahut muzaffer olursun da gözüm aydın olur. Sana uygun düşmeyecek bir işin sana arzedilip de onu, ölüm korkusu ile kabul etmekten sakın, (şerefle ölmek, düşman eline geçip eziyet çekmekten çok daha iyidir).

Abdullah Îbni Zübeyr, (Annesine, ben ölüme gidiyorum diye hitap etmesinden) Öldürülüşünden annesinin kederleneceğini sanmıştı.[989]



Abdullah ibni Zübeyr'in başından geçenleri öğrenmek lan 244 sayılı hadîs-i şerifin açıklamasındaki ha! tercemesine bakılsın. Burada bahis konusu olan, hastanın «Ağrım var» demesi, şikâyet olmayacağı hususudur.

Hasta, dua, tedavî, ilâç ve danışma gibi İhtiyaçlar dolayısı ile hastalığını, ağrı ve şiddetini bildirirse, şikâyet kısm-na girmez. Hasta durumunu gizlemeyerek, sayılan ihtiyaçlar için, açıklamalıdır. Buna hali açıklama denir, şikâyet denmez. Yasak olan şikâyet, kendisini hastalığa müptelâ kılana karşı çıkmak ve ona itiraz etmektir.[990]



510— Rivayet edildiğine göre, Ebu Saîd El-Hudrî, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in ziyaretine gitti. Peygamber ateşli hasta idi, üzerinde kadife (kumaş örtü) vardı. Elini üzerine koydu, hastalığın ateşini kadîfe üzerinden hissetti. Ebu Saîd:

— Ateşin ne kadar yüksek, ey Allah'ın Resulü! dedi. Hz. Peygamber: «— Biz böyleyiz, belâ bize şiddetli gelir ve sevab bize kat kat olur.»

buyurdu. Ebu Saîd sordu:

— Ey Allah'ın Resulü! İnsanların hangisi en şiddetli belâ çeker? Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«— Peygamberler, sonra salih kullar. Onlardan öyle kimse vardi ki, fakirliğe müptelâ olmuştu; Öyleki bir hırkadan başka bir şey bulamamış, onu kesip giyinmişti. Onlardan kene İle müptelâ olan vardı da, onu Öldürmi ye kadar gidiyordu. Onlardan öylesi de vardı ki, sizden birinin bahşişe sevinmesinden daha çok belâya sevinirdi, ferah duyardı.»[991]



Peygamber hastalığın şiddetini ifade buyurarak bu gibi ağır musibetlerin peygamberlere ve derece sırasiyle salih kullara geldiğini bildirmişlerdir. Peygamberler ümmetlerinin öncüleri oldukları için, en ağır yük ve meşakkatleri çekmelerinde hikmetler vardır. Her halleriyle insanlara örnek olduklarından, bunların haline bakarak azim ve sabtr sahibi olmak, zorluklara tahammül etmek, Allah'ın kudretine boyun eğmek ve teslimiyet göstermek suretiyle insanlar doğru yolu bulur, teselliye kavuşurlar. Peygamberin günahları olmadığından, çektikleri musibetler karşılığında daha yüksek manevî dereceler kazanırlar. Musîbetİ çok olanın yalvarıp yakarışı da çok olur, Allah'a iltica edişi fazla olur ve yalvarışından derecesi yükselir. Bir an bile Allah'ı anmaktan gafil kalmaz.

Ebu Saîd El-Hudrî kimdir? :

Adı S a ' d olup, babası M a I İ k , dedesi Sinan 'dır. E b 0 Saîd künyesi ile şöhret bulmuştur. Uhud savaşında yaşı küçük bulunduğundan savaşa katılamadı; fakat babası Uhud savaşında şehid edildi. Kendisi Uhud savaşından sonraki bütün savaşlarda bulundu. Hz. Peygamberden 1170 kadar hadîs-İ şerîf nakletmiştir. Kendisinden Ibni Ab bas, Ibni Ömer, Cabir, Ebû Umame ve Ebu't-Tufeyl gibi, ashabdan büyük zevat ve Tabiîn büyüklerinden Ibni Müseyyeb, Ebû Osman, Tarık, Ubeyd ibni Umeyr ve daha başkaları rivayet etmişlerdir.

Genç ashab arasında en fakîh olandı. Ensarın necib ve fazıl ve âlim şahsiyetlerinden biri İdi. 74 hicret tarihinde vefat ettî. Vefat yeri hakkında kesin bir delil yoksa da, İstanbul'da Kariye camii avlusunda medfûn olduğu söylenir. Allah ondan razı olsun.[992]



(230) Baygın Hastayı Ziyaret Etmek


511— Cabir İbni Abdullah'ın şöyle anlattığı işitilmiştir: «— Bir hastalığa yakalandım da Peygamber (Saliallahü Aleyhi ve Seîîem) Ebû Bekir ile—ikisi de yaya olarak— beni ziyarete geldi. Beni baygın halde buldular. Peygamber (Saliallahü A leyhi ve Seîlem) abdest aldı; sonra abdest suyunu üzerime döktü, ben de ayıldım. Baktım ki, Peygamber (Saliallahü A leyhi ve Seüem). Dedim ki:

— Ey Allah'ın Resulü, malım hakkında nasıl hareket edeyim, malım hakkında hüküm ver? Peygamber bana cevap vermedi, tâ ki, miras âyeti nazil oldu.[993]



Baygın halde olan hastalar, şuurlarını kaybetmiş oldukları halde onları ziyaret etmek, diğer aklı başındaki hastaları ziyaret etmek gibi sünnettir ve sevabdır. Baygın hastanın gönlünü memnun etmek, bahis konusu olmamakla beraber, hasta için bazı tavsiyelerde bulunmak ve yakınlarını teselli edip, gönüllerini almak bakımından faydalıdır. Böyle hastalar için istişare edilir, tabip tavsiye edilir, duada bulunulur. Soğuk suyun baygınları uyardığı da bir gerçektir. Buna Peygamber'in duası da katılarak hasta üzerine dökülünce, Allah hastaya şifa vermişti.[994]



(231) Hasta Çocukları Ziyaret Etmek


512— Üsame İbni Zeyd şöyle anlatmıştır:

— Resûlüllah (tollallahü Aleyhi ve Selîem)'m kızının (Zeyneb'in) çocuğu ağır hasta oldu. Bundan dolayı çocuğun annesi (Zeyneb), Peygamber (Saliallahü Aleyhi ve Seliem)'e haber gönderdi ki, çocuğum ölüm üzeredir. Peygamber haberciye dedi ki:

«— Git ona şöyle söyle:

— Allah'ın aldığı da kendinindir, verdiği de... Her şeyin onun katında muayyen bir vakti vardır. Sabretsin ve Allah'dan sevab beklesin.»

Haberci geri dönüp çocuğun annesine (Zeyneb'e) haber verdi. Bunun üzerine (Zeyneb), Peygamber muhakkak gelsin diye yemin ederek Peygambere haber gönderdi. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de kalkıp ashabından bir gurupla gitti; aralarında Sa'd îbni Ubade de vardı. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) çocuğu alıp iki göğsü arasına ve bağrına koydu. Çocuk kuru ve boş su kabının ses çıkarışı gibi can çekişiyordu. Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in gözleri yaşardı, Sa'd dedi ki:

— Ağlıyor musun, halbuki sen Allah'ın peygamberisin? Peygamber (Salîallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «— Ben ona şefkat duyduğumdan ağlıyorum. Allah, ancak kullarından merhametli olanlara merhamet eder.»[995]



Hadîs-i şerîften şu faydalar elde edilir:

1— Fazilet ve mevki sahibi kimselerin, ölüm döşeğinde bulunanların çocuk dahi olsalar, yanlarına gitmeleri iyi bir harekettir.

2— Böyle hasta ziyaretlerine davet İçin yemin etmek caizdir.

3— Yaya olarak hasta ziyaretine ve taziyeye gitmek bîr fazilettir.

4— Yemin eden bîr. kimsenin, yeminini bozmamak ve ona icabet etmek lâzım gelir.

5— O'üm gelmeden önce, hasta sahibine sabır îelkîn etmek ve onu teselli etmek iqab eder.

Ölüm gelmeden önce, geride kalacaklara edilen sabır tavsiyeleri, kedere karşf mukavemet kazandırır, Allah'ın kazasına rıza temin eder.

6— Hadîs-i şerifte, Allah'ın yaratıklarına şefkat göstermeye teşvik, katı kalpliiıkten sakındırma vardır. Göz yaşarmasında merhamet vardır.[996]



(232) Özel Bölüm


513— (123-s.) İbrahim İbni Able'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

«— Karım hasta oldu; bundan dolayı Ümmü'd-Derdâ'ya gidiyordum. O bana soruyordu:

— Ailen nasıl? Ben de:

— Hastadırlar, diyordum. Bana yemek ısmarlıyor, ben de yiyordum. Sonra dönüyordum, kadıncağız yine böyle yapıyordu. Bir defa ona gittiğimde dedi ki:

— Nasıllar? Ben:

— îyiye döndüler, dedim. O, bunun üzerine şöyle dedi:

— Sen, bize ailenin hastalığını haber verdikçe, ben sana yemek ısmarlıyordum. Şimdi ise, iyiye döndüler, artık sana bir şey ısmarlamayız.»[997]



Bu bölüme bir isim konmamıştır. İhtiva ettiği mana bakımından «Hastası olana yardım etmek» konusu adı verilebilir. Evinde ailesi ve çoluk çocuğu hasfa bulunanların zor durumları olur. Çok kere yemek yemeye İmkân ve fırsat bulamazlar. Böylf hallerde komşuların onlara yardfm etmesi ve onları yedirmesi komşuluk hakkıdır. Hastalar iyileştikten sonra da böyle bîr yedirme işine hacet kalmaz.[998]



(233) Hasta Bedevîyi Ziyaret


514— îbni Abbas anlatıyordu :

— Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hasta bir Bedevi'yi ziyaret için yanına varıp şöyle dedi:

«— Ağır durumun yoktur, inşallah Allah günahlarını temizleyici olur.» Ravi dedi ki:

— Bedevi şöyle cevap verdi:

— Bilâkis ateş gibi yanan humma var, yaşlı bir ihtiyar üzerinde; onu, mezarlar ziyaret etsin... Hazreti Peygamber:

«— O takdirde, evet; (kabul etmiyorsan, temizleyici değildir.)[999]



Hadîs-i şeriften şu hüküm çıkmaktadır: Bir milletin başında bulunan idarecinin, tebaasından cahil bir kimsenin ziyaretine gitmesi noksanlık değildir. Büyüklere düşen, cahilleri uyarmak ve onlara hayırlı tavsiyelerde bulunmak ve mümkün olan yardımı yapmaktır.

Hastaya düşen vazife de, öğütleri kabullenmek ve güzel şekilde karşılık vermektir. Bedevî cahilliğinden yakışır cevap vermemiştir.[1000]



(234) Hastaları Ziyaret Etmek


515— Ebû Hüreyre anlattığına göre, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«— Sizden bugün kim oruçlu bulunuyor?» Ebû Bekir:

— Ben, dedi. Peygamber sordu:

«— Sizden bugün kim hasta ziyaretinde bulundu?» Ebû Bekir :

— Ben, dedi. Peygamber sordu:

*— Sizden kim bugün bir cenaze namazında bulundu?» Ebû Bekir :

— Ben, dedi. Peygamber sordu:

«— Bugün kim bir fakir doyurdu?» Ebû Bekir:

— Ben, dedi.

Kavilerden Mervan demiştir ki, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in şöyle buyurduğu haberi bana ulaşmıştır :

«— Şu hasletler: (Oruçlu olmak, hasta ziyaretinde bulunmak, cenaze namazında hazır olmak, fakir doyurmak) bir gün içinde bir adamda toplanırsa, muhakkak o Cennet'e girer.»[1001]



Bu hadîs-i şerîf Hz. E b û B e k İ r 'in faziletlerini ifade etmekte ve hasta ziyaretinin de makbul bir İbadet olduğunu göstermektedir. Allah için oruç tutmak, Müslüman bir kardeşin cenazesinde bulunmak, hoşta ziyaret etmek, fakir doyurmak hasletleri bir araya gelip de bir şahısta toplanınca insanda manevî bir kemal derecesi meydana gelir. Böylece Cennetliklerden olma lûtfuna kavuşur.[1002]



516— Cabir'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

— Peygamber (Sallatlahü Aleyhi ve Seilem), Ümmü's-Sâib adlı (hasta) kadının ziyaretine girdi, kadın titriyordu. Peygamber:

«— Neyin var?» diye sordu. O:

— Sıtma = humma, Allah onu perişan etsin, dedi. Bunun üzerine Peygamber (batlallahü Aleyhi ve Sellem):

«— Sus, ona kötü söyleme; çünkü o hastalık, demirci ocağı ateşinin demir pasını gidermesi gibi, müminin günahlarını giderir.» buyurdu.[1003]



Her nefis acı duymak ve sızlanmak hasleti üzere yaratılmıştır. Hiç kimse acı duymayı kendinden kaldıramaz. Bu durum karşısında insana düşen, ah ve vahi çok etmeyip çığlık koparmamak, mümkün olduğu kadar kendine hakim olmaktır. Hele sövmek ve köîü söylemek yaraşmaz. Bu hususta önemli olan kalbin niyyetidir. Dİlin hareketi kalbe uygun olmayabilir. Onun için daima kalbin niyeti halis olmalıdır.[1004]



517— Ebû Hüreyre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir :

«— Allah, (kıyamet günü kuluna) buyurur:

— Senden yemek istedim de bana yedirmedin. (Kul) :

— Ey Kabbimî Sen benden nasıl yemek istersin de ben sana yedirmem, sen âlemlerin Rabbi olduğun halde? der.

Allah buyuruyor :

— Bilmiyor musun ki, falan kulum senden yemek istedi de, ona yedirmedin? Bilmiyor muydun ki, eğer ona yedireydin, onun mükâfat m: katımda bulacaktın? İnsanoğlu! Senden su istedim de bana su vermedin. Kul der ki:

— Ey Rabbim! Sen âlemlerin Rabbi iken, ben sana nasıl su verebilirim? Allah şöyle buyurur:

— Falan kulum senden su istedi de, ona su vermedin. Biliyor muydun ki, eğer sen ona su vereydin, onun mükâfatını katımda bulacaktın.' Ey insanoğlu! Ben hasta oldum da beni ziyaret etmedin. Kul, der kî:

— Ey Rabbim! Ben seni nasıl ziyaret ederim, sen ise âlemlerin Rab-bisin, (hasta olmazsın, hiç bir şeye ihtiyacın yoktur?) Allah:

— Bilmiyor muydun kî, falan kulum hastalandı. Eğer onu ziyaret edeydin, onun mükâfatını katımda bulacaktın, yahut beni (rıza ve rahmetimi) onun yanında bulacaktın? buyurur.[1005]



Fakirleri yedirmekte, susuzlara su vermekte, hastaları ziyaret etmekte Allah'ın rızası bulunduğundan bu gibi hayırlı işleri İşleyenler Cenab-ı Hakka karşı vazifelerini yapmış sayıldıklarından Allah için amel etmiş olurlar. Hak Tealâ hazreflerinin rızası bulunduğu işleri yapmak, Allah içindir. Onun emrine uygun hareket edildiğinden, bu amellerin karşılığında mükâfata kavuşulur. İşte Allah rızası için hasta ziyareti de, böyle AElah katında sevab kazandıran amellerdendir.[1006]



518— Ebu Saîd'den rivayet edildiğine göre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seitem) şöyle buyurdu:

«— Hastaları ziyaret ediniz, cenazeleri de takip ediniz. Bu, size âhi-reti hatırlatır.»[1007]



İnsana en iyi öğüd tefen vaiz, ölüm ve hastalıktır. Hastalık halini yaşayan ve başkasını hastalık durumunda gören, hayatın ve sağlığın kıymetini anlar. Üzerine düşen vazifeleri daha iyi yapmaya gayret eder. öiümü düşünüp ölülerin halini gören de, kendi akibetinİn aynı olacağını anlayarak bundan ibret alır. Kötü alışkanlıkları varsa, onlardan ievbe eder, Allah'ın emirlerine ciddiyetle sarılır ve kendini hesaba çeker. Bu şekildeki davranışlar hakka yöneliştir.. Böyle hayırlı sonuçlara erişmek için hasta ziyaretlerinde bulunmalı, Müslüman cenazeleri teşyi edip namazlarını kılmalıdır.[1008]



519— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Peygamber (Şallallahü Aleyhi ve Seilem) şöyle buyurdu:

«— Üç şey vardır ki, bunların hepsi her mÜslüman üzerine bir haktır (vazifedir) :

1— Hastaları ziyaret etmek,

2— Cenazelerde bulunmak,

3— Aksıran kimse, Aziz ve Celîl olan Allah'a hamd ederse, ona = Yerhamuke Allah = demek.»[1009]



Bundan önceki hadîs-i şerife ilâve olarak aksırana karşı, eğer Allah c hamd etmişse,

«— Allah sana merhamet eder = Yerhamuke Allah» demek, bu hadîste zikredilmiştir. Akstran Allah'a hamd etmezse, karşıda-kine böyle «Teşmît» vazifesi düşmez. Akstranın aksırma sonunda hamd etmesi = Elhamdü Lillâh demesi ve yanında işitenin de Yerhamuke Allah de-mesİ sünnet olan görevlerdir. Sünnetlere uymak da sevab kazandırır.[1010]



(235) Ziyaretçinin Hasta İçin Şifa Dilemesi


520 — Sa'd'ın oğullarından üçü de babalarından rivayet ettiklerine göre, Resûlüllah (SaÜaliahü Aleyhi ve Sellenı), Mekke'de hasta olan Sa'd'ın ziyaretine vardı. Sa'd (Peygamberi görünce) ağladı. Peygamber ona sordu:

*— Neden ağlıyorsun?» Sa'd:

— Hicret etmiş olduğum yerde ölmekten korkuyorum. Nitekim Sa'd İbni Havle böyle olmuştu, (Medine'ye hicretinden sonra Mekke'de vefat etmişti.) dedi. Peygamber üç defa:

«— Allah'ım! Sa'd'a şifa ver!» diye dua etti. Sa'd dedi ki:

— Benim çok malım var; bana bir kızım varis oluyor. Malımın tamamını vasiyyet edeyim mi? Peygamber:

«— Hayır!» dedi. Sa'd :

— Üçte ikisini edeyim mi? dedi. Peygamber: «— Hayır!» dedi. Sa'd :

— Yarısını? dedi. Peygamber: «— Hayır!» buyurdu. Sa'd :

— Üçte birini? dedi. Peygamber :

«— Üçte biri (vasiyyet et), üçte bir çoktur. Malından verdiğin (fakirlere) sadakan bir sadakadır. Çoluk çocuğuna yedirdiğin tir sadakadır. Zevcenin, senin yemeğinden yediği de senin için hır sadakadır. Senin çoluk çocuğunu mal ile bırakman (yahut geçimle, dedi), onları insanlara avuç açıp dilenir bırakmandan daha hayırlıdır.» buyurdu.

Ravi demiştir ki:

— Peygamber eli ile (işaret ederek) söyledi.[1011]



Bu hadîs-i şerifi, Hz. Sa'd ibni E b i V a k k a s 'in üç oğlu babalarından rivayet etmişlerdir. Bu çocukları adları, Âmir, Mus'ab ve M u h a m m e d 'dir. Şimdi hatıra gelir ki, Sa'd hastalığında varis olarak geriye bir kız çocuğun bırakmak üzere olduğunu hastalık halinde Hz.

Peygamber'e ifade ettiğinde bu üç çocuklardan neden bahsedilmemişti?

Peygamber Efendimizin S a ' d hazretlerini ziyaret etmeleri. Veda Haccı ve bir rivayete göre de Mekke fethi zamanlarına tesadüf etmektedir. Peygamberimizin şifa ve bereket duaları makbul olmuş ve S a ' d bu hastalıktan kurtularak 45 yıl daha yaşamıştır. Bu müddet içerisinde hal terceme-sinde anlatıldığı gibi, İslâm'a pek çok yararları dokunmuş ve müşrikler kendisinden zarar görmüştür. İşte bu hastalığından sonra geçen 45 yıl içinde doğup yetişen çocukları, yukarda adları geçen oğulları oluyor.

Bilgi için ve 499 ve Sa'd İbni Ebi Vakkas'ın hal tercemesi için 24 sayılı hadîslere ve açıklamalarına bakılsın.

Sonuç olarak, hastaya şifa bulması İçin dua etmek sünnettir.[1012]



(236) Hastayı Ziyaretin Fazileti


521— Asım, Ebu Kılâbe'den; Ebu Kılâbe, Ebu'l-Eş'as San'anî'den; o da Ebu Esmâ'dan rivayet ettiğine göre şöyle demiştir:

«— Kim hasta kardeşini ziyaret ederse, Cennet'in Hurfe'sinde (toplanmış meyvaları arasında) bulunur.

Ben, Ebu Kılâbe'ye dedim ki:

— Cennet'in Hurfe'si nedir? O dedi ki:

— Cennet'in toplanmış meyvalandir.

— Ebu Kılâbe'ye yine sordum:

— Ebu Esma bu hadîsi kimden nakletmiştir?

— Şu cevabı verdi:

— Sevban'dan; o da Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'den...» Bu hadisin aynım bize İbni Hubeyb İbni Ebi Sabit anlatarak demiştir ki, bize Ebu Üsame, Müsenna'dan (zannediyorum bu İbni Saîd'dir) rivayet etmiştir. Müsenna dedi ki:

— Bize Ebu Kılâbe, Ebu'l-Eş'as'dan, o da Ebu Esma El-Rehabî'den, o da Sevban'dan, Sevban ise Peygamber (Saliallahü Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etti.[1013]



Bu hadîs-i şerifi Müslim biraz değişik lâfızla şöyle tahriç etmiştir:

«— Kim bir hastayı ziyaret ederse, dön üne e.ve kadar Cennet meyva-ları arasında bulunur.»

Hadîs âlimleri buna şu manayı vermektedirler:

İnsan hasta kardeşini ziyaret edip yanında bulunduğu müddet, bahçeden bir kimsenin meyve toplayışı gibi, sevab meyveleri toplamaya devam eder. Burada sevab, ağaçlardan devşirilen meyvelere benzetilmiştir. İnsan hasta yanından dönünceye kadar manevî meyvelerden, yani sevablardan toplar.

Hurfe'ye yof manası da verenler vardır. Bu manaya göre, ziyaretçi Cennet yolunda bulunur, hayır işlemiş olur, demektir.[1014]



(237) Hastanın Ve Ziyaretçinin Hadîs Anlatması


522— Anlatıldığına göre, Ebu Bekir îbni Hazım ve Muhammed İbni'I- Münkedir, Mescid cemaatından bir kısım insanlarla hasta bulunan Ömer İbni'l-Hakem İbni Rafi' El-Ensarî'yi ziyaret ettiler. Ona şöyle dediler :

— Ey Ebu Hafs! Bize hadîs anlat. O dedi ki:

— Cabir İbni Abdullah'ın şöyle dediğini işittim:

— Peygamber (Saliallahü Aleyhi ve Seılem) 'in şöyle buyurduğunu işittim:

«— Kim bir hastayı ziyaret ederse, rahmete dalmıştır; oturunca rahmet içinde kararlaşmış olur.»[1015]



Burada rahmet suya benzetilmiştir. Su kirleri temizlediği gibi, hasta ziyaretinden gelen Allah'ın rahmeti de, ziyaretçiyi günahlarından öyle temizler. Hastanın yanında ziyaretçi oturunca da rahmet onu her taraftan kaplar.[1016]



(238) Hasta Yanında Namaz Kılan Kimse


523— (12-s.) Atâ'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir :

«— îbni Ömer, îbni Safvan'm hastalık ziyaretine gitti de namaz vakti geldi. îbni Ömer oradakilere iki rekât namaz kıldırıp: Biz misafiriz, dedi.»[1017]



Ziyaret edilen hastanın durumu ve ev hali nazarı itibara alınara': rv'i-said bulunduğu takdirde onun yanında namaz kılmanın caiz bulunduğuna bu haber delil teşkil etmektedir. Anlaşıldığına göre, Ibnİ Ömer en az üç günlük bir mesafe almış bulunduğundan dört rekâtlı namazı iki kıldırıp, arkasındaki cemaatı ikaz ederek onlar kendi namazlarını dört rekât olarak tamamlamışlardı.[1018]



(239) Müşrik Hastayı Ziyaret


554— Enes'den rivayet edildiğine göre, Yahudilerden bir erkek çocuk Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellern)'e hizmet ederdi. Sonra çocuk hasta oldu da, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onun ziyaretine gitti. Başucunda oturup (çocuğa) :

Müslüman ol!» dedi. Çocuk, başucunda olan babasına baktı. Bunun üzerine babası çocuğa:

— Kasım'ın babasına Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e itaat et, dedi. Çocuk da müslüman oldu. Sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) çıktı, şöyle diyordu:

«— Çocuğu ateşten kurtaran Allah'a hamd olsun...»[1019]



Hadîs-i şerîften çıkarılan hükümler:

1— Yahudî ve Hıristiyan gibi gayri müslim hastaları ziyaret etmek caizdir; çünkü bu ziyaret onlara bir iyilik yerine geçer. Hele İslâm'ı kabulleri umuluyorsa veya bir maslahat düşünülüyorsa, bu ziyareti yapmak yerinde bir iş olur. ölüsü olan komşu gayri müslİmleri taziye maksadı ile ziyaret etmek yine caizdir. Bu ziyarette :

«— Allah sana daha hayırlı halef versin, Allah durumunuzu düzeltsin.» gibî temennilerde bulunulur.

2— Çocuğun İslâm dinini kabul edişi sahihtir. Ancak sıhhatin tahakkuku için çocuğun mümeyyiz olması şarttır. İyiyi ve kötüyü, kâr ve zararı ayırt edebilecek durumda olan çocuklara mümeyyiz denir. Hz. Peygamber'İn bu ziyaret etmiş olduğu çocuğun yaşı kesinlikle bilinmemektedir. Mümeyyiz veya bulûğ çağlarında olduğu görüşleri üzerinde ayrılık vardır. Her iki halde de İslâm'a geçişi makbuldür.

3— İslâm'ı sahih olan çocuğun namaz ve oruç gibi ibadetleri sahih olur; fakat nikâh, talâk, adak ve köle azad etme gibi tasarrufları geçerli olamaz.

4— Bulûğ çağına girmeyen gayri müslim çocuğun ölümü halinde azab çekip çekmeyeceği hakkında iki görüş vardır:

1) Eğer çocuk mümeyyiz durumunda olur da küfür halini biliyorsa, bu vaziyette ölümünden sonra azab çeker.

2) Bu görüş de «Bulûğa varıncaya kadar çocuktan kalem kaldırılmıştır.» deliline dayanarak azab çekmeyeceği merkezindedir.

Hadîs-İ şerîfte bahis konusu olan çocuk, buluğ çağında olması itibariyle İslâm'a geçişinden ötürü ateşten kurtulmuştur hükmü üzerinde bir İtiraz va-rid olmaz. Bulûğ çağından küçük olduğu halde, hadîs-i şerîf varid olmuştur diye düşünülürse, izahı şöyle :

Kâfir olarak ölen çocuklar hakkında ne azab görme, ne de kurtulma dîye kesin bir hüküm yoktur. Bunlar Mahşerde güçlerine göre İmtihana tâbi tutulurlar. Bunlardan emirlere uyanlar kurtulur, isyan edenler azab çeker. İşte bu çocuk da İslâm'ı kabul etmeden Öleydi, tehlikeli bir durumda olacaktı, ateş kenarında olacaktı. Fakat islâm'ı kabul edince kurtuluşu kesin olarak meydana çıkmıştır. Hz. Peygamber'in :

«— Çocuğu ateşten kurtaran Allah'a hamd olsun!»

Sözünün manası bu olsa gerektir.[1020]



(240) Hastaya Ne Söylenir


525— Hazreti Âişe'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

— Resûlüllah (SalUtllahü Aleyhi ve Sellem) (hicret yılında) Medine'ye gelince, (babam) Ebû Bekir ve Bilâl Humma'ya tutuldular. Âişe demiştir ki:

— Ben onları ziyarete gittim de çöyle söyledim: Babacığım! Kendini nasıl buluyorsun? Ey Bilâl! Sen de kendini nasıl buluyorsun?

Âişe şöyle demiştir:

— Ebû Bekir'i Humma yakaladığı zaman derdi ki:

— Herkes evinde çoluk çocuğuyla sabahlar durur. ölümse, ona, takunyası bağından daha yakın durur. Bilâl'dan hastalık kalkınca, sesini yükselterek şöyle diyordu:

— Ne olur, hileydim : Mekke vadisinde bir gece geceleyecek miyim; etrafımda İzhir ve Celîl bitkileri olduğu halde?..

Bir gün Mecenne mevkiinin sularına kavuşacak mıyım; Şame ile Ta-fıl dağları bana gözükecekler mi?[1021]

Hazreti Âişe — Allah ondan razı olsun — dedi ki, ben Resûlüîlah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem l'e gidip, ona haber verdim. O şöyle buyurdu:

«— Allah'ım! Bize Medine'yi sevdir, Mekke'yi sevdiğimiz gibi, yahut daha çok... Hastalıklardan da onu kurtar. Bize, ölçeğimizde ve kilemizde bereket ver. Medine'nin Humma hastalığını, (İslâm'ı kabul etmemiş) Cuh-fe arazisine nakledip ver.»[1022]



Hadîs-i şerîf bize, hastaya sıhhatini soruş şeklîni öğretmektedir. Bir de uzun ve yorucu bir yolculuktan, açlık ve susuzluk gibi mahrumiyetlere katlandıktan sonra Mekke'den Medine'ye gelen ashab'ın iç duygularını ve ana vatana hasretliklerini yansıtıyor. Hz. Peygamber de makbul duaİariyle onları teselli ediyor. Nihayet hastalık Medine'den kalkıyor, bereket yağıyor ve Medine ana vatandan sevgili oluyor.

Hz. Peygamber ve Ashabı, müşriklerin işkence ve tazyikleri sonunda hicret ettiklerinden, bu hicretin başlangıcında Medine'de arız olan hastalığın Cuhfe arazisine, yani müşriklerin beldesine geçmesini dua etmişler, böylece onları hastalıkla meşgul kılıp Müslümanların nefes almalarına zemin hazırlamışlardı.[1023]



526— İbni Abbas'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) , hasta bir Bedevi'nin ziyaretine girdi. İbni Abbas demiştir ki:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir hastayı ziyaret için yanma vardığı zaman:

«— Beis yoktur; (günahları) temizleyici olur İnşa Allah!» derdi, Be-devî (Buna cevap olarak) şunu söyledi:

— (Bu hastalık) temizleyici! Hayır aksine yaşlı bir ihtiyar üzerinde kaynayan (yahut alevlenen) bir Hummadır; onu mezarlar ziyaret ediyor... Peygamber:

«— (Benim öğüdümü kabul etmeyince, senin için temizleyici değildir.) Bu takdirde evet.» buyurdu.[1024]



527— (125-s.) Nafi' demiştir ki, «İbni Ömer bir hastayı ziyarete gidince:

«— Nasılsın?» diye halini sorardı. Yanından kalkınca da:

«— Allah, hakkında hayırlısını versin!» derdi ve buna ilâve (söz) etmezdi.»[1025]



Ashab-ı kiram Hz. Peygamber'den aldıkları yüksek edeb uyarınca, hastanın halini sorup, onun hakkında hayır dua ediyor ve hasta yanında fazla söz söylemiyorlardı. Lüzumlu bir ihtiyaç olmaksızın hasta yanında fazla beklememe; ve çok konuşmamak icab eder.[1026]



(241) Hasta Nasıl Cevap Verir


528— (126-s.) Saîd Ibni Amr anlatarak demiştir ki; Haccac, (yaralı bulunan) İbni Ömer'in yanma vardı, ben de yanında idim. Haccac :

Nasılsın? dedi. O:

— îyiyim, dedi. Haccac:

— Seni kim süngüledi? dedi. O şöyle cevap verdi;

— Silâh taşımak helâl olmayan bir günde, silâh taşımayı emreden kimse beni süngüledi. îbni Ömer bu sözü ile Haccac'ı kasdediyordu.[1027]



Haccac'in babası Yûsuf olup, Sakaf kabilesindendir. Hicretin 41. yılında Taîfde doğmuştur. Emevî devletinin meşhur kumandanlarından biri olmuş ve zulmü ile ün salmıştı. Emevî halifelerinden Abdülmelik Ibni Mervan'ın maiyetinde bir müddet bulunduktan sonra Hicaz'da hilâfet İlân eden Abdullah Ibnİ Zübeyr'iele geçirmek ve taraftarlarını dağıtmak İçin vazifelendirilmişti. Haccac bu maksatla Mekke'yi kuşatmış ve Abdullah îbni Zöbeyr'i zalimane bir şekilde şehid etmişti. Bundan üç ay sonra (Abdullah Ibni Ömer'in öldürülmesi için zehirli bir süngü hazırlatıp onu ayağından vurdurmuştu. İşte bu yaranın tesirinden Ibni Dm er hasta İken, Haccac ziyaretine gidip :

«— Seni kim süngüledi?» diye sorunca, 1 b n İ Ömer ima yolu ile faili hatırlatmıştı. Hâdise hac mevsimine tesadüf ettiğinden, bu mevsimde silâh kullanmanın haram olduğunu da hatırlatmış oldu. Sonunda bu zehirli yaranın tesiriyle Hicretin 73. yılında 84 yaşında iken, Ibni Ömer Mekke'de vefat etti. Allah ondan razı olsun. Hal tercemesi için kitabın başında 2 sayılı hadîsin açıklamasına müracaat edilsin.

Haccac'm Ibnİ Ömer'i öldürtmesinin sebebi şu : Emevî halifesi Abdülmelik, Ibnİ Ömer'e muhalefet etmesin diye H a c c a c 'a bir mektup göndermiş. Bu emir Haccac'a geldiğinden başkasına öldürtmüş olduğu rivayet edilmektedir. Nihayet Haccac Hicretin 95. yılında 54 yaşında olduğu halde feci bir hastalığa tutularak ölmüştür. S a î d i b -ni Cübeyr gibi tabiîn âlimlerinin en büyüğünü de haksız yereöldürmüş; fakat onu öldürdükten sonra aklî muvazenesi bozulmuştu. Her gece Saîd İbni Cübeyr onun rüyasına girer ve :

«— Ey Allah'ın düşmanı!» dîye kendisine hitap ederdi, şeklinde rivayet vardır. Bu hâdiseden sonra çok yaşamamıştı. Yüz yirmi bin kişiyi öldürdüğü ve ölümünde elli bin kişinin hapiste olduğu söylenir.

Burada mazlum olduğu halde hasta Ibni Ömer, kendisini ziyarete gelen Haccac'a nazikâne cevap vermiştir. Bununla beraber suçlu ve caninin kim olduğunu da ona bildirmiş oldu.[1028]



(242) Fasık Hastayı Ziyaret Etmek


529— (127-s.) Abdullah ibni Amr İbnil-Asdan şöyle rivayet edlişmiştir:

Şarap içip de, hasta olanları ziyaret etmeyiniz.[1029]



Allahu Teala’nın haram kıldığı şeyleri alenen işleyen ve farzlarını terk edenlere fasıkk denir.Fasık olanlar kesin delillerle sabit haramları helal kabul etmezler ve farzkarı da inkar etmezlerse, mümin hükmünden çıkmazlar;büyük günah işlemiş olurlar.

İşte büyük günahları alenen işlemekte olanların kötülüğü başkalarına sirayet etmesin ve onlara tevbe etmeleri için bir ibret dersi olsun diye, burada ziyaretlerine gidilmemesi tavsiye edilmektedir.Esasen ziyaret fazilet ve sevabı büyük olan bir sünnettir.Onun filini iştirak ve yaınlık veya onun kötü alışkanlığı yayma olmadıkça bunlara sebebiyet vermedikçe bir mahzur olmaz;bilakis onun hidayet ve selametine yardımcı olmak gayesi taşınırsa sevap olur.[1030]



(243) Kadınların Erkek Hastaları Ziyaret Etmek


530— (128-s.) El-Haris İbni Ubeydullah El-Ensarî'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«— Ümmü'd-Derda'yı gördüm ki, (bindiği devenin) eğerinin ağaçlan çıplak, Mescid ehlinden bir Medîne'li erkek hastayı ziyarete gidiyor.»[1031]



Mahrem değil de yabana bir erkek dahi olsa, İyi ve temiz niyetle, İslâm muaşeret şartlarına uygun olarak kadınların hasta erkekleri ziyaret etmelerinde beis yoktur. Erkeklerin de aynen hasta kadınları ziyaret etmeleri caizdir. Peygamber Efendimizin hasta hanımları ziyaret ettiğine dair ha-dîs-İ şerifler vardır.

Ömmü'd-Derdâ kimdir? :

Ashab'dan Ebu'd-Derdâ'mn hanımı olup, ismi «Hayre»dir. Ömmö'd-Derdâ adında iki hanım vardır. Bunlar Suğra ve Kobra diye ayrılır. Buradaki Köbrâ olup, kadın sahabilerin faziletlilerinden, ilim ve görüş sahiplerinden idi. İbadet ve takvası çoktu. Kocasından iki yıl kadar önce Şam'da Hz. Osman'ın hilâfeti zamanında vefat etti. Hz. Peygamber'den ve kocasından hadîs ezberlemişti. Tabiîn âlimlerinin çokları kendisinden rivayet etmişlerdir. Kendisine sorulmuş:

«— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seîlem) 'den bir şey işittin mi?»

O cevap olarak :

«— Peygamber Mescid'de otururken yanma vardım, şöyle buyurduğunu işittim» :

«— Amellerin tartılacağı kıyamet günü, teraziye, güzel ahlâkdan daha ağır bir şey konmayacaktır.» demiştir.

Allah ondan razı olsun.[1032]



(244) Evin Lüzumsuz Şeylerine Bakan Ziyaretçinin Hoş Görülmemesi


531— (129-s.) Abdullah îbni Ebi Hüzeyl'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«— Abdullah îbni Mes'ud, bir hastayı ziyaret* etmek üzere yanma girdi, yanında bir takım insan vardı. Evde de bir hanım vardı. Adamlardan biri kadına bakmaya başladı. Bunun üzerine Abdullah ona:

— Gözün çıkaydı, senin için daha hayırlı olurdu, dedi.»[1033]



Mİsafİr olarak gidilen bir evde adaba riayet etmek gere';ir. Her yerde harama bakmak, yasak olduğu gibi, misafir evinde buna daha çok önem vermek lâzımdır. Hattâ evin eşya ve levazımatma dahi göz gezdirmemek, nazarı dikkati celbedecek hareketlerde bulunmamak, ziyaret edeblerindendİr.[1034]



(245) Göz Ağrısından Ötürü Ziyaret


532— Ebu îshak demiştir ki, Zeyd İbni Erkam'ın şöyle anlattığını işittim:

— Gözüm ağrılandı da Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) beni ziyarete geldi. Sonra:

«— Ya Zeyd! Şayet gözün tamamen kaybolsa ne yaparsın?» buyurdu. Ben de, sabrederim ve Allah'dan sevab beklerim, dedim. Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

«— Eğer gözün kaybolur da, sonra sabredersen ve Allah'dan sevab umarsan, senin sevabın Cennet olur.»[1035]



Hadîs-i şerîf, göz ağrısından ötürü hasta ziyareti yapılmasına ve gözü kaybolanın sabrettiği takdirde Cennet mükâfatı kazanacağına delil olmaktadır.

Zeyd İbni Erkam kimdir?:

Zeyd, Hazrec kabilesinden olup, Uhud savaşına yaşı küçük görüldüğünden katılamamış, İlk olarak Hendek savaşında bulunmuştur. Bundan sonra Hz. Peygamberle 17 savaşta bulunmuş ve birçok hadîs nakletmiştir.

Sıffîn vak'asında Hz. Ali ile bulunmuş ve hicretin 66. yılında Küfede vefat etmiştir. Allah ondan razı olsun. Zeyd, münafıklardan Abdullah ibni Ubeyy 'in, Müslümanlar aleyhindeki bir sözünü işitip Hazrefi Peygamber'e haber vermesi üzerine Abdullah inkârda bulunmuş, sonra âyet nazil olarak Allah Tealâ Zeyd'i doğrulamıştır.[1036]



533— Kasım îbni Muhammed'den rivayet edildiğine göre, Muhammed'in arkadaşlarından bir adamın, gözleri söndü, sonra onu ziyarete gittiler. Adam şöyle dedi:

— Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SeHem)'i görmek için onları istiyordum; fakat şimdi Peygamber (Saİtalîahü Aleyhi ve Sellem) irtihal etti. Allah'a yemin ederim! Eğer (Yemen'deki) Tübale beldesinin geyiklerinin bir geyiğindeki gözler bende olsa, artık buna sevinmem.[1037]



Bu hadîs-i şerîf de göz hastalarını ziyaretin meşruiyetini göstermekte, bir de ashab-ı kiramın Hz. Peygamberi görmekten duydukları manevî haz ve sürürün enginliğini İfade etmektedir.[1038]



534— Enes'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu işittim :

«— Allah (Azze ve Celle) buyurdu : (Kulumu) iki sevgiliyle (gözlerini murad ediyor) müptelâ ettiğim zaman (gözlerinin nurunu aldığım zaman) sonra sabrederse, ona Cennet'i karşılık olarak veririm.»[1039]

İnsan azalarının en hassas ve sevimli azalan gözler olduğu İçin «iki sevgili» diye tâbir edilmiştir. Bu hadîs, kudsî hadîstir. Buna dair bilgi (490) sayılı hadîs münasebetiyle verilmişti.

önemi büyük olan bu azaların alınması karşılığında, Allah mümin kullarına Cenneti va'd buyuruyor; sabırlı olmak şartiyle...[1040]



535— Ebû Ümame, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'den rivayet etmiştir:

«— Allah buyuruyor :

— Ey insanoğlu! Senin iki (sevgili) gözünü aldığım zaman, ilk anda sabredersen ve (benden) sevab beklersen, sana, Cennet'den başka bir sevaba razı olmam.»[1041]



Musîbetin ilk geliş anı, en dehşetli ve acıklı bîr haldir. Bu anda gelen musibetin Allah'dan olduğuna teslimiyet gösterip sabreden ve Allah'dan buna karşılık mükâfat bekliyen, Cehennem e hiç uğramadan Cennete gireceğini Allah Tealâ bu kudsî hadîste buyurmakta ve bu hadîs daha öncekileri teyid etmektedir.

Hadîs-i Kudsîyi Hz. Peygamber'den rivayet eden Ebû Ümame 'nin hal tercemesi için (163) sayılı hadîsin açıklamasına müracaat edilsin.[1042]



(246) Hasta Ziyaretçisi Nerede Oturur


536— İbni Abbas'dan, şöyle dediği rivayet edilmiştir :

— Pygamber (Sallaîlahü Aleyhi ve Sellem) bir hastayı ziyaret ettiği zaman, bâşucunda otururdu, sonra şöyle derdi:

«— Büyük Arg'ın Rabbi olan büyük Allah'dan dilerim ki, sana şiia versin.»

Eğer hastanın ecelinde bir gecikme var idiyse, ağrısından kurtulurdu.[1043]



Bu hadîs-i şerif bize, Peygamberin hastaya şifa dileme şeklini ve hastanın eceli dolmamışsa, hastanın hemen ağrıdan kurtulacak vaziyette dualarının makbul oluşunu, bir de hastayı ziyaret edenin bâşucunda oturması gerektiğini öğretmektedir.[1044]



537— (130-s.) Rabi' îbni Abdullah'dan, şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«— Hasta bulunan Katade'yi ziyaret edelim diye, Hazreti Hasanla birlikte gittim. Hasan, hastanın başucunda oturup ona sordu (nasılsın?).

