Ebu Hanife Müsnedi > HAC BÖLÜMÜ

 

islam


(37 Hadistir)


218/1 Ebû Saâd'in- şöyle dediği rivayet edildi:

Hz. Peygamber buyu-du ki:

— «Kim ki hac yapmayı murad ederse, hemen yapmağa çalışsın.»



219/2 Alkame'nin şöyle dediği rivayet edildi:

Hz. Peygamber buyurdu ki:

— «Haccı ifâ edenin, ve duâ ettiği kimsenin, günahları muharrem ayı bitinceye kadar affolunur.»



220/3 İbn-i Mesûd'un şöyle dediği, rivayet edildi: .

Hz. Peygam'ber buyurduk

«Hac esnasında yapılanların en fazi'letli olanı yüksek sesle haykırmak ve Okunban) kanı akıtmaktır.» Yüksek sesle haykırmak, telbiye esnasında olur. Kan akıtmağa gelince, o da (Mekke'de) hediye olarak kesilen deve ve sığır gibi hayvanlardır. «Kan- artmak» diyenler de vardır.

Bir rivayette: «Kan akıtmak» kurban kesmektir, denildi.



221/4 Nâfî' (Yahya'ya) verdiği haberde, Abdullah İbn Mesûd'un şöyle dediğini işitmiş olduğunu söyledi:

— «Bir kişi ayağa kalkarak:» Ey Allah'ın Resulü, dedi, «terbiyeye» nereden başlamalıdır?»

Hz. Peygamber: -«Medineliler Zulhuleyfe'den, Iraklılar elAkîk'den, Şamlılar el-CuMe'dan, Necidüler Karn'dan, başlarlar.» diye cevap verdi.

İe dedi:



222/5 El-Esved İbn Yezîd şöyle rivayet etti:

— H2. Ömer İbn eİ Hattâb, halka karşı yaptığı bir konuşmasında şöy-îdi:

«Sizden, kim hac için ihrama girmek isterse mrkattan başka yerde girmesin. Peygamberimizin gösterdiği mîkatlar ise şunfardır:

MedıneHier ve oradan geçerek gelen yabancılar için «Zulhuleyfe»; Şamlılar ve oradan geçerek gelen yabancılar için «el-Cuhfe»; Necidliler ve oradan geçerek gelen yabancılar için «Kam»; Yemenliler ve oradan geçerek gelen yabancılar için «Yelemlem»; Ve nihayet Iraklılar ve o yolla gelen diğer müsiûmanlar İçin «Zât-ü İrktır.



223/6 İ'bn-i Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber'e biri sordu: «Yâ Resûlallafî, ihrama girmek istiyen ne gidi elbiseler giyer?» diye sordu. Hz. Peygamber cevabında:

Giyemiyeceği elbiseler şunlardır: Kamis, imame, kollu kaftan, uzun entari, başlıklı manto (bornoz), kırmfzımsi sarı veya safran renkli bir elbise. Nalını olmayan (erkekler) mestlerini topuk kemliklerine varan kısmın aşağısından boğazlarını keserek giysin.» buyurdu.



224/7 İbn-i A'bbâs'ın' şöyle dediği rivayet edildi: Hz. Peygamber buyurdu ki:

«İhram için giyecek izan olmayan, serâvil giysin. Nalım olmayan da mestlerini giysin.»



225/8 İbrahim bin Mübeşşir'babasının şöyle dediğini rivayet etti:

— «İibn-i Ömer'e sordum:»

— «ihrama gireöek olan güzel koku sürünür mü?» Bana cevap verdi:

— «"Koku sürünmektense katran- sürünmeyi daha çok İsterim.»

Bu cevap üzerine, Hz. Aişe'ye gittim, durumu anlattım. Şöyle dedi: «Ben Hz. Peygambere koku sürdüm. Sonra hanımlarına uğradı ve sonra ihrama girdi.»

Diğer bir rivayette (şöyle dedi):

— «Resûkıilah (S.A.)e güzel koku sürerdim. Ondan sonra hanımlarını dolaşır ve sonra ihrama girmiş bulunurdu;»



226/9 Gabinim şöyle dediği rivayet edildi:

«Nebî (S.V.) ashabına, hac için- giydikleri ihramdan çıkıp o elbiseleri umreye çevirmelerini emir buyurdu.»



