KİTÂBU'Z-ZEBÂİH VE'S-SAYD KESİM VE AV BÖLÜMÜ

 

Bâb: Avlanma Hakkında


382- İsmail bize anlatarak dedi ki: Mâlik bana Ömer b. Ubeydullah'in azatlısı Ebu'n-Nadr'dan, o Ebû Katâde'nin azatlısı Nâfi'den, o Ebû Katâde'den (ra) şunu nakletti:
Kendisi Allah Resulü (sav) ile beraber yola çıkmıştı. Mekke yolunun belli bir yerine vardıklarında Ebû Katâde arkadaşlarıyla birlikte biraz geride kaldı. Onlar ihramlı, kendisi îhramsız idi. Yabani bir eşek gördü. Hemen atına kuruldu ve arkadaşlarından kamçısını vermelerini istedi. İmtina ettiler. Mızrağını istedi, yine imtina ettiler. Bunun üzerine inip kendisi aldı ve atını eşeğin üzerine doğru sürdü. Onu öldürdü. Allah Resûlü'nün (sav) ashabından bazıları hayvanın etinden yerken bazıları yemediler.
Allah Resûlü'nün (sav) yanına vardıklarında bunun hükmünü sordular. "O, Yüce Allah'ın size yedirdiği bir yemektir" buyurdu.[1]

 

Şerh


Bu hadis-i şerif daha önce muhtelif bölümlerde şerhediimiş ve hükümleri izah edilmiştir.

 

Hüküm


Avlanma (=Sayd): İslâm'da gerek kara ve gerekse deniz hayvanlarım avlamak mubahtır. Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyrulmuştur:
"Size temiz olanlar helâl kılındı. Allah'ın size öğrettiği üzere alıştırıp yetiştirerek öğrettiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın." (Mâide, 4)
"Deniz avı size helâl kılındı." (Mâide, 96)
Sadece eğlence maksadıyla avlanmak mekruhtur. Hac ve ihramdayken avlanmak haramdır.
Avlanan hayvanın etinin helâl olması için birtakım şartlar vardır. Bu şartların bir kısmı avcı, bir kısım av hayvanı ve bir kısmı da avlanma aracıyla ilgilidir.
1-Avcıda bulunması gereken şartlar:
a. Müslüman, mümeyyiz, akıllı olmalıdır. Ehli Kitab da olabilir. Bunların dışındakilerin kestikleri hayvan yenmediği gibi avları da yenmez.
b. Avcı avına silâh atarken ya da onu yakalayacak hayvanı gönderirken besmele çekmelidir. Besmeleyi kasten terkederse av eti yenilmez.
c.  Avcı silâhı ile vurduğu veya eğitilmiş hayvana yakalattığı ava ulaşmak içmhemen harekete geçmelidir. Avcı avını aramalı ve canlı olarak bulduğunda kesmeliir. Başka bir işle meşgul olur da sonra hayvanı ölü olarak bulursa eti yenmez.
d. Ava silâh atma veya avı yakalayacak hayvanı gönderme işi, buna ehil olan avcı tarafından yapılmalı, ava ehil olmayan biri buna karışmamalıdır.
2-Av hayvanında aranan şartlar:
a.  Avlanan hayvan, eti yenen cinsten olmalıdır. Örneğin etle beslenen yırtıcı hayvanlar yenilmez.
b. Yaratılışı gereği vahşî olup evcil veya haşerat türünden olmamalıdır.
c. Deniz hayvanlarından ise balık cinsinden olmalıdır.
d.  Hayvan av yüzünden ölmüş olmalıdır. Başka bir sebeple ölen hayvanın eti yenilmez.
3- Avlanma aracı: Av hayvanı ya eğitilmiş köpek, atmaca, doğan, şahin gibi hayvanlarla, veya ağ, tuzak kurmak gibi vasıtalarla, ya da yaralayıcı silâhla avlanır. Avlamada kullanılan hayvanlarda aşağıdaki şartların bulunması gerekir:

Ders

Avcılıkta merhameti elden bırakmamalı ve ihtiyaç için avîanmalıdır. İhtiyacı için avlanan bir Müslüman merhameti elden bırakmamalı, hayvanların üreme dönemlerinde avlanmamalıdır. Av hayvanlarının nesillerini nesillerini tüketerek tabiatın dengesini bozacak bir avcılık, kişiyi günaha sokar.