Sonra ona dua edip, dedi ki:

— Allah'ım, kalbine şifa ver, hastalığına da şifa ver.»[1045]



Bu haber de, bundan önceki hadîs-i şerifin hastanın başucunda oturma adabını teyid etmektedir.[1046]



(247) İnsan Evinde Ne Yapar


538— El-EsvedJden, şöyle dediği rivayet olunmuştur:

— Hazreti Âişe (Radiyallahü an/w)'ya sordum ki, Peygamber(Setllallahü Aleyhi ve Sellem) evinde ne iş yapardı? Hazreti Âişe şöyle buyurdu:

Evinin hizmetinde bulunurdu; namaz vakti gelince de (namaza) çıkardı.»[1047]



El-Esved İbni Yezid, tabiîn âlimlerinin ileri gelenlerinden olup; zühd ve takvası ile meşhurdu. Muhaddis ve fakıh idi. Hicretin 74 yılında vefat etti. Hz. A işe devrine yetişmiş ve ona, Peygamberimizin evinde ne iş yaptığını sormuştu. Hz. Â İ ş e validemiz de, diğer insanlar gibi evin iç hizmetleri ile meşgul bulunduğunu ve namaz vakti gelince de namaza çıktığını bildirmişti.[1048]



539— Urve'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir: — Hazreti Âişe'ye sordum ki, Peygamber (Sailallahü\ Aleyhi ve Sellem) evinde ne iş yapardı? O, şöyle buyurdu:

«— Ayakkabısını diker ve insanın evinde yaptığı işi yapardı.»[1049]



540— Hişam, babası Urve'den rivayet ettiğine göre, babası şöyle demiştir:

— Hazreti Âişe'ye sordum ki:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) evinde ne iş yapardı? O, şöyle buyurdu:

«— Sizden herhangi birinizin evinde yaptığım; ayakkabı diker, elbise yamar ve dikerdi.»[1050]



541— Ömer'den rivayet edildiğine göre, Âişe (Kaâiyallahü anha) 'ya sorulmuş ki:

— Resûlüllah (SalîallahU Aleyhi ve Sellem) evinde ne iş yapardı? O, şöyle buyurdu :

— O da insanoğlundan bir insandı: Elbisesini temizler ve koyununu sağardı.»[1051]



(248) İnsan Kardeşini Sevdiği Zaman Ona Bildirsin


542— (Ashabdan) Mikdam îbni Ma'dî Kerib'e kavuşan Tabiî'den rivayet edildiğine göre, Mikdam dedi ki:

— Peygamber (SalîallahU Aleyhi ve Sellem):

«— Sizden biriniz kardeşini sevdiği zaman, onu sevdiğini ona bildirsin.» diye buyurdu.[1052]



Bir insan Allah rızası için mümin kardeşini sevdiği zaman ona, bu sevgisini bildirmelidir. Böyle hareket etmek, onun da kalbini kendine meylettirir ve daha çok muhabbet kazandırır. Her iki taraf da birbirine kaynaşır. Böyle tanışıp sevişmelerde kardeşin adı, babasının adı ve kimlerden olduğu sorulup öğrenilir.[1053]



543— «Mücahid'den, şöyle anlattığı rivayet edilmiştir:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in ashabından bir adam bana yetişip, arkamdan omuzumu tuttu. Dedi ki:

— Haberin olsun, seni seviyorum. Ben:

— Beni kim için (kimin rızası için) sevdinse, seni de o sevsin, dedim. Sonra dedi ki:

— Eğer Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

«— insan, insanı sevdiği zaman, onu sevdiğini ona haber versin.» diye buyurmayaydı, ben sana bildirmezdim. Mücahid dedi ki:

— Sonra adam beni karşısına alıp anlattı: Yanımızda bir cariye var; öyleki ahlâkı düşüktür, dedi.»[1054]



544— Enes'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Peygamber şöyle buyurdu :

«— (Allah için) Sevişen iki adamın en faziletlisi, muhakkak ki arkadaşına sevgisi daha çok olandır.»[1055]



Bu hadîs-i şerîf de, müminleri birbirlerini sevmeye teşvik etmekte ve sevgisi :fçzla olanın daha faziletli olduğunu bildirmektedir.[1056]



(243) Bir Kimse Bir Adamı Sevince, Onunla Münakaşa Etmesin Ve Ondan Sormasın


545— (131-s.) Muaz îbni Cebel'den, şöyle dediği rivayet olunmuştur: «— Bir kardeşi sevdiğin zaman, onunla münakaşa etme; ona fena harekette bulunma ve ondan (başkasına, nasıl adamdır diye) sorma; olur ki, onun bir düşmanı ile karşılaşırsan da, onda olmayan bir şeyi sana bildirir, böylece seninle onun arasını açmış olur.»[1057]



İnsan îlk olarak bîr müminle karşılaşır da onda hoşa gitmeyecek bir hal görmezse ve haliyle onu severse, onunla mücadele durumuna düşmemeli, nasıl bîr insan olduğunu başkasına .sormamalıdir. Şayet rasgele sorarsa, bîr düşmanına sormuş olabilir. Bu takdirde düşmanı hakkında, yalan yanlış bilgi verebilir. Hakkında kötü haber alınınca da aralar; açılmış olur ve bu sevgi ortadan kalkar. Müminlerin birbirini sevmesi esas olduğuna göre, bu esası zedelîyecek veya bozacak şeylerden de kaçınmak gerekir.

Bir rivayette de, ilk karşılaşıp sevdiği kimse ile insan alış-veriş ve komşuluk etmemelidir; zira ileride dargın düşmelerine sebep olabilir. Onun için bu gibilerle ihtiyatlı hareket etmelidir.[1058]



546— Abdullah îbni Amr'dan, Peygamber (Sallallahü AleyhiveSellem) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

«— Allah için bir kardeşi seven, Allah yolunda olur. Kardeşi de ona: — Ben, Allah için seni seviyorum derse, ikisi de Cennet'e girerler; Allah yolunda seven kimsenin sevgisinden ötürü derecesi, kendisini Allah için sevenden daha yüksek olur.»[1059]



Müminleri sevmek dinin bîr emri olduğuna inanarak bir Müslüman kardeşini seven ve ona sevgisini bildiren Allah yolunda yürümüş olur. Bu hayırlı yolu açmış olduğundan, kendisini de sevecek olan kardeşi Allah rızasını gözetiyorsa, her ikisi Cennet'e girerler. Ancak bu hayırlı çığırı açan, derece bakımından öteki kardeşinden daha yüksek olur.[1060]



(250) Akıl Kalbdedir


457— (132-s.) Sıffîn'de Hazreti Ali (Radiyallahu anh) 'm şöyle dediği işitilmiştir:

«— Akıl kalbdedir; merhamet kara ciğerdedir, esirgeyiş (şefkat) talakdadır, nefes de akciğerdedir.»[1061]



Her fazilet için bir esas ve her edeb için de bir kaynak vardır. Fazüet-lerin esası ve edeblerin kaynağı akıldır. Allah, dîni onun kemaline vacib kılmış, dünyayı da onun tedbirine bağlamıştır. İnsanın aklı kemal çağına erince, sorumluluk başİGr ve dünya işleri de böyle bir aklın idaresinde gelişir. İnsanların birbirinden farklı ve değişik gaye ve düşünceleri olmakla beraber, onları akıl sebebiyle birbirlerine yaklaştırıp birleştirmiştir. Öyle İse akıl, sorumluluğun başı ve faziletlerin en üstünüdür. Akıl, din ve dünya için esastır.

Hz. Peygamber (Sallalîahü Aleyhi ve Seîlem) şöyle buyurdular:

«— Her şeyin bir temeli vardır; insanın işlerinin temeli de akıldır. İnsanın aklı miktarınca Rabbine ibadeti olur. Siz kâfirlerin: (Eğer biz işiteydik yahut bileydik, cehennem ehlinden olmazdık) sözünü duymadınız mı?» Ve yine:

«— İnsan, kendini hidayete iletecek yahut kötülükten çevirecek akla denk bir şeye sahip olmamıştır.» buyurmuştur.

Hâdiselerin gerçekleri akıl ile bilinir, iyi İle kötü arası da onun saye: sinde ayırt edilir.

Aklı tarif hususunda âlimler birbirinden farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bir kısmı aklı şöyle tarif etmiştir:

Akıl, lâtif bir cevherdir; onunla görünüşteki gerçekler ayırt edilir. Bu tarifi esas kabul edenler, aklın mahalli hususunda ayrılığa düşmüşlerdir. Bir grup, akıl dimağdadır; çünkü dİmaq his merkezidir, demiştir.

Dİğer bîr grup ise, aklın yeri kalbdir; çünkü kalb hayatın kaynağı ve duygunun maddesidir, demiştir. Bu ikinci görüş, metindeki Hz. Ali 'nİn ifadesine uygun düşmektedir.

Daha çok rağbet gören diğer âlimlerin tarifi şu :

.Akıl, zarurî mefhumları kavrayan bir sıfattır. Bu tarifi ileri sürenler, akıl İçin bîr mahal tayin etmemişlerdir.

Akıl iki kısma ayrılır:

1— Doğuştan gelen akıl, tabiî akıl ki, insanın kendi varlığın bilmesi, iki zıddın aynı anda bir arada olamayışını kavrayışı gibi...

2— Sonradan kazanılan akıl, mükteseb akıl kî, bu çeşit akıl beş duygu sayesinde elde edilir: Görmekle, İşitmekle, tadmakla, koklamakla ve dokunmakla. Her iki kısım aklın birleşmesiyle çeşitli bilgiler kazanılmış olur.

Merhametin karaciğerde, şefkatin talâkta bulunduğu görüşü üzerinde başka bir yoruma raslanmamıştir. Teneffüs cihazlarının akciğerler olduğu ise, herkesçe bilinen bir gerçektir.[1062]



(251) Kibir (Büyüklenme)


548— Abdullah tbni Amr'dan, şöyle dediği rivayet

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyorduk da çöl halkından bir adam geldi; üzerinde dibada örülü cübbe vardı. Tâ Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SeHem)'m başucunda durup, şöyle dedi:

— Sizin arkadaşınız her babayiğiti aşağı yıkmıştır (yahut demiştir ki, her babayiğiti aşağı yıkmak istiyor) ve çobanı (zavallıyı) da yukarı

kaldırıyor.

Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü A leyhi ve Sellem), onun cübbesini eteklerinden tutup, şöyle buyurdu :

«— Senin üzerinde anlamaz kimsenin elbisesi görülmüyor mu?»

Sonra Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

— Allah'ın Peygamberi Nuh (Aleyhisselâm)'m vefatı yaklaşınca, oğluna dedi ki:

— Ben sana vasıyyetlmi söylüyorum: Sana iki şeyi emrediyorum ve sana iki şeyi yasaklıyorum. Sana, = Lâ İlahe İllallah = i emrediyorum; çünkü yedi kat göklerle yedi kat arz eğer bir terazi kefesine ve Lâ İlahe İllallah da diğer bir kefeye konsa, bu tevhit onlara daha ağır basardı. Eğer yedi kat göklerle yedi kat arz, uçsuz bucaksız bir çember olsalar, onları Lâ İlahe İllallah ve Sübhanellahi ve bihamdihi kelimeleri kırardı; çünkü bu kelimeler her yaratığın duâsıdır; ve bunlarla her şey nziklamr. (Lâ İlahe İllallah ile Sübhanellahi ve Bihamdihi kelimelerini söyle, bu ikisini bırakma).

Bir de Allah'a ortak koşmaktan ve kibirlenmekten seni men' ediyorum.»

Peygambere soruldu ki:

— Ey Allah'ın Resulü! Bu Allah'a ortak koşmayı bildik; ancak kibirlenmek nedir, birimizin güzel elbisesi olup onu giymesi midir? Peygamber:

— Hayır!» dedi. Adam sordu:

— Bizden birimizin güzel iki kayışlı iki güzel ayakkabısı olması mıdır? Peygamber:

«— Hayır!» dedi. Adam sordu:

— Birimizin binecek hayvana sahip olması mıdır? Peygamber: «— Hayır!» dedi. Adam yine sordu:

— Kibir, birimizin arkadaşları olup, kendisiyle oturmaları mıdır? Peygamber:

«— Hayır!» dedi. Adam, o halde kibir nedir, ey Allah'ın Resulü? dedi. Peygamber şöyle buyurdu :

«— Hakkı çiğnemektir ve insanları küçük görmektir.»[1063]



Kibir, insanın kendi nefsini başkalarından üstün görmesine ve onları hakir saymasına elenir. Hadîs-i şeriften anlıyoruz ki, güzel ve temiz elbise giymek ve bunlara sahip olmak kibir değildir. Eğer bunlar, başkalarına üstünlük ve onları küçümsemek niyeti ile giyilirlerse, o zaman kibir olur. Kendini başkalarından büyük gören İnsan, herkesi kendine hizmetçi ve bir nevi köle sayar; böylece haklarını çiğner, onlara zulmeder. İşte böyle hareketleri bulunanlar, asıl kibir sahibi olanlardır. Peygamber Efendimiz de buna işaret buyurmuşlardır.

Yüksek mevkide bulunmak, geniş imkânlara sahip olmak, sözü geçerli olmak ve akranlarla birteşmemek hep kibri doğuran sebeplerdir. İnsan, ilk mayasının ne olduğunu, ölünce bîr cîfeye döneceğini ve halen bağırsaklarının ne taşıdığını düşünür de ibret alırsa, hiç bir zaman büyüklenmez, kibirli olmaz. İnsanların kendini övmesinden de bir gurur duymaz. Zaten yüze karşı başkasını öğmeyi peygamberimiz yasaklamışlardır; ve şöyle buyurmuşlardır:

«— Birbirinizi övmekten sakınınız; çünkü o, (arkadaşı bir nevi) boğazlamaktır. Eğer sizden biriniz kardeşini övmek zorunda kalırsa, zan-nımca iyidir, ben Allah'a karşı hiç kimseyi temize çıkaramam, desin.»

Rivayet edildiğine göre, Hz. E b û Bekir (Radiyallahu anh) medhedildiği zaman şöyle derdi:

«— Allah'ım! Sen beni, kendimden daha iyi bilirsin. Ben de kendimi insanlardan daha iyi bilirim.

Allah'ım! Beni, onların zan ettiklerinden daha hayırlı kıl ve bende bilmedikleri günahları da bağışla; onların söyledikleri şeyle beni hesaba çekme.»

İnsanın bizzot kendini övmesi ve Övülmeyi sevmesi de kibir sayılan çirkin hareketlerdir. Kesin ifadelerle ne başkasını övmeli, ne de övülmeyi İstemelidir. Kİbİr, İnsanı Allah Tealâ hazretlerine isyana sevk eden, Firavunlaşmaya kadar iten çok kötü bir hastalıktır. İblisin de isyanına sebep kibir olmuştur.

Hz. Nuh (Aleyhisselâm) oğluna .vasiyetleri arasında söylemiş: Lâ İlahe İllallah ile Sübhanellahİ ve Bİhamdihi'den ibaret iki kelime yardı ki, bunlar bütün kâinatın kıymetinden daha üstön geliyorlar. Zİra Allah Tealâ kâinat içinde en şerefli mahluk olan inşan ve cinleri, ancak kendisine ibadet etsinler diye yaratmıştır. Ubudiyetin esası da Allah'ı eşsiz ve ortaksız bir varlık bilmek ve ona inanmaktır, onu her türlü noksanlıklardan da tenzih edip ona hamd etmektir, işte bu iki kelime, bu manaları toplamakta, olduğundan bunlara denk hiç bir kıymet olamaz. Tevhid ne kadar büyük bir kıymet İse, aksine şirk de o kadar büyük bir günahtır. Onun için şirkten, Allah'a ortak koşmaktan sakınmak ve tevhide sarılmak tavsiyeleri her şeyin ûstöridedir.

Bize Abdullah b. Mesleme anlatmış, şöyle demiştir:

— Bize Abdülaziz Zeyd'den, o da Abdullah b. Amr'dan anlattığına göre, Abdullah dedi ki:

— Ya Resûlallah! Şu ve şu... işler kibirden midir? şekliyle aynını anlattı.[1064]



549— İbni Ömer, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seltem) 'den şöyle buyurduğunu anlatmıştır :

«— Kim kendi nefsini büyük görürse, yahut yürüyüşünde kibir hareketleri yaparsa, Allah ona gazab eder olduğu halde Azîz ve Celîl olan Allah'a kavuşur.»[1065]



Kendi nefsini büyük zannedip de elinde bulundurduğu maddî ve manevî nimetleri Aüah'dan bilmeyen, Allah'ın üzerindeki İhsan ve rahmetini inkâr eden, her şeye kendi ilim ve çalışmasıyla sahip olduğunu sanan, AttaK Tealâ'mn gazabınû uğrar, kıyamette Allah ondan razı olmaz. Bir kimseden Allah razı olmayınca, felâket olur. Ancak Allah'a İman edip de kottu* \fc her nimetin Allah'dan olduğuna inanan ve Allah dan gelen nimetle ferahlanan bu hükmön dışında kalır. Bunun haline kibir ve riya karışmış olmazı.

İnsan yürüyüşünde tabiî hareketlerin dışında çalımlı ve yapmacık raketlerde bulunursa, bunlar da kibir alâmetleri sayılır. İtminan ve d lılıkla yürümek, tevazu yolunu tutmak Müslümanın yürüyüşüdür.[1066]



550— Ebû Hüreyre demiştir ki, Resûlüllah (SallalUzhfiAleyhi ve Seltem):

«— Hizmetçisi yle beraber yemek yiyen, çarşılarda merkebe binen ve koyunu bağışlayıp da onu sağan, kibirlenmemiştir.»[1067]



Nefislerinde azamet taşıyanlar ve kendilerini diğer insanlardan büyük görenler, işçi ve hizmetçileriyle oturup yemeğe tenezzül etmezler, merkebe binmeği küçüklük sayarlar, hayvanların sütünü sağmayı bir zül telâkki ederler. Bu bakımdan bu üç işi yapanlar mütevazı kimseler sayılırlar ve kibirden arınmış olurlar. Dİğer bazı rivayetlerde, kendi eşyasını taşıyan ve önoe selâmla söze başlayan kimselerde kibir yoktur, şeklinde ziyadelik vardır.[1068]



551— (133-s.) Salih'ül Bezzaz'ın büyük annesinden rivayet ettiğine göre, büyük annesi şöyle demiştir:

— Hz. Ali'yi (Allah ondan razı olsun) gördüm, bir dirhem para karşılığında hurma satın aldı da onu bohçasında taşıyordu. Ben ona dediği ki, (yahut bir adam ona dedi ki,) senin yükünü ben taşıyayım, ey müminlerin Emîri! O şöyle cevab verdi: «Hayır, aile sahibi olan taşımaya daha lâyıktır.»[1069]



Hz. AIİ 'den rivayet edilen bu haberden de anlaşılıyor'ki, bir insanın kendi ev eşyasını taşıması hem bir vazifedir, hem de bunu yapmak tevazu alâmetidir. Ancak kibir sahipleridir ki, eşyalarını taşımazlar, yarrldrrnda gezdirdikleri kimselere taşıtırlar, cemaatın önünde yürürler ve etrafında bulunanlarla gurur duyarlar.

Kendİ eşyasını taşıyamayacak olanın yükünü başkasına taşıtmasında veya issizler ve muhtaçlar faydalansın diye ücret karşılığında eşyalarını taşıtanlar kibir etmiş olmazlar.

Ibni Hibban, Ebû Hü rey re 'den tahriç ettiğine göre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) elbise aldı. Bİr adam onu kendisinden alıp taşımak istedi. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

— Eşyanın sahibi, onu taşımaya daha lâyıktır. Ancak zayıf ve takatsiz olursa, ona, müslüman kardeşi yardım eder.»

İşte Hz. Peygamber ve onun halifeleri, kendi eşyalarım bizzat böylece taşımışlar ve tevazuun en güzel örneğini vermişlerdir.[1070]



552— Ebû Saîd El-Hudrî ve Ebû Hüreyre rivayet ettiklerine göre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu :

«— (Allah buyurdu ki) : İzzet ve Ululuk sıfatları benim güzel vasıf-larnndir. Kim bu vasıflarda bana ortak olmaya çalışırsa, ona azab ederim.»[1071]



Metinde İzzet İzar'Ia ve Kibriya (ululuk) da rida İle tâbir edilmişlerdi'^ Izar, belden aşağı giyilen elbise ve rida da belden yukarı giyilen elbisedir ki, bunlarla güzel kıyafete bürünülür. Burada mecaz manası taşımaktaaVf* lar; yani İzzet ve Kibriya, Allah'ın vasıflanmış bulunduğu iki güzel sıfatlarıdır ki, bunlara bürünmek istiyen azaba müstahak olur. Kullara büyüklenmek ve üstünlük taslamak, kibir ve azamet yaraşmaz. Bu yolu tutanlar Allah'ın azabına uğrarlar.[1072]



553— (134-s.) Numan Ibni Beşîr'in minberde şöyle dediği işitilmiştir:

«— Gerçekten Şeytanın tuzakları ve ağlan vardır. Şeytanın tuzakları ile ağlan: Allah'ın nimetleriyle azgınlık etmek, Allah'ın verdiği şeyle Öğiînüp büyüklük iddia etmek, Allah'ın kullarına ululuk ve üstünlük taslamak ve Allah'ın nzası dışında nefis arzusuna uymak işleridir.»[1073]



Dünyanın süs ve nimetlerine aldanarak kibirlenenler Şeytanın tuzağına düşmüş olurlar. Şeytan insanları nefis arzularİyle, öğünme ve büyüklenme hareketleriyle tuzağına düşürür. Daha doğrusu bu gibi işler, Şeytanın arzusuna uygun olduklarından Şeytanın tuzağı sayılırlar. Kim bu fiilleri işlemek suretiyle bu ağların içine düşerse, Şeytan'a teslim olmuş olur. Şey-tan'ın emrine girenler de hak yolu sapıtmış olacaklarından kötü akibete düşerler.[1074]



554— Ebû Hüreyre'den, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«— Cennet ile Cehennem tartıştılar, (Süfyan da, geçen ifade gibi, Cennet ile Cehennem muhasemede bulundular, dedi.) : Cehennem dedi ki:

— Bana azılı kimselerle büyüklenenler girer. Cennet de dedi ki:

— Bana zayıflarla fakirler girer.

Yüce ve ulu olan Allah Cennet'e şöyle buyurdu:

— Sen benim rahmetimsin, seninle dilediğime merhamet ederim. Sonra Cehennem'e de şöyle buyurdu:

Sen benim azabımsın, seninle dilediğim kimseye azab ederim. İkinizden her biri için dolusu (kadar insan) vardır.»[1075]



Cennet ehlinin zayıf ve mütevazı kimselerden ibaret bulunacağına, Cehennemi de zorba ve mütekebbîr olanların dolduracağına işaret eden bu hadîs-İ şerifle Peygamber Efendimiz, kibirden kaçınmayı ve tevazu yolunu tutmayı bize emrediyorlar.[1076]



555— (135-s.) Ebu Seleme, Abdurrahman'dan rivayet ettiğine eire, şöyle demiştir :

«— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in ashabı, çekingen değillerdi, uyuşuk değillerdi. Onlar toplantılarında birbirlerine (neş'e ile) şiir okurlardı ve İslâmdan önceki işlerini anarlardı. Fakat Allah'ın emrinden herhangi bir işte onlardan birine dokunulduğu zaman, sanki deli imiş gibi, göz kapaklarının içi (hiddetinden dışarı) dönerdi.»[1077]



imam Ahmed ve Tirmİzî'nin Ca bir i bin i Sem öre'den tahrîç ettikleri bir hadîs-i şerifte :

«— Peygamber (Sailallahu Aleyhi ve Sellemy'ın ashabı Peygamberin yanında şiir okurlar ve cahiliyyet sözlerini anlatırlardı; Hz. Peygamber de onları yasaklamazdı, bazan da onlarla tebessüm ederdi.» buyuruirnaktadır.

Hz. örn e r(RadİyaÜahıı anh), başı eğik bir adam gördü. Ona:

«— Başım kaldır, islâm hasta değildir.» dedi.

Hz. Âişe (Radiyallahiianha), uyuşukluğundan nerde ise ölecek bir adam gördü :

«— Buna ne oluyor?» diye sordu. «Bu Kurra'dan (kıraat üstodlanrîdan) biridir.» cevabı verildi. Bunun üzerine Hz. Âişe şöyle buyurdu :

«— Hz. Ömer kıraat üstadlannın başı idi, yürüdüğü zaman hszh giderdi, konuştuğu zaman duyururdu, döğdüğü zaman da acirtfdı.»

Anlaşılıyor ki, ashaba kiram bir araya geldikleri zaman tevazu .göstererek cahiliyet devrindeki işlerini anarlar ve şiirler okurlardı, öyle ki, dışardan onları gören, takva sahibi olmadıklarını sanırdı. Halbuki Allah'ın emri bahis konusu olunca, dinlerine zarar verecek bir hal olunca büsbütün değişirler ve ciddileşirlerdi, üzerlerine düşen vazifeyi hemen yerine getirirlerdi.[1078]



556— Ebû Hüreyre'den rivayet edilmiştir:

— Yakışıklı olan bir adam, Peygamber {Sailallahu Aleyhi ve Sellem) 'ie gelip, dedi ki:

— Güzellik bana sevdirildi, gördüğün gibi de (güzellik) bana verildi. öyle ki, benden kimsenin üstün olmasını istemiyorum. (Ya, bir ayakkabı kayışında dedi, ya da kırmızı tasmada dedi.) Bu kibir midir?

Hz. Peygamber (Sailallahu Aleyhi ve Sellem).

Hayır! Kibirli, hakkı çiğneyendir; insanları küçük görendir.» buyurdu.[1079]



Güzellik hem ahlâkta, hem de kılıkta olur. Ahlâk güzelliği her zaman sevilen ve istenen şeydir. İnsanın kemalini ifade eder. Kılık ve şekit güzelliği de, sahibini azamete götürmedikçe iyi şeydir. Başkasına karşı büyüklük taslamamak ve Allah'ın nimetlerini inkâr edip çiğnememek şartı ile güzel ve iyi elbise giymek ve iyi bir kılığa bürünmek mubahtır. Temizlik İse esastır. Allah Tealâ'nın verdiği nimetle ferahlanmak olur ki, bunda bir beis yoktur. Bîr hadîs-İ şerifte :

«— Allah nimetinin eserini, kulu üzerinde görmeyi sever.» buyurulmuştur. israfa kaçmaksızın herkes hal ve vaktine göre iyi ve temiz elbise giymelidir. Hele imkânları olanların pejmürde ve perişan kılıklara bürünmeleri asla doğru değildir.[1080]



557— Şuayb'ın babası, Peygamber (Saîîaliahü Aleyhi ve Sellem) 'den rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

«— Kibir taslayanlar, kıyamet günü insanlar biçiminde küçük karıncalar gibi neşrolunacaklardır. Onları her taraftan zillet (bayağılık ve küçüklük) kaplayacaktır; Cehennem'de Boles adındaki bir cezaevine götürüleceklerdir. Onları ateşlerin alevleri saracak ve onlara, şaşkınlık halinde Cehennem ehlinin irinlerinden içirilecektir.»[1081]



Bu bölümdeki hadîs-i şeriflerin açıklamalarına bakılsın. Burada, büyüklük taslayanlann ve insanları küçük görerek zorbalık edenlerin çekecekleri azab şekli beyan Duyurulmaktadır.[1082]



(252) İnsanın Uğradığı Zulümden İntikam Alması


558— Hz. Âişe (Radiyallahüankai'dan, Peygamber (SallaiiahUAleyhi ve Sellem) kendisine şöyle demiştir:

«— İşte önünde, intikam al.»[1083]



Burada hadîs-i şerifin hangi hâdise üzerine var i d olduğuna dair bir açıklama bulunmadığından, hadîsin tamamından bir kısım olduğu ihtimali düşünülebilir. Bir haksızlığa ve zulme uğrayan, taşkınlık etmeyerek uğradığı hareketle karşısındakine mukabele edebilir; bu onun hakkıdır. Ancak intikam almayıp da haksızlık edeni bağışlamak daha iyi bîr harekettir ve bunda eziyete katlanma sevabı vardır.[1084]



559— Hz, Âişe şöyle demiştir:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in (bir kısım) hanımları, (kızı) Fatıme'yi Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellemye gönderdiler. Fa-tıme (içeri girmek için babasından) izin istedi. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Setlem) , Hz. Âişe (Radiyallah'ü anha) 'nin yanında abası üzerinde (yaslanmış) idi. Peygamber Fatıme'ye izin verdi; o da içeri girip şöyle dedi: Senin hanımların, Ebu Kuhafe'nin kızı (torunu ve Ebû Bekir'in kızı) hakkında adalet edesin diye beni gönderdiler. Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

«— Yavrucuğum, (kızım)! Benim sevdiğimi sen sevmez misin?»

Fatıme:

— Evet, severim, dedi. Hz. Peygamber: «— O halele Ibunu (Âişe'yi) sev!» dedi.

Bunun üzerine Hz. Fatıme kalkıp gitti de, diğer hanımlara (durumu ve olanı) anlattı. Hanımlar, Fatıme'ye dediler ki:

— Sen bizim hesabımıza bir iş göremedin. Bunun için Hz. Peygam-ber'e tekrar git.Hz. Fatıme:

— Vallahi bu iş hakkında asla bir daha gitmem, dedi. Sonra (Peygamberin diğer hanımı) Zeyneb'i gönderdiler. O da (içeri girmek için) izin istedi. Hz. Peygamber ona izin verdi. O da aynı şeyi Peygamber'e söyledi. Zeyneb bana saldırıp kötü söylemeye durdu. Ben de, Peygamber bana (ona cevap vermek için) izin verir mi, diye bakmadurdum. Bekledim, nihayet anladım ki, Peygamber (SallaUahü Aleyhi ve Senem) intikam almamı kerîh görmeyecek. Ben de Zeyneb'e söylenmeye durdum. Öyle kî; ona fırsat vermeyip üstünlükle onu bastırdım. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellern) âe gülümsedi. Sonra dedi ki:

«— Dikkat edilsin, bu Ebû Bekir'in Hızıdır.»[1085]



İlk bakışta, Hz. Peygamberin hanımları arasında adaletsizlik gibi bir durum mevcut olduğu şaibesi göze çarpıyorsa da hal böyle değildir. Her .yönden adaleti kemal mertebesine varan bir Peygamberin zevceleri arasında bir adaletsizlik İhtimali düşünülemez. Zevceler arasında adalet maddî yönden aranır ve bunu temin etmekle adalet yerine getirilmiş olur. Zevcelerin geçim ve geceleme işlerinde eşitliğin kurulmasiyle bu adalet meydana gelmiş olur. Bu, maddede olan eşitliktir. Kalb sevgisi İse, manevî bir haldir. Bunda eşitlik olamayacağından, sevgide adalet bahis konusu değildir. İşte Hz. Peygamberin bir kısım hanımlarının istedikleri adalet, bu sevgi yönünden olgn farkı sezmelerinden doğan bir harekettir. Bu durumu Buhar! hazretleri Sahihinde şöyle anlatır:

«Hz. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Settem) 'in hanımları İki gruba ayrılmışlardı. Bir grupta Hz. Aişe, Hz. Hafsa ve Hz. Şevde validelerimiz vardı. Diğer grupta da Hz. Ummü Seleme ile diğer hanımları vardı. Müslümanlar, Peygamber (Salfallahü Aleyhi ve Sellem)'\n Hz. Âişe'ye olan sevgisini biliyorlardı; Yanlarında Peygamber'e hediye edecek bîr şeyleri olduğu zaman onu ellerinde bekletirler ve Hz. Aişe'nin nöbetine raslatarak Peygamber'e hediye ederlerdi. Bu halden ötürü diğer hanımlar kendi aralarında hâdiseyi söz ederek Peygamber'e kadar ulaştırmaya karar verdiler. Sonunda Hz. Zey-neb'le Hz. Aişe arasında karşılıklı tartışma oldu ve Hz. Âİşe maruz kaldığı ithamlara cevap vererek üstünlük temin etti ve böylece intikam aldı. Haksızlığa uğrayanın, hakkını koruması için böyle intikam alması caiz oldu. Bu arada, Hz. Ebû Bekir'in kızı ile başa çkılamayacağını da Peygamberimiz anlatmış oldular; çünkü onda babamdan gelme bir hilim ve dirayet vardı.»[1086]



(253) Kıtlık Ve Açlık Zamanında Yardımlaşma


560— (136-s.) Ebû Hüreyre'den, şöyle demiştir:

«— Ahir zamanda bir açlık olacaktır. Kim bu açlık devrine yetişirse, aç karınlılardan asla yüz çevirmesin, (onlara yardım etsin).»[1087]



Karnı aç olanları doyurmak, iyiliğin en büyüğü ve sevabın en makbulüdür. Hele şiddetli ihtiyaçlar anında yapılan yardım fedakârlıklarının ecri kat kat olur. Ebû Hüreyre hazretlerinden rivayet edilen ve Peygamber Efendimize kadar yükseltilmeyen bu habere göre, ahır zamanda kıtlık yıllan ve açlık olacaktır. Bugün yeryüzünde istihsale nispetle nüfusun artmakta oluşu böyle bir geleceğin habercisi sayılabilir.[1088]



561— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine; göre, Ensar, (Medîneli ashab), Peygamber (SalîallahU Aleyhi ve Sellem)'e şöyle dediler:

— Bizimle (Muhacir) kardeşlerimiz arasında hurma bahçesini böl. Hz. Peygamber (Sallaîlahü Aleyhi ve Sellem):

«— Hayır!» buyurdu. Ensar, (Muhacirlere) dediler ki:

— O halde bizi işçilikten kurtarın, (siz çalışın da) meyvalarda sizi ortak edelim. Onlar da :

— Peki, kabul ettik, dediler.[1089]



Mekke müşriklerinin Müslümanlara ettikleri eziyetler son haddine ulaştıktan sonra hicret izni çıktığı zaman, Müslümanlardan dileyenler bütün eşya ve arazilerini bırakarak Mekke'den çıkmışlardı! Medine'ye malsız ve mülksüz misafir olan ve «Muhacirin» adını alan ashab-ı kiramı Medîne li ashab (Ensar) üstün bîr sevgi ve bağlılıkla karşıladılar. Öyle ki, arazî ve mallarına onları ortak etmek istemişlerdi. Hz. Peygamber Efendimiz ilerideki fetihlerle elde edilecek ganimet ve genişlik halini önceden bildiğinden böyle bir ortaklığa rıza göstermemişlerdi. Ancak bağ ve bahçelerin bakım ve İşçiliği Muhacirlere ait olmak üzere elde edilecek mahsulün yarı yarıya paylaşılması, Ensar tarafından teklif edilmiş ve bu teklif memnuniyetle Muhacirler tarafından kabul edilmişti. Böylece İslâm'da muhtaçlara yardım işi tahakkuk ederek ortaklık meşruiyet! doğdu.[1090]



562— (137-s.) Abdullah îbni Ömer haber vermiştir ki, şiddetli bir felâket senesi olmuştu; buna «Kıtlık Yılı» denmişti. (Babam) Hz. Ömer (Radtyalîahu anh) , bütün verimli arazilerden deve, buğday ve zeytin yağı ile (felâketzede) Arablara yardım hususunda büyük gayret harcamıştı. Öyle ki, bu kıtlığın zorlamasiyle bütün yeşillikler kurumuştu. Bunun üzerine Hz. Ömer duaya durup şöyle dedi:

«— Allah'ım! Bu canlıların rızkını dağların başında yarat.»

Allah da onun ve müslümanlarm duasını kabul etti. Hz, Ömer, duâ sebebiyle yağmur yağınca şöyle dedi:

«— Allah'a hamd olsun! Allah'a yemin ederim ki, eğer Allah bu felâketi gidermemiş olaydı, hali vakti yerinde olan bir müslüman evi bırakmazdım; muhakkak o aile sayısınca bu eve fakirleri sokardım da, bir kişinin idare ettiği şeyden iki kişi faydalanarak açlıktan helak olmazlardı.»[1091]



Hicretin 18. yılında ve Hz. Ömer'in hilâfeti devrinde büyük bîr kıtltk felâketi olmuştu. Bütün arazi kurumuş ve rüzgâr toprağı kül gibi savurmuştu. Bundan dolayı bu yıla «Kül senesi» veya «Kıtlık senesi» denmişti. İnsanlardan pek çok kimselerle ehli ve vahşi hayvanlar aç kalmışlar ve açlıktan telef olmuşlardı. Hz. Ömer, İnsanlar bu felâketten kurtulmadıkça yağ tadmıyacağına, süt içmeyeceğine ve et yemeyeceğine yemin etmişti.

Bu felâket yılında Hz, Ömer, münbit ve sulak arazilerden,hurma, zeytinyağı ve deve gibi mallar temin ederek ve büyük bir gayret sar'ederek fakır ve muhtaçlara yardımda bulunmuş ye bu felâketten kurfu)fliqk;4çüı AUaha dua etmişti. Şayet Allah Tealâ bir genişlik vermemiş oldydı/tiutu-mu müsait ojanlgrın evlerine, nüfusları sayısınca fakir sokmak suretiyle,son çareye baş vuracak ve felâketi önlemeye çalışacaktı. Hz. ömer%.bu davranışından anlaşılıyor ki, felâket anında durumun önem ve ciddiyeti göz önüne alınarak devlet başkanı felâketi önleme tedbirleri almaya yetkilidir. Geçimi yerinde olanlar, fakirleri bakmaya mecbur tutulabilirler. Esasen böyle bir anda, zengin Müslümanların felâketzedelere yardımda bulunmaları dinî vazifeleridir.[1092]



563— Seleme îbni Ekva'dan; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

— Kurbanlarınıza dikkat edin; hiç biriniz üç günden sonra kurban etinden hiç bir şey evinde bırakmış bulunmasın, (fakirlere dağıtılsın).»

Ertesi yıl olunca, ashab dediler ki:

— Ey Allah'ın Resulü! Geçen yıl yaptığımız gibi yapalım mı? (Üç günden sonra kurban etlerimizin hepsini fakirlere dağıtalım mı?)

Hz. Peygamber (Sallatlahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

— Şimdi yiyiniz ve erzak edininiz. Çünkü o yıl, insanlar sıkıntıda idi. Ben onlara yardım etmenizi istemiştim.»[1093]



Müslümanların ihtiyaç içinde bulunup geçim sıkıntısı çektikleri bir yılda, Peygamberimiz kurban kesen zenginlere üç günden sonra, evlerinde kurban eti bulundurmamalarını, artah etlerin hepsini fakirlere dağıtmalarını emretmişti. Ertesi yıl, sıkıntı devri olmadığından kurban kesenlerin böyle bir tutumla hareket etmelerine lüzum kalmadığını, isterlerse üç günden sonra da yiyebileceklerini, hatta gelecek aylar için bİrîktirebileceklerini ve istedikleri miktar fakirlere vermelerini bildirmişlerdi. Buradan da anlıyoruz kİ, İhtiyaç zamanında Müslümanların yardımlaşma görevleri değişmektedir. İhtiyaç şiddetlendikçe, zenginlere düşen yardim vazifesi de o. nispette büyümektedir. Bu anlayış ve tutumla hareket edildiği takdirde cemiyetin içtimaî meseleleri ve bütün ihtiyaçları giderilmiş olur. Allah Tealâ bütün Müslümanlara bu inancı ve ahlâkî hareketi İhsan buyursun...[1094]



(254) Tecrübeler


564— (138-s.) Hişam, babası Ürve'deh rivayet ettiğine göre, babası şöyle anlatmıştır:

«— Muaviye'nin yanında oturuyordum. O kendi kendine söylendi; sonra kendine gelerek dedi ki, insan düşüp de tecrübe almadıkça güzel huylu olamaz. Bu sözü üç defa tekrar etmişti.»[1095]



Insan hatalara düşmekle, bazı İşlerde yanılmakla ve fırsatları kaçırmakla birçok ibretler alır; bir daha bu durumlara düşmemek için kendini hazırlar ve hâdiselerden imtihan geçirerek tecrübe kazanır. Kendilerini böyle kontrol altına alıp hallerini düzeltenler güzel ve yumuşak ahlâka sahip olurlar. İşte bu ahlâk ancak ibretli tecrübelerle husule gelir. Hz. Muavi-y e bu gerçeğe işaret etmektedir.[1096]



565— (139-s.) Ebu Saîd'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

«— Sürçen kimse ancak güzel ahlâk sahibi olur; hikmet sahibi de ancak tecrübe gören olur.»

Bize Kuteybe anlatarak demiştir ki, bize îbni Vehb, Amr Îbni'1-Ha-rig'den, o da Derrac'dan; Derrac, Ebu'l-Heysem'den, o da Ebu Saîd'den, Ebu Saîd de Peygamber (SallalUthü A teyhi ve Settem) 'den bunun benzerini rivayet etmiştir.[1097]



Uyanık ye tedbirli İnsana, «Hakîm» denir. Hikmet sahibi kimse denir. İşte, işleri ve hâdiseleri tecrübe edip de onların fayda ve zararlarını bilen kimse, gelişi güzel hareket etmez; yaptığı işlerde bir hikmet ve isabet, ince bir taraf bulunur. Bundan önceki hadîs-i şerife bakılsın.[1098]



(255) Allah İçin Kardeşine Yediren Kimse


566— (140-s.) Hz. Ali'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: «— Kardeşlerimden birkaç kişiyi toplayıp da, onları bir veya iki ölçek kıymetinde bir yemek üzerinde toplamam, çarşınıza çıkıp da bir köle azad etmemden bana daha sevgilidir.»[1099]



Şüphesİz ki, bir köle satın alarak onu hürriyete kavuşturmak büyük bir sevaptır; fakat karnı aç olanları yedirip doyurmak ve onların bu zarurî ihtiyaçlarını gidermek daha önemli bir iştir. İnsan ancak yemek ve içmekle ayakta durabilir; ailesine, cemiyete ve Allah'a karşı olan vazifelerini başarabilir. Hayat bunlarla kaimdir. Böyle hayatî ihtiyaçları karşılamanın mükâfatı da ona göre önemli olur.[1100]



(256) Cahilliyyet Devrindeki Andlaşma


567— Abdurrauman îbni Ayf'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: .

— Amcalarımla, birlikte = Mutayyibîn = andlaşmâsında bulundum. Benim kırmızı,develere sahip olmam karşılığında bile ontt bozmak istemem.»[1101]



Fil vak'asından bir müddet önce, Kureyş'ten dokuz kabile toplanarak zulme uğrayan AbdVd-Dar oğullarını korumaya and içmişlerdi. Sonra içinde «Tlb — Güzel koku» bulunan bîr kaba ellerini daldırmışlar'SAı ellerini böylece Kabe duvarına vurmuşlardı. Bu hareketlerinden ötürü, bu and-laşmaya «HÜfu'l-Mutayyİbİn t= Koku sürünenler andlaşmasi» denmişti. Ca-hiliyye devrinden gelme dahi olsa, böyle hayır üzere olan andlaşmalara sadakat göstermek İslâm anlayışı ile bağdaşan bir hareket olduğundan, Abdurrahman İbn'ı Avf, büyük dünya menfaatleri karşılığında dahi bu andlaşmayı bozmak istemediğini açıklamıştır.

