Esbâbu Vurûdil-Hadîs > 007 BABU'L-CENAÎZ


islam






BABU'L-CENAÎZ


53- Hadis[1]: Hakim Müstedrek'inde, Mehamilî İsbehanî'den yazdığı Emali'sinde, Deylemî de aynı tarikle Enes'in şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: "Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Yer yüzünde Allah Teala'nın Öyle melekleri vardır ki, kişinin hayırdan ve serden içinde bulunduğu durumu insanoğlunun diliyle konuşurlar."



54-Sebep: Hakim, (Sağlam olduğunu söyleyerek) ve Beyhakî, Enes'in şöyle dediğini rivayet ederler: "Hz, Peygamber ve ehl-i beytiyle oturuyorduk. Bir cenaze geçti. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Bu cenaze kimdir?" Dediler ki: "Allah ve Rasulü'nü seven, Allah'a itaatla amel eden ve taat yolunda koşan falan adamın cenazesidir. Rasulullah buyurdu ki: " ('-ı.f?j'C'.'>j~c.'.*>j) vacib oldu, vacib oldu, vacib oldu."

Biraz sonra başka bir cenaze daha geçti. Dediler ki: "Bu da Allah ve Rasulü'ne buğz eden, Allah'a isyanla amel eden ve o isyan yolunda koşan falan adamın cenazesidir." Bunun üzerine Hz. peygamber (yine üç kere), "vacib oldu, vacib oldu, vacib oldu" diye buyurdu.

Dediler ki: "Ey Allah'ın Rasulü! Hayırla yad edilen ilk cenaze hakkında da vacib oldu diye üç defa söyledin; kötülüğü yad edilen ikinci cenaze hakkında da aynen üç defa vacib oldu dedin. Bu nasıh olur?"

Buyurdu ki: "Evet ey Ebubekr, Allah'ın yer yüzünde öyle melekleri vardır ki, kişinin hayırdan ve serden, içinde bulunduğu durumu, insanoğlunun lisanıyla söylerler." (Cennet ve cehennemlik olduğunu haber verirler.)"



55- Hadis[2]: Ebu Davud, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet eder: "Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ölünün kemiğini kırmak, diri iken kemiğinin kırılması gibidir."



56-. Sebep: Bu hadis İbn Müni1 hadisinin bir kısmıdır. O, Mihriz b. Avf tan, o da Kasım b. Muhammed'den, o da Abdullah b. Ukayl'dan, Cabir'in şöyle dediğini rivayet eder: "Rasululah'la birlikte bir cenazeye gittik. Kabir henüz açılmamıştı. Rasulullah (s.a.v.), kabrin kenarına oturdu. Biz de O'nunla beraber oturduk. Kabir kazan, (kabiden) baldır veya pazu kemiği(ne benzer bir kemik) çıkardı ve onu kırmaya başladı. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Onu kırma! Senin, onun ölüsünü kırman, dirisin kırman gibidir. Lakin sen onu kabrin bir köşesine saklayarak yerleştir."



57- Hadis[3]: Tirmizî ve İbn Mace, Ebu Katade'den, Rasululİah(s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: "Sizden biriniz, kardeşinin tekfin ve teçhiz işini üzerine alırsa, onun tekfin (kefenleme) ve teçhiz işini güzel yapsın."



58-Sebep: Ahmed ve Müslim, Cabir'in Rasulullah'tan şöyle haber verdiğini rivayet ederler: "Rasulullah (s.a.v.) bir gün hutbe' okudu ve bu hutbesinde Ashab'ından bir adamın vefat ederek yetersiz bir kefene sarıldığını, geceleyin kabre konulduğunu anlatmış ve bir kimsenin namazı kılınmadan geceleyin kabre konulmasını yasaklamış, ancak insanın buna mecbur kalmasını müstesna kılmış ve "Biriniz, din kardeşini kefenlediği zaman kefenini güzel yapsın" diye buyurmuştur.



59- Hadis[4]: Ebu Davud, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mace, fbn Abbas'tan rivayet ederek, Rasulullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu bildirmişlerdir: "Lahd (usulü) bizedir. Şakk (usulü) başakâlannadır.