227/10 Ca'bir'in şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber, Veda haçcmda emrettiği şeyi, (umre için) de emre-dince, Sürâke bin Mali>k sordu:

— «Bu umre yalnız bize mi, yoksa bundan böyle her zaman (ve herkese mi) mahsustur, bilgi verirmisiniz?»

Hz. Peygamber:

— «Her zaman (ve herkese) mahsustur.» diye cevap verdi.



228/11 Hz. Aişe (R.A.) den rivayet edildi:

Hz. Aişe, âdet gördüğü bir sırada (Mekkeye)-temettü haccı yapmak üzere gitmişti. Hz. Peygamberin emri üzerine Kabe'yi tavaf etmedi!



229/12 Hz. Aişe (R.A.) den rivayet edildi:

«Aişe, hacc-ı temettü yapmak için geldiğinde' âdet görmekteydi. Resul-I ulan [S.A.) in emri üzerine umre yapmayı bıraktı ve hacca yeniden başladı. Haccin geri kalan menâsi'kini yapıp bitirince, Hz. Peygambe ona, 'kardeşi Abdurrahman iie «Tenimde çıkmalarını emir buyurdu.»



230/13 Hz. Aişe'den (R.A.) rivayet edildi:

«Alşe'nin umre yapmayı bırakmasından- ötürü, Hz. Peygamber bir inek kesti.»



231/14 Hz. Aişe1 (R.A.) -dan rivayet edildi:

«Umreyi bırakması» sebebiyle Hz. Aişe'ye bir kurban (ıkoyun veya ke-ç'O kesmesini Resûlullah ES.A.) emir buyurdu.»



232/15 Hz. Aişe' (R.A.) dan şöyle dedi: Hz. Peygamber'e şöyle dedi:

«Ey Allahin Resulü! Halk haccını umresini ifâ ederek dönüyor. Ben ise yainiz hac yapabildim.»

Bunun üzerine Resuluilah (S.V.), Hz. Ebû Bekirin oğlu Abdurrahmân'a emretti:

«Onuda (Aişe ile) Tenim'e git, ihrama girsin, {Umre için) gerekli olan şeyleri yapsın, sonra da yanıma dönsün, Akabe'de kendisini bekliyorum.»



233/16 Ebû Katâde'nin- şöyle dediği rivayet edildi:

-Nebî (S.V.) in ashabından müteşekkil bir toplulukla yola, çıktım. Benden başka ihrama girmiyen yoktu. Derken bir devekuşu gördüm Atıma doğru yumdum ve bindim. Aceleden alamadım kırbacım, vermelerini kafileden istedimse de vermediler. Ben de inip kendim aldım. Arayıp bula-madığjm devekuşu yerine bir eşek avladım. Onu ben ve onlar yedik.»



234/17 Talha bin Ubeydillâh'm şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber uyurken, biz aramızda, ihramda bulunmıyan birinin avladığı avın etini ihramda bulunan kimsenin yemesi hususunu görüştük Hz. Peygamber sesimize uyandı ve: «Neyi münâkaşa ediyorsunuz?» diye sordu.Biz de:

«İhrama girmiyen birinin avladığı ve ihrama girmiş bulunan bir kimsenin de yediği av eti konusunda...» diye cevap verdik.

Bunun üzerine Hz. Peygamber, yememizi emir buyurdu.»



235/18 İbn-î Ömer'in şöyle dediği rivayet olundu:

Hz. Peygamber buyurdu ici:

«İhrama girmiş bulunan bir kimse fare, yılan, yırtıcı köpek, çaylak ku-}u ve akrep öldürebilir.»



236/19 İbn-i Abbâs'm şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber, Hâris'm kızı Meymûne ile evrendiğj zaman ihramda bulunuyordu.»



237/20 İbn-î Ab'bas'm (R.A.) şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber ihramdayken kan aldırdı.»

İbn-i Ömer'm şöyle dediği rivayet edildi:

«Resûİullâh Sal-laNahü aieyhi veseHem'in. Hacer1* esved'i öptüğünü (veya el sürdüğünü) gördüğümden bu yana .ben de onu öpmeği (el sürmeği) hiç terletmedim.»



239/22 ibn-i Mesûd'un şöyle dediği rivayet edildi:

Hz. Peygamber buyurdu ki:

«Tavaf esnasında, Rükn-i Yemânî yanına her varışımda, orada Cibril aieyhisselâm öle karşılaştım.»