Hak üzere yapılan andlaşma ve sözleşmelere riayet etmek, caymamak İslâm'ın emridir. Bunu bozmak ise nifak alâmetlerindendir.[1102]



(257) Kardeş Etmek


568— Enes tbni Malik'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

«— Peygamber (Saîîallahü Akyhi ve Üeltem), îbni Mes'ud ile Zübeyr arasında kardeşlik kurmuştur.»[1103]



İslâm'da, birbirine iyilik etmek ve öğüt vermek gibi ulvî duygularla birbirine yaklaşmayı ve sevişmeyi temin maksadıyla kardeş edinmek vardır. Peygamber Efendimiz buna teşvîk etmişler Ve ashabı kiram arasında böyle kardeşlik sözleşmeleri akdetmişlerdi. Muhacirlerle Ensar arasında kurulan böyle kardeşlik böğlöh, İslâm'ın ilk devirlerinde birbirine varis olacak ka-dör bir yakınlık kazandırmıştı. Sonra miras âyetlerinin gelmesiyle iyilik ve takva üzerine kurulan kardeşlik bağlarından ötürü miras alınamayacağı tahakkuk etmiş, sırf bir fazilet ve sevab vesilesi olarak devam edegelmîştir.[1104]



569— Enes İbni Malik'den; şöyle demiştir:

«— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seilem), Medine'deki evimde Ku-reyş'le Ensar arasında kardeşlik sözleşmesi etti.»[1105]

Süheyl) ş£yle demiştir:

«— Peygamber (Sallallahü Aleyhiye Seilem), Medine'ye hicret ettikleri zaman ashabı üzerinden gurbet hasretini gidermek ve yabancılığı kaldırmak için aralarında kardeşlik sözleşmeleri kurdu. Böylece Mekke'deki yurdların-dan ve ailelerinden ayrılan muhacirler, kendi evlerinden farksız buldukları kardeşleri evlerinde barındılar, yabancılık çekmediler, seviştiler ve birbirlerine kuvvet oldular, islâm hakimiyet ve otoritesini kurduktan sonra nazil olan âyet-i kerîme ile miras, yakınlık derecelerine göre akrabalar arasında meşru kılındı. Bütün iman edenlerin de dinde kardeş oldukları beyan buyuruldu.»[1106]



570— Şuayb babasından rivayet ettiğine göre, babası şöyle anlatmıştır :

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selİem) Fetih yılında Kabe'nin merdivenleri üzerine oturup Allah'a hamd etti ve onu övdü; sonra şöyle buyurdu:

«— Kimin cahiliyet devrinden kalma bir andlaşması varsa, (bilsin ki,) İslâm ona kuvvetten başka bir şey ilâve etmez. Mekke'nin fethinden sonra da (Mekke'den) hicret yoktur.»[1107]



Hilf'in aslı, birlik ve beraberlik üzerine sözleşmede bulunmak ve akid yapmaktır. Cahİlİyet devrinde kabileler arasında savaş yapmak, yağmacılık hareketlerine girişmek ve fesad çıkarmak üzere yapılan ahdlöşma ve sözleşmeler İslâm'da yasaktır ve olamaz. Ancak cahiliyet zamanında hayırlı İş ve ihtiyaçları karşılamak için yapılan andlaşmaları yenilemek İslâm'da yoktur. Buhârî hazretleri bu konuda bunu murad etmiştir, söylenebilir. İslâm bu gibi hayırlı andlaşmalara kuvvet verir ve onları takviye eder, demektir.

Hadîs-i şerîfte Mekke'nin fethinden sonra hicret olmadığı bildirilmektedir. Bu hüküm yalnız Mekke'ye ait değildir. Fethedilip İslâm hakimiyeti altına giren veya girecek olan bütün,şehirler için de hüküm yine böyledir. Böyle islâm hakimiyetine geçen beldelerden hicret etmenin bir sevabı yoktur. Bir belde Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce orada bulunan Müslümanların durumu üç şekil arzeder:

1— Dininin gerektirdiği emirleri yerine getiremeyen veya dinini açıklama imkânını bulamayan kimsenin, hicret etmeye gücü yetiyorsa, hicret etmesi vaciptir.

2— Göç etmeye gücü yetip de dininin gerçeklerini yerine getirebilme imkânlarına sahip olanın İslâm beldesine hicreti müstahabtır. Çünkü bunda Müslümanların sayısını çoğaltmak ve onlara yardım etmek vardır. Bir de kâfirlerle savaşabilme fırsatını kazanma ve kâfirler arasında vuku bulabilecek ihanetlerden korunma vardır.

3— Hastalık ve esaret gibi sebeplerle göç etme imkânını bulamayanların orada ikâmet etmeleri caizdir. Eğer çare bulamayanlar, hicrete kendini zorlar ve meşakkat çekerlerse sevab kazanırlar.[1108]



(259) İlk Yağmurda Islanmak İsteyen


571— Enes'deh rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

«— Peygamber (SallallahüAleyhi'veSellem)'le beraber bize yağmur isabet etti de, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kendisine yağmur isabet etsin diye üzerinden elbiselerini açtı. Biz (ona) dedik ki, niçin yaptın? O şöyle buyurdu:

«— Çünkü bu yağmur, Kabbinin Henüz yeni yarattığı bir rahmetidir.»[1109]



Bütün canlılar yağmurla hayat bulur. Hayvanlarla bitkileri yaşatan yağmur Allah'ın rahmetidir. Böyle bir rahmete ilk kavuşulunca, drtunla vücudu ıslatmak, bir nevi Allah'ın rahmetine sükördür. Böyle hareket ederek Allah'dan bereket ummak sünnettir.[1110]



572— (141-s.) Humeyd İbni Malik'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir:

«— H)aû Hüreyre ile beraber, Akîk mevkiinde olan arazisinde oturuyorduk. . Medine hacından bir topluluk hayvanları üzerinde ona gelip, hayvanlarından indiler. Bunun üzerine Ebû Hüreyre, Humeyd'e dedi ki:

— Anneme git ve ona söyle: Oğlun sana selâm ediyor ve diyor ki: Bize bir şey yedirsin. Humeyd demiştir ki, hanımcağız arpadan yapılmış üç çörek, zeytin yağından bir miktar ve tuz--bir tepsiye koydu. Ben de onu başıma koyarak (başımda taşıyarak) ohlat'a götürdüm. Tepsiyi Önlerine koyduğum zaman Ebû Hüreyre tekbir getirdi (Allah'u Ekber dedi) ve şöyle dedi:

— îki siyandan, hurma ve sudan, başka yemeğimiz yokken bizi ekmekteri doyâran Allah'a hamd olsun.

Yemekten topluluğa bir şey artıp kalmadı.

Onlar dönüp gittiklerinde, Ebû Hüreyre bana dedî ki:

— Koyunlarına güzel bak, onların toz-toprağmı sil ve ağıllarını hoş tut ve onların (münasip) bir tarafında namazını kıl; çünkü onlar Cennet hayvanlarındandır. Nefsim kudret elinde olana (Allah'a) yemin ederim ki, insanlar üzerine bir zaman gelmesi yakındı^- o zamanda koyunun bulunması, koyunlar sahibine, Mervan'm arazisinden daha sevgili olacaktır.»[1111]



Ebû Hüreyre'den nakledilen bu hadîs-i şerifte koyunların bereketi üzerinde durulmakla beraber, hayvancılığa teşvÎK vardır. Gerek koyunlardan çeşitli yönlerden faydalanma bakımından, gerek çok ve çabuK üreme yönünden koyunlardaki bereket diğer hayvanlara göre fazladır. Yününden, sütünden, etinden, bağırsak ve derisinden, tersine varıncaya kadar faydalanılan kısımları vardır. İktisadî yönden, millî gelir bakımından önemi büyüktür. Koyunlara sahip olanların rızkı bol ve geniş olur. Sıkıntı çekmezler, saadet içinde yaşarlar. Bu arada hayvanlara iyi baKmaya, onların bedenleri ile yatacak yerlerini temiz tutmaya da işaret vardır. Koyunların bu hizmetinde bulunanların, ağılın temiz bir köşesinde veya bir yerinde namaz kılmaları da caizdir.

Diğer bîr hadîs-i şerifte yedi yerde namaz kılmak yasaklanmıştır:

1— Kabe'nin üzerinde,

2— Mezar üzerinde,

3— Mezbelelikte,

4— Hayvan boğazlanan yerde,

5— Yol ortasında,

6— Hamam içinde,

7— Deve gibi hayvanların ahırında...

Bu hadîsin tümü diğer kaynaklarda bulunmadığından açıklaması yoktur. Metnin sonunda geçen M e r v a n , hicretin ikinci yılında ve Peygamber Efendimizin zamanında doğmuş bulunan Ha kem'in oğlu olmak ihtimali vardır. Zira Hz. Osman devrinde mevki sahibi olmuş ve bilâhare mühim işlerde dahli bulunmuş olan ve Emevî devletinin Meiiklİğine kadar yükselen bir şahsiyettir. Ebû H ürey re'nin eriştiği devresinde, mal ve mölke sahip bulunmuş olması da muhtemeldir. Bu itibarla onun ma! ve arazisine sahip olmaktansa, koyunlara sahip olmak daha sevgilidir, buyurulmuştur.[1112]



573— Ali (Radiyallahu anAJ'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber şöyle buyurdu:

— Evde koyun berekettir. İki koyun iki berekettir ve Üç koyun bereketlerdir.»[1113]



Anlaşılıyor ki, koyunlar çoğaldıkça, onların bırakacağı bereket ve kazandıracağı saadet o nispette fazla olur. Onun İçin koyunları çoğaltma yolunu tutup, hayvancılığa önem vermelidir. Bundan önceki hadîs-İ şerife bakılsın.[1114]



(261) Develer, Sahibi İçin İzzettir


574— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (Saliallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

«— Küfrün başı doğu tarafındadır. Övünmekle kibir, Bedevilerden sürülerle develere ve atlara sahip olanlardadır. Vakar ve tevazu, koyun sahiplerin dedir.»[1115]



Metindekİ küfür kelimesi iki manada kullanılabilir:

1— Nimeti inkâr etmek ve azgınlıkta bulunmak manasına alındığı zaman fitnelerin Medine doğusundan çıkacağını gösterir ki, Cemel ve Sıffîn vak'alan doğuda olmuş, ashabı kiramdan çok kimseler ve Hz. Hüseyin doğu tarafında şehit edilmişlerdir.

2— Küfür şirk ve dinsizlik manasında olduğu takdirde de, ateşpenest-Irk, putperestlik ve maddecilik kaynağı olarak da doğu taraf gösterilmiştir. Deccal'in de doğudan çıkacağı rivayeti vardır.

Develerle atlara sahip bulunan Bedevi'ler, çift ve çiftlik sahibi olanlar kibir ve azametli olurlar, yüksek sesle konuşup kaba hareket ederler. İşte kibir ve azamet bu kimselerdedir.

Tevazu ile vakar da koyunlara malik bulunanlarda olur ki, bu mal edinmek ve bunların barındığı yerlerde ikâmet edip çalışmak daha doğru ve uygun bir yol olur.[1116]



575— (142-s.) İbni Abbas'dan rivayet edildiğne göre, şöyle demiştir:

«— Köpeklerle koyunların haline şaştım: Koyunlardan senede şu ve şu kadarı boğazlanır ve şu kadar da kurban edilir. Köpeklere gelince; bir dişi köpek (bir batında) şu kadar yavru doğurur. Böyle iken koyunlar köpeklerden daha çoktur.»[1117]



Gerçekten köpeklerle koyunlar mukayese edildiği 2aman taaccüb edilecek bir durum hasıl olmaktadır. Her dişi köpek bir bâtında dokuz taneye kadar yavru doğurduğu halde, bir veya iki yavru doğuran koyunun üreme nispetleri ters orantılıdır. Sonuç itibariyle, koyunlardaki istihlâk çokluğu bir yana, daima koyunların sayısı köpeklerden kat kat fazladır. Bu hal de koyunlarda olan bereketi ifade eder.[1118]



576— (143-s.) Ebu Zebyan demiştir ki:

— Ömer İbni'l-Hattab bana sordu:

«— Ey Ebu Zebyan! Senin maaşın ne kadar?» Ben de :

— İki bin beşyüz (dirhem) dedim.: Hz. Ömer, Ebu Zebyan'a şöyle dedi.

«— Ey Ebu Zebyan! Çiftlik edinip ziraat ile uğraş ve hayvan üret;bunu, Kureyş'in nefsine düşkünleri sizin başınıza geçmeden önce yap ki, onlarda maaş maldan sayılmaz.»[1119]



Hz. Ö m e r muayyen gelirin ileride bir kıymet ifade etmiyeceğini bildirerek ziraata ve hayvancılığa önem verilmesini istemektedir. Ziraatın geliştirilmesiyle hayvan üretiminin çoğaltılması geçimi sağlama bakımından daha garantili ve memleketin kalkınması İçin çok lüzumlu olan çalışma sahalarıdır. Gün geçtikçe bunların önemli mevkileri daha fazla takdir edilmektedir. Bunun için hayvanlarda ve ziraatte hem bereket, hem de saadet vardır.[1120]



577— Abede îbni Hazin'in şöyle dediği işitilmiştir: — Koyunlar sahibi ile develer sahibi karşılıklı öğündüler. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seilem) şöyle buyurdu:

«— Musa, koyun çobanı iken Peygamber olarak gönderildi, Davud koyun çobanı iken Peygamber olarak gönderildi. Ben de Ecyad'da ailem için koyun güdüyordum.»[1121]



Burada koyunlara sahip olmanın, deve gibi sair hayvanlara sahip olmaktan daha faziletli olduğu beyan buyurulmaktadır. Buna delil olarak da Peygamberlerin koyun gütmüş olmaları gösterilmektedir. Nübüvvetten önce peygamberlere koyun gütme İşinin ilham edilişinde birtakım hikmetler vardır:

1— Koyunları gözetip ontara çobanlık ederek meşakkatlerine katlanmak, ümmetin İdaresi için bir alışkanlık teşkil eder.

2— Koyunlar mazlum ve masum hayvanlar olduklarından onlarla uğraşmak İnsana merhamet ve şefkat kazandırır.

3— Koyunlar öteye beriye çok dağılan ve yayılan hayvanlar olduğu için onları bir araya toplamak ve onları yırtıcı hayvanlardan, hırsızlardan korumak gibi idarî tasarrufa İhtiyaç gösterirler. Bir nevi insanların idaresine kıyas edilebilirler.

4— Sürü içinde tabiatı değişik koyunlar, zayıf ve biçareler olduğundan bunları durumlarına göre ayrı ayrı idare edip korumak ve bunlara sabretmek, İnsanların ihtiyaçlarını karşılayıp, onlara sabretmeye benzer. Diğer hayvanların durumu böyle değildir.

Peygamber Efendimiz de bu hikmetlerine binaen Mekke civarında bîr mahalle olan «Eeyad»da ailesine ait koyunları nübüvvetten önce gütmüş olduğunu bildirmektedir.[1122]



(262) Bedevileşmek


578— (144-s.) Ebû Hüreyred'en rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir :

«— Büyük günahlar yedi tane olup, onların birincisi Allah'a şirk koşmaktır. (İkincisi haksız yere) adam öldürmektir. (Üçüncüsü) iffetli kadınlara zina isnat etmektir. (Dördüncüsü) hicretten sonra (sahralara çekilip) bedevîleşmektir; (ve saire...)[1123]



Dokuz veya yedi olarak sayılan büyük günahların hangi şeyler olduğunu öğrenmek için 8 sayılı hadîs-i şerîfe bakınız. Burada hicretten sonra bedevîleşmenin de büyük günah olduğu bildirilmektedir.

Şehir ve kasaba emsali beldelerde ikâmet etmeyip çölde yaşayan ve şehirlere inmek ihtiyacını duymayıp bir nevi göçebe hayatı sürenlere Bedevi = A'rabî denir. Bunlar şehir medeniyetini almadıkları için yalnız başına asude yaşayan, içtimaî meselelerle uğraşmayan kimselerdir. Böyle bir hayat içinden hicret ederek cemiyet hayatına intikal edenlerin tekrar eski hayatlarına dönmeleri günah sayılmıştır. Çünkü bu harekette, İçtimaî vazifeleri bırakıp tenhaya ve inzivaya çekilme vardır. Cemiyet içinde vazife almak, savaşlara katılmak, birbirine yardımcı olup, ihtiyaçlarını karşılamak Müslümanlara düşen vazifedir. Böyle mühim vazifeleri bırakıp da kenara çekilmek günahtır, hatta büyük günahlardandır,

Fitne ve fesada karışmamak ve bir haksızlığa karışmamak maksadı ile böyle münzevî hayata geçmenin caiz olduğu görüşü ve rivayetleri vardır. Fakat bu cevaz herkese uygulanabilecek bir şumül taşımaz, istisnaî haller karşısında uygulanması caizdir.[1124]



(263) Köylerde Oturan Kimse


579— Sevbân'ın şöyle dediğini işittim:— Resûlüllah (SallaîlahÜ Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

«— Köylerde oturma; çünkü köylerde oturan, mezarlarda oturan gibidir,»

Ravilerden Ahmed îbni Asım demiştir ki:

«— Küfür, köyler demektir.»

Başka bir yoldan gelen rivayete göre, Sevbân'ın şöyle dediği işitilmiştir;

— Peygamber (Sattallahü Aleyhi ve SeWem] bana şöyle buyurdu:

«— Ey Sevbân! Köylerde oturma; çünkü köylerde oturan, mezarlarda oturan gibidir.»[1125]



Şehirlerden ve ilim merkezlerinden uzak köylerde yaşamak, bîr nevi ölöler arasında yaşamaya benzer, ilim ve faziletle olgunlaşmayan, terbiye ve edebden mahrum olan kimseler mana bakımından ölü sayılırlar. Bu gibi manevî ölOler de İlmin ve âlimlerin uğramadığı köylerde bulunurlar, iste böyle ilim ve faziletten mahrum bulunanlar arasında oturmak ve yaşamak, hissiz ve duygusuz Ölöler arasında yaşamak olur ki, bu yaşayışı Peygamber Efendimiz Sevbân hazretlerine ve dolayısiyle ümmete yasaklamışlardır. İlim ve irfan yuvası haline gelen veya ilim ışığı altında gelişen köyler bu hükmün dışında kalır. Hatıra gelir kî, böyle ilim ve irfandan mahrum olan köyleri ilim sahiplerinin aydınlatması ve onları cehaletten kurtarması bir vazife değil midir?

Tek başına olarak bir kimsenin koyu geleneklerine bağlı bir köy halkını uyarması mümkün olmadığı takdirde aralarında bulunması, ölüler arasında bulunması sayılır. Eğer bu cahilleri selâmete çıkarma imkânı varsa, bunu yapmak bir hizmettir ve büyük bir vazifedir. Bu takdirde ölüler arasında yaşama diye bîr şey kalmaz. Hepsi ilim ve fazilet sahibi kimseler olurlar.[1126]



(264) Akarsu Kenarlarındaki Yaylada Oturmak


580— Şurayh demiştir ki:

— Hz, Âişe'ye sahraya çıkmaktan sordum ve dedim ki:

— Peygamber (SallaliahÜ Aleyhi ve Seilem) sahraya çıkıp oturur muydu? Hz. Âişe şöyle dedi :

— Evet, şu akar su vadisine çıkıp ikâmet ederdi.»[1127]



Büdüvv ve Bedavet, sahraya çıkıp oturmak manasınadır. Tilö1 da, dağ başından itibaren vadiye kadar uzanan akar suların yatağına denir. Bundan anlaşılıyor ki, bazı zamanlarda hava değişikliği İçin Peygamber Efendimiz sahradaki vadilere çekilmişler ve bir müddet ikâmet etmişlerdir. Bizim memleketimizde sahra olmadığından, bunun yerine yayla tâbiri kullanılmıştır. Nitekim bizde de senenin birkaç ayında şehir ve kasabalardan hava değişikliği için asude ve temiz havalı yerlere çıkılır ki, bu yüksek yerlere yayla denir. Bu ikâmetler geçici olduğu için, bundan önceki iki bölümle aykırı düşecek bir mana düşünülemez.[1128]



581— (145-s.) Amr îbni Vehb'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir :

«— Muhammed îbni Abdullah b. Üseyd'i gördüm, ihramda iken hayvana bindiği zaman omuzlarından elbisesini (ihramını) alıp, onu oylukları üzerine koymuştu. Dedim ki:

— Bu (yaptığın) ne? Şöyle cevap verdi:

— (Babam) Abdullah'ı gördüm, böyle yapıyordu.»[1129]



Bu haberin, sahraya çıkmak bölümü ile olan ilgisi anlaşılamamaktadır. Ancak Muhammed ibni Abdullah'ın hac etmek üzere ihrama girmiş olması, onun yolculuğuna ve sahraya çıkmış olmasına deiâet eder. Bu yolculuk esnasında akarsu vadilerinde ikâmet etmiş olması da düşünülebilir.

İnsan ihramlı iken, yani belden aşağı bir parça ve yukarı kısım için bir parça olmak üzere büründüğü iki elbise ile hayvana binince, bacak kısımları açılır, ön ve ayak kısımlarını örtmek için, omuzlar üzerindeki elbise oyluk ve bacaklar üzerine konduğu anlaşılmaktadır, örtünmeye riayet için yapılan bir harekettir. Erkeklerde bakılması haram olan kısım, göbekten diz kapakları altına kadar olan yerlerdir. İşte bu kısımları örtmek farzdır.[1130]



(265) Sır Saklamayı Ve Ahlâklarını Öğrenmek İçin Herkes İle Oturmayı Seven Kimse


582— (146-s.) Abdullah îbni Abdurrahman İbni Abdi'1-Karî anlattığına göre, Ömer Îbni'l-Hattab ve Ensar'dan bir adam (beraberce) oturuyorlardı. O esnada (babam) Abdurrahman îbni Abdi'1-Karî gelip onların yanına oturdu. Bunun üzerine Hz. Ömer:

«— Biz, sözümüzü kaldıranı, (buradan alıp öteye beriye götüreni) sevmeyiz.» dedi.

Abdurrahman ona şöyle cevap verdi:

— Ben şunlara haber götürmek için oturmuyorum, ey müminlerin emîri!..

Hz. Ömer:

«— Pekiyi, öyle ise şu ve şu kimselerle otur ve bizim sözümüzü onlara nakletme!» dedi. Sonra Ensar'dan olan arkadaşına şöyle dedi:

— İnsanlar, benden sonra kimin halife olacağını söylüyorlar, kimi uygun görüyorlar?»

Ensar'dan olan bu adam da, Muhacirlerden bir takım erkekler saydı, Ali'nin ismini söylemedi. Hz. Ömer :

«— Ebu'l-Hasan'dan (Ali'den) onlara ne oluyor, (onu istemiyorlar)? Allah'a yemin ederim ki, o, aleyhlerine olsa bile, onları hak yol üzere durdurmakta, onların en elverişlisidir.» dedi.[1131]



Kalpte bulunan bir niyyeti, bir söz veya haberi insanlara açıklamayıp içinde tutmaya «Sır saklamak» denir. Muvaffakiyet sebeplerinin en kuvvetlisi ve düzen halinin sağlanması çaresinin başı sır saklamaktır. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)''den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur:

«— îşte ve ihtiyaçlarınızın başarıya ulaşması için gizlilikten faydalanınız; çünkü her nimete hased edilir.»

Hz. Alî (Radtyaîlahuanh) da şöyle demiştir:

«.-Senin sırrın esirindir; eğer onu söylersen, sen onun esiri olursun.»

İnsan esrarını İçinde sakladıkça, onlara sahip demektir. Fakat bunları dışarıya ifşa ettiği zaman, bu hakimiyeti kaybeder ve onların dış tesirleri altına girerek bir nevi esrarın esiri olur. İnsan kendi esrarını ifşa etmekten kaçınması gereklidir. Bundan daha önemlisi, başkasına ait esrarı yaymaktır; çünkö bunda emanete hİyanet vardır. Bir de kötü niyetle olursa koğu-culuk vasfını taşır. Bu iki yönden haram kısmına girer. O halde insan hem kendine ait olan esrarı, hem de kendine emanet edilen başkasına ait esrarı gizli tutmalı, başkasına yaymamalıdır.

İşte Hz. Ömer de, yanında bulunan dinleyiciye, konuşulan siyasî ve ciddî meseleleri başkalarına gidip anlatmamayı, fakat meclislerinde bulunmayı tavsiye etmişler, bize de bu mevzuda takip edilecek doğru yolu göstermişlerdir.[1132]



(266) İşlerde Sab1rlılık Ve Ağır Başlılık


583— (147-s.) Hasan bize şöyle anlatmıştu :

«— Bir adam vefat edip geriye bir oğlu ile bir azadlısını bıraktı. (Ölürken) oğluna bakmasını, azadlısına vasiyyet etti. Azadlısı da oğlunu yetiştirmekte, bulûğ çağına kadar kusur etmedi ve onu evlendirdi. Çocuk azadlıya dedi ki:

— Beni hazırla, ilim tahsil edeceğim.

O da onu hazırladı. Bunun üzerine çocuk bir âlime gidip, ondan ilim öğrenmek istedi. Âlim ona şöyle dedi:

— (Evine) gitmek istediğin zaman bana söyle, sana öğretirim. Çocuk:

— Çıkıp gitmeye hazırlandım, bana öğret, dedi. Âlim :

— Allah'dan kork, sabırlı ol ve acele etme, dedi. Hasan demiştir ki:

— İşte bütün hayır buradadır.

Nihayet çocuk dönüp geldi, nerde ise üç şeyden ibaret olan tavsiyeleri unutacaktı. Memleketine geldiği zaman hayvanından indi. Evine varınca, orada karısından ayrı bir yerde uyumakta olan bir adam buldu. Kendi karısı da uyuyordu. Kendi kendine dedi ki:

— Allah hakkı için bunu ne bekliyorum, ne istiyorum.

Sonra hayvanına döndü. Kılıcını almak (ve onunla uyumakta olan adamı öldürmek) isteyince, dedi ki:

— Allah'dan kork, sabırlı ol ve acele etme.

— Bununla hangi şeyi bekliyorum, dedi.

Sonra hayvanına döndü. Kılıcını almak istediği zaman, tavsiyeleri hatırladı. Tekrar adama dönüp baş ucunda durunca, adam uyandı. (Yakını olduğunu anlayıp) adamı görünce üzerine atılıp onu kucakladı, onu Öptü ve ona olan kötü zannını giderdi. Adam tahsilden dönen çocuğa sordu:

— Benden sonra ne ile karşılaştın? Çocuk;

— Vallahi, senden sonra büyük hayır elde ettim; vallahi, senden sonra büyük hayır kazandım: Ben, bu gece, senin başınla kılıç arasında üç defa gezindim (ve seni Öldürmek istedim) de, kazandığım ilim, seni öldürmekten beni engelledi, dedi.»[1133]



Dünya İşlerinde teenni ve sabırla hareket etmenin insana ne büyük faydalar sağlıyabileceğİni bu haberde anlatılan vak'a bize açıkça göstermektedir. Bir rivayette de Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seiiem) -.

«— Sabır ve teenni île hareket etmek, âhiret işinden başka her şeyde hayırlıdır.»

Buyurmuştur. Çünkü dünya işlerinde, kesin ve peşin olarak hangi yönün hayırlı olduğu kestirilemez, inceleme ve araştırma sonunda gerçek anlaşılabilir. Bunun İçin tahmin ve zanla hareket etmeyip işleri tahkîkden sonra karar vermek ve İcraata geçmek icab eder. Böyle hareket edilirse, iş sonunda pişmanlık çekilmez, isabetli iş görülmüş olur.[1134]



(267) İşlerde Müsamaha


584— Abdülkays Eşec'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki:Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

«— Gerçekten sende iki huy vardır ki» Allah onları sever.»

Ben dedim ki:

— Ey Allah'ın Resûliv bunlar hangi şeylerdir? Peygamber:

«— (Bunlar) Yumuşak huyluluk c= müsamahakârlık ve hayadır.» buyurdu.

Dedim ki:

— (Bunlar bende) Eskidenberi mi, yoksa yeni mi bulunuyor? Peygamber (Sallalhhü Aleyhi ve Setlem) :

«— Eskidenberi...» buyurdu. Ben de:

— Beni iki ahlâk üzere yaratıp da onları seven Allah'a hamd olsun, dedim.[1135]



Haya = utanma hakkında özel bir bahis gelecektir. Burada yumuşak huylu ve müsamahakâr olmanın faziletini Peygamber Efendimiz bize öğretr mekîedir. Hilm, aslen zulme karşılıkta bulunmayıp sabretmek ise de, daha çok yapılan hata ve günahları görmeyip bağışlama hasletine isim olarak kullanılmaktadır. Sabır ve merhameti geniş olanlarda bulunan güzel bir ahlâktır. Böyle dinin emrettiği güzel ahlâk sahiplerini de Allah sever ve onların işlerinden razı olur.[1136]



585— Katade'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki:

— Abdülkays kabilesinden Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e giden heyetle karşılaşan bize anlattı. (Katade, Ebû Nadra'yi zikretti). O da Ebû Sâîd El-Hudrî'den rivayet etti. Dedi ki:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Eşecc-i Abdilkays'a şöyle buyurdu:

«— Sende iki ahlâk vardır ki, Allah onları sever: Bunlar, hilim ve teennidir.»[1137]



Bu hadîsi İmam Müslim uzunca bir vak'a olarak rivayet etmiştir. Kitd-bu'l-iman 26 sayılı hadîse ve bundan öncekine bakılsın.[1138]



586— Ibni Abbas'dan rivayet edildiğine göre, demiştir ki: — Peygamber (Salîallahü Aleyhi ve Sellem) Eşecc'e —Eşecc-i Abdil-kayş'a — §Öyle buyurdu :

«— Gerçekten sende iki haslet vardır ki, Allah onları sever: (Bunlar) hilim ve teennidir.»[1139]



587— Mezîde El-Abdî'den işitildiğine göre, şöyle demiştir:

— Eşecc yürüyerek Peygamber (Salîallahü Aleyhi ve Sellem) 'e kadar gelip elini tuttu ve onu öptü. Peygamber (Salîallahü Aleyhi ve Sellem) ona şöyle dedi:

«— Gerçekten sende iki huy vardır ki, Allah ve onun Resulü onları sever.»

Eşecc dedi ki:

— Yaratıldığım bir tabiat mı (bu), yoksa benim ahlâkım mı? Hz. Peygamber (Saİlallahü Aleyhi ve Sellem) :

«— Hayır, doğrusu yaratılışında vardır.» buyurdu. Eşecc dedi ki:

— Allah'ın ve Resulünün sevdiği bir ahlâk üzere beni yaratan Allah'a hamd olsun.[1140]



Lâfızlarda bazı değişikliklerle rivayet edilen bu hadîs-i şerifin taşıdığı mana ile daha önceki hadîslerin manası arasında ayrılık yoktur. Hepsinde Eş ece-i Abilkays'ın yaratılıştan İki güzel huya sahip bulunduğu beyan buyurulmaktadır.

Ejec kimdir? :

Eşecc-i Abilkays diye tanınan ve Mekke fethinden önce İslâm'ı kabul eden ve kavminin ulularından bir şahabıdır ki, Hz. Peygambere Bahreyn'den gelen Abdülkays heyetinde bulunmuştu. İşte bu ziyaretleri münasebetiyle geçen hadîsler varid olmuştur. Asıl adı M ü n z i r İ b n İ Â i z '-dir. Hz. Peygamber in kendilerine olan iltifatı, onun şeref ve faziletini ispata kâfidir. Hayatı hakkında geniş bilgiye raslanmamıştır. Bilgi için 1193 sayılı hadîse bakılsın. Allah ondan razı olsun.[1141]



(268) Azgınlık Ve Taşkınlık


588— (148-s.) İbni Abbas'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

«— Eğer bir dağ, bir dağa azgınlık ve zulüm edeydi, azgınlık eden parça parça edilirdi.»[1142]



Hudodu aşmanın ve başkasına tecavüz etmenin dehşetinr" beyan için dağlar misal' olarak verilmiştir. Bİr dağ diğer bir dağa haksızlık eder ve ona tecavüzde bulunursa, İlâhî adalet tecavüzde bulunan azgını yer ile bir eder. Bu vahim akıbetten insanoğlu ibret alarak hiç bir zaman tecavüze yeltenmemeli ve adaleti çiğneyerek başkalarına zulmetmemelİdir.[1143]



589— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (Saîlallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

— Ceilnet'le Cehennem tartıştılar: Cehennem dedi ki:

— Zorbalarla azamet sahipleri benim içime girerler. Cennet de dedi ki:

— Beu^m içime ancak biçarelerle fakirler girer. (Allah Tealâ) Cehennem'e:

— Sen benim azabımsın, seninle dilediğime azab ederim, buyurdu. Cennet'e de:

— Sen benim rahmetimsin, seninle dilediğime merhamet ederim, buyurdu.»[1144]



590— Fudale İbni Ubeyd, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'den rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

«— Üç kimse vardır ki, onların günahları sorulmaz. (Ateşe atılırlar):

1— İslâm topluluğundan ayrılıp da idarecisine asi olan ve isyanı üzere ölen kimse; işte bundan günahı sorulmaz.

2— Efendisinden kaçan erkek veya kadın köle.

3— Bir kadın ki, kocası gurbete çıkmış ve kendisine dünya geçimini sağlamıştır; böyle iken onun arkasında süslenip dışarı çıkmış ve dolaşmıştır.

Yine üç kimse vardır ki, onların günahı sorulmaz :

1— Allah'a azamet ve izzet sıfatlarında ortaklık iddi* eden.

2— Allah'ın işinde şüphe eden.

3— Allah'ın rahmetinden ümidini kesen...»[1145]

Bu hadîs-i şerîfte 6 çeşit günahın ağır sorumluluğu belirtilmektedir. Bunlar arasında isyan ve zulüm günahı da vardır. Konu zaten bununla ilgilidir.

İlk bakışta, günahdan sorulmamak, sorumlu olmamak ve cezaya çarpılmamak gibi bir manayı hatıra getiriyorsa da mana tam aksine olarak hiç hesaba çekilmeden doğrudan doğruya Cehennem'e atılmayı gerektirmektedir. Nitekim Cenab-ı Hak, Kasas Sûresi'nin 78. âyeti sonunda :

— Mücrimler günahlarından sorulmaz!» buyurmaktadır.

Bunun manası şu : Allah böyle mücrimlerin günahlarını bilir de hemen onlar Cehennem'e atılırlar.

İşte bu hadîs-i şerîfte sayılan 6 çeşit günahı İşleyenlerin suçları ağır olduğundan, haklarında bir soruşturma yapılmadan ve onlara sorgu açılmadan hemen Cehennem'e atılırlar. Bu günahları ayrı ayrı ele alalım :

1— İslâm topluluğunu parçalamak ve dağıtmak, Müslümanları birbirine düşürmek olacağından en büyük yıkımı doğurur ve düşmanların hakimiyetini sağlar. Müslüman devlet reisine ve idareciye de isyan edip karşı çıkmak aynı neticeyi doğurur. Büyük felâket getiren günahın azabı da büyük olur.

2— Erkek olsun, kadın olsun efendisinden kaçan köleler de günah işlemiş olurlar; çünkü kendilerine sahip olan efendiye isyan etmişlerdir. Hak olan şeye itaat İslâm'da esastır.

3— Bir kadın ki, kocası herhangi bir İhtiyaç için evinden ayrılmış ve kendisine evini barkını emanet etmiştir, geçimini sağlayarak levazımatı da bırakmıştır, onun süslenip dolaşması ve fenalıklara sebebiyet verecek ta^ vırlar takınması bağışlanacak günah değildir. Böyleleri de soruşuz Cehennem'e girerler.

4— Allah Tealâ'mn Ululuk ve üstünlük sıfatları vardır. Bunlara Kibriya = Azamet ve İzzet sıfatları denir. Bu sıfatlarda Allah a eş olurcasına büyüklü taslamak ve kibirlenmek, insanlara karşı üstünlük iddia eîme.< yine büyük günahtır, insanı sinte doğru götürür. İnsan halini düzeltmediKçe kurtuluşa eremez. 5— Allah'ın hikmetlerinde, kaza ve kaderinde şüpheye düşmek, iman zafiyetine ve imansızlığa delâlet eder. Bu itibarla sorumluluğu ağırdır. Allah in emirlerine ve yasaklarına kesin olara* inanmak ve iman etmek şarttır. Şüphe içinde iman muteber olmaz. İman olmayınca kütür taha^Kuk eder. 6— Allah'ın rahmeti çok geniştir. En büyük günah olan Şirk günahını İşleyen kimse senelerce bu İnançla yaşadıktan sonra tevbe edip gerçek imana sahip olursa, yine Allah onu bağışlar. Onun için Allah m rahmetinden daima ümitvar olmak ve ümitsizliğe düşmemek icab eder. Nasıl olursa olsun Allah beni artık bağışlamaz diye bir inanç taşımamalıdır. Tevbe edip halimi düzelttiğim takdirde Allah beni bağışlayacaktır demelidir. Fudale Ibnİ Ubeyd kimdir?: Medîneli ashabdan olup, künyesi Ebû M u h a m m e d 'dir. İslâm'a geçişi kadîm olmakla beraber Bedir savaşına katılamamış, fakat ondan sonra Uhud ve diğer savaşlarda bulunmuştur. Şam ve Mısır fetihlerinde bulunmuş, sonra Şam'da ikâmet etmiştir. Hz. M u a v i ye kendisini Dimaşk kadılığına tayin etmiştir. Hz. Peygamber den ve E b u D e r d â 'dan hadîs rivayet etmiş, kendisinden de Sümame ibni Şefî, Hubeyş İbni Abdullah, Alî İbni R i b a h , Ebû Alî El-Cinnî, Muhammed İbni Kâ ' b ve başka zevat rivayet etmişlerdir. Atları geçecek kadar koşucu idi. Seferde taşlan birbirine çarparak ateş çıkarıp yakardı. Vefatı Hz. Mua-viye devrinde hicretin 53 yılındadır. Allah ondan razı olsun.[1146] 591— Abdülaziz babasından, o da Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)''den rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurdu : — Allah her günahdan dilediği cezayı kıyamete kadar geciktirir; ancak azgınlık etmek ve ebeveyne asi olmak yahut akrabalık bağlarını kesmek günahları müstesnadır. Bu günahların sahiplerine ölümden imce ceza hemen verilir.»[1147] 15, 25, 26 ve 27 sayılı bölümlerde ana-babaya asî olmak, akrabalık bağlarını kesmek günahları üzerinde durulmuştu. Bilgi İçin bu bölümlere müracaat edilsin. Burada azgınlık ve hududu aşma, başkasının hakkına tecavüz etme günahı münasebetiyle diğer anct-babaya asî olmak ve akrabalık bağlarını kesmek günahları da zikredilmiştir.[1148] 592— (149-s.) Yezîd İbni'l-Esam'dan rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Ebû Hüreyre'nin şöyle söylediğini işittim: «— Sizden biriniz, kardeşinin gözündeki çöpü görür de, kendi gözündeki kirişi —veya kütüğü— unutur.» Ebû Ubeyd demiştir ki: — «Cezel» büyük ve yüksek ağaca denir.[1149] Devamlı olarak nefsini murakabe etmeyen ve kontrol altında bulundurmayan kimse, karşısındaki kardeşinin kusur ve ayıplan ile meşgul olur. Böylece kendinde bulunan büyük kusurları unutur da kardeşinin önemsiz kusurları dolayısiyle ona tecavüze kadar gider ve onu incitir. Bu,şekildeki hareket de bir qzgınlık ye taşkınlık işidir, bir haksızlıktır. Böyle bir tutumdan kurtulup selâmete çıkmak iÇİn, önce vnsan kendi hareketlerini kontrol altına almalı ve nefsini düzeltmelidir. Aksi halde zulmetmiş olur.[1150] 593— Muayiye îbni Kurre7şöyle anlatmıştır: — Ma'kal El-Müzenî ile beraberdim de o, yoldan bir engel giderdi. Ben de, (yolcuya zarar veren) bir şey gördüm ve ona koşup giderdim. Ma'kal dedi ki: — Ey kardeşim oğlu! Benim yaptığım işi yapmaya seni götüren şey ne? , Muaviye cevap verdi: — Senin yaptığın şeyi gördüm de ben onu yaptım. Ma'kal dedi ki: — Güzel ettin, ey kardeşim oğlu... Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seltem)'in şöyle buyurduğunu işittim: «— Müslümanların yolundan kim bir engeli kal d ir ir sa, ona bir sevab yazılır. Kimin de sevabı kabul olunursa Cennet'e girer.»[1151] însan ve hayvanların geçtiği bir yol özerinde görülecek engelleri kaldırmak ve yolu düzeltmek sevab olan işlerdendir. Çünkü bunda, İnsanlara ve hayvanlara eziyet verecek şeylerin yok edilişi vardır. Dolayısİyle insan ve hayvanlara eziyet vermemek vardır. İnsan gördüğü ve gücü yettiği bîr iyiliği yapmaz da onu terk ederse ve böylece başkasının eziyet çekmesine razı veya sebep olursa, bu bîr tecavüz hareketi olur. Bu gibi dolaylı azgınlık ve tecavüzlerden de kaçınmak Müslümana düşen bîr vazifedir, üstelik karşrlığında da Cennet'e götürecek bir mükâfat vardır. Ma'kal El-Müzenî kimdir? : Babasının adı Yesar olup, künyesi Ebû A I i 'dir, bu künyede başka sahabî olmadığı söylenir. Hudeybiye vak'asından önce Müslüman oldu ve «Rıdvan B;atı»nda bulundu. Hz. Ömer'in emri İle Basra'da Ma'kal kanalını kazmış olduğundan, bu kanal kendi adı ile yad edilmektedir. Kendisi Hz. Peygamber'd en ve Numan ibni Mukrin 'den hadîs rivayet etmiş, ondan da Imran ibni Husayn, Amr ibni Mey-mun, Ebû Osman El-Nehdî, Hasan El-Basrî ve başkaları rivayet etmişlerdir. Rivayet ettiği hadîsler Kütüb-i Sitte'de vardır. Basra'ya geçip orada İkâmet ederek Hz. M u a v i y e 'nİn hilâfeti zamanında 60-70 yaşlan arasında vefat etti. Allah ondan razı olsun...[1152] (269) Hediye Kabul Etmek 594— Ebû Hüreyre, Peygamber (Sallaîlahü Aleyhi ve SellemVâen şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: «— Hediyeleşiniz ki, sevişmiş olursunuz.»[1153] Bir Müslüman kardeşin gönlünü almak ve sevgisini kazanmak için ona verilen şeye hediye denir kî, bu sünnettir. Peygamber Efendimiz hediyeyi kabul etmişler ve yenecek kısımdan olanı da yemişlerdir. Ancak bir hikmet ve sebebe bağlı olarak hediye kabul etmedikleri de vakidir. Hediye kalplerdeki soğukluğu giderir, kardeşler arasında sevgi ve yakınlık doğurur. Hediye verişte, önce hediye verilen kimseyi razı etmek, sonra sevab kazanmak niyeti bulunur. Sadaka ise böyle değildir. Sadaka, önce Allah rızası için bir İbadet olarak verilir. Sadaka verilen razı olsa bile, onun rızasını kazanmak maksadı taşınmaz.[1154] 595— (150-s.) Enes îbni Malik şöyle derdi: — Yavrularım! Aranızda harcama yapın, (hediyeleşin); çünkü bu aranızdaki ilgilerin en sıcağıdır.»[1155] (270) İnsanlara Kızgınlık Hâli Girince Hediyeyi Kabul Etmeyen 596— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: — Fezare oğullarından bir adam Peygamber (SailaİiahÜ Aleyhi ve Selîem)'e bir deve hediye etti. Peygamber de buna karşılık ona hediye verdi. (Adam umduğuna kavuşamayınca) bu onu kızdırdı. Bunun üzerine Peygamber (Salîaîlahü Aleyhi ve Sellem)'m minberde şöyle buyurduğunu işittim: «— İnsanlardan biri hediye veriyor, ben de ona yanımda olan şey miktarmca mukabele ediyorum da, sonra (bu hediyem) kızdırıyor. Allah'a yemin ederim! Bu yılımdan sonra Arablardan hediye kabul etmiyeceğim; ancak Ktıreyş kabilesine mensub olanlardan, Ensar'dan, Sakaf yahud Devs kabilesinden kabul edeceğim.»[1156] Bu hadîs-i şerîfi manaca açıklar şekilde Tirmizî Menakıb bahsinde 3940 ve 3941 sayılı hadîsleri tahrİç etmiştir ki, birincisinin manası şöyledir: «— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre bir bedevi Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e genç bir dişi deve hediye etti. Peygamber de ona böyle develerden altı tane vererek ona mukabelede bulundu. (Adam azımsayarak) bunlardan kızdı. Bu hal Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Se/femJ'e ulaştı. Peygamber Allah'a hamd edip onu övdükten sonra buyurdu: «— Falan kimse bana bir dişi deve hediye etti; ben de bu cinsten ona altı tane vererek hediyesine karşılıkta bulundum. Böylece adam (razı olmayıp) kızgınlığa düştü. Artık karar verdim ki, Kureyş'den, Ensar'dan, yahud Devs kabilesinden olanlardan başka kimseden hediye kabul etmî-yeceğim.» Peygamber Efendimiz Kureyş kabilesi, Medîne'lt ashab ve Devs kabi-les'nîn cömertliklerini bildiği için bunlardan hediye kabulünü uygun bulmuşlardı. Hediye, hediye verilen kimseyi memnun etmek için verilen ve karşılığında gönül rızasından başka bir şey beklenmiyen bir cömertliktir. Hediye karşıtlında daha fazla bir şey beklemek veya buria nail olmayınca kızrnak kardeşlik duygusu dışında bîr çıkar yolu aramak olur ki, bu makbul değildir. Bu şekilde hareket edenlerin hediyesini kabul etmemek yerinde olur. Hele görgü ve edebden mahrum bulunan bedevî'ler ayarındaki kimselerden kabul edilecek hediyelerin sebebiyet vereceği nahoş haller karşısında bu gibilerden hediye kabul etmemek selâmet yoludur. Hedîye kabul edip de ona mukabele etmemek, cömertlere yakışmayan ve cimrilik ifade eden bîr haldir. Sevgi bağlarının her İki taraftan kuvvetlendirilmesi için bunun karşılıktı olması lâzımdır. Peygamber Efendimiz faz-lasiyle hediyelere mukabele etmişler ve cömertlikte de örnek olmuşlardır.[1157] (271) Utanmak 597— Ebu Meş'ud Akabe demiştir ki, Peygamber (Salhîlahii Aleyhi ve Sellem) şöyle .buyurdu : «— tik peygamberlik kelâmından (zamanımıza kadar gelip) insanların ulaştığı söz, utanmadığın zaman dilediğini yap, sözüdür.»[1158] Haya, bir değişiklik ve inkisar halidir ki, insana kınandığt-ve ayıplandığı çirkin bir İşten dolayı arız olur. insanlarda haya büyük ve muteberdir vasıftır. Hayası ,tam olanlar, çirkin ve hoşa gitmeyen her iş ve hareketten, bayağı.ye adi sözden kaçınırlar. Haya, fenalıklardan insanı alıkoyan bîr haslettir, İnsandan bu güzel haslet kalktığı zaman insan her fenalığı yapabilecek kıyama,gelir ve kimseden çekinmeden pervasızca çeşitli rezaletler iş.ler. Hadîs-İ şerîf bunu ifade etmektedir. Bundan başka bir takım değişik görüşlerle manası açıklanmaktadır. Bu görüşler şunlardır: 1— Geçen peygamberlerin şeriatından olup, hükmü kafkmıyan, doğruluğu, güzelliği üzerinde ittifak olunan ve bu ümmete varıncaya kadar tevarüs edilen bir huydur, İnsan utanmadığı zaman; bu hayasızlık hali onu dilediği işi yapmayasevk eder, vicdanında engelleyici bir engel bulamaz. Bunun için İnsan haya etmelidir kî, hava onu kötü şeylerden engellesin. Hadîste : «—Utanmadığın zaman dilediğini yan!» Demek, insanı kötü isi yapmaya teşvik delildir. Utanmayan kimse, dİ-ledrğîrn yapar, de,m6ktir. Dahd doğrusu, fenalıklardan seni engellenecek bir utanman ypksa,'nefis arzularının sana emrettiği şeyleri yap; çünkü Allah senî görüyor, cezanı verecektir, manasım taşır. Nitekim Cenab-ı Hak: «— Dilediğinizi yapın; zira Allah işlediklerinizi hep görüyor (Amellerinize göre size ceza verecektir.) Fussilet Sûresi> âyet: 40»

2— Ayıptan utanmazsan, yüzün kızarmazsa iyi, kötü nefsin neyi emrediyorsa onu yap, yani bunları yaparsan cezanı çekersin diye bîr azarlama manası taşır.