 

Bâb: Dağlarda Avlanmak


383- Yahya b. Süleyman el-Cu'fî bize anlatarak dedi ki: İbni Vehb bana Amr'dan, o Ebu'n-Nadr'dan, o Ebû Katâde'nin azatlısı Nâfi ve et-Tev'eme'nin azatlısı Ebû Salih'ten, o ikisi Ebû Katâde'den (ra) şunu naklettiler:
Mekke ile Medine arasında Allah Resulü (sav) ile beraberdim. Onlar ihramlı olmasına rağmen ben ihramsız idim ve ata biniyordum. (Av için) dağlara tırmanırdım. Biz bu hâlde giderken, insanların bir şeye istekle baktıklarını gördüm. Ben de bakmak için gittiğimde bir de ne göreyim, yabani bir eşek. Onlara "Bu nedir?" diye sordum. "Bilmeyiz" diye cevap verdiler. Ben, "Yabani bir eşek" dediğimde, "Ne gördüysen odur" dediler. Kamçımı unutmuştum. Onlara, "Bana kamçımı verin" dediğimde "Onu (avlamana) yardım etmeyiz" dediler. Nip kendim aldım ve yabani eşeğin izinden at sürmeye başladım. Çok geçmeden onu vurdum. Diğerlerinin yanma dönüp "Kalkın da onu (buraya) taşıyın" dedim. "Ona asla dokunmayız" dediler. Bunun üzerine yabani eşeği yanlarına kadar taşıdım. Bazdım imtina ederken, bazıları etinden yediler. Onlara şöyle dedim: "Sizin 'Çin Allah Resûlü'ne (sav) sorup öğreneyim" dedim ve O'na yetiştim. Kendisine olup biteni anlattığımda şöyle buyurdu: Yanında ondan bir parça var mı? "Evet" dediğimde, "Yiyin, o size Allah'ın sunduğu bir yemektir" buyurdu.[2]

Şerh

Bu hadis-i şerif bir önceki bapta şerhedilip hükümleri beyan edilmiştir. Lafeî şerhi için bkz. 197 no.lu hadis-i şerif.

 

Bâb: Evcil Eşeklerin Etleri


384- İshâk bize anlatarak dedi ki: Yakup b. İbrahim bize babasından, o Salih'ten, o İbni Şihâb'dan, Ebû İdris'in kendisine şöyle haber verdiğini bildirdi: Ebû Sa'lebe (ra) dedi ki:
Allah Resulü (sav) evcil eşeklerin etlerini(n yenmesini) haram kıldı.
ez-Zübeydî ve Ukayl ona İbni Şihâb'dan mutâbaat ettiler. Mâlik, Ma'mer, el-Mâcişûn, Yûnus ve İbni İshâk ez-Zührî'den şunu naklettiler: Allah Resulü (sav) köpek dişi olan bütün yırtıcıların etlerini yasakladı.[3]

Şerh

İshâk" b. Râheveyh'tir.
Bu yasak, Hayber gazası sırasında sâdır olmuş ve Allah Resulü (sav) Abdurrahmen b. Avf (ra) vasıtasıyla evcil eşek eti yemenin yasaklandığını ilan ettirmiştir.

Hüküm

Köpek, evcil eşek ve katır eti yemek haram kılınmıştır.

 

Bâb: Evcil Eşeklerin Etleri


385- Muhammed b. Selâm bize anlatarak dedi ki: Abdülvehhâb es-Sekarî bize Eyyup'tan, o Muhammed'den, o Enes b. Mâlik'ten (ra) şunu nakletti:
Allah Resûlü'ne (sav) bir adam geldi ve "Eşek eti yenir mi?" diye sordu. Allah Resulü (sav) sükût etti. Sonra biri geldi ve "Eşek eti yenir mi?" diye sordu. Allah Resulü (sav) yine sustu. Sonra biri daha geldi ve "Eşek eti yenir mi?" diye sordu. Bunun üzerine Allah Resulü (sav) "Eşekler tüketilir mi?" buyurdu. Ardından tellala emretti ve tellal insanlara şöyle ilan etti:
"Allah ve Resulü sizlere evcil eşek eti yemeyi yasaklıyor! O bir pis- Siktir" Bunun üzerine eşek etlerinin kaynatıldığı kazanlar ters çevrildi.[4]

Şerh

Bu hadis-i şerif daha önce şerhedilmiş ve hükümleri beyan edilmiştir.

 

Bâb: Köpek Dişiyle Avlanan Yırtıcıların Etleri


386- Abdullah b. Yusuf bize anlatarak dedi ki:Mâlik bize İbni üâb'dan, o Ebû İdris el-Havlânf den, o Ebû Sa'lebe'den (ra) şunu nakletti:
Allah Resulü (sav) köpek dişiyle (avlanan) bütün yırtıcıların (etlerini) yasakladı.
Ma'mer, Yûnus, İbni Uyeyne ve el-Mâcişûn ez-Zührî'den gelen rivayete nutâbaat ettiler.[5]

Şerh

Köpek dişi olan yırtıcılar" ifadesi, genel olarak etor hayvanları kapsar.