240/23 Atâ İbn-i Rebâh'ın şöyle dediği rivayet edildi:

Hz. Peygamber'e soruldu:

«Ey Allah'ın Resulü, sen, Rükn-ü Yemaniyi çoık selâmlıyorsun!» Nebî (S.A.) cevap verdi:

«Rükn-ü Yemânî'ye her vardığımda, Cibril'in orada, onu selâmhyana istiğfarda bulunduğunu (gördüm).-



241/24 İbn-i Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

Nebî (S.A.), Rü'kn ile Hacer-i Esved arasında şöyle derdi: «Allahım, ben küfürden, fakirlikten, alçaklıklardan, dünyada ve âhiret-te ziyana uğramaktan sana sığınırım.»



242/25 İbn-i Abbâs'ın şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber hastayken- bineği üzerinde kâbeyi tavaf edip, rükünleri t1) de, bir baston ile işaret etmek suretiyle selâmladı.»

Diğer bir rivayette (şöyle dedi) :

«Hz, Peygamber hastayken bineği üzerinde Safa ile Merve arasında tavaf etti.»



243/26 İbn-i Abbâs'ın şöyie dediği rivayet ediidi:

«Hz. Peygamber, Hacer-i esved'den başlayıp orada bitmek üzere adımlarını kısaltarak omuzlarını silkerek çalımlıca bir sür'at göstererek tavaf

yaptı» [1]



244/27 Hadis:

Zeyd'in şöyie dediği rivayet edildi:

«Biz Ömer ile beraber Arafat'tan döndük. Cemâ'ya [2] indiğimizde ikâmet getirdi, birlikte akşam namazını kildi'k. (Namazı1 bitirdik) o öne doğru jlerliyerek iki rekât daha kıldı. Bundan sonra su getirip üzerine serpti ve yatağına gitti. Biz de oturup onu uzun zaman namaza bekledik. (Gelme-

yince) biz «Ey Abdurrahman namaza kalk» diye seslenince, «Hangi nama* za?» dedi. Biz «Yatsı namazına» dedik. Bunun üzerine: «Bert de Resulullah (S.A.) in kıldığı gibi kıldım yaU diye karşılık verdi.»

Bir diğer rivayette (şöyle dedi) :

«Şüphesiz ki, Nebi (S.A.) akşamla yatsı namazınrayn'i vakitte kıldı.»



245/28 Ebû Eyyüb (R.A) in şöyle dediği rivayet edildi:

. «Veda haccı esnasında, Hz. Peygamber ile Müzdelifede akşam ve yatsı namazını (Cemedersk) kıldım.»

246/29 Ebû Eyyûb'un şöyle dediği rivayet edildi:

«Şüphesiz ki, Hz, Peygamber, bir ezan ve bir ikamet ile akşam ve yatsı namazını kıldı.»



247/30 İbn-i Abbâs'ın şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber ev halkını önceden [3] gönderdi ve onlara: «Güneş doğmadan «Cemre-İ akabeyi» taşlamayınız!-» diye tenbih buyurdu.»

.

248/31 İ'bni Ömer'in şöyie dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber ev halkını geceleyin Müzdelifeden gönderdi. Ve onlara:» Güneş doğmadan «Cemre-i akabeyi» taşlamayınız! «diye tenbrh buyurdu.»



249/32 İbn-i Abbâs'ın şöyle dediği rivayet edildi:

«Şüphesiz ki, Nebî S.A.V, Cemrei akabeyi taşlamağa başlayıncaya kadar-telbiyede bulunmağa devam etti.»

Diğer bir rivayette şöyle dedi:

«Nebi (S.A.V.) bineğinin arkasına sevimli bir çocuk olan Fadl b. Ab-'bası almıştı. Fadl dikkatle kadınlara bakmağa başlamış. Hz. Peygamber ise, yüzünü aksi yörce çevirmeye çalışıyordu. Cemre-i akabeyi taşiayıncaya kadar telbiyede bulunmaya devam etti.»



250/33 Enes'in şöyle dediği rivayet edildi:

«Bir adam kurbanlık devesini çekip götürürken, Hz. Peygamber gördü: Deveye biniveri» diye emir buyurdu.»