3— Yapacağın bir iş sonunda utanma halinden emin isen, utanılacak bir iş değilse, bu gibi İşlerden dilediğini yap, demektir.

4— İstediğini yap, cezasını çekeceksin, diye bir korkutma manası taşır.

5— Hadîs-i şerîf ibahe manasını İfade eder. Bir şeyi yapmak istediğim zaman, eğer o iş Allah dan ve insanlardan utanmayı gerektirecek bîr şek değilse onu yap, İstersen de yapma.

Haram ve mekruh olan şeyleri işlemek utanmayı gerektirir. Böyle işlerden kaçınmanın bir ilâcı da hayadır. Haya bulununca haram ve mekruh İşlerden kaçınılmış olur. Allah'dan ve insanlardan utanmak en iyi bir haslet ohjp, fenalıklara engel olduğundan hadîs-İ şerîf müminleri utanmaya teşvik etmekte ve böylece hakdan ayrılmamayı beyan etmektedir.

İnsanın utanması şu üç şeye karşı olur:

1— İnsanın Allah'dan utanması ki, Allah'ın emirlerine sarılması ve yasaklarından kaçınmasıdır. Allah dan haya etmeyen yasaklan çiğner, emirlere karşı laubali olur.

2— Bir kimsenin diğer insanlardan haya etmesi: İnsanlardan utanmayan, insanların ayıp ve çirkin gördüğü şeyleri de yapar, aldırış etmez. İnsanlardan da utanmalıdır ki, fena söz ve hareketlerde bulunmasın.

3— İnsanın kendi nefsinden utanması: İnsanın kendi yaşına ve haline bakarak yalnız başına bulunduğu zaman kötülüklerden sakınmasıdır. Bu olgun kimselerde bulunan bir haldır. Bir kimsede bu üç şekil özere haya bulununca, işte o kemale ermiş demektir.[1159]



598— Ebû Hüreyre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellemyin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

«— İman, altmış birkaç — (yahut yetmiş birkaç — daldır. Bu kısım hasletlerin en faziletlisi LÂ İLAHE İULALLAH'dır. Faziletçe en dtişüğü de, yoldan engeli (eziyet veren şeyi) gidermektir. Haya da imandan bir daldır.»[1160]



Haya da İmandan bir daldır; çünkü hayanın kemali Allah'dan korkan ve ondan utananlarda olur. Allah'ı tanımak ve onun buyruklarına saygılı olmak iman esaslanndandır. Bu bakımdan haya imanın bir dalıdır.

Dinin bir emridir diye inanıp insanlara eziyet veren tas, toprak, diken, pislik, çöfi gibi şeyleri yollardan kaldırmak da imandan bir dal sayılmıştır ve faziletçe en düşüğü olmuştur. Böylece iman dallan içinde en faziletlisi fevhİd kelimesi, en aşağısı da yoldan engeli kaldırmak olmuştur. Haya, bu iki mertebe arasında bir yer işgal eder. islâm dininin Allah tarafından gönderilen ve Peygamber elçiliği İle İnsanlara tebliğ edilen hak din olduğuna İnanıp da onun yasaklarını işlemekten utanç duymak, muhakkak ki, iman eseridir ve imanla ilgilidir. Bu emir ve yasakların hak olduğuna İnanmayanlar din işlerinde haya etmezler. Onun için insanın iradesiyle kazanılan haya, imandan bîr daldır, İmanla ilgilidir.

Haya hakkında bilgi için daha önceki hadîsin açıklamasına bakılsın.[1161]



599— Ebû Saîd El-Hudrî'den şöyle dediği işitilmiştir: «— Peygamber (Salîalkthü Aleyhi ve Sellem), haya bakımından kendi köşesine çekilmiş bakireden daha ilerde idi ve bir şeyden hoşlanmadığı eaınan onu yüzühdeft tanırdık, (hoşlanmadığı, şeyi yüze karşı söylemezdi, fakat hoşnudsuzluğunu yüzündeki halden anlardık).»[1162]



Peyaamberljğİn kemal sıfatlarını kendinde toplayan ahir zaman Peygamberinin1 Kdya bakımından da ah'tâkı belirtilmekte ve ziyadeliğİne bu had^s-i 'şerifle işaret edilmektedir.[1163]



600— Hz. Osman ve Hz. Âişe anlatmışlardır ki, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'H.z, Âişe'nin yatağında, Âişe'nin hırkasını giyiniş olduğu halde yatarken, o sırada Ebû Bekir içeri girmek için Resûlüllah'dan izin istşdi. Peygamber bulunduğu vaziyette ona izin verdi ve işini gördü, sonra Ebû Bekir dönüp gitti. Sonra Hz. Ömer (Radiyallahu anh) (içeri girmek için) izin istedi. Peygamber o vaziyette iken ona izin Verdi de, ihtiyacını karşıladı. Sonra Hz. Ömer '(İşine) döndü. Hz. Osman demiştir ki:

— Sonra ben (içeri girmek için) Peygamberden izin istedim de (Peygamber yatmışken doğrulup) oturdu ve ÂiŞe'ye şöyle buyurdu.

«Elbiselerini topla, üzerini toparla.» Hz, Osman anlattı:

— Ben deremi Peygambere anlatıp, işimi gördüm;,: sonra ayrıldım. HzVOsman (yine şöyle) demiştir.:

— Hz.Âişe (Peygambere) sordu:

— -Ey Allah'ın Resulü! Hz. Osman (Radiyallahu anh) 'dan sakındığın gibi, Ebû Bekir ile Ömer'den —Allah her ikisinden razı olsun— sakınır sizi görmedim? Resûlüllah (SallalicihüAkyhiveSelletn) şöyle buyurdu;

«— Osman utangaç bir adamdır; korktum ki, bulunduğum o halde (yatarken) ona izin.verirsem, dileğini baha iletmez.[1164]



Haya bakımından Peygamberden sonra en ileri derecede bulunan Hz. O s m a ni'dır. Buna dair pek çok hadîs-i şerif varid olmuştur. Burada anla-tılan hâdise de buna açık bir delildir. Hz. O s m a n in faziletine îsfihyasina. dair hadîsler İçin Mustafa El-Bekrî'nin «Es-Salâvatü'l-Hamia» adlı eserinin terce m es i olan «Peygamberin Dilinden 4 Halifesi» kitabının, 201-231. sayfalarına, hal tevcemesİ için de 198-200. sayfalara möracâat'edİlsin.[1165]



601— Enes îbni Malik, Peygamber (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) 'in şöyle buyurduğunu anlatmıştır:

— Haya, bulunduğu bir şeyi süsler; kötü söz de bulunduğu bir şeyi ayıp lalar.»[1166]



Burada da,hayanın fazileti ve bulunduğu varlık üzerinde, muhakkak bir güzellik bırakacağı ifade buyurulmaktadır. Buna karşılık hayadan uzak çirkin ve kaba sözlerin, söyleyiciye ayıp bir manzara bırakacağı da açıklanmakta daima İstİhya tarafını tutmanın faydası belirtilmektedir.[1167]



602— Salim babasından rivayet ettiğine göre, Resûlüllah (Sallallofoü Aleyhi \e Sellem), hayadan dolayı (hakkını koruyamıyan) kardeşine öğüt veren bir adama rasgeldi. Bunun üzerine Hz. Peygamber:

«— Onu bırak, çünkü haya imandan bir daldır.» buyurdu.

îbni Ömer'den rivayet edildiğine göre de, şöyle demiştir : — Peygamber (Saîîaîlahü Aleyhi ve Sellem), hayadan dolayı kardeşini azarlıyan bir adama rasgeldi. Öyle ki, adam, (kardeşine) seni döverim (bir daha böyle yaparsan) diyor gibiydi. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

— Onu bırak, (azarlama); çünkü haya imandan (bir dal) dır.»[1168]



Hakkım koruyamayacak kadar haya sahibi olan bir kimseyi dahi hayadan arınmaya teşvîk yoktur. Haya baki kalmak suretiyle meşru yoldan hak aramalıdır. Utanma sebebiyle mahrumiyet çekenlerin manevî mükâfatları büyüktür. Bununla beraber dinin helâl veya mubah saydığı yollardan hareket etmemek ve bunlarda bile utangaç olmak makbul hareket değildir. Din adabına uygun olan utanma gözel haslettir.[1169]



603— Hz. Âişe şöyle anlatmıştır:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) , baldırından yahut bacaklarının bir kısmı açık olduğu halde yanı üstü yatıyordu. Ebû Bekir (Radiyallahu anh) (içeri girmek için) izin istedi. Peygamber bu halde iken ona izin verdi. O da konuştu (derdini anlattı). Sonra Ömer (Radiyallahu anh) izin istedi; ona da bu halde iken izin verdi. (îçeri girip) konuştu. Sonra Osman (Radiyallahu anh) izin istedi. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (doğrulup) oturdu ve elbiselerini düzeltti. (Kavilerden Muhammed, bunlar bir gün içinde olmuştur demiyorum, dedi.) Sonra Osman girdi de (işini) anlattı. Hz. Osman çıkınca, ravi demiştir ki:

— Hz. Âişe şöyle anlattı:

— Dedim ki, ey Allah'ın Resulü! Ebû Bekir girdi, kıpırdamadın vg ona beis görmedin. Sonra Ömer girdi, yine kıpırdamadın ve ona beis görmedin. Sonra Osman girdi; doğrulup oturdun ve elbiselerini düzelttin? Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

«— Meleklerin istihya ettiği bir adamdan, ben istihya etmez miyim?[1170]



(272) Sabah Kalkınca Ne Demelidir


604— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir.: — Peygamber, (Saİlaltahü Aleyhi ve Sellem) sabah kalktığı zaman :

«— Sabaha girmiş olduk, bütün mülk de Allah'ın bulunuyor. Bütün hamd ortağı olmıyan Allah'a mahsustur. Allah'dan başka hiç bir ilah yoktu; ve öldükten sonra diriliş O'nadır.» derdi. Gecelediği zaman da :

«— Geceye girmiş olduk, bütün mülk de Allah'ın bulunuyor. Bütün hamd, ortağı olmayan Allah'a mahsustur. Allah'dan başka hiç bir İlâh yoktur ve akıbet dönüş de onadır.» derdi.[1171]



Peygamber Efendimizden sâdır olan duaların manasını öğrenip metinlerini, ezberlemek ve onları aslî lâfızları ile huzur ve tefekküre bağlı bir inançla söylemekte fazilet vardır. Bununla beraber samimiyet ve güvenle herkes düşünebildiği ve dilinin döndüğü kadar bir ifade ile dua etmesinde herhangi bir mahzur yoktur. Ancak Peygamber Efendimizin duaları en güzel ve makbul dualar olduğundan, onları öğrenip söylemekte başka bir bereket ve sevab vardır.

Dua, davet gibi, çağırma manasınadır. Sonra küçükten büyüğe, aşağı rütbeden büyük rütbeye iletilen istek ve yalvarışa bir isim olmuştur. Dua ettim, dua okudum ve dua işittim şeklinde kullanılır. Duanın hakîkafr, kulun Allah'dan yardım ve inayet istemesidir.

Mülkünde ortağı olmayan, dilediği gibİt asarruf eden ve her şey kendine muhtaç olan Allah Teald nın lütuf ve yardımlarına kullan her an muhtaçtır. Ona yalvarıp dua etmek, hem bir tazim ifadesi, hem de kulluk borcudur. İnsan mükellef bulunduğu vazifeleri yerine getirip zahirî sebeplere baş vurduktan sonra ihlâsla Allah'a dua ederse, böyle dualar makbul oıur. Bakara Sûresi 186. âyetinde Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

— Kullarım sana benden (dualarımızı işitir mi diye) sorarlarsa (bil-sinler ki,) ben (onlara) çok yakınım, (onların şikâyet ve fısıltılarım işitirim ve) bana duâ ettiği zaman duacının duasını ka^ul ederim. O halde, kullar da benim emirlerime koşsunlar ve bana iman etsinler ki, zafere ulaşsınlar.»

Bu âyet-i kerîme ile Cenab-ı Hak, önce bize, kulluk vazifelerimiz olan sahih iman ve salih amelde bulunmayı, ondan sonra kendisine dua etmemizi ve böylece yapılacak duaların makbul olacağını beyan buyuruyor. Bu asıl şartlar yanında duanın bir takım edebleri vardır kİ, şunlardır:

1— Hayırlı ve bereketli zaman oldukları bildirilen arefe günlerinde, ramazan aylarında, mübarek gecelerde, haftanın cuma günlerinde, gecelerin sahur vaktinde tercihan dua etmek,

2— Kıbleye yönelip eller açık ve omuz hizasında yüze doğru dönük oldukları halde, yahut kolları koltuk altlan görülebilecek şekilde yu'ıarı doğru kaldırarak veya elleri birbirine bitiştirerek dua etmek.

3— Duayı kesin bir inançla yapmak ve kabul olunacağına şüphesiz inanmak,

4— Vezin ve kafiye uygunluğuna kendini zorlamadan tabiî bir yalvarış içinde huzurla dua etmek,

5— Allah dan umarak ve ondan korkarak ihlâsla dua etmek,

6— Dua üzerinde ısrar edip üç defa tekrarlamak,

7— Allah'a hamd ederek veya teşbihte bulunarak duaya başlamak,

8— Bağırıp çağırmakstzın hafif bir yalvarışla, gizli ve aşikâr arasında bir sesle dua etmek,

9— Günahlardan tevbe etmiş olmak, zulüm ve haksızlık gibi şeyleri terk etmiş bulunmak. Bu durumda bütün varlığı ile Hakka yönelip tam bir teslimiyet içinde dua edenin er geç muhakkak Allah Tealâ duasını kabul eder.

Hadîs kitaplarında dua ve ezkâr'a dair özel bölümler vardır. Hangi zamanlarda ve yerlerde ne g:bi dualarda bulunacağı tesbit edilmiştir.[1172]



(273) Kendinden Başkasına Duâ Edenin Duası


605— Ebû Hüreyre demiştir ki. Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

— Şanı yüce ve yüksek olan Rahman'ın Halil'i İbrahim'in oğlu İs-hak, onun oğlu Yakub, Yakub'un oğlu Yûsuf, kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu Kerîm'dir, (yüksek haslet sahibidir).

Havi demiştir ki:

— Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«— Eğer Yûsuf'un kaldığı kadar, ben hapishanede kalaydım, sonra bana (artık çık diye) davetçi gelse icabet ederdim, (çıkardım). Halbuki ona (Hükümdar tarafından onu çıkarıp bana getirin diye) elçi geldiği zaman (elçiye) şöyle demişti:

— Efendine dön de, o ellerini kesen hanımların hali neydi? diye kendisinden sor. (Böylece suçsuzluğunu itiraf ettirinceye kadar hapishanede kalmış olup, hemen dışarı çıkmamıştı).» (Yûsuf Sûresi, âyet: 50)

«— Allah'ın rahmeti de Lût (Peygamber) üzerine olsun; o kuvvetli bir esasa (Allah'a) dayanmışken, iman etmiyen kavmine:

— Keşke size karşı bir kuvvetim olsa yahut sağlam bir topluluğa dayan sam, (böylece sizin eziyetinizden ve fenalığınızdan korunsam) demişti. (Hud Sûresi, âyet: 80) «AJİah Teâlâ Lût'dan sonra gönderdiği her peygamberi muhakkak kavminden bir kuvvet ve topluluk içinde gönderdi.»

Ravilerden Muhanamed demiştir ki:

«— Servet» çokluk ve koruyucu kuvvet manasınadır.[1173]



Bu hadîs-i şerifte Hz. Y û s u f 'un kerem ve sabır sahibi olduğuna, Hz. Lût Peygamberin İse, tahammül za'fına işaret edilmekte ve ona dua edilerek Allah dan rahmet istenmektedir.

Hz. Yûsuf ve Hz. Lût hakkında geniş bilgi için Yûsuf sûresi ile Hûd sûresini incelemek kâfidir. Hz. Yûsuf uğradığı iftira sebebiyle yedi yıl hapishanede kalmış ve nihayet Hükümdarın gördüğü bir rüyayı tâbir etmesi mükâfatı olarak hapishaneden çıkarılmasını hükümdar istemiş ve bu emri tebliğ için Hz. Yûsuf'a bir elçi göndermişti. Hz. Yûsuf elçinin tebliğini kabul etmemiş ve masum bulunduğunun tahakkukunu istemişti. Bunun için elçiye :

«— Efendine dön de, o ellerini kesen hanımların hali neydi? diye kendisinden sor.»

Demişti. Nihayet hanımlar Hz. Yûsuf'un suçsuz olduğunu itiraf ettikten sonra Hz. Yûsuf hapishaneden çıkmış oldu. İşte Peygamber Efendimiz Hz. Yûsuf'un sabır ve tahammülünü göstererek:

«— Ben onun yerinde hapishanede kalmış olsaydım, beni çıkarimya gelen davet çinin davetini kabul edip çıkardım, daha fazla beklemezdim.»

Buyurmuşlardır. Bir vasıfta olan üstünlüğünü belirtmekle Hz. Yûsuf 'un ahir zaman peygamberinden daha üstün olması lâzım gelmez ve böyle bir düşünce ileri sürülemez.

Hz. Lût Peygambere genç delikanlılar kıyafetinde gelen Allah'ın meleklerine, kavminin kötü ahlâklı insanları tecavüz etmeye yeltendikleri zaman, onların şerrinden kurtulmak İçin :

«— Keşke size karşı bir kuvvetim olsa, yahut sağlam bir topluluğa dayansam.» demişti.

Halbuki kendisinin güveneceği en kuvvetli varlık Allah bulunuyordu ve nitekim onun melekleri vasıtasiyle bu ahlâkı bozuk kavmi helak etmişti. Burada da Hz. L û t 'un za'fı belirtilmektedir.[1174]



(274) Duanın Özlü (Halis) Olanı


606— (151-s.) Abdurrahman İbni Yezîd'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

— Rebî' cuma günleri Alkame'ye gelirdi. Ben orada bulunmadığım zaman bana haber gönderirlerdi (ve beni isterlerdi). Bir defa Rebî' geldi, ben orada yoktum. Alkame benimle karşılaştı ve bana dedi ki:

— Rebî'in getirdiği haberi biliyor musun? O şöyle dedi:

— İnsanların ne kadar çok duâ ettiklerini ve (buna karşılık) dualarının ne kadar az kabul edildiğini görmez misin! Bunun sebebi şu; çünkü Azız ve Celîl olan Allah, ancak duanın halis ve özlü olanını kabul eder. Ben dedim ki:

— Abdullah (İbni Mes'ud) bunu söylemedi mi? Alkame dedi ki:

— Abdullah ne demişti? Abdurrahman dedi ki:

— Abdullah şöyle demişti:

— Allah Teâlâ (şöhret ve menfaat için duasını insanlara) duyuran bir duâ ediciden, gösteriş yapandan ve maskaracıdan duâ kabul etmez; ancak kalbinden ihlâsla duâ edenin duasını kabul eder. Abdurrahman dedi ki:

— Alkame hatırladı da, evet, dedi.[1175]



Sahih iman ve salih amelden uzak olarak şöhret kazanmak ve menfaat elde etmek için, iyi hocadır veya güzel duacıdır desinler için gösteriş yaparak edilen duaların hiç biri makbul değildir. Allah katında bunların yeri olmaz. Kalb samimiyeti ile Allah'a İltica etmek lâzımdır. Bu hususta bilgi için 604 sayılı hadîsin açıklamasına bakılsın.[1176]



(275) İnsan Kesinlikle Duâ Etsin, Çünkü Allah! Zorlayıcı Yoktur


607— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (Sallallahü A ieyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :

— Sizden biriniz duâ ettiği zaman, dilersen (ya Rab, bana şunu ver), demesin; isteğini kesin yapsın ve büyük rağbet göstersin. Çünkü verdiği şey, Allah'a büyük gelmez.»[1177]



Bir nevi istiğna göstererek insanın :

«— Allah'ım! dilersen beni bağışla, dilersen bana merhamet et, dilersen bana rızık ver,» şeklinde dua etmemesini, bir şeyi kesinlik ve istekle İstemesini Peygamberimiz tavsiye buyuruyorlar. Çünkü istenen biı şeyi vermek Allah'a güç gelmez ve büyük bir mesele olmaz. Kul, aczİyetİ ve ihlâsı ile Allah'a tam yönelmelidir.[1178]



608— Enes'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi veSellem) şöyle buyurmuştur:

«— Sizden biriniz duâ ettiği zaman duayı kesin yapsın ve Allah'ım dilersen bana yer, demesin; çünkü Allah'ı zorlayıcı ve engelleyici yoktur.»[1179]

Ravi değişikliği ile beraber bundan önceki hadîs-i şerifin manasını aynen teyid etmektedir.[1180]



(276) Duada Elleri Kaldırmak


609— (152-s.) Ebû Nuaym Vehb'den rivayet edildiğine göre, §öyle demiştir:

«— İbni Ömer ve îbni Zübeyr'i gördüm, avuçlarını yüze döndürerek duâ ediyorlardı.»[1181]



Ebû D a v u d, Tirmizî, Ibni Mace, Ibni Hibban ve Hâkim, hadîsi Peygambere kadar yükseltip şöyle rivayet etmişlerdir:

«— Allah'dan dilediğiniz vaki? avuçlarınızın içi ile isteyin, arkalarıyle ondan istemeyin. Duayı bitirince de avuçlarınızla yüzünüzü siliniz.»

Gerek müştereken rivayet edilen bu hadîsten ve gerekse metindeki haberden dua ediş şeklini öğrenmiş bulunuyoruz. Taassuba kapılarak bîr takım şekiller üzerinde ısrar etmek cehaletten başka bir şey değildir.[1182]



610— îkrirne, Hz. Aişe (Radiyalîahü anha) 'dan işittiğini sandığına göre, Hz. Aişe, Peygamber (SaUaüahü Aleyh: ve Seliem) 'in kollarını kaldırarak duâ edip, şöyle dediğini gördü:

«Ben, ancak bir insanım, bana azab etme. Mü'minlerden hangi adama eziyet verdimse, yahut ona kötü söyledîmse, onun hakkında da bana azab etme.»[1183]



Nübüvvetten sonra peygamberler günah işlemezler, masumdurlar. Ancak kendilerinden beşeriyet icabı zelle tâbir edilen küçük hatalar sadır olabilir. İşte bu gibi hatalar şayet sadır olmuşsa,, onların bağışlanmasını, Cg-nab-ı Hak'dan diliyor peygamberimiz. Bize de dua şeklini öğretiyorlar. Peygamberlik vazifesi verilmeden önce, peygamberlerin günah İşlemeleri hakkında değişik görüşler vardır. Âlimlerin çoğu bunun caiz olduğunu kaydetmişlerdir Nübüvvetten önce peygamberlerin günah işlemelerini caiz görmek, her peygamberin muhakkak daha önce günah İşlediği manasını taşımaz. Bazı peygamberler hakkında vâki olmuştur ve olması da nübüvvetin gelmesine engel değildir,, şeklînde izah edilir. Bir de Peygamberliğin şanına yakışmayacak şeyler, küçük dahi olsalar, onlara nispet edilmezler.

Peygamber Efendimiz bu dualarında da ellerini yukarı kaldırarak Allah'a yalvarmışlardır.[1184]



611— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

— Devs kabilesinden Tufeyl îbni Arar, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'Q gelip dedi ki:

— Ey Allah'ın Resulü! Devs kabilesi isyan etmiştir ve îslâmdan yüz çevirmiştir. Onların aleyhine duâ et. Kesûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Seîîem) de kıbleye döndü ve ellerini kaldırdı. însanlar zannetti ki, Peygamber onlara beddua edecek. Peygamber şöyle dedi:

«— Allah'ım! Devs kabilesine hidayet ver ve onları (hak din olan îsîâma) getir.»[1185]



Peygamber Efendimiz hak yoldan ayrılanları hiç bir zaman lanetlememiş, onların hidayete ermelerine daima dua etmiştir. Gaye beşeriyeti saadet ve selâmete çıkarmaktır, yoksa helaklerini istemek değildir. Bu dualarında da ellerini kaldırdıkları sabit olmuştur.

Tufeyl Ibni Amr kimdir? :

ZG'n-Nûr lâkabı ile meşhur olup, Devs kabilesindendir. İslâm'ı kabul edişini şöyle anlatır:

«— Ben kavmimin ulularından şair bir adamdım. Mekke'ye gittim. Orada Kureyş kabilesinden bir takım erkeklerle görüştüm. Bana dediler ki:

— Sen kavmin içinde itaat olunan şair bîr efendisin. Biz senin bu adamla (Peygamberle! karşılaşmandan korkuyoruz. Sana bazı sözler söyliyebİlir. Onun sözleri sihir gibi tesir eder-, onun için kendisinden sakın kir ne seninle ne de kavminle karşılaşmasın. Bİzim içimize ve kavmimiz arasına soktuğu ayrılığı sokmasın. Çünkü o, baba r!e evlâd arasını, kan İle koca arasını, oğulla baba arasını ayırır.

— Vallahi, bana o kadar söylediler ki, artık peygamberin sözünü işitmemek için kulaklarımı tıkamaya ve ondan sonra Mescid'e girmeye karar verdim. Her iki kulağımı pamukla tıkayıp sabahleyin Mescid'e gittim. Baktım ki, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Mescid'de ayakta duruyor. Ben ona yakın durdum. Ben ne kadar işitmemek istiyordu m sa da o, bazı sözlerini bana duyuruyordu. Kendi kendime dedim ki, bu bir mucizedir. Ben sağlam görüşlü bir adamım. İşlerin iyisini ve kötüsünü ayrıt edebilirim. Vallahi onun sözlerini dinleyeceğim. Eğer doğru bulursam onu kabul edeceğim, değilse kendisinden uzaklaşacağım. Bunun üzerine kulaklarımdan pamukları çıkarıp yere attım; sonra onu dinledim. Onun konuştuğu kelâmdan daha güzel bir kelâm asla işîtmemiştİm. Kendi kendime diyordum ki, Allah'ım! Bugün işittiğim sözden daha iyi ve daha güzel bir söz işitmiş değilim. Sonra Peygamber ayrılıncaya kadar bekledim. Ayrılınca ben onu takip ettim ve onunla beraber evine girdim. Kendisine dedim ki :

— Senin kavminden bir takım kimseler bana gelip senin için şunu ve şunu söylediler. Böylece dediklerini Peygambere anlattım; ve dedim ki:

— Bununla beraber senin sözlerini bana Allah duyurdu ve kalbime bunlarrn gerçek olduğu fikri düştü, bana dinini arz et, emir ve yasaklarını bildir. Bunun üzerine Hz. Peygamber bana İslâm'ı arz etti, ben de kabul ettim. Sonra şöyle dedim :

— Ey Allah'ın Resûlül Ben kavmi içinde hürmet gören ve itaat olunan bir kimseyim. Ben, Devs kabilemi İslâm'a davet edeceğim, olur kİ Allah onlara hidayet verir. Benim için Allah'a dua et ki, onlar üzerine bana yardımcı olacak bir alâmet bana versin. Böylece davetimde basan sağlayayım. Hz. Peygamber şöyle buyurdu :

«— Allah'ım! Buna bir âyet (nişan) ver ki, niyet ettiği hayırlı işte

ona yardımcı olsun.»

— Bundan sonra memleketime dönmek üzere ayrıldım. Evime yaklaştığım zaman kamçımın ucunda ışık veren bir nur peyda oldu. Evde yaşlı anne ve babamla bir hanımım vardı. Hayvanımın üzerinde onlara doğru yürüyordum, kamçımın ucunda da sanki bir kandil yanıyordu. Eve varınca babam yanıma geldi. Ben dedim ki :

— Artık uzak ol, ben senden değilim ve sen de benden değilsin. Babam:

— Yavrum, bu neden icab ediyor? dedi. Dedim ki:

— Ben Müslüman oldum ve Hz. Muhammed'in dinine tâbi oldum. Babam şöyle cevap verdi:

— Benim dinim senin dinindir. Böylece babam İslâm'ı kabul etti ve Müslümanlığı güzel oldu. Sonra zevcem bana geldi, ona da aynı şeyi söyledim :

— Artık birbirimize helâl değiliz, dedim. O da :

— Senin dinin benim de dinİmdir, dedi ve yıkanıp temizlenerek İslâm'ı kabul etti.

Sonra Devs kabilesini İslâm'a çağırdım. Bunlar yüz çevirip isyan ettiler. Bundan dolayı tekrar Mekke'ye döndüm ve Hz. Peygamberin huzuruna vardım. Dedim kî:

— Ey Allah'ın Resulü! Devs kabilesinde faiz ve zina taşkınlıkları aldı yürüdü, İslâm'a yüz çeviriyorlar; bunlara beddua et. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu :

«— Allah'ım! Devs kabilesine hidayet et ve onları İslâm'a getir.» Sonra ben kabileme döndüm, Peygamber de Medine'ye hicret etti. Ben kavmim içinde kalıp onları İslâm'a davet ettim ve onların çoğu Müslüman oldu. Bu meşguliyetimden dolayı Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarında Peygamberle bulunamadım. Sonra 80 veya 90 kişilik Devs kabilesinden bîr heyetle birlikte Medine'ye hareket ederek Peygamberin huzuruna vard'k. Ben Mekke'nin fethine kadar orada kaldım. Peygamberin emri ile Zi'l-Keffeyn putunu yaktım. Sonra Peygamberin yanından vefatlarına kadar ayrılmadım.»[1186]



612— Enes'den rivayet edildiğine göre, şöyle anlatmıştır: — Bir yıl, yağmur noksan oldu. Müslümanlardan biri, cuma günü Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SeUem)'e ayağa kalkıp dedi ki:

Ey Allah'ın Resulü! Kuraklık oldu, arazi çatladı ve mâllar helak oldu. Bunun üzerine Peygamber ellerini (dua için) kaldırdı. Gökte bulut-i tan bir şey gözükmüyordu, Peygamber h^r İki koltuğunun' beyanları gözükünceye kadar ellerini uzattı, Allah'dan yağmur istedi. Henüz cuma namazını .kılmıştık ki, evleri yakın olan gençlere, (yağmurdan ıslanmak endişesiyle) evine dönmek gayreti geldi. (Yağmur ilerki) cumaya kadar devam etti. Ertesi cuma olunca, ashabdan biri şöyle dedi:

— Ey Allah'ın Resulü! Evler yıkıldı, yolcular yoldan alıkondu. (Halimiz perişan, bize dua et). İnsanoğlunun çabuk usanmasından ötürü Hz. Peygamber tebessüm etti; ve eliyle (işaret ederek) şöyle buyurdu:

«— Allah'ım! (Yağmuru) etrafımıza ver, üzerimize değil...» Bunun üzerine Medine şehri üzerinden yağmur sıyrılıp gitti.[1187]



Burada, dua ederken kolları kaldırmanın da sünnet olduğu bildirilirken, kuraklık zamanlarda yağmur duasında bulunmanın da bir sünnet olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Fikıh kitaplarında yağmur duasının keyfiyeti tafsilâtı ile mevcuttur. Yağmur talebi için toplu olarak yüksek yere veya şehir dışı araziye çıkılıp, namaz kılınıp, duada bulunulduğu gibi, yalnız başına da düa edilir ve Allah'dan yağmur bereketi istenir.[1188]



613— Hz. Âişe, Peygamber (Saltattahü Aleyhi ve Sellem)'i ellerini kaldırarak duâ. ediyor gördü, (duasında) şöyle diyordu;

«— Allah'ım! Ben ancak bir insanım; bana azab etme. Mü'minlerden hangi adama eziyet verdimse, yahut ona kötü sÖyledimse, onun hakkında da bana azab etme.»[1189]



614— Cabir İbni Abdullah'dan rivayet edildiğine göre, şöyle" demiştir :

— Tufeyl îbni Amr, Peygamber (Sallalîahü Aleyhi ve Sellem) 'e dedi ki: (Düşman saldırısından seni koruyacak) bir kalen ve bir kuvvetin

olsa; Devs kabilesinin (cahiliyetteki) kalesi gibi? Cabir dedi ki:

— Allah, Ensar'a hicreti hazırladığı için, Peygamber bu teklifi kabul etmedi. (Çünkü Mekke'deki müslümanların Medine'ye hicretlerine müsaade çıkmıştı. Hz. Peygamberin Mekke'den Medine'ye hicretinden sonra) Tufeyl de hicret etti ve beraberinde kavminden bir adam vardı. Adam hasta oldu ve çok darlandı, (yahut ravi buna benzer bir kelime kullandı). Adam ok torbasına doğru emekledi de ucu keskin bir ok aldı ve bununla bilek damarlarını kesti; sonra öldü. Tufeyl onu rüyasında gördü ve (ona) sordu:

— (ölümünden sonra) sana ne yapıldı? Adam dedi ki:

— Peygambere (Sallalîahü Aleyhi ve Seliem) hicretimden dolayı bağışlandım. Tufeyl sordu:

— îki elinin hali ne, (neden bunlar sarılmış bulunuyor)? Adam dedi ki:

— Bana, ellerinle bozduğun şeyi düzeltmeyiz, dendi, (onun için böyle sakat duruyorlar).

Ravi demiştir ki:

— Tufeyl bu rüyayı Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e anlattı. Bunun üzerine Peygamber ellerini kaldırdı ve şöyle dedi:

«— Allah'ım, ellerini de bağışla!..»[1190]



Bu hadîs-i şerif eh!-İ sünnet inancı için büyük bir delildir: İntihar eden kimse, yahut büyük günah işleyen kimse tevbe etmeksizin bu cinayeti üzere Ölürse kâfir değildir ve onun için muhakkak cehennemliktir hükmü verilemez. Böyle kimseler Allah'ın dileğine tâbi olurlar. Allah dilerse onları cezalan miktarınca Cehennem e kor, dilerse bağışlar. Küfre varmadıkça mümin olanlar ebedî olarak da Cehennem de kalmazlar.

Peygamber Efendimizin bu intihar eden saha biye duaları bize bu gerçeği ispat etmektedir. Zira kebire sebebi Cehennemlik olsaydı, bunun bağışlanması için Peygamber Efendimiz dua etmezlerdi.[1191]



615— Enes İbni Mâlik'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki: — Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Allah'a sığınarak şöyle buyururdu :

— Allah'ım! Tenbellikten sana sığınırım, korkaklıktan sana sığınırım, ihtiyarlık zafiyetinden sana sığınırım, cimrilikten sana sığınırım.»[1192]



Bu hadîs-i şerîf, dua ederken elleri kaldırmak bölümünde getirildiği halde, burada Peygamberimiz ellerini kaldırdıklarına dair bir ifade bulunmamaktadır. Fi'len el kaldırıldığından bunu ifadeye lüzum görülmediği anlaşılmaktadır.

Peygamber Efendimiz bu dualarında 4 şeyin şerrinden Allah'a sığınıyorlar ve bunlardan son derece kaçınıyorlar:

1— Tenbellik: Tenbellik her kötülüğün başıdır. Tenbel insan Allah'a karşı olan ibadet mükellefiyetini yerine getiremediği gibi, cemiyeti ve ailesi için de faydalı olamaz. Önce kendine, sonra en yakın ailesinden cemiyetine kadar zararlı olur ve ağır bir yük teşkil eder. Tenbellik hem maddî, hem de manevî büyük kayıplara sebebiyet verdiği için bundan silkinip meşru yollarda çalışmak her mükellefe farzdır. Ancak çalışmayı manevî şuur altında değerlendirmek, dine ve cemiyete hizmet etmek gayesini taşımalıdır. Yoksa sırf maddecilik ve madde hakimiyeti zihniyeti ile yapılacak çalışmalar insanın manevî kurtuluşunu sağlayamaz. Böyle maddeciliğin hesabı ve vebaü çok ağır olur.

2— Korkaklık: Düşmana karşı savaşmak ve yüce dini korumak için insanın cesur olması şarttır. Korkak olanlar hiç bir hakkı müdafaa edemezler, insanlara emanet edilen hak dinin korunması ancak cesaret ve. çalışma ile mümkündür. Korkaklık ise yıkıntının baş sebebidir. Böyle bir hastalıktan müminlerin Allah'a sığınmaları gerekir.