Hüküm

Pençesiyle avlanan yırtıcı hayvan ve yırtıcı kuşlarla ilgili hüküm genel olarak haramlıktır. Hanefîleregöre yırtıcı hayvanlar kavramı etoburlar şekilde kabul edilmiş ve bu gruba giren tüm etoburların eti haram sayılmıştır.
Şâfiîler ise bu kavrama "insanlara saldıran ve parçalayan" anlamını verdikleri için tilki ve çakalı bunların dışmda değerlendirip etlerini helâl kabul etmişlerdir. Mâlikîlerde ise bu gruba giren hayvanları yemek haram değil mekruhtur.
Yırtıcı kuşlara gelince Hanefîlerde akbaba ve karga mekruh görülürken Mâlikîlere göre tüm yırtıcı kuşlar mekruhtur. Şâfiîler ise zararlarına göre mekruh görmektedir.

Bâb: Ölü Hayvanlann Derileri


387- Züheyr b. Harb bize anlatarak dedi ki: Yakup b. İbrahim bize babasından, o Salih'ten, o İbni Şihâb'dan, o Ubeydullah b. Abdillah vasıtasıyla babası İbni Abbâs'tan (ra) şunu nakletti:
Allah Resulü (sav) Ölü bir koyun gördü ve "Derisinden faydalansanız ya!" buyurdu.
Oradakiler "Bu koyun ölü (leş)" dediler. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Ölü hayvanın ancak eti haram kılınmıştır.[6]

Şerh

Bu hadis-i şerifin lafzî şerhi daha önce yapılmıştı.(Bkz. 164 no.lu hadis-i şerif)
Salih" b. Keysân'dır. ez-Zührî bu hadisten istidlalde bulunarak ölü hayvanın derisinden -tabaklanmış olsun veya olmasın- faydalanmanın caiz olduğu hükmüne varmıştır. Fakat diğer sahih rivayetlerde tabaklama kaydı geçmektedir. Cumhurun hücceti de budur. İmam Şafiî, bu genel hükümden köpek ve domuz ölülerini müstesna tutmuştur. İmam Ebû Yûsuf ve Dâvud ise hükmün umumiyetinden dolayı hiçbir hayvanı müstesna tutmamışlardır.
Bazı âlimler ise farklı rivayetlerden hareketle sadece eti yenen ölü hayvanların derilenden faydalanmayı caiz görmüşlerdir.

Hüküm

Hanefî mezhebine göre boğazlanmadan kendi kendine ölen hayvanın eti ve tabaklanmamış derisi pistir. Mâlikîlere göre murdar ölmüş hayvanın eti gibi derisi, kemiği ve sinirleri de temiz değildir. Kıl, yün ve tüyleri ise temizdir. Şâfiîlere göre, ölü hayvanın kıl, tüy, yün ve tırnakları dahil bütün cüzleri pistir.

Bâb: Ölü Hayvanların Derileri


388- Hattâb b. Osman bize anlatarak dedi ki: Muhammed b. Himyer bize Sabit b. Aclân'dan, o Saîd b. Cübeyr'den, o İbni Abbâs'tan (ra) şunu naklet-ti:
Allah Resulü (sav) bir dişi keçi leşi gördü ve şöyle buyurdu: Şunun derisinden faydalansalar, sahipleri için hiçbir sakıncası olmazdı.[7]

Şerh

Bu hadis-i şerif bir önceki başlık altında şerhedilmiş ve hükümleri beyan edilmiştir.



[1] Bkz. 197 no.lu hadis-i şerif.
[2] Bkz. 197 no.lu hadis-i şerif.
[3] Buhârî,   zebâih/5101,   5104,   tıp/5335;   Müslim,   sayd/3570,3572,   3582;   Tirmizî, et'ime/1397, siyer/1482; Nesâî, sayd/4251-4252, 4267; Ebû Dâvud, et'ime/3308; İbn Mâce, sayd/3223; İbn Hanbel, musnedu'ş-Şâmiyyîn/17065,  17072,   17080; Mâlik, sayd/940; Dârimî, edâhî/1898-1899.
[4] Bkz. 65 no.lu hadis-i şerif.
[5] Bkz. 384 no.lu hadis-i şerif.
[6] Bkz. 168 no.lu hadis-i şerif.
[7] Bkz. 168 no.lu hadis-i şerif.

islam