60- Sebep: Ahmed b. Hanbel, Cerir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet eder: "Rasuhıllah'lâ birlikte yola koyulduk. Medine dışına çıkınca binek üzerindeki bir adamın bize doğru geldiğini gördük. Bunun üzerine Rasulullah, "sanki bu adam size doğru geliyor" diye buyurdu. Adam bize ulaşınca selam verdi. Biz de selamını aldık. Sonra Rasulullah ona, "nereden geliyorsun?" diye sordu. O da "ailemin, çocuklarımın ve kabilemin yanından geliyorum" dedi.

Hz. Peygamber buyurdu ki: "Ne istiyorsun?" O da "Allah Rasulü'nü" diye cevap verdi. Rasulullah (s.a.v.), "iyi isabet ettin" buyurdu.

Adam (Rasulullah'a rastladığını anlayınca), "Ey Allah'ın Rasulü, imanın ne olduğunu bana öğret" dedi. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:

"îman, Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet etmekle beraber, namaz kılman, zekat vermen, Ramazan orucunu tutman ve Beyt'i haccetmendir."

Adam, "(tamam), bunları kabul ettim" dedi. Sonra adamın devesinin ayağı fare ağına takıldı ve düştü. Deve düşünce adam da düştü ve vefat etti. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:

"Adamı bana getirin." Bunun üzerine Ammar b. Yasir ve Huzeyfe, adama doğru atıldılar ve onu oturttular. Dediler ki: "Ey Allah'ın Rasulü! Adam vefat etmiş."

RasuluUah (s.$.v.) o ikisinden yüzünü çevirdi. Sonra onlara buyurdu ki: "Sizden yüz çevirmemin sebebini söyler misiniz? Ben, (ölen adamın) ağzına cennet meyvelerini koyan iki melek gördüm ve anladım ki, adam aç olarak vefat etmiştir.

Bu adamın durumu, Allah Teala'nın şu ayetine muhatap olan kimselerin durumu gibidir: "İnananlar ve imanlarım bir haksızlıkla bulaştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve hidayeti bulan da onlardır." (Enam-82) Sonra buyurdu ki: "Kardeşinize sahip çıkın." Biz de onu suyun yanına kadar taşıdık, yıkadık, kefenledik ve kabre kadar taşıdık. Sonra Rasulullah geldi, kabrin kenarına oturdu ve buyurdu ki: "Lahd yapınız, şakk yapmayınız. Lahd bizim, şakk başkalarımndır."



61-Hadis:[5] Ahmed b. Hanbel, Ömer b. Hazm'ın, Rasulullah (s.a.v.)'tan şunu işittiğini rivayet eder: "Kabirler üzerine oturmayınız."



62- Sebep[6]: Ahmed b. Hanbel, Ömer b. Hazm'dan, Rasulullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: Dedi ki: "Rasulullah benîm bir kabir üzerinde oturduğumu gördü ve buyurdu ki: "Kabir sahibine eziyet etme."



63- Hadis[7]: Müslim, Enes'ten şöyle rivayet etmiştir: 'Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Eğer defnetmemeniz endişesi (olmasaydı, size kabir azabından bir şeyler işittirmesi için Allah'a dua ederdim."



64-Sebep[8]: Ahrried b. Hanbel, Enes'ten şöyle rivayet eder: )edi ki: "Rasulullah (s.a.v.), Medine'de Neccar Oğulları'na ait duvarla -evrili bahçelerden bir bahçeye girdi. O sırada kabirden gelen bir ses İşitti ve buyurdu ki:

"Bu adam ne zaman defnedildi?" Onlar da cahiliyye devrinde lefnedildiğini söylediler. Rasulullah buna taaccub etti ve buyurdu ki: |'Eğer defnetmemeniz endişesi olmasaydı Allah'a size kabir azabını İşittirmesi için dua ederdim."