3— Cimrilik : İnsan kazandığı mal üzerine terettüp eden ze!<ât ve sadaka verme vazifelerini cömertliği ile yerine getirebilir. Sırf dine hizmet olsun diye hayır yollarına harcayacağı mallar da ancak cömertlikle verilebilir. Cimri olanın dine ve cemiyete maddî bir hizmeti olamaz, üstelik kıskanç da olursa, bazı manevî hizmetleri de yerine getiremez. Cimrinin topladığı mal, dünyada ne kendine yarar, ne de bir hayır işine geçer, üstelik âhirette cefasını çeker, varisleri de onunla dünya safası sürer. Onun için böyle korkunç bir hastalıktan kurtulmak için dua edip Allah'a sığınmalıdır. 4— İhtiyarlık : İnsan eli ve kolu tutmayacak kadar ihtiyarlarsa, bunun tedavisi yoktur. Böyle İhtiyar düşenler, kendi ihtiyaçlarını göremezler ve devamlı olarak başkalarının hizmetine muhtaç olurlar. Hem kendileri ızdı-rap çekerler, hem de başkalarına yük olurlar, üstelik vazifelerini de yapamazlar, işte böyle acıklı hale düşmemek için Allah'a sığınmak ve sürünmeden imanla göçmeği dilemek gerekir.[1193] 616— Ebû Hüreyre'den, Resûlüllah (Sallalîahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «— Azîz ve Celîl olan Allah buyurmuştur ki, ben kulumun (bana olan) zannı üzereyim ve bana duâ ettiği zaman onunla beraberim.»[1194] Bu hadîs-i kudsî, dua ile ilgili İse de, bu bölümle bir ilgisi yoktur. Çünkü bu bölüm duada elleri kaldırmaya mahsustur. Bu bölümde getirilmesinde bir sebep bulunamamıştır. «— Ben, kulumun tana olan zannı üzereyim.» Demek, kulun Allah'a oian kesin inancına göre Allah'ın ona lûtufia veya kahırda bulunacağı demektir. Allah bana muhakkak başarı verecektir, bana şifa verecektir; Allah Tealâ'nın bunlara gücü yeter diye inanarak iltica edilirse, Allah bu zannı gerçekleştirir, aksine bir inanç taşırsa, buna da bu İnanca göre muamele eder. Onun için Allah'a daima güzel zanda bulunmak ve kesin İnançla ondan istemek lâzım gelir. İnsan ecelinin geldiğini hissettiği zaman, Allah'ın rahmetinin muhakkak erişeceğine inanç beslemelidir. Dünyada iken rahmet ve azab arasında bulunduğunu, bilerek ikisi arasında bir inanç beslemek ehl-i sünnet akidesidİr. Allah'ın kul ile beraber olması, kulun yardımında bulunması ve ona rahmet etmesi, kulundan razı olması demektir.[1195] (277) Allah'dan Mağfiret Dilemenin En Faziletlisi 617— Şeddad İbni Evs, Peygamber (Saiîallahü Aleyhi ve Sellem) 'der. rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurdu: «— İstiğfar'ın en faziletlisi: — Allah'ım! Sen Rabbimsin, senden başka İlâh yoktur. Beni yarattın; ve ben senin kulunum. Gücümün yettiği kadar Rububiyetine iman ve sana ibadette, ihlâs andım ve sözüm üzereyim. Bana olan nimetini sana itiraf ediyorum, günahımı da sana itiraf ediyorum, beni bağışla; çünkü günahları ancak sen bağışlarsın. İşlediğim şeyin kötülüğünden sana sığınırım, — sözleridir. İnsan akşamleyin bunu (tam inançla) okuyup da ölürse, Cennete girer; — yahut Cennet ehlinden olur —. Sabahleyin aynı şekilde söyler de o gün ölürse, Cennet'e girer, — yahut Cennet ehlinden olur —.»[1196] İstiğfarın başı ve önde geleni diye tâbir edilen bu sözleri söylemekte diğer mağfiret dilemelerden daha çok fazilet vardır ve böyle istiğfarda bulunana daha fazla faydalıdır. Bu sözleri yalnız telâffuz edip manalarına nüfuz etmekle istiğfar tamamlanmış olmaz ve geçerli olmaz. İstiğfarın makbul olması için, geçen günahlardan tam bir pişmanlık duymak, günahtan tamamen sıyrılmak ve gelecekte bu günaha bir daha dönmemeye azmetmiş olmak şarttır. Tevbe ile istiğfarın arasında şu farklar vardır: 1— Tevbe yalnız insanın nefsi için olur; istiğfar ise, hem kendi nefsi için, hem de başkası için olur. Tevbe, geçmişte olan günahtan nadim olup, gelecekte ondan sakınmaya azmetmektir. İstiğfar ise, çıkan günahlardan bağışlama dilemektir, gelecek zaman için azim şart değildir. __Şeddad İbni E vs kimdir?: Medine I i ashabdan olup, künyesi Ebû Ya'lâ'dır. İlmi ve yumuşak huyluluğu ile şöhret bulmuştu. Şam vilâyetine geçip Filistin yakınlarında İkâmet ettiğinden Şam'lılar kendisinden hadîs rivayet etmişlerdir. Ayrıca kendisinden iki oğlu Ya'lâ ve Muhammed ile Mahmud ibni Rebi', Mahmud ibni Lebîd, Abdurrahman ibni Ga-nem, Beşir ibni Kâ'b ve daha başkaları rivayet etmişlerdir. Hicretin 58. yılında ikâmet etmekte olduğu Filistin'e yakın arazide 75 yaşında olduğu halde vefat etmiştir. Allah ondan razı olsun.[1197] 618— İbni Ömer'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: — Gerçekten biz, oturduğu yerde yüz defa Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellemi'ın şöyle dediğini saymıştık: «— Rabhim, beni bağışla ve tevbemi kabul et; çünkü sen tevkeleri çok çok kabul eden merhamet sahibisin.»[1198] Bu hadîs-i şerif münasebetiyle şu soru sorulabilir: Peygamberler masumdurlar ve Peygamber Efendimizin geçmiş ve gelecek günahları bağ:ş-lanmiştır; o halde istiğfar etmesi neden? Buna İkİ yönlü cevap verilir: 1— Peygamberler Allah'ın büyük lütuf ve nimetlerine mazhar olmuşlardır; bu itibarla onlara gereken şükür ve hamd etme, diğer insanlannkin-deh daha fazla olması İcab eder. Çünkü şükür, nimet miktarına göne olunca hikmete uygun düşer. Bir de peygamberlere olan teklif, bize edilen tekliften ziyadedir. Allah'ın emirlerini bitip tam uyguladıklarından, Allah'ın sayısız nimetlerini diğer kullardan daha çok takdir ettiklerinden, kulluğa gereken istiğfar ve şükrü fazla yapmaları şanlarına uygun düşer. 2— Peygamberlerin istiğfarında, insanların halini düzeltme ve İhtiyaçlarını karşılama maksadı vardır. Onların istiğfarı aynı zamanda ümmet içindir. Bİr de peygamberlerin istiğfarı ümmete örnektir ve onlara yol göstermedir.[1199] 619— Hz. Âişe'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: — Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kuşluk namazı kıldı, sonra şöyle dedi: «— Allah'ım, beni bağışla ve tevbemi kabul et; çünkü sen tevbeleri çok çok ka^ul eden merhamet sahibisin.» Yüz defaya kadar bunu söylemişti.[1200] 620— Şeddad tbni Evs, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: — İstiğfarın en faziletlisi şöyle demektir : Allah'ım, sen benim Rabbimsin, senden başka İlâh yoktur. Beni yarattın ve ben senin kulunum. Gücüm yettiği kadar sana iman ve ihlâs andım ve ahdim üzereyim. İşlediğim şeyin kötülüğünden sana sığınırım, üzerimdeki nimetini itiraf ederim ve sana karşı işlediğim günahı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü günahları ancak sen bağışlarsın.» Peygamber buyurdu ki: «— Kim buna tam bir inançla bu istiğfarı okuyup da okuduğu gün gecelemeden ölürse, o kimse Cennet ehlindendir. Bu istiğfarı geceden okuyup da buna tam inanç besleyen kimse, sabaha girmeden Ölürse o, Cennet ehlindendir.»[1201] 621— Abdullah îbni Ömer demiştir ki: — Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu işittim : «— (Günahlarınısdany Allah'a tevbe ediniz; ben ise her gün O'na yüz defa tevbe ederim.»[1202] Bu hadîs-i şerîfîn manası, 618 sayılı hadîs münasebetiyle izah edilen hikmetleri kendinde toplamaktadır. Oraya müracaat edilsin.[1203] 622— (153-s.) Kâ'b îbni Ucre'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir : — Namaz bitiminde söylenecekler vardır ki, bunları okuyan mahrum olmaz. «— Sübhanellah = Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim, Elhamdu L>llâh = Hamd Allah'a mahsustur. Lâ İlahe İllallah = Allah'dan başka hiç bir îlâh yoktur, Allahu Ekber = Allah her şeyden büyüktür. Yüz kere söylenmelidir.»[1204]



Ibni Ebi Üneyse ve Amr ibni Kays bunu Peygambere kadar yükseltmişlerdir.

Muakkıb, bir şeyin arkasında gelene denir. Bu teşbihler de birbirleri arkasından,geldikleri için çoğul manasında «Muakkıbat» adını almışlardır. Bir de namazların arkasında söylendiklerinden bu ismi aldıkları ileri sürülmektedir.

Bu dört teşbihin yüz defa söyleniş şekli üzerindeki görüşler:

1— Ayrı ayrı değil de, hepsini birden yüz kere okumalıdır.

2— Sübhanellah, Elhamdu Lillah, Allahu Ekber diye üçe bölerek her teşbihi 33 er kere söyleyip «Lâ İlahe İllallah» ile yüze tamamlamalıdır.

3— Bu teşbihleri dörde bölüp her birini yirmi beş defa söylemekle yüze tamamlamalıdır.

Bizde usul kabul edilen ikinci şekildeki söyleyiş tarzıdır.

M ü s I i m 'in rivayetinde, 33 teşbih, 33 tahmîd, 34 tekbîr söylemek sureti ile yüze tamamlamak vardır. N e v e v î diyor ki :

«— En ihtiyatlı yol 33 teşbih, 33 tahmîd, 34 tekbîr ve bunlarla beraber: «— Lâ İlahe tllallahu vahdehu Lâ şerîke lehu, Lehu'I-Mülkü ve Lehu'l-hamdü biyedihil-hayr ve buve alâ külli şey'in kadir» demektir.

K â ' b 1 bni Ucre kimdir?^

E b û M u h a m m e d künyesi ile anılır. Medine'I i ashabdan olduğu ihtilaflıdır. Kûfe'de ikâmet etmiş, fakat Medîne'li vefat eylemiştir.

. Hac için ihramda iken baş ağrısına yakalandığından saçlarını traş etmiş ve bunun cezasını Hz. Peygamberden sormuştu. Bu hâdise üzerine, Bakara sûresinin 196. âyeti nazil olmuştur. Başın traş edilmesi ile İlgili kısmın meali şöyle :

«— İçinizden hasta veya başından eziyeti olup da bundan dolayı traş olan kimseye üç gün oruç, ya altı fakire birer fitre miktarı sadaka, yahut bir kurban keserek fidye vermek vacib olur.»

Medine'Iİterle Kûfe'liler K â ' b 'dan hadîs rivayet etmişlerdir. Ayrıca oğulları Muhammed, Ishak, Abdülmelik ve Rebi' rivayet etmişlerdir. Savaşların birinde kolunu kaybetmişti. Hicretin 51. yılında 77 yaşında olduğu halde Medine'de vefat etti; Allah ondan razı olsun.[1205]



(278) Kardeşin Gıyabta Duâ Etmesi


623— Abdullah îbni Amr'dan; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

«— Duaların en çabuk kabul edileni, gaibin gaibe duâ etmesidir.»[1206]



Birbirinden habersiz olup, uzak düşen mümin kardeşlerden herhangi biri, diğeri hakkında Allah'a dua ederse, bu dua diğer dualara nazaran daha çabuk kabul olunur. Çünkü böyle dualarda gösteriş, menfaat veya yapmacık bir hareket bulunmaz; ihlâs bulunur. Bu dualar kalb ile lisan arasında kalmalı, gazete gibi neşir organları ile ilân edilmemelidir.[1207]



624— (154-s.) Ebû Bekir Es-SıddîkMan —Allah ondan razı olsun — işitilmiştir:

— Allah rızası için, mü'min kardeşin (ettiği)-duası kabul olunur.»[1208]



Hz. Ebû Bekir 'den rivayet edilip de Peygamber Efendimize kadar yükseltilmeyen bu haberin taşıdığı mana, daha önceki hadîs-i şerîfin manasını taşımaktadır. Kardeşin, Allah için kardeşine duası makbuldür. Mümirilerin birbirlerinin arkasında duada bulunmaları kardeşlik bağlarını da kuvvetlendirir, birbirlerine manen yardımcı olurlar.[1209]



625— Ebû'd-Derdâ'nın kızı Derdâ, Safvan İbni Abdullah îbni Saf-van'm nikâhında iken Safvan şöyle anlatmıştır:

— Şam'da (olan) kısımlarıma gittim. Evde (Kayın validem) Ümmü'd-Derdâ'yı buldum, (Kayın pederim) Ebû'd-Derdâ'yı bulamadım. Ümmü'd-Derdâ (bana) dedi ki, bu yıl hacca niyyet ediyor musun? Ben:

— Evet, dedim. O dedi ki:

— öyle ise bizim için hayır duada bulun; çünkü Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selle m) şöyle buyururdu:

«— Müslüman kişinin, gıyapta kardeşi için ettiği duâ makbuldür. Duâ edenin başı ucunda vazifelendirilmiş bir melek vardır. Her ne zaman kardeşi için hayır duâ ederse, o melek, âmîn der ve senin için bu hayrın aynen misli vardır.»

Safvan demiştir ki:

— Sonra çarşıda (kayın pederim) Ebu'd-Derdâ'ya rasladım; o da Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)''den getirerek bu hadîsin aynını söyledi.[1210]



626— Abdullah îbni Amr'dan, demiştir ki :

— Bir adam (duasında) şöyle söylemişti:

— Allah'ım! Yalnız bizi; beni ve Muhammed'i bağışla... Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«— Çok insanlardan mağfireti engellemiş oldun.»[1211]



Duanın muayyen bir şahsa hasredİlmesinin meşru olmadığını bu ha-dîs-i şeriften anlıyoruz. Yalnız bana veya yalnız bize mağfiret buyur şeklinde Allah'a dua edilmemeli bütön müminleri duaya ortak etmelidir. Hele metinde geçen hâdise gibi, özel olarak kendini Peygamberin yanında bulundurup dua etmek edebe aykırıdır. Yalnız bir veya birkaç kardeş içîn dua edilmesinde mahzurlu taraf yoktur; mahzurlu olan duada istenilen şeyi yalnız böyle muayyen kimselere mahsus kılmaktır. Yani yalnız bu kardeşime veya bu isimlerini andığım kardeşlerime ver, diğer Müslümanlara verme şeklinde olan ve bu manayı taşıyan dualar İslâm ahlâkına uymayan dileklerdir. Peygamber Efendimiz buna dikkati çekmişlerdir.[1212]



627— îbni Ömer demiştir ki:

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in oturduğu yerde yüz ker-re Allah'dan şöyle mağfiret dilediğini işittim :

«— Rabbim, bana mağfiret et, tevbemi kabul et ve bana merhamet et. Muhakkak ki sen, tevbelcri çok çok kabul eden merhamet sahibisin.»[1213]



Bu hadîs-i şerifin, bu bölümle bir ilgisi yoktur. Daha önce geçen 618 sayılı hadîse bakılsın. Neseî, başka bir tarikle bunu tahriç etmiştir.[1214]



(279) Özel Bir Bölüm


628— (155-s.) îbni Ömer'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

— İşimin her çeşidinde duâ ederim, hayvanımın yürüyüşüne Allah'ın genişlik vermesine kadar... Öyle ki, bunun bana sevinçlik verdiğini görürüm.»[1215]



Her işin yaratıcısı Allah Tealâ olduğundan, onun izni olmaksızın hiç bir şey meydana gelemez. Bunun için her ihtiyaç için Allah'a dua etmek gereklidir. Nitekim E n e s 'den rivayet edilen bir hadîs-i şerifin meali şöyle:

«— Sizden her biriniz, ihtiyacının bütününü Rabbinden istesin, hatta kopan nalınının tasmasına ve (evinin) tuzuna varıncaya kadar istesin.»

Ayrıca Hazreti  i ş e 'den şöyle bir hadîs-i şerif rivayet edilmiştir: «— Nalının tasmasına varıncaya kadar her şeyi Allah'dan duâ edip isteyiniz; çünkü Allah o işe imkân vermezse, meydana gelmez.»

Kul, her işte Allah'ın yardım ve kudretine muhtaç olduğundan her işi İçin ona dua etmesi, hem acziyetinin itirafı, hem de ubudiyetinin ifadesidir.[1216]



629— (156-s.) Rivayet edildiğine göre, Hz. Ömerin ettiği dualardan biri şuydu:

— Allah'ım! Benî iyi kimselerle beraber Öldür; ve beni kötü kimse-ler arasında bırakma ve beni hayırlı kimselere kavuştur.»[1217]



Insan salih ve makbul ameller işlemek suretiyle hayırlı kimselere kavuşacağından, Hz. Ömer'in duasından, Allah'ım, beni böyle salih amel işlemeye muvaffak kıl, manası çıkmaktadır. Bir dua çeşidi olarak söylenmesinde fazilet vardır. Bu haber için başka bir kaynak gösterilmemiştir.[1218]



630— (157-s.) Şakîk demiştir ki:

— Abdullah (İbni Mes'ud) şu duaları çok okurlardı:

— Rabbimiz, aramızı düzelt, (kardeşlik ve sevgi bağlarımızı kuvvetlendir) ve bizi İslâm yoluna ilet, bizi karanlıklardan (cehalet, küfür ve günahlardan) nura (iman ve güzel amellere) götürüp kurtar. Açığa çıkan ve gizli kalan kötü söz ve hareketleri bizden uzaklaştır. Bizim kulaklarımıza, gözlerimize, kalblerimize, zevcelerimize ve gelecek nesillerimize bereket ver. Tevbemizi kabul et; muhakkak ki sen tevbeleri çok çok kabul eden merhamet sahibisin. Bizi, nimetlerine şükredenler, onları Övenler ve onlara hak kazananlar yap ve nimetlerini üzerimize tamamla.[1219]



Bu duayı, Ebû Davud, Ibni Hibban ve Taberanî, I b n İ M e s' u d 'dan merfû olarak, yani Peygambere kadar yükseltilmiş bir hadîs olarak tahriç etmişlerdir.[1220]



631— (158-s.) Rivayet edildiğine göre, Enes kardeşine duâ ettiği zaman şöyle derdi:

«— Zalimlerden ve tacirlerden olmayıp, geceleri ibadet edenlerle, gündüzleri oruç tutanlar topluluğundan ibaret iyi hamselerin duasını Allah onun (kardeşin) üzerine versin.»[1221]



İyi ve salih kimselerin duası Allah katında makbul olacağından Enes hazretleri bu gibilerin duasını kasdederek onların dualarından Müslüman kardeşini faydalandırma yolunu tutmuştu.[1222]



632— Amr Ibni Harîs'in şöyle dediği işitilmiştir:

«— An»em beni - Peygamber (Sallaliahü Aleyhi ve Sellem)'ş götürdü. Peygamber başımı okşadı ve bana rızık duasında bulundu.»[1223]



Amr Ibni Harîs kimdir?;

Mekke li ve Kureyş kabilesinden olan Amr ibni Harîs'İn künyesi Ebû Sa'îd olup, hicretten iki yıl önce doğmuştur. Hz. Peygömber'in irtihallerinde on iki yaşındaydı. Metinden de anlaşıldığına göre, küçük yaşta olması hasebiyle annesi tarafından Resûlüllah'ın yanına götürülmüştü. Bu arada Hz. Peygamber onun başını okşamış ve kendisine rızık ve bereket vermesi için, Allah'a dua etmişti. Sonra Küfeye giderek orada kendine bir ev edindi. Kureyş kabilesinden Küfe de ilk yerleşen bu olmuştur. Hz. Pey-gamber'in ona ettikleri rızık ve bereket duası sayesinde çok mal kazandı. Böylece Küfe halkının en zengini olmuş ve orada şeref ve kıymet sahihi olarak tanınmıştı. Küfe de bir müddet emirlik yapmış ve hicretin 85 yılında 87 yaşında olduğu halde orada vefat etmiş bir sahabidir. Allah ondan razj olsun.[1224]



633— (159-s.) Enes îbni Maîik'den rivayet edildiğine göre, denmiştir ki:

Enes'e şöyle söylendi:

— Basra'dan sana kardeşlerin geldi, onlar için Allah'a dua edesin diye... Enes de o gün, (ibadet ettiği zaviyede) kulübede idi. Enes şöyle dua etti:

— Allah'ım, bizi bağışla, bize merhamet et ve bize hem dünyada iyilik ver, hem âhirette iyilik ver; Bizi Cehennem azabından koru. Basra'lı kardeşler ondan daha ziyade duâ istediler. Bunun üzerine aynı duayı söyledi ve şöyle dedi:

— Eğer bu duâ ile istenenler size verilirse, muhakkak dünya ve âhi-retin hayrı size verilmiş demektir.[1225]



Hz. E n e s 'in şahsını ve kardeşlerini içine alacak şekilde Allah'a ettikleri duada dünya ve âhiret saadetini kazanmak dileği bulunduğundan bu duanın fazileti büyüktür. Namazların son oturuşlarında, salâvatlardan sonra okunmakta oluşu da buna delildir.[1226]



634— Enes îbni Malik'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: — Peygamber (Sallallakli Aleyhi ve Sellem) bir ağaç dalı alıp da onu

silkti, yaprakları düşmedi. Sonra silkti, yine düşmedi. Tekrar silkti, yine düşmedi. Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

«— Allah noksanlıklardan beridir, hamd Allah'a mahsustur ve Allah'dan başka bir İlâh yoktur (sözleri), ağaç yapraklarını düşürdüğü gibi, günahları düşürürler.»[1227]



Bu hddîs-i şerifin manasına uygun olarak İmam Tirmizî, yine Enes ibni Malik 'den başka bir yolla şu hadîsi tahriç etmiştir:

«— Peygamber (Sallalîahü Aleyhi ve Sellem), yaprakları kurumuş olan bir ağaca rasgeldi de değneği ile ona vurdu. Ağacın yaprakları dökülüp saçıldı. Bunun üzerine buyurdu kî:

«— Elhamdu Lillâh, Sübhanellah, La İlahe İllallah ve Allahu Ekber (sözleri), bu ağaç yapraklarını döktüğü gibi, kulun günahlarından düşürür.[1228]



635— Enes'in şöyle dediği işitümiştir:

— Bir kadın işini veya bir işinden şikâyet etmek üzere Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seilem)'e geld. Bunun üzerine Peygamber şöyle buyurdu :

— Bundan daha hayırlısını sana göstereyim mi? Uykuya yatarken otuz üç defa Lâ İlahe İllallah, otuz defa Sübhanellah ve otuz dört defa Elhamdu Iillâh dersin. Böylece bunlar yüz eder ki, dünyadan ve dünya-dakilerden daha hayırlıdır.»[1229]



Hadîs-i şerifte üç zikir adı geçmektedir ki, bunlar:

Tehlîl = Lâ İlahe İllallah,

Tesbîh = Sübhanellah,

Tahmîd = Elhamdu Lillâh sözleridir. Peygamber Efendimiz bunlardan Tehlîl ile Tesbîhi otuz üçer defa Tahmîdi ise otuz dört defa getirmek suretiyle yüze tamamlamayı tavsiye buyurmuşlardır.

Maddî hastalıkların tedavisinde nasıl ki, ilâcın muayyen bir miktar ve ölçüsü vardır ve bu ölçü de bünye ile hastalık seyrine göre değişmektedir; işte manevî hastalıkların giderilmesi ve ruh sağlığının kazanrlmasi için de böyle bir ölçünün verilmesinde muhakkak ki hikmetler vardır. Bu bakımdan muayyen olan sayılar üzerinde durmak ve tavsiye edifen miktarlara uyarak ezkârda bulunmak, manevî faziletin kazanılması için esastır. Bununla beraber muayyen sayıyı tamamladıktan sonra daha fazla zikirde bulunmanın ayrıca fazileti olur. Noksan yapıldığı takdirde ise, murad edilen fazilet tam olarak kazanılamaz.

Bir de teşbihleri bir oturuşta ve arka arkaya getirerek söylemekte ve gösterilen vakitleri gözeterek ihlâsla o muayyen vakitlerde ifa etmekte daha çok manevî fazilet vardır. Bunlara riayet edilmeyerek söylenmelerinde de cevaz vardır.[1230]



636— Yine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

«— Bir kimsenin yüz defa Tehlîl = Lâ İlahe İllallah, yüz defa tesHh Sübhanellah ve yüz defa Tekbîr = Allahu Ekber getirmesi, onun on köleyi azad etmesiyle yedi deveyi kurban etmesinden kendisi için daha hayırlıdır.»[1231]



Bundan önceki hadîs-i şerîf münasebeti ile ifade edildiği gibi, bu faziletlerin değeri, insanların haline ve ihtiyaç durumlarına, ihiâs ölçülerine göre değişir. Her ne şekilde olursa olsun Allah'ı anmak ve ona şükrederek onu yüceltmek kulluk vazifesidir.[1232]



637— Peygamber (Salkllahü Aleyhi ve Sellem) 'e bir adam gelip dedi ki:

— Ey Allah'ın Resulü, hangi duâ daha faziletlidir? Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

«— AUah'dan dünya ve âhirette af ve afiyet dile.» Sonra ertesi gün Peygambere gelip:

— Ey Allah'ın Peygamberi, hangi duâ daha faziletlidir? dedi. Hz. Peygamber:

«— AUah'dan dünya ve âhirette af ve afiyet dile. Sana dünya ve. âhirette afiyet verildiği zaman muhakkak kurtulmuşsundur.»[1233]



Allah dan afiyet İstemekte her faydalı şeyi kazanmak ve her zararı kaldırmak manası bulunduğundan diğer dualardan daha faziletlidir. Söz kısa olup, manası geniştir. Böyle olunca, dünya ve âhirette müminin gayesi olan zararlardan kurtuluş ve iyiliklere eriş, müminin dileği haline geliyor. Dilek Allah tarafından kabul edilince de gaye gerçekleşmiş oluyor, yani ebedî kurtuluşa eriliyor. Günahlar bağışlanmış ve cezalar kaldırılmış oluyor ki, en yüksek maksad ve gaye budur.[1234]



638— Ebû Zer, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

«— Allah'a en sevgili söz: Allah'ı noksanlıklardan tenzih ederim, onun ortağı yoktur. Bütün mülk onundur, hamd da ona mahsustur. O* her şeye kadirdir. Kudret ve kuvvet sahibi ancak Allah'dir. Allah'a hamd eder olduğum halde onu noksanlıklardan tenzih ederim, kelimeleridir.»[1235]

Müslim 'İn yine E b u Zer yolu ile tahriç ettiği hadîs-i şerif şöyle :

«—Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e, sözlerin en faziletlisi hangisidir? diye sorulduğunda şöyle buyurmuşlardır:

«— Allah'ın, melekleri için yahut kulları için seçtiği SÜBHANELLAHİ VE BİHAMDİHİ = Allah'a hamdeder olduğum halde onu tenzih ederim, sözüdür.»

Bu hadîs-i şerif B u h â rî 'nİn rivayetinden bir cüz olabileceği gibi, ayrıca müstgkil bir hadîs de sayılabilir. Başka bir hâdise üzerine varid olması muhtemeldir. Şüphe yok ki, Allah'ı bütün noksan sıfatlardan tenzih edip, ona ortalc koşmamak ve ona hamdİ eksik etmemek manalarını taşıyan ke-lânvşözierjn., en. faziletlisidir. Bunda Allah'ın azametini tanımak ve onun kudret ve emirlerine boyun eğmek hikmeti vardır. Kula düşen İlk vazife, bu sözlerin delâlet ettiği manaya iman etmek olup, kendi gcziyetini kabullenmektir» İşte Allah'ın kemal sıfatlarla varlığını yüceltmek yanında, Allah'ın sayısız nimetlerinden dolayı ona hamd ederek kulluk vazifesini yerine getirmek, faziletin en büyüğüdür.[1236]



639— Hz. Âişe'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

— Ben namaz kılarken, Peygamber (Sailallahü Aleyhi ve Sellem) yanıma geldi, görülecek bir işi vardı. Ben, ona karşı gecikmiş oldum. O şöyle buyurdu:

«— Ya Aişe! Duanın özlü ve şümullüsünü yap.»

Ben namazdan ayrılınca dedim ki:

— Ey Allah'ın Resulü! Duanın özlü ve şümullüsü hangisidir? O, şöyle buyurdu:

«— De ki: Allah'ım! Hayırların hepsini senden isterim, dünyadakini de âhirettekini de; onlardan bildiğimi de, bilmediğimi de... Bütün'kötülükten de sana sığınırım, dünyadakinden de, âhirettekinden de; bildiğimden ve bilmediğimden... Senden Cenneti ve ona yaklaştıracak söz veya amelden ibaret şeyi isterim. Cehennemden ve ona yaklaştıracak söz veya amelden ibaret şeylerden de sana sığınırım. Hz. Muhammed (Saliallahü Aleyhi ve Selem) senden neyi istedi ise, ben de senden isterim; ve Hz. Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hangi şeyden sığındı ise, ben de ondan sana sığınırım. Benim için kazadan ne takdir ettinse, onun sonucu sevab kıl.»[1237]



Bu hadîs-i şerif, bütün hayır ve saadet yollarını toplamakta, kötülük yollarını kapamakta ve akıbet selâmetine ermeği de ifade etmektedir. Çünkü bu dua İle hem insanın hayatına, hem de ölümünden sonraki saadetine ait şu hayırlar İstenmektedir:

1— Bilinen ve bilinmeyen dünya hayatı ile âhİret hayatına ait bütün hayırlar, İnsanoğlunun menfaatine ve huzuruna bağlı şeyler.

2— Dünyada ve âhirette insana zarar veren, bilinen ve bilinmeyen her çeşit kötülüklerden uzak kalmak.

3— Cennete yaklaştıracak söz ve hareketlerle Cennet'i istemek.

4— Cehennem den ve ona yaklaştıracak söz ve hareketlerden Allah'a sığınmak. Nihayet bunları daha da özleştirerek :

a— Peygamber (Sallalîahü Aleyhi ve Sellem) in Allahdan istediğini istemek, sığındığı şeylerden Allah'a sığınmak.

b— Kul için takdir edilmiş olan şeylerin akıbetinde selâmet dilemek. İşte bu dilekler, en kısa ifade ile en geniş ve en faydalı manaları taşıdıklarından Peygamber Efendimiz bu şekilde dua etmeyi Hz. Â i ş e validemize ve dolayısiyle bize tavsiye buyurmuşlardır.

Birinci citdi tamamlarken biz de aynı duayı okuyor ve yüce Allah'dan bu dileklerimizin kabulünü niyaz ediyoruz.[1238]










--------------------------------------------------------------------------------

[1] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/III.

[2] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/V-VIII.

[3] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/IX-XVI.

[4] Buhari:Kttab-ı Mevakitu's-Salât, Bab : Fadlu's-Salâti Li Vaktiha.

>> :Kitab'ül Cİhad ve's-Sîyer, Bab : Padlu'l Cihad.

>> :Kitab'ül Edeb, Bab : BIrru ve's-Sıla.

Müslim: Kitab'ül tman, Hadîs No : 13, 138, 139, 140.

Nesai: Kitab'üs Salât. Nesaî: Kitab'üs Salât.

Tîrmizî: Kitab'üs Salât, Bab : El-Blrru ve's-Sıla.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/1.

[5] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/2-3

[6] Hakim, Tirmizî ve Taberani rivayet etmiştir. Bir kavle göre eser, bir diğerine göre ise hadîsdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/4.

[7] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/4-5.

[8] Tirmizî: Kitab'ül Birri ve's-Sılâ, Bab : Ma câ'e fi Birri'l-Valideyni.

Ebu Davud: Kitab'ül Edeb, Bab ; Birrü'l Valideyni.

Hakîm: «Bu hadîs sahihdir.» demiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/5-6.

[9] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/6.

[10] Buhari: Kitab'ül Edeb, Bab: Men Ahakku'n-Nas Bi HusnÜs-Sohbett.

Müslim: Kitab'ül Birrt Ve's-Sıleti Ve'1-Adab, Hadîs No : 1, 2, 3.

İbni Mace: Kitab'ül Vasava, Bab'ün Nehyi Anl'l-îmsaki Fi'1-Hayat.

Müsned-î Ahmed: (Halebi) C. 5, S. 3. 5. (Muavlye b. Hayde).

Şerh-i Fadlillah: Tahavî de tahrlc etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/7.

[11] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/7-8.

[12] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/8-9.

[13] Beyhakî: Şuabü'l îman.

Mişkâtü'l MesabiH: C, 2, S. 603. Hadîs No: 4943. Kitabü'l Adab.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/9-10.

[14] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/10.

[15] Metinde geçen NECEDAT İsmi, Necdetgiller diye tercüme edilmiştir ki, Necdet ashabı demektir. Haricîlerden Necdet ibni Amir'e mensub olanlardır.

[16] Bu eseri, Taberî, Tefsirinde, Abdurrezzak El Haraitî ise «MesavH Ahlâk» adlı kitabında tesbit etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/11-12.

[17] Bu eseri Taberî, Tefsirinin (C. 15, S. 66) da îsra sûresinin 24. âyet-i kerîmesinin tefsirinde biraz değişik bir lâfızla zikretmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/12-13.

[18] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/13.

[19] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/13-14.

[20] Müslim: (20) Kitabü'I Itk, Hadîs No : 25, 26.

Ebu Davud: (40) Kttabü'l Edeb, Bab : Fi Birri'l Valideyn. Ayrıca Tirmizî «Birr» bahsinde, İbnl Hibban, Tahavî, tbnü'l Carûd ise «Itk> bahsinde bu hadts-i şerifi tesbit etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/14.

[21] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/14-15.

[22] Beyhakî: Şuab'ül îman, S. 55.

Müntehabu Kenzİ'l-Ummal: C. 2, S. 356. Halebî baskısı Müsned-i Afcmed'in hamişi.

Îbnû'l-Mübarek: El-Birru vp's-Sıla.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/15.

[23] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/16.

[24] Müsned-i Ahmed : C. 4, S. 409, 429, 430, 527.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/16-17.

[25] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/17.

[26] Ebu Davud : (15) Kitabü'l-Cikad. (31) Bab Fi'r-Resuli Yagzu ve Ebe-vahu Karihan.

Nese'î: (39) Kitabü'l-Bey'at Ale'l-Cihad. (10) Bab El-Bey'atü Ale'l Hicreti.

İbni Mace: (24) Kitabü'l-Cihad. (12) Bab Er-Resûlü yagzu ve-lehu Ebevahu.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/17.

[27] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/18.

[28] Kaynaklan için 12- (7-S) No.lu esere müracaat ediniz.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/18-19.

[29] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/19.

[30] Buhari: (78) Kitab'ül Edeb. (8.) Bab : Ukuku'l-Valideyn Mİnol Kebair.

Müslim: (1) Kitab'ül îman. Hadîs No: 143.

Tirmizî: Babu El-Birru Ve'ş-Şehade.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/19-20.

[31] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/20-21.

[32] Buharî: (81) Kitabü'r-Rikak. (22.) Bab Ma Yukrehu Mİn Kîylin ve Kal.

Müslim: (30) Kitabü'l-Akziyye. Hadis No : 12, 13, 14.

» : (5) Kitabü'l-Mesacid. Hadis No : 137.

Bu hadîs 139. ile 216 No.lu bablarda tekrar zikredilecektir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/21.

[33] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/21-22.

[34] Müslim:(35) Kitabü'l-Edahî. Hadîs No: 44, 45. Nes&î: Ed-Dahaya. İmam Âhmed: Ed-Dahaya.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/23.

[35] Başkasına edilen lanetin, eğer o müstahak değilse lanet edenin kendine döneceği hadîs-i şeriflerle bildirilmiştir.

[36] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/23-25.

[37] İbni Mace; (36) Kitabu'l-fiten, (23.) Bab BB-Sabru ale'I-Bela-i. Hadis No : 4034.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/25-26.

[38] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/26-27.

[39] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/28.

[40] Buhari: (56) Kitabu'l-Cihad (138.) Bab : El Cİhadu bi'iznil valideyn.

Müslim: (45) Kitabu'1-Birr. Hadîs No : 5, 6.

Ebu Davud: (15) Kitabu'l-Cihad. Bab: Fi'r-Reculi yağzû ve Ebevahu Kariheyn.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/28.

[41] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/28-29.

[42] Müslim: (45) Kitabu'1-Birr. Hadîs No : 9, 10.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/29.

[43] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/29-30.

[44] Münzirî: Et-Terğîb ve't-Terhîb. K. birri ve's-Sıleti. C. 3, S. 317. Hadîs No : 17.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/30.

[45] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/30-31.

[46] Taberî; Tefsir'de; Suyûtî: Ed-Dürrü'1-Mensûr'da tesbit etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/31.

[47] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/31-32.

[48] Müslim: (44) Kitabu Fedaili's-Sahabe. Hadis No : 43, 44.

Ebu Davud: (15) Kitabu'l-Cihad. Yalnız İkinci bölüm. (Nafile babı) Bab : Fi'n-Nefl.

Müsned-i Ahmed: Cild : 1, Sayfa : 185, Sayı : 1614.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/32-33.

[49] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/33-34.

[50] Buhari: (51) KItabu'1-Hibe, (29) Müşriklere hediye babı.

Müslim: (12) Kit^bu'z-Zekât. Hadîs No : 49, 50.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/35.

[51] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/35-36.

[52] Buhari (11) Kitabu'1-Cuma, Elbisenin iyisini giymek babı (7).

Müslim: (37) Kitabu'l-Libac ve'z-Zîneti. Hadîs No : 6, 7, 8, 9.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/36-37.

[53] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/37.

[54] Buhari: (78) Kitabu'1-Bdeb, (4.) Bab : La yesubbu'r Raculu valideyhi.

Müslim: (1) Kitabu'1-îman, Hadîs No: 146.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/37-38.

[55] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/38.

[56] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/38.

[57] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/38.

[58] Ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, (43) Babun-Nehyi ara'l Bağyi. (Bağy'in yasaklığı babı.)

Tirmtzi:. (35) Kitabu'l-Kıyamet, Bab : 57.

İbni Mace: (37) Kitabu'z-Zühcl, Bab : 23, Hadîs No : 4211.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/39.

[59] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/39-40.

[60] Tâberi ve Beyhakî bu hadîs-İ şerifi tahriç etmişlerdir.

Hafız ibni Hacer Fethü'l-Bari'de (K. El Hudud. Bab : Ramyi'l-Muhsanât)'da senedi hasendir demiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/40.

[61] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/40-41.

[62] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/41.

[63] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/41.

[64] Ebu Davud; C. 8, S. 195. (8) Kitabu's-Salât, (29) Din kardeşinin ardından dua etmek babı.

Tirmizi: (25) Kitabu'l-Birri, (7) Ana-baba duası babı.

İbni Mace: (34) Kitabu'd^Dua, (11) Baba duası, Hadîs No : 3862.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/41-42.

[65] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/42.

[66] Buharî; (60) Kitabu'l-Enbiya, Bab : 48.

Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadis No : 7, 8.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/42-44.

[67] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/44-45.

[68] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/45-46.

[69] Bu hadisi, hadis imamlarından Müslisa ve Ahmet tahrîç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/46.

[70] Bu hadîsi, hadîs imamlarından Müslim ve Ahmed tahriç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/46-47.

[71] Ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, Bab : Fi Birri'I-Valideyn.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/47.

[72] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/47-48.

[73] İbni Mace: (33) Sünen. Kitabu'1-Edeb. (1) Babu Birri'l-Valideyn. Hadis: 3660.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/48.

[74] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/48.

[75] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/48.

[76] Müslim: (25) Kitabu'l-Vesaya. Hadîs No : 14.

Ebu Davud: (18) Kitabu'l-Vesaya. Bab:.Maca'e fi's-Sadakati ani'l-Meyyit.

Tîrmizî: El-Ahkâm.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/48-49.

[77] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/49.

[78] Buhari: (55) Kitabu'l-Vesayâ. Tirmizî: (5) Kitabu'z-Zekât. Ebu Davud: (18) Kitabu'l-Vesayâ. Nese'i: (30) Kitabu'l-Vesayâ.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/50.

[79] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/50.

[80] Müslim: (45) Kİtabu'l-Birri ve's-SUâ. Hadîs No : 11, 12, 13.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/50-51.

[81] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/51.

[82] Müslim: (45) Kitabu'l-Birri ve's-Sılâ. Hadîs No : 11, 12, 13.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/51.

[83] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/51.

[84] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/52.

[85] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/52-53.

[86] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/53.

[87] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/53-54.

[88] Abdurrezzak: Musannefinde, Beyhakl de ilâve ederek tahric etmişlerdir. Îbni's-Sünnî ise, merfu' hadîs olarak tahriç etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/54.

[89] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/54.

[90] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/55.

[91] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/55.

[92] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/55.

[93] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/55.

[94] Bu hadîs-i şerifi, Müslim, Ebu Davud ve Tirmizl tahriç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/56.

[95] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/56.

[96] Buhari: (55) Kitabu'l-Vesayâ, (11.) Bab: Hel Yedhulü'n-Nisau ve'l-Veledu fi'î-Akarİb.

Müslim; (1) Kitabu'l-îman. Hadîs No : 348.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/56-57.

[97] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/57.

[98] Buharı: (24) Kitabu'z-Zekât. (1.) Bab : Vucubu'z-Zekât. Müslim: (1) Kitabu'1-Iman. Hadîs No: 12.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/57-58.

[99] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/58-59.

[100] Buharı: (65) Kitabu't-Tefsîr. (47.) Bab : Muhammed sûresi Müslim: (45) Kitabu'l-Birri. Hadîs No : 16.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/59-60.

[101] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/60-61.

[102] Buharî: Tarih-İ Kebîr.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/61-62.

[103] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/62.

[104] Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadis No: 22. Müsned-i Ahmed: Cild : 2, Sayfa : 300, Sayı : 7979.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/62-63.

[105] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/63.

[106] Ebu Davud: (9) Kitabu'z-Zekât, (45) Sılâi Rahim babı. Tirmizi:(25) Kitabu'l-BIrri, Katî'atü'r-Rahim. Müsnedi Ahmed: Hadîs : 1680, 1681, 1686.El-İsabe; Cilt : 2, Sayfa : 408. El-îstiab: Cilt: 2, Sayfa : 385.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/63.

[107] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/64-65.

[108] Tirmizî: (25) Kitabu'1-Bir, Bab : 16.Müsned-i Ahmed: Cild : 2, Sayfa : 295, Hadîs No : 7918. Bu eserin 65 İle 55 No.lu Hadîsine müracaat ediniz.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/65.

[109] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/65.

[110] Müslim: Kİtabu'1-Bir, Hadîs: 17. El-İsabe: Cild : 4, Sayfa : 347. El-İstiab : Cild : 4, Sayfa : 345. Kamusu'l-Alâm; Cild : 4, Sayfa : 3055. Bu eserde geçen 54. hadîsle, ileride geçeoek 65 nolu hadîse bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/66.

[111] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/66-67.

[112] Buharî: (78) Kitabu'1-Edeb, (12.) Bab: Men busite lehu fi-rızki bi-siletir-Rehimi.

Müslim: (45) Kitabu'1-Bir, Hadîs : 20.

Ebu Davud : (9) Kitabü'z-Zekât, (45) Bab : Pi siletir-Rahim.

El-İsabe: Cild : 1, Sayfa : 84.

Kamus'ul-Alâm: Cild : 2, Sayfa : 1048.

El-İstiab: Cild : 1, Sayfa : 44.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/67.

[113] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/67-69.

[114] Buhari: (78) K. El-Edeb, (12.) Bab: Men Busite Lehu Fi'r-Rızki bi-siletir-Rahmi.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/69.

[115] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/69.

[116] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/69.

[117] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/69-70.

[118] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/70.

[119] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/70.

[120] İbni Mace: (33) Kitabu'1-Edeb. (1.) Bab: BIrrül Valldeyn. H. 3661. Müsned-i Ahmed: Mikdam hadîsleri: 4/132. El-İsabe : Cild : 3, Sayfa : 434.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/70-71.

[121] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/71.

[122] Müsned-î Ahmed; Hadîs: 7627.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/71-72.

[123] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/72.

[124] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/72.

[125] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/72-73.

[126] Fazlul’l-lahi’s-samed: Cild:1, sayfa : 145.El-İsabe: cild:2, sayfa:271.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/73.

[127] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/73.

[128] Buhari: (78) Kİtabu'1-Eaeb, (11.) Bab: Îsmü'l-Kali'. Müslim: (45) Kitabu'1-Bir, Hadîs : 18, 19.

Eİ3U Davud : (9) Kttabu'z-Zekât, (45.) Bab ; Fi-Sılattr Rahmi. El-İsabe: "Cild : 1, Sayfa: 227.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/74.

[129] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/74.

[130] Buharî: (78) Kitabu'MMdb, Bab : 13.