251/34 Subey İbni Mabed'in şöyle dediği rivayet edildi:

«Hac niyetiyle Cezire'den çıktım. Uzeybeye vardığımda oranın şöhretli i'ki âlimi olan Selmân İbni Rabîa ile Zeyd bin Sühan'ın kafilesine katıldım. Umre ve hac için telbiyede bulunduğumu duydular. İkisinden biri: «Bu adam devesinden daha şaşkın imiş!» deyince, diğeri «O şundan, şundan da şaşkın- imiş!» dedi. Ben (aldırmadım) geçtim. Nihayet haccın gerektirdiği hususları tamamladıktan sonra, Müminlerin emiri Hz. Ömere gittim, durumu anlattım: Ben dedim, çok uzaklarda oturan, nice zorluklarla gelen bir insanım Allah bana bu halimle hac etmemi .takdir etti. Haccs ve umreyi birlikte yapmak istedim. Her ikisine niyet ederek ihrama girdim. Unutmadım. (Bu şekilde yapmak istedim] yolda Selman bin Rabîa ile Zeyd bin Sühân'a rastladım. Umre ve hacca telbiyede bulunduğumu duyduiar. Biri «Bu adam devesinden de şaşkın!», öbürü «Şundan, şundan da şaşkın!» dedi.

Bunun üzerine Hz. Ömer:

« Daha başka neler yaptın?» diye sorunca anlattım:» «[A.iHjrmayıp), geçtim. Bir tavaf, umrem için yaptım. Sonra umrem için Sefa .,e Merve arasında say ettim. Sonra (Kâbeye) geri dönüp geldim, yaptıklarımı tekrar ettim. Daha sonra ihramda kalarak, hacceden bir kimsenin yapması gereken hususların en sonuncusuna kadar yaptım.

Bunun üzerine Hz.ı Ömer Ona şöyle dedi:

«Sen Peygamberinin, Muhammed Sallallahü aleyhi ve seliemin gittiği yoiu izlemişsin.»

Diğer bir rivayette. Subey İbn Mabed (şöyle dedi):

«Ben hıristiyarlıktan henüz dönmüş bir müslümar. idim. Ömer İbni Hattâb'ın (R.A.) zamanında hacetmek gayesiyie Kûfe'ye geldim. Selmân İbni Rabİa ile Zeyd İbni Sühân ile beraber idik. Oniar yainız hac için, ben hem hac ve hem de umre yapmak için İhrama girdik. Onlar benim yaptığımı görün-ce: «Yazık sana, dediler, Hz. Peygamber temettü haccinı nehy etmişken, sen ana niyet ettin.» Ve bu sefer her ikisi şöyle dediler: «Vallahi sen devendun de şaşkmmışsın.»

Bunun üzerine S übey: «Pekâlâ, biz de siz de Hz. Ömer'e gideceğiz» diye cevap verdi.

Subey Mekke'ye varınca Umre niyetiyle Kabe'yi tavaf ettikten sonra Safa i!e Merve arasında say etti.

Daha sonra ihrâmlı olarak geri döndü. Bütün yasaklardan korundu. Hac niyetiyle bu kez Kâbeyi tavaf edip Safa ile Merve arasında say etti. Arafat'a çıkıncaya kadar ihramda kalıp yasaklara riyet etti.

Arafat'ta vakfeden -sonra hacci bitirmiş oldu.

Kurban bayramının birinci günü olunca temettü haccı için kurban kesip ihramdan çıktı.

Hac farizasını böylece yaptıktan sonra, doğru Hz. Ö-mer İbn el-Hat-tâb'a gtitler.

«Önce Zeyd İbn- Süfyân konuştu:

«Ey Mü'minlerin emiri, dedi, sen şüphesiz, temettü haccinı yasak ettin. Subev İbn Mabed ise temettü haccı yaptı.» '

Hz. Ömer SııbeyTe dönerek:

«Başka neler yaptın, ey Subey?» diye sordu.

Subey:

«Ey Mü'minlerin emiri, Önce hac ve umreye niyet ederek ihrama girdim. Mekke'ye gelince umrem için Beytullah'ı tavaf edip sonra Safa ile Merve arasında tavafta bulundum. İhrâmlı olarak geri dönüp geldim, yasak olan hiçbir şey yapmadım. Bu sefer haccım için Beytullah'ı tavaf ettim ve Safa ile Merve arasında tavafta bulundum. Bayram gününe kadar ihramlı kaldım o gün de gelince, temettü haccım için bir kurban kestim. Sonra da ihramdan çıktım.»