65- Ahmed, ,Cabir b. Abdullah'tan şöyle rivayet eder:

Rasulullah bir gün Benî Neccar'a ait bir hurma bahçesine girdi ve cahiîiyye devrinde ölmüş Neccar Oğullan'ndan bir takım kimselerin seslerini işitti. Bunlar kabirlerinde azab görüyorlardı. Rasulullah (s.a.v.) korkarak çıktı ve Ashabı'na kabir azabından korunmalarını emir buyurdu." [9]


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Hakim, Müstedrek, 1/377. Sebeb-21: Hakim, Müstedrek, 1/377. Beyhakî, es-Siinenü'1-Kübra, 4/75. Ayrıca şu kaynaklara bakılabilir:

Buharî, Kitabu'I-Cenaiz, Bab-u Senai'n-Nasi ale'î-Meyyiti kısmında rivayet etmiştir. Diğer kaynaklar ise, Müslim, Kitabu'I-Cenaiz, 2/641, îbn Mace, Kitabu'I-Cenaiz, 1/478, Tirmizî, Ebvabu'l-Cenaiz, 2/261, Nesâî, Kitabu'I-Cenaiz, 4/42 (yakın lafızlarla).

[2] Ebu Davud, Kitabu'l-Cenaiz,Ahmed Müsned, 5/58,îbn Mace, Kitabu'l-Cenaiz, 1/516.

[3] Tirmizî, Ebvabu't-Cenaiz, 2/232,ibn Mace Kitabu'l-Cenaiz, 1/473,Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/372.Ahmed, Müsned, 3/295,Müslim, Kitabu'l-Cenaiz, 2/607,Ebu Davud, Kitabu'l-Cenaiz, 2/176,Nesâî, Kitabu'l-Cenaiz, 4/28,Hafeim, Müstedrek, 1/369.

[4] Hadisin kaynaklan:Ebu Davud, Kitabu'l-Cenaiz, 2/190,Tirmizî, Kitabu'l-Cenaiz, 2/254,Nesâî, Kitabu'l-Cenaiz, 4/66,İbn Mace, Cenaiz, 1/496,Ahmed, Müsned, 4/463.

1 Şakk, kahirin kıble ve arka tarafında 30-40 cm. duvar yaparak, ölüyü onun arasına koyup üstünü örtmek şeklindedir. Geniş malumat için, bkz. İbn Mace tere. c. 4 s. 257 (Müt. Haydar HATİBOGLU)

[5] HadiS'25; gu hadisi Suyutî, Ahmed b. Hanbel'den alarak buraya kaydettiğini söylemişse de hadis, Ahmed b. Hanbel'den bu tarikle gelmemiştir Bu rivayet Nesâî'nin, Kitabu'l-Cenaiz bölümündedir, (4/78). Ayrıca başka tariklerle Ahmed b. Hanbeî de rivayet etmiştir. Bakınız, Müsned, 2/311, 389, 444, 528,

Müslim, Kitabu'l-Cenaiz, 2/632, Ebu Davud, Kitabu'l-Cenaiz, 2/194, îbn Mace, Kitabu'l-Cenaiz,, 1/499.

[6] Ebu Hureyre'den gelen bir hadis-i şerifte Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Kim bir kabir üzerine oturur,__büyük ve küçük abdestini yaparsa, sanki ateş parçası üzerine oturmuş gibi olur. Ibn Hacer, Fethuî-Barî'de bu hadisin sahih olduğunu söylemiştir, 3/177.

Normal olarak kabir üzerine oturmak ise mekruhtur.

Bu konu ile ilgili geniş malumat için bakınız:

Malik, Muvatta, Kitabu'l-Cenaiz,

İbn Mace, Kitabu'l-Cenaiz, 1/499

Tahavî, Meani'I-Asar, 1/515,

İbn Teymiye, el-Münteka, 2/104, Buharı, Sahih, 3/126, Kitabu'l-Cenaiz, 3/178

[7] Müslim, Kitabu'l-Cennet, 5/721,

Ahmed, Müsned, 3/176, 273.

[8] tek hadisin kaynaklan:Ahmed, 3/103,Müslim, yakın lafızlarla bu hadisi rivayet eder.

Ahmed, Müsned, 3/111, 114, 153, 175, 201, 284,Nesâî, Kitabu'l-Cenaiz, 4/83, İkinci hadis, lafız Ahmed b. Hanbel'e aittir, 3/295.

[9] Celalü'd-Din Es-Suyûtî, Esbâbu Vurudi’l-Hadis Hadisler ve Sebepleri, İhtar Yayıncılı:: 109-113.