Ayrıca bu hadts-i şerîfi tbni HiŞban ve Hâkim tahriç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/74-75.

[131] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/75.

[132] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/75-76.

[133] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/76.

[134] ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, (43.) Bab : Fi'n-Nehyi anİ'I-Bağyl. Tirmizî: (35) Kitabu'l-Kıyr-met, (57.) Bab : Haddesena Aliyibni Hacer. İpni Mace: (37) Kitabu'z-Züha, (13.) Bab: El-Bağyi, Hadîs: 4211.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/76-77.

[135] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/77.

[136] Buharı: (78) PZitabu'1-Edeb, (15.) Bab : Leyse'l-Vas:lu bi'1-Mukafi. Ebu Davud: (9) Kitabu'z-Zefcât, Bab : 45.Müsned-i Ahmed : Hadîs Nu : 6524, 6817, 6785.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/77.

[137] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/78.

[138] İbni Hibban bu hadîsi, Sahîh'inde ve Beyhakî de İman bölümünde tahriç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/78-79.

[139] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/79-80.

[140] Buhari: (24) Kitabu'z-Zekât, (24.) Bab: Men tasaddaka fl's-ŞlrB Sümme eşlem.

Müslim: (1) Kİtabu'1-lman, Hadîs : 194, 195, 196. El-tsabe: Cild : 1, Sayfa : 348, Kamusu'l-A'lâm; Cild : 3, Sayfa : 1969.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/80-81.

[141] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/81-82.

[142] Bu hadîs-i şerîf 13. babın 26 numarasında geçmiştir.

Buharî: (11) K. El-Cumua, (7.) Bab i Yelbesu Ahsane ma Yecidu. Müslim: (37) K. El-Libasu ve'z-Ziyne, Hadis Nu : 6, 7, 8, 9.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/82-83.

[143] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/83.

[144] Şerhi Facüullah : S. 155.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/83-84.

[145] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/84.

[146] Hâkim; Kitabü'l Birr ve's-Sılâ : C. 4, S. 161.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/84.

[147] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/84-85.

[148] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/85.

[149] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/85.

[150] Müsned-i Ahmed : Gild : 4, Sayfa : 340. El-îstiab : Cild : 1, Sayfa : 489.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/86-87.

[151] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/87-88.

[152] İbni Mace: (33) Kitabu'1-Edeb, (3.) Bab : Birrü'l-Validi ve'1-lhsanu lle'l-Benati. Hadis: 3669.

Müsned-t Ahmed: Cild : 4, Sayfa : 154. Eî-tsabe: Cild: 2, Sayfa: 482, Sayı: 5603.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/88.

[153] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/88-89.

[154] İbni Mace: (33) Kitabul-Edeb, (3.) Bab: Birrü'l-VaUdi ve'1-İhsani ila'l-Benat. Hadis: 3670.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/89.

[155] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/89-90.

[156] İmam Ahmed bu hadîsi tahriç etmiştir: Kamüsu't-A'ldm; Clld : 3, Sayfa: 1746. El-İsabe: Cild : 1, Sayfa: 214, Sayı: 1026.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/90.

[157] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/90-91.

[158] Ebu Davud; (40) Kitabu'1-Edeb, (121.) Bab: Padlu men Âle yetimen. Ttrmizl: (28) Kitabu'l-Birri, (13.) Bab:Fi'rı Nafakati Ale'l-Benati ve'1-Ahavat.

El-îsdbe: Clld : 2, Sayfa : 32-33, Sayı : 3196.

Kamusu'l-Alâm: Cİld; 4, Sayfa; 2567.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/91.

[159] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/91-92.

[160] İbni Mace: (33) Kitabu'1-Edeb, (3.) Bab: Birrü'l-Validt ve'1-lhsani İlel-Benat. Hadis : 3667.

§erhu Fadlillah: îmam Ahmed : Müsned'de, Nesaî: İşretü'n-Nisa'da tahriç ettiklerini nakletmişlerdlr.

El-İsobe: Cild : 2, Sayfa : 18, Sayı: 3115.Kamusu'l-A'lâm: Cild : 4, Sayfa : 2544.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/92-93.

[161] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/93.

[162] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/93-94.

[163] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/94.

[164] Müsned-i İmam Ahmed : Cild : 4, Sayfa: 131 (Birinci baskı). Feyzu'l-KadîT: Cild: 5, Sayfa: 423, Sayı: 7824. Sîracü'î-MünîT; Cild : 3, Sayfa : 260.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/94.

[165] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/94.

[166] Buhari'nin «Edebü'l-Müfredsdeki rivayetinden başka kaynak görülememiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/95.

[167] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/95.

[168] Fadlu'llahi's-Samed: Cİld : 1, Sayfa : 167.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/95-96.

[169] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/96.

[170] Fazlu'llahi's-Samed : Cud : 1, Sayfa : 167-168.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/97.

[171] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/97.

[172] Buharî: (62) Kitabu fedaü, (22.) Bab : Menâkibü'l-Haseni ve'1-Hüseyn. Müslim: (44) Kitabu fedail, Hadîs : 58, 59.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/98.

[173] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/98.

[174] MÜsnedü'İ-İmâm Ahmed : Cild : 6, Sayfa: 2-3 (Birinci İDastı). El-t$tiab ; Cild : 3, Sayfa : 451.

El-tedbe: Cild : 3, Sayfa: 433-434, Bayı: 8185.Kamusu'l-A'lâm: Cild: 6, Sayfa: 4362.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/98-100.

[175] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/100-102.

[176] Buhari: (80) Kltabu'd-Deavat, (19.) Bab: Kavlini Tealâ (ve Selli aleyhim).

Buhari: (80) Kitaba'd-Deavat, (47.) Bab: Bddua-i Bi-kesretl'I-Mali ve'1-Veledi ma'aî-Bereketİ.

Müslim: (5) Kitabu'l-Mesacid, Hadîs: 268.

Müslim; (44) Kitabu Fezaili's-Sahabe, Hadis : 141, 142.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/102-103.

[177] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/103.

[178] Buhari: (24) Kİtabu'z-Zekât, (10,) Bab : ltteku*n-Nara ve-lev bi Şikkı temretin.

Buharl: (78) Kİtabu'1-Edeb, (18.) Bab : Rahmetfl-Veledl ve takbİyUbJ. Müslim: (45) Kitabu'l-Birrl, Hadis: 148. Tirmtel: Ebvabu'1-Bİni, Hadîs : 1980.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/104.

[179] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/104-105.

[180] Buhori: (78) KİtabÜ'1-Edeb, (18.) Bab : Rahmeti'l-Veledi ve Takbiliht ye muanekatihl.

Müslim: (43) Kitabu'l-Fezail, Hadis : 64. Mümed-i Ahmed: Hadîs: 7121, 7287, 7636. Bu eserdeki 98 inci hadise bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/105-106.

[181] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/106.

[182] Buharl: (78) Kitabu'1-Edeb, (18.) Bab: Rahmeti'l-Veledi ve takbilihi. Müslim: <43) Kitabu'l-Fezaİl, Hadîs: 65.TirmüA: Ebvabul Bİrr, Hadîs : 1976. Eî-İsabe: Çlld ; 1, Sayfa : 72, Sayı: 231; Kamus'ul-a'îam: Clld : 2, Sayfa : 1007. m-tstiaTie: Clld : 2, Sayfa : 78. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/106. [183] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/106-107. [184] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/107. [185] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/107-108. [186] Buharî; (51) Kitabu'1-Hİbe, (12.) Bab : E Müslim: (24) Kitabu!l~Hibat, Hadîs: 17. El-İsdbe: Cild : 1, Sayfa : 162, Sayı: 694. Kamusu'î-A'lâm: Cild: 2, Sayfa: 1313. Fadîu'îîah: Cild: 1, Sayfa : 180. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/108-109. [187] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/109-110. [188] Bu haberi Taberi tahriç etmiştir.Fadîu'îlah: CİM : 1, Sayfa : 181, 182. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/110. [189] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/111. [190] Feyzu'l-Kadlr: Cild : 6, Sayfa.: 239, Sayı: 9090. Tirmizl: Cild: 6, Sayfa: 171, Sayı: 1923. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/111. [191] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/111-112. [192] Buhari: (97) Kitabu't-Tevhîd, (2.) Bab : Kul'idu'llaha. MÛitlm: (43) Kitabu'l-Fezail, Hadîs : 96. Bİ-îstİap : Clld :1, Sayfa: 155. El-Uabe: Cild: 1, Sayfa: 233-234, Sayı:1136. Eî-tstiab : Cild : 1, Sayfa ; 234-237. Kamusu'l-A'lâm: Cild : 3, Sayfa : 1782. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/112. [193] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/112-113. [194] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/113. [195] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/113-114. [196] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/114. [197] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/114. [198] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/114. [199] Buhari (78) K. Edeb, (19.) Bab: Ceale'llahu'r-Rîîhmete mie'te cuz'in. Müslim: (49) Kitabu't-Tevbe, Hadîs: 17.İbnî Mace: (37) Kitabu'z-Zühd, (35.) Bab : Ma yurcamin rahmeti'llahi yevme'l kıyameti. Hadîs : 4293. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/115. [200] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/115-116. [201] Buhari: (78) Kitabu'1-Edeb, (28.) Bab: (Komşuya vsslyyet). Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadîs: 140. Müsned-i Ahmed : Sayı: 8032. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/116. [202] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/116. [203] Buharî: (78) Kitabu'I-Edeb, (31.) Bab : Men kahe yü'minu bi'llahi ve'1-Ahiri Fe'la yu'zi carehu. Müslim; (31) Kitabu'l-Lukata, Hadis: 14. Müsned-i Ahmed: Sayı: 7615 ve 7633. El-İsabe: Cild : 4, Sayfa : 102, Sayı : 613, El-îstiab: Cild : 4, Sayfa : 102, 103. Faülu'llah: Cild : 1, Sayfa : 191. 192. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/117. [204] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/117-118. [205] Müsned-i Ahmed: Cild : 6, Sayfa : 8. Faâlu'llah; Cild : 1, Sayfa : 194, 195. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/119. [206] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/119-120. [207] Buharl: (78) Kitabu'1-Edeb, (28.) Bab. Müslim: (45) Kİtabu'l-BIrri, Hadîs : 141. Müsned-i Ahmed: Sayı: 5577. Bbu Hüreyre'den naklen: No: (8032). A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/120. [208] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/120. [209] Ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, (123.) Bab. Tirmizl: (25) Kitabu'l-Birri, (28.) Bab ; Ma cae li Hakki'l-civar. Milsned-i Ahmed; Sayı; 6496. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/121. [210] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/121. [211] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/121-122. [212] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/122. [213] Buharl: (78) Kitabu'1-Edeb, (32.) Bab : Hakki'l-civar fi Kurbi'l-Ebvab. Ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, (123.) Bab ; Fi Hakki'l-Civar. Fadlu'llah; CUd ; 1, Sayfa : 197, 198. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/122. [214] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/122-123. [215] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/123. [216] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/123. [217] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/123. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/123. [218] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/123-124. [219] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/124. [220] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/124. [221] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/124-125. [222] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/125. [223] Bu hadîs-i şerîü, Tahavî taharet bahsinde, Hâkim, Birr bahclnde (C. 4, S. 167) ve Beyhakî de Şu'abü'l-îman'da (îman'ın Şubeleri bahsi) taîıriç etmişlerdir. Fadlu'îîah: Cild : 1, Sayfa : 201 not kısmı. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/125. [224] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/125-126. [225] Kütüb-i Sitte'de rivayet edilmemiştir. Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadîs: 142, 143. Müslim: (5) Kitabu'l-Mesacid, Hadîs : 239. Bî-İsdbe: Cild : 4, Sayfa : 63, Sayı : 384. El-İstiab : Cild : 4, Sayfa : 62. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 202, 203. Kamusu'î-A'lâm: Cild: 1, Sayfa: 716. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/126. [226] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/127-128. [227] Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadîs: 142, 143. Müsned-i Ahmed : Cild : 5, Sayfa: 149 (I. baskı). Faâlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 205. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/128-129. [228] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/129. [229] Tirmizî: (25) Kitabu'l-Birri, (28.) Bab: Ma cae fi Hakki'l-civar. Müsned-i Ahmed: Sayı : 6566. Hâkim'in MüstedreK'i: Cild : 4, Sayfa : 164. Et-Terğîb ve't-Terhîb: Cild : 3, Sayfa : 237. Fadlu'îlah : Cild : 1, Sayfa : 206. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/129. [230] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/130. [231] Müsned-i Ahmed : Cild: 3 (tik baskı). El-Müstedrek: Cild : 3, Sayfa : 407. El-tsabe: Cild : 3, Sayfa : 516, Sayı : 8659. El-İstidb : Cild : 3, Sayfa : 510. Kamusu'î-A'lâm: Cild : 6, Sayfa : 4551. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/130. [232] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/130-131. [233] Nese'l: (50) KitabÜ'l-İstiaze, (44.) Bab: El-îstiazetu Mİn Carİ's-Sû-i. Fadîu'llah: Cild : 1, Sayfa : 209. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/131. [234] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/131-132. [235] El-îsabe: Cild : 2, Sayfa: 351-352, Sayı: 4899. El-htldb: Cild : 2, Sayfa: 363. Kamusu'l'A'îâm: Cild : 1, Sayfa : 764. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/132. [236] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/132-133. [237] Faâlu'ttah: CUd : 1, Sayfa : 211, 212. Hâkim: MÜstedrek : K. El-Birru ve's-sıle, C. 4, S. 166. Keza: îmanı Ahmed, Bezzar, İbni Bibban ve Ebu Davud tahriç etmişlerdir. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/133-134. [238] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/134-135. [239] Fadlu'llah: Cİld ; 1, Sayfa: 213, 214. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/135-136. [240] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/137. [241] Müslim: Cild : 1, Kitabu'1-îman (1), Hadis: 73. Müsned-i Ahmed : Sayı: 3672. » : Sayı : 7865. Fethü'î-Bari: C. 10. (78) K, El-Edeb, (29.) Bab ; îsmu melaye'menu çare bevalkehu. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/137. [242] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/137. [243] Buharî: (78) Kitabu'1-Edeb, (30.) Bab : La tahûnu caretun İİ caretiha. Müslim: (12) Kttabu'z-Zekât, Hadîs : 90. El-tstiab: Cild : 4, Sayfa : 263. . Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 215. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/138. [244] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/138-139. [245] Buhari: (78) Kitabu'1-Bdeb, (30.) Bab: La tahûnu caretün Li-Caretiha. Müslim: Kitabu'z-Zekât, Hadîs : 90. Mümed-i Ahmed: Sayı: 7581, 8052. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/139. [246] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/139. [247] Ebu Davud: (40) K. El-Edeb, (123.) Bab : Fİ Hakki'l-Civar. Hâkim: El-Birri ve's-Sİleti, C. 4, S. 165. İbni Hibban Sahîh'inde tahriç etmişlerdir. Fadîu'Uah : Clld ; 1, Sayfa : 217. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/139-140. [248] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/140. [249] El-Müstedrek: K. El-Birru ve's-Sileti, C. 4, S. 166. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 218, 219. El-İstiab: Cild : 3, Sayfa : 591. El-İsabe: Cild: 3, Sayfa: 606, Sayı : 9168. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/141. [250] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/141-142. [251] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 219. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/142-143. [252] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/143. [253] Fadlü'llah: Cild : 1, Sayfa : 220. El-İsdbe: Cild : 1, Sayfa : 205, Sayı: 967. El-İstiab : Cild : 1, Sayfa : 210. Kamusu'l-A'lâm: Cild : 3, Sayfa : 1744. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/143. [254] O zamanlar : Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin'i kapsayan bölgeye ŞAM denirdi. Söz konusu Remle şehri Filistin kısmındadır. Humus da Suriye'dedir. [255] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/144. [256] Ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, (123.) Bab: Fi Hafcki'l-Civar. Tirmizl: (25) Kitabu'l-Birri, (28.) Bab : Ma cae Fi Hakfci'l-Civar. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/144-145. [257] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/145. [258] Büharî: (60) Kitabu'l-Enbiya, (8.) Bab. Müslim: (43) Kitabu'l-Fezail, Hadis: 168. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 222-224. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/145-146. [259] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/146-147. [260] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/147. [261] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/148. [262] Buharı: (69) K. Nafakat, (1.) Bab : Fi Fadlu'n-Nafakati ale'1-Ehli. Müslim: (53) Kitabu'z-Zühd, Hadîs : 41. Neseî: (23) Zekât bahsi. C. 5, S. 86-87. Tirmizî: (25) Birr bahsi, (44.) Bab. Hadîs No : 2035. İbnl Mace: (12) Ticarat, (1.) Bab. Hadîs No: 2140. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 226. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/148. [263] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/148. [264] Buhari: (24) K. Zekât, (10.) Bab: İttekû'n-Nara bi-şıkkı temretin. Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadîs : 147. Bu hactîs-i şerif, biraz derişik olarak 89 nuinaracla geçmiştir. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/149. [265] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/149-150. [266] Fazlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 228. El-îstiab: Cild : 3, Sayfa : 388. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/150-151. [267] Arar b. Mürre'nin tercüme-i hali için îbni Haceri'l-Askalanî, Bl-İsabe, C. 3, S. 382, No: 7902 ve Ümmü Saîd için aynı eser, C. 4, S. 438 ve No: 1298'e bakılmalıdır. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/151. [268] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/151-152. [269] Buhari: (78). Kitabu'1-Edeb. (24.) Bab. El-İsttab: Cild : 2, Sayfa : 94. Kamusu'l-A'lâm; Cild : 4, Sayfa : 2704. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/152. [270] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/152. [271] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/153. [272] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/153. [273] İbni Mace: (33) Kitabu'1-Edeb, (6.) Bat? : Hafcfei'i-Yetim, Hadîs: 3679, Faülu'llah : Cild : 1, Sayfa : 231. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/153. [274] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/154. [275] El-İsabe; Cild : 2, Sayfr. : 381. Sayı: 5076. El-İstidb : Cild : 2. Sayfa : 409, 410. Fadlu'llah ; Cild : 1, Sayfa ; 232, 233. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/154. [276] Faaiu'llah; Cüd ; 1, Sayfa; 233, 234. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/154-155. [277] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/155-156. [278] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/156. [279] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 234. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/156-157. [280] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/157. [281] Ebu Davud: (40) K. Edeb, (121.) Bab: Pi Fadli Men Â'le yetiymen. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 235, 236. El-îsabe: Cild: 3, Sayfa: 43, 44, Sayı: 6103. El-İstiab: Cild : 3, Sayfa : 131. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/157. [282] Es-Sünenii'l-Ktibrâ-Beyhakî: Jîitabu'I-Vesaya, Cild : 6, Sayfa: 285 Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 230. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/158-159. [283] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/159. [284] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/160. [285] Buharî: (23) Kitabu'l-Cenaiz, (6.) Bab : Fadlu Men Mate lehu veled. Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadîs : 150. Fadlu'llah ; Cild : 1, Sayfa : 237. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/160. [286] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/160-161. [287] Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadîs: 155. Fadlullah : Cİld : 1, Sayfa : 238. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/161. [288] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/161. [289] Müslim: (45) Kitabu'l-Birri, Hadîs: 154. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 238, 239. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/162. [290] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/162. [291] Bu hadis-i şerifi, İmam Ahmed tahriç etmiştir. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/162-163. [292] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/163. [293] Bundan önceki 144 sayılı hadîa-i şerife bak. Müslim: (45) Kitabü'l-Bİrrl, Hadîs No : 155. A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/163. [294] Buharı: (3) KitabÜ'1-îlm, (36> BabrHel yüc'alu li'n Nisa-i yevmün alâ hldetin.

[295] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/164.

[296] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/164-165.

[297] Müslim,.: (45) fKitabtî'l^irçi, Hadis : 152. El-Utiab: Cild : 4, Sayfa : 437, 438. FttdUt'îlah: Cild : 1, Sayfa : 241, 242. " Mecma'uz-Zevaid: K, Bl-Cenaiz, CiW : 3, Sayfa :8.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/165.

[298] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/165-166.

[299] Nese'î; (21) Kitabü'l-Cenaiz, (25.) Bab ; Men vütevaffa lehu selâse. Fadîu'llah; CUd : 1, Sayfa : 242, 243.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/166-167.

[300] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/167.

[301] Buharl; (23) Kitabü'I-Cenaiz, (92.) Bab : Ma Kıyle fi evladi'l-Müslimin. tbnl Mace: (6) KİtabÜ'l- Cenaiz, (57.) Bab: Ma cae fi sevabi Men usıybe biveledihi. Hadîs : .605.

Nesal: (25) Kitabti'l-Cenaia, Men yüteveffa lehu selâsetün. C. 4, Sf. 24.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/167-168.

[302] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/168.

[303] El-İsabe: C'ld : 2, Sayfa: 8-", Öayı: 3525, El-tstiab : Cild : 2, Sayfa : 9-' Fadlu'îlah: CUd: 1, Sayfa : , M. 245.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/168.

[304] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/168-169.

[305] Buharl; (81) KttabÜT^Rlkak, (12.) Bab : Ma Kaddeme Min Malihi fehüve Lehu. Fadlu'llah: Cild: 1, sayfa: 246.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/169.

[306] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/170.

[307] Müslim; (45) Kitabü'l-Birri, (30.) Bab: Men yemliku nefsehu Inde'l-ğadabi. Hadîs : 106. Fadlu'llah: Cİld : 1, Sayfa; 247.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/170.

[308] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/170.

[309] Müslim: (45) Kİtabü'l-Bİrrİ, (30.) Bab : Fadlu men yemliku nefsehu inde'l-fcadab. Hadis : 106.

Abdullah ibnl Mes'ud (R.A.) tariki ile rivayet edilen bu hadîs-i sertf Ebu Hüreyre (R.A.) tariki ile de rivayet edilmiştir:Ebu Davud: Kitabu'1-Edeb, (3.) Bab : Kazeme ğayzen, C. 2, Sf. 548. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, (30.) Bab : Fadlu men yemliku nefsehu inde'l-gadab. Hadis : 107, 108. Fadlu'llah: Cild ; 1, Sayta ; 247.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/170-171.

[310] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/171.

[311] El-Müsned: tmam Ahmed, Sat:: 693. Famu'llah: Cild : 1, Sayfa : 247-253.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/171-172.

[312] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/172-173.

[313] El-Müsned : İmam Aîuoâd,.:Sayı1: 3838.Fadlu'lîah: Cİld : 1, Sayla : $53-255.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/173.

[314] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/173-174.

[315] Ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, (124.) Bab : Fİ hakki'l-Memlûk. tbnt Mace: (22) Kltabu'l-Vesaya, Hadis : 2696. Fadlu'îîah : Cild : 1, Sayfa : 255-257.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/174.

[316] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/174.

[317] Bu esere diğer kitaplarda rastlanmamıştır. Fadîu'lîah : Cild : 1, Sayfa ; 258.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/175.

[318] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/175.

[319] Adiyat süresindeki Kenûd kelimesinin manâsıdır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/176.

[320] Bu esere diğer kitaplarda rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/176.

[321] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/176.

[322] Bu habere diğer kitaplarda tesadüf edilememiştir. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 258.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/176-177.

[323] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/177.

[324] Bu haberi îmam Ahmed, Müsned'inin 6. cild ve 40. sayfasında tahriç etmiştir. Hakim de, MÜstedrek'inin 4. cildinde K. Et-Tıb, Sayfa : 219-220 tashih etmiştir.Fadlu'îîah : Cild : 1, Sayfa : 260.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/177-178.

[325] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/178.

[326] İmam Ahmed, bu hadîsi (Cild : 5, Sayfa : 250. I. baskı) tahriç etmiştir. El-İsabe: Cild : 2, Sayfa : 175, Sayı : 4059. El-İstiab: Cild : 4, Sayfa : 4. Kamusu'l-A'îâm, Cild : 1, Sayfa : 686.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/179.

[327] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/179-180.

[328] Buharl: C55) Kitabu'l-Vesaya, Bab : 25. Müslim: (43) Kİtabu'l-Fezail, Hadîs : 52. Tirmtzî (Sünen) : (25) K. Ebvabü'1-Birr, (68.) Bab : Ma cae fi huluki'n-Nebiyyt (S.A.V.) Ctld : 3, Sayfa : 248. Hadîs : 2084. Tirmîzî: Şemailu'n-Nebi Şerhu'1-Kar! : Sayfa : 492. Hadîs : 2084. (1290 H. baskısı, tst.)

El-îstiâb : Cild : 1, Sayfa : 530. El-îsabe: Cild : 1, Sayfa : 549, Sayı: 2905. Kamusu'l-A'lâm: Cild: 1, Sayfa: 731.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/180.

[329] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/181.

[330] Ebu ûavud: (37) Kltabü'l-Hudud, Bab : Fi's-Sarıkı tu'laku yeduhu fi unukihi.

ffese'î: (46) Kitabü Kafi-Sarık, (16.) Bab : El-Kat'u fi's-Sefer. İbni Mace: (20) K. Hudud, (25.) Bab : El-Abdu Yesruku. Hadîs : 2589, Fadlu'llah: Cİlct; 1, Sayfa ; 262, 263.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/182.

[331] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/182.

[332] Ebu Davud; (1) Kitabu't-Taharet, (56.) Bab: Fi'l İstinsar. MÜsned-i Ahmed: Cild : 3, Sayfa : 33 ve 211. El-lsabe: Cild : 3, Sayfa : 113, Sayı : 7556. Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 263, 264.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/183.

[333] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/184.

[334] Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa ; 265.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/185.

[335] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/185.

[336] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 265, 266. Kamusu'UA'lâm: Cild : 4, Sayfa : 2606. El-İstiab ; Cild : 2, Sayfa : 53. El-îmfa: Çild : 2, Sayfa ; 60, Sayı: 3357.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/186.

[337] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/186-187.

[338] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/187.

[339] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/187.

[340] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayla ; 266, 267.

[341] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/188.

[342] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/188.

[343] Müslim: (27) Kitabü'KEyman, Hadîs: 34, 35.Ebû Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, Bab : Fi Hakki'1-Memluk. El-İstiab : Cild : 3, Sayfa : 105. Fadlu'îlah : Cild : 1, Sayfa : 267, 268.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/188-189.

[344] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/189.

[345] Bu hadîs-i şerifi, îbni Huzeyme ve İbni Hibban tahriç etmişlerdir. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 268.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/190.

[346] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/190.

[347] Müslim: (27) Kitabu'l-Eyisen, Hadîs : 33. Müslim: Kitabu'l-Cenneti, Hadîs : 28.Ebû Davud: Kitabu'1-Edeb, Cild : 2, Sayfa : 634.Tirmizî: Kitabu'l-Birri.Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 268, 269.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/190.

[348] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/191.

[349] Buharı: (49), Kitabü'l-i'tk, Bab: 20. Müslim: (45) Kitâbü'l-Birri, Hadîs: 112-116. Fadlu'llah: Cİld : 1, Sayfa : 269, 270.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/191-192.

[350] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/192.

[351] Müslim: (37) Kitabu'l-Libas, Bab: 29, Hadîs: 107.Ebu Davud: (15) Kitabu'l-Cihad, Bab: Hayvanların dağı. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 270.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/192.

[352] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/192.

[353] Müslim; (27) Kİtabü'l-Eyman, Hadis : 31-33. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 271.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/193.

[354] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/193.

[355] Müslim: (27) Kitabu'l-Eyman, Hadîs: 30.Ebu Davud: El-Edeb. Bab : Fi Hakkı' 1-Memlûk, Cild : 2, Sayfa : 634 Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 271.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/194.

[356] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/194.

[357] Müslim: (27) Kitabu'l-Eyman, Hadîs :,31.Ehu Davud: Kitabü'1-Edeb, Bab : Hakki'l-Memlûk, Cild : 2, Sayfa : 634. Fadîu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 272.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/194-195.

[358] Müslim: (27) Kitabu'l-Eyman, Hadîs : 33. Ebu Davud: Kitabu'1-Edeb, Köle hakkı babı. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 273.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/195.

[359] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/196.

[360] Müslim: (27) Klt&bul-Eyman, Hadis; 30. Fadlu'îlah : Cild : 1, Sayfa : 274.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/196.

[361] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/196.

[362] El-fstidb : Cüd : 2, Sayfa : 469.El-tsabe: Cüd : 2, Sayfa : 505, Sayı : 5706. Kamusu'l-A'lâm : Cild : 5, Sayfa : 3207.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/197.

[363] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/197-198.

[364] Fadlu'Uah : Cild : 1, Sayfa : 275.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/198.

[365] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/198-199.

[366] Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa: 275.Müslim: (45) Kitabü'l-Birri ve's aleti. (15.) Bab;: TanrimÜ'z-Zulm.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/199.

[367] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/199.

[368] FadluVah: Clld : î, Sayfa : 275-277.El-tsabe: Clld : 4, Sayfa : 439, Sayı : 1309. El-îstidb : Clld : 4, Sayfa : 436. Kamusu'l-A'tem: CÜd : 2, Sayfa : 1036.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/199-200.

[369] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/200-201.

[370] Bu nadis-i şerifi, Beyhaki, Bezzar ve Taberant tahriç etmişlerdir. Fadlu'llah: CİM : 1, Sayfa ; 278.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/201.

[371] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/201.

[372] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/201.

[373] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/201.

[374] Müslim: (53) Kitabü'z-Zühd, Bab : 18, Hadîs : 74. El-îstiab: Cild : 4, Sayfa : 215. El-îsâbe: Cild : 4, Sayfa : 217, Sayı: 1254, Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa : 279, 280.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/202-203.

[375] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/203.

[376] Diğer hadîs kltablarmda bu fıadîs-i şerife rastlanamanuştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/204.

[377] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/204.

[378] Buharl: Muhtasar Tecrîd-i Sarih tere : Cild : 1, îman babı, Hadîs : 28. Müslim : (27) Kitabü'1-îman, Hadîs : 38-46. Ebu Davud: Kitabü'l-Edeb, Köle hakkı babı. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 281-283.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/204-205.

[379] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/205-206.

[380] Bu hadîsi İmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadlu'llah : Cüd : 1, Sayfa : 284.

[381] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/206.

[382] Bu haberi, İmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadîu'îîah : Cild : 1, Sayfa : 285.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/206-207.

[383] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/207.

[384] Feysu'l-KadiT: Cild : 1, Sayfa : 292, Sayı : 7350. Müslim: (27) Kitabü'1-îman, Hadîs : 41. Muvatta: (54) Kitabü'l-İstîzan, (16.) Bab :El-Emru bi'1-Marûf, Cild : 2, Sayfa : 980, Hadis : 40. Fadlu'ltah; Clîd : 1, Sayfa: 285.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/207.

[385] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/208.

[386] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/208.

[387] Bu hadls-i şerif için 189 sayılı hadise müracaat edilsin.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/208.

[388] Müsned-i Ahmed: CUd : 4, Sayfa : 132, Birinci baskı. Fadlu'llah: CUd : 1, Sayfa : 286.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/209.

[389] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/209.

[390] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/209-210.

[391] Buharı: (96) Kitabü'n-Nafakat, (8.) Bab : Vusûbü'n-Nefakati Alel-Ehli ve'l-u Iyal. Fadlu'lîah : Cild : 1, Sayfa : 287.

[392] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/210.

[393] Ebu Davud : (9) K. Zekât Babti'n fi Sileti'r-Rahmi, Cild : 1, Sayfa : 393. Nese'î: (23) Kitabü'z-Zekât, Bab: 53, 54. El-Müstedrek: Kitabü'z-Zekât, Babü'l îfa-t 11'1-Akriba'i Azamü li'l-Ecri, Cild : 1, Sayfa : 415.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/210-211.

[394] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/211.

[395] Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 288, 289.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/211-212.

[396] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/212.

[397] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/212.

[398] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/212.

[399] Buharî: (49) Kİtabü'I-Itk, (18.) Bab: İzâ etâhu hadimuhu bita'amihi. Müslim: (27) KİtabÜ'l-Eyman, (10.) Bab : It'amü'l-Memlûki mimma ye'fculu. Hadîs : 42.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/213.

[400] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/213.

[401] Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 291, 292. Kamusu'l- A'lâm : CÜd : 4, Sayfa : 2957. Eî-tstidb: Cild : 2, Sayfa : 176, 177. El-İsabe: Cild : 2, Sayfa : 181, Sayı: 4073.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/214.

[402] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/214-215.

[403] Buhari: (49) Kltabü'1-Itk, Bab: 16. MÜilim: (27) Kitabü'l-Eyman, Bab : 11, Hadîs : 43. Ebu Davud: (40) Kitabu'1-Edeb, Memlûl babı. Fadîu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 293.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/215.

[404] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/215.

[405] Buharî: (56) Kitabü'l-Cihad, Bab : 145.Müslim: (1) Kitabül-îman, Bab; 68, Hadîs ; 241.îbnî Mace: (9-) KitabÜ'n-Nikâh, Bab : 42, Hadîs : 1956. Fadlu'llah : Cild : .1, Sa;yfa : 294, 295. Tirmizî: KitabÜ'n-Nikâh, (23.) Bab : Fi Fadlı Îtaki'l-Emeti Ve tezevvuciha, Hadîs: 1124.Nesat: KîtabÜ'n-Nikâh, Bab : Atki'r-Resuli Cariyetebu Sümme yetezevvecuha, Cild : 6, Sayfa : 115.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/216-217.

[406] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/217.

[407] Buharl: (49) Kİtabü'1-Itki, (17.) Bab: Karahlyetl'l-Tetavüli Alfi'^-Rakik.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/217.

[408] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/217.

[409] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/218.

[410] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/218.

[411] Buharî: (11) Kitabü'1-Cuma, (11.) Bab:Babü'l-Cumuati fi'1-Kura ve'1-Muduni. Müslim: (33) Kitabü'l-tmare. (5.) Bab. Hadîs; 20. Fadîu'îlah; Cild : 1, Sayfa : 296, 297.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/218-219.

[412] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/219.

[413] Fadîu'llah: Cild: 1, Sayfa: 296, 297.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/220.

[414] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/220.

[415] Buharî: (49) Kitabü'1-Itk, (16.) Bab: Babü'1-Abdi iza Ahsene ibadete Rabbihi ve Nasaha Seyyidehu. Müslim: (27) KItabü'l-Eyman, (11.) Bab, Hadîs: 44. Fadlu'ltah : Cild : İ, Sayfa : 298.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/220-221.

[416] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/221.

[417] Buharl: (49) K. Itk, (17.) Bab : Kerahiyetİ't-Tetarull Ale'r-Rakiki. Müslim: (40) Kitabü'I-EIfaz : (3.) Bab, Hadîs : 17-15.Fadlu'llah: Clld : 1, Sayfa: 299. (Bu hadîsi ayrıca Nese'î ve İbni Hibban tahriç etmişlerdir.)

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/221.

[418] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/221-222.

[419] Fadlu'llah-is-Samed: Cild : 1. Sayfa: 300, 301. (209 sayılı hadîs-i şerife bakılsın.)

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/222.

[420] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/222-223.

[421] Ebu Davud: (40) Kitabti'1-Edeb. Bab: 9. Müsned-i Ahmed : Cild : 4, Sayfa: 23-25 (tik baskı). Fadîu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 301, 302.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/223.

[422] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/224.

[423] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/224.

[424] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/224.

[425] Buharî: (10) Kitabü'1-Ezan. (18.) Bab: Babu'l-Ezani li'1-Müsafiri İzakanû cema'aten. Müslim: (5) Kitabü'l-Mesacid, (53.) Bab, Hadîs : 292. Eî-lsabe: Cild : 3, Sayfa : 322, Sayı : 7619. El~İsttab : Cild : 3, Sayfa : 354. Fadlu'lîah: Cild r 1, Sayfa: 303, 304.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/225.

[426] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/225-226.

[427] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/226-227.

[428] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/227.

[429] Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, Babün fi Şükri'l-Marûfi.Tirmizî: (25) Kitabü'l-Birri, (87.) Bab : Ma cae ü'1-Muteşebbi'i bi-ma lem yutahu. Hadîs No. 2-103. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 306-308.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/227-228.

[430] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/228-229.

[431] Ebu Davud : (9) Kitabü'z-Zekât, (38.) Bab : Atiyyetü Men Se'ele bi-llah. Fadîu'llah: CilcL : 1, Sayfa : 308, 369.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/229.

[432] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/229.

[433] Ebû Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (11.) Bab : Fi Şükril-Maruf. Fadîu'llah: Cild : 1. Sayfa : 309. Nese'î: KitabÜ'1-Edeb.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/230.

[434] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/230-231.

[435] Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (11.) Bab: Fi Şükri'l-Ma'rufi. Tirmizî: (25) Kitabü'l-Birri, Bab : 35.

Miisned-i Ahmed: Hadîs : 7495, 7926, 8C06 ve ilk baskı C : 2, Sayı: 388.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/231.

[436] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/231.

[437] Faâlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 310, 311.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/231.

[438] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/232.

[439] Buharl; (49) KltabÜ'1-Itk, (2.) Bab : Eyu'r-Rikabi Afdal. Buharl, Tecrid-i Sarih tercemesi: Cild : 7, Sayfa : 444, Hadîs : 1112. Nese'î: Itk ve Cihad babı, Cild : 6, Sayfa : 19. Müslim: Kitabul-îman, (1.) Bab: 34. Hadîs: 136. Müsned-i Ahmed: Itk babı, Cild; 5, Sayfa: 150 (ilk baskı). Darimi: (20) Kitabü'r-Rikak, (28.) Bab. Hadîs: 2741.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/232-233.

[440] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/233.

[441] Fadîu'llah: Cild : 1, Sayfa: 313, 314. El-İ$abe: Cüd : 3, Sayfa : 214, Sayı : 7061. El-îstiab: Cild : 3, Sayfa : 244. ÜsdÜ'l-ĞaVe; Cild; 4, Sayfa: 191.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/234.

[442] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/234-235.

[443] Fadîu'îlah: Cild : 1. Sayfa : 214, 215.El-tsabe: Cild : I, Sayfa : 319, Sayı: 1666.El-îstiab: Cild : 1, Sayfa : 360.Ebu Davudi Tayalisi: Sünen'de;Abdu'1-Ğani b. Said : Edebü'l-Muhaddis'de tahriç etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/235-236.

[444] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/236-237.

[445] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/237.

[446] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/237.

[447] Buharl: (78) Kitabü'1-Edeb, (33.) Bab : Küllü Ma'rûfin Sadaka. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 316.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/237-238.

[448] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/238.

[449] Buharı: (78) Kitabü'1-Edeb, (33.) Bab: Küllü Marûfin Sadaka. Müslim: (12) Kitabü'z-Zekât, (16.) Bab. Hadîs: 55. Fadîu'llah: Cild : 1, Sayfa : 317, 318.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/238-239.

[450] 220 sayılı hadîs-i şerife bakınız.

[451] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/239.

[452] Müslim: (12) Kitabü'z-Zekât, Bab : 16, Hadîs: 53. Fadlullah: Cilt: 1, Sayfa: 319, 324.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/240.

[453] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/240-241.

[454] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, (36.) Bab, Hadîs : 131.İbni Mace: (33) Kitabü'1-Edeb, (7.) Bab : Îmatatu'1-Eza Ani't-Tarik,Hadîs : 3681.Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 324, 325.El-İstiab : Cild : 4, Sayfa : 25.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/242.

[455] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/242-243.

[456] Buharî: (10) Kitabü'1-Ezan, (32.) Bab: Padlu't Tebcir İla'z-Zahr. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, (36.) Bab, Hadîs : 127. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 325.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/243.

[457] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/243.

[458] Buharî: K. Ezan'ın sonu.Müslim: (5) K. Mesacld, (14.) Bab : En Nahyu ani'l-busakifi'l Mescid, Hadîs : 57. İbni Mace: (33) K. Edeb, (7.) Bab ( Îmatatu'1-Ezâ ani't-Tariki, Hadîs : 3683. MÜsnedi Ahmed: Cild : 5, Sayfa : 178, 180 (1. basiti).

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/243-244.

[459] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/244.

[460] Bu hadîs-i şerifi İmam Ahmed tahriç etmiştir. El-İsabe: Cild : 2, Sayfa : 375, Sayı: 5034. El-lstiab : Cild : 2, Sayfa : 373.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/245.

[461] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/245.

[462] Bu hadîs-i şerifi Hâkim. Bezzar ve İbni Hibban tahriç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/245-246.

[463] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/246.

[464] Müslim: (12) Kitabü'z-Zekât, (16.) Bab : Beyan Enne's-me's sadakati yeka-u, Hadîs : 52. Ebu Davud : (40) Kitabü'z-Zekât, (60.) Bab : Fi'1-Maûneti Li'1-Müslim.El-İstiab : Cild : 2, Sayfa : 276.El-İsabe: Cild : 2, Sayfa : 306, Sayı : 1647.Kamusu'l-A'lâm: Cild : 3, Sayfa : 1935. 231 sayılı hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/246.

[465] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/246-247.

[466] Ebu Davud: (39) Kitabü's-Sünnet, (10.) Bab: En-Nehyu An Sebbl Ashabı ResulİIlah.Müsnedi îmam Ahmed: Cild : 5, Sayfa: 437, 439 (1. baskı), Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa; 328-330.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/247-249.

[467] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/249.

[468] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 331.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/250.

[469] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/250.

[470] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/251.

[471] Bu rivayete, diğer hadîsti şerif kaynaklarında tesadüf edilememiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/251.

[472] Bu hadîs-i şerîf diğer meşhur altı hadîs kitabında mevcut değildir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/251-252.

[473] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/252.

[474] Kaynak İçin 239 No.lu hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/252.

[475] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/252-253.

[476] Ebu Davud : (40) Kitabti'1-Edeb, (49,) Bab : Babun fi'n-Nasihati. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 333, 334.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/253.

[477] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/253.

[478] Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (35.) Bab : Fl'1-Gaybetİ. Fadîu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 334-336. El-İsabe: Cild : 3, Sayfa : 240, Sayı: 7930.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/253-254.

[479] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/254.

[480] Ebu Davud : (40) K. Edeb, (85.) Bab: Men Ye'huzu'ş-şey'e Ale'l-Mizahİ. Tirmizl: (31) Kitabü'l-Fiten, Bab : 3. Fadîu'üah: Cild : 1, Sayfa : 336, 337.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/255.

[481] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/255-256.

[482] Müslim: (33) Kitabü'l-İmare, (38) Babü Fadl İ'aneti'1-Gazi Pi sebi'lil-lab, Hadîs : 133. Elm Davud: (40) KitatoTl-Edeb, (115.) Bab : Fi'd Dâlli Ale'l-Hayri. TirmîsA: (39) KitabÜ'I-îlm, Bab : 14. Fadlu'llah: Clld : 1, Sayfa : 337, 338.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/256.

[483] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/256-257.

[484] Buharı: (51) K. Hibe, (28.) Bab: Kabûli'l-Hedlyyeti Minc'i-Mügrikin. Müslim: (39) Kitabü's-Selâm, Bab : 17, Hadîs : 45. Ebu Davud: (38) K. Diyat, (S.) Bab : Pi'men Sekiye Rccülen Sümmen. Fadlu'llah: Cild : 1, Ssyfa : 338, 339. Müsnedi'î İmam Ahmed: Sayı : 2785.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/257.

[485] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/257-258.

[486] Ebu Davud: (40) K. Cild : 2, Sayfa : 550, (4.) Babü'n Pi't Tecavüz. Buharİ: (65) KitaM't-Tefsir, (7.) Bata : Sûreti'1-Araf. Taberi Tefsiri: Eser numarası : 15538, 1554İ (K. baskı: El-Babi, 1373) Cild : 9, Sayfa : 154. El-tstidb : Cild : 2, Sayfa : 291-298. El-îsabe: Cild: 2, Sayfa: 301, Sayı: 4682. Fadlu'lîah: Cild: 1, Sayfa: 340, 341. Kamusu'l-A'lâm: Cild: 4, Sayfa: 3101.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/258-259.

