KİTÂBU EHÂDÎSİ'L-ENBİYÂ PEYGAMBER KISSALARI BÖLÜMÜ

 

Bâb: Yüce Allah'ın "Allah İbrahim'i Dost Edindi.." Buyruğu Hakkında


291- Abdullah b. Mesleme bize anlatarak dedi ki: Mâlik bize Amr b. Ebî Amr'dan, o Enes b. Mâlik'ten (ra) şunu nakletmiştir:
Uhud dağı Allah Resûlü'ne (sav) göründüğünde şöyle buyurdu: Bu dağ bizi sever, biz de onu severiz. Allahım! Medine'nin iki yakası arasını İbrahim'in Mekke'yi harem kılması gibi harem kılıyorum.
Abdullah b. Zeyd de bunu Allah Resulü'nden (sav) rivayet etmiştir.[1]

Şerh

İbrahim Mekke'yi harem kıldı" ifadesinde, Hz. İbrahim' in (as) Mekke 'yi harem kılmasına atıfta bulunulmaktadır. Efendimizin (sav) bu buyruğundan Mekke Hareminin bizzat Hz. İbrahim (as) tarafından oluşturulduğunu anlamaktayız. Kendisi de dedesi ibrahim (as) gibi adını taşıyan şehrin iki yakası arasını 'harem' ilan etmiştir.

Hüküm

Bir beldenin 'harem' kılınarak kutsal bir havzaya dönüşmesi, bir takım yasaklar ve meziyetlerle donatılması anlamına gelir. Medine şehrinin çevresinde de harem bölgesi vardır. Bu bölge şehrin güney ve kuzeyinde Âir dağı İle Sevi dağı arasındaki alanla, doğu ve batıdaki kara taşlık alanı içine alır. Allah Resûlü'nün (sav) "Medine Ayr'dan Sevr'e kadar haremdir" hadisi ile "Allah Resulü (sav) Medine'nin doğu ve batısındaki kara taşlık arasındaki alanları harem kıldı" hadisi bunun delilleridir.
Yaklaşık oniki mil kadar olan bu bölgenin merkezi, O'nun, ashâbiyla birlikte bina ettiği Mecsid-i Nebevidir.
Medine haremi, Mekke hareminden farklı özelliklere sahiptir. Örneğin Medine harem bölgesinde yeşilliklerin ihtiyaç hâlinde kesilmesi caiz görülmüştür. Yine Medine dışında avlanma serbest bırakılmıştır.
Mekke'ye ihramsız girilememesi sebebiyle O'nun kutsallığı Medine'den daha yüksek sayılmıştır.

 

Bâb: Yüce Allah'ın "Allah İbrahim'i Dost Edindi.." Buyruğu Hakkında


192- Abdullah b. Yusuf bize anlatarak dedi ki: Mâlik bize İbni Şiib'dan, o Salim b. Abdillah'tan, o İbni Ebî Bekr'den, o Abdullah b. Ömer'den (ra), o Allah Resûlü'nün (sav) hanımı Âişe'den (r.anhâ) şunu nakletti:
Allah Resulü (sav) ona dedi ki: Görmedin mi kavmin Kabe'yi inşa enikleri zaman, İbrahim'in (as) temellerinden eksilttiler?
Dedim ki: "Ey Allah Resulü! Onu İbrahim'in (as) temellerine tekrar orurtsamz olmaz mı?"
Bunun üzerine şöyle buyurdu: Keşke kavminin küfür dönemiyle başları yakın olmasaydı, o zaman yapardım.
Abdullah (ra) der ki: Eğer Âişe (r.anhâ) bunu bizzat Allah Resû-lü'oden (sav) dinlemişse, Allah Resûlü'nün (sav) Hicr'in yanındaki rükünleri istilâm etmeyi terk ettiğini görmezdim. Ancak Kabe'nin İbrahim in (as) temelleri üzerine tamamlanmadığı da gerçektir.[2]

Şerh

Bu hadis-i şerifle ilgili tafsilat için 184 no.lu hadise bakınız. Burada yeraîma nedeni büyük peygamberlerden biri ve Hz. Muhammed'in dedesi Hz. ibrahim'in adının geçiyor olmasıdır.


[1] Bkz. 271 no.luhadis-i şerif.
[2] Bkz. 184 no.lu hadis-i şerif

islam