Bunun üzerine Hz. Ömer, Subey'in sırtını oksıyarak:

Sen Peygamberinin yolunda giderek doğru olanı yapmışsın.» diye tebrik etti.

Subeyden gelen* başka bir rivayetle (râvi söyle anlattı):

Subey, selman İbn-i Rebia ve zeyd ibn-i sükan haç için birlikte yola çıkdılar. Mikâta gelince:

Subey, hac ve umre, Selman İbn Rebie ve Zeyd yalnız hac için ihrama girdiler. Bu iki şahıs, Subeyy'in yaptığı işin yanlış olduğunu ksndisine anlatmağa girişip dediler ki:

«Sen, gerçekten devenden daha şaşkınsın!. Hac ile Umreyi birleşti-riyorsun, halbuki, Emir-ül-müminin Umre ile haccın birleştirilmesini yasak etti.»subey onlara:

«Hz. Örner'e siz de ben de gideceğiz» diye cevap verip geçip gittiler.

Mekke'ye vardıklarında, Subey, umresi için, Beytullah'ı tavaf ettikten sonra Saf aile Merve arasında say etti.

Sonra geri dönüp haccı için Beytullah'ı tavaf edip, sonra Safa ile Merve arasında say etti.

Bayram günü gelinceye kadar, ihramlıya yasak olan hususlara riayet etmek suretiyle öylece ihramda kaldı.

Bayram günü, kendisine kolay gelen bir koyunu kurban etti kesti.

Kurbanlarını kesip Medine'ye gittiler. Hz. Ömer'in huzuruna girdiler.

Seimân- ve yezid:

«Ey müminlerin Emiri, dediler, Subey, hac ile Umreyi bir ihramla yaptı!.»

Hz. Ömer fSubeyy'e dönerek):

«Sonra neler yaptın?» diye sordu.

Subey anlattı:

«Mekkeye gelince, ilk Önce umrem için tavaf yapıp sonra, yine umrem için Safa üe Merve arasında sa'y ettim.

Bundan sonra geri gelip bu sefer haccım için Beytullâh'i tavaf ettim. Daha sonra Safa ile Merve arasında haccım için sa'y ettim.»

Hz. Ömer tekrar:

«Ondan sonra ne yaptın?» diye sordu.

Subey anlattı:

«Üzerime haram olan hiçbir şeyi yapmadan ihramda kalarak Bayram gününü bekledim. «O gün olunca, bana kolay gelen bir koyun kestim.»

Bunun üzerine Hz. Ömer, Subey'İn- sırtına vurarak:

«Sen, Peygamberinin (S.V.) yolunda giderek doğru olanı yaptın.» diye tebri;k etti.



252/35 İbn-i Abbâs'ın şöyle dediği rivayet edildi:

Hz. Peygamber buyurdu ki:

«Ramazanda yapılan- bir umre bir hacca bedeldir.»



253/36 İbn-i Ömer'im şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz. Peygamber, Mekke'nin fethî gününde, gri-kül renkli bir deveye [4] binmiş, yayını kuşanmış, ve başına siyah deve yününden mamul bir imame giymişti.»



254/37 ibn-i Ömer [R.A.) nin şöyle dedKjli rivayet edildi1:

Hz. Peygarrtber'in kabri şeriflerini şu tarzda ziyaret etmen sünnettendir. [5]

Nebi (S.V)' in kabrine itafole cihetinden 'gelir, arkanı 'kıbleye Gönderip kabre doğru durursun ve şöyle dersin: «Selâm sana, ey NebK Allah'ın rahmet ve bereketi sana ollsun!»




--------------------------------------------------------------------------------

[1] Arafattan indikten sonra yapılan haccın ikinci rüknünü teşkil eden -tavafın» İlk üç devrinde erkeklerin bu şekiide bir tavır takıhmasına -remel- denir,

[2] Cem'â, Müzdelifenin bir başka ismidir,



[3] Geceleyin Müzdetifeden Minaya.



[4] Bu, Hz. Peygamberin Kasvâ adındaki devestdir. (Alî, s. 116)

[5] Burada sünnetten kasıt, ashâb-ı kiram ve onlardan sonra gelenlerin takip ettikleri yol, olsa gerektir.