[487] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/259-260.

[488] Müsned-i İmam Ahmed: Nu. 2136 — 2556. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 342, 343.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/260.

[489] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/260.

[490] Buharı: (65) Kitabü't-Tefsîs, Fetih Sûresi, (3.) Bab : İnnâ Erselnake Sahiden ve...

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/261-262.

[491] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/262-263.

[492] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/263.

[493] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/263.

[494] Fadlu'îlah : Cild : 1, Sayfa : 343-346. Ebu Davud: (40) K. Edeb, (37) Babü'n ü'n Nehyi Ani't Tecessüsi. Eî-Müstedrek: Kitabü'l-Hudud, Cild : 4, Sayfa : 378. Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 347, 348. İbni Hibban da Sahih'inde tesbit etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/263-264.

[495] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/264.

[496] Bu hadîs Küttib-i Sitte'de mevcut değildir. Ancak bunu Taberanî tahriç etmiştir. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 248, 249.Taberanî: Mecma'uz-Zevaid : Kitabü'i-Menakıfc, Babu Ma Cae fi:i Hasen (R.A.) Cild : 9, Sayfa : 176.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/264-265.

[497] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/265.

[498] Buharı (78) Kitabü'1-Edeb, (68.) Bab : Et-Tebeosümti ve'd-Dahik. Müslim: (44) Kitabü Fezaili's-Sahabe, (29.) Bab, Hadîs : 135. El-İsabe: Cild : 1, Sayfa : 234, Sayı : 1137. El-îstiab: Cild : 1, Sayfa : 234. Kamusu'l-A'lâm: Cild : 3, Sayfa : 1782. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 349. Bundan önceki hadîs-i şerife bakınız.Buharlı (65), K. Tefsir, Ahkâf sûresi (46/2) Felemma Re'evhu Arifan. Müslim: Kitabti'l-İstiska, (3.) Bab : Hadîs : 16. Ebu Davud; (40) K. Edeb, (104) Babu ma yekûlü iza haceti'r-Rih. Fadlu'llah ; Cild. ; 1, Sayfa : 350.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/265-266.

[499] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/266.

[500] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/267.

[501] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/267.

[502] Tirmîzi: (34) Kitabü'z-Zühd, (2.) Bab : Meni't Teka'l Maharim... İbnî Mace: (37) K. Zühti, (24) Babü'l Vera-i ve't Takva, Hadîs : 4217. Fadlu'llafr ; ÇiîĞ; 1, Sayfa : 351, 352.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/268.

[503] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/268.

[504] İbni Mace: (37) Kitabü'z-Zühd, (19) Babü'l Hüzni ve'l Buka-I, Hadîs : 4193. 252 sayılı hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/268-269.

[505] 252 ve 253 sayılı hadîslere bakınız. Sahih-i Buharî'de de (Lâ Tes'elû an eşyae) Âyetinin tefsirinde bu hadîsin bir kısmı tesbit edilmiştir. İmam Ahmed, Müsned'inde ve İbni Hibban Sa-hih'inde tamamını tesbit etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/269.

[506] Bu hadîsi İbni Hibban ve îmam Ahmed tahriç etmişlerdir. Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 354.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/270.

[507] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/270.

[508] Tirmizi: (34) Kitabü'z-Zühd, (39.) Bata : Ma cae fi Maişeti's Sahabeti, Hadîs : 2370.

Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (114.) Bab : Pi'l Meşvereti. İbni Mace: (33) K. Edeb, (37.) Bab : El-MÜsteşaru Mütemen, H. 3745. El-îstiab: Cild : 4, Sayfa : 199. El-İsabe: Cild : 4, Sayfa : 209, Sayı : 1199. Hakim MÜstedrek'te: İbni Hibban : Sahih'de tesbit etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/271-272.

[509] Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 357.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/272-273.

[510] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/274.

[511] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/274.

[512] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/274-275.

[513] Hadîsin 1. bölümü : İbni Mace: Mukaddime, Bab : 4, Hadis : 34. Hadîsin 3. bölümü : İbni Mace: Mukaddime, Bab : 8, Hadîs : 53. Fadîu'llah : Cild : 1, Sayfa : 358.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/275.

[514] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/275-276.

[515] (Aranızda selâmı yayın) kısmına kadar: Müslim: (1) Kitabü'1-îman, (22.) Bab. Hadîs : 93. Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (131.) Bab: îfşai's-Selâm. Fadlu'llah: Cild : I, Sayfa : 359, 360.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/276.

[516] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/277.

[517] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/278.

[518] Bu hadîs-i şerif Kütübi Sitte'de yoktur. Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 360, 361.

[519] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/278.

[520] Bu eseri, tbni Hibban «Ravzatu'l-Ukalâ»'da tahriç etmiştir.Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 361.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/278-279.

[521] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/279.

[522] Bu eser için başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/279.

[523] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/279.

[524] Buhari: (78) Kitabü'1-Edeb, (90.) Bab : Ma Yecûzu Mine'ş ŞiTi ve... Müslim: (43) Kitabü'I-Fezail, (18.) Bab: Hadîs: 70-73. Fadlu'llah: Cild : X, Sayla : 363-365.

[525] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/280.

[526] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/280-281.

[527] Tirmizi: (25) Kitabü'l-Birri, (57.) BaiJ; Ma Cae fil Mizahi. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 365.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/281.

[528] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/282.

[529] Kütüb-i Sitte'de bu eserç rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/282.

[530] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/282.

[531] Fadlu'llah: Cild: 1, Sayfa: 366.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/282-283.

[532] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/283.

[533] Ebu Davud: (40) Kitabtt'1-Edeb, (84.) Bab : Ma Cae fi'l Mizah, Cild: 2. Sayfa : 596 (I. baskı, 1952). Tirmizi: (25) K. Birri, (57.) Bab : Ma Çae fi'l Mizah, Hadîs : 1992. Fadlu'llah: Cild : 1. Sayfa ; 366, 367.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/283.

[534] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/283-284.

[535] Buharî: (78) KitabÜ'1-Edeb, (18) BabÜ'l inblsatJ lla'n Nas. Müslim: (38) Kitabü'1-Adab, Bab (5), Hadîs: 30. tbni Mace: (33) Kitabü'1-Edeb, (24) Babü'n fi'l Mizah. Fadlu'llah; Cüd : 1, Sayfa : 367, 368.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/284.

[536] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/285.

[537] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/285.

[538] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/285.

[539] Tirmizî: Ebvabü'l-Birri Ve's Sıleti, (63.) Bab. Hadîs: 2070.

[540] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/286.

[541] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/287.

[542] Buharî: (78) K. Edeb, (39) Babu Hüsnİ'l Huluki Ve's Scha-i ve Ma... Müslim: (43) Kttabü'l-Fezail, Bab: (16), Hadîs: 68.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/287.

[543] 270 ve 271 sayılı hadîs-i şeriflere bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/287.

[544] Bu hadis Kütüb-i Sİtte'de mevcut değildir.MÜsnedl îmam Ahmed; CHd : 2, Sayfa: 381. (I. baskı).

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/288.

[545] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/288.

[546] Buharî: (61) Kitabü'l-Menakıb, (23.) Bab : Sifatü'n-Nebî (S.A.V.) Müslim: (45) Kitabü'l-Pezail, Bab: (20), Hadîs: 77. Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 372.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/288-289.

[547] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/289.

[548] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/289-290.

[549] Bu eseri îman bahsinde îmam Ahmed ve Hâkim tahriç etmişlerdir. Fadlu'îlah: C. 1, S. 373.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/290.

[550] Buhari: (81) Kitabü'r-Rikak, (15.) Bab: El-Ginâ, Gina'n-Nefsi. Feyzül-Kadîr : Cild : 5, Sayfa: 358, Sayı: 7579 (Buharı hadîsi). Müslim: (12) Kitabu'z-Zekât, (40.) Bab, Hadîs: 120. Müsned-i İmam Ahmed: Cild: 2, Sayfa: 390 (I. baskı). Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 374.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/291.

[551] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/291.

[552] Buhari: (78) Kitabü'1-Edeb, (39.) Bab : HÜsnü'l-Huluki Ve's-Seha-i Ve Ma Yukrehu.

Müslim, (43) Kitabu'l-Fezail, (13.) Bab, Hadîs: 51. Tirmm: Şemaîlü'r-Resûl (S.A.V.) eserinde. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 374.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/292.

[553] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/292.

[554] Bu hadîs-1 şerif Kütüb-i Sitte'de mevcut değildir. Fadîu'llah: Cild : 1, Sayfa : 375-376.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/292-293.

[555] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/293.

[556] Fadîu'llah: Cild : 1, Sayfa : 377, 379. 278 sayılı hadîse bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/293.

[557] 278 sayılı hadîse bakınız.Buharî: (78) Kitabü'1-Edeb, (39.) Bab : Hüsnü'1-Huluk-i Ve... Müslim: (43) Kitabü'l-Fezail, (14.) Bab, Hadîs : 56. Fadîu'llah : Cİld : 1, Sayfa : 377.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/294.

[558] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/294-295.

[559] Nesaî: (25) KîtabÜ"l-Cihad. (8.) Bab : Fadlu Men amile Pi SebUİ-Uahi Alâ Kademini. tbni Mace: (24) Kİtabü'l-Cihad, (9.) Bab, Hadis : 2774. Müsned-i İmam Ahmed: Cild : 2, Sayfa : 342 (I. baskı). Fadîu'Uah: Cild : 1, Sayfa : 379.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/296.

[560] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/296-297.

[561] Tirmizi: (25) Kitabü'l-Birri ve's-Sılât (41,) Bab : Ma Cae Fi-1 Bahîl. Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa : 380.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/297.

[562] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/297.

[563] Bu haber için başka kaynağa rastlanamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/297-298.

[564] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/298-299.

[565] Bu hadis, Kütüb-ü sitte’den yalnız Ebu Davud’un Sünen’inde vardır.ravisi Ebu hüreyre değil, Hz.Aişe (r.a.) dır.Fadlu’llah:Cild:1.Sayfa:381-384. Ebu Davud: (40) Kitabü’l Edeb, (7). Bab: Fi-Hüsnü’l-Huluk-i.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/299.

[566] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/299.

[567] Bu hadîsi İmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 384. Bak. 284 No.Iu hadîs).

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/299-300.

[568] Bu haberi, Hafız îbnî Hacer tsabe'sinde : (Cild : 1, Sayfa : 543-544) tahriç etmiştir. Fadlu'îlah; Cild ; 1, Sayfa : 384-385.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/300.

[569] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/300.

[570] Bu hadîsi imam Ahmed tahriç etmiştir. Fadlu'îîah: Cild : 1, Sayfa : 385-386.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/300-301.

[571] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/301.

[572] Bu haberi îmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayla : 387.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/302.

[573] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/302-303.

[574] İbni Mace: (37) K. Zühd, (29.) Bab: Zikri'z-Zünûb, Hadîs:. 4246. Tirmizî; (61) Ebvabü'1-Birr; Ve's-Sıleti, Bab: Ma Câe Fi Hüsni'l-Hulki, Hadîs No. 2072. El-Müstedrek: Kitabü'r-Rikak, Cild : 4, Sayfa : 324. Fadlu'llah: Cild: 1, Sayfa: 387-388. Ayrıca bunu İmam Ahmed tahriç etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/303.

[575] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/303-304.

[576] Başka kaynaklarda bu habere rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/304-305.

[577] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/305.

[578] İl)ni Mace: (31) Kİtabü't-Tıbb, (1.) Bab : Ma Enzellellahu Dacn îliı Enzele Devaen, Hadîs : 3436. Tırmizî: Ebvabü't-Tıb. (3.) Bab : Ma Câe Fi'd-Devai Ve'1-Hassialeyhi. Hadîs : 2109. tCild : 3, Sayfıt : 1U9) Ebu Davud: (27) Kitabü't-Tib, (1.) Bab : Babü'r-RecÜIi Yetedava. El-Müstedrek: Kitabü't-Tıb Hayrü Ma Ûtiye'l-Müslimü Hulûkün Ha-sen. (Cild : 4, Sayfa : 199)

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/305-306.

[579] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/306-307.

[580] Buharî: (1) Kitabti Bedi'l-Vahyi, (5.) Bab : Haddese Sena Abdan. Müslim: (43) Kitabü'l-Fezail, (12.) Bab, Hadîs; 50. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 391-392.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/307-308.

[581] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/308.

[582] Müslim: (22) Kitabü'l-Müsakat, Hadîs: 30.Tirmizî; (65) K. Buyu, Bab : Ma Câe Fi İnzari'l-Mu'siri Ve'r-Rifki Bini. Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa : 392-393.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/308-309.

[583] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/309.

[584] İzahat için, 289 sayılı hadîs-i şerife bakınız. İbni Mace: (37) Kitafcu'?-2ü!ıcl, (29.) Bab : Hadîs : 4246. Ttrmizî: (28) Kitabü'l-BirrJ, (6?.) B^b, Hadîs : 2005. El-Müstedrek: Kitabü'r-Rikak. Ciîd : 4, Sayfa : 324. Fadlu'llah: CJld : 1, Sayfa : 393.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/309-310.

[585] Müslim : (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs : 14-15. Tirmizi: (37) Kitabti'z-Zühd, (52.) Bab, Hadîs : 2390.Darimî: (20) Kitabü'r-Rikak, (73.) Bab : Fi'1-Birri Ve'1-îsmi, Hadis ;2792-2793. (Cild : 2, Sayfa : 230)

Hakim: Kltafcü'I-Buyû', Cild : 2, Sayfa : 14.Ayrıca İmam Ahmed ile Ebu Avane Birr babında, bu hadîsi tabriç

etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/310.

[586] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/310-311.

[587] Fadlu'îlah: Cİld : 1, Sayfa: 395-397. El-İsabe: Cild : 1, Sayfa: 230, Sayı: 1110 ve Cild: 2, Sayfa: 522, Sayı : 5799. El-îsttdb: Cild: 1, Sayfa: 254 ve Cild: 2, Sayfa: 496. KÜtüb-l Sitte'de bu hadîs mevcut değildir. TcLberani'nin Kebir ve Evsat'da isbat ettiğim Heysemi «Mec'mau'z-Zevaid» (C. 9, Sayfa ; 314-315) de tesbit etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/311-312.

[588] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/312-313.

[589] Buharî: (81) K. Rikak, (32.) Bab : Ma Yukrehu Mİn Kıylin ve Kal. Müslim: (30) Kitabü'I-Ekdiye, Hadis : 12-14. Bu rivayet; Bu eserin 16 ve 460 No.lu hadîslerinde isbat edilmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/313-314.

[590] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/314-315.

[591] Bu hadîs-I şerif için 279 sayılı hadîsin açıklamasına bakınız. Buhari: (78) Kitabü'l Gdeb, (39.) Bab : Htisnül Huluk Ve's-Seha-i. Müslim: (43) Kİtabü'l-Fezail, Hadîs : 56.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/315.

[592] Bu hadîs-i şerif Küttib-i Sitte'de yoktur. Ancak bunu İmam Ahmed ve Ebu Avane Zekât bahsinde, İbni HiWan ye Hâkim Diyat bahsinde tahriç etmişlerdir. Fadlu'llah; Çüd ; 1, Sayfa : 400.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/315-316.

[593] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/316.

[594] Tirmizî: (34) Kitabü'z-Zühd, (21.) Bab: Ma Cae Fl'z-Zehadetİ Pl'd-Dünya. Hadîs : 2449. (Cild : 4, Sayfa : 5) İlmi Mace: (37) Kitabü'z-Zühd, (9.)" Bab, Hadîs : 4141. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 400-401.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/317.

[595] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/317-318.

[596] İbni Mace: (12) K. Ticarat, (1.) Bab : Hassi Ale'l-Mekasib, Hadîs: 2141. Fadlu'llah : Cİld : 1, Sayfa : 301-302.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/318-319.

[597] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/319.

[598] Daha önce geçen 295 sayılı hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/320.

[599] Buhârî: (56) KitabÜ'l-Cihad, (24.) Bab : Şecaati Fi'1-Harbi ve'1-Cubni. Müslim: (43) Kitabü'l-Fezail, Hadîs : 48. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 403-404.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/320-321.

[600] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/321.

[601] Tirmizl: (27) Kitabü'l-Bİrri, (45.) Bab : Ma Cae Fi Talâkati'l-VechL Hadîs : 1971.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/321.

[602] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/321-322.

[603] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 404.Buhârî: (49) Kitabü'1-Itk, (2.) Bab : Eyyü'r-Rikabı Afdal. Müslim: (1) Kitabü'1-îman, Hadîs: 136. Müsnedi İmam Ahmed: Cild : 5, Sayfa : 150. (I. Baskı) Tafsilât için 220 sayılı hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/322-323.

[604] Buhârî: (24) Kitabü'z-Zekât, (30.) Bab : Ala Külli Müslimin Sadakatin. (78) Kitabü'1-Edeb, (33.) Bab. Her ma'ruf sadakadır. Müslim: (12) Kitabü'z-Zekât, (16.) Bab, Hadîs: 55.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/323.

[605] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/324.

[606] Tabureni ve Bezzar : H. Kcysemî: Mecmau'z-Zevaid Kİtabü'l-Ed'iye, Cild : 10, Sayfa : 173-174. Mişkatü'l-Mesabih: Cild : 2, Sayfa : 765, Hadis : 2500. Feyzu'l-Kadîr: Cild : 2, Sayfa : 139, Sayı: 1519. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 405-407.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/324.

[607] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/324-325.

[608] El-MÜstedrek : Kitabti't-Tefsir, Sûretü'l-Mü'minûn, Cild : 2, Sayfa : 392. Tabakat-ü îbni Sa'd: Cild : 1-2, Sayfa : 89. Nesaî: Tefsir'de. Bu hadîs-İ şerîf KütÜb-i Sitte'de mevcut değildir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/326.

[609] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/326-327.

[610] Tirmizl: Cild : 6, Sayfa : 224, Hadîs : 2020. El-Müstedrek : Kitabü'l-îraan, Cild : 1, Sayfa : 47. Fadlu'llah : Cild ; 1, Sayfa : 408.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/327-328.

[611] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/328.

[612] Bu hadîs-i şerif Kütüb-i Sltte'âe mevcut değildir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/328.

[613] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/328.

[614] Buharl: (78) Kitabü'1-Edeb, (38.) Bab. (Peygamber fahiş değildi.) Müslim: (39) Kitabü's-Selâm, Hadîs : 10.İbni Mace: (33) Kitabü'1-Edeb, (13.) Bab: Reddi's-Selâml Ala Ehli'z-Zimmeti. Hadis : 3698. Fadîu'llah; Cild : 1, Sayfa : 409, 410.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/329.

[615] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/329.

[616] Tirmizî: (28) Kitabü'l-Birri, Cild : 6, Sayfa: 199, Hadîs: 1978. Fadîu'llah: Cild : 1, Sayfa : 312-313.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/330.

[617] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/330.

[618] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, (26.) Bab, Hadîs : 98-100. (Bu rivayetin manasına yakındır.)Tirmizî: (28) Kitabti'l-Birri, (78.) Bab, Hadîs: 2026. (Bu rivayetin manasına yakındır.) Fadîu'llah; Cild: 1, Sayfa; 411-412.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/330.

[619] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/330-331.

[620] Bundan önceki hadîs-i şeriflere bakınız. Bu haberi, İbni Hibban «Rav-zatü'l-Ukalâ» kitabında tahriç etmiştir. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa ; 412.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/331.

[621] Bu haberin kaynağına diğer hadîs kitaplarında rastlanamamıştır.

[622] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/331-332.

[623] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/332.

[624] Müslim: (45) Kitabü'l- Birri, Hadîs : 85-86. Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (45.) Bab : Pl'1-Lâln, Cild : 2, Sayfa:575/1952 Mısır. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 413.Müsned-i İmam Ahmed: Cild ; 6r Sayfa : 448. (I. Baskı)

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/332.

[625] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/332-333.

[626] Müslim: (45) Kitabü'l-BJrri, Hadîs: 84. El-Müstedrek: Kitabü'1-îman, Cild : 1, Sayfa : 47. (Mana bakımından bu rivayete yatındır.) Fadlu'llah : Cild : I, Sayfa : 414.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/333.

[627] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/333.

[628] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/333.

[629] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/333.

[630] Bu hadîs-i şerifi Beyhakî Şu'abü'l-îman'da tahriç etmiştir, Kütüb-i Sitte'âe yoktur. Fadlu'llah: Cİld : 1, Sayfa : 415, dip not.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/334.

[631] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/334.

[632] Ebu Davud : (40) Kitabü'1-Edeb, (45.) Bab: Fi'1-La'in. Tirmizî: (25) K. Birri, (48.) Bab: Ma Cae Fi'1-La'in. Hadîs : 1977. El-Müstedrek: Kitabü'1-îman, Cild : 1, Sayfa : 48. Feyzu'l-Kadir: Cild : 6, Sayfa : 420, Hadîs : 9863. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 415.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/335.

[633] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/335.

[634] Müslim: (45) Kitabü'KBirri, Hadîs; 87. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 415.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/335-336.

[635] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/336.

[636] Buhârî: (78) Kitabü'1-Edeb, (50.) Bab : (Nemime). Müslim: (1) Kitabü'1-îman, Hadîs : 168-170, Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (33.) Bab : Fi'1-Kattat. Ttrmizi: Ebvabü'l-Birri, Babü Ma Cae Fi'n-Nemmam. Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa : 416-417.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/336.

[637] İhya-i Ulûm, Cüz : 3, Sayfa : 135.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/336-337.

[638] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/337.

[639] Müsned-î İmam Ahmed: Cild : 6, Sayfa : 459. (I. Baskı) Kısaltılmış olarak : İbni Mace : Hadîs: 4119. Beyhâkî tahrlç etmişlerdir. Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 419, dip not.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/337-338.

[640] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/338.

[641] Bunu Bey haki: Şu'abü'1-îman adlı eserde tahriç etmiştif. Fadlu'lîah : Cild : 1, Sayfa : 420.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/339.

[642] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/339.

[643] Hadîs hafızı: Mİzzî, Tehzibu'l-Kemal adlı eserde nakl etmiştir. Baca kaynaklarda bu habere rastlanamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/340.

[644] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/340.

[645] Bu haber İçin başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/340.

[646] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/340.

[647] Diğer kaynaklarda bu habere rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/341.

[648] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/341.

[649] Diğer kaynaklarda bu habere rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/341-342.

[650] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/342.

[651] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/342.

[652] Ebu Davud: (40) K. Edeb, (63.) Bab: Fi'1-Elkab, Cild: 2, Sayfa: 587. Tirmizî: (44) Kitabü't-Tefsîr, Hücurat Sûresi, Hadîs : 3264. timi Mace: (33) Kitabü'1-Edeb, (35.) Bab, Hadîs: 3741. Müsned-î İmam Ahmed : Cild : 4, Sayfa : 69. (I. Baskı) El-Müstedrek: Kitabü't-Tefsir, Cild : 2, Sayfa : 463. Fadîu'îlah : Cild : 1, Sayfa : 422-423.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/342-343.

[653] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/343.

[654] Başka kaynaklarda bu habere rastlanamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/343-344.

[655] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/344.

[656] 312 sayılı hadîs-i şerife bakılsın. Tirmizî, Hadîs: 1978.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/344-345.

[657] Buhârî: (52) Kitabü'g-Şehadat, (16.) Bab: îza Zekkâ Recülen. Müslim: (53) Kltabü'z-Zühd, (14.) Bab, Hadîs : 65-66. Ebu Davud: K. Edeb, (10.) Bab, Cild : 2, Sayfa : 553 (Mısır bas.) Cild : 1, Sayfa ; 425-426.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/345.

[658] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/346.

[659] Buhârî: (78) K. Edeb, (54.) Bab : Ma Yükrehu Mine't-Teraadühi. Müslim: (53) Kitabti'z-ZÜhd, Hadîs : 67, CİM : 1, Sayfa ; 426-427.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/346.

[660] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/346.

[661] Başka kaynaklarda bu habere rastlanamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/347.

[662] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/347.

[663] Bu haberi, Beyhakî ve İbni Mace Hz. Muaviye'den başka bir rivayetle aynı manada tahriç etmişlerdir. (Hadîs : 3743) Fudlu'llah; Cild : 1, Sayfa ; 427.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/347.

[664] Tirmizî: (50) K. Menakiü, Cüz : 9, Sayfa : 346, Hadîs : 3797-3882. El-Müstedrek: Marifetü's-Sahabeti, Cild : 3, Sayfa : 233. Fadlu'llah: Cİld : 1, Sayfa : 427-428.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/348.

[665] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/348-349.

[666] Buhârî: (78) Kİtabü'1-Edeb, (38.) Bab : Lem Yefcun-İ Nebiyyü CS.A.V.) Fahişen ve-la Mütefahiıisen. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs : 73. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 429-430.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/349-350.

[667] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/350.

[668] Müslim: (53) Kitabü'z-Zühd, Hadîs: 68. Tirmİzî: Ebvabü'z-Zülıd, Babu Kerahiyeti'l-Midhati Ve'1-Meddahin, Hadîs : 2504. Ebu Davud : K. Edeb, Babü'n Fİ Kerahiyeti't-Temaduh-i, C. 2, Sf. 553. Feyzuî'kadlr: Cild : 1, Sayfa : 362, Hadîs : 646. Fadlu'îlah : Cild : 1, Sayfa : 431-432.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/350-351.

[669] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/351.

[670] Bundan önceki hadîs-1 şeriflerin açıklanmasına bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/351-352.

[671] Bu hadîs-i şerifi İmam Ahmed, Cild : 5, Sayfa: 32. (I. Baskı). Ebu Davud, Nesaî tahriç etmişlerdir. Fadîu'lîah : Cild : 1, Sayfa : 435.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/352-353.

[672] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/353-354.

[673] Bu hadîs-İ şerifi İmam Ahmcd, Hâkim, İbni Hîbban tahriç etmişlerdir. Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 427.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/354-355.

[674] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/355.

[675] Bu haber için başka bir kaynağa rastlanamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/355-356.

[676] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/356.

[677] Diğer kaynaklarda bu esere rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/356.

[678] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/356.

[679] Tirmizî: (28) Kitabü'l-Birri, (64.) Bab, Hadîs: 2009. timi Mace: (6) Kitabü'l-Cenaiz, (2.) Bab, Hadis : 1443. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 438-439.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/357.

[680] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/357.

[681] Bu habere diğer kaynaklarda rastlanamannştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/358.

[682] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/358-359.

[683] Buharı: Kitabü'l-Ecleb, Ziyaret Babı, Fadlu'îlah : Cild : 1, Sayfa ; 440-441.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/359.

[684] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/360.

[685] Diğer kaynaklarda bu habere rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/360.

[686] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/360.

[687] Müslim: (37) Kitabü'l-Libas, Hadîs : 10.Ebu Davud: Cild : 2, Sayfa : 372, 1952/Mısır bask. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 441-443.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/360.

[688] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/361.

[689] Buhârî: (11) Kitabü'1-Cuma, Bab : 7. Müslim: (37) KItabü'l-Libas, Hadîs : 6-9.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/361-362.

[690] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/362.

[691] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs: 38. Fadlu'Uah : Cild ; I, Sayfa ; 444.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/362.

[692] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/363.

[693] Ebu Davud: K. Edeb, Cild : 2, Sayfa : 626, 1952/Mısır bask. Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa ; 444-445.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/363.

[694] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/363.

[695] Bundan önceki hadîs-i şerife ve açıklamasına bakınız. Tirmizî, Kitabti'z-Zühd, Hadîs : 2386.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/364.

[696] Hâkim: Kitabü'l-Birri Ve's-Sılâ. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 446-447.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/364-365.

[697] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/365.

[698] Ebu Davud; (40) Kitabü'1-Edeb, (58.) Bab : Er-Rahme.Tirmizl: (25) Kitabü'l-Birri, (15.) Bab: (Çocuklara merhamet) 353 ve 354 sayılı hadîslere bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/366.

[699] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/366.

[700] Mana bakımından bu hadis-i şerifin bundan önceki hadîslerden farkı yoksa da, lâfız ve sened değişikliği itibariyle Kütüb-i Sitte'do mevcut değildir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/367.

[701] Ebu Davud: Kitabü'1-Edeb. Fadlu'îîah: Cild : 1, Sayfa: 449.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/367.

[702] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/367-368.

[703] 354 sayılı hadîs-i şerîfe müracaat ediniz.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/368.

[704] Bk : İslâm Fıkht ve Hukuku, Sayfa : 281-282.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/369-370.

[705] Buharı: (78) Kitabü'1-Edeb, (89.) Bab : IkramÜ'l-Kebîri. Müslim: (28) Kitabü'l-Kasame, Hadîs: 1-6. Ebu Davud: Kitabü'd-Diyat, Cild : 2, Sayfa : 484-485. Tirmtâ: (14) Kitabü'd-Diyat, (23.) Bab, Hadîs: 1422. Sünen-i Nesaî: Kitabü'd-Diyat, Cild ; 8, Sayfa : 6-12. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 450-452.

[706] Bu zat ilmi ve kıraati ile meşhur Abdullah ibni Mesud değildir.

[707] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/370-371.

[708] Buhârî: (65) Kitabü't-Tefsir. Sûre-i İbrahim (14). Müslim: (50) Kitabu Sıîati'l-Münafikîn, Hadîs : 63-64. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 452-453.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/371-372.

[709] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/372-373.

[710] Nesaî: Cild : 4, Sayfa : 14, En-NiyahatÜ Ale'l-Meyyit (kısaltılmış olarak). 1964 Mısır, ilk baskı. Fadlu'Uah: Cild : 1, Sayfa : 453-458. Et-lstiab : Cild : 3, Sayfa : 224. Eî-tsabe: Cild : 3, Sayfa : 242.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/373-374.

[711] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/374-376.

[712] Müslim: (15) Kitabü'1-Hacc, Hadîs: (413-415), Bab : (85). îbni Mace: (39) Kitabü'l-Et'ime, Hadîs: (3329). Tirmizl: (49) Kitabü'd-Daavat, Hadîs: (3450). Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 458-459.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/376.

[713] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/376-377.

[714] 353 sayılı haçüş-i şerîfç yç açıklamasına.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/377.

[715] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/377.

[716] İbni Mace: El-Mukaddime, Bab : Fezaili Sahabe, Hadîs : 142-144. Tirmizl: Menakıb-ı Hasan ve Hüseyin, Hadîs : 3777. El-İstiab: Cild : 3, Sayfa : 627. El-İsabe: Cild : 3, Sayfa : 630, Sayı : 9363, Faölu'Uah; Cild : 1, Sayfa ; 459-460.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/378.

[717] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/378-379.

[718] El-İstiab: Cild : 2, Sayfa: 2G6 ve Cild : 4, Sayla: 436. El-İsabe: Cild : 2, Sayfa : 280, Sayı : 365 ve Çiid : 4, Sf : 439, Sy : 1309, OM : X, Sayfa : 460-461.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/379-380.

[719] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/380.

[720] Bu haber için herhangi bir kaynağa rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/380-381.

[721] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/381.

[722] El-lsabe: Cild : 1. Sayfa: 312, Sayı: 4725. El-l&tiab: Cİld : 1, Sayfa : 374. Kamusu'l-A'lâm: Cild : 4, Sayfa : 3094. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 461-462.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/382.

[723] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/382-383.

[724] Buharı: (78) Kitabü'1-Edeb, Bab: (81). Müslim: (44) Kitabu Fezaili's-Sahabe, Hadîs: 81. İbni Mace: Kitabü'n-Nikâh, CÜd : 1, Sayfa : 637, Hadîs : 1982. Ebu Davud : Kitabu'1-Edeb, Cild : 2, Sayfa : 580-581, Mısır/1952. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 462.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/383.

[725] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/383.

[726] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 463-464. Kamusu'l-A'lâm: Cild: 4, Sayfa: 3101-3102.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/384-385.

[727] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/385.

[728] Buhârî: (97) Kitabü't-Tevhid, Bab :(2). Müslim: (43) Kitabü'l-Fesail, Hadîs : 66. Fadlu'llah: Cİld : 1, Sayfa : 464.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/386.

[729] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/386.

[730] Bu haber için başka kaynak bulunamamıştır.

[731] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/386.

[732] Bundan önceki habere bakılsın. Bunu İbni Huzeyme tahriç etmiştir. Fadîu'îîah: Cild : 1, Sayfa : 465.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/387.

[733] Bu hadîs-i şerifi Taberanî, Ziyad ibni Mİftrafc'dan Malik yolu ile zMu'cemü's-Sağîr'inde tahriç etmiştir.Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 466.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/387.

[734] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/388.

[735] Tirmizl: (25) Kitabü'l-Bîrri, Bab : (16), Hadîs: 1924. Ebu Davud: Kitabü'1-Edeb, Cild : 2, Sayfa: 583, Mısır bask./1952. Fadîu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 466.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/388.

[736] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/388.

[737] 370 sayılı hadîs-i şerîfe bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/388.

[738] Müslim: (43) Kitabü'l-Fezail, Hadîs: 63, El-İstiab: Cild : 1, Sayfa : 23. Fadîu'îlah; Cild : 1, Sayfa : 467.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/389.

[739] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/389-390.

[740] Çoluk-çocuğa şefkat ve merhamet etmekle İlgili olan bu hadîs-i şerifi Nesaî tahriç etmiştir.Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa ; 467.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/390-391.

[741] Buhârl: (42) Kitabü'l-Müsakat, (9.) Bab. Müslim: (39) Kitabü's-Selâm, Hadîs : 153. Ebu Davuâ: Kitabü'l-Cihad, Cild : 1, Sayfa : 22, Mısır bask. 1952. Fadîu'llah: Cild ; 1, Sayfa : 468, 469.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/391-392.

[742] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/392.

[743] Buhârî: (42) KitabÜ'l-Müsakat, (9.) Şab. Müslim; (39) Kitabü's-Selâm, Hadîs : 151. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 469, 470.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/392-393.

[744] Nisa Sûresi, Âyet: 31.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/393.

[745] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/393.

[746] Bu hadis Kütüb-i Sİite'de yoktur. Bunu İmam Ahmed de tahriç etmiştir. Fadlu'llah: Cild : I, Sayfa ; 471.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/393.

[747] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/394.

[748] Merhametle İlgili bundan önceki hadîslere ve açıklamalarına bakılsın. Bunu İmam Ahmed tahriç etmiştir. Kütüb-i Sitte'ûe yoktur.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/394.

[749] Ebu Davud : (15) Kitabü'l-Cihad, (112.) Bab ve Çiltf ; 2, Sayfa : 51 ve Cild : 2, Sayfa : 656. 1952 bask. Fadîu'lîah; Cild; 1, Sayfa: 471, 472.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/394-395.

[750] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/395.

[751] Mizanü'l-İtidal, Cild : 4, Sayfa: 301-302. No: 9233. Fadîu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 472.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/396.

[752] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/396.

[753] Buhârî: (78) KitabÜ'1-Edeb, Bab: (18, 112). Müslim: (38) Kitabü'1-Adab, Hadîs : 30.Et>u Davud: Kitabü'1-Edeb, Cild : 2, Sayfa : 589, 1952/Mısır bask. Tirmizî: (28) Kitabü'l-Birri, (57.) Bab, Hadîs : 1990, İbni Mace: (33) Kitafcü'I-Edeb, (24.) Bab, Hadîs : 3720.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/396.

[754] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/397.

[755] Buhârî: (35) Kitabü's-Sulh, (2.) Bab. Müslim: (45) Kitabü'l-Bîrrl, Hadîs : 101. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 472-476.

[756] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/397-398.

[757] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/398-399.

[758] Buhârl: (78) Kitabü'1-Edeb, (69.) Bab.Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs: 103-105.Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 476-478. Ebu Davud: Kitabü'1-Edeb, Cild : 2, Sayfa : 593, Mısır bask. 1952.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/399.

[759] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/399-400.

[760] Ebu Davud: Kitabü'l-Edab, Cild : 2, Sayfa : 594, Mısır fcask. 1952. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 478.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/400.

[761] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/400-401.

[762] Tirmizî: (35) Kitabü'l-Kıyamet, (55.) Bab. tbni Mace: (36) Kitabü'l-Fiten, (23.) Bab, Hadis: 4032. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 478, 479.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/401-402.

[763] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/402.

[764] Buharı: (97) Kitabü't-Tevhid, (3.) Bab. Müslim: (50) Kitabu Sıfatı11-Münafıkîn, Hadîs : 49, 50.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/402-403.

[765] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/403.

[766] Buhârî: (60) Kitabü'l-Enbiya, (28.) Bab. Müslim: (12) Kitabü'z-Zekât, Hadîs : 141, 142.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/403-404.

[767] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/404-405.

[768] Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (50.) Bab. Tirmizl: (35) Kitabü'l-Kıyamet, (56.) Bab. Fadlv'llah: Cild : 2, Sayfa : 482, 483.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/405.

[769] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/405-406.

[770] Bu haberi aynı isnadla Taberânî tahriç etmiştir. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 484.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/406.

[771] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/406.

[772] Feyzü'l-Kadîr: Cild : 4, Sayfa: 546, Hadîs: 6215. Ebu Davud : (40) Kitabü'1-Edeb, (71.) Bab. Fadlu'ttah; CUd : 1, Sayfa : 484, 485.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/407.

[773] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/407.

[774] Tîrmîzî: (25) Kitabü'l-Birri, (58.) Bab. Feyzu'l-Kadir: Cild : 4, Sayfa : 421, Sayı: 9865. Fadlu'llah: Cild : 1. Sayfa ; 485, 486.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/408.

[775] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/408-409.

[776] Müslim: (1) Kitabü'1-îman, Hadîu No: 121. Feyzu'l-Kadîr: Cild : 1. Sayfa : 192, Sayı: 4890, . Fadîu'llah; Cild : 1, Sayfa ; 486.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/409.

[777] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/410.

[778] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/410.

[779] İbni Mace: (36) Kitabü'l-Fiten, (7.) Bab, Hadîs: 3949. Fadlu'llah; dW ; i, Sayfa : 4Ş6, 437.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/410-411.

[780] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/411.

[781] Buhârî: (78) Kitabü'1-Edeb, C62.) Bab. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 480-491.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/411-413.

[782] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/413-414.

[783] Buhûrl: (78) Kitabü'1-Edeb, (57.) Bab. Müslim: (45) Kltabü'l-Birrl, Hadîs No : 23. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 491, 492.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/414-415.

[784] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/415-416.

[785] 388 sayılı hadîs-i şerife ve açıklamasına bakınız. Buhârî: (78) Kitabü'1-Edeb, (62.) Bab.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/416.

[786] Müslim: (45); Kitabü'l.Birri, Hadîs No : 25. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 492, 49.3.. (1) Buharı i (78) Kitabü'l-Birri, Hadîs No: 31. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 493.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/416-417.

[787] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/417.

[788] Bu hadis-I şerif Kütûb-i Sitte'de yoktur. Bunu îmanı Ahmed tahriç etmiştir. Fadîu'lîah: Cİld : 1, Sayfa : 494 dip not.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/417-418.

[789] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/418.

[790] Bundan önceki hadîs-İ şeriflere bakınız. Bu hadîs-İ şerîf Kütüb-i Sitte'-de yoktur. Bunu tmam Ahmed tahriç etmiştir. Cild : 4, Sayfa : 20.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/418-419.

[791] Buhârî: (78) Kltabü'1-Edeb, (63.) Bab.Müslim: (44) Kitabu Pezaİlİ's-Sahabe, Hadîs No : 80. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 496, 497.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/419.

[792] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/419.

[793] Ebu Davud: (40) Kitabü'l-lîdeb,; (47.) Bab. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa ; 498.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/420.

[794] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/420.

[795] Bundan önceki 404 sayılı hadîs-i şerife ve açıklamasına bakınız.

[796] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/420-421.

[797] 399 sayılı hadîs-i şerife ve kaynaklarına bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/421.

[798] 402 sayılı hadis-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/422.

[799] 398 ve 400 sayılı hadîs-i şeriflere bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/422-423.

[800] Buftdrî; (93) KitabüU-Ahkftm, (27.) Bab. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No : 98. TirmiZl: (28) Kitabü'l-Birri, (78.) Bab, Hadîs No: 2026. Ebu Davud: Cild : 2, Sayfa : 566, 567, 1952 Mısır bask. Fadlu'llah ; Cild ; 1, Sayfa : 500.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/423.

[801] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/423.

[802] Buhârî: (78) Kitabti'1-Edeb, (57.) Bab. Müslim: (45) KitabÜ'l-Birri, Hadîs No : 28. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 501-504.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/423-424.

[803] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/424-425.

[804] Müslim: (45) KitabÜ'r-Birri, Hadîs No : 35. Feyzü'l-Kadîr: CUd : 3, Sayfa : 259, Hadîs No : 3341. Fadlu'llah; Cild; I,.Sayfa; 501.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/425.

[805] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/425-426.

[806] Bu haberin kaynağına rastlanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/426.

[807] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/426.

[808] Bu hadis Kütüb-i Sitte'de ^mevcut değildir. İmam Şuyutl biraz değişik lâfızla bunu Taberantden nakletmiştir. Feyzu'l-Kadir: Cild : 3, Sayfa: 289, Hadîs: 3421.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/426-427.

[809] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/427.

[810] Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (47.) Bab. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa ; 506.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/427.

[811] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/428.

[812] Bu haber için başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/428.

[813] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/428.

[814] Buhârî: (43) Kitabü^tstikraz, (20.) Bab.1 ' Müslim: (33) Kitabü'l4inaret, Hadis No : 20. Fadlu'ttah : Cild : li' Ba^fa : S07.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/429.

[815] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/429.

[816] BuMrt; (51) Kitabü'1-HIbe, (30.) Bab.Müslim: (24) Kitabü'l-Hİbat, Hadîs No : 5. Fadiu'îîah: Cİld : 1, Sayfa : 507, 508.İslâm Ftkht ve Hukuku ; Sayfa ; 208, Hibe bahsi — A. F. Y.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/430.

[817] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/430-431.

[818] Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (5.) Bab. Tirmizî: (25) Kitabü'l-Birri, (41.) Bab : Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 508, 509.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/431.

[819] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/432.

[820] Ebu Davud: K. Edeb, tntisar babı, CilÖ : 2, Sayfa: 673/ Mısır/1952.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/432.

[821] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/433.

[822] El-İsabe: Cild : 4, Sayfa : 238, Sayı : 386.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/433.

[823] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/433-434.

[824] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/434.

[825] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/434.

[826] Bu haber Kütüb-i Sttte'de yoktur. Bunu Bezzar ve îbni Hlbban tahrlç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/435.

[827] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/435-436.

[828] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 512. (1) Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No: 68. Ebu Davud : Cild : 2, Sayfa : 573, Kitabü'1-Adab, 1952 Mısır bask. Tirmizî: K. Birri, Babü'ş-Şetmi, Cild : 6, Sayfa : 201, Hadîs : 1982. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 513.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/436.

[829] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/436.

[830] Bundan önceki hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/436-437.

[831] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/437.

[832] Bu hadîsler için başka kaynak bulunamamıştır. Fadlu'llah: Cild : I, Sayfa : 514.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/437.

[833] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/437-438.

[834] Bu hadîs-i şerîf Kütmi Sitte'de yoktur.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/438.

[835] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/439.

[836] Bundan önceki hadîs-i şerife ve açıklamasına bakınız. Bu hadîs-i şerifi Müslim rivayet etmiştir: KitabÜ'l-Cenne (51), Hadîs No: 64.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/439.

[837] Ebu Davud: (19) Kitabü'l-Harac, (35.) B*b. TirmİH: (19) Kitabü's-Siyer. (24.) BabrHadîs No: 1577. Feyzü'l-Kadlr: Cild : 3, Sayfa : 16, Hadîs No : 2634, 2635. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 515, 516.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/439-440.

[838] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/440.

[839] Vese-î; (37) Kitabü Tahrîmi'd-Dem, (27.) Bab.İbni Mace: (36) Kitabü'I-Fiten, (4.) Bab, Hadîs No: 3941, Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 517.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/440.

[840] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/441.

[841] Buhârî (78) Kitabü'1-Edeb, (38.) Bab. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 518.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/441.

[842] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/441.

[843] Buharı: (2) Kitabü'1-İman, (36.) Bab. Müslim: (1) Kitabü'l-İman, Hadis No; 116, Fadlu'llah: Cild ; 1, Sayfa : 518.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/441.

[844] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/442.

[845] Buhârl: (78) KitabÜ'1-Edeb, (44.) Bab.Müslim: (1) Kitabü'1-îman, Hadîs No; Ul, Fadlu'llah: CHd ; 1, Şayja : 519.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/442.

[846] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/442-443.

[847] Buhârî: (61) Kttabü'l-Menaklb, (5.) Bab. Müslim: (1) Kitabü'1-lman, Hadîs No : 112. Fadlu'llah: Cild ; 1, Sayfa ; 520.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/443.

[848] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/443-444.

[849] Buhârî: (78) Kitabü'1-Edeb, (44.) Bab. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, (109.) Bab. Famu'Ucth; ÇUÜ ; 1, Sayfa : $21, 522.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/444.

[850] A'raf Sûresi, Âyet: 200.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/444-445.

[851] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/445.

[852] Bu haber için başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/445-446.

[853] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/446.

[854] Buhâri: (78) Kitabü'l-Edeb, (72.) Bab. Müslim: (43) Kitabü'l-Fezail, Hadîs No : 127. Fadîu'îîah: Cild : 1, Sayfa : 523, 524.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/446-447.

[855] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/447.

[856] Ebu Davud : (32) Kitabü't-Tereccül, (8.) Bab. FadUu'llah: Cild : 1, Sayfa : 524.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/447.

[857] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/447-448.

[858] Buhârî: (56) Kitabü'l-Cihad, (141.) Bab. Müslim: (44) Kitabu Fezaili's-Sahabe, Hadîs.No: 161. Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 525-528. Âk T: 3, Sayfa: 1912.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/448-449.

[859] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/450.

[860] 432 sayılı hadîs-i şerifin açıklamasına bakınız. Buharı: (78) Kitabü'1-Edeb, (Ti.) Bab. Müslim: (1) Kitabü'1-İman, Eadis No: 111.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/450-451.

[861] Bundan önceki hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/451.

[862] Buharı: (80) Kitabü'd-Da'avat, (28.) Bab. Müslim: (48) Kitabü'z-Zikri, Hadîs No : 53. Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa : 529-531.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/451-452.

[863] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/452.

[864] Müslim: (30) Kİtabü'l-Akziye, Hadîs No: 10. Fadîu'llah: Cild : 1, Sayfa : 531, 532.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/452-453.

[865] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/453-454.

[866] îbni Abbas'dSLn rivayet edilen bu haber için başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/454.

[867] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/454-455.

[868] Bu hadisi Beyhakî tahrlç etmiştir. Fadtu'llah : Cild : I, Sayfa : 534.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/455.

[869] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/455.

[870] Bundan önceki hadis-i şeriflere bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/455.

[871] Ebu Davud: Cild : 2, KitabÜ'1-Edeb, Sayfa : 653, 1952/Mısir bask.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/456.

[872] Ebu Davud: K. Edeb, Katlü'l-Hayyat, Cild : 2, Sayla : 652, Mısır/1952, Fadîu'îlah: Cild: 1, Sayfa: 534, 535.

[873] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/456-457.

[874] Etu Davud: Kitabü'1-Edeb, Bab: El-Bina, Cİld : 2, Sayfa: 649-650. Tirmizt: Sıfatü'l-Kıyamet, (41.) Bab, Hadîs No: 2484, 2485. Fadlu'llah: Cild : jf Sayfa: 535, 536.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/457.

[875] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/457-459.

[876] Fadlu'lîah: Cild : 1, Sayfa: 536, 537. Kamusll'l-A'lûm; CUd ; 4, sayfa : 3096.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/459-460.

[877] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/460-461.

[878] Buhâri: (92) Kitabü'l-Plten, (25.) Bab. Fadlu'îlah: Cİld : 1, Sayfa : 537, 538.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/461.

[879] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/461-462.

[880] Bu hadîs-i şerif Kütüb-ü Sittâ'de yoktur.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/462.

[881] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/462.

[882] Fadlu'llah El-Ceylânî, «.Tuhîetu-l-Eşrafı» adlı eseri feaynak göstererek bu ve bundan önceki hadîsin rivayeti hakkında bilgi vermektedir.Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 539.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/462-463.

[883] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/463.

[884] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 539, 540 Dip not.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/463.

[885] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/463-464.

[886] Fadlu'llah'm verdiği dip not İzahatında, bu hadls-i şerifi îmam Ahmed, İbni Hİtiban ve İbni Mace tahriç etmişlerdir. Cİld : 1, Sayfa : 540.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/464.

[887] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/464.

[888] Buhârl: Kitabü'l-Merdâ, (19.) Bab. Müslim : Kitabü'z-Zikri, Hadîs No : 12. Tirmizı: Kitabü'l-Cenaiz, (3.) Bab, Hadis No : 970. Nese'ı: Kitabü'l-Cenaiz, Güz : 4, Sayfa : 4. İbni Mace: Kitabü'z-Zühd, Cad: 2, Sayfa: 1394, Hadîs No: 4163.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/465.

[889] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/465.

[890] Buhârî: Kitabti'l-Merda, (19.) Bab. Müslim: (48) Kitabü'z-Zikri, Hadîs No : 19. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 541.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/466.

[891] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/466.

[892] Ebu Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (157.) Bab. Tirmizî: (34) Kitabü'z-ZÜhd, (25.) Bab. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 542.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/466.

[893] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/466-467.

[894] Bu hadîs-i şerif îyi Komşu» bahsinde 116 sayıda geçmiştir. Kûtüb-i Sitte'de yoktur.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/467.

[895] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/467-468.

[896] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 542, 543, 544. El-İstidb: Cild : 1, Sayfa : 532. El-îsabe: Cild : 1, Sayfa : 543, 544, Sayı: 2880.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/468-469.

[897] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/469-470.

[898] Bu hadîs Kütüb-i Süte'de mevcut değildir. Fadlu'llah; Cild ; 1, Sayfa; 545.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/471.

[899] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/471.

[900] Buhârî: (81) Kitabti'r-Rikak, (22.) Bab.Müslim: (5) Kitabü'l-Mesacid, Hadîs No : 137. Müslim: (30) Kitabü'l-Akdıyye, Hadîs No: 12-14. Fadîu'îlah : Cild ; 1, Sayfa : 546-547.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/471-472.

[901] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/472-473.

[902] Buhârî: (81) KItabÜ'r-Rikak, (18.) Bab. Müslim: (50) Kitabu Sıfatı'l-MünafİIn, Hadîs No: 71-76. îbni Mace: (37) Kitabti'z-Zühd, (20.) Bî*b, Hadîs No : 4201. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 547-550.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/473.

[903] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/473-474.

[904] Buhâri: (78) Kitabü'1-Edeb, (35.) Bab. Müslim: (39) Kitabü's-Selâm, Hadîs No ; 10, 11, Fadlu'llah: CUd ; 1, Sayfa: 550, 551.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/474-475.

[905] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/475.

[906] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No : 74. Ebu Davud : Ciid : 2, Sayla : G43, Bab : Selâm, 1952 Mısır bask. Fadîu'llah : Cild : 1, Sayfa : 551.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/475-476.

[907] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/476.

[908] Tirmizî: (25) Kitabü'l-Birri, (67.) Bab. Fadlu'îîah: Cild : 1, Sayfa. ; 552.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/476.

[909] Ehu Davud: (37) Kitabü'l-Hudûd, (5.) Bab. Feyzü'l-Kadîr: Cild : 2, Sayfa : 74, Hadîs No : 1363. Faûlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 552, 553.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/477.

[910] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/477.

[911] Tirmizî: (25) Kitabü'l-Birri, (47.) Bab, Hadis No : 1975. İlmi Mace: (37) Kİtatü'z-Zühd, (17.) Bab, Hadîs No : 4185. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 554.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/477-478.

[912] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/478.

[913] Bühârî: (78) Kitabü'1-Edeb, (72.) Bab. Müslim: (43) Kitabü'l-Fezail, Hadîs No: 67. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 554.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/478.

[914] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/478.

[915] Etrn Davud: (40) Kitabü'I-Edeb, (2.) Bab. Fadlu'llah : Clld : 1, Sayfa : 555.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/478-479.

[916] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/479.

[917] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No : 79. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 556.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/479.

[918] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/479-480.

[919] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No : 56. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 556.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/480.

[920] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/480.

[921] İbni Sa'd: Tabakat, Bab : Siretü Aişe, C. 8, Sayfa: 50, Leyden basb. Fadlu'llah: Cild,: 1, Sayfa : 557, 558.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/480-481.

[922] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/481-482.

[923] Ebu Davud: (40) KitabÜ'1-Edeb. (50.) Bab. Müslim: (45) Kitabü'l-Btrri, Hadîs No : 77. Fadîu'lîah: Cİld : 1, Sayfa : 559.

[924] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/482.

[925] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/482.

[926] Buhârî: (78) Kitabü'1-Edeb, (80.) Bab. Müslim: (32) Kitabü'l-Cihad, Hadîs No : 8. Fadlu'lîah; Cİld : 1, Sayfa : 560.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/483.

[927] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/483.

[928] Müsned't İmam Ahmed : Cild : 2, Sayfa : 170. Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa : 560.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/484.

[929] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/484.

[930] 469 sayılı hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/484-485.

[931] Fadlu'llah: Cila: 1, Sayfa: 561.m-tstiab : Cild : 1, Sayfa : 27. El-İsabe: Cild : 1, Sayfa : 31, Sayı : 32. Kamusu'l-A'lâm; Cild ; 1, Sayfa : 770; Cild :. 4, Sayfft : 3162.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/485-486.

[932] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/486-487.

[933] Müsned-i İmam Ahmed: Cild : 4, Sayfa : 286. Feyzü'l-Kadîr: Cild : 3, Sayfa : 180, Sayı : 3066. Fadlu'llah; Cild : 1, Sayfa ; 562.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/487.

[934] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/487.

[935] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa:-562, 563.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/488.

[936] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/488.

[937] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 563, 564.Bu hadîs Kütüb-i Sitte'âe yoktur. Bunu İmam Ahmcd tahriç etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/488-489.

[938] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/489.

[939] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 564. Diğer kaynaklarda bu habere Taşlanma mistir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/489.

[940] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/489-490.

[941] îbnl Mace: (34) Kİtabü'd-Dua, (11.) Bab, Hftdîs No: 3862, Fadlu'llah ; ÇİM ; 1, 3ayfa : 564.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/490.

[942] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/490.

[943] Ttfmtzî: (49) Kitabü'd-Daavat, (55.) Bab, Hadîs Nç ; 3450. Fadlu'llah: Cild ; 1, Sayfa; 565.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/490-491.

[944] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/491.

[945] Müslim: (45) Kİtabtri-Birri, Hadîs No : 56. Feyzü'l-Kadlr: Clld : 1, Sayfa : 134, Hadîs No ; 135, 136. Fadlv'llah: CJW : 1, Sayfa ; 565, 566.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/492.

[946] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/492-493.

[947] Bu hadls-i şerif Kütüb-i Sitte'de yoktur.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/493.

[948] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/493.

[949] 483 sayılı hadîs-i şerîfe ve açıklamasına bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/493.

[950] Buhârî: (46) Kitabü'l-Mezalim, (1.) Bab. Tîrmizl: Kitabü't-Tefsir. İmam Ahmed: Cİİd : 3, Sayfa : 9-13.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/494.

[951] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/494.

[952] 470 sayılı hadîs-1 serîfe bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/494-495.

[953] 483 sayılı hadîs-i serîfe bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/495.

[954] Diğer kaynaklarda bu habere raslanmamıştır. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 570, 571.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/495-497.

[955] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/497.

[956] Müslim: (45) Kitabü'l-Birrl, Hadis No : 55. Tirmizî: Sıfatü'l-Kıyamet. İbni Mace: Kitabü'l-Birri. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 571-579.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/498-499.

[957] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/499-500.

[958] Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 579-582. El-tsdbe: Cild : 2, Sayfa : 243, Sayı : 4400. El-îstiab : Cild : 4, Sayfa : 120-122. Kamusu'l-A'lâm : Cild : 1, Sayfa : 738.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/500-501.

[959] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/501-502.

[960] Bundan önceki hadls-i şerifin açıklamasına bakınız. Buhârî: (75) Kitabü'l-Merza, (1.) Bab. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No : 52. Tirmizl: Kitabti'l-Cenaiz. İmam Ahmed: Cİld : 3, Sayfa : 18, 24r 48. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 582.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/502-503.

[961] Fadlu'llah: Cild ; 1, Sayfa ; 583.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/503.

[962] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/503.

[963] Tirmizi: (34) Kitabü'z-Zühd, (57.) Bab. İmam Ahmed: Cild : 2, Sayfa : 287.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/504.

[964] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/504.

[965] Bu hadîs Kütüb-i Sitte'de mevcut değildir. Fadîu'üah : CİM : 1, Sayfa : 585.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/504-505.

[966] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/505.

[967] Bu eseri Hâkim, Cenaiz bölümünde tahriç etmiştir, Fadlu'Uah: CUd : 1, Sayfa; 585.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/505-506.

[968] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/506-507.

[969] Bu hadîs Kütüb-i Sitte'âe yoktur. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa ; 587.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/507.

[970] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/507.

[971] Bundan önceki Hadîs-i şeriflere ve açıklamalarına bakınız. Buhârî: (75) KitabÜ'l-Merza, (1.) Bab. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No : 49. Nese'İ: Kitabü't-Tıb. Fadîu'lîah; C114 : 1, Sayfa ; 588, 589.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/507-508.

[972] Buhûrl: (55) Kitabü'I-Vesaya, (2.) Bab. Müslim: (25) Kitabü'1-Hac, Hadîs No : 5-9. İbni Mace: (22) Kitabü'l-Vesaya, (5.) Bab, Hadîs No : 2708. Ebu Davud: KitabÜ'l-Cenaİz. Nese'î: Kitabü'l-Feraiz Ve'1-Vesaya.

Tirmizî: (31) Kitabü'l-Vesaya, (1.) Bab : Hadîs No : 2117. El-tstiab: Cİld : 2, Sayfa : 18 (Sa'd ibni Ebi Vakkas için) El-lsabe: Cİld : 2, Sayfa : 30, Sayı: 3194 (Sa'd ibni Ebi Vakkas için) Kamusu'î-A'lâm: C. 4, Sayfa : 2570, 2571 (Sa'd İbni Ebi Vakkas İçin)

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/508-509.

[973] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/509.

[974] Abdullah İbni Amr için 448 sayılı hadîsin açıklamasına bakılsın. Bu hadîsi tmam Ahmed tahriç etmiştir; Kütilb-i Sitte'&e yoktur. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 590, 591.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/510.

[975] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/510.

[976] Bu hadîs-i İmam Ahmed tahriç etmigtir, Cild : 3, Sayfa : 148 Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 592.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/510-511.

[977] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/511.

[978] Bu hadîs-i şerîf KütÜb-i Sitte'de yoktur. Fadlu'îlah: Cild : 1, Sayfa : 593, 594.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/511-512.

[979] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/512.

[980] Diğer kaynaklarda bu esere raslanmamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/512.

[981] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/513.

[982] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/513.

[983] Buhârî: (75) Kitabü'l-Merza, (6.) Bab. Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No : 54. Nese'i: Kİtabü't-Tıb. Fadîu'lîah: Cİld : 1, Sayfa : 595, 596.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/513-514.

[984] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/514.

[985] Buharı: Kitabü'l-Merza. Müslim : (45) Kitafcü'l-Birri, Hadîs No : 46-48. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 597.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/514-515.

[986] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/515.

[987] Daha evvelki hadîslere bakınız. Bu hadîsi îmam Ahmed ve Tahavî tahriç etmişlerdir. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 598.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/516.

[988] Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 598.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/516.

[989] Diğer kaynaklarda bu esere raslanmamıştır. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 599, 600.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/517.

[990] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/518.

[991] İbni Mace: (36) Kitabü'l-Fiten, Hadîs No : 4024. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 601, 602. El-îsabe: Cild : 2, Sayfa : 32, Sayı : 3196. El-tstidb: Cild : 2, Sayfa : 44. Kamusu'l-A'lâm; Cild : 1, Sayfa ; 724.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/518-519.

[992] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/519.

[993] Buhârî: (75) Kitabü'l-Merza, (21.) Bab. Müslim: (23) KitabÜ'l-Feraiz. Hadis No : 5-8. Fadîu'llah : Cild : 1, Sayfa ; 603.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/520.

[994] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/520.

[995] Buharı: (23) KitabÜ'l-Cenaiz, (33.) Bab. Müslim: (11) Kitabü'l-Cenaiz, Hadîs No: 11. Ebu Davud: K. Cenaiz, Babü'1-BÜkâ, Cild : 2, Sayfa : 172, 1952/Mısir. İbni Mace: (6) KitabÜ'l-Cenaiz, (53.) Bab, Hadîs No : 1588, Fadlu'llah; CUd : 1, Sayfa ; 605, 609.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/521-522.

[996] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/522.

[997] Diğer kaynaklarda bu esere raşlanmanı* ştır, Fadlu'llah : Cild : J, Sayfa ; 606.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/522-523.

[998] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/523.

[999] Buhârî: (61) Kitabü'l-Menakib, (25.) Bab. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 607, 608.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/523-524.

[1000] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/524.

[1001] Müslim: (44) Kitabu Fezaill's-Sahabe, (12.) Bab. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 608.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/524-525.

[1002] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/525.

[1003] Müslim: (45) Kİtabü'l-Birri, Hadis No: 53. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 609.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/525.

[1004] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/525.

[1005] Müslim: (45) Kitafcü'l-Birri, Hadîs No: 43.Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 610.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/526-527.

[1006] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/527.

[1007] Bu hadîs Kütüb-i Sitte'de yoktur. Bunu İmam Ahmed ve İbni Hİbban tahriç etmişlerdir. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 611.

[1008] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/527.

[1009] Bu hadîs-i şerîf Kütüb-i Sitte'de yoktur. Bunu İbni Hibban bu senedle tahrlç etmiştir. Fadlu'llah : CİM : 1, Sayfa : 611.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/527-528.

[1010] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/528.

[1011] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/528-529.

[1012] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/529-530.

[1013] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No: 40-42. Feyzü'hKadîr: Cild : 6, Sayfa: 177, Sayı: 8843. Fadlu'llah: Cild: 1, Sayfa: 614.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/530-531.

[1014] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/531.

[1015] Bu hadîs-i şerîf Kütüb-i Sitte'ûe yoktur. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 616. Bunu İmam Malik, İmam Ahmed, İlmi Htbban, Hakim ve Bezzar tahriç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/531-532.

[1016] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/532.

[1017] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır. Fadlu'llah: Cild: 1, Sayfa: 616.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/532.

[1018] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/532.

[1019] Buhârî: (23) KitabÜ'l-Cenaiz, (80.) Bab. Ebû Davud: Kitabü'l-Cenaiz. Neseî: Kitabü'l-Cenaiz.

cıid ; h Sayfa ; 617-619.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/533.

[1020] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/533-534.

[1021] İzhir : Boya otu, Celîl: Yaban dansı, Mecenne ve Tafîl; Mekke yakınında birer dağ adı, Cuhfe: Mısır ve Şamlıların hac için İhrama girdikleri yerin adı, Mîkat.

[1022] Buhârî: (29) Kitabü Fezaili'l-Medine, (12.) Bab. Müslim: (15) Kitabü'1-Hac, Hadîs No : 480. Nese'İ: Kitabü't-Tıb. Fadlu'llah: Cild ; 1, Sayfa : 619-621.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/534-536.

[1023] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/536.

[1024] 514 sayılı hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/536-537.

[1025] Bu haber İçin başka bir kaynak gösterilmemiştir, Fadlu'lUttı: CUd : 1, Sayfa ; 612.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/537.

[1026] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/537.

[1027] Buhârî: (13) Kitabü'l-İdeyn, (9.) Bab. İbni Hallikân : Cild : 1, Sayfa : 204. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa: 623-626. Kamusu'l-A'lâm; Cild ; 3f Sayfa ; 1929, 1929 ve CİM ; 4, Sayfa : 3104.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/537-538.

[1028] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/538.

[1029] Bu eser için başka bir kaynak verilmemiştir. Fadlu'llah: Cild:1;sayfa:626.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/539.

[1030] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/539.

[1031] Fadlu'lîah : Cild : 1, Sayfa : 627. El~îsdbe: Cild: IV, Sayfa : 288, Sayı: 386. El-ttfüto: Cüd ; IV, Sayfa : 429.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/539-540.

[1032] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/540.

[1033] Bu haber için başka bir kaynak gösterilmemiştir. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 628.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/541.

[1034] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/541.

[1035] Ebû Davud: (20) Kitabü'l-Cenaiz, (5.) Bab. El-İstiab: Cild : 1, Sayfa : 537. Eî-îsabe: Cild : 1, Sayfa : 542, Sayı: 2873. Müsned-i tmam Ahmed: Kitabü'l-Cenaiz, Cild : 4, Sayfa : 375.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/541-542.

[1036] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/542.

[1037] Bu hadîs için başka kaynak bulunamamıştır. Fadlu'llah: Cüd : 1, Sayfa : 630.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/543.

[1038] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/543.

[1039] Buhârl: (75) Kitabü'l-Merza, (7.) Bab. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 630.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/543.

[1040] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/544.

[1041] İbnt Mace; (6) Kltabü'l-Cenaiz, (55.) Bab, Hadîs No : 1597. TirmiZl: (37) Kitabü'z-Zühd, (58.) Bab, Hadîs No: 2403. Fadîu'llah : Cild : 1, Sayfa : 631.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/544.

[1042] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/544.

[1043] Ebû Davud: (20) Kitabü'l-Cenaiz, (8.) Bab. Tirmizî: (26) Kitafcü't-Tib, (32.) Bab, Hadîs No : 2084. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 633.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/545.

[1044] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/545.

[1045] Bu haber İçin başka kaynak bulunamamıştır. Buhârî: (78) KitabÜ'1-Edeb, (40.) Bab. Fadlu'lîah : Cüd : 1, Sayfa : 634.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/545-546.

[1046] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/546.

[1047] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/546.

[1048] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/546.

[1049] Bu hadîs-i şerifi îmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 634.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/547.

[1050] Bu hadîsi İmam Ahmed tahriç etmiş, tbni Hibban da sahih görmüştür. Fadlu'llah : Cild : 1, Sayfa : 634.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/547.

[1051] Tirmizî, Şemail bahsinde bu hadîsi tâhriç etmiştir. Fadîu'llah; Clld : 1, Sayfa : 635.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/547-548.

[1052] Ebû Davud: (40) Kitabü'1-Edeb, (113.) Bab. TirttüZÎ; (34) Kitabü'z-Zühd, (54.) Bab, Hadis No : 2393. Fadlu'lîah ; Cild : 1, Sayfa : 635.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/548.

[1053] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/548.

[1054] Bu rivayete yakın bir manâ ile Ebû Davud ,tam*içte, bulunmuştur. Cİld : 2, Sayfa : 626, Kitabü'l-Edeb, 1952 Mısır bask. Burada da sevginin kardeşe bildirilmesi gerekli olduğuna İşaret edilmektedir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/549.

[1055] Bu hadîs Kütüb-i Sitte'&e yoktur; bunu İbni Hİbban ve Hâkim tahriç etmişlerdir.Fadlu'üah: CUd ; 1, Sayfa ; 637.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/549.

[1056] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/550.

[1057] Bu hadis Kütüb-i Sittetde yoktur. Bunu Ebû Ntıaym Lfftye'sinde tahrlç etmiştir. Feyzü'l-Kadtr: Clld: 1, Sayfa: 248, Hadîs; 361, Camiu's-Sağîr jerfti.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/550.

[1058] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/550.

[1059] Bu hadis Kütilb-i Sİtte'de yoktur; başka toir kaynak da bulunamamıştır, Fadîu'llah; CUd ; i, Sayfa ; 638.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/551.

[1060] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/551.

[1061] Edebü'd-Dünya ve'd-Dtn: Akim Fazileti, Sayfa: 4.Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 3, 4.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/551-552.

[1062] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/552-553.

[1063] Müsned-i İmam Ahmed: Cild : 2, Sayfa : 170 ve 225, Sayı : 6583. Fadlu'llah; Cild : 2, Sayfa : 4-7. Edebu'd-DÜnya ved-Din; Sayfa ; 233-239, 1911 Mısır bask.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/553-555.

[1064] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/555-556.

[1065] Bu hadîs-i şerif Kiitüb-i Sitte'âv yoktur. Bunu îmam Ahmed Müsned'ln-de îman bahsinde tahriç etmiştir.

fadlu'lîah; Cild : 2, Sayfa: 7, 8.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/556.

[1066] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/556.

[1067] Bu hadîs-i şerir Kütüb-i Sitte'de yoktur. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 8.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/557.

[1068] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/557.

[1069] Bu haberi îbni Esir, Kâmil adlı tarihinde tahriç etmjştir. O. 3, Sf. 120. Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 9.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/557.

[1070] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/557-558.

[1071] Müslim; (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No: 136. Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 9-12.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/558.

[1072] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/558.

[1073] Camiu's-Sağîr Şerhi Fethti'l-Kadtr: Cild : 2, Sayfa : 499, Sayı: 2383. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 13.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/559.

[1074] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/559.

[1075] BuhÛrl: (65) Kİtabü't-Tefsîr, (50.) Bab, Kaf sûresi. Müslim: (51) Kitabtl'l-Cennet, Hadîs No : 34-36. Fadlu'llah: Cild: 2, Sayfa: 14.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/559-560.

[1076] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/560.

[1077] Fadlu'llah ; Cild : 2, Sayfa : 14-16.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/560.

[1078] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/561.

[1079] Ebû Davud: iÜ) Kitabü'l-Libas, (26.) Bab. Tirmizl: (25) Kitabü'l-Birri, (60.) Bab. Fadlu'lîah: Cilct : 2, Sayfa : 16, 17.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/561-562.

[1080] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/562.

[1081] Tirmtzt: (35) Kltabü Srfatü'l-Kıyamet, Hadîs No : 2494. Fadlu'lîah: Cilcl : 2, Sayfa : 17, 18.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/562.

[1082] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/562.

[1083] Bu hadîs için, İbni Mace: K. Nikâh, 198i sayılı hadîs-i şerife bakılsın.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/563.

[1084] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/563.

[1085] Müslim: (44) Kltabü'l-Pezaiî, (83.) Bab. tbnî Mace: (9) Kitabü'n-Nikâh, Sayı: 1981.Nese'i: Kitabü Îşreti'n-Nisa, Cüz : 7, Sayfa : 61-63, 1964 Mısır bask. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 19-22.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/563-564.

[1086] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/565.

[1087] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/565.

[1088] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/566.

[1089] Buhûrî: (45) Kİtabü'ş-Şurût, (5.) Bab. Müslim : (32) Kitabü'l-Cihad,. Sayı : 70. Fadîu'llah; CUd : 2, Sayfa ; 23, 24.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/566.

[1090] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/566.

[1091] Bu haber için başka kaynak bulunamamıştır, Fadlu'llah; Cild : 2, Sayfa : 24, 25.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/567.

[1092] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/567-568.

[1093] Buhârî: (73) Kİtabü'l-Edabî, (16.) Bab. Müslim: (35) Kİtabü'l-Edahî, Hadîs No : 34. Fadlu'lîah: Cild : 2, Sayfa : 25, 26.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/568.

[1094] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/568-569.

[1095] Bu haberi EUU Bekir İtmi Şeybe ve İlmi Hibban tahriç etmişlerdir, KütUb-i Sitte'de yoktur. Fadlu'llah; CHd ; 2, Sayfa : 26.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/569.

[1096] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/569.

[1097] Tirmizl: Kİtabü'l-Birri, Cüz : 6, Hadis No : 2034. Buhârl; Kitabü'1-Edeb. Fadlu'llah: Cild ; 2, Sayfa ; 26, 27.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/570.

[1098] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/570.

[1099] Bu haber için başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/570-571.

[1100] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/571.

[1101] Mûsned-i İmam Ahmed ; Cild : 1, Sayfa ; 190. Fadlu'llah: Cila; 2, Sayfa; 38.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/571.

[1102] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/571-572.

[1103] Bu hadîsi tmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadlv'liah; CUd ; 2, Sayfa : 29.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/572.

[1104] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/572.

[1105] Buhârl: (69) Kitabü'l-İ'tisam, (16.) Bab. Müslim: (44) Kitabü Fezaili's-Sahabe, Hadîs No : 205. Siretü'n-Nebeviyye: Cild : 1, Sayfa : 505, İbni Nişam/Hagiye. EbÛ Davud: Cild : 2, Babü'l-HİlJi, Sayfa :< 117, 1952 Kahire basfc. Fadlu'llah: Cild: 2, Sayfa: 29.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/573.

[1106] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/573.

[1107] Tlrmizt: Kİtabu's-Siyer, Cüz : 5, Sayı: 1585, 1590. Fadîu'îlah: Cild : 2, Sayfa : 29, 30.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/573-574.

[1108] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/574.

[1109] Müslim: (9) Kİtaftü Salâtı'Vtstiskâ, Hadis No: 13. FadMltoh: Cild : 2, Sayfa : 31.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/575.

[1110] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/575.

[1111] Ebû Davud: Kitabü's-Salât, Cild : 1, Sayfa : 115, 1952 Mısır bask. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 31, 32.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/575-577.

[1112] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/577.

[1113] Bu hadîs KÜtÜb-i Sitte'de yoktur. Fadlu'llah: Cild : 1, Sayfa : 32.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/577-578.

[1114] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/578.

[1115] Buhârl: (59) Kitabü Bed'i-1-Halki, (15.) Bab. Müslim: (1) Kitabü'1-İman, Hadîs No : 89. Feyssü'l-Kadir; Cild : 4, Sayfa : 4, Hadîs No : 4372. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 33, 34.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/578.

[1116] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/578-579.

[1117] Bu habere başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/579.

[1118] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/579.

[1119] Bu haber için basta bir kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/580.

[1120] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/580.

[1121] Fadîu'lîah El-CllânVyz göre Nese'i Tefsir bahsinde, Buharî Sahîh'in İcare bahsinde bu hadîsi tahriç ettikleri gibi, İlmi Mace de tahriç etmiştir, Cild: II, s. 36/Haşiye).

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/580-581.

[1122] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/581.

[1123] Bu haber için başka kaynak bulunamamıştır. Fadlu'îlah: Cild : 2, Sayfa : 37.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/581-582.

[1124] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/582.

[1125] Bu hadîs-i şerîf için başka bir kaynak bulunamamıştır. Faaiu'llah: Cild : 2, Sayfa : 38.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/582-583.

[1126] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/583.

[1127] Ebu Davud: (15) Kitabü'l-Cihad, 1. Bab. Müsned-i tmam Ahmed; Cild : 6, Sayfa : 58 ve 322/İlk baskı. Fadîu'îlah : Cilü : 2, Sayfa : 39.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/584.

[1128] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/584.

[1129] Bu haber için başka bir Kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/584-585.

[1130] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/585.

[1131] Fadlu'llah ; Cild : 2, Sayfa : 40. Edebii'û-DUnya v##-Dİn; Kİtmanü's-Slrri, Sayfa: 310.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/585-586.

[1132] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/586-587.

[1133] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/587-589.

[1134] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/589.

[1135] Bu hadîsi Nese'î ve Ebû Ya'lâ ve başkaları tahriç etmiştir. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 44/Haşiye.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/589-590.

[1136] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/590.

[1137] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/590.

[1138] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/591.

[1139] Bundan önceki hadîs-i şeriflere bakınız. Bunu Müslim Kitabu'1-îman bölümünde 25 numarada rivayet etmiştir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/591.

[1140] Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 43-45 ve 606-607. El-îstiab: Cild : 1, Sayfa : 123 ve Cild : 3, Sayfa : 441. m-îsdbe: Cild : 1, Sayfa : 66, Sayı: 201 ve Cild : 3, Sf. 438, Sy. 8220.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/591-592.

[1141] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/592.

[1142] Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 46. Fethü'l-Kadtr : Cild : 5, Sayfa : 314, Sayı: 7430.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/592.

[1143] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/592.

[1144] Geçen 554 sayılı hadîs-i şerîfe bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/593.

[1145] Fadlu'llah: Cild: 2, Sayfa: 47. El-İstiab : Cild : 3, Sayfa : 192. El-habe: Cild : 3, Sayfa : 201, Sayı; 6994. Bu hadîsi îmam Ahmed tahriç etmiştir, Kütüb-i Sitte'de yoktur.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/593-594.

[1146] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/594-595.

[1147] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/595-596.

[1148] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/596.

[1149] EbûDavud: (40) KitabÜ'I-Edeb, (43.) Bab. Tirmizî: (35) Kitabu sıfatı'l-Kiyamet, (57.) Bab. Fadlu'îlah: Cild : 2, Sayfa : 48.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/596.

[1150] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/596.

[1151] Fadlu'îîah: Cild : 2. Sayfa: 49-50. El-lstiab : Cild : 3, Sayfa : 389. El-İsabe; Cild : 3, Sayfa : 427, Sayı: 8144.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/597.

[1152] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/597-598.

[1153] Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 50-51. Fethü'l-Kadîr: Ctld ; 3, Sayfa : 271, Sayı: 3373-3375.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/598.

[1154] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/598.

[1155] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır. Bundan önceki hadîs-j şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/599.

[1156] Tirmizî: (50) Kitabü'l-Menakıb, Sayı; 39$0-3941. Fadlu'lîah: Cild : 2, Sayfa: 51-52.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/599-600.

[1157] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/600.

[1158] Bühârt: (60) KitabÜ'l-Enbiya, (54.) Bab. d: Cild : 2, Kitabü'1-Ede e: (37) Cild : .2, KitabÜ'2 : Cild ; 2, Sayfa ; 52-54, Ebû Davud: Cild: 2, Kitabü'1-Edeb, Bab: ?îaya, 1952/Mısır bask.' itinİ'Mace: (37) Cild : .2, KitabÜ'z-ZüRd, Hadîs : 4183, Bab: Haya.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/601.

[1159] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/601-602.

[1160] Buhârî: (2) Kitabü'1-îman, (3.) Bab.Müslim: (1) Kitabü'1-îman, Hadis No ; (57-58). Fadlu'llah; Cild : 2, Sayfa : 54-Ş7.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/602-603.

[1161] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/603.

[1162] Buhârî: (61) Kitabü'l-Menakıb, (23.) Bab. Müslim: (43) Kitabü'l-Fezail, Hadîs No: (67). . İbni Mace: (37) Kitabü'z-Zühd, Hadîö No; (4180). Fadlu'llah ; CUd : 2, Sayfa : 57-58.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/603-604.

[1163] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/604.

[1164] Müslim: (44) Kitabü'l-Fezail, Hadîs No. (26-27).Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 58-60.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/604-605.

[1165] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/605.

[1166] Tîrmizt: (25) Kîtabü'l-Birri, (47.) Bab, Hadîs No. (1975). Îbni Mace: (37) KitabÜ'z-Zühd, (17.) Bab, Hadîs No. (4185).

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/605.

[1167] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/605.

[1168] Buhûrt: (2) KitabÜ'1-İman, (16.) Bab. Müslim: (1) Kitabü'1-îman, Hadis No. (59). Fadîu'llah : Cild ; 2, Sayfa : 61-82.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/606.

[1169] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/606.

[1170] Bundan önceki hadîslerle 600 sayılı hadise bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/607.

[1171] Bu hadîs Kütüb-i Sitte'de yoktur; bunu İmam Ahmed ve İbni Hibban tahriç etmişlerdir. Fadlu'llah : Çild : 2, Sayfa : 63/Dipnot.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/608.

[1172] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/608-609.

[1173] Buhârî: (65) Kitabü't-Tefsîr, Yûsuf Sûresi, (5.) Bab. Müslim: (43) Kltabü'I-Fezaİl, Hadîs No. (152).

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/610-611.

[1174] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/611.

[1175] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 65-66.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/612-613.

[1176] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/613.

[1177] Buhârİ: (80) KitabÜ'd-Daavat, (21.) Bab. Müslim: (48) KitabÜ'z-Zikri ved-Dua, Hadîs No. (8-9) Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 66-67. Ebu Davud, Tirmîzl ve İtini Mace de bunu tahriç etmişlerdir.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/613.

[1178] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/613-614.

[1179] Buhûri: (80) Kitabü'd-Daavat, (21.) Bab. Müslim: (48) Kitabü'z-Zikri ve'd~Dua, Hadîs No, 7. Fadlu'îlah: Cild : 2, Sayfa : 67. Ebu Davud: Cild: 1, Sayfa: 341, Bab : Dua, 1952/Mısır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/614.

[1180] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/614.

[1181] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/614.

[1182] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/615.

[1183] Müslim: (45) Kitabü'l-Birri, Hadîs No. (88). Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 68. MUsned-i imam Ahmeü; ÇM ; 6, Sayfa : 107/İlk bask.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/615.

[1184] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/615.

[1185] Buhûrî: (56) KitabÜ'l-Cihad, (100.) Bab. Müslim: (44) KİtabÜ Fezaili's-Sahabe, Hadîs No. (197). Fadlu'Hah: Cild : 2, Sayfa : 69. Eî-îsabe : Cild : 2, Sayfa : 216, Bayı; 4254. El-İstiab : Cild : 2, Sayfa : 221.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/616.

[1186] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/616-618.

[1187] Buhârî: (15) Kitabü'l-İstiska, (6.), Bab. Müslim: (9) Kltabti'l-İstiska, (2.) Bab.Ebû Davud: (3) Salatti'l-İstiska, (2.) Bab. Nese'l: (15) KitabtTl-İstiska, (1.) Bab. El-Muvatta': (13) Kitabü'l-îstiska, (2.) Bab, Hadîs No. (3).İbnl_Mac&: (5) Kitabü İkameti's-Salât, (154.) Bab. Hadîs No. (1269). Fadlu'lİah : Cild : 2, Sayfa : 70.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/618-619.

[1188] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/619.

[1189] Bu hadîs-i şerîf bazı ravi değişikliği ile 610 sayıda geçmişti, Hadîs-1 şerifin kaynakları için oraya müracaat edilsin.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/619.

[1190] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/620-621.

[1191] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/621.

[1192] Müslim: (1) Kitabü'l-lman, Hadîs No. (184). Fadîu'llah: Cild : 2, Sayfa: 70-71.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/621.

[1193] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/621-622.

[1194] Buhârî: (97) Kitabü't-Tevhîd, (15.) Bab. Müslim: (48) Kitabü'z-Zikri, Hadîs No. (2, 19). Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 72-74.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/622.

[1195] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/623.

[1196] Buhârî: (80) Kitabü'd-Daavet, (16.) Bab. Nese'î: (51) Kitabü'l-îstia2e, Hadîs No. (5524). Eî-îstiab : Cild : 2, Sayfa : 134. El-îscfoe: Cild : 2, Sayfa : 138, Sayı: 3847. Fadîu'lîah : Cild : 2, Sayfa : 75-78.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/623-624.

[1197] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/624.

[1198] Ebû Davud: (8) Kitabü'1-Vitr, (26.) Bab. Tirmizî: (45) Kitabti'd-Daavat, (38.) Bab. İmam Ahmed : Sayı: 4726. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 78-79.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/625.

[1199] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/625.

[1200] Bundan önceki hadîs-i şerife bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/625-626.

[1201] 617 sayılı hadîs-i şerife ve açıklamasına bakınız.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/626.

[1202] Bu hadîs için başka kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/627.

[1203] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/627.

[1204] Müslim: (5) KitabÜ'l-Mesacid, Hadîs No. (144-145). El-lstlab: Cüd ; 3, Sayfa : 275. El-İsabe: Cild : 3, Sayfa: 281, Sayı: 7421. Fadlu'îlah: Cild : 2, Sayfa : 81-82. Tirmizİ: (49) Kitabü'd-Daavat. Hadis No. (3409-3410). Ebu Davud: Cild : 2, Sayfa : 345, 1932 Mısır bask., dua babı.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/627.

[1205] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/628.

[1206] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/629.

[1207] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/629.

[1208] Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/629.

[1209] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/629-630.

[1210] 623 ve 624 sayılı hadîslere bakınız. Müslim: (48) Kitabü'z-Eikri, Hadis No. 88. Ebû Davud: K. Salât, Bab : Gıyapta dua, C. 1, Sf. 352, 1952/MıSir bsk, Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 84-85.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/630.

[1211] BuhâH: (78) KitabÜ'1-Edeb, (27.) Bab. MÜsned-i imam Ahmed: Hadîs No. (6849 ve 6490). İbni Hibban : cild : 2, Sayfa : 206. Mecme'u'z-Zevaid: Cild : 10, Sayfa : 150. Fadlu'Hah; Cild ; 2, Sayfa : 85.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/631.

[1212] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/631.

[1213] Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 86/Dipnot.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/631-632.

[1214] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/632.

[1215] Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 87.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/632.

[1216] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/632.

[1217] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/633.

[1218] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/633.

[1219] Fadlu'llah : Cİld : 2, Sayfa : 89/Dipnot.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/633-634.

[1220] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/634.

[1221] Bu haber için başka bir Kaynak bulunamamıştır.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/634.

[1222] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/634.

[1223] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/634.

[1224] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/635.

[1225] El-îstİab : Cild : 2, Sayfa : 508. Eî-îsabe: Cild : 2, Sayfa : 524, Sayı: 5810. Fadlu'llah: Cild : 2, Sayfa : 89, 90.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/635.

[1226] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/636.

[1227] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/636.

[1228] Tirmizî: Cüz : 9, Bab : IQI, Hadîs No. 3527, Kitabü'd-Daavat.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/636.

[1229] Bu hadîs Kütüb-t Süte'de yoktur. Bunu İbni Hiiban ve bir kısmım da îmam Ahmed tahriç etmiştir. Fadîu'lîah: Cild : 2, Sayfa: ai-92.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/636-637.

[1230] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/637.

[1231] Bu hadîs de KÜtüb-l Sitte'de yoktur. Bunun râvileri, bir önceki hadîsi rivayet edenlerdir. Fadîu'llah : Cİld : 2, Sayfa : 92-93.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/637-638.

[1232] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/638.

[1233] Tirmizi: KitabÜ'd-Daavat, (89.) Bab, Hadîs No. (3507). îbnt Mace: (34) Kitabü'd-Dua, (5.) Bab, Hadîs No. (3848). Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 93-94.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/638.

[1234] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/638.

[1235] KitabÜ'z-Zikri, Hadis No. (84-85). Fadlu'llah : Cild : 2, Sayfa : 94.

A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/639.

[1236] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/639.

[1237] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/639-640.

[1238] A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/640-641.